Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenen genel boşanma sebebidir. Ortak hayatı sürdürmek eşlerden beklenmeyecek ölçüde zedelenmişse eşlerden her biri bu sebebe dayanarak boşanma davası açar. Ancak Yargıtay, boşanma için davalı eşin en azından az kusurlu olmasını arar; tamamen kusurlu eş ise kendi kusuruna dayanarak boşanma elde edemez.
Kısaca
- Dayanak: TMK m. 166 dört ayrı kural içerir: genel sebep (166/1), davalının itiraz hakkı (166/2), anlaşmalı boşanma (166/3) ve fiili ayrılık (166/4).
- Kusur şartı: Boşanma için davalı az da olsa kusurlu olmalıdır. Buna karşılık tam kusurlu eş, bu sebebe dayanarak boşanma elde edemez.
- İtiraz: Davacının kusuru daha ağırsa davalı itiraz hakkına sahiptir. Ancak itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse mahkeme yine boşanmaya karar verir.
- Af: Barışma girişimi af anlamına gelmez; Yargıtay, af için ortak hayatın yeniden kurulmasını arar.
- Fiili ayrılık: Reddedilen davadan sonra bekleme süresi artık bir yıldır. Süre, ret kararının kesinleştiği tarihten başlar (7532 sayılı Kanun; AYM E. 2025/203).
- Sonuçlar: Eşit kusurlu eş tazminat alamaz; buna karşılık daha ağır kusurlu olmayan eşin yoksulluk nafakası isteme hakkı devam eder.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedir?
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, eşler arasındaki ilişkinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede bozulmasıdır. Kanun bu durumu belirli bir olaya bağlamaz; bu nedenle hâkim şiddet, hakaret, sadakatsizlik veya ilgisizlik gibi farklı davranışları birlikte değerlendirir ve somut olaya göre karar verir.
TMK m. 166/1 hükmü şöyledir: “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.” Dolayısıyla kanun, sarsılmanın nedenini tek tek saymaz. Bunun yerine hâkime çok geniş bir takdir alanı bırakır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da bu geniş takdir yetkisini kararlarında açıkça vurgular (HGK, E. 2024/213, K. 2025/557, T. 24.09.2025).
Ayrıca uygulama bu sebep için “şiddetli geçimsizlik” ifadesini de kullanır. Ancak kanunun kullandığı terim “evlilik birliğinin temelinden sarsılması”dır. Eski dönemden kalan şiddetli geçimsizlik deyimi, aynı genel sebebi anlatan gündelik bir adlandırmadır.
Evlilik birliğinin temeli nedir?
Kanun, evlilik birliğinin dayandığı yükümlülükleri TMK m. 185’te sayar. Buna göre eşler birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak, çocukların bakımına, eğitimine ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür. Bunun yanında eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmakla da yükümlüdür.
Öte yandan TMK m. 186, eşlerin konutu birlikte seçmesini, birliği beraberce yönetmesini ve giderlere güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılmasını düzenler. Bu yükümlülüklerin ağır veya süreklilik gösteren ihlali, birliği temelinden sarsan davranışların hukuki ölçüsünü oluşturur.
Genel boşanma sebebi ile özel boşanma sebebi arasındaki fark
Kanun, zina (m. 161), hayata kast ve onur kırıcı davranış (m. 162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat (m. 163), terk (m. 164) ve akıl hastalığını (m. 165) özel boşanma sebebi olarak düzenler. Bu sebeplerde davacı yalnızca olayın varlığını ispatlar. Ancak bazı özel sebepler hak düşürücü sürelere ve af kuralına bağlıdır.
Buna karşılık TMK m. 166/1 genel sebeptir ve kanun bu sebep için hak düşürücü bir süre öngörmez. Bu nedenle davacı, özel sebebin süresi geçmiş olsa bile aynı olayları birliği sarsan vakıalar olarak ileri sürer. Ayrıca davacı, özel sebep ile genel sebebe aynı dilekçede birlikte dayanma hakkına sahiptir. Boşanma sebepleri ve dava aşamalarının genel görünümü için çekişmeli boşanma davası nasıl açılır rehberimize bakabilirsiniz.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Davasının Şartları
Mahkeme, evlilik birliğinin temelinden sarsılması davasında üç unsuru birlikte arar: birliğin temelden sarsılmış olması, ortak hayatın eşlerden beklenemeyecek hâle gelmesi ve davalı eşin az da olsa kusurlu olması. Mahkeme bu unsurları tanık, belge ve diğer delillerle birlikte değerlendirir.
Evlilik birliğinin sarsılması ve ortak hayatın beklenemezliği
Davacı, evliliği sarsan somut olayları dilekçesinde tek tek gösterir. Örneğin hangi tarihte ne olduğunu, kimlerin tanık olduğunu ve olayın ilişkiyi nasıl etkilediğini yazar. Ardından mahkeme, olayların toplamına bakarak ortak hayatın sürdürülmesinin eşlerden beklenip beklenemeyeceğini değerlendirir.
Özellikle TMK m. 184 bu değerlendirmede belirleyicidir. Hâkim, olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış kabul etmez. Ayrıca ikrar hâkimi bağlamaz ve hâkim delilleri serbestçe takdir eder. Dolayısıyla eşlerden birinin “evlilik bitti” demesi tek başına yeterli değildir; mahkeme somut vakıaları arar.
Davalı eşin kusuru ve tam kusurlu eşin durumu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, TMK m. 166/1’e göre boşanmaya karar verebilmek için davalının az da olsa kusurlu olmasını şart koşar. Kurul, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceğini (TMK m. 2) hatırlatır. Bu nedenle tam kusurlu eş, evliliğin sarsıldığını ileri sürse de bu sebeple boşanma elde edemez (HGK, E. 2024/213, K. 2025/557).
Ancak bu kural, daha fazla kusurlu eşin dava açamayacağı anlamına gelmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tamamen kusurlu eşin boşanamayacağını, buna karşılık daha fazla kusurlu eşin dava hakkının bulunduğunu açıkça belirtir (E. 2023/5177, K. 2024/3819, T. 23.05.2024). Böyle bir davada davalının itiraz hakkı gündeme gelir; bu hakkı aşağıda ayrıca anlatıyoruz.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması davasını kim açar?
Eşlerden her biri, kanunun açık ifadesiyle, temelden sarsılma sebebine dayanarak boşanma davası açma hakkına sahiptir. Dolayısıyla davayı kadın da erkek de açar; kanun dava için asgari bir evlilik süresi de aramaz. Bir yıllık süre şartı yalnızca anlaşmalı boşanma için geçerlidir (TMK m. 166/3).
