Aldatma ve zina nedeniyle boşanma: TMK 161 süreleri, ispat, af ve tazminat

Zina nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenen özel ve mutlak bir boşanma sebebidir. Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açma hakkına sahiptir. Ancak her aldatma hukuken zina değildir. Mesajlaşma, duygusal yakınlık veya şüpheli davranışlar çoğu zaman “güven sarsıcı davranış” olarak genel boşanma sebebi kapsamında kalır.

Kısaca

  • Dayanak: TMK m. 161. Zina, eşin bilerek ve isteyerek başka biriyle cinsel ilişkiye girmesidir.
  • Süre: Zinayı öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde zina eyleminden itibaren beş yıl. Bunlar hak düşürücü sürelerdir ve mahkeme bunları kendiliğinden gözetir.
  • Devam eden zina: İlişki sürüyorsa hem altı ay hem beş yıl son eylemden başlar.
  • Af: Zinayı affeden eşin bu sebeple dava hakkı yoktur (TMK m. 161/3). Affı ve sürenin dolduğunu ileri süren taraf bunu ispatlar.
  • İspat: Salt şüphe yetmez; deliller toplamı cinsel ilişkiyi kuvvetle muhtemel göstermelidir. Hukuka aykırı delili mahkeme dikkate almaz (HMK m. 189/2).
  • Sonuçlar: Zina tazminat ve nafakada kusur değerlendirmesini etkiler. Mal paylaşımında ise hâkim, zina nedeniyle verilen boşanmada katılma alacağını azaltma veya kaldırma yetkisine sahiptir (TMK m. 236/2).

İçindekiler

Zina Nedir? Aldatma ve Sadakatsizlikten Farkı

Zina, evli bir kişinin eşi dışında biriyle bilerek ve isteyerek cinsel ilişkiye girmesidir. Aldatma ve sadakatsizlik ise daha geniş kavramlardır. Cinsel ilişki ispatlanamayan mesajlaşma, flört veya duygusal bağ, zina değil güven sarsıcı davranış olarak TMK m. 166/1 kapsamında değerlendirilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, zinayı bilerek ve isteyerek gerçekleştirilen cinsel ilişki olarak tanımlar. Kurula göre zina mutlak ve özel bir boşanma sebebidir. Ayrıca zinanın sayısı, kiminle ve ne zaman gerçekleştiği önem taşımaz; tek bir eylem de yeterlidir (HGK, E. 2025/33, K. 2025/839, T. 17.12.2025).

Öte yandan tanımdaki “bilerek ve isteyerek” unsuru, iradeye dayalı bir ilişkiyi arar. Bu nedenle eşin iradesi dışında gerçekleşen bir olay zina tanımına girmez.

Duygusal ve sanal aldatma zina sayılır mı?

Hayır. Yargıtay, zina için cinsel ilişkinin kesin veya güçlü karinelerle kanıtlanmasını arar. Örneğin bir dosyada ilk derece mahkemesi, kadının bir erkekle özellikle geceleri yoğun mesajlaşmasına ve onu kahvaltıya çağırmasına dayanarak zinayı kabul etmişti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise bu iletişimin güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığını belirterek kararı bozdu (E. 2025/4638, K. 2026/504, T. 19.01.2026).

Dolayısıyla sanal ilişki, sosyal medya yazışması veya duygusal yakınlık tek başına zina değildir. Bununla birlikte bu davranışlar evlilik birliğini temelinden sarsan kusurlu davranışlardır ve boşanma ile tazminat taleplerinde önemli rol oynar. Genel boşanma sebebinin işleyişini evlilik birliğinin temelinden sarsılması rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.

Zina ile güven sarsıcı davranış arasındaki fark

Aşağıdaki tablo iki boşanma sebebini temel noktalarda karşılaştırır. Uygulamada davacılar çoğunlukla ikisine birlikte dayanır; çünkü zina ispatlanamazsa mahkeme aynı olayları genel sebep kapsamında inceler.

KonuZina (TMK m. 161)Güven sarsıcı davranış (TMK m. 166/1)
Ne gerekir?Cinsel ilişkiEvliliği sarsan kusurlu davranış
İspat ölçütüKuvvetli emare; salt şüphe yetmezDavranışın varlığı ve birliği sarsması
ÇekilmezlikAranmaz; hâkimin takdiri yokOrtak hayatın beklenemez hâle gelmesi aranır
SüreAltı ay / beş yıl (hak düşürücü)Kanunda hak düşürücü süre yok
AfAffeden eşin dava hakkı yokAffedilen olay kusur olarak yüklenmez
Mal paylaşımıHâkim katılma alacağını azaltabilir veya kaldırabilir (m. 236/2)Katılma alacağını kural olarak etkilemez

Zina Nedeniyle Boşanma Davasının Şartları

Zina nedeniyle boşanma için dört unsur birlikte bulunmalıdır: taraflar arasında geçerli bir evlilik, eşin bilerek ve isteyerek başka biriyle cinsel ilişkisi, kanuni sürelerin dolmamış olması ve davacının zinayı affetmemiş olması. Bu unsurlar ispatlanırsa mahkeme boşanmaya karar verir.

Zina, evlilik birliği devam ederken gerçekleşmelidir; çünkü kanun eşin sadakat yükümlülüğünü korur. Ayrıca davacı, zinayı ispat yükünü taşır. Davalı ise sürenin geçtiğini veya affı ileri sürüyorsa bunu kendisi ispatlar.

Zina nedeniyle boşanma davasında hâkimin takdir yetkisi var mı?

Hayır. Anayasa Mahkemesi, zina ispatlandığında hâkimin boşanmaya karar vermeme yönünde bir takdir yetkisinin bulunmadığını belirtir (AYM, E. 2024/83, K. 2024/227, T. 25.12.2024). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da zina sebebinde ayrıca ortak hayatın çekilmez hâle gelmesini aramaz (HGK, E. 2025/33).

Bu nedenle zina, davacıya güçlü bir hukuki konum sağlar. Buna karşılık davacı, katı bir ispat ölçütünü karşılamak zorundadır. Ayrıca süre ve af kuralları, genel sebepte olmayan riskler doğurur.

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Açma Süresi

Zina nedeniyle boşanma davası, zinanın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmeden açılmalıdır (TMK m. 161/2). Bu süreler hak düşürücüdür; mahkeme taraflar ileri sürmese bile süreyi kendiliğinden gözetir.

Altı aylık süre, davacının zinayı öğrendiği tarihte başlar. Beş yıllık süre ise öğrenmeye bakmaz; zina eyleminin gerçekleştiği tarihten işler. İki süreden hangisi önce dolarsa dava hakkı o tarihte düşer.

