Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlı erginin kişisel ve malvarlığına ilişkin işlerini yürüten ve onu temsil eden kişidir. Vasi atama yetkisi yalnız sulh hukuk mahkemesine aittir; noter veya başka bir kurum vasi atayamaz. Yaşlılık, engellilik ya da ağır hastalık tek başına vasi atama sebebi değildir. Mahkeme ya resmî sağlık kurulu raporuna dayanarak akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama kararı verir ya da kişi kendisi kısıtlama talebinde bulunur. Bu yazıda vasi atama şartlarını, süreci, vasinin yetkilerini ve 2023-2026 arasındaki kanun değişikliklerini anlatıyoruz.
Kısaca
- Kim atar: Vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi vasiyi atar; denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir (TMK m. 397/2).
- Yaşlılık tek başına yetmez: Zorunlu kısıtlama için akıl hastalığı veya akıl zayıflığı ve resmî sağlık kurulu raporu gerekir (TMK m. 405, 409/2). Yaşlı kişi kendi isteğiyle de kısıtlanmayı talep etme hakkına sahiptir (TMK m. 408).
- Öncelik ailede: Haklı sebep yoksa mahkeme öncelikle eşi veya yakın hısımlardan birini vasi seçer (TMK m. 414).
- Süre: Vasi kural olarak iki yıl için görev yapar; mahkeme bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatır (TMK m. 456).
- Önemli işler izne bağlıdır: Taşınmaz satışı, ödünç alma, dava açma ve bakım kurumuna yerleştirme gibi işlerde vesayet makamının izni şarttır (TMK m. 462).
Vasi Nedir? Vesayet, Kayyım ve Yasal Danışman Farkı
Vasi, vesayet altına alınan kişinin yasal temsilcisidir ve onun kişisel ve malvarlığına ilişkin bütün işlerini yürütür. Vesayet ise küçüğü veya kendi işlerini göremeyen ergini korumak için kurulan hukuki düzendir. Kayyım ve yasal danışman ise vesayetten daha dar kapsamlı koruma araçlarıdır ve kişinin fiil ehliyetini aynı ölçüde sınırlamaz.
Türk Medeni Kanunu vesayeti 396 ile 494. maddeler arasında düzenler. Vesayet altındaki kişiler iki gruptur. Birinci grupta velayet altında bulunmayan küçükler yer alır (TMK m. 404/1). İkinci grupta ise mahkemenin kısıtlama kararı verdiği erginler yer alır. Bu nedenle “vesayet altındaki herkes kısıtlıdır” ifadesi doğru değildir. Kısıtlı, fiil ehliyeti TMK m. 405-408’e göre mahkeme kararıyla sınırlanan ergindir.
Vasi, kısıtlıyı bütün hukuki işlemlerde temsil eder (TMK m. 448). Buna karşılık kayyım belirli işler için atanır ve kayyım atanması kişinin fiil ehliyetini etkilemez (TMK m. 458).
| Koruma aracı | Kime atanır | Fiil ehliyetine etkisi | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Vasi | Velayet dışındaki küçük veya kısıtlı ergin | Kısıtlı adına bütün hukuki işlemlerde temsil | TMK m. 404-408, 448 |
| Yasal danışman | Kısıtlama için yeterli sebep olmayan ama korunma ihtiyacı bulunan ergin | Yalnız kanunda sayılan önemli işlemler danışmanın onayına bağlanır | TMK m. 429 |
| Kayyım | Belirli bir işte temsile ihtiyaç duyan kişi | Fiil ehliyetini etkilemez | TMK m. 403, 458 |
Yasal danışman ne zaman yeterlidir?
Kısıtlama için yeterli sebep bulunmuyor, ancak kişinin korunması için fiil ehliyetinin sınırlanması gerekiyorsa mahkeme yasal danışman atar (TMK m. 429/1). Bu durumda kişi dava açma ve sulh olma, taşınmaz alım-satımı ve rehni, kıymetli evrak işlemleri, olağan dışı yapı işleri, ödünç verme ve alma, ana para alma, bağışlama, kambiyo taahhüdü ve kefalet gibi işlemleri ancak yasal danışmanın onayıyla yapar. Mahkeme gerekirse kişinin malvarlığını yönetme yetkisini de kaldırır (TMK m. 429/2).
Vasi Atama Yetkisi: Vesayet Makamı ve Denetim Makamı
Vasi atama yetkisi vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine aittir; asliye hukuk mahkemesi ise denetim makamı olarak vesayet makamının bazı kararlarını denetler ve bazı işlemlere ayrıca izin verir (TMK m. 397/2). Vesayet işleri aile mahkemesinin değil, sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu vesayet işlerini aile hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayar (HMK m. 382/2-b-19). Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme yoksa sulh hukuk mahkemesidir (HMK m. 383). Ayrıca 4787 sayılı Kanun, aile mahkemelerinin görevini belirlerken Türk Medeni Kanunu’nun vesayete ilişkin kısmını açıkça dışarıda bırakır (4787 sayılı Kanun m. 4/1).
Bu ayrım uygulamada önemlidir. Vesayet bir dava değil, çekişmesiz yargı işidir. Dolayısıyla süreçte “davalı” yoktur. Talebin konusu olan kişi, mahkemenin hakkında karar vereceği ilgilidir ve mahkeme onu korumak amacıyla hareket eder.
Vesayet makamı ile denetim makamı arasındaki iş bölümü
Vesayet makamı vasiyi atar, vasinin hesaplarını inceler, izin gerektiren işlere izin verir ve vasinin eylemlerine karşı yapılan şikâyetleri karara bağlar. Denetim makamı ise vesayet makamının kararlarına karşı yapılan itirazları inceler ve evlat edinme, mirasın reddi gibi daha ağır sonuç doğuran işlemlere ikinci bir izin verir (TMK m. 461, 463).
Vasi Atama Sebepleri: Kimler Vesayet Altına Alınır?
Bununla birlikte kanun vasi atama sebeplerini sınırlı olarak sayar: velayet dışındaki küçüklük, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık ve bağımlılık gibi davranışlar, hükümlülük ve kişinin kendi isteği. Yaşlılık, engellilik ve ağır hastalık yalnız kişi kendisi isterse kısıtlama sebebidir.

Küçüklük (TMK m. 404)
Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır. Örneğin anne ve babası vefat eden ya da her ikisinin velayeti kaldırılan çocuk için mahkeme vasi atar. Nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler vesayeti gerektiren bir durumu öğrendiklerinde bunu vesayet makamına bildirmek zorundadır (TMK m. 404/2). Velayet ile vesayet arasındaki ayrım için boşanmada velayet yazımıza bakabilirsiniz.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı (TMK m. 405)
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için sürekli yardıma ihtiyaç duyan ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin için mahkeme kısıtlama kararı verir (TMK m. 405/1). Bu üç şart seçimlidir; dolayısıyla birinin varlığı yeterlidir. Ancak mahkeme bu sebeple ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verir (TMK m. 409/2). Eski metinlerde geçen “zekâ geriliği” bir kanun terimi değildir; kanun “akıl zayıflığı” ifadesini kullanır.
Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetim (TMK m. 406)
Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ya da malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesi bulunan ergin için de mahkeme kısıtlama kararı verir. Bunun için kişinin bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olması ya da başkalarının güvenliğini tehdit etmesi gerekir. Mahkeme bu durumda kişiyi dinlemeden kısıtlama kararı veremez (TMK m. 409/1).