Öte yandan davalı eş de kendi iddialarını ileri sürmek için karşı dava açma hakkına sahiptir. Uygulamada karşılıklı davalar çok sık karşımıza çıkar; mahkeme bu durumda iki davayı birlikte inceler ve eşlerin kusurlarını karşılaştırır.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmasına Örnekler: Hangi Davranışlar?
Evlilik birliğini temelinden sarsan davranışlar arasında şiddet, hakaret, ekonomik şiddet, sadakatsizlik ve güven sarsıcı davranışlar ile eşin ailesinin müdahalesine sessiz kalma öne çıkar. Ancak kanun kapalı bir liste vermez; mahkeme her davranışı evlilik yükümlülükleri ve olayın bütünü içinde değerlendirir.
Aşağıdaki tablo, Yargıtay kararlarında kusur olarak değerlendirilen davranışları özetler. Tablo örnek niteliğindedir; aynı davranış başka bir dosyada farklı bir kusur derecesine yol açar.
| Davranış | Karar | Yargıtay’ın değerlendirmesi |
|---|---|---|
| Süregelen şiddet, ailenin müdahalesine sessiz kalma | 2. HD, E. 2025/10410, K. 2026/5605 | Erkek ağır kusurlu; kadının tazminat hakkı var |
| Ekonomik şiddet, ailenin küçük düşürücü sözlerine sessiz kalma | 2. HD, E. 2025/2231, K. 2026/907 | Bu kusurlar da eklenince taraflar eşit kusurlu |
| Fiziksel şiddet, küfür, sadakatsizlik; karşı tarafta hakaret ve kayınvalideyi evden kovma | HGK, E. 2024/130, K. 2025/556 | Taraflar eşit kusurlu; tazminat yok |
| Başka biriyle düğün yapıp birlikte yaşama; karşı tarafta hakaret | 2. HD, E. 2023/5177, K. 2024/3819 | Hakaret tepkisel sayılmadı; kadın az kusurlu |
| Güven sarsıcı davranış | HGK, E. 2024/213, K. 2025/557 | Af gerçekleşmedi; mahkeme kusuru dikkate almalı |
Şiddet, hakaret ve eşin ailesinin müdahalesi
Fiziksel şiddet ve küfür, kararlarda en sık kusur olarak yazılan davranışlardır. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bir dosyada erkeğin süregelen şiddetini ve ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kalmasını birlikte değerlendirmiştir. Daire bu nedenle erkeği ağır kusurlu kabul etmiştir (E. 2025/10410, K. 2026/5605, T. 14.05.2026).
Burada dikkat çeken nokta, ailenin müdahalesinin kendisinden çok eşin bu müdahale karşısındaki tutumudur. Dolayısıyla eşin, ailesinin evliliğe karışmasına sessiz kalması da kusur oluşturur. Öte yandan Yargıtay, karşı tarafın davranışına tepki olarak söylenen hakareti de kusur olarak görür (2. HD, E. 2023/5177). Şiddet olaylarının ayrıntısı için şiddet nedeniyle boşanma davası, sözlü saldırılar için ise hakaret ve küfür nedeniyle boşanma yazılarımıza bakabilirsiniz.
Ekonomik şiddet ve giderlere katılmama
Ekonomik şiddet de birliği sarsan davranışlar arasındadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğin eşine ekonomik şiddet uyguladığını ve ailesinin kadına yönelik küçük düşürücü söz ve davranışlarına sessiz kaldığını tespit etmiştir. Daire bu kusurları da hesaba katarak tarafları eşit kusurlu kabul etmiş, erkeğe verilen tazminatları bozmuştur (E. 2025/2231, K. 2026/907, T. 02.02.2026).
Bu değerlendirmenin dayanağı TMK m. 186’dır. Çünkü kanun, eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılmasını ister. Bu nedenle eşin gelirini aileden esirgemesi veya diğer eşi parasal olarak çaresiz bırakması, delilleriyle ispatlanırsa kusur oluşturur.
Sadakatsizlik, güven sarsıcı davranış ve içten bağlılık ilkesi
Zina, kanunda ayrı bir özel sebeptir. Ancak zina boyutuna ulaşmayan sadakatsizlik ve güven sarsıcı davranışlar da genel sebep kapsamında kusur oluşturur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu noktada TMK m. 185’e dayanan “içten bağlılık” ilkesini kullanır: eşine içten bağlı bir kişinin yapmayacağı davranışlar, evlilik yükümlülüklerinin ihlalidir (HGK, E. 2024/130, K. 2025/556, T. 24.09.2025).
Buna karşılık her sosyal medya etkileşimi güven sarsıcı davranış değildir. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir sosyal medya fenomenine beğeni anlamında gönderilen emojiyi güven sarsıcı davranış olarak kabul etmemiştir (E. 2025/5186, K. 2025/7559, T. 18.09.2025). Zina ile güven sarsıcı davranış ayrımını aldatma, sadakatsizlik ve zina nedeniyle boşanma yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Bağımlılık ve diğer davranışlar
Alkol veya kumar bağımlılığı, eşi evden kovma ya da ailenin ihtiyaçlarını karşılamama gibi davranışları da taraflar boşanma davalarında sıkça ileri sürer. Ancak mahkeme bu davranışları ayrı birer boşanma sebebi olarak değil, kusur değerlendirmesinin unsurları olarak inceler. Bu nedenle davranışın sıklığı, süresi ve aileye etkisi ayrıca ispatlanmalıdır. Kumar bağımlılığına dayanan davalar için kumar bağımlılığı nedeniyle boşanma davası yazımıza göz atabilirsiniz.
Evlilik birliğinin sarsılması için yeterli olmayan durumlar
Kanun, sevginin bitmesi veya eşlerden birinin evliliği sürdürmek istememesi gibi soyut gerekçeleri ayrı bir sebep olarak düzenlemez. Davacı, karşı tarafın kusurunu gösteren somut vakıaları ispatlamak zorundadır. Ayrıca mahkeme, ispatlanamayan bir vakıayı karşı tarafa kusur olarak yazmaz.
