Hakaret nedeniyle boşanma davası, eşin söz, mesaj veya davranışla diğer eşin onurunu ve saygınlığını hedef alması üzerine açılır. Hakaret ve küfür ağır derecede onur kırıcı nitelikteyse Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesindeki özel sebep devreye girer. Bu eşiğe ulaşmayan hakaretler ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1) kapsamında kusur olarak değerlendirilir. İki yolun süreleri, ispat yükü ve sonuçları birbirinden farklıdır.
Kısaca
- İki dayanak: Ağır hakaret TMK m. 162’deki “ağır derecede onur kırıcı davranış” hâline girer; diğer hakaretler TMK m. 166/1’de kusur olarak tartışılır.
- Süre yalnız 162’de: Dava hakkı, sebebi öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçince düşer. TMK m. 166/1 davasında böyle bir süre yoktur.
- Af: TMK m. 162/3’e göre affeden tarafın dava hakkı yoktur.
- Kusur: Hakaret eden eşin kusuru her dosyada “ağır” değildir; mahkeme eşlerin davranışlarını karşılaştırır.
- İspat: Eşin konuşmalarını gizlice kaydetmek hukuka aykırı delil riski taşır; ceza dosyasındaki HAGB kararı da tek başına kusuru ispatlamaz.
- Ceza: Eşe hakaret TCK m. 125 kapsamında şikâyete bağlı bir suçtur; uzlaştırma yoktur, önödeme uygulanır.
Hakaret Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?
Hakaret nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin diğerine yönelik hakaret, küfür veya aşağılayıcı sözlerine dayanan boşanma davasıdır. Kanunda “hakaret” adıyla ayrı bir boşanma sebebi yoktur. Davacı ya TMK m. 162’deki ağır derecede onur kırıcı davranış hâline ya da TMK m. 166/1’deki genel sebebe dayanır. Çoğu dosyada ikisine birlikte dayanmak mümkündür.
Bu yazı, şiddet içermeyen veya şiddetle birlikte görülen sözlü saldırıları ele alır. Hayata kast ve pek kötü davranış gibi diğer hâlleri şiddet nedeniyle boşanma davası rehberimizde ayrıca anlattık. Burada ise hakarete özgü sorulara odaklanıyoruz: hangi söz ne zaman boşanma sebebi olur, nasıl ispatlanır ve ceza dosyası davayı nasıl etkiler?
Hakaret ve küfür: ceza hukukundaki tanım ve boşanmadaki ölçüt
Ceza hukukunda hakaret, bir kimseye somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da ona sövmektir (TCK m. 125/1). Küfür, bu tanımdaki sövme hâlinin günlük dildeki karşılığıdır. Ancak boşanma davasında hâkim, sözün suç tipine uyup uymadığını araştırmaz.
Boşanma davasında asıl ölçüt, sözün evlilik birliğine etkisi ve söyleyen eşin kusurudur. Bu nedenle ceza mahkemesinin “hakaret oluşmadı” dediği bir söz, boşanma davasında yine de kusur sayılabilir. Tersine, ceza dosyasında verilen bir karar da boşanma hâkimini otomatik olarak bağlamaz. Bu ayrımı aşağıda HAGB bölümünde ayrıca açıklıyoruz.
Hakaret Nedeniyle Boşanma: TMK 162 ve Ağır Derecede Onur Kırıcı Davranış
TMK m. 162/1’e göre eşlerden her biri, diğeri tarafından “ağır derecede onur kırıcı bir davranışta” bulunulması sebebiyle boşanma davası açma hakkına sahiptir. Ağır hakaret ve küfür bu hâle girer. Bu özel sebepte hâkim, evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediğini ayrıca araştırmaz; ancak kanun dava hakkını kısa sürelere ve af kuralına bağlar.
Maddenin birinci fıkrası üç ayrı hâli sayar: hayata kast, pek kötü davranış ve ağır derecede onur kırıcı davranış. Hakaret ve küfür esas olarak üçüncü hâlle ilgilidir. Şiddetle birlikte görülen hakaretlerde ise diğer iki hâl de gündeme gelir.
HGK’nın onur kırıcı davranış tanımı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, onur kırıcı davranışı eşlerden birinin diğerine hakaret etmek, onu küçük düşürmek amacıyla yaptığı saldırı olarak tanımladı. Kurula göre her türlü değil, ancak ağır derecede onur kırıcı davranış boşanma sebebidir. Ayrıca eylemin kasten ve ayırt etme gücüyle yapılması gerekir (HGK, E. 2017/2420, K. 2019/750, T. 20.06.2019).
Bu dosyada erkek, eşine fiziksel şiddet uygulamış ve hakaret etmişti; kadın iki gün sonra dava açtı. Yerel mahkeme kusurların 162 ağırlığında olmadığını söyleyerek kadının davasını reddetti ve Özel Daire bozmasına direndi. Kurul ise fiziksel şiddet ile sarf edilen hakaret sözlerinin birlikte onur kırıcı davranış oluşturduğunu kabul etti. Kadının eşini affettiğine dair delil de bulunmadığı için Kurul direnme kararını bozdu.
Tekrarlanan hakaretler: Yargıtay’ın 2019 kararı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin incelediği bir dosyada kadın, birden fazla kez başkalarının yanında ve mesajla eşine “sen erkek misin, sen aynaya bakmıyor musun, kendini görmüyor musun, kuş beyinli, salak, gerizekalı” tarzında sözler söylemişti. Erkek davasını yalnız TMK m. 162’ye dayandırdı. Aile mahkemesi bu sözleri “az da olsa kusur” saydı; ancak ağır derecede onur kırıcı davranış görmediği için davayı reddetti.
Daire bu yaklaşımı kabul etmedi. Hakaret ve aşağılamaların sıklığı, içeriği ve ağırlığı birlikte değerlendirildiğinde bunların ağır derecede onur kırıcı davranış olduğunu ve 162 davasının kabulü gerektiğini belirtti. Üstelik bu dosyada erkek, boşanmaya sebep olan olaylarda kadından daha fazla kusurluydu. Kadının ayrı davası kesinleştiği için Daire, kararı yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden bozdu (2. HD, E. 2018/196, K. 2019/929, T. 12.02.2019).
Hakaret nedeniyle boşanma davasında kusur karşılaştırması
HGK kararına göre TMK m. 162 “mutlak” bir boşanma sebebidir. Koşullar gerçekleşince hâkim, ortak hayatın çekilmez hâle gelip gelmediğini ayrıca araştırmaz. Yukarıdaki 2019 tarihli kararda da davacı erkeğin daha fazla kusurlu olması, Dairenin 162 sonucuna ulaşmasını engellemedi.
Bununla birlikte bu tespiti, “162 davasında kusur hiç önem taşımaz” şeklinde genellemek doğru olmaz. Karar, kendi dosyasının koşullarına ilişkindir. Kusur, özellikle tazminat ve nafaka taleplerinde ayrıca belirleyici rol oynar.
