Anlaşmalı boşanma, en az bir yıl sürmüş evlilikte eşlerin birlikte başvurduğu veya bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul ettiği boşanma yoludur (TMK m. 166/3). Hâkim iki eşi bizzat dinler. Ayrıca protokoldeki mali sonuçları ve çocuklarla ilgili düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Karar ise ancak tebliğden sonra kesinleşir.
Kısaca
- Dört şart: En az bir yıllık evlilik, ortak başvuru veya davayı kabul, hâkimin iki eşi bizzat dinlemesi ve protokolün uygun bulunması (TMK m. 166/3).
- Protokol: Tazminat, nafaka, velayet ve kişisel ilişki zorunludur. Mal rejiminin tasfiyesi ise isteğe bağlıdır.
- Hâkimin rolü: Hâkim protokolde değişiklik yapma yetkisine sahiptir. Taraflar değişikliği kabul etmezse boşanma kararı çıkmaz.
- Vekil: Avukat davayı açar ve takip eder. Buna karşılık eşin hâkim önünde bizzat dinlenmesi şarttır.
- Kesinleşme: İstinaf süresi iki haftadır ve tebliğle başlar (HMK m. 345). Tebliğden önce istinaftan feragat mümkün değildir (HMK m. 349/1).
- Dönme: Hüküm kesinleşinceye kadar eşler anlaşmadan dönme hakkına sahiptir; dava çekişmeli olarak sürer.
Anlaşmalı Boşanma Nedir?
Anlaşmalı boşanma, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanan özel bir boşanma yoludur. Yani eşler boşanma iradesinde ve boşanmanın sonuçlarında uzlaşır. Bu nedenle mahkeme kusur araştırması yapmaz. Buna karşılık hâkim yalnızca kanundaki şartları, eşlerin serbest iradesini ve protokolün içeriğini denetler.
Türk Medeni Kanunu bu yolu m. 166/3’te düzenler. Kanuna göre evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler birlikte başvurursa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Aynı sonuç, bir eşin açtığı davayı diğer eşin kabul etmesi hâlinde de doğar. Dolayısıyla çekişmeli davadaki gibi tanık dinletmek veya kusuru ispat etmek gerekmez.
Öte yandan anlaşmalı boşanma bir “sözleşmeyle boşanma” değildir. Eşler mahkemeye bir protokol sunar, ancak protokolü onaylayan ve boşanmaya karar veren makam hâkimdir. Çünkü TMK m. 184’e göre ikrarlar hâkimi bağlamaz. Ayrıca fer’î sonuçlara ilişkin anlaşmalar da hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (m. 184/5).
Anlaşmalı boşanma ile çekişmeli boşanma arasındaki farklar
İki yol arasındaki temel fark, delil ve kusur tartışmasının bulunup bulunmamasıdır. Aşağıdaki tablo bu farkları ve diğer ayrımları özetler.
| Ölçüt | Anlaşmalı boşanma | Çekişmeli boşanma |
|---|---|---|
| Dayanak | TMK m. 166/3 | TMK m. 166/1-2 ve diğer boşanma sebepleri |
| Evlilik süresi | En az bir yıl | Süre şartı yok |
| Kusur araştırması | Yok | Var; mahkeme delilleri toplar |
| Protokol | Zorunlu, hâkim onayına bağlı | Yok; sonuçlara mahkeme karar verir |
| Duruşma | Hâkim iki eşi bizzat dinler | Ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama |
| Dönüşüm | Kesinleşmeden önce eş dönerse çekişmeliye döner | Kesinleşmeden önce anlaşmalıya dönüşmesi mümkün |
Anlaşmalı Boşanmanın Şartları Nelerdir?
Anlaşmalı boşanma için dört şart birlikte aranır: evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı, eşler birlikte başvurmalı veya biri diğerinin davasını kabul etmeli, hâkim iki eşi bizzat dinlemeli ve hâkim, mali sonuçlarla çocuklara ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Dolayısıyla şartlardan biri eksikse hâkim bu yolla karar vermez.
Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı
Kanun, evliliğin “en az bir yıl sürmüş” olmasını arar (TMK m. 166/3). Uygulamada mahkemeler bu hesabı evlenme tarihi ile dava tarihi arasındaki süreye göre yapar. Bu nedenle bir yılı doldurmadan açılan dava anlaşmalı boşanma olarak sonuç vermez.
Eşler birlikte başvurmalı veya biri diğerinin davasını kabul etmeli
Kanun bu konuda iki yol tanır. Birinci yolda eşler, tek bir dilekçeyle birlikte başvurur. Ya da eşlerden biri davayı açar, diğeri davayı kabul eder. Örneğin çekişmeli olarak açılan bir davada davalı eş, sonradan davayı ve protokolü kabul etme hakkına sahiptir. Böylece dava anlaşmalı boşanmaya dönüşür.
Hâkim iki eşi bizzat dinlemeli
Hâkim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir. Dolayısıyla vekâletname bu şartı karşılamaz. Ancak kanun iki eşin aynı anda, birlikte duruşmada bulunmasını şart koşmaz. Aranan şey, her iki eşin hâkim önünde ayrı ayrı ve bizzat beyanda bulunmasıdır.
Hâkimin protokolü uygun görmesi gerekir
Son şart, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemenin hâkim tarafından uygun bulunmasıdır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini gözetir. Gerekirse protokolde değişiklik yapar. Taraflar değişikliği kabul ederse mahkeme boşanmaya karar verir.
Evliliğin Bir Yılı Dolmadan Anlaşmalı Boşanma Mümkün mü?
Hayır. Evlilik bir yılı doldurmadıysa anlaşmalı boşanma yolu kapalıdır. Üstelik eşlerin tam uzlaşması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte kanun başka boşanma yollarını kapatmaz. Eşler bir yılın dolmasını bekler ya da çekişmeli boşanma davası açar.
Çekişmeli dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına (TMK m. 166/1-2) veya kanundaki özel boşanma sebeplerine dayanır. Ayrıca bu yolda süre şartı yoktur. Ancak davacı, iddialarını delillerle ispat etmek zorundadır. Öte yandan dava sürerken bir yıl dolar ve eşler anlaşırsa davanın kesinleşmeden önce anlaşmalı boşanmaya dönüşmesi mümkündür.
Bir başka seçenek de TMK m. 166/4’tür. 7532 sayılı Kanunla değişik bu hükme göre önceki boşanma davasının reddi kesinleştikten sonra bir yıl geçer ve ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemiyle mahkeme boşanmaya karar verir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır?
Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında vardıkları anlaşmayı gösteren yazılı metindir. Bu nedenle protokol tazminatı, nafakayı, velayeti ve kişisel ilişkiyi açıkça düzenlemelidir. Ayrıca belirsiz maddeler, boşanmadan yıllar sonra bile yeni uyuşmazlıklara yol açar.
Yargıtay’a göre protokoller, hâkim onayına bağlı özel hukuk sözleşmeleridir (Yargıtay HGK, E. 2025/464, K. 2025/809, T. 10.12.2025). Dolayısıyla protokol imzayla bağlayıcı hâle gelmez. Önce hâkim protokolü onaylar, sonra hüküm altına alır. Taraflar tek bir konuda dahi anlaşamazsa hâkim m. 166/3’e göre karar veremez.