Zina davasında süreler: öğrenmeden itibaren altı ay, eylemden itibaren beş yıl, devam eden zinada son eylem ve affeden eşin dava hakkının olmaması
TMK m. 161: hak düşürücü süreler ve af

Hak düşürücü süre ile zamanaşımı farkı

Bazı kaynaklar bu süreleri “zamanaşımı” diye anar; ancak bu nitelendirme hatalıdır. Anayasa Mahkemesi, TMK m. 161/2’deki sürelerin hak düşürücü nitelikte olduğunu ve mahkemenin bunları re’sen gözettiğini açıkça belirtir (AYM, E. 2024/83). Zamanaşımını ise kural olarak taraf ileri sürer.

Öte yandan boşanmadan doğan dava hakları için ayrı bir zamanaşımı kuralı vardır. TMK m. 178’e göre bu haklar, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Devam eden zinada süre ne zaman başlar?

Zina tek bir eylemse süre o eylemden başlar. Buna karşılık ilişki sürüp gidiyorsa süre son eylemden işler (AYM, E. 2024/83). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kuralı altı aylık süre için uygular. Ancak davacı ilişkinin devam ettiğini ispatlayamazsa süre öğrenme tarihinden işler (E. 2025/527, K. 2025/6502, T. 25.06.2025).

Ayrıca Daire, aynı kuralın beş yıllık süre için de geçerli olduğunu belirtir. İncelenen dosyada ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, yıllar önceki bir otel konaklamasını esas alarak beş yılın geçtiğini kabul etmişti. Ancak tanık beyanları ilişkinin sonrasında da sürdüğünü gösteriyordu; bu nedenle Daire kararı bozdu ve zina davasının kabulü gerektiğini belirtti (E. 2025/7952, K. 2026/3598, T. 02.04.2026).

Sürenin geçtiğini kim ispatlar?

Sürenin dolduğunu ileri süren davalı, zinanın hangi tarihte öğrenildiğini ispatlamak zorundadır. Yargıtay, öğrenme tarihi ve af ispatlanamadığı sürece davanın süre veya af gerekçesiyle reddedilemeyeceğini belirtir (2. HD, E. 2022/4815, K. 2022/6778, T. 05.07.2022). Bununla birlikte mahkeme, dosyadaki deliller süreyi açıkça gösteriyorsa bunu kendiliğinden dikkate alır.

Beş yıl geçtiyse ne olur?

Beş yıl dolduktan sonra zinayı öğrenen eş, zinaya dayanan dava hakkını kaybeder. Ancak Anayasa Mahkemesi bu durumda eşin TMK m. 166/1’e dayanarak dava açabileceğini belirtir. Eş, eski zinayı güven sarsıcı davranış olarak ileri sürer ve koşulları varsa TMK m. 174’e göre tazminat ister. Mahkeme bu gerekçeyle beş yıllık sınırı Anayasa’ya aykırı bulmadı ve itirazı reddetti (AYM, E. 2024/83, K. 2024/227; RG 18.03.2025/32845).

Zinayı Affetmenin Dava Hakkına Etkisi

Zinayı affeden eşin bu sebebe dayanarak dava hakkı yoktur (TMK m. 161/3). Af bir irade beyanıdır; açık bir sözle veya affı gösteren davranışlarla ortaya çıkar. Mahkeme hangi davranışın af sayılacağını somut olayın özelliklerine göre değerlendirir ve affı ispat yükü bunu ileri süren taraftadır.

Bazı yazılarda affın TMK m. 166/3’te düzenlendiği yazılır; bu bilgi yanlıştır. Af kuralı m. 161/3’tedir; m. 166/3 ise anlaşmalı boşanmayı düzenler.

Hangi davranışlar af sayılır?

Kanun affı gösteren davranışları tek tek saymaz. Bu nedenle “aynı evde kalmak her durumda aftır” gibi kesin kurallar doğru değildir. Örneğin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, genel boşanma sebebine ilişkin bir kararında affı kayıtsız şartsız bir irade beyanı ya da affı gösteren tutum olarak tanımlar. Kurula göre barışma girişimi tek başına af değildir; af için ortak hayatın yeniden kurulması gerekir (HGK, E. 2024/213, K. 2025/557, T. 24.09.2025).

Ancak bu karar zina sebebine değil, genel sebebe ilişkindir. Zina davasında da mahkeme, olaydan sonraki davranışların affı gösterip göstermediğini dosyanın bütününe göre değerlendirir. Dolayısıyla zinayı öğrendikten sonra birlikte tatile çıkmak veya uzun süre ortak hayata devam etmek, davalının affı ileri sürmesine zemin hazırlar.

Zina Nasıl İspatlanır?

Zina, cinsel ilişkiye dair kuvvetli emarelerle ispatlanır. Deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde zina, hayat tecrübesine göre kuvvetle muhtemel görünmelidir. Salt şüphe, duyuma dayalı tanık beyanı veya yalnızca yoğun mesajlaşma ispat için yetmez (HGK, E. 2025/33, K. 2025/839).

Ayrıca TMK m. 184 boşanma davalarında özel ispat kuralları koyar. Hâkim, olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış saymaz. Bunun yanında ikrar hâkimi bağlamaz ve hâkim delilleri serbestçe takdir eder.

Yargıtay’ın ispat ölçütü

Hukuk Genel Kurulu’nun incelediği dosyada erkeğin aynı kadınla birçok kez aynı otelde konakladığı kayıtlarla sabitti. Kadının zinası ise yalnızca çocuk bakıcısı tanığın, kadının kendisine anlattığına dayanan ve çalıştığı tarihler konusunda çelişkili beyanına dayanıyordu. Kurul, duyuma dayalı ve hayatın olağan akışına aykırı bu beyanla kadına kusur yüklenemeyeceğini belirtti. Sonuçta erkeği tam kusurlu saydı ve direnme kararını bozdu (HGK, E. 2025/33).

Öte yandan sınır her dosyada aynı netlikte değildir. Hukuk Genel Kurulu başka bir kararında, erkeğin farklı zamanlarda birden fazla kadınla çok sayıda fotoğrafını ve kısmen görgüye dayalı tanık beyanlarını birlikte değerlendirerek zinayı kabul etti (HGK, E. 2025/201, K. 2026/200, T. 01.04.2026). Ancak karar oyçokluğuyla çıktı. Karşı oy ise samimi fotoğrafları ve yazışmaları zina değil güven sarsıcı davranış saydı. Dolayısıyla fotoğraf ve yazışmaların zinayı ispatlayıp ispatlamadığı, uygulamada tartışmalı bir sorudur.