Hakaret Nedeniyle Boşanma: TMK 166/1 Genel Sebep
Ağır derecede onur kırıcı davranış eşiğine ulaşmayan hakaretler, TMK m. 166/1’deki genel sebep içinde değerlendirilir. Bu maddeye göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açma hakkına sahiptir. Bu yolda hak düşürücü süre yoktur.
Genel sebepte mahkeme hakareti tek başına değil, eşlerin diğer davranışlarıyla birlikte tartar. Örneğin hakaretin yanında ilgisizlik, güven sarsıcı davranış veya ekonomik baskı da varsa hâkim bunların hepsini kusur değerlendirmesine katar. Genel sebebin şartlarını evlilik birliğinin temelinden sarsılması rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.
Hakaret eden eş boşanma davası açabilir mi? TMK 166/2 itirazı
TMK m. 166/2’ye göre davacının kusuru daha ağırsa davalı eş davaya itiraz etme hakkına sahiptir. Bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değilse mahkeme boşanmaya karar vermez. Yine de evliliğin devamında davalı ve çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanma kararı mümkündür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin onadığı bir dosyada ilk derece mahkemesi, erkeğin eşine hakaret ve küfür ettiğini ve başka bir kadınla mesajlaşarak güven sarsıcı davrandığını belirledi. Kadının da eşine hakaret ve küfür ettiği anlaşıldı. Mahkeme erkeği ağır, kadını hafif kusurlu sayıp boşanmaya karar verdi. Bölge adliye mahkemesi ise kadının itirazını hakkın kötüye kullanılması saymadı ve erkeğin davasını reddetti. Daire bu kararı onadı (2. HD, E. 2023/6923, K. 2024/4842, T. 26.06.2024).
Hakaret Nedeniyle Boşanma: TMK 162 ile TMK 166/1 Farkı
TMK m. 162 ağır hakaret için özel ve mutlak bir sebeptir; kısa hak düşürücü sürelere ve af kuralına bağlıdır. TMK m. 166/1 ise süre aramaz, ancak evliliğin temelinden sarsıldığını ve kusur durumunu ispat etmeyi gerektirir. Davacı bu iki yolu terditli olarak birlikte ileri sürme hakkına sahiptir.
| Konu | TMK m. 162 (onur kırıcı davranış) | TMK m. 166/1 (temelden sarsılma) |
|---|---|---|
| Hakaretin niteliği | Ağır derecede onur kırıcı olmalı | Daha hafif hakaretler de kusur oluşturur |
| Çekilmezlik | Hâkim ayrıca araştırmaz | Evliliğin temelinden sarsıldığı ispatlanmalı |
| Süre | Öğrenmeden itibaren altı ay, doğumdan itibaren beş yıl | Hak düşürücü süre yok |
| Af | Affeden tarafın dava hakkı yok (m. 162/3) | Affedilen olaylar kusur değerlendirmesinde zayıflar |
| Ağır kusurlu davacı | 2019 tarihli kararda davayı engellemedi | Davalı itiraz hakkına sahiptir (m. 166/2) |

Hakaret nedeniyle boşanma davasında terditli talep
Terditli talepte davacı önce TMK m. 162’ye, bu sebep kabul edilmezse TMK m. 166/1’e dayanır. Böylece mahkeme 162 koşullarını yetersiz bulsa bile aynı olayları genel sebep kapsamında inceler. Yukarıdaki 2019 tarihli dosyada erkek davasını yalnız 162’ye dayandırmıştı. Daire de önceki bozma kararında bu davanın 166/1 olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmişti.
Bu nedenle hakarete dayanan bir dilekçede iki sebebin birlikte gösterilmesi, davanın tek bir hukuki nitelendirmeye bağlı kalmasını önler. Özellikle altı aylık sürenin tartışmalı olduğu dosyalarda terditli talep, süre itirazına karşı bir güvence sağlar.
Hakaret Nedeniyle Boşanma İçin Hangi Sözler Yeterli?
Hakaretin boşanma sebebi olup olmadığını mahkeme sözün içeriğine, sıklığına, ağırlığına ve söylendiği ortama bakarak belirler. Yargıtay tekrarlanan aşağılayıcı sözleri ağır derecede onur kırıcı davranış saydı. Kanun bir kelime listesi vermez; bu nedenle aynı söz bir dosyada hafif, diğerinde ağır kusur olarak değerlendirilir.
Bir kez hakaret etmek boşanma için yeterli mi?
Kanun hakaretin tekrarlanmasını açıkça şart koşmaz. HGK’nın incelediği dosyada Kurul, aynı gün gerçekleşen şiddet ve hakareti birlikte onur kırıcı davranış saydı. Bununla birlikte tek seferlik ve hafif bir söz çoğu zaman 162 eşiğine ulaşmaz. Böyle bir söz, genel sebep davasında diğer olaylarla birlikte kusur olarak önem taşır.
Aile, çocuk veya başkalarının yanında hakaret
Hakaretin aile büyüklerinin, çocukların veya yabancıların yanında söylenmesi, eşin küçük düşürülme etkisini artırır. Yargıtay’ın 2019 tarihli kararında sözlerin birden fazla kez başkalarının yanında söylenmesi, sıklık ve ağırlık değerlendirmesinin bir parçasıydı. Ayrıca başkalarının yanında söylenen sözler, olayı bizzat duyan tanıklar sayesinde ispat bakımından da kolaylık sağlar.
Eşin ailesine hakaret ve aile hakaretine sessiz kalma
TMK m. 166/1 kusurlu davranışların türünü sınırlamaz. Bu nedenle eşin anne, baba veya kardeşlerine yönelik aşağılayıcı sözler de kusur değerlendirmesinde ileri sürülür. Aşağıda andığımız 2024 tarihli bir dosyada ilk derece mahkemesi, kadının eşine ve yakınlarına hakaret ettiğini kabul etmişti. Ancak Yargıtay kararı ispat yönünden bozdu; yakınlara hakaret konusunda ayrı bir ilke koymadı.
Eşin ailesinin hakaretlerine karşı sessiz kalmanın kusur oluşturup oluşturmadığı da sık sorulur. Eşin ailesinin evliliğe müdahalesi ayrı bir konu olduğundan mahkeme bu tür iddiaları somut olayın koşullarına göre değerlendirir.
Mesajla ve sosyal medyada hakaret
Hakaretin yüz yüze değil, mesaj veya sesli ileti yoluyla yapılması sonucu değiştirmez. Yargıtay’ın 2019 tarihli kararındaki sözlerin bir kısmı da mesajla iletilmişti. Ceza hukuku açısından mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle hakaret, yüz yüze hakaretle aynı cezayı gerektirir (TCK m. 125/2).