Protokolün zorunlu unsurları
Kanun, özellikle “boşanmanın malî sonuçları” ile “çocukların durumu” hakkında düzenleme arar. Yargıtay, mali sonuçları TMK m. 174 (maddi ve manevi tazminat), 175 (yoksulluk nafakası) ve 182 (iştirak nafakası) ile sınırlı görür (Yargıtay HGK, E. 2014/589, K. 2015/2784, T. 02.12.2015). Bu nedenle protokol en az şu konuları içermelidir:
- Maddi ve manevi tazminat: istenen tutar ya da tarafların talebi olmadığı.
- Yoksulluk nafakası: miktarı, ödeme günü ve artış ölçütü ya da talep bulunmadığı.
- Velayet: ortak çocukların velayetinin kime bırakıldığı.
- Kişisel ilişki: diğer ebeveynin çocukla görüşme günleri ve saatleri.
- İştirak nafakası: çocuk için aylık tutar, artış ölçütü ve ödeme düzeni.
Anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka maddesi
Özellikle nafaka maddesi, ödemenin türünü açıkça göstermelidir. Örneğin “her ay 1.500 TL ödenecektir” gibi türü belirsiz bir cümle, ileride yorum tartışması doğurur. Yargıtay’ın incelediği bir dosyada tam olarak bu tür bir madde, boşanmadan yaklaşık dokuz yıl sonra tavzih (açıklama) talebine konu oldu.
Nitekim o dosyada mahkeme, 2014’te protokolün kişisel ilişki maddelerini çıkarıp kendi düzenini kurmuştu. Daha sonra kadın 2023’te ödemenin niteliğinin açıklanmasını istedi. Ardından mahkeme ödemeyi yoksulluk nafakası olarak tavzih etti. Ancak Yargıtay, tavzih dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden karar verildiği için kararı usulden bozdu; ödemenin niteliğini ise tartışmadı (Yargıtay 2. HD, E. 2024/849, K. 2024/1784, T. 14.03.2024).
Dolayısıyla nafaka maddesinde dört unsur net olmalıdır: türü (iştirak veya yoksulluk), miktarı, yıllık artış ölçütü ve ödeme günü. Nafaka türlerini ve miktarın belirlenmesini nafaka davası ve nafaka hesaplaması yazımızda ayrıntılı anlattık.
Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi
Çocuklarla ilgili düzenleme ise hâkimin özellikle sıkı denetlediği kısımdır. Kanun hâkime, çocukların menfaatini gözeterek değişiklik yapma yetkisi verir (TMK m. 166/3). Bu nedenle eşlerin kendi aralarında kararlaştırdığı görüşme takvimi, çocuğun yararına uygun görülmezse değişir. Ayrıca 4787 sayılı Kanun m. 5, aile mahkemelerinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı görevlendirilmesini düzenler.
Örneğin kişisel ilişki maddesinde hafta sonları, bayramlar, yarıyıl ve yaz tatilleri ile teslim yeri ayrı ayrı yazılmalıdır. Velayetin hangi ölçütlerle belirlendiğini boşanmada çocuğun velayeti yazımızda inceledik.
Mal paylaşımı protokolün zorunlu unsuru mu?
Hayır. Yargıtay 2026 tarihli bir kararında, m. 166/3’teki “mali sonuçlar” kavramının mal rejiminin tasfiyesini kapsamadığını açıkça belirtti. Bununla birlikte eşler isterse protokolde mal rejimini de tasfiye eder. Ancak bunu hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak açıklıkta yazmaları gerekir.
Olayda mahkeme 2014’te anlaşmalı boşanmaya karar verdi. Ancak protokolde mal rejimine dair bir madde yoktu. Hatta duruşmada eşler “mal tasfiyesi talebimiz yoktur” dedi. Daha sonra açılan mal rejimi davasını ise ilk derece mahkemesi reddetti. Yargıtay ise bu beyanın açık, kayıtsız ve şartsız bir feragat sayılmadığını belirterek kararı bozdu (Yargıtay 2. HD, E. 2025/6039, K. 2026/4692, T. 28.04.2026).
Dolayısıyla protokolde mal rejimi düzenlenmediyse katılma alacağı için ayrı dava açmak mümkündür. Bu davanın hesaplama ve süre kurallarını boşanmada mal paylaşımı rehberimizde anlattık.
Ziynet ve kişisel eşya
Düğün takıları ve kişisel eşya da anlaşmalı boşanmanın mali sonuçları arasında yer almaz. Hukuk Genel Kurulunun incelediği olayda protokolde “tarafların birbirlerinden nafaka, tazminat ve benzeri herhangi bir talepleri yoktur” yazıyordu. Kadın daha sonra çocuğun doğumunda takılan ziynetler için dava açtı.
Önce yerel mahkeme, protokoldeki genel ifadeyi gerekçe göstererek davayı reddetti. Ancak Hukuk Genel Kurulu oy birliğiyle direnme kararını bozdu. Kurula göre genel “talep yoktur” maddesi ziynetleri kapsamaz. Ziynet ayrıca dava konusu olur (Yargıtay HGK, E. 2014/589, K. 2015/2784, T. 02.12.2015). Ziynet davalarının ispat kurallarını düğün takılarının hukuki durumu yazımızda bulabilirsiniz.
Anlaşmalı boşanma protokolünde yer alacak başlıklar
Ancak aşağıdaki liste bir örnek metin değil, kontrol listesidir. Her protokol, ailenin durumuna göre ayrıca yazılmalıdır.
- Tarafların kimlik bilgileri ve evlenme tarihi.
- Boşanma iradesi ve TMK m. 166/3’e dayanıldığı.
- Velayet ve buna bağlı olarak ayrıntılı kişisel ilişki takvimi.
- İştirak nafakası: miktar, artış ölçütü, ödeme günü ve hesap bilgisi.
- Yoksulluk nafakası veya talep bulunmadığı.
- Maddi ve manevi tazminat veya talep bulunmadığı.
- İstenirse mal rejiminin tasfiyesi; açık ve kayıtsız şartsız ifadeyle.
- İstenirse ziynet ve ev eşyası; ayrı ve açık maddeyle.
- Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti.
- Son olarak tarafların imzası ve tarih.
Hâkimin Anlaşmalı Boşanma Protokolünü Değiştirme Yetkisi
Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik yapma yetkisine sahiptir (TMK m. 166/3). Ancak değişiklik tek başına yeterli değildir. Taraflar değişikliği kabul ederse mahkeme boşanmaya karar verir. Buna karşılık kabul etmezlerse anlaşmalı boşanma şartı oluşmaz.
Değişiklik önerisi özellikle çocuklara ilişkin maddelerde gündeme gelir. Örneğin çok kısa bir kişisel ilişki süresi veya çocuğun ihtiyacını açıkça karşılamayan bir iştirak nafakası, öneriye yol açar. Hâkim öneriyi duruşmada taraflara sorar. Eşler kabul ederse mahkeme değişiklikle birlikte boşanmaya karar verir.