Hükümlülük: 2024 değişikliğiyle yeni kural (TMK m. 407)
TMK m. 407, 7499 sayılı Kanun ile 2/3/2024 tarihinde tamamen değişti. Eski metin bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezayı doğrudan kısıtlama sebebi sayıyordu. Yeni kurala göre kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunan ergini mahkeme kendi isteği üzerine kısıtlar veya ona kayyım atar. Toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasında ise kişinin isteği olmasa da kişiliğinin veya malvarlığının korunması gerekiyorsa mahkeme kısıtlama kararı verir. Vesayet makamı her iki durumda da hükümlüyü dinler.
Hükümlülük nedeniyle kurulan vesayetin sona ermesi de 7499 sayılı Kanun ile değişti (TMK m. 471). Hapis hâli hukuka uygun biçimde sona erince vesayet kendiliğinden kalkar. Hapis sürerken ise beş yıldan az cezalarda kişinin istemi, beş yıl ve üzerindeki cezalarda korunma sebebinin ortadan kalkması vesayeti sona erdirmeye imkân verir. Eski “bir yıl” kuralını anlatan kaynaklar bu nedenle güncel değildir.
Kendi isteğiyle kısıtlanma (TMK m. 408)
Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteme hakkına sahiptir. Dolayısıyla bu yol kişinin kendi iradesine dayanır. Mahkeme bu durumda da kişiyi dinlemeden karar veremez (TMK m. 409/1). Ayırt etme gücü yerinde olan ve kısıtlama istemeyen bir yaşlı için yakınlar bu maddeye dayanamaz.
Yaşlı veya Hasta Ebeveyn İçin Vasi Atama Gerekir mi?
Yaşlı veya hasta ebeveyn için vasi atama ancak iki yoldan mümkündür: demans gibi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenirse TMK m. 405, ebeveyn kendisi isterse TMK m. 408 uygulanır. Kısıtlama gerekmiyorsa yasal danışman gibi daha hafif bir koruma aracı gündeme gelir.
Bu konuda en çok aranan sorulardan biri, annesi veya babası için “vasi olmak” isteyen çocukların durumudur. Burada amaç, ebeveyni gereğinden fazla kısıtlamadan korumaktır. Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan durumlar için hukuki yolu özetler.
| Durum | Hukuki yol | Dayanak |
|---|---|---|
| Ebeveyn demans, Alzheimer gibi bir hastalık nedeniyle işlerini göremiyor veya sürekli bakıma muhtaç | Kısıtlama ve vasi atanması; resmî sağlık kurulu raporu zorunlu | TMK m. 405, 409/2 |
| Ebeveynin ayırt etme gücü yerinde, ancak yaşlılık, hastalık veya engellilik nedeniyle işlerini yönetemediğini kendisi kabul ediyor | Kendi isteğiyle kısıtlanma ve vasi; mahkeme ebeveyni dinler, gösterdiği kişiye öncelik tanır | TMK m. 408, 409/1, 415 |
| Kısıtlamayı gerektirmeyen ama korunma ihtiyacı var | Yasal danışman | TMK m. 429 |
| Belirli bir iş veya temsil ihtiyacı | Kayyım; fiil ehliyeti devam eder | TMK m. 403, 458 |
| Ebeveyn adına banka veya taşınmaz işlemi | Vasi ile vesayet makamı izni, gerektiğinde denetim makamı izni | TMK m. 462, 463 |
| Ebeveynin bakımevine yerleştirilmesi | Vesayet makamı izni | TMK m. 462/13 |
Engelli raporu vasi atama için yeterli mi?
Kanun akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayalı kısıtlamada “resmî sağlık kurulu raporu” arar. Engellilik raporunun bu raporun yerine geçip geçmeyeceği somut dosyaya göre değişebilir. Mahkeme hangi raporu esas alacağını dosyanın durumuna göre belirler. Kanun “devlet hastanesi” gibi belirli bir kurum adı da saymaz.
Yakınınız için hangi koruma yolu uygun?
Kısıtlama, yasal danışman veya kayyım arasındaki tercih; kişinin sağlık durumuna, ayırt etme gücüne ve malvarlığının niteliğine göre değişir. Somut durumu hukuki açıdan değerlendirmek için bir avukata danışmanız yerinde olur.
Vasi Atama Talebini Kim Yapar, Hangi Mahkeme Yetkilidir?
Vasi atanmasını kısıtlanması gereken kişinin eşi, çocukları, diğer yakınları ve ilgisi bulunan herkes sulh hukuk mahkemesinden talep etme hakkına sahiptir. Yetki, küçüğün veya talebin konusu olan kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine aittir (TMK m. 411).
Öte yandan talep yalnız aileden gelmez. İdari makamlar, noterler ve mahkemeler, görevleri sırasında kısıtlamayı gerektiren bir durumu öğrenirlerse vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür (TMK m. 405/2). Yargıtay’ın incelediği bir dosyada kamu sağlık kurumu da personeli hakkında ilgili sıfatıyla vesayet makamına başvurmuştu (Yargıtay 2. HD, E. 2023/8098, K. 2023/5231).
Kısıtlı başka şehre taşınırsa dosya nereye gider?
Kısıtlının yerleşim yeri, vesayet makamının izni olmadıkça değişmez. İzinle değişirse yetki yeni yerdeki vesayet dairelerine geçer ve kısıtlamanın yeni yerde de ilanı gerekir (TMK m. 412). Yargıtay 5. Hukuk Dairesi iki ayrı yargı yeri belirleme kararında bu kuralı uyguladı. Birinci dosyada kısıtlı, deprem sonrasında başka bir ile gitmişti. Her iki dosyada da iki sulh hukuk mahkemesi yetkisizlik kararı vermişti. Daire her iki dosyada da izinsiz taşınmanın yerleşim yerini değiştirmediğine karar verdi ve ilk vesayet makamını yetkili mahkeme olarak belirledi (Yargıtay 5. HD, E. 2023/11029, K. 2023/13252, T. 25.12.2023; Yargıtay 5. HD, E. 2025/2821, K. 2025/5845, T. 22.04.2025).
Vasi Atama Süreci Adım Adım
Vasi atama süreci sulh hukuk mahkemesine yapılan talep ile başlar; mahkeme kısıtlama sebebine göre kişiyi dinler veya resmî sağlık kurulu raporu alır, ardından kısıtlama ve vasi atama kararı verir. Mahkeme kararı vasiye tebliğ eder ve ilan ettirir; karar kesinleşince vasi göreve başlar.

- Talep: Yakın, ilgili kişi veya bildirim yükümlüsü kurum, kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine başvurur (TMK m. 397, 411).
- Dinleme veya rapor: Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim ve istek hâllerinde mahkeme kişiyi dinler; akıl hastalığı veya akıl zayıflığında resmî sağlık kurulu raporu alır (TMK m. 409).
- Geçici önlem: Gerekirse mahkeme, vasi atanmasından önce kendiliğinden önlem alır; fiil ehliyetini geçici olarak kaldırır ve temsilci atar (TMK m. 420).
- Karar: Mahkeme kısıtlama kararını verir ve vasiyi seçer (TMK m. 413-415, 418).
- Tebliğ ve ilan: Mahkeme atama kararını vasiye hemen tebliğ eder; kısıtlama ve vasi atanması kararını yerleşim yeri ile nüfus kaydının bulunduğu yerde ilan ettirir (TMK m. 410, 421).
- On günlük süreler: Vasi kaçınma sebebini, ilgililer ise atamanın kanuna aykırılığını on gün içinde ileri sürer (TMK m. 422).
- Göreve başlama: Atama kesinleşince vasi göreve başlar ve malvarlığı defterini düzenler (TMK m. 425, 438).
