Nafaka artırım davası: ilamdaki artış hükmü, ÜFE talebi ve yargılama süreci

Nafaka artırım davası, mahkemenin daha önce belirlediği nafakanın yeni koşullara göre yükseltilmesini sağlayan davadır. Türk Medeni Kanunu, tarafların malî durumu değiştiğinde veya hakkaniyet gerektirdiğinde nafakanın artırılmasına imkân tanır. Bu yazıda davayı açmadan önce ilamda neye bakmak gerektiğini, mahkemenin hangi ölçütleri tarttığını, artışın hangi tarihten başladığını ve yargılamanın nasıl ilerlediğini Yargıtay kararlarıyla birlikte anlatıyoruz.

Kısaca

  • Dayanak: Yoksulluk nafakası için TMK m. 176/4, çocuk için TMK m. 331 ve m. 182/3.
  • Şart: Malî durumların değişmesi veya hakkaniyet. Kanun, önceki karardan sonra belirli bir süre beklemeyi şart koşmaz.
  • Denge: Yargıtay, olağanüstü bir değişiklik yoksa bile önceki dengeyi ÜFE ile korumayı ister; ancak borçlunun ödeme gücünü aşan artırımı kabul etmez.
  • Başlangıç: Bu yazıda ele alınan kararlarda mahkemeler artırılan nafakayı dava tarihinden geçerli kıldı.
  • Yıllık artış: Mahkeme gelecek yıllar için artışı ancak talep varsa belirler; Yargıtay bu artışta ÜFE’yi esas alır.
  • Mahkeme: Aile mahkemesi. Yetki kesin değildir; alacaklının veya davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
  • Usul: Basit yargılama; dava adli tatilde de görülür. Arabuluculuk dava şartı değildir.

İçindekiler

Nafaka Artırım Davası Hangi Soruna Çözüm Getirir?

Nafaka artırım davası, bir mahkeme kararıyla belirlenmiş nafakanın zamanla yetersiz kalması sorununa çözüm getirir. Örneğin paranın alım gücü düşer, çocuğun giderleri büyür veya nafaka borçlusunun geliri belirgin biçimde artar. Böyle bir durumda nafaka alacaklısı, aile mahkemesinden nafakanın yeni koşullara uygun bir tutara çıkarılmasını ister.

Öte yandan davanın yasal dayanağı nafakanın türüne göre değişir. Yoksulluk nafakası için TMK m. 176/4 şöyle der: “Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” Çocuk için ödenen nafakada ise TMK m. 331 uygulanır: “Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.”

Nafakanın ilk kez nasıl belirlendiğini, türlerini ve genel hesaplama ölçütlerini nafaka davası ve nafaka hesaplaması rehberimizde anlattık. Buna karşılık bu yazı yalnızca mevcut bir nafakanın yükseltilmesine odaklanır.

Nafaka artırım davası hangi nafakalar için açılır?

Artırım, özellikle düzenli aralıklarla ödenen, yani irat biçimindeki nafakalar için mümkündür. Kanun, yoksulluk nafakasının toptan veya irat biçiminde ödenmesine izin verir (TMK m. 176/1). Bununla birlikte artırımı düzenleyen fıkra “iradın artırılması” ifadesini kullanır. Dolayısıyla tek seferde toptan ödenmiş bir nafaka için artırım yolu kanunun lafzına uymaz.

Nafaka türüArtırımın dayanağıDavayı kim açar?
Yoksulluk nafakasıTMK m. 176/4Nafaka alan eski eş
İştirak nafakasıTMK m. 182/3, 330 ve 331Velayeti kullanan anne veya baba
Tedbir nafakasıTMK m. 169 (boşanma davası içinde)Boşanma davasının tarafı
Yardım nafakasıTMK m. 364-365Nafaka alan hısım
Toptan ödenen nafakaTMK m. 176/4 yalnız iradı anarArtırım yolu kanunun lafzına uymaz

Dava Açmadan Önce İlamı Okumak: Üç Kritik Soru

Nafaka artırım davası açmadan önce elinizdeki boşanma veya nafaka ilamını üç soruyla incelemelisiniz: nafaka irat biçiminde mi, ilamda gelecek yıllar için artış hükmü var mı ve varsa hangi endekse bağlı? Çünkü bu soruların cevabı, dava mı açacağınızı yoksa doğrudan ilamı icraya mı koyacağınızı belirler.

Ayrıca anlaşmalı boşanmada protokolün nafaka ve feragat maddelerini de okumak gerekir. Çünkü protokoldeki bir vazgeçme maddesinin artırım davasını engelleyip engellemediği, maddenin lafzına göre değişir. Bu konuyu aşağıda ayrı bir başlıkta ele alıyoruz.

İlamda yıllık artış hükmü varsa: önce icra yolu

Örneğin bazı ilamlar, nafakanın sonraki yıllarda belirli bir endeks oranında artacağını hüküm altına alır. Bu durumda alacaklı, artmış tutarı yeni bir dava açmadan ilama dayanarak isteme hakkına sahiptir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin incelediği bir dosyada ilam, iştirak nafakasının dava tarihinden bir yıl sonra başlamak üzere TÜFE oranında artacağını öngörüyordu. Ancak icra mahkemesi artışı yalnızca bir kez uyguladı.

Daire, icra organlarının ilamın hüküm fıkrasını aynen uygulaması gerektiğini hatırlattı. Bununla birlikte artışın yalnızca bir defaya mahsus olduğunu kabul etmenin TMK m. 182’ye ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtti; nafaka her yıl artırılarak ödenmelidir. Sonuçta icra mahkemesinin kararını bozdu (Yargıtay 12. HD, E. 2024/1023, K. 2024/6112, T. 11.06.2024).

Ayrıca bu kararın pratik bir sonucu daha var. İlamda TÜFE yazıyorsa icra aşamasında TÜFE uygulanır. Çünkü Yargıtay’ın ÜFE yönündeki içtihadı, kesinleşmiş bir ilamın hüküm fıkrasını icra aşamasında değiştirmez.

Nafaka ilamında yıllık artış hükmü varsa artmış tutarın ilamla icrası, artış hükmü yoksa veya yetersizse nafaka artırım davası
İlamda yıllık artış hükmü var mı? İcra yolu ve dava yolu

Artış hükmü yetersiz kalıyorsa: artırım davası

Bununla birlikte ilamdaki yıllık artış, çocuğun büyüyen giderlerini karşılamaya her zaman yetmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin önüne gelen bir dosyada boşanma ilamı iştirak nafakasına ÜFE artışı öngörmüştü. Anne yaklaşık iki yıl sonra karşı davayla artırım istedi. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, ÜFE ile ulaşılan tutarın çocuğun giderlerine yetmediğini tespit etti ve annenin artırım istemekte hukuki yararı bulunduğunu kabul etti. Nafakayı da karşı dava tarihinden geçerli olmak üzere artırdı.