Öte yandan kanun, bu durumda “ikrar hâkimi bağlamaz” kuralının uygulanmayacağını belirtir. Yani taraflar hâkimin önerdiği değişikliği kabul ettiğinde bu kabul, karar için yeterli dayanaktır. Diğer bir ihtimalde eşlerden biri değişikliği reddeder; o hâlde dava çekişmeli olarak devam eder.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Eşler anlaşmalı boşanma davasını, imzalı protokol ve dava dilekçesiyle yetkili aile mahkemesine başvurarak açar. Ardından davacı harç ve gider avansını yatırır. Sonra mahkeme duruşma günü belirler. Duruşmada hâkim iki eşi bizzat dinler ve şartlar varsa boşanmaya karar verir.

- Süreyi kontrol edin: Evlenme tarihinden itibaren en az bir yıl geçmiş olmalı (TMK m. 166/3).
- Protokolü hazırlayın: Velayet, kişisel ilişki, nafaka ve tazminat maddelerini açık yazın; eşler protokolü imzalar.
- Dilekçeyi verin: Eşler birlikte başvurur veya bir eş davayı açar, diğeri kabul eder.
- Harç ve gider avansını yatırın: Davacı, 2026 tarifesindeki maktu harçları ve tebligat giderlerini öder.
- Duruşmaya katılın: Hâkim her iki eşi bizzat dinler, protokolü sorar, gerekirse değişiklik önerir.
- Gerekçeli kararı takip edin: Kısa karardan sonra mahkeme gerekçeli kararı yazar ve eşlere tebliğ eder.
- Kesinleşmeyi sağlayın: İki haftalık istinaf süresi dolar veya taraflar tebliğden sonra feragat eder (HMK m. 345, 349).
- Kesinleşme şerhini alın: Kararın kesinleştiğini gösteren şerhi ve nüfus kaydını kontrol edin.
Görevli mahkeme: aile mahkemesi
Anlaşmalı boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. 4787 sayılı Kanun m. 2, aile mahkemelerinin her ilde ve merkez nüfusu yüz binin üzerindeki her ilçede kurulmasını öngörür. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde ise Hâkimler ve Savcılar Kurulunun belirlediği asliye hukuk mahkemesi davaya bakar.
Ayrıca görev kamu düzenindendir. Bu nedenle mahkeme bu konuyu kendiliğinden gözetir. Örneğin görevsiz bir mahkemede açılan davada mahkeme görevsizlik kararı verir ve dosyayı görevli mahkemeye gönderir.
Yetkili mahkeme ve farklı şehirlerde yaşayan eşler
TMK m. 168’e göre yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Örneğin eşlerden biri bir ilde, diğeri başka bir ilde yaşıyorsa her iki yer mahkemesi de yetkilidir. Eşler son altı ayı başka bir şehirde birlikte geçirdiyse o yer de yetkilidir.
Böylece farklı şehirlerde yaşayan eşler, mahkemeyi kendi aralarında seçme imkânına sahiptir. Özellikle duruşmaya gitmesi zor olan eşin durumu bu seçimde rol oynar. Çünkü her iki eşin hâkim önünde bizzat dinlenmesi gerekir.
Gerekli belgeler ve dilekçe
Uygulamada dava dilekçesi, imzalı protokol, eşlerin kimlik bilgileri, varsa vekâletname ve harç makbuzu dosyaya konur. Ayrıca mahkeme nüfus kaydına çoğu zaman UYAP üzerinden kendisi ulaşır. Ancak resmî ve bağlayıcı bir belge listesi yoktur. Bu nedenle başvurduğunuz adliyenin uygulamasını önceden öğrenmek yararlıdır.
Dilekçede taraf bilgileri, evlenme tarihi, boşanma iradesi ve TMK m. 166/3’e dayanıldığı yer alır. Ayrıca dilekçe, protokolün ek olarak sunulduğunu belirtir. Bunun yanında dilekçe kısa ve açık olmalıdır. Çünkü anlaşmalı boşanmada kusur anlatımı yerine protokolün içeriği önem taşır.
Dava sürerken geçici önlemler
Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Bu önlemler özellikle eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunmasıyla ilgilidir. Elbette hâkim bu yetkiye anlaşmalı boşanma davasında da sahiptir.
Anlaşmalı Boşanma Duruşması ve Tek Celsede Boşanma
“Tek celsede boşanma” kanuni bir kavram değil, uygulamadaki bir ifadedir. Buna göre şartlar tamamsa ve hâkim protokolü uygun bulursa mahkeme ilk duruşmada boşanmaya karar verir. Ancak eşlerden biri gelmezse veya hâkim değişiklik önerirse süreç bir sonraki duruşmaya kalır.
Duruşmada hâkim neleri sorar?
Duruşmada hâkim her iki eşi bizzat dinler. Önce eşlere boşanma iradelerini ve protokolü özgür iradeyle imzalayıp imzalamadıklarını sorar. Ardından protokol maddeleri hakkındaki beyanlarını alır ve gerekirse değişiklik önerir. Nitekim Yargıtay da beyanın tarafın kendisinden alınmasını arar.
Örneğin Yargıtay, çekişmeli bir boşanma davasında taraf vekillerinin temyiz aşamasında protokol sunduğu dosyada BAM kararını bozdu. Daireye göre mahkeme protokolü dikkate almalı, tarafları duruşmaya çağırmalı ve bizzat beyanlarını almalıdır (Yargıtay 2. HD, E. 2025/8694, K. 2025/10088, T. 24.11.2025). Yani vekil dilekçesi tek başına yeterli değildir.
Eşlerden biri duruşmaya gelmezse ne olur?
Eşlerden biri gelmezse hâkim o eşi bizzat dinleyemez. Bu durumda TMK m. 166/3’teki şart eksik kalır ve anlaşmalı boşanma kararı o duruşmada çıkmaz. Sürecin nasıl ilerleyeceği ise gelmeme sebebine ve mahkemenin uygulamasına göre değişir. Öte yandan eş anlaşmadan döndüyse dava çekişmeli olarak devam eder.
Avukat zorunlu mu, vekâletnamede hangi yetkiler olmalı?
Anlaşmalı boşanmada avukat zorunlu değildir. Yani eşler davayı kendileri açar. Bununla birlikte eşler isterse bir avukata vekâlet verir. Avukat dava dilekçesini hazırlar, davayı açar ve takip eder. Ancak avukatın varlığı, eşin hâkim önünde bizzat dinlenmesi şartını ortadan kaldırmaz.
Özellikle burada vekâletnamenin içeriği önemlidir. HMK m. 74’e göre açıkça yetki verilmemişse vekil, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez. Ayrıca kanun yollarından feragat edemez. Bu nedenle vekâletnamede boşanma davası açma ve kanun yolundan feragat yetkileri ayrıca ve açıkça yazılmalıdır.
Yurt dışında yaşayan eş için anlaşmalı boşanma
Yurt dışında yaşayan eş için de kanun aynı şartı arar: hâkim o eşi bizzat dinlemelidir. Örneğin eş, konsolosluktan Türkiye’deki bir avukata vekâletname verir. Ayrıca vekâletnamede özel yetkilerin açıkça yer alması gerekir. Ancak eşin hâkim önünde nasıl dinleneceği, somut duruma ve mahkemenin uygulamasına bağlıdır.
