Boşanmada velayet, mahkemenin boşanma kararıyla birlikte ergin olmayan çocuğun bakımını, eğitimini ve temsilini ana veya babadan hangisine bırakacağını belirlemesidir. Kanunda anne ya da baba lehine bir öncelik veya yaş sınırı yoktur. Hâkim, çocuğun üstün yararını esas alır; bunun için çocuğun yaşam düzenine, ebeveynlerin bakım imkânlarına, sosyal inceleme raporuna ve idrak çağındaki çocuğun görüşüne bakar.
Kısaca
- Ölçüt: Belirleyici olan çocuğun üstün yararıdır; ebeveynin kusuru ve sosyal konumu ancak bu yararı etkilediği ölçüde önem taşır.
- Yaş: Türk Medeni Kanunu “şu yaşa kadar anneye” biçiminde bir kural içermez. Mahkeme her dosyada somut duruma bakar.
- Çocuğun görüşü: İdrak çağındaki çocuğu dinlemeden verilen velayet kararını Yargıtay bozuyor.
- Ortak velayet: Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarına göre mümkündür; ancak ebeveynler arasında çekişme varsa uygun görülmüyor.
- Diğer ebeveyn: Çocukla kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir ve çocuğun giderlerine gücü oranında iştirak eder (TMK m. 182, 323).
- Sonradan değişiklik: Koşullar değişirse ebeveyn velayetin değiştirilmesini ister. Bu iş çekişmesiz yargı işidir ve bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir.
Velayet Nedir ve Boşanmada Velayet Neden Önem Taşır?
Velayet, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi, korunması, temsili ve mallarının yönetimi konusunda ana ve babaya tanınan hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. Evlilik sürerken ana ve baba velayeti birlikte kullanır. Boşanma ortak hayatı sona erdirdiği için hâkim, velayetin kime ait olacağını kararında ayrıca belirler.
Türk Medeni Kanunu’na göre ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır ve yasal bir sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz (TMK m. 335). Ana ve baba, çocuğun menfaatini gözeterek kararlar alır. Ayrıca çocuğun olgunluğu ölçüsünde ona hayatını düzenleme olanağı tanır ve önemli konularda olabildiğince düşüncesini göz önünde tutar (TMK m. 339).
Evlilik devam ederken iki ebeveyn velayeti birlikte kullanır. Buna karşılık ortak hayat sona ermişse veya ayrılık gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verme yetkisine sahiptir. Boşanmada ise velayet, çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir (TMK m. 336). Dolayısıyla boşanma kararı, velayet bakımından yeni bir düzen kurar.
Velayet hangi konuları kapsar?
Velayet yalnızca çocuğun kimin yanında yaşayacağı sorusu değildir. Kanun, ana ve babaya çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlama görevi verir (TMK m. 340). Ayrıca ana ve baba, velayet çerçevesinde çocuğun yasal temsilcisidir (TMK m. 342). Çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkı da ana ve babaya aittir; bu hakkı sınırlayan sözleşme geçersizdir (TMK m. 341).
Öte yandan velayet, bakım borcundan ayrı bir kavramdır. Çocuğun bakım giderleri ana ve babaya aittir ve bakım borcu çocuk ergin olana kadar sürer; eğitim sürüyorsa koşullara göre makul ölçüde eğitimin sonuna kadar uzar (TMK m. 327-328). Bu nedenle velayeti almayan ebeveynin de çocuğa karşı malî yükümlülüğü devam eder.
Boşanmada Velayet Kime Verilir?
Boşanmada velayet konusunda hâkim, velayeti çocuğun üstün yararına en uygun düzeni sağlayacak ebeveyne bırakır. Hâkim anne ya da baba lehine bir varsayımla hareket etmez; çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini kimin daha iyi sağlayacağını araştırır. Velayet kamu düzenine ilişkin olduğu için mahkeme gerekli araştırmayı kendiliğinden yapar.
Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinler. Ardından ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler (TMK m. 182/1). Çocuk vesayet altındaysa hâkim vasinin ve vesayet makamının düşüncesini de alır.
Çocuğun üstün yararı ne demektir?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, velayet kararlarında temel ilkenin çocuğun üstün yararı olduğunu tekrar tekrar vurgular. Daire bu ilkeyi BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 3, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi, TMK m. 339, 343 ve 346 ile Çocuk Koruma Kanunu’na dayandırır (Yargıtay 2. HD, E. 2025/9999, K. 2026/5061, T. 05.05.2026).
Aynı kararda Daire, üstün yararın çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini kapsadığını belirtir. Buna karşılık ana ve babanın kusuru, ahlaki değer yargıları ve sosyal konumu ancak çocuğun yararını etkilediği ölçüde dikkate alınır. Yani boşanmada daha kusurlu bulunan eş, bu nedenle kendiliğinden velayeti kaybetmez.
Boşanmada velayet için hâkimin baktığı ölçütler
Kanun ölçütleri tek tek saymaz. Ancak Yargıtay kararlarında sürekli tekrar eden başlıklar, hâkimin velayeti belirlerken neye baktığını açıkça gösterir. Aşağıdaki tablo bu ölçütleri ve dayandıkları kararları özetler.
| Ölçüt | Mahkeme neye bakar? | Dayanak |
|---|---|---|
| Üstün yarar | Bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişim | TMK m. 340; 2. HD 2025/9999 E. |
| Çocuğun görüşü | İdrak çağındaki çocuğun tercihi ve gerekçesi | TMK m. 339; 2. HD 2024/5917 E. |
| Sosyal inceleme raporu | Barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durum | 4787 sayılı Kanun m. 5 |
| Kardeşler | Haklı sebep yoksa kardeşlerin ayrılmaması | 2. HD 2025/6482 E. |
| Yargılamadaki gelişmeler | Dava sürerken ortaya çıkan olaylar | 2. HD 2024/5917 E. |
| Kusur ve sosyal konum | Yalnızca çocuğun yararını etkilediği ölçüde | 2. HD 2025/283 E. |

Boşanmada Velayet İçin Yaş Kuralı Var mı?
Hayır, boşanmada velayet için kanunda bir yaş kuralı yoktur. Türk Medeni Kanunu, “sıfır ile altı yaş arası çocuk annede kalır” gibi bir hüküm içermez. Küçük çocuklarda bakımın sürekliliği uygulamada önem taşır. Ancak Yargıtay, yalnızca anne şefkatine dayanan gerekçeyi tek başına yeterli görmüyor.
Örneğin bir dosyada ilk derece mahkemesi velayeti anneye vermiştir. Mahkeme gerekçesinde çocukların fiilen annenin yanında kaldığını, yaşları gereği anne bakım ve şefkatine muhtaç olduklarını ve mevcut düzenin bozulmaması gerektiğini belirtmiştir. Fakat çocuklardan biri idrak çağındaydı, görüşü alınmamıştı ve dosyada sosyal inceleme de yoktu. Bu nedenle Yargıtay, bu çocuğun velayeti yönünden kararı bozdu (Yargıtay 2. HD, E. 2025/6482, K. 2026/860, T. 02.02.2026).
Bebeğin veya küçük çocuğun velayeti
Bebek ve küçük çocuklarda mahkeme, çocuğun günlük bakımını fiilen kimin üstlendiğini ve bakımın kesintisiz sürüp sürmeyeceğini değerlendirir. Ancak bu değerlendirme bir yaş tablosuna değil, dosyadaki raporlara ve somut olgulara dayanır. Dolayısıyla küçük çocuğun velayetini isteyen ebeveyn de bakım düzenini delille ortaya koymalıdır.