Sosyal medyada eşi hedef alan paylaşımlar ise belirsiz sayıda kişiye ulaştığı için aleniyet tartışmasını gündeme getirir. Ceza hukukunda alenen işlenen hakarette ceza altıda biri oranında artar (TCK m. 125/4). Boşanma davasında ise bu tür paylaşımların kusur ağırlığını mahkeme somut olayın koşullarına göre değerlendirir.
Kadının kocasına hakaret etmesi
TMK m. 162 ve 166, eşler arasında cinsiyete göre ayrım yapmaz. Kadının eşine hakaret etmesi, erkeğin hakareti gibi aynı kurallara tabidir. Yargıtay’ın 2019 tarihli kararında hakaret eden taraf kadındı ve Daire, erkeğin 162 davasının kabulü gerektiğini belirtti. Aynı şekilde 2024 tarihli bir dosyada kadının hakaret ve küfürleri, onun hafif kusurlu sayılmasına yol açtı.
Hangi sözler hakaret sayılmaz?
İnternette dolaşan “hakaret sayılmayan kelimeler” listeleri genellikle ceza dairelerinin TCK m. 125 kararlarından derlenir. Boşanma davasında ölçüt ise suç tipi değil, sözün evlilik birliğine etkisi ve kusurdur. Ceza mahkemesinin “kaba söz” diyerek beraat verdiği bir ifade, eşler arasında tekrarlandığında boşanma davasında kusur olarak önem taşır.
Örneğin 2026 tarihli bir Yargıtay kararında erkeğin eşine üç kez “boşol” şeklinde bağırması ve onu istemediğini açıkça söylemesi, kişilik değerlerine saldırı kabul edildi. Bu ifade klasik anlamda bir küfür değildi. Bu nedenle bir sözün küfür içermemesi, onun boşanma davasında önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Karşılıklı Hakaret Varsa Kim Kusurlu Sayılır?
Karşılıklı hakarette mahkeme her iki eşin sözlerini ve diğer davranışlarını karşılaştırarak kusur oranını belirler. Hakaret eden eşin her durumda ağır kusurlu sayılacağı yönündeki genel kanı doğru değildir. Yargıtay’ın incelediği dosyalarda hakaret ve küfür eden eş, diğer eşin daha ağır davranışları karşısında hafif veya az kusurlu bulundu.
2024 tarihli kararda iki eş de birbirine hakaret ve küfür etmişti. Ancak erkeğin ayrıca güven sarsıcı davranışı vardı; mahkeme bu nedenle erkeği ağır, kadını hafif kusurlu saydı. 2019 tarihli kararda ise hakaret eden kadın, erkeğe göre yine daha az kusurluydu. Dolayısıyla karşılıklı küfürleşmeye giren eş, kendi kusurunu da artırır ve ileride tazminat ile nafaka taleplerini zayıflatır.
Ceza hukukunda ise karşılıklı hakaret için ayrı bir kural vardır. Hâkim, karşılıklı hakaret hâlinde taraflardan her ikisi veya biri hakkında cezayı üçte birine kadar indirme ya da ceza vermekten vazgeçme yetkisine sahiptir (TCK m. 129/3). Bu kural boşanma davasındaki kusur değerlendirmesinden bağımsızdır.
Hakaret Nedeniyle Boşanma Davası Açma Süresi
Hakaret nedeniyle boşanma davası TMK m. 162’ye dayanıyorsa davacı eş, sebebi öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl içinde dava açmalıdır. Bu süreler zamanaşımı değil, hak düşürücü sürelerdir. TMK m. 166/1 davasında ise kanun böyle bir süre öngörmez.
TMK m. 162/2’nin metni şöyledir: “Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.” Kanun “dava hakkı düşer” ifadesini kullanır. Bu nedenle mahkeme sürenin geçip geçmediğine kendiliğinden bakar. Ayrıca beş yıllık süre, olayın öğrenildiği tarihten değil, hakaretin gerçekleştiği tarihten başlar.

Hakaret nedeniyle boşanma süresi: hesaplama örneği
Kurgusal bir örnek verelim. Eş B, 10 Mart 2026 günü eşine ağır hakaret içeren bir sesli mesaj gönderiyor; Eş A mesajı aynı gün dinliyor. Bu durumda 162’ye dayanan davanın altı aylık süresi mesajın dinlendiği tarihten başlar. Eş A mesajı ancak bir yıl sonra fark etseydi, altı ay o tarihten başlardı. Ancak beş yıllık üst sınır her hâlde mesajın gönderildiği günden işlerdi.
Ay sonu ve tatil günlerinde son gün değişebildiği için somut dosyada hesabı yeniden yapmak gerekir. Bu konuda hukuki süre hesaplama aracımızdan yararlanmak mümkündür. Hesaplama aracı yalnız takvim hesabı yapar; sürenin başlangıç tarihini belirlemek ise hukuki bir değerlendirmedir.
Süre geçtiyse hakarete dayanarak boşanmak mümkün mü?
Evet, ancak 162’ye değil genel sebebe dayanarak. Altı aylık süreyi kaçıran eş, aynı hakaretleri TMK m. 166/1 kapsamında kusur olarak ileri sürme hakkına sahiptir. Bu durumda davacı, hakaretlerin evlilik birliğini temelinden sarstığını ve diğer eşin kusurunu ispat eder. Aynı yapı zina için de geçerlidir; bunu aldatma ve zina nedeniyle boşanma yazımızda anlattık.
Hakaret Nedeniyle Boşanma Davasında Af, Özür ve Barışma
TMK m. 162/3’e göre affeden tarafın dava hakkı yoktur. Hakarete uğrayan eş, olaydan sonra açık veya örtülü biçimde eşini affederse 162’ye dayanan dava hakkını kaybeder. Ancak HGK, affın varlığı için delil arar. Eşin yalnız özür dilemesi veya aynı evde kalmaya devam edilmesi, kendiliğinden af anlamına gelmez.
HGK’nın incelediği dosyada kadın, şiddet ve hakaretten iki gün sonra dava açmıştı ve eşini affettiğine dair dosyada bir delil yoktu. Kurul bu nedenle dava hakkının düştüğünü kabul etmedi. Buna karşılık hakaretten sonra eşiyle barışıp uzun süre olağan bir aile hayatı süren eş için mahkeme affın varlığını tartışır.
Affedilen olaylar, 166/1 davasında da kusur değerlendirmesinde zayıflar. Bu nedenle hakaretten sonra barışan ve yeni olaylar yaşamayan eşin davası, büyük ölçüde barışmadan sonraki gelişmelere dayanır. Barışmanın genel sebep davasına etkisini yukarıda andığımız temelden sarsılma rehberimizde ayrıntılı olarak ele aldık.
Hakaret, süre ve af değerlendirmesi
Hakaretin 162 kapsamında ağır sayılıp sayılmayacağı, altı aylık sürenin başlangıcı ve affın varlığı her dosyada farklı sonuç doğurur. Bu tür uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuki yol, olayın özelliklerine ve mevcut belgelere göre değiştiği için somut durumunuzu bir avukata danışabilirsiniz.