Yargıtay ise iştirak nafakasına ilişkin temyizi, yıllık tutar kesinlik sınırının altında kaldığı için esastan incelemedi (Yargıtay 2. HD, E. 2023/1948, K. 2023/1537, T. 04.04.2023). Bu nedenle “ilamda ÜFE artışı varken de artırım davası açılabilir” görüşü, Yargıtay’ın esastan koyduğu bir ilke değildir. Ancak uygulamada bu yönde kesinleşmiş bir dosya bulunduğunu gösterir.

Nafaka Artırım Davasında Mahkemenin Aradığı Şartlar

Nafaka artırım davasında mahkeme iki şarttan birini arar: tarafların malî durumunun değişmesi veya hakkaniyetin artırımı gerektirmesi. Yargıtay’a göre olağanüstü bir değişiklik yoksa bile önceki kararın kurduğu denge ÜFE oranında korunmalıdır. Öte yandan artırım, borçlunun ödeme gücünü aşacak düzeye çıkamaz.

Malî durumların değişmesi

Değişiklik genellikle iki taraftan birinde ya da her ikisinde birden ortaya çıkar. Örneğin borçlu daha yüksek ücretli bir işe geçer, yeni bir gelir kaynağı edinir veya alacaklının zorunlu giderleri belirgin biçimde artar. Benzer şekilde iştirak nafakasında çocuğun yaşı ilerledikçe okul, sağlık ve barınma giderleri büyür. Ardından mahkeme bu olguları, nafakanın belirlendiği tarihteki tabloyla karşılaştırır.

Hakkaniyet ve TMK m. 4

Kanun, malî durum değişikliğinin yanında hakkaniyeti de bağımsız bir artırım sebebi sayar. TMK m. 4 de takdir yetkisini kullanan hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vermesini ister. Dolayısıyla mahkeme, yalnızca rakamlara bakmaz; tarafların yaşam koşullarını, nafakanın amacını ve aradan geçen süreyi birlikte değerlendirir.

Enflasyon nafaka artırım davası için tek başına yeterli mi?

Yargıtay bu soruya alacaklı lehine bir cevap verdi. Anlaşmalı boşanmadan yıllar sonra açılan bir artırım davasında kadın, nafakanın iki katına çıkarılmasını istedi; ilk derece mahkemesi davayı tamamen reddetti ve bölge adliye mahkemesi bu kararı onadı. Daire ise olağanüstü bir değişiklik ispatlanmasa bile nafakanın TÜİK’in ÜFE oranında artırılarak önceki takdirdeki dengenin korunması gerektiğini belirtti.

Daireye göre takdirden itibaren bir yıldan uzun süre geçmişse istemin tamamen reddi hatalıdır. Bu gerekçeyle hem bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı hem de ilk derece kararını bozdu (Yargıtay 2. HD, E. 2021/4645, K. 2021/5308, T. 28.06.2021). Bu karar, “bir yıl beklemek şarttır” anlamına gelmez; yalnızca o dosyadaki olguyu anlatır.

Borçlunun ödeme gücü üst sınırı belirler

Öte yandan denge ilkesi borçluyu da korur. Yargıtay, önceki kararın kesinleşmesinden dava tarihine kadar geçen süreyi, gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumu, nafakanın niteliğini ve ÜFE’yi birlikte gözetir. Bir dosyada toplam nafaka, asgari ücretle çalışan borçlunun gelirini aşıyordu. Daire, dengenin borçlu aleyhine bozulduğunu belirterek yoksulluk nafakasının artırımını kabul eden kararı bozdu (Yargıtay 2. HD, E. 2019/2205, K. 2019/3731, T. 01.04.2019).

Nafaka Artırım Davası İçin Bekleme Süresi ve Zamanaşımı

Nafaka artırım davası için kanunda bir bekleme süresi yoktur. TMK m. 176/4 ve m. 331, önceki karardan sonra belirli bir sürenin geçmesini şart koşmaz. Ayrıca boşanmadan doğan dava hakları için öngörülen bir yıllık zamanaşımı da artırım davasına ilişkin ayrı bir süre içermez.

Bu nedenle internette sık rastlanan “boşanmadan sonra en az bir yıl” veya “üç yıl beklemek gerekir” iddiaları kanuna dayanmaz. Bununla birlikte kısa sürede açılan bir davada değişikliği ispat etmek zorlaşır. Çünkü mahkeme, önceki karardan bu yana koşulların gerçekten değişip değişmediğine bakar.

TMK m. 178, boşanmadan doğan dava haklarını boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımına bağlar. Ancak bu hüküm, mevcut bir nafakanın değiştirilmesine ilişkin bir süre öngörmez. Dolayısıyla nafaka sürdükçe, değişen koşullar gerçekleştiğinde artırım davası açma imkânı devam eder.

Yoksulluk Nafakasında Nafaka Artırım Davası

Yoksulluk nafakasının artırımı TMK m. 176/4’e dayanır ve davayı nafaka alan eski eş açar. Mahkeme, alacaklının ihtiyacını ve borçlunun ödeme gücünü birlikte tartar. Yoksulluk nafakası boşanma yüzünden yoksulluğa düşen eşe bağlandığı için artırımda da bu amacın sınırları içinde kalınır.

Ayrıca yoksulluk nafakasının kendisinin hangi şartlarla bağlandığını aldatan kadının nafaka ve tazminat hakkı yazımızda kusur ölçütüyle birlikte inceledik.

AYM kararı ve artırım

Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti (AYM, E. 2025/156, K. 2026/131, T. 4.6.2026; RG 30.09.2026). İptal 30.06.2027’de yürürlüğe girecek; o tarihe kadar ibare yürürlükte. Bu tarihten sonra mevcut yoksulluk nafakalarının artırım veya azaltma davalarının nasıl etkileneceği, yasa koyucunun yapacağı yeni düzenlemeye bağlıdır. Ayrıntılar için AYM’nin süresiz nafaka iptal kararı yazımıza bakabilirsiniz.

İştirak Nafakasında Nafaka Artırım Davası

İştirak nafakasının artırımını velayeti kullanan anne veya baba ister. Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır (TMK m. 182/3). Mahkeme miktarı belirlerken çocuğun ihtiyaçlarını, ana ve babanın hayat koşullarını, ödeme güçlerini ve çocuğun gelirlerini gözetir (TMK m. 330).

Çocuğun büyüyen ihtiyaçları

Yargıtay’ın onadığı bir dosyada taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde nafakalara herhangi bir artış oranı koymamıştı. Davalının geliri çok yüksekti ve çocuğun ihtiyaçları yıllar içinde artmıştı. Daire önceki iki bozma kararında iştirak nafakasını az buldu. Sonunda mahkeme iştirak nafakasını, dava tarihinden geçerli olmak üzere yaklaşık sekiz katına çıkardı ve her yıl ÜFE oranında artmasına hükmetti.