Zina nedeniyle boşanma davasında kullanılan deliller

Davacı, zinayı her türlü hukuka uygun delille ispatlama hakkına sahiptir. Ancak mahkeme delilleri tek tek değil, birlikte değerlendirir. Uygulamada öne çıkan deliller şunlardır:

  • Tanık: Görgüye dayanan, yer ve zaman belirten beyan önemlidir. Örneğin Yargıtay, eşin başka bir kadınla bir eve birlikte girdiğini gören tanığın beyanını somut durumla birlikte yeterli buldu (2. HD, E. 2024/2435, K. 2024/4350, T. 06.06.2024). Yakınlık tek başına tanığı değersiz kılmaz; belirleyici olan beyanın görgüye dayanması ve tutarlılığıdır.
  • Otel ve konaklama kayıtları: Davacı bu kayıtlara dilekçesinde dayanır, mahkeme de ara kararla ilgili kurumdan getirtir. Yargıtay böyle getirtilen kayıtları geçerli delil saydı (2. HD, E. 2024/8077, K. 2025/6627, T. 26.06.2025).
  • HTS kayıtları: Görüşme ve mesajlaşma yoğunluğunu gösterir; ancak tek başına cinsel ilişkiyi ispatlamaz (2. HD, E. 2025/4638). Kayıtların saklanma süresi için HTS kaydı kaç yıl saklanır yazımıza bakabilirsiniz.
  • Yazışma ve görüntüler: İçerikleri itibarıyla zinaya muhakkak gözüyle bakılmasını gerektiren yazışma ve görüntüler ispata yeter (2. HD, E. 2022/4815). Ancak bu delillerin hukuka uygun elde edilmesi şarttır.
  • Nüfus ve ceza dosyası kayıtları: Evlilik dışı doğan bir çocuğun doğum bilgisi veya ilgili bir soruşturma dosyası da delil olarak sunulur. Mahkeme bunları diğer delillerle birlikte değerlendirir.
Zinanın ispatında güçlü deliller ile tek başına yetersiz veya hukuka aykırı deliller karşılaştırması
Zinanın ispatında hangi deliller öne çıkar?

Zina ispatlanamazsa dava reddedilir mi?

Zinaya dayanan talep reddedilir; ancak davacı ayrıca genel sebebe de dayandıysa mahkeme aynı olayları TMK m. 166/1 kapsamında inceler. Yargıtay, zina ispatlanamadığında terditli olarak ileri sürülen genel sebep talebinin değerlendirilmesi gerektiğini birçok kararında vurgular (2. HD, E. 2023/2519, K. 2023/5205, T. 07.11.2023; E. 2025/4638). Bu nedenle dava dilekçesinde iki sebebe birlikte dayanmak önemlidir.

Hukuka Aykırı Deliller ve Ceza Riski

Hukuka aykırı yoldan elde edilen deliller ispatta dikkate alınmaz (HMK m. 189/2). Eşin telefonuna izinsiz girerek alınan görüntüler, ortam dinlemesiyle yapılan ses kayıtları ve kime ait olduğu belli olmayan ekran görüntüleri bu nedenle davada sonuç doğurmaz. Üstelik bu yöntemler ayrıca ceza sorumluluğu doğurur.

Eşin telefonundan alınan görüntüler

Yargıtay’ın incelediği bir dosyada kadın, erkeğin arabasının bagajında bulduğu telefondan izinsiz aldığı video ve fotoğraflara dayanmıştı. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi zinayı kabul etti. Ancak Yargıtay, bu görüntülerin özel hayatın gizliliği ihlal edilerek elde edildiğini ve hükme esas alınamayacağını belirtti. Kalan mesajlaşma tek başına yetersiz kaldığından zina davası reddedilmeli, genel sebep talebi ise incelenmeliydi (2. HD, E. 2023/2519, K. 2023/5205).

WhatsApp ekran görüntüleri

Ekran görüntüsüne dayanan davacı, iki şeyi ispatlamak zorundadır: yazışmanın davalıya ait olduğunu ve görüntünün hukuka uygun yoldan ele geçirildiğini. Yargıtay, HMK m. 189/2 ve m. 190 uyarınca bunlar ispatlanmadıkça ekran görüntüsünün hükme esas alınamayacağını belirterek zinaya dayalı kararı bozdu (2. HD, E. 2023/3675, K. 2024/9976, T. 16.12.2024). Konunun ayrıntıları için WhatsApp mesajlarının boşanma davalarında delil olarak kullanılması yazımızı okuyabilirsiniz.

Ortak bilgisayar ve gizli ses kaydı

Yargıtay, ortam dinlemesi niteliğindeki ses kaydını hukuka aykırı delil sayar (2. HD, E. 2025/5186, K. 2025/7559, T. 18.09.2025). Buna karşılık ortak kullanılan bir bilgisayardaki kayıtlarda Daire, hukuka aykırılık kararından önce bilgisayarın ortak kullanılıp kullanılmadığını ve şifrenin eşlerce bilinip bilinmediğini araştırmayı şart koşar (2. HD, E. 2024/9995, K. 2025/5421, T. 28.05.2025).

Ayrıca başka bir dosyada kadın, ortak bilgisayarda açık kalan bir hesapta yazışmaları tesadüfen görmüş ve tanıkla desteklenen başka olgularla birlikte zinayı ispatlamıştı (2. HD, E. 2024/2435). Ancak bu kararda yazışmanın hukuka uygunluğu ayrıca tartışılmadı. Bu nedenle tesadüfen görülen her yazışmanın kendiliğinden geçerli delil olduğu sonucuna varmamak gerekir.

Delil toplarken ceza riski

Türk Ceza Kanunu m. 132-134, haberleşmenin gizliliğini, kişiler arasındaki konuşmaların gizliliğini ve özel hayatın gizliliğini korur. Bu nedenle eşin telefonuna veya hesabına izinsiz girmek, rızası olmadan konuşmasını kaydetmek ya da takip yazılımı kullanmak, delili geçersiz kılmanın yanında suç oluşturur. Kişisel verilere ilişkin suçlar için KVKK suçu ve cezaları yazımıza bakabilirsiniz.

Dolayısıyla güvenli yol, delili kendiniz toplamak yerine dilekçede göstermek ve mahkeme aracılığıyla getirtmektir. Örneğin otel kayıtları ve HTS kayıtları için dilekçede tarih aralığını ve telefon numarasını belirtirsiniz; mahkeme de ilgili kurumlara yazı yazar.