Benzer şekilde Yargıtay, kimin yazdığı belli olmayan ve karşı tarafın kabul etmediği yazışmaları ispat için yeterli bulmaz (2. HD, E. 2025/5186). Bunun yanında eşin daha önce affettiği olaylar da kural olarak yeniden boşanma gerekçesi olmaz; affın ölçütlerini aşağıda ayrıca anlatıyoruz.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmasında Kusurun Belirlenmesi
Mahkeme kusuru, ispatlanan vakıaları her iki eş bakımından ayrı ayrı yazarak ve sonra karşılaştırarak belirler. Yargıtay kusuru yüzde ile değil, derece ile ifade eder: kusursuz, az kusurlu, eşit kusurlu, ağır kusurlu ve tam kusurlu. Bu derece hem boşanmanın kendisini hem de tazminat ve nafaka taleplerini etkiler.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kusurun bu derecelerden biriyle açıkça belirlenmesini ister. Ayrıca Kurul, 03.07.1978 tarihli ve 5/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na atıfla, daha fazla kusurun belirlenmesinde önceden bir ölçü konulamayacağını hatırlatır (HGK, E. 2024/213). Dolayısıyla “zina her zaman tam kusur doğurur” gibi genellemeler doğru değildir; ölçüt her zaman somut olaydır.
| Derece | Anlamı | Boşanmaya etkisi |
|---|---|---|
| Tam kusurlu | Bozulmanın bütün sorumluluğu bir eşte | Bu eş, 166/1’e dayanarak boşanma elde edemez |
| Ağır (daha fazla) kusurlu | Eşlerden birinin kusuru belirgin biçimde fazla | Dava açar; az kusurlu davalı itiraz hakkına sahiptir |
| Eşit kusurlu | Kusurlar birbirine denk | Boşanma mümkündür; tazminat istenemez |
| Az kusurlu | Kusuru diğerine göre hafif | Boşanma için davalıda bu derece yeterlidir |
| Kusursuz | Hiçbir kusur ispatlanmamış | Davalı kusursuzsa 166/1’e göre boşanma kararı çıkmaz |
Eşit kusur, uygulamada en çok tartışılan derecedir. Çünkü Yargıtay, eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini istikrarlı biçimde kabul eder (2. HD, E. 2025/283, K. 2025/11766; E. 2025/1461, K. 2025/8325). Buna karşılık eşit kusurlu eş, şartları varsa yoksulluk nafakası isteme hakkını korur (2. HD, E. 2024/1739, K. 2024/9474, T. 03.12.2024).

Kusur değerlendirmesiyle ilgili sorularınız mı var?
Hangi vakıanın hangi kusur derecesine yol açacağı, dosyadaki tanık beyanlarına, belgelere ve tarafların karşılıklı iddialarına göre değişir. Somut durumunuzun hukuki açıdan değerlendirilmesi için bir avukattan görüş alabilirsiniz.
Affedilen Olaylar ve Evlilik Birliğinin Sarsılması
Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar, kural olarak sonradan boşanma sebebi ya da karşı tarafa kusur olarak yüklenemez. Ancak Yargıtay affı dar yorumlar: af, kayıtsız şartsız bir irade beyanıyla veya affı açıkça gösteren davranışlarla ortaya çıkmalıdır. Barışma girişimi ise tek başına af anlamına gelmez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun incelediği olayda bölge adliye mahkemesi, erkeğin güven sarsıcı davranışlarının kadın tarafından affedildiğini kabul ederek kadının davasını reddetmişti. Kadın, kayınvalidesinin ağır hastalığı nedeniyle akrabaların araya girmesiyle kısa bir süre ortak eve dönmüş, bir ay sonra çocukla birlikte ayrı bir eve taşınmıştı.
Kurul bu zorunlu ve kısa dönüşü af olarak görmemiş ve direnme kararını bozmuştur. Kurula göre münferit bir olaydan sonra barışma veya olaya rağmen birliği sürdürme, affı gösteren davranışlar arasındadır. Buna karşılık barış girişimi ve iyi niyetli müzakere af değildir; af için ortak hayatın yeniden kurulması gerekir (HGK, E. 2024/213, K. 2025/557, T. 24.09.2025).
Dava açıldıktan sonraki olaylar ve iddiaların genişletilmesi
Davacı, vakıalarını dava ve cevaba cevap dilekçeleriyle serbestçe genişletme hakkına sahiptir. Ancak dilekçeler aşamasından sonra iddia ve savunmanın genişletilmesi, karşı tarafın açık muvafakatine veya ıslaha bağlıdır (HMK m. 141). Bu nedenle bütün olayları baştan, tarih ve delilleriyle yazmak gerekir. Dava sırasında yaşanan olayların kusura etkisi ise somut dosyaya göre değişir.
Davalının İtiraz Hakkı: TMK 166/2
TMK m. 166/2’ye göre davacının kusuru daha ağırsa davalı, açılan boşanma davasına itiraz etme hakkına sahiptir. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa hâkim yine boşanmaya karar verir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin incelediği dosyada erkek, başka bir kadınla düğün yapıp birlikte yaşamıştı; kadın ise erkeğe hakaret etmişti. Bölge adliye mahkemesi kadının hakaretlerini tepkisel sayarak erkeği tam kusurlu kabul etmiş ve davayı reddetmişti.
Daire ise hakaretin tepkisel sayılamayacağını, kadının az kusurlu olduğunu belirtmiştir. Ayrıca az kusurlu eşin karşı çıkmasının tek başına davanın reddi için yeterli olmadığını vurgulamıştır. Somut olayda itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve korunmaya değer yarar kalmadığını kabul ederek bozma kararı vermiştir (E. 2023/5177, K. 2024/3819, T. 23.05.2024).
Dolayısıyla eşin boşanmak istememesi, davanın reddi için tek başına yeterli değildir. Karşı tarafın boşanmaya rıza göstermediği durumlar için karşı taraf boşanmayı kabul etmezse ne olur yazımızı inceleyebilirsiniz.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması ve Anlaşmalı Boşanma (166/3)
Anlaşmalı boşanma da hukuken evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanır. TMK m. 166/3’e göre evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde birlik temelinden sarsılmış sayılır. Ancak hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve düzenlemeyi uygun bulması gerekir.
Hâkim, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemeyi tarafların ve çocukların menfaatine göre değerlendirir. Gerekirse düzenlemede değişiklik yapar; taraflar değişikliği kabul ederse boşanmaya karar verir. Ayrıca bu hâlde ikrarın hâkimi bağlamayacağı kural uygulama alanı bulmaz.
Bu nedenle çekişmeli olarak başlayan bir dava, evlilik bir yılı doldurmuşsa ve eşler sonuçlarda uzlaşırsa anlaşmalı boşanmaya dönüşür. Buna karşılık evlilik bir yıldan kısa sürmüşse dava 166/1 üzerinden çekişmeli olarak devam eder. Şartlar ve protokol için anlaşmalı boşanma davası rehberimize bakabilirsiniz.