Nitekim Daire bu dosyada artırımın ölçütlerini de sıraladı: nafakanın belirlendiği tarihten bu yana geçen süre, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, çocuğun yaşı ve artan ihtiyaçları, paranın alım gücü ve hakkaniyet (Yargıtay 2. HD, E. 2024/3107, K. 2024/5790, T. 12.09.2024).

Velayet değişirse ne olur?

Bilindiği gibi iştirak nafakası, velayeti kullanmayan ebeveynin katkısıdır. Bu nedenle velayetin değiştirilmesi, nafakanın kimden kime ödeneceğini de etkiler. Velayetin hangi hâllerde değiştiğini boşanmada velayet rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.

Tedbir ve Yardım Nafakasının Artırımı

Tedbir nafakası boşanma davası sürerken geçici önlem olarak bağlanır ve hâkim bu önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Bu nedenle tedbir nafakasının yükseltilmesi talebi, kural olarak görülmekte olan boşanma davası içinde gündeme gelir. Yardım nafakasında ise TMK m. 365 ayrı kurallar öngörür.

Ayrıca boşanma davasının genel işleyişini çekişmeli boşanma davası nasıl açılır yazımızda anlattık. Yardım nafakası ise anne, baba veya kardeş gibi hısımlar arasındaki nafakadır (TMK m. 364). TMK m. 365, istem hâlinde gelecek yıllar için miktar belirlenmesine imkân tanır ve yetkiyi taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesine verir.

Nafaka Artırım Davasında Gelecek Yıllar İçin ÜFE Talebi

Nafaka artırım davasında yalnızca bugünkü tutarı yükseltmek yeterli olmaz; sonraki yıllar için artış hükmü de istenmelidir. Hâkim, nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini ancak istem hâlinde karara bağlar (TMK m. 176/5; çocuk için m. 182/3 ve m. 330). Yargıtay bu artışta TÜFE yerine ÜFE oranını esas alır.

Talep yoksa artış hükmü de yok

TMK m. 176/5 açıktır: “Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.” Bu nedenle dilekçede yıllık artış talebini açıkça yazmak gerekir.

Talep varken mahkeme bu talebi görmezden gelirse bu durum bozma sebebidir. Örneğin bir boşanma davasında kadın ıslah dilekçesiyle nafakalara yıllık ÜFE artışı istedi; ancak mahkemeler artış hakkında hüküm kurmadı. Yargıtay, yoksulluk ve iştirak nafakasına “yıllık ÜFE oranında” artış ekleyerek kararı düzelterek onadı (Yargıtay 2. HD, E. 2024/2665, K. 2024/9550, T. 05.12.2024).

ÜFE mi, TÜFE mi?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin kararlılık kazanmış içtihadına göre, talep hâlinde yoksulluk ve iştirak nafakasına ÜFE üzerinden yıllık artış belirlenir. Bir dosyada bölge adliye mahkemesi TÜFE uygulamıştı. Daire, hükümdeki “Tüfe” ifadesini “Üfe” olarak değiştirdi ve kararı düzelterek onadı (Yargıtay 2. HD, E. 2023/2244, K. 2023/6273, T. 14.12.2023).

Bu yazıda ele alınan güncel kararlar “TÜİK’in açıkladığı ÜFE oranı” ifadesini kullanır. Bazı kaynaklarda “12 aylık ortalama ÜFE” ifadesi de geçer. Bu nedenle hesap yöntemini, ilamın hüküm fıkrasındaki ifadeye göre belirlemek gerekir.

Sabit ve yüksek oranlı artış neden sorunlu?

Buna karşılık bazı mahkemeler nafakaya her yıl sabit bir oranla artış öngörür. Yargıtay bir dosyada yoksulluk nafakasının kesinleşmeyi izleyen yıllarda “her yıl yarı oranında” artırılmasına hükmeden kararı bozdu. Daireye göre nafaka yükümlüyü cezalandırıcı nitelik taşımamalıdır; yarı oranında artış bir tarafı zenginleştirip diğerini fakirleştirebilir. Talep edilen yıllık artış ÜFE oranında belirlenmelidir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/6004, K. 2025/2090, T. 27.02.2025).

Hesap mantığı: varsayımsal bir örnek

Aşağıdaki rakamlar tamamen varsayımsaldır ve gerçek bir ÜFE oranını yansıtmaz. İlamda aylık 3.000 TL iştirak nafakası ve yıllık ÜFE artışı hükmü bulunduğunu düşünelim. TÜİK’in ilgili dönem için açıkladığı oran örneğin yüzde 30 olsaydı, yeni aylık tutar 3.000 TL’ye bunun yüzde 30’u eklenerek 3.900 TL’ye ulaşırdı. Ardından sonraki yılın artışı bu yeni tutar üzerinden hesaplanırdı. Gerçek bir dosyada oranı ve dönemi TÜİK verisinden ve ilamın ifadesinden ayrıca kontrol etmek gerekir.

Süreleri ve tarihleri kontrol etmek için hukuki süre hesaplama aracımızdan yararlanabilirsiniz.

Artırılan Nafaka Hangi Tarihten Ödenir?

Artırılan nafaka, artırım davasının açıldığı tarihten itibaren geçerli olur. Yargıtay’ın onadığı kararlarda artırım dava tarihinden, karşı davayla istenen artırımda ise karşı dava tarihinden başlatıldı. Gelecek yıllara ilişkin ÜFE artışı ise kural olarak kararın kesinleşmesini izleyen dönemle ilişkilendirildi.

Örneğin bir iştirak nafakası davasında ilk derece mahkemesi nafakayı dava tarihinden itibaren artırdı. Bölge adliye mahkemesi davacının istinafını kabul etti ve nafakayı davanın açıldığı tarihten geçerli olmak üzere daha yüksek bir tutara çıkardı. Ayrıca kesinleşmeyi izleyen yıllar için ÜFE artışına hükmetti; Yargıtay da bu kararı onadı (Yargıtay 2. HD, E. 2024/5549, K. 2024/5627, T. 10.09.2024).

Artırılan tutar dava tarihinden önceki aylara yürütülmez. TMK m. 176/4 ve m. 331 nafakanın değişen koşullara göre artırılmasına imkân tanır; ancak artırılan tutarın dava tarihinden önceki dönemlere uygulanmasına dayanak olan bir hüküm içermez. Bu nedenle dava tarihinden önceki aylar için ilamdaki tutar ve varsa ilamdaki yıllık artış hükmü uygulanır. Koşullar değiştiğinde davayı geciktirmemek bu yüzden önem taşır.