Hakaret Nedeniyle Boşanma Davasında İspat ve Deliller
Hakaret nedeniyle boşanma davasında hakaretin varlığını, ağırlığını ve tarihini davacı ispat eder (HMK m. 190/1). Başlıca deliller tanık beyanları, eşin gönderdiği mesajlar, sesli mesajlar ve e-postalardır. Delillerin hukuka uygun elde edilmesi şarttır; mahkeme hukuka aykırı delili kendiliğinden dikkate almaz.
Hâkimin vicdani kanaati ve ikrar (TMK m. 184)
Boşanma davasında hâkim, olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış saymaz. Ayrıca bu olgular hakkında yemin önerilemez ve tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz. Hâkim kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 184). Dolayısıyla davalı eşin “evet, hakaret ettim” demesi, mahkemenin başka delillere bakmasını engellemez. Davalı hakareti inkâr ederse ispat yükü davacıda kalır (HMK m. 190/1); bu durumda tanık beyanları ve mesajlar belirleyici olur.
Aynı madde, taraflardan birinin istemiyle duruşmanın gizli yapılmasına da imkân tanır. Hakaretin içeriği mahrem konulara ilişkinse davacı bu talebi dilekçesinde veya duruşmada ileri sürer.
Tanık beyanları
Tanık zorunlu değildir; ancak sözlü hakaretin en yaygın delilidir. Önemli olan, tanığın hakareti bizzat duymuş veya görmüş olmasıdır. “Eşinden duydum” düzeyindeki aktarımlar, olayı doğrudan gören tanığın beyanı kadar güçlü değildir. Tanık listesinde her tanığın hangi olayı bildiğini kısaca belirtmek, mahkemenin beyanları değerlendirmesini kolaylaştırır.
WhatsApp, SMS ve e-posta
Eşin size gönderdiği mesajlar, kendi cihazınızdan alınan ekran görüntüleri ve dışa aktarımlarla delil olarak sunulur. Buradaki temel ayrım şudur: size gönderilen mesaj ile eşin telefonuna izinsiz girilerek alınan yazışma aynı değildir. İkinci durumda hukuka aykırı delil tartışması doğar. Ayrıntıları WhatsApp mesajlarının boşanma davalarında delil olarak kullanılması yazımızda anlattık.
Hakaret nedeniyle boşanma davasında gizli ses kaydı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024 tarihli kararına konu dosyada erkek, eşinin yalnızken kendisine ve ailesine ağır hakaretler ettiğini ileri sürdü ve tartışmalar sırasında eşinin sözlerini kayda aldı. İlk derece mahkemesi bu kayıtlara dayanarak kadını kusurlu buldu ve bölge adliye mahkemesi istinafı reddetti.
Daire ise erkeğin eşiyle arasında geçen konuşmaları kaydederek elde ettiği ses kayıtlarını hukuka aykırı delil saydı. Mahkemenin bu delili karşı taraf itiraz etmese bile kendiliğinden dikkate alması gerektiğini belirtti (HMK m. 189/2). Kadının başka bir kusuru da ispatlanmadığından Daire davanın reddi gerektiğini belirterek kararı bozdu (2. HD, E. 2023/9244, K. 2024/5576, T. 10.09.2024).
Ayrıca gizli kayıt ceza riski de taşır. TCK m. 133/2, katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan kaydeden kişiyi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırır. Hangi kaydın suç oluşturacağı somut olaya bağlıdır.
Psikolog veya psikiyatri raporu
Hakaretlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisini gösteren raporlar destekleyici delildir. Ancak rapor, hakaretin kim tarafından ve ne zaman söylendiğini tek başına ispatlamaz. Hâkim raporu tanık beyanları ve mesajlarla birlikte serbestçe değerlendirir (TMK m. 184).
Ceza Dosyası ve HAGB: Hakaret Nedeniyle Boşanma Davasına Etkisi
Eşe hakaret nedeniyle açılan ceza davası, boşanma davasında delil olarak önem taşır; ancak her ceza kararı kusuru kendiliğinden ispatlamaz. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının kesin hüküm sonuçlarını doğurmadığını ve bu kararla hakaret kusurunun ispatlanmış sayılamayacağını belirtti.
Yukarıda andığımız 2024 tarihli dosyada kadın hakkında ceza dosyasında HAGB kararı vardı. Daire bu kararın tek başına yeterli olmadığını, kusurun boşanma davasında ayrıca ispatlanması gerektiğini kabul etti (2. HD, E. 2023/9244). HAGB’nin şartlarını ve hukuki sonuçlarını hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) yazımızda ayrıca inceledik.
Ceza dosyasındaki tanık ifadeleri, kolluk tutanakları ve mesaj dökümleri ise boşanma hâkimi tarafından ayrıca değerlendirilen delillerdir. Bu nedenle davacının ceza dosyasının yalnız sonuç kararını değil, içindeki belgeleri de delil olarak göstermesi yararlıdır. Boşanma hâkimi kusuru kendi dosyasındaki delillere göre belirler; ceza dosyasının sonucu bu değerlendirmenin yerini tutmaz.
Hakaret Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Hakaret nedeniyle boşanma davasını davacı eş aile mahkemesinde açar. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Dilekçede hakaret olayları tarih sırasıyla yazılır ve 162 ile 166/1 terditli olarak gösterilir.

- Delilleri hukuka uygun biçimde saklayın: Size gelen mesajların ekran görüntülerini ve dışa aktarımlarını alın, olayı duyan tanıkları not edin.
- Tarihleri kaydedin: Hakaretin gerçekleştiği ve sizin öğrendiğiniz tarihleri ayrı ayrı yazın; 162 için altı aylık süreyi kontrol edin.
- Koruma ihtiyacını değerlendirin: Hakaret tehdit veya şiddetle birlikteyse 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirleri isteyin.
- Ceza yolunu ayrıca düşünün: Şikâyet için fiil ve faili öğrenmeden itibaren altı ay, fiilden itibaren en çok iki yıl süreniz vardır.
- Davayı açın: Aile mahkemesinde TMK m. 162’ye, terditli olarak TMK m. 166/1’e dayanın; tazminat, nafaka ve velayet taleplerini de yazın.
- Geçici önlemleri izleyin: Hâkim dava süresince barınma, geçim ve çocuklarla ilgili önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169).
Hakaret nedeniyle boşanma davasında görevli mahkeme
Davaya aile mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 4). Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Yargılama dilekçeler, ön inceleme, tanık dinlenmesi ve hüküm aşamalarından oluşur; ardından istinaf ve temyiz yolu açıktır. Genel aşamaları çekişmeli boşanma davası nasıl açılır rehberimizde anlattık.
