Çekişmeli boşanma davası: boşanma sebepleri, dava aşamaları, deliller ve kusur

Çekişmeli boşanma davası, eşlerin boşanmanın kendisi ya da sonuçları (velayet, nafaka, tazminat) üzerinde anlaşamadığı durumda bir eşin aile mahkemesine başvurarak açtığı davadır. Bu nedenle davacı, Türk Medeni Kanunu’nda sayılan bir boşanma sebebini ve eşinin kusurunu ispatlamak zorundadır. Ardından mahkeme delilleri toplar, kusuru karşılaştırır ve boşanmayla birlikte velayet, nafaka ve tazminat taleplerini de karara bağlar.

Kısaca

  • Sebepler: Zina, hayata kast ve onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat, terk, akıl hastalığı ile evlilik birliğinin temelden sarsılması (TMK m. 161-166).
  • Güncel kural: Reddedilen davadan sonraki bekleme süresi artık bir yıldır (TMK m. 166/4). Değişiklik 7532 sayılı Kanunla 27.11.2024’te yürürlüğe girdi; ayrıca AYM bu kuralı Anayasa’ya aykırı bulmadı.
  • Mahkeme: Aile mahkemesi bakar; eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir (TMK m. 168).
  • Süre: Kanunda davanın ne kadar süreceğine dair bir kural yoktur. Ancak 31.07.2026’dan beri iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç ayı aşamaz (HMK m. 147/3).
  • Kusur: Eşit kusurlu eş tazminat alamaz; buna karşılık daha ağır kusurlu olmayan eş yoksulluk nafakası isteme hakkına sahiptir (TMK m. 174-175).
  • Kanun yolu: İstinaf ve temyiz süresi, kararın tebliğinden itibaren ikişer haftadır (HMK m. 345, 361).

İçindekiler

Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

Çekişmeli boşanma davası, eşlerden birinin kanuni bir boşanma sebebine dayanarak diğer eşe karşı açtığı ve tarafların boşanma ya da sonuçları konusunda uzlaşmadığı davadır. Bu nedenle hâkim, tarafların anlaşmasıyla bağlı değildir; vakıaları delillerle araştırır, kusuru belirler ve talepleri tek tek karara bağlar.

Aslında kanun, “çekişmeli boşanma” diye ayrı bir dava türü tanımlamaz. Uygulama bu ifadeyle, anlaşmalı boşanmanın (TMK m. 166/3) dışında kalan bütün boşanma davalarını anlatır. Dolayısıyla davacı ya özel bir boşanma sebebine (TMK m. 161-165) ya da genel sebep olan evlilik birliğinin temelden sarsılmasına (TMK m. 166/1) dayanır. Ayrıca davacı, boşanma yerine ayrılık kararı da isteme hakkına sahiptir (TMK m. 167).

Çekişmeli ve anlaşmalı boşanma arasındaki farklar

Özellikle iki yol arasındaki temel fark, hâkimin neyi incelediğidir. Örneğin anlaşmalı boşanmada hâkim, eşleri bizzat dinler ve sunulan düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya karar verir. Buna karşılık çekişmeli davada mahkeme tanıkları dinler, belgeleri toplar ve kusuru kendisi belirler.

KonuÇekişmeli boşanmaAnlaşmalı boşanma
DayanakTMK m. 161-166/1, 166/4TMK m. 166/3
Evlilik süresi şartıYokEvlilik en az bir yıl sürmüş olmalı
İspatDavacı sebebi ve kusuru delille ispatlarEşlerin ortak iradesi ve hâkimin onayı yeterlidir
SonuçlarVelayet, nafaka ve tazminatı mahkeme belirlerEşler düzenler, hâkim uygun bulmalıdır
Hâkimin rolüDelilleri toplar, kusuru belirlerEşleri bizzat dinler, düzenlemeyi denetler

Çekişmeli Boşanma Davası Hangi Sebeplere Dayanır?

Çekişmeli boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’ndaki altı sebepten birine dayanır: zina, hayata kast veya pek kötü ya da onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelden sarsılması. Özellikle özel sebeplerde hak düşürücü süreler ve şekil şartları önem taşır.

Ayrıca davacı, birden fazla sebebe birlikte dayanma hakkına sahiptir. Örneğin zina iddiasıyla birlikte, aynı olayların evliliği temelden sarstığını da ileri sürer. Ancak her özel sebebin kendine ait süresi vardır; bu nedenle dava dilekçesinde hangi vakıanın hangi sebebe dayandığını açıkça yazmak gerekir.

Zina (TMK m. 161)

Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açma hakkına sahiptir. Ancak dava hakkı, boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zinadan itibaren beş yıl geçmekle düşer. Ayrıca zinayı affeden eşin dava hakkı yoktur. Aldatmanın ispatı ve kusura etkisi için aldatma ve zina nedeniyle boşanma yazımıza bakabilirsiniz.

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162)

Eşlerden biri diğerinin hayatına kastederse, ona pek kötü davranırsa veya ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunursa diğer eş dava açar. Bu sebepte de hak düşürücü süre, kanuna göre öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıldır. Ancak affeden eşin dava hakkı yoktur. Fiziksel şiddet olaylarına ilişkin ayrıntıları şiddet nedeniyle boşanma davası, sözlü saldırıları ise hakaret ve küfür nedeniyle boşanma yazımızda ele aldık.

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat (TMK m. 163)

Eşin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi, bu yüzden onunla birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi şartıyla boşanma sebebidir. Bu sebepte kanun bir süre öngörmez; bu nedenle eş, davayı her zaman açma hakkına sahiptir. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta şudur: sabıka kaydının varlığı tek başına yeterli değildir; kanun, suçun küçük düşürücü niteliğini ve birlikte yaşamanın beklenemezliğini arar. Kumar bağımlılığı gibi davranışların hangi sebebe dayandırılacağını kumar bağımlılığı nedeniyle boşanma yazımızda inceledik.

Terk (TMK m. 164)

Diğer sebeplerden farklı olarak terk, ihtar sistemine bağlı olduğu için takvimi en sıkı olan sebeptir. Eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak konutu terk ederse ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmezse, diğer eş aşağıdaki şartlarla dava açar:

  • Öncelikle ayrılık en az altı ay sürmüş ve devam ediyor olmalıdır.
  • Eş, hâkim veya noter aracılığıyla ihtar çeker; ihtar, terk eden eşi iki ay içinde ortak konuta dönmeye çağırır.
  • Ancak ayrılığın dördüncü ayı bitmeden ihtar istenemez.
  • İhtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz.

Ayrıca kanun, diğer eşi ortak konutu terke zorlayan veya dönmesini haklı bir sebep olmadan engelleyen eşi de terk etmiş kabul eder. Uygulamadaki ayrıntılar için terk nedeniyle boşanma davası yazımıza bakabilirsiniz.

Akıl hastalığı (TMK m. 165)

Eşlerden biri akıl hastası olur ve bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse diğer eş dava açar. Ancak kanun ayrıca bir şekil şartı arar: hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı, resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir. Dolayısıyla tanık beyanı veya özel muayene belgesi bu şartı tek başına karşılamaz.