Delillerinizin hukuki değerlendirmesi

Hangi delilin hukuka uygun olduğu, sürenin nasıl hesaplanacağı ve olayın zina mı güven sarsıcı davranış mı sayılacağı her dosyada farklı sonuç doğurur. Somut durumunuzun hukuki açıdan değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız yararlı olur.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp

Zina Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Zina nedeniyle boşanma davası, aile mahkemesinde dava dilekçesiyle açılır. Dilekçede zinaya ilişkin olaylar, öğrenme tarihi, deliller ve talepler yer alır. Davacı genellikle öncelikle zinaya, bu ispatlanamazsa evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanarak terditli talepte bulunur.

Terditli dava: zina nedeniyle boşanma ve genel sebep

Terditli davada davacı, asıl talebi olan zina ispatlanamazsa mahkemenin genel sebebi incelemesini ister. Böylece zina reddedilse bile dava tümüyle sonuçsuz kalmaz. Örneğin Yargıtay’ın incelediği bir dosyada kadın, genel sebebe dayanan karşı davasını ıslahla terditli zina davasına çevirmişti. Ancak Daire, ilişkinin devam ettiği ispatlanamadığından altı aylık sürenin öğrenme tarihinden işlediğini belirtti ve zinaya dayalı kabulü bozdu (2. HD, E. 2025/527). Dolayısıyla sonradan zinaya dayanmak isteyen eş, altı aylık süreyi ıslah tarihine göre de kontrol etmelidir.

Zina nedeniyle boşanma davasında görevli ve yetkili mahkeme

Davada görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m. 4). Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Ayrıca boşanma davaları dava şartı arabuluculuğa tabi değildir; eşler doğrudan mahkemeye başvurur.

Zina nedeniyle boşanma davasında gizli duruşma ve tedbirler

Taraflardan birinin istemi üzerine mahkeme duruşmayı gizli yapar (TMK m. 184). Ayrıca hâkim dava açılınca barınma, geçim ve çocuklara ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Yargılamanın uzunluğu dosyaya göre değişir; kanun bu konuda bir süre öngörmez. Bununla birlikte HMK m. 147/3 uyarınca duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemez. Karara karşı istinaf ve temyiz süreleri ise ikişer haftadır (HMK m. 345, 361).

  1. Olayı nitelendirin: Elinizdeki bilgiler cinsel ilişkiyi mi, yoksa güven sarsıcı davranışı mı gösteriyor, önce bunu belirleyin.
  2. Tarihleri belirleyin: Zinayı öğrendiğiniz günü ve son eylemin tarihini not edin; altı ay ve beş yıl sınırını kontrol edin.
  3. Delil planı yapın: Tanıkların görgüye dayanan bilgisini, otel ve HTS kayıtlarının tarih aralığını ve varsa ceza dosyası numarasını listeleyin.
  4. Dilekçeyi hazırlayın: Öncelikle zinaya, olmazsa genel sebebe dayanın; tedbir nafakası, velayet, tazminat ve gerekirse gizli duruşma istemini yazın.
  5. Yargılamayı izleyin: Ön inceleme ve tahkikat aşamasında delillerin mahkeme aracılığıyla getirtilmesini takip edin.
  6. Kanun yolu ve tasfiye: Karara karşı iki haftalık istinaf ve temyiz sürelerini gözetin; mal rejiminin tasfiyesini ayrı davada isteyin.
Zina nedeniyle boşanma davasının aşamaları: nitelendirme, süre kontrolü, delil planı, terditli dilekçe ve karar
Zina nedeniyle boşanma davası adım adım

Dava dilekçesi ve süreç adımlarının genel görünümü için çekişmeli boşanma davası nasıl açılır rehberimize bakabilirsiniz. Gerekli belgeler arasında nüfus kayıt örneği, kimlik, tanık listesi, konaklama bilgileri, telefon numaraları ve gelir belgeleri yer alır.

Zina Nedeniyle Boşanmanın Sonuçları: Kusur ve Tazminat

Kusur değerlendirmesinde zina çoğu zaman belirleyicidir. Zina eden eş kural olarak ağır veya tam kusurlu bulunur; ancak ölçüt her zaman iki eşin kusurlarının karşılaştırılmasıdır. Kusursuz veya daha az kusurlu eş, koşulları varsa TMK m. 174’e göre maddi ve manevi tazminat ister.

Zina nedeniyle boşanma davasında maddi ve manevi tazminat

Maddi tazminatı, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eş ister (TMK m. 174/1). Manevi tazminat ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eşe, kusurlu taraftan bir miktar para ödenmesini sağlar (TMK m. 174/2). Hukuk Genel Kurulu, erkeğin zinası ispatlanınca tam kusurlu olduğunu ve kadın lehine bu iki tazminatın koşullarının oluştuğunu kabul etti (HGK, E. 2025/33).

Tazminat miktarı için kanunda bir tablo yoktur. Yargıtay miktarı; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusur dereceleri, paranın alım gücü ve kişilik haklarına saldırının ağırlığı gibi ölçütlerle, TMK m. 4 ve TBK m. 50-51’deki hakkaniyet kurallarına göre belirler (2. HD, E. 2025/9469, K. 2026/2472, T. 03.03.2026). Ayrıca Yargıtay eşit kusurlu eşe tazminat vermez (2. HD, E. 2025/283, K. 2025/11766, T. 23.12.2025).

Aldatan eş nafaka alır mı?

TMK m. 175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluk nafakası ister. Bu nedenle zina eden eş çoğu durumda daha ağır kusurlu olduğu için yoksulluk nafakası alamaz. Ancak diğer eşin de ağır kusuru varsa ve taraflar eşit kusurlu bulunursa zina eden eşin nafaka isteme hakkı devam eder. Bu konuyu aldatan kadının nafaka ve tazminat hakkı yazımızda ayrıca ele aldık.

Tedbir nafakası ise kusurdan bağımsızdır. Hukuk Genel Kurulu, hâkimin tedbir nafakasını kendiliğinden ve dava tarihinden itibaren belirlemesi gerektiğini vurgular (HGK, E. 2025/201). Öte yandan Anayasa Mahkemesi TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti; ancak iptal 30.06.2027’de yürürlüğe girecek (E. 2025/156, K. 2026/131). Ayrıntılar için AYM süresiz nafaka iptal kararı ve nafaka davası ve hesaplaması yazılarımıza bakabilirsiniz.

Zina velayeti etkiler mi?

Zina tek başına velayet hakkını ortadan kaldırmaz. Mahkeme velayeti boşanma kararıyla birlikte düzenler (TMK m. 182) ve çocuğun üstün yararına göre belirler. Yargıtay’a göre ana ve babanın kusuru, ahlaki değer yargıları ve sosyal konumu ancak çocuğun yararını etkilediği ölçüde dikkate alınır (2. HD, E. 2025/283). Velayet ölçütlerini boşanmada velayet rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.