Resmî sağlık kurulu raporu ve 2024 değişikliği
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayalı kısıtlamada rapor zorunludur. Hâkim raporu göz önünde tutarak kişiyi ayrıca dinleme yetkisine de sahiptir (TMK m. 409/2). 7499 sayılı Kanun ile 409/2’ye eklenen cümleye göre rapor alınabilmesi için gerekiyorsa TMK m. 436 hükmü uygulanır. Yeni 436/6 hükmü bu amaçla kan veya biyolojik örnek alınmasına ve tıbbi müdahale yapılmasına imkân tanır. Ayrıca mahkeme, hekim ön raporu üzerine kişiyi en fazla 20 gün süreyle bir sağlık kuruluşuna yerleştirme yetkisine sahiptir. Kişi bu karara karşı bildirimden itibaren 10 gün içinde denetim makamına itiraz etme hakkına sahiptir; ancak itiraz kararın uygulanmasını durdurmaz.
Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına ilişkin işlerde de 2023’te bir değişiklik oldu. 7445 sayılı Kanun ile TMK m. 437 hâkime ilgiliyi dinleme, tahkikatı tamamlama ve en geç iki gün içinde karar verme yükümlülüğü getirdi.
Raporlar çelişirse ne olur?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vesayetin kaldırılması talebinde sağlık raporları arasında çelişki bulunan bir dosyayı inceledi. Somut olayda mahkeme, psikotik bozukluk raporuna dayanarak kişiyi kısıtlamış ve iki yıl için vasi atamıştı. Sonraki raporlar ve Adli Tıp Kurumu raporu farklı sonuçlara ulaşınca ilk derece mahkemesi kısıtlılığı kaldırıp yasal danışman atadı. Daire bu kararı bozdu. Gerekçeye göre çelişki, tanık beyanlarıyla birlikte Adli Tıp Kurumunun ilgili üst kurulundan rapor alınarak giderilmeliydi (2659 sayılı Kanun m. 15/1-a). Eksik incelemeyle kısıtlılık kaldırılamaz (Yargıtay 2. HD, E. 2023/8098, K. 2023/5231, T. 07.11.2023).
Aynı dosyada daha önce Yargıtay 8. Hukuk Dairesi de raporlar çelişkili olduğu için bozma kararı vermişti (Yargıtay 8. HD, E. 2019/4163, K. 2019/8350, T. 01.10.2019). Vesayet temyizlerine 2016’ya kadar 18. Hukuk Dairesi, 2017-2020 arasında 8. Hukuk Dairesi bakıyordu. Bu dairelerin kararlarını eski içtihat olarak okumak gerekir. 2023-2024 tarihli vesayet kararlarını ise 2. Hukuk Dairesi verdi.
Vasi atama ne kadar sürer?
Öncelikle belirtelim ki kanun vasi atanması için belirli bir gün veya ay öngörmez. TMK m. 419 yalnız vesayet makamının vasiyi gecikmeksizin atamasını ister. Süre; rapor alınıp alınmamasına, kişinin dinlenmesine, tebligata ve itiraz olup olmamasına göre değişir.
Vasi Atama Dilekçesi ve Gerekli Belgeler
Vasi tayini için kanunda kapalı bir belge listesi yoktur; mahkeme kısıtlama sebebini ve vasi adayının uygunluğunu araştırır. Uygulamada başvuran kişi talep dilekçesini, nüfus kaydını, varsa sağlık belgelerini ve vasi adayına ilişkin bilgileri mahkemeye sunar. Vesayet çekişmesiz yargı işi olduğu için dilekçede “davalı” bölümüne yer vermeyin.
Uygulamada mahkemelerin isteyebileceği belgeler şunlardır:
- Talep dilekçesi,
- Kısıtlanması istenen kişinin nüfus kayıt örneği,
- Varsa sağlık raporları, epikriz ve tedavi belgeleri,
- Vasi adayının kimlik bilgisi ve uygulamada istenebilen adli sicil kaydı,
- Vasi adayının görevi kabul ettiğine ilişkin beyanı,
- İsteğe bağlı olarak diğer yakınların görüşü.
Kanun adli sicil kaydını ayrı bir vasilik şartı olarak düzenlemez; mahkemeler bunu adayın uygunluğunu değerlendirmek için ister.
Talep dilekçesinde bulunması gereken unsurlar
Dilekçe örneğini kopyalamak yerine aşağıdaki unsurları kendi olayınıza göre yazmak daha sağlıklıdır:
- Mahkeme: Kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi.
- Talep eden: Adınız ve kişiyle yakınlığınız.
- Hakkında karar istenen kişi: “Davalı” değil, “kısıtlanması istenen kişi” ifadesini kullanın.
- Sebep: Olayınıza uyan madde, yani TMK m. 405, 406 veya 408. TMK m. 403 bir sebep maddesi değil, vasi ve kayyıma ilişkin genel hükümdür.
- Olaylar: Kişinin hangi işlerini göremediği, bakım ihtiyacı ve bu durumun ne zamandan beri sürdüğü.
- Vasi önerisi: Önerilen kişi ve TMK m. 414-415’e göre neden uygun olduğu.
- Deliller: Sağlık belgeleri, tanıklar ve gerekiyorsa resmî sağlık kurulu raporu alınması talebi.
Vasi Atama Şartları: Kimler Vasi Olabilir, Kimler Olamaz?
Vasi atama şartları kanunda kısadır: vasi, görevi yapabilecek yetenekte bir ergin olmalı ve TMK m. 418’deki engellerden birini taşımamalıdır. Haklı sebep yoksa mahkeme öncelikle eşi veya yakın hısımlardan birini seçer. Kişinin veya ana-babasının gösterdiği aday da öncelik taşır.
Vasi atama önceliği kimde?
Vesayet makamı bu görevi yapabilecek yetenekte bir ergini vasi olarak atar (TMK m. 413/1). Haklı sebepler engel olmadıkça mahkeme, vasilik koşullarına sahip olan eşe veya yakın hısımlardan birine öncelik verir. Mahkeme seçimde yerleşim yerlerinin yakınlığını ve kişisel ilişkileri de göz önünde tutar (TMK m. 414). Ayrıca vesayet altına alınacak kişinin kendisinin ya da ana veya babasının gösterdiği kişi, haklı sebep yoksa vasi olur (TMK m. 415).
Kimler vasi olamaz?
TMK m. 418’e göre aşağıdaki kişiler vasi olamaz:
- Kısıtlılar,
- Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler,
- Menfaati vesayet altına alınacak kişinin menfaatiyle önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar,
- İlgili vesayet dairelerinin hâkimleri.
Menfaat çatışması uygulamada sık karşımıza çıkar. Yargıtay’ın incelediği bir dosyada mahkeme kısıtlıya eşini vasi atamıştı. Eşler arasında boşanma davası bulunduğundan menfaat çatışması doğdu ve vesayet makamı vasinin talebiyle eşin vasiliğini sona erdirdi (Yargıtay 5. HD, E. 2023/11029). Başka bir dosyada aile mahkemesi sıfatıyla bakan mahkeme, vasi olan kız ile kısıtlı arasındaki davada menfaat çatışması bulunduğunu vesayet makamına bildirdi (Yargıtay 5. HD, E. 2025/2821). Yargıtay bu iki kararda yalnız yetki sorununu inceledi; menfaat çatışmasını vesayet makamı değerlendirdi.
Vasi atama konusunda kardeşler anlaşamazsa
Kardeşlerden hangisinin vasi olacağına mahkeme karar verir. Çünkü kanun kardeşler arasında bir sıralama yapmaz. Mahkeme TMK m. 414’teki ölçütlere, yani yerleşim yerinin yakınlığına ve kişisel ilişkilere bakar. Kısıtlı kişi görüş bildirebiliyorsa onun gösterdiği adaya da öncelik tanır (TMK m. 415). Atamaya katılmayan kardeş, öğrendiği günden itibaren on gün içinde atamanın kanuna aykırılığını ileri sürme hakkına sahiptir (TMK m. 422).