Yurt dışındaki mahkemeden alınan boşanma kararının Türkiye’de sonuç doğurması ise ayrı bir konudur. Bu konudaki tanıma ve tenfiz sürecini yurt dışında alınan boşanma kararlarının Türkiye’de geçerliliği yazımızda anlattık.
Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?
Kanun, anlaşmalı boşanma için belirli bir süre öngörmez. Süre; mahkemenin iş yüküne, ilk duruşma gününe, gerekçeli kararın yazılma ve tebliğ hızına göre değişir. Bu nedenle kesin bir gün sayısı vermek doğru değildir. Özellikle ilk duruşmada karar çıkması ve kesinleşmenin takibi belirleyicidir.
Örneğin internette “bir haftada boşanma” veya “bir ayda kesinleşme” gibi sayılar yer alır. Ancak bu sayıların resmî bir dayanağı yoktur. Üstelik farklı kaynaklardaki tahminler birbiriyle çelişir. Sürecin uzamasına yol açan başlıca nedenler şunlardır:
- Eşlerden birinin duruşmaya gelmemesi.
- Hâkimin protokolde değişiklik önermesi.
- Gerekçeli kararın geç yazılması.
- Tebligatın gecikmesi veya hiç yapılmaması.
- Kesinleştirme aşamasında yanlış dilekçe verilmesi.
Anlaşmalı Boşanma Masrafları ve 2026 Harçları
Anlaşmalı boşanma davasında başlıca masraflar başvurma harcı, maktu karar ve ilam harcı ile tebligat giderleri için gider avansıdır. Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 98) uyarınca 2026 yılında asliye mahkemelerinde başvurma harcı ve maktu karar ve ilam harcı 732,00 TL’dir.
| Masraf kalemi | 2026 tutarı | Açıklama |
|---|---|---|
| Başvurma harcı (asliye mahkemeleri) | 732,00 TL | Harçlar Kanunu Genel Tebliği Seri No: 98 |
| Maktu karar ve ilam harcı | 732,00 TL | Uygulamada boşanma davası maktu harca tabidir |
| BAM, Yargıtay ve Danıştay başvurma harcı | 1.124,50 TL | Yalnızca kanun yoluna gidilirse |
| Gider avansı | Adliyeye göre değişir | Tebligat ve posta giderleri |
| Avukatlık ücreti | Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi | Avukatla çalışılırsa |
Tebliğ, RG 31.12.2025 tarihli ve 33124 sayılı (5. Mükerrer) Resmî Gazete’de yer aldı ve 01.01.2026’da yürürlüğe girdi. Ayrıca harç tutarları her yıl değişir. Bu nedenle 2027 ve sonrasındaki davalarda güncel tebliği kontrol etmek gerekir. Gider avansı ve vekâlet harcı tutarları da dönemsel olarak güncellendiğinden dava tarihinde ayrıca kontrol edilmelidir.
Protokolünüzün maddelerinden emin değil misiniz?
Nafaka, velayet ve mal rejimi maddelerinin nasıl yazılacağı; ailenin durumuna, çocukların yaşına ve eşlerin malvarlığına göre değişir. Protokol taslağınızın hukuki açıdan değerlendirilmesi için bir avukata danışabilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir?
Anlaşmalı boşanma kararı, gerekçeli kararın her iki eşe tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf süresi dolunca kesinleşir (HMK m. 345). Taraflar tebliğden sonra istinaf hakkından feragat ederse karar daha erken kesinleşir. Ancak tebliğden önce verilen feragat beyanı bu sonucu doğurmaz (HMK m. 349/1).

İstinaf süresi kararın tebliğiyle başlar
Duruşmada açıklanan kısa karar, kesinleşme süresini başlatmaz. HMK m. 345’e göre istinaf süresi iki haftadır ve ilamın her bir tarafa usulen tebliğiyle başlar. Dolayısıyla süre, her eş için kendi tebliğ tarihine göre ayrı işler. Aynı şekilde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m. 361/1).
İstinaftan feragat tebliğden önce yapılamaz
Pek çok kaynak, “duruşmada feragat edilirse karar hemen kesinleşir” izlenimi verir. Oysa HMK m. 349/1 açıktır: taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez. Bu nedenle doğru sıra şöyledir: önce gerekçeli karar tebliğ edilir, sonra eşler feragat beyanında bulunur.
Uygulamada bazı mahkemeler gerekçeli kararı duruşma günü yazar ve aynı gün tebliğ eder. Örneğin Hukuk Genel Kurulunun incelediği bir dosyada mahkeme, hükmü duruşma günü taraflara tebliğ etmişti. Böyle bir durumda eşler tebliğin hemen ardından feragat beyanı verir ve karar kesinleşir.
Davadan vazgeçme ile istinaftan feragat arasındaki fark
Kesinleştirme aşamasında imzalanan dilekçenin türü, sonucu tamamen değiştirir. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 2025 tarihli kararı bunu açıkça gösterir. Olayda mahkeme anlaşmalı boşanmaya karar verdi ve hükmü aynı gün tebliğ etti. Birkaç gün sonra kadın “davamdan vazgeçiyorum” başlıklı bir dilekçe verdi. Ardından erkek de aynı gün bu talebi kabul etti.
Sonra mahkeme bu dilekçeyi davanın geri alınması saydı ve davayı açılmamış kabul etti. Ancak kadın, dilekçenin kendisine istinaftan feragat dilekçesi diye imzalatıldığını ve aldatıldığını ileri sürdü. Hukuk Genel Kurulu ise oy çokluğuyla yerel mahkemenin direnme kararını onadı.
Kurula göre davanın geri alınması (HMK m. 123), davalının açık rızasıyla mümkün olan saf bir usul işlemidir. HMK m. 311’deki irade bozukluğu nedeniyle iptal imkânı ise feragat, kabul ve sulh içindir; geri almayı kapsamaz (Yargıtay HGK, E. 2025/464, K. 2025/809, T. 10.12.2025). Karşı oy ise hâkimin dilekçeyle neyin kastedildiğini açıklatması gerektiğini belirtti. Dolayısıyla kesinleştirme için verilen dilekçenin başlığı ve içeriği dikkatle okunmalıdır.
Karar tebliğ edilmezse ne olur?
Karar tebliğ edilmezse istinaf süresi başlamaz ve hüküm kesinleşmez. Yargıtay’ın 2024 tarihli kararına konu olayda mahkeme, 2013’te verdiği anlaşmalı boşanma kararını yaklaşık on yıl sonra tebliğe çıkardı. Sonra kadın, kararı temyiz ederek anlaşmadan döndü ve davanın çekişmeli devam etmesini istedi.
Buna karşılık erkek, aradan uzun süre geçtiğini ileri sürdü. Ancak Daire, karar kesinleşinceye kadar dönmenin mümkün olduğunu belirterek hükmü bozmuştu. Daire, erkeğin karar düzeltme talebini de reddetti (Yargıtay 2. HD, E. 2024/2108, K. 2024/1835, T. 18.03.2024). Bu nedenle kesinleşme şerhini almak ve nüfus kaydını kontrol etmek önemlidir. Gerekçeli kararın alınmamasının sonuçlarını boşanma kararından sonra gerekçeli karar alınmazsa ne olur yazımızda inceledik.