Nafaka artırımında zaman çizelgesi: önceki karar, dava tarihi, basit yargılama, artırım kararı ve sonraki yıllarda ÜFE artışı
Artırılan nafaka hangi tarihten ödenir?

Nafaka Artırım Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Nafaka artırım davasına aile mahkemesi bakar; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar (4787 sayılı Kanun m. 2 ve 4/1). Yetkili mahkeme ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri (TMK m. 177) veya genel kurala göre davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6).

TMK m. 177 kesin yetki değildir

TMK m. 177 şöyledir: “Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.” Bazı kaynaklar bu hükmü, davanın yalnızca alacaklının yerleşim yerinde açılabileceği şeklinde yorumlar. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, TMK m. 168 ve m. 177’deki yetki kurallarının kesin yetki olmadığını açıkça belirtti.

Bu nedenle Kurula göre mahkeme bu davalarda kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez. Davalı yetki itirazını cevap dilekçesinde ve yetkili mahkemeyi göstererek yapmalıdır (HMK m. 19). Usulüne uygun bir itiraz yoksa davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (Yargıtay HGK, E. 2017/2722, K. 2018/1359, T. 27.09.2018).

Nafaka artırım davasında yetkinin uygulamadaki anlamı

Alacaklı, kendi yerleşim yerinde veya davalının yerleşim yerinde dava açma hakkına sahiptir. Buna karşılık davalı açısından yetki itirazının biçimi önemlidir. Örneğin cevap dilekçesinde yalnızca “mahkeme yetkisizdir” yazmak yetmez; yetkili mahkemenin de gösterilmesi gerekir.

Nafaka Artırım Davası Nasıl Yürür?

Nafaka artırım davası basit yargılama usulüne tabidir ve adli tatilde de görülür. Süreç dilekçeyle başlar; mahkeme tarafların gelirini ve giderlerini araştırır, gerekirse tanık dinler ve karar verir. Dava açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu yoktur. Aşağıdaki adımlar sürecin genel akışını gösterir.

  1. İlamı inceleyin: Nafakanın türünü, irat olup olmadığını ve yıllık artış hükmünü kontrol edin.
  2. İcra seçeneğini değerlendirin: İlamda artış hükmü varsa artmış tutarı ilamla isteyin; yetmiyorsa dava yoluna geçin.
  3. Mahkemeyi seçin: Kendi yerleşim yerinizdeki veya davalının yerleşim yerindeki aile mahkemesine başvurun.
  4. Dilekçeyi hazırlayın: İstenen aylık tutarı, başlangıç tarihini ve gelecek yıllar için ÜFE talebini açıkça yazın.
  5. Delilleri sunun: Gider belgelerini, gelir bilgisini ve tanık listesini ekleyin.
  6. Kararı ve kanun yolunu izleyin: Kararın gerekçesini ve kanun yoluna açık olup olmadığını kontrol edin.
Nafaka artırım davası adımları: ilamı inceleme, icra seçeneği, yetkili aile mahkemesi, dilekçe ve ÜFE talebi, deliller ve karar
Nafaka artırım davasında izlenecek adımlar

Basit yargılama ve dava süresi

HMK m. 316/1-ç, her çeşit nafaka davasını basit yargılama usulüne bağlar. Mahkeme mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya çağırmadan dosya üzerinden karar verir (HMK m. 320/1). Duruşma yapılırsa ilk duruşma hariç tahkikatı iki duruşmada tamamlar ve iki duruşma arası bir aydan uzun olamaz. Ancak bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hâllerde mahkeme gerekçe göstererek bu süreyi aşar (HMK m. 320/3).

Dolayısıyla bu kurallar davanın ne kadar süreceği konusunda bir çerçeve verir; ancak kesin bir ay veya duruşma sayısı vermez. İnternette geçen “üç ila beş duruşma” gibi rakamlar bir kanun hükmüne dayanmaz. Mahkemenin iş yükü, tebligat ve gelir araştırmasının süresi sonucu doğrudan etkiler.

Nafaka artırım davası adli tatilde görülür mü?

Evet. HMK m. 103/1-b, her çeşit nafaka davasını adli tatilde görülecek işler arasında sayar. Dolayısıyla yaz aylarında açılan bir artırım davası, adli tatil nedeniyle bekletilmez.

Nafaka artırım davası dilekçesi, belgeler ve deliller

Dilekçede istenen aylık tutar, artırımın hangi tarihten geçerli olacağı ve gelecek yıllar için ÜFE artışı talebi açıkça yer almalıdır. Kanun sayılı bir belge listesi öngörmez; ancak uygulamada şu belgeler davayı güçlendirir:

  • Boşanma veya nafaka ilamı ve kesinleşme şerhi; varsa anlaşmalı boşanma protokolü,
  • Nüfus kaydı ve çocuğun yaşını gösteren belgeler,
  • Okul, kurs, sağlık, kira ve benzeri giderlere ilişkin belgeler,
  • Davacının kendi gelirini gösteren belgeler,
  • Davalının gelirine ilişkin bilgiler (SGK kaydı, bordro, şirket ortaklığı, tapu ve araç kayıtları mahkemeden istenebilir),
  • Tanık listesi.

Bunun yanında mahkeme tarafların ekonomik ve sosyal durumunu araştırır ve kurumlara gelir yazıları gönderir. Bu araştırma, hem alacaklının ihtiyacını hem de borçlunun ödeme gücünü ortaya koyar.

Arabuluculuk zorunlu mu?

Hayır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, nafaka veya aile hukuku uyuşmazlıkları için dava şartı arabuluculuk öngörmez. Kanun yalnızca tarafların serbestçe tasarruf edebileceği iş veya işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda uygulanır ve aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişli saymaz (m. 1/2). Bununla birlikte mahkeme, basit yargılamada uyuşmazlık konularını tespit ettikten sonra tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder (HMK m. 320/2). Nafaka artırımının ihtiyari arabuluculuğa elverişli olup olmadığı ve varılan anlaşmanın icra edilebilirliği ise tartışmalıdır; somut uyuşmazlıkta ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Nafaka artırımında ilamın ve belgelerin değerlendirilmesi

Artırım davası açmadan önce ilamdaki artış hükmünün icrada yeterli olup olmadığını, hangi tarihten itibaren talepte bulunulacağını ve hangi belgelerin gerektiğini birlikte tartmak gerekir. Bu değerlendirme dosyadaki ilama ve tarafların gelir durumuna göre farklılaşır. Somut durumun hukuki açıdan değerlendirilmesi için bir avukata danışılması gerekebilir.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Artırımı Engeller mi?

Protokolde nafakanın belirlenmiş olması, artırım davasını kendiliğinden engellemez. Yargıtay, tarafların yıllık artış oranları hariç tutulmak kaydıyla tüm taleplerinden ileriye dönük vazgeçtiği bir protokol maddesinin yoksulluk ve iştirak nafakalarının artırılması davasına engel olmadığına karar verdi. Ancak her protokol maddesinin etkisi kendi lafzına göre değerlendirilir.