Vasilik Görevini Reddetmek ve Birden Fazla Vasi
Vasilik kural olarak kabulü zorunlu bir görevdir; yerleşim yerinde oturan ve atanan kişi görevi üstlenmekle yükümlüdür. Ancak kanun bazı kişilere kaçınma hakkı tanır. Birden fazla vasi atanması da mümkündür; fakat birlikte görev için atananların rızası gerekir.
Yerleşim yerinde oturanlardan vasi olarak atananlar bu görevi kabulle yükümlüdür (TMK m. 416). Aşağıdaki kişiler ise vasiliği kabul etmeme hakkına sahiptir (TMK m. 417):
- Altmış yaşını doldurmuş olanlar,
- Bedensel engeli veya sürekli hastalığı bulunanlar,
- Dörtten çok çocuğun velisi olanlar,
- Üzerinde zaten bir vasilik görevi bulunanlar,
- Cumhurbaşkanı, TBMM üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, hâkim ve savcılar.
Atanan vasi, kaçınma sebebini kararın tebliğinden itibaren on gün içinde bildirir (TMK m. 422). Yerine başkası atanıncaya kadar ise göreve devam eder (TMK m. 423).
Birden fazla vasi atama mümkün mü?
Evet. Vesayet makamı gerektiğinde birden çok vasi atar. Bu vasiler görevi birlikte veya mahkemenin belirlediği yetkilere göre ayrı ayrı yürütür (TMK m. 413/2). Ancak rızaları bulunmadıkça birden çok kişi vesayeti birlikte yürütmekle görevlendirilemez (TMK m. 413/3). Örneğin bir kardeş kişisel bakımı, diğeri malvarlığı yönetimini üstlenir.
Vasi Atama Kararına İtiraz ve Şikâyet
Vasi atama kararına karşı ilgililer, atamayı öğrendikleri günden itibaren on gün içinde kanuna aykırılık iddiasıyla başvurma hakkına sahiptir. Vesayet makamının diğer kararlarına karşı da tebliğden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz mümkündür. Vasinin eylemlerine karşı ise ayrıca şikâyet yolu vardır.
- Atamaya itiraz: Her ilgili, öğrendiği günden itibaren on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürer. Vesayet makamı itirazı yerinde görmezse dosyayı denetim makamına gönderir (TMK m. 422, 424).
- Vesayet makamı kararlarına itiraz: İlgili, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz eder (TMK m. 461/2).
- Vasiye şikâyet: Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi ve her ilgili, vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikâyette bulunur (TMK m. 461/1).
On günlük süreleri doğru hesaplamak için hukuki süre hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Vasinin Görevleri ve Yapamayacağı İşler
Vasi, kısıtlının kişiliğini korur, kişisel işlerinde yardım eder, onu bütün hukuki işlemlerde temsil eder ve malvarlığını iyi bir yönetici özeniyle yönetir. Buna karşılık kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak vasi için kesin olarak yasaktır.
Atama kesinleşince vasi, vesayet altındakinin malvarlığını bir deftere geçirir. Vesayet altındaki kişinin ayırt etme gücü varsa vasi onu defterin hazırlığında hazır bulundurur (TMK m. 438). Küçüğün vasisi bakım ve eğitimle ilgili önlemleri alır ve bu konuda ana-babanın yetkilerine sahiptir (TMK m. 445). Kısıtlının vasisi ise onu korur ve kişisel işlerinde yardım eder. Gecikmede sakınca varsa kısıtlıyı bir kuruma yerleştirir, ancak bunu derhal vesayet makamına bildirir (TMK m. 447).
Bunun yanında vasi, vesayet altındakinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi yönetir. Ayrıca vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her hâlde yılda bir kez hesap verir. Vesayet altındaki kişi görüş açıklayabiliyorsa hesabın incelenmesinde hazır bulunur (TMK m. 454). Vesayet makamı rapor ve hesapları inceler, gerekirse düzeltme ister ve önlem alır (TMK m. 464).
Vasinin kesin olarak yapamayacağı işlemler
TMK m. 449’a göre vasi, vesayet altındaki kişi adına kefil olamaz, vakıf kuramaz ve önemli bağışlarda bulunamaz. Mahkemeden bu işlemler için izin almak da mümkün değildir. Bu nedenle kısıtlı annesinin parasıyla bir yakına kefil olmak isteyen vasi, izin istese bile bu işlemi yapma yetkisine sahip değildir.
Kısıtlının kendi yaptığı işlemler
Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi, vasinin izni veya sonradan onamasıyla işlem yapma hakkına sahiptir (TMK m. 451). Vasi işlemi onamazsa taraflar aldıklarını geri verir. Vesayet altındaki kişi ise zenginleşme ölçüsünde sorumlu olur. Karşı tarafı ehliyeti konusunda yanıltmışsa verdiği zarardan da sorumludur (TMK m. 452).
Vasi Atama Sonrası İzin Gereken İşler
Vasi atama kararı vasiye sınırsız yetki vermez. Kanun önemli işlemleri vesayet makamının iznine, daha ağır sonuçlu bazı işlemleri ise ayrıca denetim makamının iznine bağlar. İzinsiz yapılan işlem, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmadan yaptığı işlem hükmündedir (TMK m. 465).

Vesayet makamı izni gereken işler (TMK m. 462)
- Taşınmaz alımı, satımı, rehnedilmesi ve taşınmaz üzerinde ayni hak kurulması,
- Olağan yönetim dışında kalan taşınır ve hakların alımı, satımı, devri ve rehni,
- Olağan yönetim sınırını aşan yapı işleri,
- Ödünç verme ve ödünç alma,
- Kambiyo taahhüdü altına girme,
- Bir yıl veya daha uzun süreli ürün kirası ile üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası,
- Vesayet altındakinin bir sanat veya meslek icra etmesi,
- Acele hâller saklı kalmak üzere dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato,
- Mal rejimi sözleşmesi, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri,
- Aciz beyanı ve hayat sigortası sözleşmesi,
- Çıraklık sözleşmesi,
- Eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirme,
- Yerleşim yerinin değiştirilmesi.
Kredi çekmek de ödünç alma niteliğinde olduğu için vesayet makamı iznine bağlıdır (TMK m. 462/4).
İzinsiz dava açmanın sonucu
Acele hâller dışında açamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin incelediği dosyada önceki vasi, kısıtlının taşınmazlarını kamulaştırma sürecinde idareye pazarlıkla devretmişti. Yeni vasi, denetim makamı onayı alınmadığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açtı. Bölge adliye mahkemesi, vasinin bu dava için TMK m. 462/8’e göre izin almadığını tespit etti ve davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetti. Yargıtay bu kararı onadı (Yargıtay 2. HD, E. 2024/3158, K. 2024/7797, T. 23.10.2024). Dolayısıyla vasi, dava açmadan önce vesayet makamından izin almalıdır.
Ayrıca denetim makamı izni gereken işler (TMK m. 463)
Vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gereken işlemler şunlardır: evlat edinme ve evlat edinilme, vatandaşlığa girme veya vatandaşlıktan çıkma, bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluk doğuran ortaklığa ya da önemli sermayeyle şirkete katılma, ömür boyu gelir ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, mirasın kabulü veya reddi ve miras sözleşmesi, küçüğün ergin kılınması, vasi ile vesayet altındaki arasındaki sözleşmeler.
Kısıtlı kişi mirasçı olduğunda vasinin mirası reddetmesi bu nedenle iki aşamalı izne bağlıdır. Ret süreci ve süreler için mirasın reddi rehberimize, kısıtlı mirasçının mirasçılık belgesi işlemleri için mirasçılık belgesi yazımıza bakabilirsiniz.