Anlaşmalı Boşanmadan Dönmek Mümkün mü?
Evet. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre eşler, hüküm kesinleşinceye kadar anlaşmalı boşanma iradesinden dönme hakkına sahiptir. Dönme hem boşanma iradesini hem de mali sonuçlar ve çocuklara ilişkin düzenlemeyi kapsar. Dolayısıyla eşlerden biri dönerse dava çekişmeli boşanma davası olarak devam eder.
Nitekim Hukuk Genel Kurulu 2019 tarihli kararında bu ilkeyi benimsedi. Olayda erkek, anlaşmalı boşanma kararından sonra iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürerek hükmü temyiz etti. Buna karşılık yerel mahkeme, kabul beyanının yargılamaya son veren bir taraf işlemi olduğunu söyleyerek direnme kararı verdi. Ancak Kurul, oy çokluğuyla direnme kararını bozdu.
Kurula göre karar kesinleşinceye kadar eşlerin anlaşmadan dönmesini engelleyen yasal bir hüküm yoktur. Bu durumda mahkeme davayı TMK m. 166/1-2 çerçevesinde çekişmeli olarak görür, ön inceleme ve tahkikat yapar ve delilleri toplar (Yargıtay HGK, E. 2017/1941, K. 2019/475, T. 18.04.2019). Karşı oy yazan üyeler ise dönmenin yalnızca hata, hile veya korkutma gibi irade bozukluğu hâllerinde mümkün olması gerektiği görüşündeydi.
Dönme sonrasında dava, delillerin toplandığı uzun bir yargılamaya dönüşür. Bu yargılamanın aşamalarını çekişmeli boşanma davası rehberimizde anlattık.
Çekişmeli davanın anlaşmalı boşanmaya dönüşmesi
Çekişmeli olarak açılan davanın, hüküm kesinleşmeden önce anlaşmalı boşanmaya dönüşmesi mümkündür. Örneğin Yargıtay, temyiz aşamasında sunulan protokolü de dikkate almıştır. Ancak bu durumda mahkeme tarafları duruşmaya çağırmalı ve bizzat beyanlarını almalıdır (Yargıtay 2. HD, E. 2025/8694, K. 2025/10088, T. 24.11.2025). Elbette bu dönüşüm için evliliğin bir yılı doldurmuş olması gerekir.
Anlaşmalı Boşanmada Arabuluculuk Uygulanır mı?
Kanun metninin yorumuna göre hayır. Boşanma kararını yalnızca mahkeme verir ve mevzuatta boşanma davası için dava şartı arabuluculuk öngören bir hüküm yoktur. Çünkü 6325 sayılı Kanun, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklarla sınırlıdır. Oysa boşanma, eşlerin kendi başına sonuçlandırabileceği bir konu değildir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 1/2, kapsamı “tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan” özel hukuk uyuşmazlıklarıyla sınırlar. Ayrıca aynı hüküm, aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişli saymaz. Öte yandan TMK m. 184’e göre ikrarlar hâkimi bağlamaz ve fer’î sonuçlara ilişkin anlaşmalar hâkim onayına tabidir.
Bu hükümler birlikte okunduğunda boşanmanın arabuluculuğa elverişli olmadığı sonucuna varılır. Buna karşılık Kanun m. 18/3, “arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklardan” söz eder. Dolayısıyla mal rejiminden doğan alacak gibi tasarrufa açık bazı malvarlığı uyuşmazlıklarının arabuluculuğa elverişli olması mümkündür. Bu süreçte arabulucu, her iki tarafa eşit mesafede durur ve aynı zamanda görüşmelerin gizliliğini korur.
Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Uyulmazsa Ne Olur?
Protokol hükme bağlandıktan sonra borçlu eş edimini yerine getirmezse alacaklı eş, protokolden doğan alacağı için dava açma hakkına sahiptir. Yargıtay’a göre bu dava aile hukukundan doğar ve görevli mahkeme aile mahkemesidir. Ayrıca görev kamu düzenindendir ve mahkeme bunu kendiliğinden gözetir.
Yargıtay’ın 2026 tarihli kararına konu olayda alacaklı, 2018’de kesinleşen anlaşmalı boşanma protokolünden kaynaklanan alacağı için asliye hukuk mahkemesinde dava açtı. Ardından mahkeme davayı esastan reddetti. Yargıtay ise 4787 sayılı Kanun m. 4/1’e dayanarak aile mahkemesinin görevli olduğunu belirtti ve kararı bozdu (Yargıtay 2. HD, E. 2026/668, K. 2026/1379, T. 09.02.2026). Bu nedenle protokol alacağı için başvuracağınız mahkemeyi doğru seçmek gerekir.
Anlaşmalı Boşanmanın Avantajları ve Riskleri
Anlaşmalı boşanmanın en önemli avantajı, kusur tartışması ve tanık dinletme gerekmeden kısa bir yargılamayla sonuç vermesidir. Buna karşılık özensiz bir protokol, boşanmadan yıllar sonra nafaka, ziynet veya mal rejimi uyuşmazlıklarına yol açar. Ayrıca kesinleşmeden önce eşlerden birinin anlaşmadan dönme hakkı vardır.
| Avantajlar | Riskler |
|---|---|
| Kusur ve delil tartışması yok | Belirsiz nafaka maddesi sonradan uyuşmazlık doğurur |
| Şartlar tamamsa ilk duruşmada karar | Genel “talep yoktur” ifadesi ziynet ve mal rejimini kapsamaz |
| Aile içi özel bilgiler duruşmaya gelmez | Kesinleşmeden önce eşin anlaşmadan dönme hakkı vardır |
| Çocuklarla ilgili düzenlemeyi eşler birlikte kurar | Tebliğ takip edilmezse karar kesinleşmez |
| Tanık dinletme ve delil toplama aşaması yoktur | Yanlış dilekçe davanın geri alınması sonucunu doğurur |
Anlaşmalı Boşanmada Sık Yapılan Hatalar
Anlaşmalı boşanmadaki hak kayıplarının çoğu, protokolün özensiz yazılmasından ve kesinleşme aşamasının takip edilmemesinden kaynaklanır. Aşağıdaki liste, özellikle Yargıtay kararlarına konu olmuş somut hataları özetler. Protokolü imzalamadan önce bu listeyi gözden geçirmek, ileride doğacak uyuşmazlıkları azaltır.
- Evliliğin bir yılı dolmadan anlaşmalı boşanma davası açmak.
- Nafaka maddesini türünü belirtmeden “her ay şu kadar TL” diye yazmak.
- Genel bir “hiçbir talebimiz yoktur” cümlesiyle ziynet ve mal rejiminin kapandığını zannetmek.
- Kesinleştirme için “davadan vazgeçiyorum” başlıklı dilekçe imzalamak.
- Tebliğden önce verilen feragat beyanını yeterli saymak.
- Kararın tebliğini ve kesinleşme şerhini takip etmemek.
- Protokol alacağı için asliye hukuk mahkemesine dava açmak.
- Vekâletnameye boşanma ve kanun yolundan feragat yetkisini yazdırmamak.