Evlilik birliğinin temelden sarsılması (TMK m. 166/1-2)

Özellikle somut olay tek bir özel sebebe uymadığında, çekişmeli boşanma davası bu genel sebebe dayanır. Kanuna göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa her eş dava açma hakkına sahiptir. Örneğin mahkeme güven sarsıcı davranış, ilgisizlik, ekonomik şiddet veya aile bireylerinin müdahalesine sessiz kalma gibi vakıaları bu başlıkta değerlendirir. Genel sebebin diğer ayrıntılarını evlilik birliğinin temelinden sarsılması yazımızda anlattık.

Boşanma sebeplerinde süreler: zina ve şiddette altı ay ve beş yıl, suç işlemede süresiz, terkte altı ay ayrılık ve ihtar, reddedilen davadan sonra bir yıl
Boşanma sebeplerine göre dava açma süreleri

Reddedilen Çekişmeli Boşanma Davası Sonrası Bir Yıl Kuralı

Bir boşanma davası reddedilir, ret kararı kesinleşir ve kesinleşmeden başlayarak bir yıl geçtiği hâlde ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır. Bu durumda eşlerden birinin istemi üzerine mahkeme boşanmaya karar verir (TMK m. 166/4). Bu nedenle eski metindeki üç yıllık süre artık geçerli değildir.

Kuralı 14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanun’un 13. maddesi değiştirdi; ardından değişiklik 27.11.2024’te yürürlüğe girdi. Daha sonra Ankara 18. Aile Mahkemesi “bir yıl” ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Ancak Anayasa Mahkemesi kuralı Anayasa’ya aykırı bulmadı ve itirazı oyçokluğuyla reddetti (AYM, E. 2025/203, K. 2026/39, T. 12.02.2026; RG 17.04.2026, S. 33227). Böylece bir yıllık süre yürürlükte ve geçerlidir.

Bu davada mahkeme iki şeye bakar: önceki davanın kesinleşme tarihi ve o tarihten sonra ortak hayatın gerçekten kurulup kurulmadığı. Nitekim Yargıtay, eski üç yıllık süre döneminde başlamış bir davada bu iki noktanın tanık beyanları, sosyal ve ekonomik durum araştırması raporları ve adres kayıtlarıyla incelendiği kararı onadı. Ayrıca aynı kararda Daire, 166/4’e dayanan davada da karşı davada kusurun belirlendiğini ve kusursuz eş lehine nafaka ve tazminata hükmedildiğini kabul etti (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5137, K. 2024/7795, T. 23.10.2024). Ancak bu karar süre bakımından değil, yalnızca kurumun işleyişi bakımından örnek alınmalıdır.

Öte yandan 7532 sayılı Kanun’dan önce başlayan davalara yeni sürenin nasıl uygulanacağı ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle o dönemde başlayan davalarda durumu dosya özelinde değerlendirmek gerekir.

Eşlerden Biri Boşanmak İstemezse Ne Olur?

Eşlerden birinin boşanmak istememesi çekişmeli boşanma davasını engellemez. Davacı, kanuni sebebi ve vakıaları ispatlarsa mahkeme diğer eşin rızasını aramadan boşanmaya karar verir. Buna karşılık davalının elindeki tek özel imkân, davacının kusurunun daha ağır olduğu hâlde tanınan itiraz hakkıdır.

TMK m. 166/2’ye göre davacının kusuru daha ağırsa davalı, davaya itiraz etme hakkına sahiptir. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa hâkim yine boşanmaya karar verir. Dolayısıyla kusurlu eş de dava açma hakkına sahiptir; fakat davalının itirazı bu davanın sonucunu etkiler.

Öte yandan dava reddedilirse, yukarıda anlatılan bir yıllık kural devreye girer. Yani boşanmak istemeyen eşin itirazı kalıcı bir engel oluşturmaz; ortak hayat kurulamazsa yeni bir dava yolu açıktır.

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Davacı, kanuni unsurları taşıyan dava dilekçesini yetkili aile mahkemesine vererek çekişmeli boşanma davasını başlatır. Ayrıca dilekçeyle birlikte harç ve gider avansını yatırır. Daha sonra mahkeme dilekçeyi davalıya tebliğ eder ve dilekçeler aşaması başlar. Öte yandan avukatla temsil zorunlu değildir; davacı davayı kendisi de açma hakkına sahiptir.

  1. Sebebi belirleyin: Özel sebep mi (m. 161-165), genel sebep mi (m. 166/1), yoksa bir yıl kuralı mı (m. 166/4) devreye girecek? Özel sebeplerde altı aylık süreyi ve terkte ihtar takvimini kontrol edin.
  2. Delilleri toplayın: Tanıkların adlarını ve adreslerini, belgeleri, raporları ve yazışmaların nasıl elde edildiğine dair açıklamayı hazırlayın.
  3. Dilekçeyi yazın: Vakıaları sıra numarasıyla, her vakıanın delilini ve bütün taleplerinizi (velayet, nafaka, tazminat, ziynet) açıkça gösterin.
  4. Yetkili mahkemeye başvurun: Eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturulan yer aile mahkemesi.
  5. Harç ve gider avansını yatırın: Tutarları dava tarihindeki güncel tarifeye göre kontrol edin.
  6. Süreleri takip edin: Cevap, ön inceleme ve kanun yolu süreleri kısadır; tebliğ tarihlerini not edin.
Çekişmeli boşanma davası aşamaları: dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, ön inceleme, tahkikat ve tanıklar, sözlü yargılama ve karar, istinaf ve temyiz
Çekişmeli boşanma davası adım adım

Çekişmeli boşanma davası hangi mahkemede açılır?

Aile hukukundan doğan dava ve işlere aile mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m. 4). Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Örneğin eşlerden biri başka bir ilde yaşıyorsa davacı, kendi yerleşim yerindeki aile mahkemesinde dava açma hakkına sahiptir.

Dava dilekçesinde neler bulunmalı?

Kanuna göre dava dilekçesi HMK m. 119’daki unsurları içermelidir: mahkemenin adı, tarafların ve varsa vekillerinin bilgileri, davanın konusu, iddiaların dayanağı olan vakıaların sıra numarası altında açık özeti, her vakıanın hangi delille ispatlanacağı, hukuki sebepler ve açık talep sonucu. Mahkemenin adı, değer, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler dışındaki eksiklikler için hâkim bir haftalık kesin süre verir; eksiklik tamamlanmazsa mahkeme davayı açılmamış sayar.