Kız veya erkek çocuğun velayeti
Kanun, çocuğun cinsiyetine göre bir velayet kuralı koymaz. Erkek çocuğun babaya, kız çocuğun anneye verileceği yönündeki yaygın kanaat, kanuni bir dayanağa sahip değildir. Mahkeme cinsiyeti değil, çocuğun gelişimini ve ihtiyaçlarını esas alır.
İdrak Çağındaki Çocuğun Görüşü Boşanmada Velayeti Nasıl Etkiler?
İdrak çağındaki çocuğun görüşü, boşanmada velayet kararının temel unsurlarından biridir. Yargıtay, böyle bir çocuğun bizzat dinlenmesini ve tercihine gereken önemin verilmesini ister. Görüşü alınmadan verilen kararı bozar. Bununla birlikte çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa mahkeme çocuğun isteğinin aksine de karar verir.
İdrak çağı, çocuğun kendisiyle ilgili bir konuda görüş oluşturup bunu ifade etme olgunluğuna ulaşmasını anlatır. Kanun bu dönem için bir yaş belirtmez. Yargıtay da bu yazıda ele alınan kararlarda bir yaş rakamı vermeden çocuğun olgunluğuna bakar. Bu nedenle bazı kaynaklarda geçen belirli yaş sınırlarını kesin kural olarak kabul etmemek gerekir.
Yargıtay bu ilkeyi BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 12 ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m. 3 ve 6’ya dayandırır. İç hukuktaki dayanak ise TMK m. 339’dur. Örneğin bir kararda Daire, idrak çağındaki çocukların bizzat dinlenmesini ve psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyetten yeni rapor alınmasını istedi (Yargıtay 2. HD, E. 2025/9999, K. 2026/5061, T. 05.05.2026).
Çocuk mahkemede nasıl dinlenir?
Hâkim çocuğu bizzat veya sosyal çalışmacı, psikolog ya da pedagog aracılığıyla dinler. Yargıtay, çocuğa yalnızca tercihinin sorulmasını yeterli görmez; çocuğun kararın olası sonuçları hakkında bilgilendirilmesini de ister (Yargıtay 2. HD, E. 2025/6482). Böylece çocuk, tercihinin ne anlama geldiğini bilerek görüş bildirir.
Hâkim çocuğun isteğine aykırı karar verir mi?
Evet, hâkim çocuğun isteğine aykırı karar verme yetkisine sahiptir. Çünkü ölçüt çocuğun ne istediği değil, neyin onun üstün yararına olduğudur. Örneğin bir davada çocuk, annesinin disiplininden uzaklaşmak için babasıyla kalmak istemişti. Ardından anne, çocuğun ders ve davranış sorunları yaşadığını ileri sürerek velayetin babaya verilmesini talep etti.
Yargıtay bu dosyada velayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve yargılama sırasında meydana gelen olayların da gözetileceğini belirtti. Ayrıca her iki ebeveynin ve çocuğun görüşü alınarak yeni bir heyet raporu düzenlenmesini istedi. Sonuçta velayet yönünden kararı bozdu (Yargıtay 2. HD, E. 2024/5917, K. 2025/4008, T. 21.04.2025).
Boşanmada Velayet Davasında Sosyal İnceleme Raporu
Sosyal inceleme raporu, aile mahkemesinin görevlendirdiği psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacının ebeveynlerle ve çocukla görüşerek hazırladığı değerlendirmedir. Rapor; barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumu ve ebeveynin velayeti üstlenmesine engel bir hâl bulunup bulunmadığını ortaya koyar. Yargıtay, eksik incelemeyle verilen kararları bozuyor.
Aile mahkemeleri, uyuşmazlık nedenlerini araştırmak, duruşmada bulunmak ve görüş bildirmek üzere Bakanlığın görevlendirdiği psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır (4787 sayılı Kanun m. 5). Bu görevliler yoksa mahkeme diğer kamu görevlilerinden veya serbest meslek sahiplerinden destek alır. Ayrıca taraflar, bu kişileri hâkimin reddi sebeplerine dayanarak reddetme hakkına sahiptir.
Rapor tek başına bağlayıcı değildir; ancak mahkeme raporun önerdiği incelemeyi yapmadan karar verirse eksik inceleme oluşur. Örneğin bir dosyada sağlık kurulu raporu, velayet bakımından çocuk psikiyatrisi değerlendirmesi yapılmasını önermişti. Bu inceleme yapılmadan verilen velayet kararını Yargıtay bozdu (Yargıtay 2. HD, E. 2025/283, K. 2025/11766, T. 23.12.2025).
Velayet davasında hangi deliller önem taşır?
Kanun velayet davası için kapalı bir belge listesi öngörmez. Uygulamada taraflar nüfus kaydını, çocuğun okul ve sağlık belgelerini, konut ve gelir belgelerini, varsa koruma kararlarını ve tanıklarını sunar. Kişisel ilişkinin engellendiği iddiasında ise müdürlük tutanakları önem kazanır. Yazışmaların delil değeri için WhatsApp mesajlarının boşanma davalarında delil olarak kullanılması yazımıza bakabilirsiniz.
Çocuğa ait okul ve sağlık bilgileri özel olarak korunması gereken verilerdir. Bu nedenle ebeveynler bu belgeleri yalnızca mahkemeye sunmalı, sosyal medyada veya üçüncü kişilerle paylaşmamalıdır. Taraflar istem hâlinde duruşmanın gizli yapılmasını da talep eder (TMK m. 184/6).
Kardeşler ve Mevcut Düzen: Boşanmada Velayet Kararında Süreklilik
Haklı bir sebep yoksa mahkeme kardeşleri birbirinden ayırmaz. Yargıtay, boşanmada velayet kararında kardeşlerin birlikte büyümesini çocukların üstün yararının bir parçası sayar. Ayrıca çocuğun alıştığı ev, okul ve sosyal çevre de değerlendirmede yer alır; ancak mevcut düzen tek başına sonucu belirlemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, iki çocuklu bir ailede idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınmasını, sosyal inceleme raporu düzenlenmesini ve kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesinin gözetilmesini istedi (E. 2025/6482, K. 2026/860). Dolayısıyla iki çocuğun velayetini farklı ebeveynlere vermek ancak haklı bir sebebe dayanırsa mümkündür.
Öte yandan çocuğun fiilen bir ebeveynin yanında yaşaması, o ebeveyne kendiliğinden üstünlük sağlamaz. Yukarıdaki kararda “düzen bozulmasın” gerekçesi, çocuğun görüşü ve heyet raporu olmadan yeterli görülmedi. Mahkeme mevcut düzeni diğer ölçütlerle birlikte tartar.
Kusur, Çalışma ve Gelir Boşanmada Velayet Kararını Etkiler mi?
Kusur, çalışma ve gelir tek başına boşanmada velayeti belirlemez. Boşanmada kusurlu bulunan eş, kusuru çocuğun yararını etkilemedikçe velayeti alma hakkını kaybetmez. Ayrıca çalışan veya geliri düşük ebeveyn de velayet alır; çünkü diğer ebeveyn çocuğun giderlerine gücü oranında iştirak etmek zorundadır.
Örneğin aldatma, boşanma davasında kusur değerlendirmesini etkiler. Ancak aldatma eylemi çocuğun bakımını, güvenliğini veya gelişimini etkilemiyorsa mahkeme bunu velayet bakımından belirleyici saymaz. Kusur karşılaştırmasının nasıl yapıldığını evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanma yazımızda anlattık.