Zina mal paylaşımını etkiler mi?

Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağına sahiptir (TMK m. 236/1). Mallar ortak mülkiyete geçmez ve “eşit paylaşılmaz”; tasfiye bir alacak hesabıdır. Ancak boşanma zina veya hayata kast nedeniyle verilmişse hâkim, kusurlu eşin katılma alacağını hakkaniyete göre azaltma veya kaldırma yetkisine sahiptir (TMK m. 236/2).

Bu yetki yalnız zina veya hayata kast nedeniyle verilen boşanmada doğar ve hâkimin takdirine bağlıdır. Dolayısıyla zina sayılmayan aldatma, örneğin yalnızca mesajlaşma, katılma alacağını bu hükme göre etkilemez. Ayrıca tasfiye, boşanmadan ayrı bir davada görülür; 236/2 talebi de o davada ileri sürülür. Ayrıntılar için boşanmada mal paylaşımı rehberimize bakabilirsiniz.

Boşanmadan sonra öğrenilen aldatma

Aldatmayı boşanma kesinleştikten sonra öğrenen eşin durumu uygulamada tartışmalıdır. Hukuk Genel Kurulu, aldatmayı boşanma tarihinde bilmeyen eşin, kişilik hakkı ihlalini ve manevi zararı kanıtlamak kaydıyla TBK m. 58’e göre genel hükümlerle manevi tazminat isteyebileceğini kabul etti (HGK, E. 2017/2493, K. 2021/108, T. 18.02.2021). Buna karşılık 2. Hukuk Dairesi, kesinleşmiş bir görev kararıyla bağlı kalınan başka bir dosyada TMK m. 178’deki bir yıllık zamanaşımı nedeniyle verilen ret kararını onadı (E. 2023/4492, K. 2023/5159, T. 02.11.2023). Bu nedenle böyle bir talepte süre ve dayanak dikkatle belirlenmelidir.

Aldatılan Eş Üçüncü Kişiden Tazminat İsteyebilir mi?

Kural olarak hayır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, evlilik birliği devam ederken eşlerden biriyle evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunamayacağına karar verdi (E. 2017/5, K. 2018/7, T. 06.07.2018).

Kurulun gerekçesine göre sadakat yükümlülüğü eşler arasındadır. Üçüncü kişi, salt evli bir kişiyle birlikte olduğu için aldatılan eşe karşı ayrı bir hukuka aykırı fiil işlemiş sayılmaz. Bu nedenle “sevgiliye tazminat davası” olarak bilinen talep, yalnızca ilişkinin varlığına dayanıyorsa sonuç vermez.

Ancak kararın bir sınırı vardır. Üçüncü kişi, aldatılan eşin kişilik değerlerine bağımsız ve doğrudan bir saldırıda bulunursa genel hükümlere göre sorumluluk gündeme gelir. Örneğin konut dokunulmazlığını ihlal etmek, özel hayata müdahale etmek, sırları ifşa etmek veya onur kırıcı sözler söylemek bu kapsamdadır. Dolayısıyla belirleyici olan, ilişkinin kendisi değil, üçüncü kişinin aldatılan eşe yönelik ayrı bir eyleminin bulunup bulunmadığıdır.

Zina Suç mu?

Hayır, zina bugün bir suç değildir. Yürürlükteki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda zina suçu yer almaz. Bu nedenle zina, yalnızca boşanma, kusur ve bunlara bağlı mali sonuçlar bakımından hukuki sonuç doğurur; eşin zina nedeniyle ceza almasını isteme imkânı yoktur.

Anayasa Mahkemesi’nin 2024 tarihli kararı, zinanın hukuki niteliğini anlatırken Mahkeme’nin daha önceki E. 1996/15, K. 1996/34 sayılı kararına da atıf yapar (AYM, E. 2024/83). Buna karşılık zinayı ispatlamak için yapılan bazı davranışlar, örneğin izinsiz kayıt veya haberleşmeye müdahale, ayrı bir suç oluşturur.

Karşılıklı Davalar ve İki Eşin de Aldatması

Eşler karşılıklı dava açtığında mahkeme, kusuru bütün davalar için bir kez ve birlikte belirler. Her iki eşin zinası da ispatlanırsa mahkeme tarafları eşit kusurlu bulur. Bu durumda tazminat talepleri reddedilir; yoksulluk nafakası ise kusuru daha ağır olmayan eş için mümkün kalır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı davalarda kusurun tüm davalar için bir kez ve birlikte belirlenmesi gerektiğini vurgular (E. 2025/4638). Ayrıca Hukuk Genel Kurulu, bir eşin zina davasında verilen boşanma kesinleşince diğer eşin davalarının konusuz kalacağını belirtir (HGK, E. 2025/33). Öte yandan bir eşin zinasını iddia etmek, karşı tarafın kusurunu ortadan kaldırmaz. Çünkü mahkeme her iddiayı ayrı ayrı ispat ölçütüne tabi tutar.

Genel sebebe ilişkin kusur dereceleri için şiddet nedeniyle boşanma davası gibi diğer özel sebeplere ilişkin yazılarımız da yol gösterir.

Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Sık Yapılan Hatalar

Zina nedeniyle boşanma davalarında en sık hatalar; altı aylık süreyi kaçırmak, affı gösterecek davranışlarda bulunmak, delili hukuka aykırı yoldan toplamak ve yalnızca zinaya dayanıp genel sebebi istememektir. Aşağıdaki liste bu hataları kararlarla birlikte özetler.

  • Süreyi kaçırmak: Öğrenmeden itibaren altı ay geçerse dava hakkı düşer; devam eden ilişkide son eylemin tarihini ispatlamak gerekir.
  • Affı gösteren davranışlar: Zinayı öğrendikten sonra ortak hayatı sürdürmek, davalının affı ileri sürmesine zemin hazırlar.
  • Eşin telefonuna girmek: İzinsiz alınan görüntü hükme esas alınmaz ve ceza riski doğurur (2. HD, E. 2023/2519).
  • Ekran görüntüsünü tek delil sanmak: Yazışmanın davalıya ait olduğu ve hukuka uygun elde edildiği ispatlanmalıdır (2. HD, E. 2023/3675).
  • Duyuma dayalı tanık: “Duydum” diyen tanığın beyanı zinayı ispatlamaz (HGK, E. 2025/33).
  • Kayıtlara dilekçede dayanmamak: Otel ve HTS kayıtlarını dilekçede gösterip mahkeme aracılığıyla getirtmek gerekir (2. HD, E. 2024/8077).
  • Genel sebebi istememek: Terditli talep yoksa zina ispatlanamadığında dava tümüyle reddedilir.
  • Üçüncü kişiye dava açmak: Salt ilişki nedeniyle sevgiliye manevi tazminat davası sonuç vermez (YİBBGK, E. 2017/5).
  • Mal paylaşımında her şeyi kaybetme beklentisi: Katılma alacağını azaltma yetkisi hâkimin takdirindedir ve yalnız zina nedeniyle verilen boşanmada doğar.