Aşağıdaki iskelet yalnızca anlatım amaçlı, kurgusal bir taslaktır; her dosyanın vakıaları farklıdır:

Bölümİçerik
Başlık(Yetkili yer) Nöbetçi Aile Mahkemesine
TaraflarDavacı ve davalının kimlik ve adres bilgileri
KonuTMK m. 166/1 uyarınca boşanma, velayet, nafaka ve tazminat talepleri
Açıklamalar1, 2, 3… numaralı vakıalar; her birinin tarihi ve delili
DelillerTanıklar, belgeler, raporlar, nüfus ve adres kayıtları
Hukuki sebeplerTMK m. 166, 169, 174, 175, 182; HMK
Sonuç ve istemHer talebin ayrı ayrı ve miktarıyla yazılması

Çekişmeli boşanma davası için gerekli belgeler

Aslında kanun ayrı bir belge listesi öngörmez; gerekli belgeleri ileri sürülen vakıalar belirler. Bununla birlikte uygulamada sık kullanılan belgeler şunlardır:

  • Kimlik ve, vekille açılıyorsa, vekâletname.
  • Tanık listesi (ad, adres ve hangi vakıaya tanıklık edeceği).
  • Yazışma çıktıları ve bunların nasıl elde edildiğine dair açıklama, fotoğraflar.
  • Sağlık ve darp raporları, varsa koruma kararları.
  • Gelir belgeleri: bordro, SGK kaydı veya kira sözleşmesi.
  • Çocuklara ilişkin okul ve sağlık belgeleri.
  • Terk davasında ihtar belgesi; akıl hastalığında resmî sağlık kurulu raporu; 166/4 davasında önceki ret kararının kesinleşme şerhli örneği.

Harç ve masraflar

Ayrıca davacı, dava açarken harç ve gider avansını öder. Harç tutarları her yıl yeniden belirlendiği için dava tarihindeki 492 sayılı Harçlar Kanunu tarifesini ve adliyenin güncel uygulamasını kontrol etmek gerekir.

Avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır. Çünkü kanun boşanma davasında avukatla temsil zorunluluğu öngörmez; her eş davasını kendisi açma ve takip etme hakkına sahiptir. Bununla birlikte dilekçeler aşamasından sonra yeni vakıa eklenememesi, kesin süreler ve hukuka aykırı delil kuralı gibi usul kuralları, davanın baştan dikkatle planlanmasını gerektirir.

Çekişmeli Boşanma Davası Aşamaları

Çekişmeli boşanma davası, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki genel aşamalardan geçer: dilekçeler aşaması, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm. Ayrıca TMK m. 184, boşanma davalarına özgü ispat kuralları öngörür. Özellikle her aşamada kesin süreler bulunduğu için tebliğ tarihlerini takip etmek önemlidir.

AşamaSüre veya kuralDayanak
Cevap dilekçesiTebliğden itibaren iki hafta; zorunlu hâllerde bir defaya mahsus, bir ayı geçmeyen ek süreHMK m. 127
Cevaba cevap ve ikinci cevapTebliğden itibaren ikişer haftaHMK m. 136
İddia ve savunmanın genişletilmesiBu dilekçelerden sonra ancak ıslah veya karşı tarafın açık muvafakatiyleHMK m. 141
Ön incelemeDavetiyede belgeler için iki haftalık kesin süreHMK m. 137-140
Tanık listesiMahkeme listede olmayan tanığı dinlemezHMK m. 240
Duruşmalar arası süreKural olarak en çok üç ayHMK m. 147/3
Sözlü yargılamaTalep hâlinde mahkeme en az iki hafta ertelerHMK m. 184-186

Dilekçeler aşaması

Öncelikle davalı, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevap verir. Cevap hazırlamanın zor veya imkânsız olduğu hâllerde süre içinde başvurursa mahkeme bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verir (HMK m. 127). Ardından taraflar ikişer haftalık sürelerle cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi sunar (HMK m. 136). Ayrıca davalı eş, kendi boşanma talebini ve taleplerini karşı dava yoluyla ileri sürme hakkına sahiptir; mahkeme iki davayı birlikte görür.

Bu aşamanın önemi şuradadır: taraflar iddia ve savunmalarını ancak bu dilekçelerle serbestçe genişletir. Sonrasında yeni vakıa eklemek için ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati gerekir (HMK m. 141). Bu nedenle bütün vakıaları ve delilleri en baştan yazmak gerekir.

Ön inceleme duruşması

İlk olarak mahkeme ön incelemede dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını belirler. Ayrıca mahkeme ön inceleme davetiyesinde taraflara, ellerindeki belgeleri ve başka yerden getirilecek belgeler için gerekli açıklamaları iki haftalık kesin süre içinde sunmalarını ihtar eder; aksi hâlde taraf o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır (HMK m. 139-140). Ayrıca ön inceleme kural olarak tek duruşmada tamamlanır.

Tahkikat ve tanıkların dinlenmesi

Tahkikat aşamasında mahkeme tanıkları dinler, kurumlardan kayıt ister, gerekirse sosyal ve ekonomik durum araştırması ile pedagog veya psikolog raporu alır. Bu aşamada taraf, tanık listesinde tanığın adını ve adresini gösterir; mahkeme listede bulunmayan tanığı dinlemez ve taraf ikinci liste veremez (HMK m. 240). Mahkeme tanık davetiyesini duruşmadan en az bir hafta önce tebliğ ettirir (HMK m. 243).

Duruşmada hâkim ne sorar?

Hâkim, dilekçelerde yazılan vakıalar üzerinden soru sorar: olayların ne zaman ve nasıl yaşandığını, tanıkların olayı bizzat görüp görmediğini, tarafların gelir durumunu ve çocukların bakımını. Ayrıca TMK m. 184’e göre ikrar hâkimi bağlamadığı için davalının iddiaları kabul etmesi tek başına yeterli değildir. Benzer şekilde davalının duruşmalara katılmaması da davacının iddialarını kendiliğinden ispatlanmış hâle getirmez; hâkim vicdani kanaat arar.

Sözlü yargılama, karar ve gizli duruşma

Tahkikat bitince mahkeme aynı duruşmada sözlü yargılamaya geçer; ancak taraflardan biri isterse mahkeme sözlü yargılamayı en az iki hafta sonraya bırakır. Sözlü yargılamada hâkim son sözleri sorar ve ardından hükmü açıklar (HMK m. 184-186). Öte yandan taraflardan birinin istemi üzerine mahkeme duruşmanın gizli yapılmasına karar verir (TMK m. 184/6).

Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Çekişmeli boşanma davasının süresi için kanunda bir kural yoktur; süre tanık sayısına, tebligatlara, bilirkişi, pedagog ve psikolog raporlarına, kanun yoluna başvurulup başvurulmadığına göre değişir. Bu nedenle “şu kadar ay sürer” şeklindeki genel tahminlerin kanuni bir dayanağı yoktur. Bununla birlikte 2026’da önemli bir usul değişikliği yürürlüğe girdi.

7589 sayılı Kanun’un 21. maddesi HMK m. 147’ye yeni bir fıkra ekledi ve böylece duruşma takvimine bir üst sınır getirdi. Buna göre 31.07.2026’dan itibaren duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz. Ancak bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçe göstererek daha uzun bir süre belirleme yetkisine sahiptir (HMK m. 147/3).

Davanın uzamasına yol açan başlıca etkenler şunlardır:

  • Tebligatın yapılamaması veya adres sorunları.
  • Çok sayıda tanık veya farklı şehirlerde yaşayan tanıklar.
  • Velayet için pedagog veya psikolog raporu ve sosyal inceleme.
  • Karşı dava, birleştirme veya ek talepler.
  • İstinaf veya temyiz aşamaları.