Kısıtlının Taşınmaz ve Taşınırlarının Satışı
Vasi, kısıtlının taşınmazını ancak vesayet makamının talimatıyla ve kısıtlının menfaati zorunlu kılıyorsa açık artırmayla satar; ihaleyi vesayet makamının onaması tamamlar. 7589 sayılı Kanun ile satışlar 31.10.2026’dan itibaren elektronik satış portalında açık artırmayla yapılır.
TMK m. 444’e göre taşınmaz satışı vesayet makamının talimatına ve vesayet altındakinin menfaatinin zorunlu kılmasına bağlıdır. Satış açık artırma yoluyla gerçekleşir ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur. Vesayet makamı onama kararını ihale gününden itibaren 10 gün içinde verir. Pazarlıkla satış ise istisnaidir ve denetim makamının iznine bağlıdır. Değerli şeyler dışındaki taşınırların satışında da vesayet makamının talimatıyla açık artırma esastır; pazarlıkla satış da mümkündür (TMK m. 440/1).
31.10.2026’dan itibaren elektronik satış portalı
Resmî Gazete’nin 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı nüshasında yayımlanan 7589 sayılı Kanun, TMK m. 440/1 ve 444/2’yi değiştirdi. Bu hüküm 31.10.2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu tarihten itibaren vesayet altındakinin taşınır ve taşınmazlarının açık artırmayla satışı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında yapılır. Ayrıca 444/2’deki “vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından vasi de hazır olduğu hâlde” ibaresi metinden çıkarıldı. İhalenin vesayet makamının onamasıyla tamamlanması kuralı ise devam ediyor.
Vasinin satmak istediği taşınmaz aynı zamanda aile konutuysa aile konutuna ilişkin koruma kurallarını da ayrıca değerlendirmek gerekir. Bu konuyu aile konutu şerhi ve mahkeme süreci yazımızda anlattık.
Vasilik Süresi, Ücreti ve Görevin Sona Ermesi
Vasi kural olarak iki yıl için atanır; vesayet makamı görevi her defasında ikişer yıl uzatma yetkisine sahiptir. Dört yıl dolunca vasi görevi bırakma hakkı kazanır. Vasilik ücretini vesayet altındakinin malvarlığı, buna olanak yoksa Hazine karşılar.
Vasilik süresini TMK m. 456 düzenler. Vesayet makamı süreyi uzatmazsa vasilik sürenin dolmasıyla sona erer (TMK m. 480).
Vasinin ücretini vesayet makamı her hesap dönemi için belirler. Mahkeme bunu yaparken vasinin harcadığı emeği ve vesayet altındaki malvarlığının gelirini göz önünde tutar (TMK m. 457). Ancak kanun belirli bir tutar öngörmez.
Vasinin Sorumluluğu ve Görevden Alınması
Vasi, görevini yerine getirirken kusuruyla verdiği zarardan sorumludur. Devlet de vesayet dairelerindeki görevlilerin hukuka aykırı işlemlerinden doğan zarardan doğrudan sorumludur. Görevini ağır biçimde savsaklayan veya yetkisini kötüye kullanan vasiyi vesayet makamı görevden alır.
TMK m. 467’ye göre vasi, kayyım ve yasal danışman kusurlarıyla verdikleri zarardan sorumludur. Devlet ise vesayet dairelerinde görev alanların hukuka aykırı eylemlerinden doğan zarardan doğrudan sorumludur. Ayrıca vasiye tazmin ettirilemeyen zarardan da sorumlu olur ve sorumlulara rücu eder (TMK m. 468). Bu tazminat ve rücu davalarına vesayet dairelerinin bulunduğu yerdeki asliye mahkemesi bakar (TMK m. 469).
Vasi görevini ağır biçimde savsaklarsa, yetkisini kötüye kullanırsa, güveni sarsıcı davranışlarda bulunursa veya borç ödemede aciz durumuna düşerse vesayet makamı onu görevden alır. Vasinin görevini yerine getirmede yetersiz kalması hâlinde mahkeme kusur aramadan da bu yetkiyi kullanır (TMK m. 483).
Vasi Atama Kararından Sonra Vesayetin Kaldırılması
Vasi atama kararı kalıcı değildir; kısıtlama sebebi ortadan kalkınca vesayet makamı kısıtlılığı kaldırır. Kısıtlı kişi ve her ilgili bunu isteme hakkına sahiptir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayanan kısıtlılığı ise mahkeme ancak resmî sağlık kurulu raporuna dayanarak kaldırır.
Hükümlülük dışındaki kısıtlılarda vesayet, vesayet makamının kararıyla sona erer. Mahkeme sebebin ortadan kalkıp kalkmadığını inceler (TMK m. 472). Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlananlarda kaldırma kararı için resmî sağlık kurulu raporu şarttır (TMK m. 474). Raporlar çelişirse mahkeme, yukarıda anlattığımız 2023 tarihli Yargıtay kararına göre Adli Tıp Kurumunun ilgili üst kurulundan rapor alır. Kısıtlamayı gerektirmeyen ama korunma ihtiyacı süren durumlarda yasal danışman atanması da ancak bu inceleme tamamlandıktan sonra gündeme gelir.
Ergin bir çocuk kısıtlandığında kural olarak vesayet altına alınmaz; mahkeme onu ana-babasının velayeti altında bırakır (TMK m. 419/3). Yukarıda anlattığımız 5. Hukuk Dairesi dosyasında da eşin vasiliği sona erince vesayet makamı kısıtlıyı annesinin velayeti altına almıştı.
Noter Vasi Atar mı? Vekâletname Vasiliğin Yerine Geçer mi?
Hayır, noter vasi atayamaz ve noterde düzenlenen bir vekâletname de vasilik yerine geçen bir mahkeme kararı değildir. Vasi atama yetkisi yalnız vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine aittir. Noterler vesayeti gerektiren bir durumu öğrendiklerinde bunu vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür (TMK m. 404/2, 405/2).
Sık sorulan bir soru, yaşlı ebeveynden alınan genel vekâletnamenin vasiliğin yerine geçip geçmediğidir. Oysa vekâlet, ayırt etme gücü yerinde olan kişinin kendi iradesiyle verdiği bir yetkidir; vasilik ise mahkemenin atadığı ve denetlediği bir görevdir. Vekâlet verenin sonradan ayırt etme gücünü kaybetmesinin vekâletnameye etkisi somut olaya göre değerlendirilmelidir. Vekâletnameye güvenerek önemli malvarlığı işlemleri yapmadan önce durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Vasi Atama Örnekleri (Kurgusal)
Aşağıdaki vasi atama örnekleri kurgusaldır ve gerçek kişi veya dosyalara dayanmaz. Örnekler; demans nedeniyle kısıtlama, kendi isteğiyle kısıtlanma, kardeşler arasındaki anlaşmazlık ve izinsiz dava açma hâllerinde kanunun nasıl işlediğini gösterir.
Örnek 1, demans hastası anne: Kişi A ileri evre demans nedeniyle banka işlemlerini yapamıyor ve sürekli bakıma ihtiyaç duyuyor. Kızı, annesinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine başvurur. Mahkeme resmî sağlık kurulu raporu alır ve TMK m. 405’e göre kısıtlama kararı verir. Diğer çocuklar itiraz etmez; bu nedenle mahkeme yakınlık ve kişisel ilişkiyi gözeterek kızı vasi atar. Kız, annesinin evini satmak isterse önce vesayet makamının iznini almak zorundadır.