Nitekim o dosyada bölge adliye mahkemesi, protokoldeki vazgeçme maddesi nedeniyle kadının yoksulluk nafakası artırımı isteyemeyeceğini kabul etmişti. Öte yandan erkek, protokoldeki çocuk giderlerine ilişkin maddelerin kaldırılması için ayrı bir dava açmıştı. Daire iki noktada bozma kararı verdi: vazgeçme maddesi artırım davasına engel değildi ve iki dava arasında fiili irtibat bulunduğundan mahkeme davaları birleştirmeliydi (HMK m. 166; Yargıtay 2. HD, E. 2026/2058, K. 2026/4169, T. 15.04.2026).

Protokolün hazırlanması ve mahkemenin onay süreci hakkında anlaşmalı boşanma davası yazımızı okuyabilirsiniz.

Nafaka Artırım Davasına Karşı Savunmalar

Nafaka artırım davasında davalının en güçlü savunması ödeme gücüdür. Borçlu, gelirinin azaldığını, yeni yükümlülükler üstlendiğini veya istenen tutarın gelirini aştığını belgelerle ortaya koyar. Mahkeme, artırımın önceki dengeyi borçlu aleyhine bozup bozmadığına bakar ve gerekirse istemi kısmen veya tamamen reddeder.

Ayrıca davalı usule ilişkin itirazlarını cevap dilekçesinde ileri sürer; örneğin yetki itirazını yetkili mahkemeyi göstererek yapar. Ödeme gücü belirgin biçimde azalan borçlu, yalnızca savunmayla yetinmek yerine nafakanın azaltılmasını veya kaldırılmasını ayrı bir istem olarak da ileri sürme hakkına sahiptir. Nitekim Yargıtay, birbiriyle fiili irtibatı bulunan kaldırma ve artırım davalarının birlikte görülmesi gerektiğini belirtti.

Azaltma ve kaldırma davalarının şartlarını ayrıntılı olarak ana nafaka rehberimizde ele aldık; bu yazıda yalnızca artırım davasıyla ilişkisine değiniyoruz.

Nafaka Artırım Davasında Masraflar ve Kanun Yolu

Nafaka artırım davasında harç ve masraflar dava açılırken yatırılır; harç tutarı, dava tarihindeki tarifeye ve harca esas değere göre belirlenir. Karara karşı istinaf ve temyiz yolunun açık olup olmadığı ise kesinlik sınırına bağlıdır ve bu sınır her yıl güncellenir.

Harç

Harçlar Kanunu’na ekli tarife, nafakaya ilişkin hükümlerde harcı bir senelik nafaka bedeli üzerinden öngörür. Artırım davasında harca esas değerin nasıl belirleneceği ayrıca değerlendirilmelidir; dava açmadan önce güncel tarifeyi adliyeden veya ilgili mevzuattan teyit etmek gerekir.

Kesinlik sınırı ve yıllık tutar

Bu yazıda ele alınan kararlarda mahkemeler kanun yolu sınırını, hüküm altına alınan nafakanın yıllık tutarı üzerinden değerlendirdi. Örneğin bir dosyada Yargıtay, iştirak nafakasına ilişkin temyizi yıllık tutar kesinlik sınırının altında kaldığı için reddetti (Yargıtay 2. HD, E. 2023/1948, K. 2023/1537). Bir başka dosyada ise bölge adliye mahkemesi, kabul edilen artırım farkının yıllık tutarını esas aldı. Bu farklı yaklaşımlar nedeniyle hesap yöntemi somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir. HMK m. 362/1-a’daki parasal sınır her yıl güncellendiğinden, karar tarihindeki sınırın ayrıca kontrol edilmesi gerekir. Kanun yolu sürelerini hesaplamak isteyenler yukarıda anılan hesaplama aracından yararlanabilir.

Kanun yolu ve icra

HMK m. 350/1 ve m. 367/1, istinaf ve temyiz başvurusunun kararın icrasını durdurmadığını belirtir ve nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini düzenler. Aynı maddelerin ikinci fıkraları aile hukukuna ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceğini öngörse de Yargıtay bu kuralı nafaka ilamlarına uygulamaz: nafakaya ilişkin ilamın takibe konulması için kesinleşme aranmaz ve kanun yoluna başvurulması icrayı durdurmaz (Yargıtay 8. HD, E. 2014/3017, K. 2015/114, T. 12.01.2015). Bu nedenle artırım kararı, kesinleşmesi beklenmeden ilamlı takibe konulabilir. Boşanma hükmüne bağlı yoksulluk ve iştirak nafakası ise boşanma hükmü kesinleşmeden istenemez.

Artırılan Nafaka Ödenmezse ve Dava Reddedilirse

Artırılan nafaka ödenmezse alacaklı ilama dayanarak icra takibi başlatır. Nafaka borcunu ödemeyen borçlu hakkında İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi, şikâyet üzerine üç aya kadar tazyik hapsi öngörür. Artırım davası reddedilirse kanun yeni bir dava için süre sınırı koymaz; ancak yeni davada da değişikliği göstermek gerekir.

Ödenmeyen nafakada kısa çerçeve

Özellikle icra takibi ve tazyik hapsi, nafaka alacağının genel tahsil araçlarıdır ve artırılmış nafaka için de geçerlidir. Borçlu nafakanın azaltılması veya kaldırılması için dava açmışsa, tazyik hapsinin bu davanın sonuna bırakılması mümkündür. Bu konunun ayrıntılarını ana nafaka rehberimizdeki “nafaka ödenmezse” bölümünde anlattık.

Ret kararından sonra yeni nafaka artırım davası

Ancak ret kararı, artırım isteğini sonsuza dek kapatmaz. Çünkü TMK m. 176/4 ve m. 331 değişen koşullara bağlıdır ve koşullar zamanla yeniden değişir. Buna karşılık önceki davada incelenen olgulara dayanarak aynı talebi tekrarlamak sonuç vermez. Yeni davada, ret kararından sonra ortaya çıkan değişikliği somut belgelerle göstermek gerekir.

Nafaka Artırım Davası: Kurgusal Bir Dosya

Aşağıdaki örnek tamamen kurgusaldır ve gerçek bir dosyayı yansıtmaz. Amaç, nafaka artırım davasında ilamın okunmasından kararın verilmesine kadar kuralların birlikte nasıl işlediğini göstermektir. Gerçek bir dosyada sonuç delillere, tarafların gelirine ve mahkemenin değerlendirmesine göre farklılaşır.