Çekişmeli Boşanma Davasında Deliller ve İspat

Kural olarak çekişmeli boşanma davasında taraflar tanık, yazışma, fotoğraf, rapor ve resmî kayıt gibi her türlü delile dayanır. Ancak hâkim delilleri serbestçe takdir eder ve olgulara vicdani kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış saymaz. Ayrıca hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller hükme esas alınamaz.

TMK m. 184’teki özel ispat kuralları

Boşanma davaları HMK’ya tabidir; ancak TMK m. 184 buna ek olarak şu kuralları saklı tutar:

  • Hâkim, olgulara vicdani kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış sayamaz.
  • Taraflara yemin önerilemez.
  • İkrar hâkimi bağlamaz.
  • Hâkim kanıtları serbestçe takdir eder.
  • Boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz.
  • Taraflardan birinin istemi üzerine mahkeme duruşmayı gizli yapar.

Hukuka aykırı delil yasağı

HMK m. 189/2’ye göre hukuka aykırı olarak elde edilen deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz; mahkeme bunu kendiliğinden gözetir. Ancak Yargıtay, mahkemenin delili hukuka aykırı saymadan önce somut olayı araştırması gerektiğini vurgular. Bir davada erkek, sadakatsizliği ispat için ortak kullanılan bilgisayardaki kayıtlı şifreyle girdiği e-postadaki fotoğraflara dayanmıştı. Bunun üzerine bölge adliye mahkemesi delilleri hukuka aykırı sayıp davayı reddetti. Yargıtay ise bilgisayarın ortak kullanımda olup olmadığının, şifre bulunup bulunmadığının ve şifrenin eşlerce bilinip bilinmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek kararı eksik inceleme gerekçesiyle bozdu (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9995, K. 2025/5421, T. 28.05.2025).

Daire bu kararda, usulsüz elde edilen delilin somut olaya göre değerlendirilebileceğini, usulsüz yaratılan delilin ise hiçbir şekilde kabul edilmeyeceğini belirten Hukuk Genel Kurulu kararını da aktardı (YHGK, E. 2011/2-703, K. 2012/70, T. 15.02.2012).

Buna karşılık ortam dinlemesi niteliğindeki ses kaydını Yargıtay açıkça hukuka aykırı delil saydı. Ayrıca aynı kararda Daire, kimin yazdığı ve hangi numaralardan gönderildiği belli olmayan, karşı tarafça kabul edilmeyen yazışmaların ispata yetmediğini belirtti (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5186, K. 2025/7559, T. 18.09.2025).

Mesajlar, ekran görüntüleri ve sosyal medya

Ayrıca yazışmalar, tarafların kendi aralarında yapılmışsa ve hukuka uygun elde edilmişse sık başvurulan delillerdir. Ancak ekran görüntüsünün kime ait olduğu ve nasıl elde edildiği belirsizse mahkeme onu tek başına yeterli görmeyebilir. Nitekim yukarıdaki 2025 tarihli kararda Yargıtay, bir sosyal medya fenomenine beğeni anlamında gönderilen emojinin güven sarsıcı davranış sayılmayacağını da kabul etti. Mesaj delillerinin ayrıntıları için WhatsApp mesajları boşanma davasında delil olur mu yazımıza bakabilirsiniz.

Tanık delili

Uygulamada tanık delili, boşanma davalarında çoğunlukla başvurulan delillerin başında gelir. Bu nedenle taraf, her tanığın hangi vakıayı anlatacağını listede belirtmelidir. Ayrıca Yargıtay, ispatlanamayan bir vakıanın eşe kusur olarak yüklenemeyeceğini vurgular (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9206, K. 2025/6179, T. 19.06.2025). Dolayısıyla tanığın olayı bizzat görmesi ve anlatımının somut olması, kusur belirlemesini doğrudan etkiler.

Delillerinizi ve dava sebebinizi değerlendirmek mi istiyorsunuz?

Hangi boşanma sebebine dayanılacağı, hak düşürücü süreler ve delillerin hukuka uygunluğu, olayın özelliklerine ve elinizdeki belgelere göre değişir. Bu nedenle somut durumunuzu hukuki açıdan değerlendirmek için bir avukata danışmanız yararlı olur.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp’tan Yazın

Çekişmeli Boşanma Davasında Kusur Nasıl Belirlenir?

Öncelikle mahkeme, ispatlanan vakıaları her iki eş için ayrı ayrı belirler ve kusurları karşılaştırır. Ardından kararlarda tam kusurlu, ağır kusurlu, eşit kusurlu, az kusurlu ve kusursuz gibi derecelendirmeler yer alır. Bu derecelendirme tazminat ve yoksulluk nafakasının sonucunu doğrudan belirler; kanunda yüzde biçiminde bir ölçüt yoktur.

Kanun “kusursuz”, “daha az kusurlu”, “kusurlu” ve “daha ağır kusurlu” kavramlarını kullanır (TMK m. 166/2, 174, 175). Bu nedenle bazı kaynaklarda geçen “kusur oranı yüzde ellinin altında olmalı” gibi ifadelerin kanuni dayanağı yoktur. Başka bir deyişle mahkeme, iki eşin kusurunu birbiriyle karşılaştırır.

Boşanmada kusurun etkisi: tazminat ve yoksulluk nafakası kusura bağlı, tedbir ve iştirak nafakası ile velayet kusurdan bağımsız
Kusurun tazminat, nafaka ve velayete etkisi

Yargıtay kararlarında kusur karşılaştırması

Kusur belirlemesi, Yargıtay incelemesinde bozma sebebi olabilir. Örneğin bir davada ilk derece mahkemesi erkeği, kadını evden kovma, bağımsız konut sağlamama, şiddet ve güven sarsıcı davranış nedeniyle ağır kusurlu; kadını ise çocuğa şiddet nedeniyle az kusurlu bulmuştu. Ardından bölge adliye mahkemesi erkeğin iki kusurunu çıkarıp tarafları eşit kusurlu saydı ve kadının tazminat taleplerini reddetti. Yargıtay ise bölge adliye mahkemesinin kabul ettiği olgulara göre bile erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunu belirterek kararı kadın yararına bozdu (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/10934, K. 2026/6262, T. 09.06.2026).

Aynı şekilde Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin erkeği ağır, kadını az kusurlu saydığı bir dosyada gerçekleşen olgulara göre tarafların eşit kusurlu olduğunu belirtti ve kadın lehine hükmedilen tazminatları bozdu (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1461, K. 2025/8325, T. 07.10.2025). Dolayısıyla bu iki karar, kusur derecesinin her dosyada somut vakıalarla ayrı ayrı kurulduğunu gösterir.

TalepKusur şartıDayanak
Maddi tazminatİsteyen eş kusursuz veya daha az kusurlu olmalıTMK m. 174/1
Manevi tazminatKişilik hakkına saldırı ve diğer eşin kusuru; eşit kusurda verilmezTMK m. 174/2
Yoksulluk nafakasıİsteyen eş daha ağır kusurlu olmamalı; eşit kusur engel değilTMK m. 175
Tedbir nafakasıKusurdan bağımsız; ekonomik duruma göreTMK m. 169
İştirak nafakasıKusurdan bağımsız; ana ve babanın gücüne göreTMK m. 182

Dava Sürerken Geçici Önlemler ve Tedbir Nafakası

Çekişmeli boşanma davası açılınca hâkim, dava süresince eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakımı ile korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Bu önlemler için ayrı bir talep şartı yoktur; ancak talepleri dilekçede açıkça yazmak kararın içeriğini netleştirir.