Örnek 2, kendi isteğiyle kısıtlanan baba: Kişi B’nin ayırt etme gücü yerindedir. Ancak ağır hastalığı nedeniyle işlerini yönetemediğini düşünür ve TMK m. 408’e göre kendisinin kısıtlanmasını ister. Mahkeme Kişi B’yi dinler ve kendisinin gösterdiği oğlunu, haklı bir engel bulunmadığı için vasi atar (TMK m. 415).
Örnek 3, kardeşler arası anlaşmazlık: Kişi C ve Kişi D kardeştir ve ikisi de babalarının vasisi olmak ister. Mahkeme, babayla aynı şehirde yaşayan ve bakımını üstlenen Kişi C’yi vasi atar. Kişi D, atamayı öğrendiği günden itibaren on gün içinde kanuna aykırılık iddiasıyla başvurma hakkına sahiptir. Süreyi kaçırsa bile vasinin sonraki eylemlerine karşı şikâyet yolu açık kalır.
Örnek 4, izinsiz dava: Vasi Kişi E, kısıtlı kardeşinin tapusu için iptal davası açar, ancak vesayet makamından izin almaz. Mahkeme davayı dava şartı yokluğundan reddeder. Oysa Kişi E’nin önce izin alması ve sonra dava açması gerekirdi.
Vasi Atama Sürecinde Sık Yapılan Hatalar
Vasi atamada en sık hata, yaşlılığı tek başına yeterli sebep sanmak ve noterden alınan vekâletnameyi vasilik yerine koymaktır. Bunun yanında izin almadan taşınmaz satmaya veya dava açmaya çalışmak, kısıtlıyı izinsiz başka şehre taşımak ve on günlük süreleri kaçırmak da bu hataların başında gelir.
- Yaşlılığı yeterli saymak: Yaşlılık yalnız kişinin kendi isteğiyle kısıtlama sebebidir (TMK m. 408).
- Vekâletnameye güvenmek: Noter vasi atayamaz; vekâlet, mahkeme denetimindeki vasiliğin yerini tutmaz.
- İzinsiz satış veya kredi: Taşınmaz satışı ve ödünç alma vesayet makamı iznine bağlıdır (TMK m. 462, 465).
- İzinsiz dava: İzin yokluğu dava şartı eksikliğidir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/3158).
- İzinsiz taşınma: Yerleşim yeri vesayet makamının izni olmadan değişmez (TMK m. 412).
- Hesap vermemek: Vasi en az yılda bir hesap verir (TMK m. 454).
- Kefil olmak veya önemli bağış: Bu işlemler izinle bile yapılamaz (TMK m. 449).
- Mirası izinsiz reddetmek: Mirasın reddi denetim makamı iznine de bağlıdır (TMK m. 463).
- Süreleri kaçırmak: Kaçınma ve itiraz süreleri on gündür (TMK m. 422, 461).
Vasilik görevi, izin talepleri ve hesap verme
Vasi atama talebinin hangi maddeye dayanacağı, izin dilekçelerinin içeriği ve yıllık hesapların hazırlanması her dosyada farklıdır. Bu tür işlerde uygulanacak hukuki yol, olayın özelliklerine ve mevcut belgelere göre değişir; somut durumun hukuki açıdan değerlendirilmesi için bir avukata danışılması gerekebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Temel kavramlar: vesayet, kayyım ve yasal danışman
Vasi nedir?
Vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlı erginin yasal temsilcisine vasi denir. Kişinin kişisel işlerinde ona yardım eder, onu bütün hukuki işlemlerde temsil eder ve malvarlığını yönetir (TMK m. 448, 454). Vasiyi sulh hukuk mahkemesi atar.
Vesayet nedir?
Vesayet, velayet altında bulunmayan küçükleri ve kendi işlerini göremeyen erginleri korumak için kurulan hukuki düzendir. Türk Medeni Kanunu vesayeti 396 ile 494. maddeler arasında düzenler. Vesayet altındaki herkes kısıtlı değildir; küçükler de vesayet altına girer.
Vasi ile kayyım arasındaki fark nedir?
Vasi kısıtlıyı bütün hukuki işlemlerde temsil eder; kayyım ise belirli işler için atanır. Kayyım atanması kişinin fiil ehliyetini etkilemez (TMK m. 458). Mahkeme ise vasiyi kısıtlı ergine veya velayet dışında kalan küçüğe atar.
Yasal danışman nedir, vasiden farkı ne?
Yasal danışman, kısıtlama için yeterli sebep bulunmayan ama korunmaya ihtiyaç duyan ergine atanır. Kişi dava açma, taşınmaz satışı, ödünç alma, bağışlama ve kefalet gibi kanunda sayılan önemli işlemleri ancak danışmanın onayıyla yapar (TMK m. 429). Buna karşılık diğer işlemlerde fiil ehliyeti devam eder.
Vesayet makamı ve denetim makamı nedir?
Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir (TMK m. 397/2). Sulh hukuk mahkemesi vasiyi atar ve izin verir; asliye hukuk mahkemesi itirazları inceler ve mirasın reddi gibi bazı işlemlere ikinci bir izin verir.
Vesayet bir dava mıdır, davalı kimdir?
Hayır, vesayet bir dava değil, çekişmesiz yargı işidir (HMK m. 382/2-b-19). Bu nedenle süreçte davalı yoktur. Talebin konusu olan kişi, mahkemenin hakkında karar vereceği ilgilidir; dilekçede onu bu sıfatla gösterin.
Vasi atama sebepleri
Hangi durumlarda vasi atanır?
Mahkeme velayet dışındaki küçüklere ve kısıtlanan erginlere vasi atar. Kısıtlama sebepleri akıl hastalığı veya akıl zayıflığı (TMK m. 405), savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetim (TMK m. 406), hükümlülük (TMK m. 407) ve kişinin kendi isteğidir (TMK m. 408).
Yaşlı ebeveyne vasi atama mümkün mü?
Evet, ancak yaşlılık tek başına yeterli değildir. Yaşlı kişide demans gibi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenirse TMK m. 405 uygulanır. Yaşlı kişi kendisi isterse TMK m. 408’e dayanarak kısıtlama talep etme hakkına sahiptir.
Yaşlılık tek başına vasi atanması için yeterli mi?
Hayır. Kanun yaşlılığı yalnız kişinin kendi isteğiyle kısıtlanmasında sebep olarak sayar (TMK m. 408). Yakınların talebiyle zorunlu kısıtlama için TMK m. 405’teki şartlar ve resmî sağlık kurulu raporu gerekir.
Alzheimer veya demans hastası için vasi nasıl atanır?
Yakın, hastanın yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine başvurur. Mahkeme resmî sağlık kurulu raporu alır ve hastalık nedeniyle işlerini göremediği veya sürekli bakıma ihtiyaç duyduğu anlaşılırsa kısıtlama kararı verip vasi atar (TMK m. 405, 409/2).
Yatalak hastaya vasi tayini için ne gerekir?
Yatalak olmak tek başına kısıtlama sebebi değildir. Hastada akıl hastalığı veya akıl zayıflığı varsa mahkeme rapor alarak TMK m. 405’e göre karar verir. Ayırt etme gücü yerinde olan hasta ise ağır hastalığı nedeniyle kendisi kısıtlanmayı isteme hakkına sahiptir (TMK m. 408).
Engelli birey için vasi atanır mı?
Engellilik tek başına zorunlu kısıtlama sebebi değildir. Engelli kişi işlerini yönetemediğini ispat ederse kendi isteğiyle kısıtlanmayı talep eder (TMK m. 408). Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunuyorsa mahkeme resmî sağlık kurulu raporuyla TMK m. 405’e göre karar verir.
Kendi isteği, bağımlılık ve hükümlülükte vasi atama
Kişi kendi isteğiyle vesayet altına girebilir mi?