Zina Nedeniyle Boşanma: Kurgusal Bir Örnek

Aşağıdaki örnek tamamen kurgusaldır ve gerçek bir dosyayı yansıtmaz. Amaç, zina nedeniyle boşanma davasında süre, ispat ve sonuçların birlikte nasıl işlediğini göstermektir. Gerçek bir dosyada sonuç, delillere ve mahkemenin takdirine göre farklılaşır.

Altı yıllık evli Eş A, eşi Eş B’nin bir iş arkadaşıyla uzun süredir görüştüğünü bir yakınından duyuyor. Ardından Eş B’nin telefonunu gizlice açıp fotoğraflar alıyor. Bununla birlikte Eş A, iki ayrı tarihte Eş B ile iş arkadaşının birlikte bir otele girdiğini gören bir tanığın bulunduğunu da öğreniyor.

Eş A, öğrenmeden dört ay sonra dava açıyor ve öncelikle zinaya, olmazsa genel sebebe dayanıyor. Dilekçesinde otel kayıtlarının ve HTS kayıtlarının mahkeme aracılığıyla getirtilmesini istiyor. Bu durumda mahkeme, telefondan izinsiz alınan fotoğrafları hükme esas almaz. Buna karşılık otel kayıtları ve görgüye dayanan tanık beyanı birlikte zinayı kuvvetle muhtemel gösterirse zinaya dayalı boşanmaya karar verir.

Eş B ise Eş A’nın zinayı öğrendikten sonra birlikte tatile çıktığını ve onu affettiğini savunuyor. Ancak bu iddiayı ispatlama yükü Eş B’dedir. Mahkeme affı ispatlanmış bulmazsa Eş A lehine kusur değerlendirmesi yapar ve koşulları varsa tazminata hükmeder. Velayeti ise çocuğun üstün yararına göre ayrıca belirler. Son olarak Eş A, mal rejiminin tasfiyesi davasında katılma alacağının azaltılmasını isteme hakkına sahiptir; ancak karar hâkimin takdirindedir.

Zina nedeniyle boşanma davasında hukuki değerlendirme

Zinanın öğrenildiği tarih, affı gösterebilecek davranışlar ve delillerin hukuka uygunluğu, davanın hangi sebebe dayanacağını doğrudan etkiler. Bu tür uyuşmazlıklarda izlenecek hukuki yol olayın özelliklerine göre değiştiği için somut durumunuzu bir avukata danışabilirsiniz.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp

Sıkça Sorulan Sorular

Aldatma ve zina nedeniyle boşanma: temel kavramlar

Zina nedir, hukuken hangi davranış zina sayılır?

Zina, evli bir kişinin eşi dışında biriyle bilerek ve isteyerek cinsel ilişkiye girmesidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, zinanın sayısının, kiminle ve ne zaman gerçekleştiğinin önem taşımadığını belirtir (HGK, E. 2025/33, K. 2025/839).

Aldatma ile zina aynı şey mi?

Hayır, her aldatma zina değildir. Cinsel ilişki ispatlanamayan mesajlaşma, flört veya duygusal yakınlık, TMK m. 166/1 kapsamında güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilir.

Sanal aldatma boşanma sebebi mi?

Evet, ancak çoğu durumda zina olarak değil, güven sarsıcı davranış olarak boşanma sebebidir. Yargıtay, yoğun gece mesajlaşmasının güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığını belirtir (2. HD, E. 2025/4638, K. 2026/504).

Eşin başka biriyle mesajlaşması zina mıdır?

Hayır, mesajlaşma tek başına zina değildir. Ancak içerikleri itibarıyla zinaya muhakkak gözüyle bakılmasını gerektiren yazışmalar, diğer delillerle birlikte zinanın ispatına katkı sağlar (2. HD, E. 2022/4815, K. 2022/6778).

Zina için tek bir ilişki yeterli mi?

Evet, tek bir eylem yeterlidir. Hukuk Genel Kurulu, zinanın sayısının önem taşımadığını belirtir; kanun da belirli bir tekrar aramaz.

Zina nedeniyle boşanma davasında şartlar ve süreler

Zina nedeniyle boşanma davasının şartları nelerdir?

Geçerli bir evlilik, eşin bilerek ve isteyerek başka biriyle cinsel ilişkisi, kanuni sürelerin dolmamış olması ve davacının zinayı affetmemiş olması gerekir (TMK m. 161).

Zinayı öğrendikten sonra dava açma süresi kaç ay?

Zinayı öğrenen eş, öğrenme tarihinden itibaren altı ay içinde dava açmalıdır (TMK m. 161/2). Bu süre geçerse zinaya dayanan dava hakkı düşer.

Zina davasında beş yıllık süre ne zaman başlar?

Beş yıllık süre öğrenmeye bakmaz; zina eyleminin gerçekleştiği tarihten işler. İlişki devam ediyorsa bu süre de son eylemden başlar (2. HD, E. 2025/7952, K. 2026/3598).

Zina devam ediyorsa altı aylık süre ne zaman başlar?

Sürüp giden ilişkide altı aylık süre son eylemden başlar. Ancak ilişkinin devam ettiği ispatlanamazsa süre öğrenme tarihinden işler (2. HD, E. 2025/527, K. 2025/6502).

Zina davasındaki süreler zamanaşımı mı, hak düşürücü süre mi?

Bu süreler hak düşürücü sürelerdir. Anayasa Mahkemesi, mahkemenin bu süreleri re’sen gözettiğini belirtir (AYM, E. 2024/83, K. 2024/227).

Sürenin geçtiğini kim ispat eder?

Sürenin dolduğunu ileri süren davalı, zinanın hangi tarihte öğrenildiğini ispatlar. Yargıtay, öğrenme tarihi ispatlanamazsa davanın süre gerekçesiyle reddedilemeyeceğini belirtir (2. HD, E. 2022/4815).

Aldatmayı beş yıl sonra öğrendim, boşanmam mümkün mü?