Geçici önlemler arasında en önemlisi tedbir nafakasıdır. Yargıtay, kadının düzenli geliri bulunduğu için tedbir nafakası talebinin reddedildiği bir davada hâkimin TMK m. 169 uyarınca geçici önlemleri re’sen almak zorunda olduğunu belirtti. Daire, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere uygun bir tedbir nafakası verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7596, K. 2024/8137, T. 01.11.2024). Daire aynı kararda yoksulluk nafakasının reddini ise onadı; çünkü iki nafakanın ölçütleri farklıdır.

Ayrıca dava açılmadan önce, birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa eşin istemi üzerine hâkim, parasal katkı ile konut ve ev eşyasının kullanımına ilişkin önlemler alır (TMK m. 197). Ayrıca geçici önlemler arasında çocukların dava süresince hangi ebeveynin yanında kalacağı, kişisel ilişki ve ortak konutun kullanımı da yer alır.

Öte yandan eşe veya çocuklara yönelik şiddet varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri gündeme gelir. Ancak bu tedbirlerin türleri ve başvuru usulü ayrı bir konudur. Ayrıca aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (6325 sayılı Kanun m. 1/2). Boşanma davası için kanun dava şartı arabuluculuk da öngörmez.

Çekişmeli Boşanma Davasında Nafaka

Çekişmeli boşanma davasında üç tür nafaka gündeme gelir: dava süresince tedbir nafakası, çocuk için iştirak nafakası ve boşanmadan sonra yoksulluk nafakası. Yoksulluk nafakasını isteyen eş boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmalı ve kusuru diğer eşten daha ağır olmamalıdır; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175).

Yoksulluk nafakası ve eşit kusur

Aslında kanun, nafaka isteyen eşin kusursuz olmasını aramaz; yalnızca “daha ağır kusurlu olmamayı” arar. Nitekim Yargıtay, tarafların eşit kusurlu olduğu bir dosyada erkeğe tazminat verilemeyeceğini, buna karşılık kusuru daha ağır olmayan ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek kadına yoksulluk nafakası verilmesi gerektiğini belirtti (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1739, K. 2024/9474, T. 03.12.2024). Bu karar, eşit kusurda “tazminat yok, nafaka olabilir” ayrımını açıkça gösterir.

Ayrıca mahkeme, yoksulluk iddiasını somut verilerle araştırmalıdır. Örneğin Yargıtay bir davada eşin sigortalı çalışıp çalışmadığının, sürekli ve düzenli gelirinin, emekliliğinin ve işten ayrılış nedeninin araştırılması gerektiğini belirterek nafaka talebinin reddini bozdu (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3168, K. 2024/10393, T. 24.12.2024).

AYM kararı: “süresiz olarak” ibaresi ne zaman kalkacak?

Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti (AYM, E. 2025/156, K. 2026/131, T. 04.06.2026; RG 30.09.2026, S. 33386). Ancak iptal hükmü kararın yayımından dokuz ay sonra, 30.06.2027’de yürürlüğe girecek. Dolayısıyla bu tarihe kadar ibare yürürlüktedir. Kararın ayrıntıları için AYM’nin süresiz nafaka iptal kararı yazımıza, nafaka türleri ve miktarın belirlenmesi için nafaka davası ve nafaka hesaplaması rehberimize bakabilirsiniz.

İştirak nafakası

Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır; hâkim, istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de belirler (TMK m. 182/3). Ayrıca iştirak nafakası kusura bağlı değildir.

Çekişmeli Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat

Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eş, kusurlu eşten maddi tazminat ister (TMK m. 174/1). Boşanmaya yol açan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş ise kusurlu eşten manevi tazminat ister (TMK m. 174/2). Buna karşılık eşit kusurda mahkeme tazminata hükmetmez.

Nitekim Yargıtay bu kuralı birçok kararında tekrarladı. Bir dosyada Daire, gerçekleşen olgulara göre eşlerin eşit kusurlu olduğunu ve eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini belirtti (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/283, K. 2025/11766, T. 23.12.2025). Buna karşılık ağır ya da eşit kusurlu olmayan eşe, kişilik hakkına saldırı ve maddi destek kaybı varsa hakkaniyete uygun tazminat verilmelidir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/10934, K. 2026/6262, T. 09.06.2026).

Tazminat miktarı nasıl belirlenir?

Kanun bir tutar veya oran öngörmez. Yargıtay’a göre mahkeme; tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, kusurun ağırlığını, paranın alım gücünü ve kişilik haklarına saldırının ağırlığını gözeterek TMK m. 4 ile TBK m. 50-51’deki hakkaniyet kurallarına göre miktarı belirler (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9206, K. 2025/6179, T. 19.06.2025). Ayrıca az bulunan tazminat da bozma sebebidir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7596, K. 2024/8137, T. 01.11.2024).

Öte yandan maddi tazminat toptan veya irat biçiminde ödenir; manevi tazminatı ise irat biçiminde ödemek mümkün değildir (TMK m. 176).

Çekişmeli Boşanma Davasında Velayet ve Kişisel İlişki

Hâkim boşanmaya karar verirken ana ve babayı dinler, çocuk bakımından velayeti ve kişisel ilişkiyi düzenler (TMK m. 182). Ancak velayette temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Bu nedenle ana ve babanın boşanmadaki kusuru, ancak çocuğun yararını etkilediği ölçüde dikkate alınır.

Yargıtay’a göre mahkeme velayet kararında çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini gözetir. Ayrıca aynı kararda Daire, sağlık kurulu raporunun velayet için çocuk psikiyatristi değerlendirmesi önerdiği hâlde bu inceleme yapılmadan verilen velayet kararını eksik inceleme saydı ve bozdu (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/283, K. 2025/11766, T. 23.12.2025).

Kişisel ilişki düzenlemesinde hâkim, ilişkinin gereklerine uyulmaması hâlinde velayetin değiştirilebileceğini taraflara ihtar eder (TMK m. 182/2). Ayrıca durum değişirse hâkim, kendiliğinden veya ana ya da babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m. 183). Velayetle ilgili ölçütleri boşanmada çocuğun velayeti kime verilir yazımızda ayrıntılı anlattık.

Mal Paylaşımı ve Ziynet Eşyası

Mahkeme mal paylaşımını boşanma davasının içinde değil, ayrı bir mal rejiminin tasfiyesi davasında inceler; tasfiyede de mal rejimine ilişkin hükümleri uygular (TMK m. 179). Edinilmiş mallar evlilik süresince ortak mülkiyete geçmez; tasfiyede her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinden katılma alacağı ister.