Hakaret nedeniyle boşanma dilekçesinin içeriği
Dilekçede her hakaret olayının tarihi, yeri, kullanılan sözler, olayı duyan kişiler ve delilleri ayrı ayrı yazılmalıdır. Davacı ayrıca olayı hangi tarihte öğrendiğini belirtir; çünkü 162 için süre bu tarihe göre işler. Talepler bölümünde öncelikle TMK m. 162’ye, bu kabul edilmezse TMK m. 166/1’e dayanıldığı açıkça gösterilir. Mal paylaşımı ise bu dilekçenin konusu değildir.
Hakaret nedeniyle boşanma davasında süre, harç ve arabuluculuk
Davanın süresi için kesin bir ortalama vermek mümkün değildir. Süre; tebligatlara, tanık sayısına ve kanun yollarına göre değişir. Harç ve masraf tutarları da her yıl değiştiği için güncel tutarı dava tarihinde kontrol etmek gerekir. Boşanma davası dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Ayrıca aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (6325 sayılı Kanun m. 1/2).
Hakaret Sözlü Şiddet Boyutundaysa: Koruma Tedbirleri
Sürekli hakaret ve aşağılama, 6284 sayılı Kanun’daki şiddet kavramıyla yakından ilgilidir; Kanun şiddet tanımına sözlü ve psikolojik şiddeti de dahil eder (m. 2/1-d). Hâkim, şiddet uygulayan eşe hakaret, aşağılama veya küçük düşürme içeren söz ve davranışlarda bulunmama tedbiri verme yetkisine sahiptir (m. 5/1-a).
Koruyucu tedbir kararı için şiddetin delil veya belgesi aranmaz (m. 8/3). Tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilir (m. 8/2). Uzaklaştırma ve diğer tedbirlerin adımlarını eşe karşı uzaklaştırma kararı nasıl alınır yazımızda anlattık.
Hakaret nedeniyle evden ayrılmak zorunda kalan eş için de durum ayrıca önem taşır. Bu ayrılığın terk sayılıp sayılmayacağını terk nedeniyle boşanma davası yazımızdaki haklı sebep bölümünde inceledik.
Hakaret Nedeniyle Boşanma Davasının Sonuçları: Tazminat, Nafaka, Velayet
Hakaret nedeniyle boşanma kararı verildiğinde mahkeme maddi ve manevi tazminat, nafaka ve velayet taleplerini de karara bağlar. Bu taleplerin sonucu, büyük ölçüde mahkemenin kusur tespitine dayanır. Hakaret ve aşağılama, ilgisizlik gibi kusurlardan farklı olarak çoğu zaman kişilik hakkına saldırı niteliği taşır.
Hakaret nedeniyle boşanma davasında manevi tazminat
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda manevi tazminat ister. Yargıtay iki şart arar: talep eden kusursuz veya daha az kusurlu olmalı ve olaylar kişilik haklarına saldırı niteliği taşımalıdır.
2026 tarihli bir kararda bölge adliye mahkemesi, erkeğin eşine üç kez “boşol” diye bağırmasını ve onu istemediğini söylemesini kişilik hakkına saldırı saymamış, manevi tazminatı reddetmişti. Daire bu eylemi kişilik değerlerine saldırı kabul etti ve kusursuz eşe manevi tazminat verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu (2. HD, E. 2025/7063, K. 2026/1651, T. 16.02.2026).
Buna karşılık yalnız “evi ve ailesine ilgisiz olmak” kusuru yüklenen bir erkek aleyhine verilen manevi tazminatı Daire bozdu. Gerekçeye göre ilgisizlik, gerçekleşme şekli itibarıyla kişilik haklarına saldırı niteliği taşımıyordu (2. HD, E. 2025/6365, K. 2026/959, T. 03.02.2026). Bu iki karar, hakaret ve aşağılamanın manevi tazminat bakımından neden ayrı bir yere sahip olduğunu gösterir.
Maddi tazminat ve miktar
Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat ister (TMK m. 174/1). Kanun tazminat için sabit bir tutar öngörmez; mahkeme miktarı somut olaya göre belirler. Ölçütleri boşanmada maddi ve manevi tazminat rehberimizde anlattık. Boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178).
TMK m. 174/2’deki tazminat, boşanmaya bağlı bir taleptir. Evlilik dışında veya boşanmadan bağımsız bir hakaret için genel haksız fiil hükümlerine dayanan tazminat davası ise ayrı bir konudur ve kendi koşullarına bağlıdır.
Nafaka, velayet ve mal paylaşımı
Dava süresince hâkim, eşlerin barınması ve geçimi ile çocukların bakımı için geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş ise kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluk nafakası ister (TMK m. 175). Dolayısıyla hakaret eden eşin nafaka alıp alamayacağı, kusur karşılaştırmasına bağlıdır. Ayrıntılar için nafaka davası ve hesaplaması yazımıza bakabilirsiniz.
Mahkeme velayeti çocuğun üstün yararına göre belirler. Boşanmadaki kusur ile çocuğun üstün yararı aynı soru değildir; mahkeme ikisini ayrı ayrı değerlendirir. Ayrıntılar boşanmada velayet rehberimizde yer alıyor. Mal rejiminin tasfiyesi ise boşanma davasından ayrı bir davada görülür; kuralları boşanmada mal paylaşımı yazımızda anlattık.
Eşe Hakaretin Ceza Boyutu
Eşe hakaret, TCK m. 125 kapsamında üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektiren, şikâyete bağlı bir suçtur. Kanunda hakaretin eşe karşı işlenmesi için ayrı bir ağırlaştırıcı neden yoktur. Hakaret suçunda uzlaştırma uygulanmaz; buna karşılık suç önödeme kapsamındadır. Şikâyet süresi altı aydır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Ceza | Üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası; mesajla hakarette de aynı ceza | TCK m. 125/1-2 |
| Aleniyet | Alenen işlenirse ceza altıda biri oranında artar | TCK m. 125/4 |
| Şikâyet | Fiil ve faili öğrenmeden itibaren altı ay; fiilden itibaren en çok iki yıl | TCK m. 131, 73 |
| Uzlaştırma | Hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez | CMK m. 253/3 |
| Önödeme | Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışındaki hâller önödeme kapsamında | TCK m. 75/6-a-2 |
| Karşılıklı hakaret | Ceza indirimi veya ceza vermekten vazgeçme | TCK m. 129/3 |
Şikâyet süresi ve uzlaştırma
Mağdur, fiil ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmalıdır (TCK m. 73/1). 7531 sayılı Kanun’un eklediği hükme göre şikâyete bağlı hakaret suçunda bu süre, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Şikâyetten vazgeçme ise davayı düşürür (TCK m. 73/4).
Bazı kaynaklar eşe hakarette uzlaştırmadan söz eder. Oysa 7571 sayılı Kanun’la değişen CMK m. 253/3, hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini açıkça düzenler. Mesajla hakaretin şikâyet adımlarını mesajla hakaret suçu yazımızda anlattık.