Ebeveyn A, anlaşmalı boşanmadan yıllar sonra çocuğun ortaokul, servis ve sağlık giderlerinin belirgin biçimde arttığını görüyor. İlamda aylık 3.000 TL iştirak nafakası yazıyor; ancak gelecek yıllar için artış hükmü yok. Dolayısıyla icra yoluyla artmış bir tutar isteme imkânı bulunmuyor. Ebeveyn A, bu nedenle kendi yerleşim yerindeki aile mahkemesinde artırım davası açıyor.

Ardından dilekçede istenen aylık tutarı, artırımın dava tarihinden geçerli olmasını ve sonraki yıllar için ÜFE artışını açıkça istiyor. Ayrıca okul kayıt belgesini, servis sözleşmesini ve sağlık giderlerini ekliyor. Ebeveyn B ise cevap dilekçesinde gelirinin azaldığını ileri sürüyor; ancak hiçbir belge sunmuyor. Mahkemenin araştırması B’nin gelirinin boşanmadan bu yana arttığını gösterirse, artırım talebinin kabul edilmesi güçlü bir ihtimaldir. Buna karşılık B belgeli bir gelir kaybı ortaya koysaydı, mahkeme ödeme gücü sınırını daha sıkı tartardı.

Dilekçeyi Vermeden Önce Kontrol Listesi

Nafaka artırım davalarında sonucu en çok etkileyen hatalar dilekçe aşamasında ortaya çıkar. Gelecek yıllar için ÜFE talebini unutmak, ilamdaki artışı yalnızca bir kez uygulatmak, protokol nedeniyle haktan vazgeçtiğini sanmak ve ödeme gücünü aşan bir tutar istemek bunların başında gelir. Aşağıdaki liste bu noktaları toplar.

  • ÜFE talebi: Gelecek yıllar için artışı dilekçede açıkça isteyin; talep yoksa mahkeme artış hükmü kurmaz (TMK m. 176/5).
  • İlamdaki artış: İlamda yıllık artış varsa bunun her yıl uygulandığını kontrol edin (12. HD, E. 2024/1023).
  • Protokol maddesi: Vazgeçme maddesinin lafzını okuyun; her vazgeçme artırımı engellemez (2. HD, E. 2026/2058).
  • Ödeme gücü: Borçlunun gelirini aşan bir talep reddedilme riskini artırır (2. HD, E. 2019/2205).
  • Sabit oran: “Her yıl yarı oranında” gibi yüksek sabit oranlar Yargıtay denetiminden geçmedi (2. HD, E. 2024/6004).
  • Yetki itirazı: Davalıysanız itirazı cevap dilekçesinde ve yetkili mahkemeyi göstererek yapın (HGK, E. 2017/2722).
  • Belge: Gider ve gelir değişikliğini somut belgelerle gösterin.
  • Bekleme efsanesi: “Üç yıl dolmadan dava açılamaz” gibi bir kural yok; değişikliği ispatlayabildiğiniz anda dava açma hakkınız var.

Nafaka artırım davası hakkında bilgi

Nafaka artırım davasında talep edilecek tutar, başlangıç tarihi ve yıllık artış talebi; ilamın içeriğine, tarafların gelir ve gider belgelerine göre değişir. Davacı ya da davalı olmanıza göre izlenecek yol da farklılaşır. Bu tür uyuşmazlıklarda somut durumun hukuki açıdan değerlendirilmesi için bir avukata danışılması gerekebilir.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka artırım davası: temel sorular

Nafaka artırım davası nedir?

Bu dava, mahkemenin daha önce belirlediği nafakanın yeni koşullara göre yükseltilmesi için açılan davadır. Yoksulluk nafakasında TMK m. 176/4, çocuk için ödenen nafakada TMK m. 331 uygulanır.

Nafaka artırım davası hangi şartlarda açılır?

Tarafların malî durumu değiştiğinde veya hakkaniyet gerektirdiğinde bu dava açılır (TMK m. 176/4). Buna karşılık iştirak nafakasında ölçüt, durumun değişmesidir (TMK m. 331).

Nafakayı yükseltmek için ne yapmalıyım?

Önce ilamınızda yıllık artış hükmü olup olmadığına bakın. Böyle bir hüküm varsa artmış tutarı ilama dayanarak isteme hakkınız var; yoksa veya artış yetersiz kalıyorsa aile mahkemesinde artırım davası açmanız gerekir.

Hangi nafakalar için artırım istemek mümkün?

Yoksulluk, iştirak ve yardım nafakası için artırım istemek mümkündür. Buna karşılık tedbir nafakasındaki değişiklik kural olarak görülmekte olan boşanma davası içinde gündeme gelir.

Toptan ödenen nafaka sonradan artırılır mı?

TMK m. 176/4 yalnızca iradın, yani düzenli aralıklarla ödenen nafakanın artırılmasından söz eder. Dolayısıyla tek seferde toptan ödenmiş bir nafaka için artırım yolu kanunun lafzına uymaz.

Enflasyon tek başına nafaka artırımı için yeterli mi?

Yargıtay’a göre olağanüstü bir değişiklik olmasa bile nafaka, TÜİK’in ÜFE oranında artırılarak önceki dengeyi korumalıdır. Daire, takdirden itibaren bir yıldan uzun süre geçen bir dosyada istemin tamamen reddini hatalı buldu (2. HD, E. 2021/4645, K. 2021/5308).

Nafaka artırım davasını kim, ne zaman açar?

Nafaka artırım davasını kim açabilir?

Yoksulluk nafakasında davayı nafaka alan eski eş açar. Öte yandan iştirak nafakasında velayeti kullanan anne veya baba bu hakka sahiptir.

Nafaka artırım davası kime karşı açılır?

Dava, nafaka yükümlüsüne karşı açılır. Örneğin iştirak nafakasında bu kişi, velayet kendisine verilmeyen ebeveyndir (TMK m. 182/3).

Boşandıktan kaç yıl sonra nafaka artırımı istenebilir?

Kanunda bir bekleme süresi yoktur. Önemli olan, önceki karardan bu yana malî durumun gerçekten değişmiş olması veya hakkaniyetin artırımı gerektirmesidir.

Nafaka artırımı için üç yıl beklemek şart mı?

Hayır. TMK m. 176/4 ve m. 331 süre şartı içermez. Bu nedenle bir yıl veya üç yıl beklemek gerektiği yönündeki iddialar kanuna dayanmaz.

Nafaka artırım davasında zamanaşımı var mı?

Kanun artırım davası için ayrı bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörmez. TMK m. 178’deki bir yıllık süre, boşanmadan doğan dava hakları içindir ve mevcut nafakanın değiştirilmesine ilişkin değildir.

İştirak ve yoksulluk nafakası artırımı

Çocuk büyüdükçe iştirak nafakası artar mı?

Kendiliğinden artmaz; ilamda yıllık artış hükmü yoksa artırım davası açmak gerekir. Mahkeme, çocuğun yaşını ve artan ihtiyaçlarını artırımın ölçütleri arasında sayar (TMK m. 330).