Boşanma davası sürerken açılan mal rejimi davası usulden reddedilmez; bunun yerine uygulamada mahkeme boşanma kararının kesinleşmesini bekletici mesele yapar. Hesaplama ve 2026 değişikliği için boşanmada mal paylaşımı rehberimize bakabilirsiniz.

Buna karşılık ziynet eşyası farklıdır: davacı, ziynet alacağını boşanma davasıyla birlikte talep etme hakkına sahiptir. Düğünde takılan takıların kime ait olduğu ve ispatı için ziynet eşyası davaları yazımızı inceleyebilirsiniz.

Çekişmeli Boşanma Davası Anlaşmalıya Çevrilebilir mi?

Evet, evlilik en az bir yıl sürmüşse çekişmeli boşanma davası yargılama sırasında anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir. Bunun için eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu üzerinde anlaşması, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve düzenlemeyi uygun bulması gerekir (TMK m. 166/3).

Uygulamada bu dönüşüm, eşlerin anlaşma protokolünü dosyaya sunmasıyla ya da davalının davayı kabul etmesiyle gerçekleşir. Ancak evlilik bir yıldan kısa sürmüşse 166/3 devreye girmez ve dava genel sebep üzerinden devam eder. Geçişte ıslah gerekip gerekmediği gibi usul ayrıntıları dosyaya göre değişir. Anlaşmalı boşanmanın şartları ve protokol için anlaşmalı boşanma davası yazımıza bakabilirsiniz.

Öte yandan eşlerin anlaşması hâkimi kendiliğinden bağlamaz: boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m. 184/5). Ayrıca davacı, davasından vazgeçmek isterse bunun usulü ve sonuçları HMK’ya tabidir; bu adımı atmadan önce yeni dava açma imkânına etkisini değerlendirmek gerekir.

Karar, Kanun Yolları ve Kesinleşme

Taraflar, aile mahkemesinin kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurur (HMK m. 345). Daha sonra bölge adliye mahkemesi kararına karşı ise tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açıktır (HMK m. 361). Ancak aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m. 367/2).

İstinaf etmediğiniz konuyu temyiz edemezsiniz

Yargıtay, ilk derece mahkemesi kararının bir bölümünü istinaf etmeyen tarafın, istinaf başvurusunun reddi üzerine o bölümü temyiz edemeyeceğini kabul eder. Örneğin bir davada kadın, maddi tazminat miktarını istinaf etmeden temyiz etmiş; Daire bu kısma ilişkin temyiz dilekçesini reddetti (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3168, K. 2024/10393, T. 24.12.2024). Bu nedenle kararın hangi bölümlerine itiraz edileceğini istinaf aşamasında belirlemek gerekir. Ayrıca manevi tazminata ilişkin kararlar miktarına bakılmaksızın istinafa tabidir (HMK m. 341).

Kesinleşmeden sonraki sonuçlar

  • Zamanaşımı: Boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar (TMK m. 178).
  • Soyadı: Kural olarak kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Ancak kocasının soyadını taşımada menfaati olduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlarsa hâkim izin verir (TMK m. 173).
  • Mirasçılık: Boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz. Dava sürerken eşlerden biri ölürse, mirasçılardan biri davaya devam eder ve diğer eşin kusuru ispatlanırsa aynı sonuç doğar (TMK m. 181).
  • Ayrılık kararı: Mahkeme boşanma yerine ayrılığa karar verirse ayrılık bir yıldan üç yıla kadar sürer; süre sonunda ortak hayat kurulmamışsa eşlerden biri boşanma davası açar (TMK m. 171-172).

Çekişmeli Boşanma Davasında Sık Yapılan Hatalar

Çekişmeli boşanma davasında hak kayıplarının çoğu hukuki sebepten değil, usul kurallarından kaynaklanır. Özellikle süreyi kaçırmak, vakıaları geç bildirmek veya hukuka aykırı delile güvenmek sık görülen hatalardır. Aşağıdaki liste, hem davacı hem davalı açısından dikkat edilmesi gereken noktaları özetler.

  • Zina veya şiddet sebebinde, öğrenmeden itibaren altı aylık hak düşürücü süreyi kaçırmak ya da olayı öğrendikten sonra affetmek (TMK m. 161/3, 162/3).
  • Terkte ihtarı dördüncü ay dolmadan istemek veya ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açmak.
  • Vakıaları dilekçeler aşamasından sonra eklemeye çalışmak (HMK m. 141).
  • Ön inceleme davetiyesindeki iki haftalık kesin süreyi kaçırmak.
  • Tanık listesinde adres göstermemek veya listede olmayan tanığa dayanmak (HMK m. 240).
  • Eşin telefonuna izinsiz girmek veya ortam dinlemesi yapmak; bu deliller hukuka aykırı sayılır ve ayrıca ceza hukuku riski taşır.
  • Kimin yazdığı belli olmayan ekran görüntülerine güvenmek.
  • Tazminat isterken kendi kusurunu göz ardı etmek; çünkü eşit kusurda mahkeme tazminata hükmetmez.
  • İlk derece kararının bir bölümünü istinaf etmeyip sonra temyizde ileri sürmek.
  • Mal paylaşımının boşanma kararıyla kendiliğinden çözüleceğini sanmak.

Kurgusal Örnek: Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl İlerler?

Aşağıdaki örnek gerçek bir dosyaya dayanmaz; yalnızca kuralların birlikte nasıl işlediğini göstermek için hazırladığımız kurgusal bir senaryodur. Bu nedenle örnekteki kişiler ve olaylar hayalîdir. Amaç, sebep seçimi, süreler, kusur ve talepler arasındaki ilişkiyi somut bir akış üzerinden anlatmaktır.

Altı yıllık evli Eş A, eşi Eş B’nin sürekli aşağılayıcı sözler kullandığını, ekonomik baskı uyguladığını ve bir kez de fiziksel şiddete başvurduğunu ileri sürüyor. Şiddet olayı sekiz ay önce yaşanmış. Bu durumda TMK m. 162’ye dayanmak için öğrenmeden itibaren altı aylık süre geçmiştir; dolayısıyla Eş A, aynı olayları genel sebep olan TMK m. 166/1 kapsamında ileri sürer.

Eş A dilekçesinde her vakıayı tarihiyle yazar, iki komşuyu ve bir akrabayı tanık gösterir, darp raporunu ve kendi telefonundaki yazışmaları sunar. Ayrıca tedbir nafakası, velayet, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat ister. Buna karşılık Eş B, cevap dilekçesinde Eş A’nın da hakaret ettiğini ileri sürerek karşı dava açar.

Ardından mahkeme tanıkları dinler ve iki eşin kusurunu karşılaştırır. Eğer mahkeme eşleri eşit kusurlu bulursa, Eş A tazminat alamaz; ancak boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse yoksulluk nafakası isteme hakkı devam eder. Buna karşılık mahkeme Eş B’yi ağır kusurlu bulursa, Eş A’nın tazminat taleplerini de inceler. Velayeti ise kusura göre değil, çocuğun üstün yararına göre belirler.

Boşanma sürecinizle ilgili sorularınız mı var?