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma (TMK 166/4): Bir Yıl Kuralı
Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada, daha önce açılmış bir boşanma davası reddedilir ve ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ortak hayat yeniden kurulamazsa evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir. Bu durumda eşlerden birinin istemi üzerine hâkim boşanmaya karar verir.
Bu kuraldaki süre 14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle üç yıldan bir yıla indirilmiştir. Değişiklik 27.11.2024’te yürürlüğe girmiştir. Bundan önce Anayasa Mahkemesi, üç yıllık süreyi ölçüsüz bularak iptal etmişti (E. 2023/116, K. 2024/56; AYM’nin Mine Özen başvurusundaki kararında aktarıldığı biçimiyle).
Ardından Anayasa Mahkemesi, yeni “bir yıl” ibaresine yönelik itirazı da reddetmiştir (E. 2025/203, K. 2026/39, T. 12.02.2026; RG 17.04.2026, S. 33227). Dolayısıyla güncel kural bir yıldır. Hâlâ “üç yıl” yazan kaynaklar, değişiklikten önceki dönemi anlatır.

Bir yıllık süre ne zaman başlar?
Süre, ret kararının verildiği günden değil, kararın kesinleştiği tarihten başlar. Bu nedenle 166/4’e dayanacak eş, önceki davaya ait ret kararının kesinleşme şerhli örneğini dosyaya koyar. Ayrıca ayrı yaşamaya ilişkin adres kayıtları ve tanıklar, ortak hayatın kurulmadığını göstermek için önem taşır.
Öte yandan kanun, önceki davanın hangi sebebe dayandığına bakmaz. Yani önceki davanın dayanağı zina, terk veya genel sebep gibi herhangi bir boşanma sebebi olabilir. Bunun yanında 166/4 davasında da kusur tartışması tamamen ortadan kalkmaz; karşı tarafın talepleri için kusur yine önem taşır.
Feragat edilen dava ve kısa süreli birliktelik
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 166/4’e dayalı davasından feragat eden eşin artık aynı ilk ret kararına dayanarak yeniden fiili ayrılık sebebiyle boşanma isteyemeyeceğine karar vermiştir. Daireye göre feragatle sonuçlanan davadan yeni dava tarihine kadar kanundaki süre dolmamışsa boşanmaya karar verilemez (E. 2024/1615, K. 2024/9586, T. 05.12.2024). Bu karar eski üç yıllık süre üzerinden verilmiştir.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi, ret kararından sonra eşlerin kısa süre bir araya geldiği iddiası nedeniyle reddedilen bir davada evlenme hakkının ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, kısa süreli birliktelik iddiasına karşı sunulan delillerin gerekçede tartışılmasını istemiş ve yeniden yargılamaya hükmetmiştir (Mine Özen, B. No: 2021/24140, 18.06.2026). Kısa süreli bir birlikteliğin süreyi kesip kesmeyeceğine mahkeme somut olaya göre karar verir.
Değişiklikten önceki davalar ve geçiş sorunu
7532 sayılı Kanun’un, yürürlüğünden önce açılmış veya ret kararı kesinleşmiş davalara nasıl uygulanacağı, eski tarihli dosyalar bakımından ayrı bir sorundur. Yargıtay ise 05.12.2024 tarihli kararında daha önce açılmış bir dava için değişiklik öncesi düzenlemeyi esas almıştır. Ancak tek bir karardan genel bir geçiş kuralı çıkarmak doğru olmaz; bu nedenle eski tarihli dosyalarda durum ayrıca değerlendirilmelidir.
Terk ile fiili ayrılık arasındaki fark
Terk, TMK m. 164’te düzenlenen özel bir boşanma sebebidir ve ihtar sürecine bağlıdır. Buna karşılık fiili ayrılık kuralı, reddedilmiş bir boşanma davasını ve sonrasında geçen bir yıllık süreyi şart koşar. İki kurum farklı şartlara tabidir. Terk sebebinin ayrıntıları için terk nedeniyle boşanma davası yazımıza bakabilirsiniz.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsıldığını İspat Etmek
Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispat yükü, bu vakıaya dayanan eştedir. Davacı tanık, belge, rapor ve hukuka uygun elde edilmiş yazışmalarla hem olayları hem de karşı tarafın kusurunu gösterir. Mahkeme delilleri serbestçe takdir eder; ancak hukuka aykırı elde edilen delilleri hükme esas alamaz.
Tanık delili
Uygulamada boşanma davalarının çoğunda tanık beyanları belirleyici olur. Tanıklar genellikle olaylara doğrudan tanıklık eden komşular, akrabalar veya arkadaşlardır. Ancak davacı, tanıklarını süresinde verilen tanık listesinde adresleriyle göstermelidir. Çünkü mahkeme listede gösterilmeyen tanığı dinlemez ve taraf kural olarak ikinci bir liste veremez (HMK m. 240).
Ayrıca tanığın neyi bildiği önemlidir. Bu nedenle tanık listesinde her tanığın hangi vakıa hakkında dinleneceğini belirtmek, mahkemenin değerlendirmesini kolaylaştırır. Tanık beyanının içeriği ise tanığın kendi gözlemine dayanmalıdır.
Mesajlar, ses kayıtları ve hukuka aykırı delil
HMK m. 189/2’ye göre hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınmaz. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ortam dinlemesi niteliğindeki ses kaydını hukuka aykırı delil saymış ve hükme esas alınamayacağını belirtmiştir (E. 2025/5186, K. 2025/7559).
Bununla birlikte Yargıtay, hukuka aykırılığı otomatik olarak kabul etmez. Ortak kullanılan bir bilgisayardan elde edilen kayıtlarda mahkeme; bilgisayarın ortak kullanımda olup olmadığını, şifre bulunup bulunmadığını ve şifrenin eşlerce bilinip bilinmediğini araştırmalıdır (2. HD, E. 2024/9995, K. 2025/5421, T. 28.05.2025). Mesajların delil değeri için WhatsApp mesajlarının boşanma davalarında delil olarak kullanılması yazımıza bakabilirsiniz.
Cevap dilekçesi, karşı dava ve ceza dosyaları
Davalı, karşı tarafa yüklediği kusurlu davranışları cevap dilekçesinde açıkça bildirmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü ve ispatlanan vakıanın davacıya kusur olarak yüklenebileceğini kabul eder (HGK, E. 2024/130, K. 2025/556). Ayrıca davalı, kendi boşanma talebi için karşı dava açma hakkına sahiptir.