Kanun, çalışmayı da velayet engeli olarak saymaz. Belirleyici olan, ebeveynin çocuğun günlük bakımını nasıl organize ettiğidir. Benzer şekilde ekonomik durumu daha iyi olan ebeveyn velayeti kendiliğinden almaz. Çünkü velayeti almayan ebeveyn iştirak nafakası öder ve gelir farkını bu yolla dengeler (TMK m. 182/3).
Hangi durumlarda velayet anneye verilmez?
Kanunda “anneye verilmeyen durumlar” diye ayrı bir liste yoktur. Mahkeme, annenin velayeti üstlenmesine engel bir durum olup olmadığını üstün yarar ölçütüyle araştırır. Örneğin çocuğun gelişimini tehlikeye düşüren bir davranış, bakım yükümlülüğünün ağır biçimde savsaklanması veya heyet raporunda belirlenen ciddi bir risk, velayetin babaya verilmesine yol açar.
Velayet hangi durumlarda babaya verilir?
Baba için de aynı ölçüt geçerlidir. Babanın çocuğun bakımını fiilen üstlendiği, çocuğun idrak çağında babasını tercih ettiği ve bu tercihin heyet raporuyla desteklendiği, annenin ise velayeti üstlenmeye engel bir durumunun bulunduğu dosyalarda mahkeme velayeti babaya verir. Ancak her dosyada sonucu çocuğun üstün yararı belirler.
Dava Sürerken Çocuk Kimde Kalır? Boşanmada Velayet Tedbiri
Dava açılınca hâkim, çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Bu kapsamda çocuğun dava süresince hangi ebeveynin yanında kalacağını, diğer ebeveynle kişisel ilişkisini ve tedbir nafakasını belirler. Uygulamada buna tedbiren velayet de denir.
Tedbir kararı geçicidir ve boşanmada velayet konusundaki nihai kararı bağlamaz. Ancak tedbir döneminde oluşan düzen ve bu dönemde yaşanan olaylar, mahkemenin değerlendirmesine girer. Çekişmeli davanın aşamaları ve geçici önlemler için çekişmeli boşanma davası nasıl açılır rehberimize bakabilirsiniz.
Aile içi şiddet varsa 6284 sayılı Kanun ayrı bir koruma sistemi sunar. Hâkim koruyucu tedbirlerle birlikte velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki hakkında da karar verir (6284 sayılı Kanun m. 5/3). Ayrıca dosyada önceki bir kişisel ilişki kararı varsa hâkim bu ilişkiyi refakatçi eşliğine bağlar, sınırlar veya tümüyle kaldırır (m. 5/1-ç). Bu süreçleri eşe karşı uzaklaştırma kararı ve şiddet nedeniyle boşanma davası yazılarımızda ele aldık.
Boşanmada Velayet Süreci Adım Adım
Boşanmada velayet süreci, dava dilekçesindeki talep veya anlaşmalı boşanma protokolüyle başlar; geçici önlemler, heyet incelemesi, çocuğun dinlenmesi ve hükümle devam eder. Hüküm kesinleştikten sonra da koşullar değişirse velayetin değiştirilmesi ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi için yeni bir başvuru mümkündür.
- Talep: Çekişmeli davada davacı velayeti dilekçede ister; anlaşmalı boşanmada eşler protokolde “çocukların durumu”nu düzenler (TMK m. 166/3).
- Geçici önlemler: Hâkim dava süresince çocuğun kimde kalacağına ve kişisel ilişkiye kendiliğinden karar verir (TMK m. 169).
- Heyet incelemesi: Psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı ebeveynlerle ve çocukla görüşür (4787 sayılı Kanun m. 5).
- Çocuğun görüşü: Hâkim idrak çağındaki çocuğu, olası sonuçları anlatarak dinler.
- Hüküm: Mahkeme velayeti, kişisel ilişki takvimini, velayet değişikliği ihtarını ve iştirak nafakasını belirler.
- Kanun yolu: Boşanma hükmüyle verilen velayete karşı istinaf ve temyiz süreleri ikişer haftadır (HMK m. 345, 361).
Boşanmada velayet davası ne kadar sürer?
Kanunda velayet davasının süresine ilişkin bir kural yoktur. Süre; tebligatlara, heyet raporlarına, tanıklara ve kanun yollarına göre değişir. Bununla birlikte iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemez (HMK m. 147/3). Ayrıca Yargıtay, velayet ve kişisel ilişki davalarının öncelikli ve ivedi görüldüğünü belirtir (Yargıtay 2. HD, E. 2025/2649, K. 2025/5503, T. 29.05.2025).
Dilekçe, masraf ve avukatla temsil
Velayet talebini içeren dilekçede çocuğun yaşam düzenine ilişkin vakıaları, her vakıanın delilini ve talebi açıkça yazmak gerekir. Avukatla temsil zorunlu değildir; her ebeveyn davayı kendisi takip etme hakkına sahiptir. Harç ve gider tutarları her yıl yeniden belirlenir; güncel tutarlar dava açılırken kontrol edilmelidir. Buna karşılık kişisel ilişki ve çocuk teslimi kararlarının müdürlükçe yerine getirilmesi işlemleri harçtan istisnadır (5395 sayılı Kanun m. 41/H).
Anlaşmalı Boşanmada Velayet Nasıl Belirlenir?
Anlaşmalı boşanmada eşler, velayeti ve kişisel ilişki düzenini protokolde kendileri belirler. Ancak hâkim bu düzenlemeyle bağlı değildir. Hâkim, “çocukların durumu” hakkındaki düzenlemeyi uygun bulmalıdır; tarafların ve çocukların menfaatine göre değişiklik yapma yetkisine de sahiptir (TMK m. 166/3).
Hâkim değişiklik önerirse ve taraflar bunu kabul ederse mahkeme boşanmaya karar verir. Ayrıca boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m. 184/5). Bu yüzden protokoldeki velayet maddesi, çocuğun yararına aykırıysa mahkemenin onayından geçmez. Protokolün diğer maddeleri için anlaşmalı boşanma davası rehberimize bakabilirsiniz.
Protokolde üstlenilen gider taahhütleri de önem taşır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, babanın protokolde üstlendiği eğitim giderleri taahhüdünü, velayet sonradan anneye geçse bile bağlayıcı buldu. Çünkü taahhüt protokolde velayete bağlanmamıştı (Yargıtay HGK, E. 2017/1895, K. 2019/630, T. 30.05.2019). Dolayısıyla protokoldeki ödeme yükümlülüklerini hangi koşula bağladığınızı açıkça yazmanız gerekir.
Boşanmada Ortak Velayet Mümkün mü?
Evet, boşanmada ortak velayet Türk hukukunda mümkündür; ancak kanunda usul ve esasları açıkça düzenlenmemiştir. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi, ortak velayeti 7 No.lu Protokol m. 5 üzerinden kabul eder. Bununla birlikte ebeveynler arasında çekişme varsa veya taraflar istemiyorsa ortak velayet uygun görülmüyor.
Ortak velayet tartışmasının metin dayanağı TMK m. 336’daki “verebilir” ifadesidir. Kanuna göre ortak hayat sona ermişse hâkim velayeti eşlerden birine verme yetkisine sahiptir; ancak kanun bunu zorunlu bir kural olarak yazmaz. Bununla birlikte Yargıtay, 6684 sayılı Kanunla onaylanan ve eşler arasında eşitliği düzenleyen 7 No.lu Protokol m. 5’i iç hukukun parçası sayar.