- Kişisel ilişki takvimini çocuğun yararını gözetmeden kurmak.
- Kesinleşmeye kadar eşin anlaşmadan dönebileceğini hesaba katmamak.
Örnek Olay: Anlaşmalı Boşanmada Protokol ve Kesinleşme
Aşağıdaki olay kurgusaldır ve gerçek kişilerle ilgisi yoktur. Amaç, anlaşmalı boşanmada protokolün ve kesinleşme aşamasının nasıl kurgulanacağını somut bir örnekle göstermektir. Olaydaki eşler on iki yıldır evlidir ve iki çocukları vardır.
Önce eşler protokolde velayeti anneye bırakır ve babaya her iki hafta sonunda görüşme hakkı tanır. Ayrıca iştirak nafakasının miktarını, ödeme gününü ve yıllık artış ölçütünü yazar. Bunun yanında yoksulluk nafakası ve tazminat talebi olmadığını da ayrı maddelerle belirtir. Ancak mal rejimi konusunda henüz anlaşamamışlardır. Bu nedenle protokole “mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hakları saklıdır” şeklinde açık bir madde koyarlar.
Duruşmada hâkim, bayram ve yaz tatillerine ilişkin düzenleme olmadığını fark eder. Bu nedenle hâkim bu dönemler için ek görüşme önerir. Eşler öneriyi kabul eder ve mahkeme boşanmaya karar verir. Mahkeme gerekçeli kararı iki hafta sonra eşlere tebliğ eder. Ardından eşler istinaftan feragat dilekçesi verir. Özellikle dilekçenin başlığı “davadan vazgeçme” değil, “istinaf hakkından feragat”tır. Sonra eşler kesinleşme şerhini alır. Mal rejimi alacağını ise daha sonra ayrı bir davada tartışırlar.
Anlaşmalı Boşanma ile İlgili Güncel Yargıtay Kararları
Aşağıdaki tablo, bu yazıda tam metni incelenen Yargıtay kararlarını özetler. Kararlar özellikle anlaşmadan dönme, protokolün kapsamı, kesinleşme ve görevli mahkeme konularında uygulamanın yönünü gösterir. Ancak her karar kendi somut olayına dayanır ve benzer görünen dosyalarda delil durumu farklı sonuç doğurur.
| Karar | Konu | Sonuç ve ilke |
|---|---|---|
| HGK, E. 2017/1941, K. 2019/475 | Anlaşmadan dönme | Kesinleşmeye kadar dönme mümkün; mahkeme davayı çekişmeli görür (oy çokluğu). |
| HGK, E. 2025/464, K. 2025/809 | Davadan vazgeçme dilekçesi | Davanın geri alınması saf usul işlemidir; irade bozukluğuyla iptal edilemez. |
| HGK, E. 2014/589, K. 2015/2784 | Ziynet ve genel “talep yoktur” maddesi | Ziynet mali sonuçlardan değildir; ayrı davanın konusudur. |
| 2. HD, E. 2025/6039, K. 2026/4692 | Mal rejimi ve protokol | Mali sonuçlar mal rejimi tasfiyesini kapsamaz; “talebimiz yoktur” feragat değildir. |
| 2. HD, E. 2024/2108, K. 2024/1835 | Tebliğ edilmeyen karar | Karar kesinleşmeden dönme mümkün; karar düzeltme reddi. |
| 2. HD, E. 2025/8694, K. 2025/10088 | Temyizde protokol sunulması | Mahkeme tarafları bizzat dinlemeli; bozma. |
| 2. HD, E. 2026/668, K. 2026/1379 | Protokol alacağı | Görevli mahkeme aile mahkemesidir; bozma. |
| 2. HD, E. 2024/849, K. 2024/1784 | Türü belirsiz ödeme maddesi, tavzih | Usulden bozma; ödemenin niteliği tartışılmadı. |
Anlaşmalı boşanma sürecinizle ilgili sorularınız mı var?
Protokolün içeriği, vekâletnamedeki yetkiler ve kesinleşme aşaması, ailenin durumuna ve dosyadaki belgelere göre farklı değerlendirme gerektirir. Somut durumunuzun hukuki açıdan değerlendirilmesi için bir avukattan görüş alabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma: temel bilgiler
Anlaşmalı boşanma nedir?
Bu yol, en az bir yıl sürmüş evlilikte eşlerin birlikte başvurduğu veya bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul ettiği boşanma yoludur (TMK m. 166/3). Hâkim iki eşi bizzat dinler ve protokoldeki düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya karar verir.
Anlaşmalı boşanmanın şartları nelerdir?
Kanun dört şartı birlikte arar. Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı, eşler birlikte başvurmalı veya biri diğerinin davasını kabul etmeli, hâkim iki eşi bizzat dinlemeli ve mali sonuçlarla çocuklara ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır (TMK m. 166/3).
Anlaşmalı boşanma için evlilik ne kadar sürmüş olmalı?
Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Nitekim bu süre kanunda açıkça yer alır (TMK m. 166/3). Dolayısıyla süre dolmadan açılan dava, anlaşmalı boşanma olarak sonuç vermez.
Evliliğin bir yılı dolmadan anlaşmalı boşanmak mümkün mü?
Hayır. Çünkü eşler her konuda uzlaşsa da bir yıllık süre şarttır. Ancak eşler süreyi bekleme ya da evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanan çekişmeli boşanma davası açma imkânına sahiptir.
Bir yıllık süreyi hangi tarihten itibaren hesaplarız?
Uygulamada mahkemeler süreyi evlenme tarihi ile dava tarihi arasındaki zamana göre hesaplar. Bu nedenle dava açmadan önce evlenme tarihini kontrol etmek gerekir.
Evliliğin bir yılı dolmadıysa hangi boşanma yolları var?
Böyle bir durumda eşler, çekişmeli boşanma davası açma hakkına sahiptir; yani bu yol açıktır. Çekişmeli dava TMK m. 166/1-2’ye veya kanundaki özel boşanma sebeplerine dayanır ve süre şartı içermez. Ayrıca dava sürerken bir yıl dolar ve eşler anlaşırsa davanın kesinleşmeden önce anlaşmalıya dönüşmesi mümkündür.
Önceki boşanma davası reddedildiyse ne zaman yeniden boşanma kararı çıkar?
TMK m. 166/4’e göre önceki davanın reddi kesinleştikten sonra bir yıl geçer ve ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemiyle mahkeme boşanmaya karar verir. Ayrıca bu hüküm 7532 sayılı Kanunla değişiktir.
Dava açma, mahkeme ve belgeler
Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır?
Eşler imzalı protokolü ve dava dilekçesini yetkili aile mahkemesine sunar, ardından harç ve gider avansını yatırır. Ardından mahkeme duruşma günü belirler. Duruşmada hâkim iki eşi bizzat dinler ve şartlar varsa boşanmaya karar verir.
Anlaşmalı boşanma dilekçesini kim verir?
Dilekçeyi eşler birlikte verir ya da eşlerden biri davayı açar. İkinci yolda diğer eş davayı ve protokolü kabul eder. Ayrıca eşler isterse dilekçeyi vekil olarak bir avukat hazırlar ve sunar.