Evet. Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden ergin, kısıtlanmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m. 408). Mahkeme kişiyi dinlemeden karar vermez ve onun gösterdiği kişiye öncelik tanır.
Alkol bağımlısı veya savurgan kişi için kısıtlama kararı mümkün mü?
Evet. Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ya da kötü yönetimi nedeniyle kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesi bulunan ve bu yüzden devamlı korunmaya muhtaç olan ergin için mahkeme kısıtlama kararı verir (TMK m. 406). Mahkeme kişiyi önce dinler.
Hapis cezası alan kişiye vasi atanır mı?
Kural olarak kişinin isteğine bağlıdır. 2024’te değişen TMK m. 407’ye göre mahkeme ceza infaz kurumundaki hükümlüyü kendi isteğiyle kısıtlar veya ona kayyım atar. Toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasında ise korunma gerekiyorsa mahkeme isteğe bakmadan kısıtlama kararı verir.
Vasi atama süreci ve mahkeme
Vasi atama talebini kimler yapar?
Eş, çocuklar, diğer yakınlar ve ilgisi bulunan herkes sulh hukuk mahkemesine başvurma hakkına sahiptir. Ayrıca idari makamlar, noterler ve mahkemeler, kısıtlamayı gerektiren bir durumu öğrendiklerinde vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür (TMK m. 404/2, 405/2).
Vasi olmak için ilk başvuru yeri neresi?
İlk başvuru yeri, kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesidir (TMK m. 411; HMK m. 383). Buna karşılık noter, nüfus müdürlüğü veya aile mahkemesi vasi atama yetkisine sahip değildir.
Vasi tayini için gerekli belgeler nelerdir?
Kanunda kapalı bir belge listesi yoktur. Uygulamada başvuran; talep dilekçesini, nüfus kayıt örneğini, varsa sağlık raporlarını ve epikrizleri, vasi adayının kimlik bilgisini, mahkemenin isteyebileceği adli sicil kaydını ve adayın kabul beyanını mahkemeye sunar.
Vasi tayini için sağlık kurulu raporu şart mı?
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayanan kısıtlamada şarttır (TMK m. 409/2). Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim ve istek hâllerinde ise kanun rapor yerine kişinin dinlenmesini arar (TMK m. 409/1).
Vasi atama için rapor, dinleme ve süre
Sağlık raporları çelişirse ne olur?
Mahkeme çelişkiyi gidermek zorundadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, çelişkili raporların tanık beyanlarıyla birlikte Adli Tıp Kurumunun ilgili üst kurulundan rapor alınarak giderilmesi gerektiğini belirtti (E. 2023/8098, K. 2023/5231). Eksik incelemeyle kısıtlılık kaldırılamaz.
Mahkeme kısıtlama talebinin konusu olan kişiyi dinler mi?
Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim ve istek hâllerinde mahkeme kişiyi dinlemeden kısıtlama kararı veremez (TMK m. 409/1). Akıl hastalığı veya akıl zayıflığında ise hâkim raporu göz önünde tutarak kişiyi dinleme yetkisine sahiptir (TMK m. 409/2).
Kişi rapor için hastaneye gitmek istemezse ne olur?
2024’ten bu yana mahkeme gerekirse TMK m. 436 hükmünü uygular (TMK m. 409/2). Buna göre mahkeme kan veya biyolojik örnek alınmasına ve hekim ön raporu üzerine kişinin en fazla 20 gün bir sağlık kuruluşuna yerleştirilmesine karar verir. Kişi bildirimden itibaren 10 gün içinde itiraz eder; itiraz kararın uygulanmasını durdurmaz.
Vasi atanması kaç gün sürer?
Kanun belirli bir süre öngörmez; yalnız vesayet makamının vasiyi gecikmeksizin atamasını ister (TMK m. 419). Süre; rapor ihtiyacına, kişinin dinlenmesine, tebligata ve itirazlara göre değişir. Bu nedenle genel bir gün veya ay sayısı vermek doğru olmaz.
Süreç sürerken geçici vasi atama mümkün mü?
Aslında kanun “geçici vasi” yerine geçici önlemlerden söz eder. Vesayet makamı, vasi atanmasından önce kendiliğinden gerekli önlemleri alır; gerekirse kişinin fiil ehliyetini geçici olarak kaldırır ve ona bir temsilci atar. Mahkeme bu kararı da ilan ettirir (TMK m. 420).
Vasi atama şartları ve öncelik
Vasi olma şartları nelerdir?
Kanuna göre vasi, görevi yapabilecek yetenekte bir ergin olmalıdır (TMK m. 413/1). Ayrıca TMK m. 418’deki engellerden birini taşımamalıdır. Adli sicil kaydı kanunda ayrı bir şart değildir; mahkemeler uygulamada adayın uygunluğunu değerlendirmek için bunu ister.
Kimler vasi olarak atanamaz?
Kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler, menfaati vesayet altındakiyle önemli ölçüde çatışanlar veya onunla düşmanlığı bulunanlar ve ilgili vesayet dairelerinin hâkimleri vasi olamaz (TMK m. 418).
Vasi atanmasında eş ve çocukların önceliği var mı?
Evet. Haklı sebepler engel olmadıkça mahkeme öncelikle eşi veya yakın hısımlardan birini vasi seçer; yerleşim yerlerinin yakınlığını ve kişisel ilişkileri de gözetir (TMK m. 414). Eş ile kısıtlı arasında boşanma davası gibi bir menfaat çatışması varsa bu öncelik ortadan kalkar.
Kardeşler arasında vasi konusunda anlaşmazlık olursa ne olur?
Hangi kardeşin vasi olacağına mahkeme karar verir. Çünkü kanun kardeşler arasında sıralama yapmaz; mahkeme yakınlığa, kişisel ilişkilere ve kısıtlının gösterdiği kişiye bakar (TMK m. 414, 415). Atamaya katılmayan kardeş on gün içinde itiraz eder (TMK m. 422).
Kişi kendi vasisini seçebilir mi?
Evet, haklı sebepler engel olmadıkça vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kişi vasi olarak atanır (TMK m. 415). Özellikle kendi isteğiyle kısıtlanan kişi bu hakkı kullanır.
Vasi atama kararına itiraz ve noter
Vasilik görevini reddetmek mümkün mü?
Kural olarak hayır; yerleşim yerinde oturan ve atanan kişi görevi kabulle yükümlüdür (TMK m. 416). Ancak altmış yaşını dolduranlar, bedensel engeli veya sürekli hastalığı bulunanlar, dörtten çok çocuğun velisi olanlar ve üzerinde başka vasilik bulunanlar görevi kabul etmeme hakkına sahiptir (TMK m. 417).
Birden fazla vasi atama mümkün mü?
Evet. Vesayet makamı gerektiğinde birden çok vasi atar; vasiler görevi birlikte veya belirlenen yetkilere göre ayrı ayrı yürütür (TMK m. 413/2). Ancak rızaları bulunmadıkça birden çok kişi vesayeti birlikte yürütmekle görevlendirilemez (TMK m. 413/3).
Vasi atama kararına itiraz süresi ne kadar?
Her ilgili, atamayı öğrendiği günden itibaren on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürer. Atanan vasi de tebliğden itibaren on gün içinde kaçınma sebebini bildirir (TMK m. 422). Vesayet makamının diğer kararlarına karşı itiraz süresi tebliğden itibaren on gündür (TMK m. 461/2).
Noter vasi tayin eder mi?
Hayır, noter vasi atayamaz. Vasi atama yetkisi yalnız sulh hukuk mahkemesine aittir. Noterler vesayeti gerektiren bir durumu öğrendiklerinde bunu vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür (TMK m. 404/2, 405/2).