Çekişme varsa ortak velayet olmaz
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025 tarihli bir kararında velayetin ana ve babaya ortak olarak da bırakılabileceğini açıkça belirtti. Ancak aynı dosyada anne ve baba farklı şehirlerde yaşıyordu, çocuğun kimin yanında kalacağı konusunda uzlaşamıyordu ve aralarında süregelen bir çekişme vardı. Bu nedenle Daire, ilk derece mahkemesinin kurduğu ortak velayeti üstün yarara aykırı buldu ve kararı bozdu (Yargıtay 2. HD, E. 2024/5611, K. 2025/3196, T. 27.03.2025).
Anayasa Mahkemesi: taraflar istemeden ortak velayet
Anayasa Mahkemesi, taraflar istemediği hâlde ve gerekçesiz biçimde ortak velayete hükmedilmesini aile hayatına saygı hakkının ihlali saydı (AYM, B. No: 2018/27658, K.T. 06.10.2021). Olayda bölge adliye mahkemesi, kimse talep etmeden ortak velayete ve çocuğun fiilî yaşam düzenini değiştiren bir takvime karar vermişti.
Mahkemeye göre ortak velayetin çocuğun yararına olduğu, bilimsel rapor gibi objektif verilere dayanmalıdır. Ayrıca mahkeme ebeveynlerin ve görüş bildirecek yaştaki çocuğun düşüncesine başvurmalı, taraflar arasında ihtilaf olup olmadığını gözetmelidir. Fiilî düzen değişecekse mahkeme bunun nedenini de açıklamalıdır.
Yurt dışında verilen ortak velayet kararı
Yargıtay’a göre yabancı bir mahkemenin verdiği ortak velayet kararı, Türk kamu düzenine açıkça aykırı değildir. Yargıtay, İsveç mahkemesinin Türk vatandaşı eşler hakkında verdiği kararda boşanmayla birlikte ortak velayet kısmının da tanınması gerektiğine hükmetti (Yargıtay 2. HD, K. 2017/13800, T. 04.12.2017). Tanıma sürecinin genel kuralları için yurt dışında alınan boşanma kararlarının Türkiye’de geçerliliği yazımıza bakabilirsiniz.
Velayeti Verilmeyen Ebeveynin Hakları Nelerdir?
Velayeti verilmeyen ebeveyn, çocukla uygun kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir (TMK m. 323). Mahkeme bu ilişkinin takvimini boşanma kararında belirler. Aynı ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında iştirak eder; uygulama bu ödemeye iştirak nafakası adını verir (TMK m. 182/3).
Kişisel ilişkide çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınır. Ayrıca ana ve babadan her biri, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedeleyecek ve eğitimini engelleyecek davranışlardan kaçınmak zorundadır (TMK m. 324/1).
Kişisel ilişki (görüş günleri) nasıl belirlenir?
Kanun standart bir görüş takvimi öngörmez; mahkeme takvimi çocuğun yaşına, okul düzenine ve ebeveynlerin yaşadığı yere göre kurar. Örneğin bir dosyada bölge adliye mahkemesi kişisel ilişkiyi ayın birinci ve üçüncü hafta sonları, dinî bayramların ikinci ve üçüncü günleri, yarıyıl tatilinin ilk haftası, babalar günü ve temmuz ayı olarak düzenledi. Bu bir örnektir; her dosyada takvim farklıdır.
Aynı dosyada bölge adliye mahkemesi, “her türlü iletişim aracıyla görüşme” hakkını infaza elverişli görmeyerek hükümden çıkardı. Bu nedenle telefon veya görüntülü görüşme isteyen ebeveynin gün ve saat aralığını somut biçimde talep etmesi yararlı olur. Yargıtay ayrıca kişisel ilişki kararında velayetin değiştirilebileceği ihtarının zorunlu olduğunu belirterek hükmü düzeltti (Yargıtay 2. HD, E. 2022/10758, K. 2023/1504, T. 30.03.2023).
Mahkeme kişisel ilişkiyi ne zaman kısıtlar?
Çocuğun huzuru tehlikeye girerse, ebeveyn hakkını yükümlülüğüne aykırı kullanırsa, çocukla ciddi biçimde ilgilenmezse veya başka önemli sebepler varsa mahkeme kişisel ilişkiyi reddeder ya da kaldırır (TMK m. 324/2). Ancak Yargıtay bu yetkiyi dar yorumlar. Daireye göre mahkeme, ebeveyni kişisel ilişkiden tümüyle yoksun bırakmadan önce refakatçi eşliğinde ve yatısız bir düzeni değerlendirmelidir (Yargıtay 2. HD, E. 2025/2649, K. 2025/5503).
Büyükanne ve büyükbabanın torunla görüşmesi
Olağanüstü hâllerde hâkim, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde diğer kişilere, özellikle hısımlara da kişisel ilişki hakkı tanır (TMK m. 325). Bu nedenle büyükanne ve büyükbaba, olağanüstü bir durumun varlığını ve görüşmenin çocuğun yararına olduğunu ortaya koyarsa mahkemeden kişisel ilişki talep etme hakkına sahiptir.
İştirak nafakası
İştirak nafakası, velayeti almayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma payıdır. Yargıtay’a göre mahkeme iştirak nafakasına kendiliğinden de hükmeder. Ayrıca taraf bu nafakayı yargılama boyunca her zaman ister. Daireye göre nafakayı artırma talebi iddiayı genişletme niteliği taşımaz ve ıslah gerektirmez (Yargıtay 2. HD, E. 2025/6482, K. 2026/860). Hâkim, istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de karara bağlar (TMK m. 182/4). Hesaplama ve artırım için nafaka davası ve hesaplaması yazımıza bakabilirsiniz.
Kişisel İlişki Kararı Uygulanmazsa Ne Olur?
Kişisel ilişki kararı uygulanmazsa hak sahibi, icra dairesine değil adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurur. Müdürlük, yükümlüye teslim emri gönderir. Emre aykırı davranan ebeveyn disiplin hapsiyle karşılaşır. Ayrıca kişisel ilişki gereklerine uymamak, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilmesine yol açar.
24/11/2021 tarihli 7343 sayılı Kanun, çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesini İcra ve İflas Kanunu’ndan çıkardı. İİK m. 25, 25/a, 25/b ve 341 yürürlükten kalktı. Yeni sistem 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 41/A-41/H hükümlerinde yer alır. Dolayısıyla çocuk teslimini icra dairesine bağlayan eski bilgiler artık güncelliğini yitirdi.

Müdürlüğe başvuru ve teslim emri
Aile mahkemesinin çocuk teslimine veya kişisel ilişkiye dair ilamını ya da tedbir kararını adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü yerine getirir. Müdürlük yoksa Bakanlığın belirlediği hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü bu görevi yürütür. Yetkili müdürlük, çocuğun yerleşim yerindeki müdürlüktür. Uygulamayı psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci veya rehber öğretmen gibi görevliler yürütür (m. 41/A).
Hak sahibi müdürlüğe başvurunca müdürlük önce yükümlüyle iletişime geçer. Sonuç alınamazsa müdürlük teslim emri gönderir. Emirde mazeret bildirme imkânı, gerekirse kolluk yardımıyla teslim, disiplin hapsi ihtarı ve bir hafta içinde aile mahkemesine şikâyet hakkı yer alır (m. 41/B, 41/C). Ayrıca teslim için valilik veya belediyeler uygun mekânlar belirler (m. 41/D).