İki eşin aynı dilekçeyle başvurması şart mı?
Hayır. Kanun iki yol tanır: ortak başvuru veya bir eşin açtığı davanın diğer eşçe kabulü (TMK m. 166/3). Örneğin çekişmeli olarak açılan bir davada davalı eş, sonradan davayı kabul etme hakkına sahiptir.
Anlaşmalı boşanma davasında hangi mahkeme görevli ve yetkili?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetkili yer ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yerdir (TMK m. 168).
Aile mahkemesi olmayan yerde davaya hangi mahkeme bakar?
Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun belirlediği asliye hukuk mahkemesi davaya bakar (4787 sayılı Kanun m. 2).
Eşler farklı şehirlerde yaşıyorsa hangi mahkeme yetkili?
Eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 168). Böylece eşler, iki şehirden birini seçme imkânına sahiptir. Özellikle hâkimin bizzat dinleyeceği eşin duruşmaya ulaşımı da önem taşır.
Anlaşmalı boşanma için hangi belgeler gerekir?
Uygulamada dava dilekçesi, imzalı protokol, kimlik bilgileri, varsa vekâletname ve harç makbuzu dosyaya konur. Ancak resmî ve bağlayıcı bir belge listesi yoktur; başvurduğunuz adliyenin uygulamasını önceden öğrenmek yararlıdır.
Dava sürerken nafaka veya geçici önlem istemek mümkün mü?
Evet. Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169).
Anlaşmalı boşanma protokolü
Anlaşmalı boşanma protokolü nedir?
Protokol, eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki anlaşmasını gösteren yazılı metindir. Nitekim Yargıtay protokolleri hâkim onayına bağlı özel hukuk sözleşmeleri olarak niteler (Yargıtay HGK, E. 2025/464, K. 2025/809).
Anlaşmalı boşanma protokolünde neler yer almalı?
Protokolde en az maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, velayet ve kişisel ilişki düzenlenmelidir. Ayrıca taraflar bir kalemden talepte bulunmuyorsa bunu da açıkça yazmalıdır.
Protokolde mal paylaşımı zorunlu mu?
Hayır. Yargıtay’a göre TMK m. 166/3’teki mali sonuçlar mal rejiminin tasfiyesini kapsamaz (Yargıtay 2. HD, E. 2025/6039, K. 2026/4692). Ancak eşler isterse mal rejimini protokolde açık ve tereddütsüz biçimde tasfiye eder.
Protokolde mal paylaşımı yazılmazsa sonradan dava açmak mümkün mü?
Evet. Protokolde mal rejimi düzenlenmediyse eşler, boşanmadan sonra mal rejiminin tasfiyesi için ayrı dava açma hakkına sahiptir.
Mal tasfiyesi talebimiz yoktur demek mal hakkından vazgeçmek anlamına mı gelir?
Hayır. Yargıtay, duruşmada söylenen “mal tasfiyesi talebimiz yoktur” sözünü açık, kayıtsız ve şartsız bir feragat saymadı. Bu nedenle Daire, sonradan açılan mal rejimi davasının reddini hatalı buldu (Yargıtay 2. HD, E. 2025/6039, K. 2026/4692).
Düğün takılarını protokole yazmak gerekir mi?
Zorunlu değildir, ancak eşler isterse ziynetleri ayrı ve açık bir maddeyle düzenler. Hukuk Genel Kurulu, ziynet ve kişisel eşyanın anlaşmalı boşanmanın mali sonuçlarından olmadığını belirtti (Yargıtay HGK, E. 2014/589, K. 2015/2784).
Protokolde hiçbir talebimiz yoktur yazarsa ziynet istemek mümkün mü?
Evet. Hukuk Genel Kurulu, “nafaka, tazminat ve benzeri herhangi bir talep yoktur” şeklindeki genel maddenin ziynetleri kapsamadığına karar verdi. Bu nedenle ziynet alacağı ayrıca dava konusu olur.
Protokolde nafaka maddesi nasıl olmalı?
Nafaka maddesinde türü (iştirak veya yoksulluk), miktarı, yıllık artış ölçütü ve ödeme günü açıkça yer almalıdır. Türü belirtilmeyen bir ödeme maddesi, yıllar sonra tavzih tartışmasına yol açar.
Nafaka, velayet ve hâkimin denetimi
Protokolde iştirak nafakasını nasıl belirleriz?
Eşler, çocuk için aylık tutarı, ödeme gününü, ödeme hesabını ve yıllık artış ölçütünü protokole yazar. Ancak hâkim, miktarı çocuğun menfaatine uygun bulmazsa değişiklik önerir.
Anlaşmalı boşanmada velayeti kim belirler?
Eşler velayetin kime bırakılacağını protokolde kararlaştırır. Ancak hâkim, çocukların menfaatini gözeterek bu düzenlemeyi denetler ve gerekirse değiştirir (TMK m. 166/3).
Kişisel ilişki (görüş günleri) protokolde nasıl yer alır?
Protokolde hafta sonları, bayramlar, yarıyıl ve yaz tatilleri ile teslim yeri ayrı ayrı yazılmalıdır. Ancak hâkim, çocuğun yararına uygun görmediği bir takvimi değiştirme yetkisine sahiptir.
Anlaşmalı boşanmada tazminat istemek mümkün mü?
Evet. Çünkü maddi ve manevi tazminat, protokolün zorunlu konuları arasındadır. Eşler tazminat tutarını protokole yazar ya da birbirlerinden tazminat talebi olmadığını açıkça belirtir.
Hâkim protokolü olduğu gibi onaylamak zorunda mı?
Hayır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik yapma yetkisine sahiptir (TMK m. 166/3). Ayrıca fer’î sonuçlara ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m. 184/5).
Hâkimin önerdiği değişikliği kabul etmezsek ne olur?
Taraflar değişikliği kabul etmezse anlaşmalı boşanma şartı oluşmaz ve mahkeme bu yolla boşanmaya karar vermez. Dolayısıyla dava çekişmeli boşanma olarak devam eder.
Duruşma, avukat ve vekâletname
Anlaşmalı boşanmada duruşmaya gitmek zorunlu mu?
Evet. Hâkim iki eşi bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir (TMK m. 166/3). Vekâletname ise bu şartı karşılamaz.
Eşlerin duruşmaya birlikte katılması şart mı?
Hayır. Çünkü kanun, iki eşin aynı anda birlikte bulunmasını şart koşmaz. Yani aranan şey, her eşin hâkim önünde bizzat beyanda bulunmasıdır.
Eşlerden biri duruşmaya gelmezse ne olur?
Hâkim gelmeyen eşi bizzat dinleyemediği için anlaşmalı boşanma kararı o duruşmada çıkmaz. Sürecin nasıl ilerleyeceği gelmeme sebebine göre değişir; eş anlaşmadan döndüyse dava çekişmeli olarak sürer.
Avukat varsa eşin duruşmaya gelmesi gerekir mi?
Evet. Avukat davayı açar ve takip eder, ancak eşin hâkim önünde bizzat dinlenmesi şartını ortadan kaldırmaz. Yargıtay, vekil dilekçesiyle sunulan protokolde tarafların bizzat dinlenmesi gerektiğini belirtti (Yargıtay 2. HD, E. 2025/8694, K. 2025/10088).