Evet, ancak zinaya değil genel sebebe dayanarak. Anayasa Mahkemesi, beş yıl geçtikten sonra eşin TMK m. 166/1’e dayanarak dava açabileceğini ve koşulları varsa TMK m. 174’e göre tazminat isteyebileceğini belirtir.

Zina ispatlanırsa mahkeme boşanmaya karar vermek zorunda mı?

Evet. Anayasa Mahkemesi, zina ispatlandığında hâkimin boşanmaya karar vermeme yönünde bir takdir yetkisinin bulunmadığını belirtir (AYM, E. 2024/83).

Af ve zina nedeniyle boşanma davası

Zinayı affedersem dava açma hakkım var mı?

Hayır, zinayı affeden eşin bu sebebe dayanarak dava hakkı yoktur (TMK m. 161/3). Bununla birlikte olaylar koşulları varsa genel sebep kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Hangi davranışlar affetme sayılır?

Kanun affı gösteren davranışları saymaz; mahkeme somut olaya bakar. Açık bir af sözü veya olaydan sonra ortak hayatın yeniden kurulması gibi davranışlar affı gösterir.

Aldatmayı öğrendikten sonra aynı evde yaşamak af mıdır?

Her durumda değil. Aynı evde kalmak tek başına kesin bir af kuralı oluşturmaz; ancak uzun süre ortak hayata devam etmek, davalının affı ileri sürmesine zemin hazırlar.

Barışma girişimi af sayılır mı?

Hukuk Genel Kurulu, genel boşanma sebebine ilişkin bir kararında barışma girişiminin tek başına af olmadığını belirtir (HGK, E. 2024/213, K. 2025/557). Zina davasında da mahkeme olaydan sonraki davranışları bütün olarak değerlendirir.

Affı kim ispat etmek zorundadır?

Affı ileri süren taraf ispat eder. Yargıtay, af ispatlanamadığı sürece zina davasının af gerekçesiyle reddedilemeyeceğini belirtir (2. HD, E. 2022/4815).

Affın düzenlendiği madde TMK 166/3 mü?

Hayır. Zinada af kuralı TMK m. 161/3’tedir. TMK m. 166/3 ise anlaşmalı boşanmayı düzenler.

İspat: zina nedeniyle boşanma davasında deliller

Zina nasıl ispatlanır?

Zina, cinsel ilişkiye dair kuvvetli emarelerle ispatlanır. Deliller birlikte değerlendirildiğinde zina hayat tecrübesine göre kuvvetle muhtemel görünmelidir; salt şüphe yetmez (HGK, E. 2025/33).

Tanık beyanı zinayı ispatlamaya yeter mi?

Görgüye dayanan, yer ve zaman belirten tanık beyanı somut olgularla birlikte zinayı ispatlar. Yargıtay, eşin başka biriyle bir eve birlikte girdiğini gören tanığın beyanını yeterli buldu (2. HD, E. 2024/2435, K. 2024/4350).

Duyuma dayalı tanık beyanı geçerli mi?

Hayır, duyuma dayalı ve çelişkili tanık beyanı zinayı ispatlamaz. Hukuk Genel Kurulu, böyle bir beyanla eşe kusur yüklenemeyeceğini belirtir (HGK, E. 2025/33).

Akrabaların tanıklığı kabul edilir mi?

Evet, yakınlık tek başına tanığı geçersiz kılmaz. Belirleyici olan, beyanın görgüye dayanması ve tutarlı olmasıdır; hâkim delilleri serbestçe takdir eder (TMK m. 184).

Otel kayıtları nasıl istenir?

Davacı otel kayıtlarına dava dilekçesinde dayanır, mahkeme de ara kararla bu kayıtları getirtir. Yargıtay, bu yolla dosyaya alınan kayıtları geçerli delil saydı (2. HD, E. 2024/8077, K. 2025/6627).

HTS kayıtları zinayı ispatlar mı?

Tek başına hayır. HTS kayıtları görüşme ve mesajlaşma yoğunluğunu gösterir; Yargıtay yoğun gece iletişimini güven sarsıcı davranış olarak değerlendirir (2. HD, E. 2025/4638).

Fotoğraflar zinayı ispatlar mı?

Bu konu tartışmalıdır. Hukuk Genel Kurulu bir dosyada çok sayıda fotoğrafı tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirip zinayı kabul etti; ancak karar oyçokluğuyla çıktı ve karşı oy aynı delilleri güven sarsıcı davranış saydı (HGK, E. 2025/201, K. 2026/200).

Evlilik dışı çocuk zinanın delili midir?

Evlilik dışı doğan bir çocuğun doğum bilgisi davada delil olarak sunulur. Mahkeme bu bilgiyi diğer delillerle birlikte değerlendirir ve tarihler ile soybağına ilişkin olguları da dikkate alır.

Delillerin hukuka uygunluğu ve ceza riski

Hukuka aykırı delil nedir?

Hukuka aykırı yoldan, örneğin özel hayatın gizliliği ihlal edilerek elde edilen delildir. Mahkeme bu delilleri ispatta dikkate almaz (HMK m. 189/2).

WhatsApp mesajları zina delili olur mu?

Ancak yazışmanın davalıya ait olduğu ve hukuka uygun ele geçirildiği ispatlanırsa. Yargıtay, bunlar ispatlanmadan ekran görüntüsünün hükme esas alınamayacağını belirtir (2. HD, E. 2023/3675, K. 2024/9976).

Eşimin telefonundan aldığım görüntüler delil olur mu?

Hayır, izinsiz alınan görüntüler hukuka aykırı delildir. Yargıtay, eşin telefonundan izinsiz alınan video ve fotoğrafların hükme esas alınamayacağını belirtti (2. HD, E. 2023/2519, K. 2023/5205).

Gizli ses kaydı boşanma davasında delil olur mu?

Ortam dinlemesi niteliğindeki ses kaydı hukuka aykırı delildir ve hükme esas alınmaz (2. HD, E. 2025/5186, K. 2025/7559). Ayrıca rızasız kayıt TCK m. 133 kapsamında suç oluşturur.

Ortak bilgisayarda gördüğüm yazışmalar delil olur mu?

Bu durum somut olaya bağlıdır. Yargıtay, hukuka aykırılık kararından önce bilgisayarın ortak kullanılıp kullanılmadığının ve şifrenin eşlerce bilinip bilinmediğinin araştırılmasını arar (2. HD, E. 2024/9995, K. 2025/5421).

Eşimin telefonunu karıştırmak suç mu?

Eşin rızası olmadan haberleşmesine veya özel hayatına ilişkin verilere erişmek, TCK m. 132-134 kapsamında suç oluşturur. Ayrıca bu yolla elde edilen delil davada geçersizdir.