Boşanma sebebi, talepler ve kanun yolu seçenekleri, olayın özelliklerine ve mevcut belgelere göre değişir. Bu nedenle dosyanızın hukuki açıdan değerlendirilmesi için belgelerinizle birlikte bir avukattan hukuki görüş alabilirsiniz.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp’tan Yazın

Sıkça Sorulan Sorular

Çekişmeli boşanma davası: temel bilgiler

Çekişmeli boşanma davası nedir?

Eşlerin boşanma ya da sonuçları üzerinde anlaşamadığı hâlde bir eşin kanuni bir boşanma sebebine dayanarak aile mahkemesinde açtığı davadır. Bu nedenle davacı sebebi ve kusuru delillerle ispatlar.

Çekişmeli boşanma ile anlaşmalı boşanma arasındaki fark nedir?

Anlaşmalı boşanmada eşler sonuçlar üzerinde anlaşır ve hâkim düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya karar verir (TMK m. 166/3). Çekişmeli davada ise mahkeme delilleri toplar, kusuru belirler ve talepleri kendisi karara bağlar.

Çekişmeli boşanma davası açmak için evlilik en az ne kadar sürmüş olmalı?

Kanun çekişmeli dava için asgari evlilik süresi aramaz. Bir yıllık süre şartı yalnızca anlaşmalı boşanma için geçerlidir (TMK m. 166/3).

Çekişmeli boşanma davası için arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Hayır, çünkü kanun boşanma davası için dava şartı arabuluculuk öngörmez. Ayrıca aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (6325 sayılı Kanun m. 1/2).

Avukat olmadan çekişmeli boşanma davası açabilir miyim?

Evet, çünkü avukatla temsil zorunlu değildir; her eş davasını kendisi açma ve takip etme hakkına sahiptir. Ancak kesin süreler ve delil kuralları nedeniyle davanın baştan planlanması önemlidir.

Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer?

Kanunda davanın süresine dair bir kural yoktur; süre tanıklara, tebligatlara, raporlara ve kanun yollarına göre değişir. Buna karşılık 31.07.2026’dan beri iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç ayı aşamaz (HMK m. 147/3).

Boşanma sebepleri ve süreler

Boşanma sebepleri nelerdir?

Zina (m. 161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m. 162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat (m. 163), terk (m. 164), akıl hastalığı (m. 165) ve evlilik birliğinin temelden sarsılmasıdır (m. 166).

Zina nedeniyle boşanma davası açma süresi ne kadar?

Öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde zinadan itibaren beş yıldır; bu süreler geçince dava hakkı düşer (TMK m. 161).

Aldatmayı affettikten sonra boşanma davası açmak mümkün mü?

Zina sebebine dayanarak mümkün değildir; çünkü kanun affeden eşin dava hakkının olmadığını açıkça belirtir (TMK m. 161). Mahkeme ise affın varlığını ve kapsamını somut olaya göre değerlendirir.

Şiddet nedeniyle boşanma davası açmak için süre var mı?

Evet. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışa dayanan davada süre, öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıldır (TMK m. 162).

Terk nedeniyle boşanmak için ihtar ne zaman istenir?

Ayrılığın dördüncü ayı bitmeden ihtar istenemez. İhtarda eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi çağrısı yapılır ve ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz (TMK m. 164).

Akıl hastalığı nedeniyle boşanmak için ne gerekir?

Ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespiti gerekir (TMK m. 165).

Bir yıl kuralı, eşin rızası ve kusur

Sabıka kaydı olan eşten boşanmak mümkün mü?

Sabıka kaydı tek başına yeterli değildir; çünkü kanun, eşin küçük düşürücü bir suç işlemesini veya haysiyetsiz hayat sürmesini ve bu yüzden birlikte yaşamanın beklenememesini arar; bu sebepte dava her zaman açılır (TMK m. 163).

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma süresi üç yıl mı, bir yıl mı?

Bir yıldır. Reddedilen boşanma davasının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçer ve ortak hayat kurulamazsa mahkeme, eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verir (TMK m. 166/4). Süreyi 7532 sayılı Kanun kısalttı ve değişiklik 27.11.2024’te yürürlüğe girdi.

Bir yıllık süre Anayasa Mahkemesinde iptal edildi mi?

Hayır. Anayasa Mahkemesi “bir yıl” ibaresini Anayasa’ya aykırı bulmadı ve itirazı reddetti (AYM, E. 2025/203, K. 2026/39, T. 12.02.2026).

Eşim boşanmak istemezse ne olur?

Davacı kanuni sebebi ispatlarsa mahkeme diğer eşin rızasını aramadan boşanmaya karar verir. Davalının özel itiraz hakkı ancak davacının kusurunun daha ağır olduğu durumda vardır (TMK m. 166/2).

Kusurlu eş boşanma davası açabilir mi?

Evet, açar. Ancak kusuru daha ağırsa davalı eş davaya itiraz etme hakkına sahiptir; itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve korunmaya değer yarar kalmamışsa hâkim yine boşanmaya karar verir (TMK m. 166/2).

Boşanma davasında kusur yüzdeyle mi belirlenir?

Hayır. Kanunda yüzde ölçütü yoktur; kanun ve Yargıtay kararları kusursuz, az kusurlu, eşit kusurlu, ağır kusurlu ve tam kusurlu gibi karşılaştırmalı kavramlar kullanır.

Çekişmeli boşanma davası nasıl açılır ve yürür?

Çekişmeli boşanma davası hangi mahkemede açılır?

Kanuna göre aile mahkemesinde açılır (4787 sayılı Kanun m. 4). Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168).

Boşanma dilekçesinde neler yazmalı?

Mahkeme, taraflar, davanın konusu, numaralı vakıalar, her vakıanın delili, hukuki sebepler ve her talebin ayrı ayrı yazıldığı sonuç kısmı yer almalıdır (HMK m. 119).

Cevap dilekçesi kaç gün içinde verilir?

Davalı, cevap dilekçesini dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde verir. Süre içinde başvurulursa mahkeme bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verir (HMK m. 127).

Dava açıldıktan sonra yeni olay eklemek mümkün mü?

Evet, ancak serbestçe yalnızca cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerine kadar mümkündür. Bu aşamadan sonra yeni vakıa için ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati gerekir (HMK m. 141).

Ön inceleme duruşmasında ne olur?

İlk olarak mahkeme dava şartlarını ve uyuşmazlık konularını belirler. Ayrıca taraf, davetiyede verilen iki haftalık kesin süre içinde belgeleri sunmazsa kanun onu o delile dayanmaktan vazgeçmiş kabul eder (HMK m. 139-140).

Davalı eş duruşmalara gelmezse davacı otomatik olarak kazanır mı?

Hayır. Boşanma davasında hâkim olgulara vicdani kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış saymaz ve ikrar bile hâkimi bağlamaz (TMK m. 184). Bu nedenle davacı yine iddialarını delillerle ispatlamalıdır.

Boşanma davası gizli yapılır mı?

Evet, taraflardan birinin istemi üzerine mahkeme duruşmanın gizli yapılmasına karar verir (TMK m. 184/6).

Deliller ve ispat

Boşanma davasında hangi deliller kullanılır?