Gıyapta hakaret ile huzurda hakaret farkı
Mağdurun yanında yapılan hakarete huzurda hakaret denir. Mağdurun yokluğunda yapılan hakaretin cezalandırılması için ise failin en az üç kişiyle ihtilat etmesi gerekir (TCK m. 125/1). Bu nedenle eşin, siz oradayken başkalarının önünde yaptığı hakaret “gıyapta hakaret” değildir. Belirsiz sayıda kişinin algılayabileceği şekilde yapılan hakaret ise aleniyet hâlidir.
Hakaret Nedeniyle Boşanma Davasında Sık Yapılan Hatalar
Hakaret nedeniyle boşanma davalarında en sık hata, 162’ye dayanıp altı aylık süreyi kaçırmak ve 166/1’i terditli olarak göstermemektir. Eşin konuşmalarını gizlice kaydetmek, ceza dosyasındaki HAGB kararını yeterli ispat sanmak ve karşılıklı küfürleşmeye girmek de sık görülür. Bu hatalar davanın sonucunu doğrudan etkiler.
- Süreyi kaçırmak: 162 davası için öğrenmeden itibaren altı ay ve doğumdan itibaren beş yıl hak düşürücü süredir.
- Tek dayanak göstermek: Yalnız 162’ye dayanan davacı, bu sebep reddedilirse davanın tümüyle reddi riskini alır (2. HD, E. 2018/196).
- Açıkça affetmek: Affeden tarafın 162’ye dayanan dava hakkı yoktur (TMK m. 162/3).
- Gizli ses kaydına güvenmek: Eşle yapılan konuşmanın gizli kaydı hukuka aykırı delil sayılabilir ve ceza riski taşır (2. HD, E. 2023/9244; TCK m. 133/2).
- Eşin telefonuna girmek: İzinsiz alınan yazışmalar hukuka aykırı delil tartışması doğurur.
- HAGB’yi yeterli saymak: HAGB kararı kesin hüküm sonuçlarını doğurmaz; kusur ayrıca ispatlanmalıdır.
- Karşılıklı küfürleşmek: Hakarete hakaretle karşılık veren eş kendi kusurunu artırır (2. HD, E. 2023/6923).
- Uzlaştırma beklemek: Hakaret suçunda uzlaştırma yoktur (CMK m. 253/3).
- Mal paylaşımını boşanmada istemek: Eşler tasfiyeyi ayrı davada ister.
Hakaret Nedeniyle Boşanma: Kurgusal Bir Örnek
Aşağıdaki örnek tamamen kurgusaldır ve gerçek bir dosyayı yansıtmaz. Amaç, hakaret nedeniyle boşanma davasında 162 ile 166/1 arasındaki seçimin, sürenin ve delillerin birlikte nasıl işlediğini göstermektir. Gerçek bir dosyada sonuç, delillere ve mahkemenin değerlendirmesine göre farklılaşır.
Eş B, bir yıl boyunca eşine aile toplantılarında ve mesajla ağır aşağılayıcı sözler söylüyor. Son olay bir bayram ziyaretinde, eşin anne ve babasının yanında yaşanıyor. Eş A, bu olaydan üç ay sonra aile mahkemesinde dava açıyor. Dilekçesinde öncelikle TMK m. 162’ye, terditli olarak TMK m. 166/1’e dayanıyor ve olayları tarih sırasıyla yazıyor.
Eş A delil olarak kendisine gelen mesajların dışa aktarımını, ziyarette hazır bulunan iki akrabayı ve bir psikolog raporunu gösteriyor. Ancak eşinin sözlerini gizlice kaydettiği bir ses dosyasını sunmuyor. Bu durumda mahkemenin hakaretleri sıklık ve ağırlık yönünden 162 kapsamında değerlendirmesi mümkündür. Eş B ise Eş A’nın da kendisine hakaret ettiğini ileri sürerse mahkeme kusurları karşılaştırır; 162 kabul edilmezse aynı olaylar 166/1 kapsamında incelenir.
Hakaret nedeniyle boşanmada hukuki değerlendirme
Hakaretin hangi maddeye dayandırılacağı, delillerin hukuka uygunluğu ve ceza dosyasının etkisi birbirine bağlıdır. Hem davacı hem de davalı eşin seçenekleri dosyadaki belgelere göre farklılaşır. Somut durumun hukuki açıdan değerlendirilmesi için bir avukata danışılması gerekebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Temel kavramlar: hakaret nedeniyle boşanma
Hakaret ve küfür boşanma sebebi midir?
Evet. Ağır derecede onur kırıcı nitelikteki hakaret ve küfür TMK m. 162’deki özel boşanma sebebine girer. Bu eşiğe ulaşmayan hakaretler ise TMK m. 166/1’deki genel sebep kapsamında kusur olarak değerlendirilir.
Hakaret nedeniyle boşanma davası hangi maddeye dayanır?
Hakaret nedeniyle boşanma davası TMK m. 162’ye veya TMK m. 166/1’e dayanır. Kanunda “hakaret” adıyla ayrı bir boşanma sebebi yoktur; davacı çoğu zaman iki maddeye terditli olarak birlikte dayanır.
TMK 162’deki ağır derecede onur kırıcı davranış ne demektir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre onur kırıcı davranış, eşin diğerine hakaret etmek ve onu küçük düşürmek amacıyla yaptığı saldırıdır. Her türlü değil, ancak ağır derecede onur kırıcı davranış boşanma sebebidir ve eylemin kasten yapılması gerekir (HGK, E. 2017/2420, K. 2019/750).
TMK 162 ile TMK 166 arasındaki fark nedir?
TMK m. 162 ağır hakaret için özel ve mutlak bir sebeptir; altı ay ve beş yıllık hak düşürücü sürelere ve af kuralına bağlıdır. TMK m. 166/1 ise süre aramaz; ancak evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve kusuru ispat etmeyi gerektirir.
Her hakaret onur kırıcı davranış sayılır mı?
Hayır. HGK, her türlü değil ancak ağır derecede onur kırıcı davranışın TMK m. 162 kapsamında boşanma sebebi olduğunu belirtti. Daha hafif hakaretler genel sebep davasında kusur olarak önem taşır.
Ceza hukukundaki hakaret ile boşanmadaki hakaret aynı mı?
Hayır. Ceza hukukunda ölçüt TCK m. 125’teki suç tanımıdır. Boşanma davasında ise hâkim sözün evlilik birliğine etkisine ve kusura bakar; bu nedenle suç oluşturmayan bir söz de boşanmada kusur sayılabilir.
Hakaret nedeniyle boşanma için hangi sözler önem taşır?
Bir kez hakaret etmek boşanma için yeterli mi?
Duruma göre değişir. Kanun hakaretin tekrarlanmasını şart koşmaz ve HGK aynı gün gerçekleşen şiddet ile hakareti birlikte onur kırıcı davranış saydı. Ancak tek seferlik hafif bir söz çoğu zaman 162 eşiğine ulaşmaz.