Zina nedeniyle boşanma davasında dava süreci

Zina davası mı, şiddetli geçimsizlik davası mı açmalıyım?

Uygulamada davacı çoğunlukla ikisine birlikte dayanır: öncelikle zinaya, zina ispatlanamazsa evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına. Böylece zina reddedilse bile mahkeme aynı olayları genel sebep kapsamında inceler.

Terditli boşanma davası nedir?

Davacının asıl talep olarak zinaya, bu ispatlanamazsa genel sebebe dayandığı davadır. Yargıtay, zina ispatlanamadığında terditli genel sebep talebinin incelenmesini arar (2. HD, E. 2023/2519).

Şiddetli geçimsizlik davasını sonradan zina davasına çevirmek mümkün mü?

Islahla zinaya dayanmak mümkündür; ancak altı aylık süre ıslah tarihine göre de kontrol edilir. Yargıtay, ilişkinin devamı ispatlanamayan bir dosyada zinaya dayalı kabulü bozdu (2. HD, E. 2025/527).

Zina davası hangi mahkemede açılır?

Zina davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m. 4). Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168).

Zina davasında gizli duruşma istenebilir mi?

Evet, taraflardan birinin istemi üzerine mahkeme duruşmayı gizli yapar (TMK m. 184). Bu istemi dava dilekçesinde belirtmek yararlıdır.

Zina davası ne kadar sürer?

Kanun yargılama için bir süre öngörmez; süre delillere ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Ancak duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemez (HMK m. 147/3).

Zina davasında istinaf ve temyiz süresi ne kadar?

İstinaf ve temyiz süreleri, kararın tebliğinden itibaren ikişer haftadır (HMK m. 345, 361).

Zina davası açtıktan sonra vazgeçmek mümkün mü?

Davanın geri alınması, davadan feragat ve af farklı kavramlardır ve farklı sonuçlar doğurur. Bu nedenle vazgeçme yoluna gitmeden önce hangi işlemin hangi sonucu doğuracağının dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.

Tazminat ve nafaka

Zina nedeniyle boşanmada tazminat alınır mı?

Evet, kusursuz veya daha az kusurlu eş, koşulları varsa maddi ve manevi tazminat ister (TMK m. 174). Yargıtay, zinası ispatlanan erkeği tam kusurlu sayıp kadın lehine tazminat koşullarının oluştuğunu kabul etti (HGK, E. 2025/33).

Zina nedeniyle manevi tazminat ne kadar?

Kanunda sabit bir tutar yoktur. Hâkim miktarı tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusur dereceleri, paranın alım gücü ve saldırının ağırlığına göre, hakkaniyet kurallarıyla belirler (2. HD, E. 2025/9469, K. 2026/2472).

Aldatan eş nafaka alabilir mi?

Kural olarak zina eden eş daha ağır kusurlu olduğu için yoksulluk nafakası alamaz. Ancak taraflar eşit kusurlu bulunursa nafaka isteme hakkı devam eder; çünkü TMK m. 175 yalnızca kusuru daha ağır olmamayı arar.

Zina davasında tedbir nafakası istenir mi?

Evet, tedbir nafakası kusurdan bağımsızdır. Hukuk Genel Kurulu, hâkimin tedbir nafakasını kendiliğinden ve dava tarihinden itibaren belirlemesi gerektiğini vurgular (HGK, E. 2025/201).

Velayet, mal paylaşımı ve üçüncü kişi

Zina velayeti etkiler mi?

Zina tek başına velayeti belirlemez; mahkeme çocuğun üstün yararına bakar. Ana veya babanın kusuru ancak çocuğun yararını etkilediği ölçüde dikkate alınır (2. HD, E. 2025/283, K. 2025/11766).

Zina eden eşin katılma alacağı kaldırılabilir mi?

Boşanma zina nedeniyle verilmişse hâkim, kusurlu eşin katılma alacağını hakkaniyete göre azaltma veya kaldırma yetkisine sahiptir (TMK m. 236/2). Bu yetki hâkimin takdirine bağlıdır ve tasfiye davasında kullanılır.

Zina sayılmayan aldatma mal paylaşımını etkiler mi?

Hayır, TMK m. 236/2 yalnız zina veya hayata kast nedeniyle verilen boşanmada uygulanır. Genel sebeple verilen boşanmada katılma alacağı artık değerin yarısı üzerinden hesaplanır (TMK m. 236/1).

Aldatan eşin sevgilisine tazminat davası açılabilir mi?

Kural olarak hayır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteyemeyeceğine karar verdi; ancak üçüncü kişinin bağımsız bir kişilik hakkı saldırısı varsa genel hükümler uygulanır (E. 2017/5, K. 2018/7).

Zina suç mu?

Hayır, yürürlükteki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda zina suçu yer almaz. Zina yalnızca boşanma ve kusur bakımından sonuç doğurur.

Kaynakça

Mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 4, 161, 166, 168, 169, 174, 175, 178, 182, 184, 236. mevzuat.gov.tr
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 147, 189, 190, 345, 361. mevzuat.gov.tr
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 132, 133, 134. mevzuat.gov.tr
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 4.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 50, 51, 58.
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu.
  • 7589 sayılı Kanun, m. 21 (HMK m. 147/3; yürürlük 31.07.2026).

Yargı kararları

  • Anayasa Mahkemesi, E. 2024/83, K. 2024/227, T. 25.12.2024 (RG 18.03.2025/32845).
  • Anayasa Mahkemesi, E. 2025/156, K. 2026/131 (RG 30.09.2026).
  • Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E. 2017/5, K. 2018/7, T. 06.07.2018.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/33, K. 2025/839, T. 17.12.2025.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/201, K. 2026/200, T. 01.04.2026.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/213, K. 2025/557, T. 24.09.2025.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2493, K. 2021/108, T. 18.02.2021.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/527, K. 2025/6502, T. 25.06.2025.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7952, K. 2026/3598, T. 02.04.2026.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/4815, K. 2022/6778, T. 05.07.2022.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2519, K. 2023/5205, T. 07.11.2023.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3675, K. 2024/9976, T. 16.12.2024.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8077, K. 2025/6627, T. 26.06.2025.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4638, K. 2026/504, T. 19.01.2026.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2435, K. 2024/4350, T. 06.06.2024.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5186, K. 2025/7559, T. 18.09.2025.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9995, K. 2025/5421, T. 28.05.2025.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/283, K. 2025/11766, T. 23.12.2025.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9469, K. 2026/2472, T. 03.03.2026.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/4492, K. 2023/5159, T. 02.11.2023.

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.

Benzer Yazılar