Anlaşmalı boşanmada avukat zorunlu mu?
Hayır. Yani eşler davayı kendileri açma hakkına sahiptir. Bununla birlikte protokolün yazımı ve kesinleştirme aşaması teknik özen ister; eşler isterse bir avukata vekâlet verir.
Boşanma vekâletnamesinde hangi yetkiler olmalı?
Vekâletnamede boşanma davası açma ve kanun yolundan feragat yetkileri ayrıca ve açıkça yazılmalıdır. Çünkü HMK m. 74’e göre açık yetki yoksa vekil, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve kanun yollarından feragat edemez.
Yurt dışında yaşayan eşle anlaşmalı boşanma mümkün mü?
Evet, ancak yurt dışındaki eş için de hâkimin bizzat dinleme şartı geçerlidir. Eş, konsolosluktan Türkiye’deki bir avukata özel yetkili vekâletname verir. Eşin hâkim önünde nasıl dinleneceği ise somut duruma ve mahkemenin uygulamasına göre değişir.
Anlaşmalı boşanmada süre, masraf ve kesinleşme
Anlaşmalı boşanma tek celsede biter mi?
Şartlar tamamsa ve hâkim protokolü uygun bulursa mahkeme ilk duruşmada boşanmaya karar verir. Ancak tek celse kanuni bir kavram değildir; eşlerden biri gelmezse veya hâkim değişiklik önerirse süreç uzar.
Anlaşmalı boşanma ne kadar sürer?
Kanunda belirli bir süre yoktur. Süre; mahkemenin iş yüküne, ilk duruşma gününe ve gerekçeli kararın yazılma ve tebliğ hızına göre değişir. Bu nedenle kesin bir gün sayısı vermek doğru değildir.
Anlaşmalı boşanma harcı 2026’da ne kadar?
Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 98) uyarınca 2026 yılında asliye mahkemelerinde başvurma harcı 732,00 TL, maktu karar ve ilam harcı da 732,00 TL’dir. Bunlara ek olarak davacı, tebligat giderleri için gider avansı öder.
Anlaşmalı boşanmanın masrafları nelerdir?
Başlıca masraflar başvurma harcı, maktu karar ve ilam harcı ile gider avansıdır. Eşler avukatla çalışırsa avukatlık ücreti de masraflara girer. Kanun yoluna gidilirse 2026 yılında BAM ve Yargıtay başvurma harcı 1.124,50 TL’dir.
Anlaşmalı boşanma kararı ne zaman kesinleşir?
Karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf süresi dolunca kesinleşir (HMK m. 345). Taraflar tebliğden sonra istinaftan feragat ederse karar daha erken kesinleşir.
İstinaf süresi ne zaman başlar?
İstinaf süresi, ilamın her bir tarafa usulen tebliğiyle başlar ve iki haftadır (HMK m. 345). Dolayısıyla duruşmada açıklanan kısa karar bu süreyi başlatmaz.
Duruşmada istinaftan feragat etmek mümkün mü?
Hayır, karar henüz tebliğ edilmediyse mümkün değildir. HMK m. 349/1’e göre taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce istinaf hakkından feragat edemez. Mahkeme gerekçeli kararı duruşma günü tebliğ ederse eşler tebliğin ardından feragat beyanında bulunur.
Boşanma kararı tebliğ edilmezse ne olur?
Karar tebliğ edilmezse istinaf süresi başlamaz ve hüküm kesinleşmez. Yargıtay’ın incelediği bir olayda yaklaşık on yıl sonra tebliğ edilen kararda eş anlaşmadan döndü; Daire de hükmü, davanın çekişmeli görülmesi için bozdu (Yargıtay 2. HD, E. 2024/2108, K. 2024/1835).
Anlaşmadan dönme, arabuluculuk ve protokolün uygulanması
Anlaşmalı boşanmadan vazgeçmek mümkün mü?
Evet. Yargıtay’a göre eşler hüküm kesinleşinceye kadar anlaşmalı boşanma iradesinden dönme hakkına sahiptir; dava çekişmeli olarak sürer (Yargıtay HGK, E. 2017/1941, K. 2019/475). Karşı oy ise dönmenin yalnızca irade bozukluğu hâlinde mümkün olması gerektiği görüşündeydi.
Çekişmeli boşanma davası anlaşmalıya dönüşür mü?
Evet. Çekişmeli davanın, hüküm kesinleşmeden önce anlaşmalı boşanmaya dönüşmesi mümkündür. Yargıtay temyiz aşamasında sunulan protokolü de dikkate aldı, ancak tarafların bizzat dinlenmesini şart gördü (Yargıtay 2. HD, E. 2025/8694, K. 2025/10088).
Davadan vazgeçmek ile istinaftan feragat etmek arasındaki fark nedir?
Davadan vazgeçme dilekçesi, karşı taraf açıkça kabul ederse davanın geri alınması sonucunu doğurur; dava açılmamış hâle gelir (HMK m. 123). Hukuk Genel Kurulu bu işlemin irade bozukluğu iddiasıyla geri alınamayacağına karar verdi (Yargıtay HGK, E. 2025/464, K. 2025/809). İstinaftan feragat ise kararın kesinleşmesini sağlar.
Anlaşmalı boşanma için arabulucuya gitmek mümkün mü?
Kanun metninin yorumuna göre hayır. 6325 sayılı Kanun, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklarla sınırlıdır (m. 1/2). Oysa boşanma kararını yalnızca mahkeme verir. Buna karşılık mal rejiminden doğan alacak gibi bazı malvarlığı uyuşmazlıklarının arabuluculuğa elverişli olması mümkündür.
Aile içi şiddet varsa arabuluculuğa gitmek mümkün mü?
Hayır. 6325 sayılı Kanun m. 1/2’ye göre aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.
Eş protokole uymazsa hangi mahkeme görevlidir?
Protokolden doğan alacak için görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yargıtay, asliye hukuk mahkemesinde açılan böyle bir davada 4787 sayılı Kanun m. 4/1’e dayanarak kararı bozdu (Yargıtay 2. HD, E. 2026/668, K. 2026/1379).
Kaynakça
Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 166, 168, 169, 174, 175, 182, 184. mevzuat.gov.tr
- 7532 sayılı Kanun, m. 13 (TMK m. 166/4 değişikliği).
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 2, 4, 5.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 74, 123, 307, 311, 341, 345, 349, 361, 366.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 1, 18, 18/A.
- 492 sayılı Harçlar Kanunu, (1) sayılı tarife; Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 98), RG 31.12.2025, S. 33124 (5. Mükerrer).
Yargı kararları
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/464, K. 2025/809, T. 10.12.2025.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1941, K. 2019/475, T. 18.04.2019.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/589, K. 2015/2784, T. 02.12.2015.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6039, K. 2026/4692, T. 28.04.2026.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/668, K. 2026/1379, T. 09.02.2026.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/8694, K. 2025/10088, T. 24.11.2025.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2108, K. 2024/1835, T. 18.03.2024.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/849, K. 2024/1784, T. 14.03.2024.
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.