Hak sahibinin yükümlülükleri
Kişisel ilişki hakkı olan ebeveynin de uyması gereken kurallar vardır. Hak sahibi, teslim saatinden en az 48 saat önce gelişini müdürlüğe bildirmek zorundadır (m. 41/C/7). Haklı bir mazereti olmadan art arda iki kez veya bir yılda üç kez teslim almaya gelmezse müdürlük dosyayı işlemden kaldırır ve teslim emri hükümsüz hâle gelir (m. 41/C/12).
Disiplin hapsi ve şikâyet yolu
Kişisel ilişkiye ilişkin teslim emrine aykırı davranan yükümlü, bir ay içindeki şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle karşılaşır. Çocuk teslimine ilişkin emre aykırılıkta ve kişisel ilişki için aldığı çocuğu süre bitiminde getirmeyen hak sahibi için üst sınır üç aya kadar disiplin hapsidir (m. 41/F). Disiplin hapsi bir ceza değil, kararın uygulanmasını sağlayan bir zorlama aracıdır.
Öte yandan müdürlük işlemlerine karşı öğrenme veya tebliğden itibaren bir hafta içinde aile mahkemesine şikâyet yolu açıktır. Taraflar şikâyet kararına karşı iki hafta içinde itiraz eder; itiraz mercii bir hafta içinde karar verir ve bu karar kesindir (m. 41/E).
Velayetin değiştirilmesi ihtarı
Mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gerekleri yerine getirilmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder (TMK m. 182/2, 324/3). Yargıtay bu ihtarı zorunlu sayar. Böylece kişisel ilişkiyi sürekli engelleyen ebeveyn, velayeti kaybetme ihtimaliyle karşılaşır.
Yurt dışına çıkış için diğer ebeveynin rızası gerekir mi?
Yargıtay, velayet annedeyken çocukların yurt dışına çıkışının babanın rızasına bağlanması talebini hukuki yarar yokluğundan reddetti. Daireye göre kanun, kişisel ilişkinin engellenmesine karşı velayet değişikliği ve disiplin hapsi yollarını zaten düzenler. Ayrıca böyle bir kısıtlama annenin velayet hakkını ve seyahat özgürlüğünü sınırlar (Yargıtay 2. HD, E. 2025/5404, K. 2025/9980, T. 20.11.2025).
Kişisel ilişki kararının uygulanmasıyla ilgili sorularınız mı var?
Teslim emri, şikâyet süreleri ve velayet değişikliği ihtarının uygulanması, kararın içeriğine ve müdürlük tutanaklarına göre farklı değerlendirme gerektirir. Bu tür durumlarda hukuki yol, olayın özelliklerine göre değişir. Somut durumunuzun değerlendirilmesi için bir avukattan hukuki görüş alabilirsiniz.
Boşanmadan Sonra Velayet Değiştirilebilir mi?
Evet, boşanmadan sonra koşullar değişirse velayetin değiştirilmesi mümkündür. Ana veya babanın başka biriyle evlenmesi, başka yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim gerekli önlemleri alır (TMK m. 183). Velayetin değiştirilmesi bir çekişmesiz yargı işidir ve çocuğun üstün yararına göre karara bağlanır.
Kanun, velayetin eşlerden birinden alınarak diğerine verilmesini çekişmesiz yargı işleri arasında sayar (HMK m. 382/2-b-13). Bu işlerde mahkeme, niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulünü uygular ve kendiliğinden araştırma yapar (HMK m. 385). Ayrıca çekişmesiz yargı kararları, kanunda aksi öngörülmedikçe maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz (HMK m. 388). Bu nedenle koşullar yeniden değişirse yeni bir başvuru yapmak mümkündür.
Velayetin değiştirilmesi sebepleri
Kanun değiştirme sebeplerini sınırlı biçimde saymaz. Uygulamada en sık görülenler şunlardır: velayet sahibinin çocuğun bakımını ihmal etmesi, kişisel ilişkiyi sürekli engellemesi, çocuğun gelişimini tehlikeye düşüren bir yaşam tarzı ve idrak çağındaki çocuğun diğer ebeveynle yaşama isteği. Her durumda mahkeme yeni olguları heyet raporu ve çocuğun görüşüyle birlikte değerlendirir.
Velayet sahibi yeniden evlenirse veya taşınırsa
Velayet sahibinin yeniden evlenmesi tek başına velayetin kaldırılması sebebi değildir. Ancak çocuğun menfaati gerektirirse hâkim velayet sahibini değiştirir veya vasi atar (TMK m. 349). Benzer şekilde başka bir şehre taşınmak da kendiliğinden velayet değişikliği doğurmaz. Mahkeme, taşınmanın çocuğun okuluna, sosyal çevresine ve diğer ebeveynle ilişkisine etkisini inceler.
Velayet sahibi ebeveyn ölürse
Kanun ölüm hâlinde velayetin sağ kalan eşe ait olduğunu belirtir (TMK m. 336). Boşanmadan sonra velayet sahibinin ölümü ise TMK m. 183 kapsamında yeni bir olgudur; hâkim kendiliğinden veya istem üzerine gerekli önlemleri alır. Dolayısıyla sağ kalan ebeveynin aile mahkemesine başvurarak velayet düzenlemesini istemesi uygun olur.
Velayetin Kaldırılması, Vasi Atanması ve Geri Verilmesi
Kanun velayeti devlete bırakmaz. Çocuğun gelişimi tehlikedeyse hâkim önce koruma önlemleri alır, gerekirse çocuğu bir aile yanına veya kuruma yerleştirir. Bu önlemler yetersiz kalırsa velayeti kaldırır. Velayet her iki ebeveynden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır; sebep ortadan kalkınca hâkim velayeti geri verir.
Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde ana ve baba çare bulamazsa hâkim uygun önlemleri alır (TMK m. 346). Çocuğun bedensel veya zihinsel gelişmesi tehlikedeyse ya da çocuk manen terk edilmişse hâkim onu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya kuruma yerleştirir. Ana ve babanın ödeme gücü yoksa giderleri Devlet karşılar (TMK m. 347).
Diğer önlemler sonuçsuz kalırsa hâkim velayeti kaldırır. Kanun iki sebep sayar: deneyimsizlik, hastalık, başka yerde bulunma gibi nedenlerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememe ve çocuğa yeterli ilgiyi göstermeme veya yükümlülükleri ağır biçimde savsaklama (TMK m. 348). Hâkim velayeti kaldırsa bile ana ve babanın bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü sürer (TMK m. 350).
Vasi atanması ve velayetin geri verilmesi
Velayet her iki ebeveynden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır (TMK m. 348). Çünkü velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır (TMK m. 404). Vesayet sürecini vasi nedir, nasıl atanır yazımızda anlattık. Durum değişirse hâkim önlemleri uyarlar; kaldırma sebebi ortadan kalkarsa kendiliğinden veya istem üzerine velayeti geri verir (TMK m. 351).
Evlilik dışında doğan çocuğun velayeti
Ana ve baba evli olmadığında velayet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüşse ya da velayeti elinden alınmışsa hâkim çocuğa vasi atar veya velayeti babaya verir (TMK m. 337). Resmî nikâh olmadan kurulan birlikteliklerin çocuklar bakımından sonuçlarını imam nikâhı ve kadın hakları yazımızda ele aldık.