Hangi sözler boşanmada hakaret olarak değerlendirilir?
Kanun bir kelime listesi vermez; mahkeme sözün içeriğine, sıklığına ve ağırlığına bakar. Yargıtay, birden fazla kez söylenen “sen erkek misin, kuş beyinli, salak, gerizekalı” tarzındaki sözleri ağır derecede onur kırıcı davranış saydı (2. HD, E. 2018/196, K. 2019/929).
Küfür içermeyen aşağılayıcı sözler de önem taşır mı?
Evet. Yargıtay, eşine üç kez “boşol” diye bağırıp onu istemediğini söyleyen eşin eylemini kişilik değerlerine saldırı kabul etti (2. HD, E. 2025/7063, K. 2026/1651). Bu ifade klasik bir küfür değildi.
Aile büyüklerinin veya çocukların yanında hakaret daha mı ağırdır?
Hakaretin başkalarının yanında söylenmesi, sıklık ve ağırlık değerlendirmesinde önem taşır. Yargıtay’ın 2019 tarihli kararında sözlerin birden fazla kez başkalarının yanında söylenmesi bu değerlendirmenin bir parçasıydı.
Eşin ailesine, kadının hakareti ve sosyal medya
Eşin ailesine hakaret boşanma sebebi midir?
TMK m. 166/1 kusurlu davranışların türünü sınırlamadığı için eşin yakınlarına yönelik hakaretler de kusur değerlendirmesinde ileri sürülür. Bu davranışların kusur bakımından ağırlığı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Kadının kocasına hakaret etmesi boşanma sebebi midir?
Evet. TMK m. 162 ve 166 eşler arasında cinsiyet ayrımı yapmaz. Yargıtay, eşine tekrar tekrar hakaret eden kadının davranışını ağır derecede onur kırıcı davranış saydı (2. HD, E. 2018/196).
Sosyal medyada eşe hakaret boşanma davasında önem taşır mı?
Evet, sosyal medya paylaşımları da hakaretin delili olarak sunulur. Bu paylaşımların kusur ağırlığını mahkeme somut olayın koşullarına göre değerlendirir. Ceza hukukunda alenen işlenen hakarette ceza altıda biri oranında artar (TCK m. 125/4).
Hakaret nedeniyle boşanma davasında kusur
Hakaret eden eş her zaman ağır kusurlu mu sayılır?
Hayır. Mahkeme eşlerin davranışlarını karşılaştırır. Yargıtay’ın onadığı bir dosyada hakaret ve küfür eden kadın, erkeğin daha ağır davranışları karşısında hafif kusurlu kabul edildi (2. HD, E. 2023/6923, K. 2024/4842).
Karşılıklı hakaret varsa kim kusurlu sayılır?
Mahkeme her iki eşin sözlerini ve diğer davranışlarını birlikte değerlendirip kusur oranını belirler. Karşılıklı küfürleşmeye giren eş kendi kusurunu artırır; bu da tazminat ve nafaka taleplerini zayıflatır.
Hakaret eden eş kendisi boşanma davası açabilir mi?
Evet, dava açma hakkı vardır; ancak kusuru daha ağırsa diğer eş TMK m. 166/2 uyarınca itiraz etme hakkına sahiptir. İtiraz hakkın kötüye kullanılması değilse mahkeme boşanmaya karar vermez (2. HD, E. 2023/6923).
Daha ağır kusurlu eş TMK 162’ye dayanarak dava açabilir mi?
Yargıtay’ın 2019 tarihli kararında davacı erkek daha kusurlu olmasına rağmen Daire, eşinin tekrarlanan hakaretleri nedeniyle 162 davasının kabulü gerektiğini belirtti. Ancak bu karar kendi dosyasına ilişkindir ve genel kural gibi okunmamalıdır.
Hakaret nedeniyle boşanma davası açma süresi ve af
Hakaret nedeniyle boşanma davası açma süresi var mı?
TMK m. 162’ye dayanan davada var: öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl. TMK m. 166/1’e dayanan davada ise kanun böyle bir süre öngörmez.
Altı aylık süre ne zaman başlar?
Altı aylık süre, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrendiği tarihten başlar (TMK m. 162/2). Örneğin hakaret içeren mesajı geç fark eden eş için süre fark ettiği tarihten işler.
Beş yıllık süre nedir?
Beş yıl, öğrenme tarihinden bağımsız olarak boşanma sebebinin doğduğu, yani hakaretin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyen üst sınırdır. Bu süre geçince TMK m. 162’ye dayanan dava hakkı düşer.
Süre geçtiyse hakarete dayanarak boşanabilir miyim?
Evet, genel sebebe dayanarak. Altı aylık süreyi kaçıran eş, aynı hakaretleri TMK m. 166/1 kapsamında kusur olarak ileri sürme hakkına sahiptir; bu durumda evliliğin temelinden sarsıldığını da ispat eder.
Hakareti affettikten sonra dava açabilir miyim?
TMK m. 162’ye dayanarak hayır; affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 162/3). Affedilen olaylar genel sebep davasında da kusur değerlendirmesinde zayıflar.
Eşim özür diledi, yine de boşanabilir miyim?
Evet, özür tek başına af anlamına gelmez. HGK, affın varlığı için delil arar. Ancak özürden sonra barışıp olağan bir aile hayatı süren eş için mahkeme affın varlığını tartışır.
Hakaretten sonra aynı evde yaşamaya devam etmek af mıdır?
Kendiliğinden af değildir. HGK’nın incelediği dosyada kadının eşini affettiğine dair delil bulunmadığı için Kurul dava hakkının düştüğünü kabul etmedi. Mahkeme affı somut davranışlara göre değerlendirir.
Hakaret nedeniyle boşanma davasında ispat
Boşanma davasında hakaret nasıl ispatlanır?
Hakareti davacı ispat eder (HMK m. 190/1). Başlıca deliller olayı bizzat duyan tanıklar, eşin gönderdiği mesajlar, sesli mesajlar ve e-postalardır. Deliller hukuka uygun elde edilmelidir.
Tanık göstermek zorunlu mu?
Hayır. Hâkim kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 184). Ancak sözlü hakaretin en yaygın delili tanıktır; olayı bizzat duyan tanık, duyduğunu aktaran tanıktan daha güçlü bir delildir.
WhatsApp mesajları hakaretin delili olur mu?
Evet, eşin size gönderdiği mesajlar delil olarak sunulur. Buna karşılık eşin telefonuna izinsiz girilerek alınan yazışmalar hukuka aykırı delil tartışması doğurur (HMK m. 189/2).
Gizli ses kaydı boşanma davasında delil olur mu?