Öte yandan mahkemeler ceza dosyalarından da kusur tespitinde yararlanır. Aynı Kurul kararında, eşin evlilik sürerken başka bir erkekle görüştüğü ceza mahkemesi ilamından anlaşılmıştır. Bununla birlikte ceza dosyasındaki tespitlerin boşanma davasına etkisi, dosyanın içeriğine ve aile mahkemesinin delil değerlendirmesine göre değişir.
Davada kullanılan belgeler
Kanun bu dava için kapalı bir belge listesi öngörmez. Ancak uygulamada taraflar şu belgelere sıkça başvurur:
- Kimlik ve nüfus kaydı bilgileri,
- Tanık listesi (ad, adres ve tanığın bildiği vakıa),
- Hastane ve darp raporları, varsa koruma kararları,
- Banka hareketleri ve gelir belgeleri (özellikle ekonomik şiddet iddiasında),
- Hukuka uygun elde edilmiş yazışmalar ve ceza dosyası ilamları,
- Fiili ayrılık davasında önceki ret kararının kesinleşme şerhli örneği ve adres kayıtları.
Şiddet iddiası bulunan durumlarda koruma kararı süreci için eşe karşı uzaklaştırma kararı nasıl alınır yazımız yol gösterici olur.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Davasını Açmak
Davacı, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer aile mahkemesine dava dilekçesi vererek süreci başlatır. Ardından harç ve gider avansını yatırır. Kanun avukatla temsili zorunlu tutmaz; ayrıca boşanma davası için dava şartı arabuluculuk öngörmez.
- Sebebi belirleyin: Yalnız genel sebebe mi, yoksa bir özel sebeple birlikte mi dayanacağınızı ve özel sebebin süresini kontrol edin.
- Vakıaları yazın: Her olayı tarih, yer ve delilleriyle sıra numarası vererek yazın; karşı tarafın kusurunu somut olarak gösterin.
- Talepleri ekleyin: Tedbir nafakası, velayet, iştirak ve yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat taleplerini dilekçede açıkça belirtin.
- Dilekçeler aşamasını izleyin: Cevap süresi tebliğden itibaren iki haftadır; cevaba cevap ve ikinci cevap da ikişer haftadır.
- Ön inceleme ve tahkikat: Belgeleri kesin süre içinde sunun, tanık listesini adresleriyle verin.
- Karar ve kanun yolu: İstinaf ve temyiz süreleri tebliğden itibaren ikişer haftadır.
Dava dilekçesinde neler yer almalı?
Dava dilekçesi HMK m. 119’daki unsurları taşımalıdır: mahkeme, taraflar, vakıalar, deliller, hukuki sebepler ve talep sonucu. Özellikle vakıaların ve delillerin eksiksiz yazılması önemlidir. Çünkü dilekçeler aşaması bittikten sonra yeni vakıa eklemek ancak karşı tarafın açık muvafakati veya ıslahla mümkündür (HMK m. 141).
Ayrıca davalı, cevap dilekçesini süresinde hazırlamak çok zor veya imkânsızsa, süre içinde başvurarak bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre isteme hakkına sahiptir (HMK m. 127). Bu nedenle tebliğ tarihlerini kayıt altına almak, sürelerin kaçırılmasını önler.
Harç ve masraflar
Uygulama, boşanma davasını maktu harca tabi tutar. 2026 yılı için asliye mahkemelerinde başvurma harcı ve maktu karar ve ilam harcı 732,00 TL’dir (Harçlar Kanunu Genel Tebliği, Seri No: 98). Davacı bunlara ek olarak tebligat ve posta giderleri için gider avansı yatırır. Gider avansının tutarı mahkemeye ve dosyaya göre değişir.
Dava ne kadar sürer?
Kanunda boşanma davasının ne kadar süreceğine dair bir kural yoktur. Süre; tanık sayısına, tebligatlara, karşı davaya ve kanun yollarına göre değişir. Ancak 31.07.2026’dan beri duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı aşamaz (HMK m. 147/3). Zorunlu hâllerde hâkim gerekçe göstererek daha uzun süre belirler.
İstinaf, temyiz ve kesinleşme
Taraflar ilk derece kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurur (HMK m. 345). Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi de iki haftadır (HMK m. 361). Ancak istinaf edilmeyen bir konu sonradan temyiz edilemez (2. HD, E. 2024/3168, K. 2024/10393).
Ayrıca aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m. 367/2). Gerekçeli karar ve kesinleşme şerhiyle ilgili sorunlar için boşanma kararından sonra gerekçeli karar alınmazsa ne olur yazımıza bakabilirsiniz.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanmanın Sonuçları
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle verilen boşanma kararıyla birlikte mahkeme, tazminat, nafaka ve velayet taleplerini de karara bağlar. Bu taleplerin bir kısmı doğrudan kusura bağlıdır, bir kısmı ise kusurdan bağımsızdır. Mal rejiminin tasfiyesi ise ayrı bir davanın konusudur.
Maddi ve manevi tazminat
TMK m. 174/1’e göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat ister. Ayrıca kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş, kusurlu diğer taraftan manevi tazminat ister (TMK m. 174/2).
Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ağır veya eşit kusurlu olmayan, kişilik hakları saldırıya uğrayan ve maddi desteğini yitiren kadına tazminat verilmesi gerektiğine karar vermiştir (E. 2025/10410, K. 2026/5605). Benzer biçimde başka bir kararda Daire, kusur karşılaştırmasını yeniden yapmış ve ağır ya da eşit kusurlu olmayan eşe tazminat verilmesi gerektiğini belirtmiştir (E. 2025/10934, K. 2026/6262, T. 09.06.2026).
Yoksulluk nafakası ve tedbir nafakası
TMK m. 175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer eşten yoksulluk nafakası ister; kanun nafaka yükümlüsünün kusurunu aramaz. Dolayısıyla eşit kusurlu eş de bu nafakayı isteme hakkına sahiptir. Yargıtay, düzenli ve sürekli geliri bulunmayan, daha ağır kusurlu olmayan kadına yoksulluk nafakası verilmesi gerektiğini belirtir (2. HD, E. 2025/2231, K. 2026/907).
Öte yandan Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; ancak iptal 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir (E. 2025/156, K. 2026/131). Ayrıntılar için AYM süresiz nafaka iptal kararı yazımıza bakabilirsiniz. Tedbir nafakası ise kusurdan bağımsızdır; hâkim dava açılınca geçici önlemleri re’sen alır (TMK m. 169). Nafaka türleri ve hesaplama için nafaka davası ve hesaplaması rehberimiz yardımcı olur.
Velayet, mal paylaşımı ve diğer sonuçlar
Mahkeme velayeti kusura göre değil, çocuğun üstün yararına göre belirler. Ana veya babanın kusuru, ancak çocuğun yararını etkilediği ölçüde dikkate alınır. Velayet ölçütlerini çocuğun velayeti kime verilir yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.