Boşanmada Velayet Kararına Karşı Kanun Yolları
Boşanma kararıyla birlikte verilen velayet hükmüne karşı istinaf ve temyiz yolu açıktır; süre, tebliğden itibaren ikişer haftadır. Buna karşılık sonradan açılan velayetin değiştirilmesi davası çekişmesiz yargı işidir. Bu işlerde bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir ve temyiz edilemez.
Yargıtay bu ayrımı açıkça uyguladı. Velayetin değiştirilmesi davası reddedilen babanın temyiz dilekçesini, HMK m. 362/1-ç gereği bölge adliye mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle reddetti. Aynı dosyada Daire, kişisel ilişkinin kaldırılmasına ilişkin kısmı ise baba yararına bozdu (Yargıtay 2. HD, E. 2025/2649, K. 2025/5503, T. 29.05.2025).

Bu nedenle velayetin değiştirilmesi davasında istinaf aşamasına bütün delilleri eksiksiz sunmak önem taşır. Boşanma kararının tebliği ve kesinleşmesiyle ilgili ayrıntılar için boşanma kararından sonra gerekçeli karar alınmazsa ne olur yazımıza bakabilirsiniz.
Boşanmada Velayet ve Çocuğun Mahremiyeti
Boşanmada velayet süreci, çocuğa ait hassas bilgileri içerir. Bu nedenle ebeveynlerin çocuğun okul, sağlık ve psikolojik değerlendirme bilgilerini yalnızca mahkeme süreci için kullanması gerekir. Teslim anına ait görüntülerin internette yayımlanması hâlinde kanun içerik çıkarma ve erişim engeli yolunu öngörür.
Çocuk teslimi veya kişisel ilişki sırasında kaydedilen ses ve görüntülerin internette yayımlanmasına karşı ilgili kişi, 5651 sayılı Kanun m. 9 uyarınca içeriği çıkarma ve erişimi engelleme yoluna başvurur (5395 sayılı Kanun m. 41/G). Ayrıca müdürlük, 6284 kapsamındaki gizlilik kararlarını ve tedbirleri kişisel ilişkinin yerine getirilmesinde de gözetir (m. 41/C/11). Çocuğun görüntüsünü paylaşmak, hem çocuğun kişilik haklarını zedeler hem de dosyada aleyhe değerlendirilme riski taşır.
Boşanmada Velayet Davasında Sık Yapılan Hatalar
Boşanmada velayet davasında en sık hatalar, çocuğu ebeveyn çatışmasının içine çekmek, kişisel ilişkiyi engellemek ve “küçük çocuk zaten annede kalır” varsayımıyla delil sunmamaktır. Ayrıca kanun yolu ve müdürlük sürecindeki kuralları bilmemek de hak kayıplarına yol açar. Aşağıdaki liste bu hataları özetler.
- Çocuğa baskı yapmak: Çocuğa “kimi seçeceksin” diye baskı yapmak, heyet raporuna yönlendirme olarak yansır.
- Kişisel ilişkiyi engellemek: Velayet değişikliği ihtarına ve disiplin hapsine yol açar (TMK m. 324/3).
- Çocuğu süresinde geri getirmemek: Kanun hak sahibi için üç aya kadar disiplin hapsi öngörür (m. 41/F).
- Bildirim yapmamak: 48 saat önce bildirim yapmamak ve teslim günlerine gitmemek dosyanın işlemden kaldırılmasına neden olur.
- Çekişme varken ortak velayet istemek: Yargıtay bu durumda ortak velayeti uygun görmüyor.
- Temyize güvenmek: Velayetin değiştirilmesinde bölge adliye mahkemesi kararı kesindir.
- Delil sunmamak: Yaşa dayalı varsayımlara güvenip bakım düzenini ispatlamamak.
- Görüntü paylaşmak: Teslim anlarını sosyal medyada paylaşmak çocuğun mahremiyetini ihlal eder.
Kurgusal Örnek: Boşanmada Velayet Kararı
Aşağıdaki örnek kurgusaldır; gerçek bir dosyayı anlatmaz. Amaç, boşanmada velayet kararında ölçütlerin birlikte nasıl değerlendirildiğini göstermektir. Kişi adı, yer ve yaş bilgisi bilerek verilmemiştir; sonuç her dosyada somut olgulara göre farklılaşır.
Ebeveyn A ile Ebeveyn B’nin biri okul çağında, diğeri daha küçük iki çocuğu var. Dava açılınca hâkim, çocukların tedbiren Ebeveyn A’nın yanında kalmasına ve Ebeveyn B ile her hafta sonu kişisel ilişki kurulmasına karar veriyor. Ardından Ebeveyn B, daha yüksek gelirine dayanarak her iki çocuğun velayetini istiyor.
Mahkeme sosyal çalışmacı ve psikologdan oluşan heyete inceleme yaptırıyor. Heyet iki evi de ziyaret ediyor ve okul çağındaki çocukla görüşüyor. Çocuk, olası sonuçlar hakkında bilgilendirildikten sonra kardeşiyle birlikte Ebeveyn A’nın yanında kalmak istediğini söylüyor. Rapor, iki ebeveynin de çocuklara bakabileceğini, ancak mevcut okul ve bakım düzeninin çocuklar için daha sağlıklı olduğunu belirtiyor.
Bu durumda mahkeme, gelir farkını tek başına belirleyici saymaz. Kardeşleri ayırmadan velayeti Ebeveyn A’ya verir, Ebeveyn B için ayrıntılı bir kişisel ilişki takvimi kurar ve velayet değişikliği ihtarını hükme ekler. Ayrıca Ebeveyn B’nin gücü oranında iştirak nafakası ödemesine karar verir.
Velayet ve kişisel ilişki konusunda değerlendirme
Velayet talebi, kişisel ilişki takvimi ve iştirak nafakası; çocuğun yaşam düzenine, dosyadaki raporlara ve ebeveynlerin durumuna göre farklı değerlendirme gerektirir. Somut durumun hukuki açıdan değerlendirilmesi için belgelerinizle birlikte bir avukata danışmanız yararlı olur.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanmada velayet: temel sorular
Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir?
Velayeti, çocuğun üstün yararına en uygun düzeni sağlayacak ebeveyn alır. Kanun anne veya baba lehine bir öncelik tanımaz; hâkim her dosyada somut olgulara, raporlara ve çocuğun görüşüne bakar.
Hâkim velayete karar verirken nelere bakar?
Hâkim çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimine bakar (TMK m. 340). Bunun için sosyal inceleme raporunu, idrak çağındaki çocuğun görüşünü, kardeşlerin durumunu ve ebeveynlerin bakım imkânlarını değerlendirir.
Çocuğun üstün yararı ne anlama gelir?
Üstün yarar, velayet kararında çocuğun gelişimini her şeyin önüne koyan temel ilkedir. Yargıtay’a göre ebeveynin kusuru ve sosyal konumu ancak bu yararı etkilediği ölçüde dikkate alınır.
Velayet ile vesayet arasında fark var mı?
Evet, velayet ana ve babanın çocuk üzerindeki hak ve yükümlülükleridir; vesayet ise velayet altında bulunmayan küçük için vasi atanmasıdır. Kanuna göre velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır (TMK m. 404).
Velayet davasına hangi mahkeme bakar?
Velayet davasına aile mahkemesi bakar. Kişisel ilişki düzenlemelerinde ayrıca çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m. 326).
Velayet davası için avukat tutmak zorunlu mu?