İştirak nafakası artırılırken mahkeme neye bakar?

Mahkeme nafakanın belirlendiği tarihten geçen süreye, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına, paranın alım gücüne ve hakkaniyete bakar (2. HD, E. 2024/3107, K. 2024/5790).

Karşı tarafın maaşı arttı, nafaka artırılır mı?

Borçlunun gelirindeki belirgin artış, malî durumun değişmesi anlamına gelir ve artırım sebebidir. Bununla birlikte mahkeme bu artışı alacaklının ihtiyacıyla birlikte değerlendirir.

Yoksulluk nafakası nasıl artırılır?

Yoksulluk nafakasını almakta olan eski eş, TMK m. 176/4’e dayanarak aile mahkemesinde artırım davası açar. Ardından mahkeme alacaklının ihtiyacını ve borçlunun ödeme gücünü birlikte tartar.

Borçlunun ödeme gücü artırımı sınırlar mı?

Evet. Yargıtay, toplam nafakanın asgari ücretli borçlunun gelirini aştığı bir dosyada yoksulluk nafakası artırımını kabul eden kararı bozdu (2. HD, E. 2019/2205, K. 2019/3731).

AYM süresiz nafaka kararı yoksulluk nafakası artırımını etkiler mi?

Bugün için hayır; iptal 30.06.2027’de yürürlüğe girecek ve o tarihe kadar TMK m. 175’teki ibare yürürlükte. Ancak bu tarihten sonraki etki, yasa koyucunun yapacağı yeni düzenlemeye bağlıdır.

ÜFE ve yıllık artış

Nafaka artışı ÜFE mi, TÜFE mi?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, talep hâlinde yıllık artışı ÜFE üzerinden belirler. Bir dosyada TÜFE yazan kararı ÜFE olarak düzelterek onadı (2. HD, E. 2023/2244, K. 2023/6273).

Mahkeme nafakaya kendiliğinden yıllık artış koyar mı?

Hayır. Hâkim, nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini ancak istem hâlinde karara bağlar (TMK m. 176/5). Bu yüzden dilekçede yıllık ÜFE artışını açıkça istemek gerekir.

Yıllık artış talebini mahkeme görmezden gelirse ne olur?

Yargıtay bunu bozma sebebi sayar. Bir dosyada ıslahla istenen yıllık ÜFE artışı hakkında hüküm kurulmamıştı; Daire nafakalara ÜFE artışını ekleyerek kararı düzelterek onadı (2. HD, E. 2024/2665, K. 2024/9550).

Nafakanın her yıl sabit bir yüzdeyle artırılması mümkün mü?

Yargıtay, yoksulluk nafakasının her yıl yarı oranında artırılmasına hükmeden kararı bozdu. Daireye göre nafaka cezalandırıcı olmamalı ve yıllık artış ÜFE oranında belirlenmelidir (2. HD, E. 2024/6004, K. 2025/2090).

Nafaka artırımı yüzde kaç olur?

Kanun sabit bir yüzde öngörmez. Bunun yerine mahkeme yeni tutarı tarafların durumuna göre belirler; gelecek yıllar için talep varsa artışı TÜİK’in açıkladığı ÜFE oranına bağlar.

Nafaka artırımı nasıl hesaplanır?

İlamda yıllık ÜFE artışı varsa önceki aylık tutara ilgili dönemin ÜFE oranı kadar artış eklenir ve sonraki yıl bu yeni tutar esas alınır. Buna karşılık artırım davasında mahkeme yeni tutarı ihtiyaç ve ödeme gücüne göre kendisi belirler.

İlam, icra ve başlangıç tarihi

İlamda yıllık artış hükmü varsa yine dava açmak gerekir mi?

Hayır, artmış tutarı ilama dayanarak isteme hakkınız var. Yargıtay, ilamdaki artışın yalnızca bir kez uygulanmasını hayatın olağan akışına aykırı buldu ve nafakanın her yıl artırılarak ödenmesi gerektiğini belirtti (12. HD, E. 2024/1023, K. 2024/6112).

İlamda ÜFE artışı varken artırım davası açmak mümkün mü?

Uygulamada bu yönde kesinleşmiş bir dosya var. Bir dosyada ilk derece ve bölge adliye mahkemesi, ÜFE ile ulaşılan tutar çocuğun giderlerine yetmediği için hukuki yararı kabul etti. Yargıtay ise temyizi kesinlik sınırı nedeniyle esastan incelemedi (2. HD, E. 2023/1948).

İlamda TÜFE yazıyorsa icrada ÜFE mi uygulanır?

Hayır. İcra organları ilamın hüküm fıkrasını aynen uygular; ilamda TÜFE yazıyorsa icrada TÜFE esas alınır. Çünkü Yargıtay’ın ÜFE içtihadı, kesinleşmiş ilamı icra aşamasında değiştirmez.

Artırılan nafaka hangi tarihten itibaren geçerli olur?

Artırılan nafaka, artırım davasının açıldığı tarihten itibaren geçerli olur. Karşı davayla istenen artırımda başlangıç karşı dava tarihidir.

Geriye dönük nafaka artırımı istenebilir mi?

Hayır. Artırılan tutar dava tarihinden önceki aylara yürütülmez; o aylar için ilamdaki tutar ve varsa ilamdaki yıllık artış hükmü uygulanır (TMK m. 176/4, m. 331).

Gelecek yıllardaki ÜFE artışı ne zaman başlar?

Bu yazıda ele alınan kararlarda mahkemeler yıllık ÜFE artışını kararın kesinleşmesini izleyen dönemle ilişkilendirdi. Yine de kesin başlangıç, ilamın hüküm fıkrasındaki ifadeye göre belirlenir.

Nafaka artırım davasında mahkeme ve yargılama

Nafaka artırım davası hangi mahkemede görülür?

Davaya aile mahkemesi bakar. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar (4787 sayılı Kanun m. 2 ve 4/1).

Nafaka artırım davasında yetkili mahkeme neresidir?

Nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi (TMK m. 177) ve davalının yerleşim yeri mahkemesi (HMK m. 6) yetkilidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, TMK m. 177’nin kesin yetki olmadığını belirtti (HGK, E. 2017/2722, K. 2018/1359).

Davayı karşı tarafın oturduğu şehirde açmak mümkün mü?

Evet. TMK m. 177 kesin yetki olmadığından genel yetki kuralı da uygulanır ve davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (HMK m. 6).

Nafaka artırım davasında yetki itirazı nasıl yapılır?

Davalı yetki itirazını cevap dilekçesinde yapar ve yetkili mahkemeyi de gösterir (HMK m. 19). Dolayısıyla usulüne uygun itiraz yoksa davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.

Nafaka artırım davası basit yargılama usulüne mi tabidir?