Mal rejiminin tasfiyesi ise boşanma kararıyla kendiliğinden sonuçlanmaz; ayrı bir davayla yürür (TMK m. 179). Bu konuda boşanmada mal paylaşımı rehberimize bakabilirsiniz. Ayrıca boşanan kadın, kural olarak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır (TMK m. 173). Boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz; dava sürerken eşlerden biri ölürse mirasçının davaya devam etmesi ve sağ kalan eşin kusurunun ispatı hâlinde de aynı sonuç doğar (TMK m. 181). Bunun yanında boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde zamanaşımına uğrar (TMK m. 178).
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Davasında Sık Yapılan Hatalar
Bu davalarda en sık hatalar; kendi kusurunu yok sayarak dava açmak, karşı tarafın kusurlarını süresinde bildirmemek, affedilmiş olaylara dayanmak ve hukuka aykırı delil toplamaktır. Ayrıca taraflar fiili ayrılık davasında süreyi sıkça yanlış hesaplar. Aşağıdaki liste bu hataları kararlarla birlikte özetler.
- Kendi kusurunu yok saymak: Mahkeme tam kusurlu eşin davasını reddeder (HGK, E. 2024/213).
- Kusurları geç bildirmek: Karşı tarafın kusurlarını cevap veya karşı dava dilekçesinde göstermemek, dilekçeler aşamasından sonra ciddi sorun doğurur (HMK m. 141).
- Affedilmiş olaya dayanmak: Olaydan sonra ortak hayata devam etmek affı gösteren bir davranıştır; ancak barış girişimi af değildir.
- Hakareti tepki diye savunmak: Yargıtay, karşılık olarak söylenen hakareti de kusur sayar (2. HD, E. 2023/5177).
- Eşin telefonuna izinsiz girmek: Ortam dinlemesi veya izinsiz erişimle elde edilen kayıt, hukuka aykırı delil niteliği taşır (HMK m. 189/2).
- Süreyi yanlış saymak: 166/4’teki bir yıl, ret kararının verildiği günden değil kesinleştiği tarihten başlar.
- Eşit kusurda tazminat beklemek: Yargıtay eşit kusurlu eşe tazminat vermez.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması: Kurgusal Bir Örnek
Aşağıdaki örnek tamamen kurgusaldır ve gerçek bir dosyayı yansıtmaz. Amaç, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebinin kusur, af ve sonuçlar bakımından nasıl işlediğini adım adım göstermektir. Gerçek bir dosyada sonuç, delillere ve mahkemenin takdirine göre farklılaşır.
Dört yıllık evli Eş A, eşi Eş B’nin maaşını aileden esirgediğini, Eş B’nin ailesinin kendisini sürekli küçük düşürdüğünü ve Eş B’nin buna sessiz kaldığını ileri sürüyor. Ayrıca iki yıl önce yaşanan bir tartışmadan sonra eşler barışmış ve birlikte yaşamaya devam etmiş. Eş A, son olarak ayrı bir eve taşınıyor ve dava açıyor.
Mahkeme, iki yıl önceki tartışmayı af kapsamında değerlendirir; çünkü eşler olaydan sonra ortak hayatı sürdürmüştür. Buna karşılık ekonomik baskı ve aileye karşı sessiz kalma, tanık ve banka kayıtlarıyla ispatlanırsa mahkeme bunları Eş B’ye kusur olarak yazar. Eş B ise cevap dilekçesinde Eş A’nın kendisine hakaret ettiğini ileri sürer ve bunu tanıkla ispatlar.
Bu durumda mahkeme tarafları eşit kusurlu bulursa boşanmaya karar verir, ancak iki tarafın da tazminat taleplerini reddeder. Bununla birlikte düzenli geliri olmayan eş, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse yoksulluk nafakası ister. Velayeti ise mahkeme çocuğun üstün yararına göre ayrıca belirler.
Boşanma sebebinizin hukuki değerlendirmesi
Hangi olayların dava dilekçesine yazılacağı, af riski ve fiili ayrılık süresinin hesabı, her dosyada farklı belgelere ve olaylara dayanır. Bu tür uyuşmazlıklarda izlenecek hukuki yol olayın özelliklerine göre değiştiği için somut durumunuzu bir avukata danışabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması: temel kavramlar
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması ne demek?
Eşler arasındaki ilişkinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede bozulmasıdır. Kanun bu durumu TMK m. 166/1’de genel boşanma sebebi olarak düzenler.
Şiddetli geçimsizlik ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması aynı şey mi?
Evet, uygulamada aynı genel sebebi anlatır. Ancak kanunun kullandığı terim evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır; şiddetli geçimsizlik eski dönemden kalan gündelik bir adlandırmadır.
TMK 166 neyi düzenler?
TMK m. 166 dört kural içerir: genel boşanma sebebi (166/1), davalının itiraz hakkı (166/2), anlaşmalı boşanma (166/3) ve reddedilen davadan sonra bir yıllık fiili ayrılık (166/4).
Evlilik birliğinin temeli nedir?
Kanuna göre eşler birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak, birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmakla yükümlüdür (TMK m. 185). Ayrıca giderlere güçleri oranında katılırlar (TMK m. 186).
Genel boşanma sebebi ile özel boşanma sebebi arasındaki fark nedir?
Özel sebepler (TMK m. 161-165) belirli bir olaya bağlıdır ve bir kısmı hak düşürücü sürelere tabidir. Buna karşılık genel sebep olan 166/1, olayların bütününe bakar ve kanunda hak düşürücü süreye bağlanmamıştır.
Evlilik temelinin sarsılması nedeniyle boşanma çekişmeli midir?
Çoğunlukla evet, çünkü davacı olayları ve karşı tarafın kusurunu ispatlar. Ancak evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler anlaşırsa aynı madde kapsamında anlaşmalı boşanma da mümkündür (TMK m. 166/3).
Özel sebep ve genel sebebe aynı davada birlikte dayanmak mümkün mü?
Evet, davacı aynı dilekçede hem özel bir sebebe hem de genel sebebe dayanma hakkına sahiptir. Özel sebebin süresi geçmişse mahkeme aynı olayları genel sebep kapsamında değerlendirir.
Davanın şartları ve tarafları
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması davasının şartları nelerdir?
Birliğin temelden sarsılmış olması, ortak hayatın eşlerden beklenemeyecek hâle gelmesi ve davalı eşin az da olsa kusurlu olması gerekir. Mahkeme bu unsurları delillerle değerlendirir.