Hayır, avukatla temsil zorunlu değildir. Her ebeveyn davayı kendisi açma ve takip etme hakkına sahiptir; ancak delillerin ve sürelerin baştan planlanması önemlidir.
Boşanmada velayet: yaş, cinsiyet ve kardeşler
Velayet kaç yaşına kadar anneye verilir?
Kanunda böyle bir yaş sınırı yoktur. Türk Medeni Kanunu velayeti yaşa göre anneye veya babaya bağlamaz; hâkim her yaşta çocuğun üstün yararına göre karar verir.
Küçük çocuğun velayeti her zaman annede mi kalır?
Hayır, kanun küçük çocuğun velayetini kendiliğinden anneye bırakmaz. Yargıtay, yalnızca anne şefkatine ve mevcut düzene dayanan gerekçeyi çocuğun görüşü ve sosyal inceleme olmadan yeterli görmedi (2. HD, E. 2025/6482).
Bebeğin velayeti kime verilir?
Hâkim bebeğin velayetini de üstün yarar ölçütüyle belirler. Mahkeme özellikle günlük bakımı fiilen kimin üstlendiğine ve bakımın kesintisiz sürüp sürmeyeceğine bakar.
Erkek çocuğun velayeti babaya mı verilir?
Hayır, kanunda çocuğun cinsiyetine göre bir velayet kuralı yoktur. Erkek çocuk için de belirleyici olan, çocuğun gelişimi ve ihtiyaçlarıdır.
Kardeşlerin velayeti ayrı ebeveynlerde olur mu?
Ancak haklı bir sebep varsa mümkündür. Yargıtay, kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesinin gözetilmesini istiyor (2. HD, E. 2025/6482, K. 2026/860).
Boşanmada velayet: çocuğun görüşü ve raporlar
İdrak çağı nedir, kaç yaşında başlar?
İdrak çağı, çocuğun kendisiyle ilgili konularda görüş oluşturup ifade etme olgunluğuna ulaşmasıdır. Kanun bu dönem için bir yaş belirtmez; mahkeme çocuğun olgunluğuna bakar.
Çocuğun görüşü velayet kararında dikkate alınır mı?
Evet, mahkeme idrak çağındaki çocuğun görüşünü almak ve ona gereken önemi vermek zorundadır. Yargıtay, görüşü alınmadan verilen velayet kararlarını bozuyor (2. HD, E. 2025/9999, K. 2026/5061).
Çocuk babasıyla kalmak isterse velayet babaya geçer mi?
Çocuğun isteği önemlidir; ancak tek başına sonucu belirlemez. Mahkeme bu tercihi heyet raporu ve diğer ölçütlerle birlikte değerlendirir.
Hâkim çocuğun isteğine aykırı karar vermesi mümkün mü?
Evet, üstün yarar gerektiriyorsa hâkim çocuğun görüşünün aksine karar verir. Örneğin Yargıtay, disiplinden kaçmak için babasıyla kalmak isteyen çocuğun durumunun yeniden araştırılmasını istedi (2. HD, E. 2024/5917).
Mahkeme çocuğu nasıl dinler?
Hâkim çocuğu bizzat veya psikolog, pedagog ya da sosyal çalışmacı aracılığıyla dinler. Yargıtay, çocuğun kararın olası sonuçları hakkında bilgilendirilmesini de istiyor.
Velayet davasında pedagog ve psikolog raporu zorunlu mu?
Kanun her dosya için açık bir zorunluluk yazmaz; ancak Yargıtay heyet raporu olmadan verilen kararları eksik inceleme sayarak bozuyor. Aile mahkemesi bu raporu 4787 sayılı Kanun m. 5 uyarınca görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan alır.
Sosyal inceleme raporu nedir?
Sosyal inceleme raporu, görevli meslek elemanlarının ebeveynlerle ve çocukla görüşerek hazırladığı değerlendirmedir. Rapor barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumu ortaya koyar.
Boşanmada velayet davası: kusur, gelir ve süreç
Boşanmada kusurlu olan eşe velayet verilir mi?
Evet, kusur tek başına velayet engeli değildir. Yargıtay’a göre kusur ancak çocuğun yararını etkilediği ölçüde dikkate alınır (2. HD, E. 2025/283, K. 2025/11766).
Aldatan eş velayeti kaybeder mi?
Aldatma kendiliğinden velayet kaybına yol açmaz. Mahkeme, bu davranışın çocuğun bakımını, güvenliğini veya gelişimini etkileyip etkilemediğine bakar.
Çalışan anne velayeti alır mı?
Evet, kanun çalışmayı velayet engeli olarak saymaz. Belirleyici olan, ebeveynin çocuğun günlük bakımını nasıl organize ettiğidir.
Geliri olmayan ebeveyn velayeti alır mı?
Evet, gelir azlığı tek başına velayeti engellemez. Çünkü velayeti almayan ebeveyn çocuğun giderlerine gücü oranında iştirak etmek zorundadır (TMK m. 182/3).
Boşanma davası sürerken çocuk kimde kalır?
Hâkim dava süresince çocuğun kimde kalacağına geçici önlem olarak kendiliğinden karar verir (TMK m. 169). Aynı kararda diğer ebeveynle kişisel ilişkiyi ve tedbir nafakasını da belirler.
Velayet davası ne kadar sürer?
Kanunda velayet davasının süresine dair bir kural yoktur. Bununla birlikte iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemez (HMK m. 147/3) ve Yargıtay bu davaları öncelikli ve ivedi işler arasında sayar.
Anlaşmalı boşanmada velayet ve ortak velayet
Anlaşmalı boşanmada velayet nasıl belirlenir?
Eşler velayeti protokolde belirler; ancak hâkim bu düzenlemeyi uygun bulmalıdır (TMK m. 166/3). Hâkim, çocukların menfaatine göre protokolde değişiklik yapma yetkisine de sahiptir.
Hâkim protokoldeki velayet maddesini değiştirme yetkisine sahip mi?
Evet, hâkim çocukların menfaatine göre değişiklik yapar ve taraflar kabul ederse boşanmaya karar verir. Ayrıca fer’i sonuçlara ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli değildir (TMK m. 184/5).
Türkiye’de ortak velayet mümkün mü?
Evet, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarına göre ortak velayet mümkündür. Ancak kanunda usul ve esasları açıkça düzenlenmemiştir.
Ortak velayetin şartları nelerdir?
Mahkeme ortak velayetin çocuğun yararına olduğunu objektif verilerle ortaya koymalıdır; ebeveynler arasında ciddi bir çekişme de olmamalıdır. Yargıtay, farklı şehirlerde yaşayan ve uzlaşamayan ebeveynler için ortak velayeti bozdu (2. HD, E. 2024/5611).
Taraflar istemeden mahkeme ortak velayete hükmeder mi?
Anayasa Mahkemesi, taraflar istemeden ve gerekçesiz verilen ortak velayet kararını aile hayatına saygı hakkının ihlali saydı (B. No: 2018/27658). Bu nedenle mahkemenin ebeveynlerin ve çocuğun görüşünü alması gerekir.
Yurt dışında verilen ortak velayet kararı Türkiye’de tanınır mı?
Evet, Yargıtay ortak velayetin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığını kabul etti. Tarafların çekişmesi yoksa yabancı kararın velayet kısmı da tanınır (2. HD, K. 2017/13800).
Protokoldeki eğitim gideri taahhüdü velayet değişince sona erer mi?
Taahhüt protokolde velayete bağlanmamışsa sona ermez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, velayet anneye geçse de babanın eğitim gideri taahhüdünü bağlayıcı buldu (E. 2017/1895, K. 2019/630).