Evet. HMK m. 316/1-ç her çeşit nafaka davasını basit yargılama usulüne bağlar. Mahkeme mümkünse dosya üzerinden karar verir (HMK m. 320/1).

Nafaka artırım davası adli tatilde görülür mü?

Evet. HMK m. 103/1-b, her çeşit nafaka davasını adli tatilde görülecek işler arasında sayar.

Nafaka artırım davası ne kadar sürer?

Kanun kesin bir süre öngörmez. Basit yargılamada ilk duruşma hariç tahkikat iki duruşmada tamamlanır ve duruşmalar arası bir aydan uzun olamaz; ancak bilirkişi veya istinabe gibi zorunlu hâllerde bu süre uzar (HMK m. 320/3).

Nafaka artırım davası dilekçesi ve savunma

Nafaka artırım davası dilekçesinde neler yazmalı?

Dilekçede istenen aylık tutar, artırımın hangi tarihten geçerli olacağı ve gelecek yıllar için ÜFE artışı talebi açıkça yer almalıdır. Ayrıca malî durumdaki değişikliği gösteren olaylar ve deliller belirtilmelidir.

Nafaka artırım davasında hangi belgeler gerekir?

Uygulamada ilam ve kesinleşme şerhi, varsa protokol, nüfus kaydı, çocuğun okul, sağlık ve kira giderlerine ilişkin belgeler, davacının gelir belgeleri ve tanık listesi sunulur. Kanunda sayılı bir liste yoktur.

Karşı tarafın geliri nasıl tespit edilir?

Mahkeme tarafların ekonomik ve sosyal durumunu araştırır. SGK kaydı, bordro, şirket ortaklığı, tapu ve araç kayıtları gibi bilgileri ilgili kurumlardan istemesi mümkündür.

Nafaka artırım davasında tanık dinlenir mi?

Evet, taraflar tanık gösterebilir. Özellikle tanıklar tarafların yaşam koşulları ve giderleri hakkında bilgi verir.

Nafaka artırım davasına karşı nasıl savunma yapılır?

Davalının en güçlü savunması ödeme gücüdür. Gelir kaybını, yeni yükümlülüklerini veya istenen tutarın gelirini aştığını belgelerle göstermesi gerekir; usul itirazlarını da cevap dilekçesinde ileri sürer.

Artırım davasına karşı nafakanın azaltılması istenebilir mi?

Evet, ödeme gücü azalan borçlu nafakanın azaltılmasını veya kaldırılmasını ayrı bir istem olarak ileri sürme hakkına sahiptir. Yargıtay, fiili irtibatı bulunan kaldırma ve artırım davalarının birleştirilmesi gerektiğini belirtti (2. HD, E. 2026/2058, K. 2026/4169).

Nafaka artırım davası için arabuluculuk zorunlu mu?

Hayır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu nafaka uyuşmazlıkları için dava şartı arabuluculuk öngörmez. Bununla birlikte mahkeme yargılama sırasında tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder (HMK m. 320/2).

Protokol, masraf ve karar sonrası

Anlaşmalı boşanmada nafaka artırım davası açılabilir mi?

Evet. Protokolle belirlenen nafaka da değişen koşullara göre artırılabilir. Yargıtay, yıllık artış oranları hariç tüm taleplerden vazgeçildiğini yazan bir protokol maddesinin artırım davasına engel olmadığına karar verdi (2. HD, E. 2026/2058).

Protokolde her şeyden vazgeçtim, artırım isteme hakkım var mı?

Bu, özellikle vazgeçme maddesinin lafzına bağlıdır. Yargıtay’ın incelediği maddede yıllık artış oranları vazgeçmenin dışında tutulmuştu ve Daire artırım davasının önünde engel görmedi.

Nafaka artırım davasının harcı ne kadar?

Harçlar Kanunu’na ekli tarife, nafakaya ilişkin hükümlerde harcı bir senelik nafaka bedeli üzerinden öngörür. Artırım davasında harca esas değer ve güncel tutar dava tarihindeki tarifeye göre belirlenir; dava açmadan önce adliyeden teyit edilmesi gerekir.

Nafaka artırım kararına itiraz edilebilir mi?

Karar, kesinlik sınırını aşıyorsa istinaf ve temyiz yoluna açıktır. Bu yazıda ele alınan kararlarda mahkemeler bu sınırı nafakanın yıllık tutarı üzerinden değerlendirdi; sınır her yıl güncellendiği için güncel rakamı ayrıca kontrol etmek gerekir.

Nafaka artırım kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

Evet. Nafakaya ilişkin ilamların takibe konulması için kesinleşme aranmaz; istinaf veya temyiz başvurusu icrayı durdurmaz ve nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m. 350/1, m. 367/1). Yargıtay, aile hukukuna ilişkin kararlar için öngörülen kesinleşme şartını nafaka ilamlarına uygulamaz (8. HD, E. 2014/3017, K. 2015/114, T. 12.01.2015).

Artırılan nafaka ödenmezse ne olur?

Alacaklı ilama dayanarak icra takibi başlatır. Nafaka borcunu ödemeyen borçlu hakkında şikâyet üzerine üç aya kadar tazyik hapsi gündeme gelir (İİK m. 344).

Nafaka artırım davası reddedilirse ne olur?

Ret kararı yeni bir artırım davasını sonsuza dek engellemez; kanun yeni dava için süre sınırı koymaz. Ancak yeni davada ret kararından sonra ortaya çıkan değişikliği göstermek gerekir.

Kaynakça

Mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 4, 168, 169, 175, 176, 177, 178, 182, 330, 331, 364, 365. mevzuat.gov.tr
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 6, 19, 103, 166, 316, 320, 350, 362, 367. mevzuat.gov.tr
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 2, 4.
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 1. mevzuat.gov.tr
  • İcra ve İflas Kanunu, m. 344.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu, (1) sayılı tarife (karar ve ilam harcı).
  • Anayasa Mahkemesi, E. 2025/156, K. 2026/131, T. 4.6.2026 (TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptali; RG 30.09.2026, sayı 33386; iptalin yürürlüğü 30.06.2027).

Yargı kararları

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/3017, K. 2015/114, T. 12.01.2015.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2722, K. 2018/1359, T. 27.09.2018.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/2205, K. 2019/3731, T. 01.04.2019.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/4645, K. 2021/5308, T. 28.06.2021.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1948, K. 2023/1537, T. 04.04.2023.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2244, K. 2023/6273, T. 14.12.2023.
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/1023, K. 2024/6112, T. 11.06.2024.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5549, K. 2024/5627, T. 10.09.2024.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3107, K. 2024/5790, T. 12.09.2024.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2665, K. 2024/9550, T. 05.12.2024.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/6004, K. 2025/2090, T. 27.02.2025.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/2058, K. 2026/4169, T. 15.04.2026.

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.

Benzer Yazılar