Bu davayı kim açar?
Eşlerden her biri bu davayı açma hakkına sahiptir (TMK m. 166/1). Davalı eş de kendi talepleri için karşı dava açar.
Kusurlu eşin boşanma davası açma hakkı var mı?
Evet, daha fazla kusurlu eşin de dava hakkı vardır. Ancak bu durumda az kusurlu davalı itiraz hakkına sahiptir (TMK m. 166/2).
Tam kusurlu eş boşanma kararı alır mı?
Hayır, tam kusurlu eş bu sebebe dayanarak boşanma elde edemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceğini vurgular (HGK, E. 2024/213, K. 2025/557).
Davalı eşin hiç kusuru yoksa ne olur?
Davalı kusursuzsa mahkeme 166/1’e göre boşanmaya karar vermez. Çünkü Yargıtay, boşanma için davalının az da olsa kusurlu olmasını şart koşar.
Evliliğin kısa sürmesi bu davayı engeller mi?
Hayır, kanun bu dava için asgari bir evlilik süresi aramaz. Bir yıllık süre şartı yalnızca anlaşmalı boşanma için geçerlidir (TMK m. 166/3).
Sevginin bitmesi tek başına boşanma sebebi mi?
Hayır, kanun soyut bir gerekçeyi ayrı bir sebep olarak düzenlemez. Davacı, karşı tarafın kusurunu gösteren somut olayları ispatlamak zorundadır.
Birliği sarsan davranışlar
Hangi davranışlar evlilik birliğini temelinden sarsar?
Kararlarda şiddet, hakaret, ekonomik şiddet, sadakatsizlik, güven sarsıcı davranış ve eşin ailesinin müdahalesine sessiz kalma öne çıkar. Ancak liste kapalı değildir; mahkeme olayın bütününe bakar.
Ekonomik şiddet boşanma sebebi mi?
Evet, ispatlanırsa kusur oluşturur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ekonomik şiddet uygulayan eşin kusurunu kusur karşılaştırmasında dikkate almıştır (E. 2025/2231, K. 2026/907).
Eşin ailesinin müdahalesi boşanma sebebi mi?
Eşin, ailesinin evliliğe müdahalesine sessiz kalması kusur oluşturur. Yargıtay bu tutumu süregelen şiddetle birlikte ağır kusur nedeni saymıştır (2. HD, E. 2025/10410, K. 2026/5605).
Hakaret ve küfür boşanma sebebi mi?
Evet, hakaret ve küfür kusurlu davranıştır. Ayrıca Yargıtay, karşı tarafın davranışına tepki olarak söylenen hakareti de kusur olarak görür (2. HD, E. 2023/5177, K. 2024/3819).
Güven sarsıcı davranış ne demek?
Eşine içten bağlı bir kişinin yapmayacağı, sadakat yükümlülüğüyle bağdaşmayan davranışlardır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu ölçütü TMK m. 185’e dayanan içten bağlılık ilkesiyle açıklar (HGK, E. 2024/130).
Sosyal medyadaki her etkileşim güven sarsıcı davranış mı?
Hayır, her etkileşim bu niteliği taşımaz. Örneğin Yargıtay, bir sosyal medya fenomenine beğeni anlamında gönderilen emojiyi güven sarsıcı davranış olarak kabul etmemiştir (2. HD, E. 2025/5186).
Alkol veya kumar bağımlılığı boşanma sebebi mi?
Bağımlılık, ayrı bir boşanma sebebi değil, kusur değerlendirmesinin bir unsurudur. Davacı, bağımlılığın sıklığını ve aileye etkisini delillerle ispatlamalıdır.
Evlilik birliğinin sarsılması: kusur, af ve itiraz
Mahkeme kusuru nasıl belirler?
Mahkeme, ispatlanan vakıaları iki eş için ayrı ayrı yazar ve karşılaştırır. Ardından kusuru kusursuz, az, eşit, ağır veya tam kusur dereceleriyle belirler.
Kusur oranı yüzde ile mi ifade edilir?
Hayır, Yargıtay kusuru yüzde ile değil, derece ile ifade eder. Ayrıca daha fazla kusurun belirlenmesinde önceden bir ölçü konulamaz.
Eşit kusurlu eşin tazminat hakkı var mı?
Hayır, Yargıtay eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini kabul eder (2. HD, E. 2025/283, K. 2025/11766).
Eşit kusurlu eşin nafaka hakkı var mı?
Evet, şartları varsa yoksulluk nafakası isteme hakkına sahiptir. Çünkü TMK m. 175 yalnızca nafaka isteyenin daha ağır kusurlu olmamasını arar (2. HD, E. 2024/1739).
Affedilen olay boşanma sebebi olur mu?
Kural olarak hayır; affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olay sonradan kusur olarak ileri sürülemez. Ancak af, açık bir irade beyanıyla ya da affı gösteren davranışlarla ortaya çıkmalıdır.
Barışma girişimi af anlamına gelir mi?
Hayır, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu barış girişimini ve iyi niyetli müzakereyi af saymaz. Af için ortak hayatın yeniden kurulması gerekir (HGK, E. 2024/213).
Davalının itiraz hakkı nedir?
Davacının kusuru daha ağırsa davalı, açılan davaya itiraz etme hakkına sahiptir (TMK m. 166/2). Ancak itiraz tek başına davanın reddi için yeterli değildir.
İtiraz ne zaman hakkın kötüye kullanılması niteliği taşır?
Evliliğin devamında davalı ve çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa itiraz bu niteliği kazanır. Bu durumda hâkim yine boşanmaya karar verir (2. HD, E. 2023/5177).
Eşim boşanmak istemiyor, yine de boşanmam mümkün mü?
Evet, şartlar gerçekleşmişse kanun karşı tarafın rızasını aramaz. Davacının kusuru daha ağırsa bile itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse mahkeme boşanmaya karar verir.
İspat ve deliller
Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını nasıl ispatlarım?
Davacı tanık, belge, rapor ve hukuka uygun elde edilmiş yazışmalarla olayları ve karşı tarafın kusurunu ispatlar. Hâkim delilleri serbestçe takdir eder (TMK m. 184).
Eşin telefonundan alınan mesajlar delil olur mu?
Mesajlar hukuka aykırı yolla elde edilmişse delil olarak dikkate alınmaz (HMK m. 189/2). Ancak mahkeme, örneğin ortak kullanılan bir cihazda şifre olup olmadığını araştırarak somut olaya göre karar verir.
Gizli ses kaydı delil olur mu?