Yargıtay, eşin kendisiyle yaptığı konuşmaları gizlice kaydederek elde ettiği ses kayıtlarını hukuka aykırı delil saydı ve hükme esas alınamayacağını belirtti (2. HD, E. 2023/9244, K. 2024/5576). Mahkeme bu tür delili karşı taraf itiraz etmese de kendiliğinden dikkate alır.
Eşimin hakaretini gizlice kaydetmek suç mu?
Ceza riski vardır. TCK m. 133/2, katıldığı aleni olmayan söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan kaydeden kişiyi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırır. Suçun oluşup oluşmadığı somut olaya bağlıdır.
Eşim hakaret ettiğini kabul ederse yeterli olur mu?
Tek başına değil. Boşanma davasında tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz ve hâkim olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış saymaz (TMK m. 184).
Psikolog raporu hakaretin ispatında işe yarar mı?
Destekleyici delil olarak işe yarar. Rapor hakaretin etkisini gösterir; ancak hakareti kimin ve ne zaman söylediğini tek başına ispatlamaz. Hâkim raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir.
Duruşmanın gizli yapılmasını isteyebilir miyim?
Evet. TMK m. 184, taraflardan birinin istemiyle boşanma davasında duruşmanın gizli yapılmasına imkân tanır.
Ceza dosyası ve HAGB
Hakaret nedeniyle açılan ceza davası boşanmayı etkiler mi?
Ceza dosyasındaki tanık ifadeleri, tutanaklar ve mesaj dökümleri boşanma davasında delil olarak önem taşır. Ancak boşanma hâkimi kusuru kendi dosyasındaki delillere göre belirler.
Eşime hakaret davasında HAGB kararı çıktı, boşanmada kusur sayılır mı?
Kendiliğinden sayılmaz. Yargıtay, HAGB kararının kesin hüküm sonuçlarını doğurmadığını ve bu kararla hakaret kusurunun ispatlanmış sayılamayacağını belirtti (2. HD, E. 2023/9244).
Eşe hakaret etmenin cezası nedir?
Eşe hakaret, TCK m. 125/1 uyarınca üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirir. Kanunda eşe karşı işlenen hakaret için ayrı bir ağırlaştırıcı neden yoktur.
Mesajla eşe hakaret suç mudur?
Evet. Mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenen hakaret de aynı cezayı gerektirir (TCK m. 125/2).
Eşe hakarette şikâyet süresi ne kadar?
Şikâyet süresi fiil ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m. 73/1). Hakaret suçunda bu süre, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
Eşe hakarette uzlaştırma var mı?
Hayır. CMK m. 253/3, hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini düzenler. Buna karşılık kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışındaki hâller önödeme kapsamındadır (TCK m. 75/6-a-2).
Karşılıklı hakarette ceza verilir mi?
Hâkim, karşılıklı hakaret hâlinde taraflardan her ikisi veya biri hakkında cezayı üçte birine kadar indirme ya da ceza vermekten vazgeçme yetkisine sahiptir (TCK m. 129/3).
Gıyapta hakaret ne demektir?
Gıyapta hakaret, mağdurun yokluğunda yapılan hakarettir ve cezalandırılması için failin en az üç kişiyle ihtilat etmesi gerekir (TCK m. 125/1). Eşin siz oradayken başkalarının önünde yaptığı hakaret gıyapta hakaret değildir.
Hakaret nedeniyle boşanma davası süreci ve koruma
Hakaret nedeniyle boşanma davası hangi mahkemede açılır?
Davaya aile mahkemesi bakar; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168).
Hakaret nedeniyle boşanma dilekçesinde nelere yer verilmeli?
Dilekçede her hakaret olayının tarihi, kullanılan sözler, olayı duyan kişiler, öğrenme tarihi ve deliller yazılmalıdır. Talepte öncelikle TMK m. 162’ye, terditli olarak TMK m. 166/1’e dayanmak mümkündür.
Hakaret nedeniyle boşanma davası ne kadar sürer?
Davanın süresi için kesin bir ortalama vermek mümkün değildir. Süre; tebligatlara, tanık sayısına ve istinaf ile temyiz aşamalarına göre değişir.
Sürekli hakaret eden eşe karşı koruma kararı alınır mı?
Hakaret sözlü veya psikolojik şiddet boyutundaysa evet. 6284 sayılı Kanun’a göre hâkim, şiddet uygulayan eşe hakaret, aşağılama veya küçük düşürme içeren söz ve davranışlarda bulunmama tedbiri verme yetkisine sahiptir (m. 5/1-a). Koruyucu tedbir için şiddetin delil veya belgesi aranmaz (m. 8/3).
Hakaret varsa arabulucuya gitmek gerekir mi?
Hayır. Boşanma davası dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Ayrıca aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (6325 sayılı Kanun m. 1/2).
Hakaret nedeniyle boşanma sonuçları: tazminat ve nafaka
Hakaret nedeniyle boşanmada manevi tazminat alınır mı?
Koşulları varsa evet. Talep eden kusursuz veya daha az kusurlu olmalı ve olaylar kişilik haklarına saldırı niteliği taşımalıdır (TMK m. 174/2). Hakaret ve aşağılama çoğu zaman bu niteliktedir.
Hakaret nedeniyle manevi tazminat ne kadar?
Kanun sabit bir tutar öngörmez; mahkeme uygun miktarı somut olaya göre belirler. Boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m. 178).
Hakaret nedeniyle maddi tazminat istenebilir mi?
Evet. Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteme hakkına sahiptir (TMK m. 174/1).
Hakaret eden eş nafaka alabilir mi?
Kusur karşılaştırmasına bağlıdır. Yoksulluk nafakası için talep edenin kusurunun daha ağır olmaması gerekir (TMK m. 175). Dava süresince ise hâkim geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169).
Hakaret nedeniyle boşanmada mal paylaşımı nasıl olur?
Mal rejiminin tasfiyesi boşanma davasının parçası değildir; eşler tasfiyeyi ayrı bir davada ister.
Kaynakça
Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 162, 166, 168, 169, 174, 175, 178, 184. mevzuat.gov.tr
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 73, 75, 125, 129, 131, 133. mevzuat.gov.tr
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 253. mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 189, 190. mevzuat.gov.tr
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, m. 2, 5, 8. mevzuat.gov.tr
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 4.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 1. mevzuat.gov.tr
- 7531 sayılı Kanun, m. 14 ve 15 (TCK m. 73 ve 75 değişiklikleri).
- 7571 sayılı Kanun, m. 16 ve 24 (TCK m. 75 ve CMK m. 253 değişiklikleri).
Yargı kararları
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2420, K. 2019/750, T. 20.06.2019.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/196, K. 2019/929, T. 12.02.2019.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6923, K. 2024/4842, T. 26.06.2024.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9244, K. 2024/5576, T. 10.09.2024.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6365, K. 2026/959, T. 03.02.2026.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7063, K. 2026/1651, T. 16.02.2026.
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.