Kişisel ilişki ve iştirak nafakası
Velayeti verilmeyen ebeveynin hakları nelerdir?
Velayeti verilmeyen ebeveyn çocukla uygun kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir (TMK m. 323). Ayrıca çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında iştirak eder.
Görüş günlerini kim belirler?
Kanun standart bir takvim öngörmez; mahkeme çocuğun yaşına, okul düzenine ve ebeveynlerin yaşadığı yere göre takvim kurar. Örneğin bir Yargıtay dosyasında mahkeme takvimi hafta sonları, bayramlar ve tatiller üzerinden kurdu.
Telefonla görüşme hakkı tanınır mı?
Evet; ancak düzenleme gün ve saat gibi somut bilgiler içermelidir. Yargıtay, gün ve saat belirtmeyen “her türlü iletişim aracıyla görüşme” ifadesini infaza elverişli bulmayan kararı onadı (2. HD, E. 2022/10758).
Büyükanne ve büyükbabanın torunuyla görüşme hakkı var mı?
Evet, olağanüstü hâllerde ve çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde hâkim hısımlara da kişisel ilişki hakkı tanır (TMK m. 325).
Mahkeme kişisel ilişkiyi tamamen kaldırır mı?
Ancak ciddi sebepler varsa mümkündür (TMK m. 324/2). Yargıtay, tümüyle kaldırmadan önce refakatçi eşliğinde ve yatısız kişisel ilişkinin değerlendirilmesini istiyor (2. HD, E. 2025/2649).
İştirak nafakasını sonradan istemek mümkün mü?
Evet, taraf iştirak nafakasını yargılama boyunca her zaman ister; mahkeme bu nafakaya kendiliğinden de hükmeder. Yargıtay’a göre nafakanın artırılması ıslah gerektirmez (2. HD, E. 2025/6482).
Kişisel ilişkinin uygulanması
Çocuğu diğer ebeveynle görüştürmemenin yaptırımı nedir?
Kişisel ilişkiye ilişkin teslim emrine aykırı davranan ebeveyn, şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle karşılaşır (5395 sayılı Kanun m. 41/F). Ayrıca mahkeme velayeti değiştirme yetkisine sahiptir (TMK m. 324/3).
Kişisel ilişki kararı uygulanmazsa nereye başvurmalıyım?
Hak sahibi, çocuğun yerleşim yerindeki adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurur. Müdürlük yoksa Bakanlığın belirlediği hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü görevlidir (m. 41/A).
Çocuk teslimi hâlâ icra dairesinden mi yapılıyor?
Hayır, 7343 sayılı Kanun İİK m. 25, 25/a, 25/b ve 341 hükümlerini yürürlükten kaldırdı. Teslimi artık 5395 sayılı Kanun m. 41/A-41/H uyarınca müdürlük yürütür.
Kişisel ilişki için çocuğu teslim almaya gitmezsem ne olur?
Haklı mazeret olmadan art arda iki kez veya bir yılda üç kez gitmezseniz müdürlük dosyayı işlemden kaldırır (m. 41/C/12). Ayrıca teslim saatinden en az 48 saat önce gelişinizi bildirmeniz gerekir.
Çocuğu süresinde geri getirmeyen ebeveyne ne olur?
Kişisel ilişki için kendisine teslim edilen çocuğu süre bitiminde getirmeyen hak sahibi, üç aya kadar disiplin hapsiyle karşılaşır (m. 41/F).
Velayet annedeyse yurt dışına çıkış babanın rızasına bağlı mı?
Yargıtay, velayet annedeyken yurt dışına çıkışın babanın rızasına bağlanması talebini hukuki yarar yokluğundan reddetti (2. HD, E. 2025/5404). Kişisel ilişki engellenirse kanun velayet değişikliği ve disiplin hapsi yollarını öngörür.
Boşanmada velayet sonrası: değiştirme ve kaldırma
Velayet kararını sonradan değiştirmek mümkün mü?
Evet, koşullar değişirse ebeveyn velayetin değiştirilmesini ister. Mahkeme, yeni olguları çocuğun üstün yararı ölçütüyle değerlendirir (TMK m. 183).
Velayet sahibi yeniden evlenirse velayet değişir mi?
Hayır, yeniden evlenme tek başına velayetin kaldırılması sebebi değildir. Ancak çocuğun menfaati gerektirirse hâkim velayet sahibini değiştirir veya vasi atar (TMK m. 349).
Velayetin değiştirilmesi kararı temyiz edilebilir mi?
Hayır, velayetin değiştirilmesi çekişmesiz yargı işidir ve bölge adliye mahkemesinin bu işlerdeki kararı kesindir (HMK m. 362/1-ç). Yargıtay bu nedenle temyiz dilekçesini reddetti (2. HD, E. 2025/2649).
Boşanma kararındaki velayet hükmüne itiraz süresi nedir?
İstinaf süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 345). Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m. 361).
Velayet her iki ebeveynden alınırsa çocuk ne olur?
Velayet her iki ebeveynden kaldırılırsa hâkim çocuğa vasi atar (TMK m. 348). Kanun velayeti devlete bırakmaz; gerekirse hâkim çocuğu bir aile yanına veya kuruma yerleştirir (TMK m. 347).
Kaldırılan velayeti geri almak mümkün mü?
Evet, kaldırma sebebi ortadan kalkarsa hâkim kendiliğinden veya istem üzerine velayeti geri verir (TMK m. 351).
Evlilik dışında doğan çocuğun velayeti kimdedir?
Ana ve baba evli olmadığında velayet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüşse ya da velayeti alınmışsa hâkim vasi atar veya velayeti babaya verir (TMK m. 337).
Kaynakça
Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 166, 169, 182, 183, 184, 185, 323, 324, 325, 326, 327, 328, 335, 336, 337, 339, 340, 341, 342, 343, 346, 347, 348, 349, 350, 351, 404. mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 114, 147, 345, 361, 362, 382, 385, 388. mevzuat.gov.tr
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, m. 41/A-41/H. mevzuat.gov.tr
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 5. mevzuat.gov.tr
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, m. 5. mevzuat.gov.tr
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 25, 25/a, 25/b, 341 (7343 sayılı Kanunla mülga). mevzuat.gov.tr
- 24/11/2021 tarihli 7343 sayılı Kanun (TMK m. 182/2 ve 324/3 eklemeleri; 5395 sayılı Kanuna Dördüncü Kısım eklenmesi).
- Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, m. 3, 9, 12; Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi, m. 3, 4, 6; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 7 No.lu Protokol, m. 5 (Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarındaki atıflarıyla).
Yargı kararları
- Anayasa Mahkemesi (Birinci Bölüm), B. No: 2018/27658, K.T. 06.10.2021 (RG 30.11.2021, S. 31675).
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1895, K. 2019/630, T. 30.05.2019.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9999, K. 2026/5061, T. 05.05.2026.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6482, K. 2026/860, T. 02.02.2026.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/283, K. 2025/11766, T. 23.12.2025.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5404, K. 2025/9980, T. 20.11.2025.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2649, K. 2025/5503, T. 29.05.2025.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5917, K. 2025/4008, T. 21.04.2025.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5611, K. 2025/3196, T. 27.03.2025.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10758, K. 2023/1504, T. 30.03.2023.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, K. 2017/13800, T. 04.12.2017.
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez. İçerikteki örnek olay kurgusaldır.