Yargıtay, ortam dinlemesi niteliğindeki ses kaydını hukuka aykırı delil saymış ve hükme esas almamıştır (2. HD, E. 2025/5186, K. 2025/7559).
Ekran görüntüleri tek başına yeterli mi?
Kimin yazdığı belli olmayan ve karşı tarafın kabul etmediği yazışmalar ispat için yeterli görülmemiştir (2. HD, E. 2025/5186). Bu nedenle numara ve gönderen bilgisi önem taşır.
Cevap dilekçesi verilmezse ne olur?
Davalı, karşı tarafa yükleyeceği kusurları süresinde bildirme imkânını büyük ölçüde kaybeder. Çünkü dilekçeler aşamasından sonra savunmanın genişletilmesi açık muvafakate veya ıslaha bağlıdır (HMK m. 141).
Ceza mahkemesi kararı boşanma davasını etkiler mi?
Mahkeme, ceza dosyasındaki tespitlerden kusur değerlendirmesinde yararlanır. Örneğin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşin başka biriyle görüştüğünü ceza mahkemesi ilamından tespit etmiştir (HGK, E. 2024/130).
Anlaşmalı boşanma ve fiili ayrılık
Bu dava anlaşmalı boşanmaya dönüşür mü?
Evet, evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler sonuçlarda uzlaşırsa dava anlaşmalı boşanmaya dönüşür. Hâkim tarafları bizzat dinler ve düzenlemeyi uygun bulmalıdır (TMK m. 166/3).
Fiili ayrılık nedeniyle boşanma nedir?
Önceki boşanma davasının reddi kesinleştikten sonra bir yıl içinde ortak hayat yeniden kurulamazsa eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilmesidir (TMK m. 166/4).
Fiili ayrılık süresi üç yıl mı, bir yıl mı?
Güncel süre bir yıldır. 7532 sayılı Kanun süreyi üç yıldan bir yıla indirmiştir; değişiklik 27.11.2024’te yürürlüğe girmiştir.
AYM fiili ayrılık süresi hakkında ne karar verdi?
Anayasa Mahkemesi önce üç yıllık süreyi iptal etmiştir. Ardından yeni bir yıllık süreye yönelik itirazı reddetmiştir (E. 2025/203, K. 2026/39, T. 12.02.2026).
Bir yıllık süre ne zaman başlar?
Süre, önceki davadaki ret kararının kesinleştiği tarihten başlar. Kararın verildiği gün başlangıç olarak alınmaz.
Feragat edilen dava, fiili ayrılık davasına dayanak olur mu?
Yargıtay, 166/4’e dayalı davasından feragat eden eşin aynı ilk ret kararına dayanarak yeniden bu sebeple boşanma isteyemeyeceğine karar vermiştir (2. HD, E. 2024/1615, K. 2024/9586).
Ret kararından sonra kısa süre bir araya gelmek süreyi bozar mı?
Bu konuda kesin bir kural yoktur; mahkeme somut olaya göre karar verir. Anayasa Mahkemesi, kısa birliktelik iddiasına karşı sunulan delillerin gerekçede tartışılmadığı bir davada hak ihlali bulmuştur (Mine Özen, B. No: 2021/24140).
Boşanma davası reddedilirse ne olur?
Ret kararı kesinleştikten sonra bir yıl içinde ortak hayat kurulmazsa eşlerden biri fiili ayrılık sebebiyle boşanma ister (TMK m. 166/4). Kanun, ret kararından sonra yeni dava açılmasını yasaklayan ayrı bir hüküm içermez.
Süreç, masraflar ve sonuçlar
Yetkili mahkeme hangisi?
Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer aile mahkemesidir (TMK m. 168).
Harç ve masraf ne kadar?
2026 yılı için başvurma harcı ve maktu karar ve ilam harcı 732,00 TL’dir. Davacı ayrıca gider avansı yatırır; avansın tutarı dosyaya göre değişir.
Dava ne kadar sürer?
Kanunda davanın süresine dair bir kural yoktur. Ancak 31.07.2026’dan beri duruşmalar arası süre kural olarak üç ayı aşamaz (HMK m. 147/3).
Bu davada arabuluculuğa gitmek zorunlu mu?
Hayır, kanun boşanma davası için dava şartı arabuluculuk öngörmez. Ayrıca aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (6325 sayılı Kanun m. 1/2).
Dava sırasında nafaka istemek mümkün mü?
Evet, hâkim dava açılınca geçici önlemleri re’sen alır ve bu kapsamda tedbir nafakasına hükmeder (TMK m. 169). Tedbir nafakası kusurdan bağımsızdır.
Mahkeme velayeti kusura göre mi belirler?
Hayır, mahkeme velayeti çocuğun üstün yararına göre belirler. Ana veya babanın kusuru, ancak çocuğun yararını etkilediği ölçüde dikkate alınır.
Kaynakça
Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 2, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 169, 173, 174, 175, 178, 179, 181, 184, 185, 186. mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 119, 127, 136, 141, 147, 189, 240, 345, 361, 367. mevzuat.gov.tr
- 7532 sayılı Kanun, m. 13 (TMK m. 166/4 değişikliği; kabul 14.11.2024, yürürlük 27.11.2024).
- 7589 sayılı Kanun, m. 21 (HMK m. 147/3; yürürlük 31.07.2026).
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 1/2.
- Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 98), RG 31.12.2025, S. 33124 (5. Mükerrer).
Yargı kararları
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/213, K. 2025/557, T. 24.09.2025.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/130, K. 2025/556, T. 24.09.2025.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/10410, K. 2026/5605, T. 14.05.2026.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2231, K. 2026/907, T. 02.02.2026.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/10934, K. 2026/6262, T. 09.06.2026.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/283, K. 2025/11766, T. 23.12.2025.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1461, K. 2025/8325, T. 07.10.2025.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5186, K. 2025/7559, T. 18.09.2025.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9995, K. 2025/5421, T. 28.05.2025.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3168, K. 2024/10393, T. 24.12.2024.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1615, K. 2024/9586, T. 05.12.2024 (değişiklik öncesi üç yıllık süre dönemine ait).
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1739, K. 2024/9474, T. 03.12.2024.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5177, K. 2024/3819, T. 23.05.2024.
- Anayasa Mahkemesi, E. 2025/203, K. 2026/39, T. 12.02.2026 (RG 17.04.2026, S. 33227). normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr
- Anayasa Mahkemesi (İkinci Bölüm), Mine Özen Başvurusu, B. No: 2021/24140, K.T. 18.06.2026.
- Anayasa Mahkemesi, E. 2025/156, K. 2026/131 (RG 30.09.2026).
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.