Vasinin görevleri ve satış yetkisi
Vasinin görevleri nelerdir?
Vasi, kısıtlıyı korur, kişisel işlerinde yardım eder ve onu bütün hukuki işlemlerde temsil eder (TMK m. 447, 448). Atama kesinleşince malvarlığı defterini düzenler (TMK m. 438), malvarlığını iyi bir yönetici özeniyle yönetir ve en az yılda bir hesap verir (TMK m. 454).
Vasi neleri yapamaz?
Vasi, vesayet altındaki kişi adına kefil olamaz, vakıf kuramaz ve önemli bağışlarda bulunamaz (TMK m. 449). Mahkeme izni de bu yasağı kaldırmaz. Taşınmaz satışı ve ödünç alma gibi işlemleri ise yalnız izinle yapar.
Vasi kısıtlının evini satma yetkisine sahip mi?
Evet, ancak vesayet makamının talimatı ve kısıtlının menfaatinin zorunlu kılması şartıyla (TMK m. 444). Satış açık artırmayla gerçekleşir ve vesayet makamının onaması ihaleyi tamamlar. 7589 sayılı Kanun ile açık artırma 31.10.2026’dan itibaren elektronik satış portalında yapılır.
Vasi kısıtlı adına kredi çekme hakkına sahip mi?
Evet, ancak vesayet makamının izniyle. Kredi ödünç alma niteliğindedir ve ödünç verme ile ödünç alma vesayet makamı iznine bağlıdır (TMK m. 462/4). İzinsiz işlem, kısıtlının vasi izni olmadan yaptığı işlem hükmündedir (TMK m. 465).
İzin gereken diğer işler ve hesap verme
Vasinin kısıtlı adına dava açması izne bağlı mı?
Evet, acele hâller dışında vesayet makamının izni şarttır (TMK m. 462/8). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, izin almadan açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin kararı onadı (E. 2024/3158, K. 2024/7797).
Vasinin kısıtlı adına mirası reddetmesi mümkün mü?
Evet, ancak iki aşamalı izinle. Mirasın kabulü veya reddi için önce vesayet makamının, ardından denetim makamının izni gerekir (TMK m. 463). Ret süresini bu izin süreciyle birlikte planlamak önemlidir.
Vasi kısıtlı kişiyi bakımevine yerleştirme yetkisine sahip mi?
Evet, vesayet makamının izniyle. Eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirme izne bağlı işlerdendir (TMK m. 462/13). Gecikmede sakınca varsa vasi kısıtlıyı kuruma yerleştirir ve durumu derhal vesayet makamına bildirir (TMK m. 447).
Vasi hesap vermek zorunda mı?
Evet. Vasi, vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her hâlde yılda bir hesap verir (TMK m. 454). Vesayet makamı rapor ve hesapları inceler, gerekirse düzeltme ister ve kısıtlının menfaatini korumak için önlem alır (TMK m. 464).
Vasilik süresi, ücret ve sorumluluk
Vasilik kaç yıl sürer, uzatma mümkün mü?
Vasi kural olarak iki yıl için atanır; vesayet makamı süreyi her defasında ikişer yıl uzatma yetkisine sahiptir. Dört yıl dolunca vasi görevden kaçınma hakkı kazanır (TMK m. 456). Süre uzatılmazsa vasilik kendiliğinden sona erer (TMK m. 480).
Vasilik ücreti kim öder?
Ücreti vesayet altındakinin malvarlığı karşılar; buna olanak yoksa Hazine öder. Vesayet makamı ücreti her hesap dönemi için vasinin emeğini ve malvarlığının gelirini gözeterek belirler (TMK m. 457). Ancak kanun sabit bir tutar öngörmez.
Vasi görevini kötüye kullanırsa ne olur?
Vesayet makamı vasiyi görevden alır. Ağır savsaklama, yetkiyi kötüye kullanma, güveni sarsıcı davranış ve borç ödemede aciz görevden alma sebepleridir; yetersizlik hâlinde mahkeme kusur aramaz (TMK m. 483). İlgililer vasinin eylemlerine karşı vesayet makamına şikâyet hakkına da sahiptir (TMK m. 461/1).
Vasinin verdiği zarardan kim sorumlu?
Vasi kusuruyla verdiği zarardan sorumludur (TMK m. 467). Devlet de vesayet dairelerindeki görevlilerin hukuka aykırı eylemlerinden ve vasiye tazmin ettirilemeyen zarardan doğrudan sorumludur (TMK m. 468). Bu davalara vesayet dairelerinin bulunduğu yerdeki asliye mahkemesi bakar (TMK m. 469).
Vesayetin sona ermesi ve özel durumlar
Kısıtlı başka şehre taşınırsa vesayet dosyası ne olur?
Vesayet makamının izni olmadıkça yerleşim yeri değişmez ve dosya ilk mahkemede kalır (TMK m. 412). Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, izinsiz taşınmada ilk vesayet makamını yetkili saydı (E. 2023/11029, K. 2023/13252). İzinle taşınmada yetki yeni yerdeki mahkemeye geçer.
Vesayetin kaldırılması için ne gerekir?
Kısıtlama sebebi ortadan kalkınca vesayet makamı kısıtlılığı kaldırır; kısıtlı ve her ilgili bunu talep etme hakkına sahiptir (TMK m. 472). Akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayalı kısıtlılık ancak resmî sağlık kurulu raporuyla kalkar (TMK m. 474).
Hükümlülük nedeniyle kurulan vesayet ne zaman sona erer?
Hapis hâli hukuka uygun biçimde sona erince vesayet kendiliğinden kalkar (TMK m. 471). Hapis sürerken beş yıldan az cezalarda kişinin istemiyle, beş yıl ve üzerindeki cezalarda ise korunma sebebi ortadan kalkınca vesayet makamı vesayeti sona erdirir.
Kısıtlanan ergin çocuk vesayet altına mı alınır?
Kural olarak hayır. Kısıtlanan ergin çocuk vesayet altına alınmaz; mahkeme onu ana ve babasının velayeti altında bırakır (TMK m. 419/3).
Türkiye’de yaşamayan yabancıya vasi atama mümkün mü?
Evet. Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan yabancı hakkında vesayet ve kısıtlılık kararlarını, sâkin olduğu yer mahkemesi, sâkin değilse mallarının bulunduğu yer mahkemesi verir (MÖHUK m. 42/1). Kişinin fiil ehliyeti ise kural olarak millî hukukuna tabidir (MÖHUK m. 9/1).
Kaynakça
Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 396-494 (özellikle m. 397, 403-425, 429, 436-438, 440, 444, 445, 447-449, 451-452, 454, 456-458, 461-465, 467-469, 471, 472, 474, 480, 483). mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 382, 383. mevzuat.gov.tr
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 4.
- 2659 sayılı Adli Tıp Kanunu, m. 15/1-a.
- 7499 sayılı Kanun (2/3/2024), m. 5-8 (TMK m. 407, 409/2, 436/6 ve 471 değişiklikleri).
- 7445 sayılı Kanun (28/3/2023), m. 14 (TMK m. 437).
- 7589 sayılı Kanun, m. 11-12 (TMK m. 440/1 ve 444/2; Resmî Gazete 31.07.2026, sayı 33326; yürürlük 31.10.2026).
Yargı kararları
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3158, K. 2024/7797, T. 23.10.2024.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8098, K. 2023/5231, T. 07.11.2023.
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2821, K. 2025/5845, T. 22.04.2025.
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/11029, K. 2023/13252, T. 25.12.2023.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/4163, K. 2019/8350, T. 01.10.2019 (eski iş bölümü dönemi; 2. HD, E. 2023/8098 kararında anılan önceki bozma).
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.