Tanık, yazışma, fotoğraf, sağlık ve darp raporları, gelir belgeleri ve resmî kayıtlar başlıca delillerdir. Ancak hâkim delilleri serbestçe takdir eder (TMK m. 184).

Eşimin telefonundan izinsiz aldığım mesajlar delil olur mu?

Hukuka aykırı elde edilen deliller dikkate alınamaz (HMK m. 189/2). Ancak mahkeme bu sonuca varmadan önce cihazın ortak kullanılıp kullanılmadığını ve şifrenin eşlerce bilinip bilinmediğini araştırmalıdır (Yargıtay 2. HD, E. 2024/9995, K. 2025/5421).

Gizli ses kaydı boşanma davasında delil olur mu?

Ortam dinlemesi niteliğindeki ses kaydı, Yargıtay’a göre hukuka aykırı delildir ve hükme esas alınamaz (Yargıtay 2. HD, E. 2025/5186, K. 2025/7559).

Ekran görüntüsü tek başına delil olarak yeterli mi?

Hayır, her zaman yeterli değildir. Kimin yazdığı ve hangi numaradan gönderildiği belli olmayan, karşı tarafça kabul edilmeyen yazışmalar Yargıtay’a göre ispata yetmez.

Sosyal medyada emoji göndermek aldatma sayılır mı?

Hayır, tek başına aldatma anlamına gelmez. Yargıtay, bir sosyal medya fenomenine beğeni anlamında gönderilen emojinin güven sarsıcı davranış olmadığını kabul etti (Yargıtay 2. HD, E. 2025/5186, K. 2025/7559).

Nafaka ve geçici önlemler

Dava sürerken nafaka alabilir miyim?

Evet. Dava açılınca hâkim, eşlerin geçimi ve barınması dahil geçici önlemleri kendiliğinden alır; tedbir nafakası bu önlemlerin başında gelir (TMK m. 169).

Tedbir nafakası talep etmesem de verilir mi?

Evet, çünkü hâkim geçici önlemleri re’sen alır. Yargıtay, tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre dava tarihinden geçerli uygun tedbir nafakası verilmesi gerektiğini belirtti (Yargıtay 2. HD, E. 2023/7596, K. 2024/8137).

Çalışan kadın tedbir nafakası alabilir mi?

Bu mümkündür; çünkü düzenli gelir tek başına engel değildir. Yargıtay, düzenli geliri bulunduğu için tedbir nafakası reddedilen kadın yönünden kararı bozdu ve mahkemenin tarafların ekonomik ve sosyal durumunu gözetmesi gerektiğini belirtti; tedbir ve yoksulluk nafakasının ölçütleri farklıdır.

Yoksulluk nafakasının şartları nelerdir?

İsteyen eş boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmalı ve kusuru diğer eşten daha ağır olmamalıdır; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175).

Eşit kusurlu eş yoksulluk nafakası alabilir mi?

Evet, çünkü kanun yalnızca daha ağır kusurlu olmamayı arar. Yargıtay da eşit kusurlu ve yoksulluğa düşecek kadına yoksulluk nafakası verilmesi gerektiğini belirtti (Yargıtay 2. HD, E. 2024/1739, K. 2024/9474).

Süresiz nafaka kalktı mı?

Henüz kalkmadı. Anayasa Mahkemesi “süresiz olarak” ibaresini iptal etti, ancak iptal 30.06.2027’de yürürlüğe girecek; bu tarihe kadar ibare yürürlüktedir (AYM, E. 2025/156, K. 2026/131).

Çocuk için nafakayı hangi eş öder?

Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır (TMK m. 182/3). Ayrıca bu iştirak nafakası kusura bağlı değildir.

Tazminat, velayet ve mal paylaşımı

Eşit kusurda tazminat alınır mı?

Hayır. Yargıtay, eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini kabul eder (Yargıtay 2. HD, E. 2025/283, K. 2025/11766).

Maddi tazminatın şartları nelerdir?

İsteyen eş kusursuz veya daha az kusurlu olmalı, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenmeli ve tazminat kusurlu eşten istenmelidir (TMK m. 174/1).

Manevi tazminat ne zaman verilir?

Boşanmaya yol açan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş, kusurlu diğer eşten manevi tazminat ister (TMK m. 174/2).

Boşanmada tazminat miktarını mahkeme neye göre belirler?

Tarafların ekonomik ve sosyal durumuna, kusurun ağırlığına, paranın alım gücüne ve kişilik haklarına saldırının ağırlığına göre, TMK m. 4 ve TBK m. 50-51’deki hakkaniyet kurallarıyla belirler.

Velayet kime verilir?

Kanuna göre velayeti çocuğun üstün yararı belirler. Mahkeme çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini gözetir; ebeveynin kusuru ancak çocuğun yararını etkilediği ölçüde dikkate alınır.

Kişisel ilişki düzenlemesine uyulmazsa ne olur?

Hâkim, kişisel ilişkinin gereklerine uyulmaması hâlinde velayetin değiştirilebileceğini taraflara ihtar eder (TMK m. 182/2).

Mal paylaşımı boşanma davasında mı görülür?

Hayır, çünkü mal rejiminin tasfiyesi ayrı bir davadır ve tasfiyede mal rejimine ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179).

Karar sonrası

Çekişmeli boşanma davası anlaşmalıya çevrilebilir mi?

Evet, evlilik en az bir yıl sürmüşse bu dönüşüm mümkündür. Eşlerin mali sonuçlar ve çocuklar konusunda anlaşması, hâkimin eşleri bizzat dinlemesi ve düzenlemeyi uygun bulması gerekir (TMK m. 166/3).

Boşanma kararına itiraz süresi ne kadar?

İstinaf süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 345).

Bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etme süresi ne kadar?

Temyiz süresi de aynı şekilde kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 361).

İstinaf etmediğim konuyu temyiz edebilir miyim?

Hayır. Yargıtay, ilk derece kararının bir bölümünü istinaf etmeyen tarafın o bölümü temyiz edemeyeceğini kabul eder (Yargıtay 2. HD, E. 2024/3168, K. 2024/10393).

Boşanmadan sonra nafaka veya tazminat için ne kadar sürede dava açılır?

Boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar (TMK m. 178).

Boşanan kadın eşinin soyadını kullanmaya devam edebilir mi?

Kural olarak hayır; kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Ancak menfaatini ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlarsa hâkim izin verir (TMK m. 173).

Kaynakça

Mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 4, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 178, 179, 181, 182, 183, 184, 197. mevzuat.gov.tr
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 119, 127, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 147, 184, 185, 186, 189, 240, 243, 341, 345, 361, 367. mevzuat.gov.tr
  • 7532 sayılı Kanun, m. 13 (TMK m. 166/4 değişikliği; kabul 14.11.2024, yürürlük 27.11.2024).
  • 7589 sayılı Kanun, m. 21 (HMK m. 147/3; RG 31.07.2026, S. 33326).
  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, m. 4.
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 1/2.
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 50, 51.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu (tarifeler).

Yargı kararları

  • Anayasa Mahkemesi, E. 2025/203, K. 2026/39, T. 12.02.2026 (RG 17.04.2026, S. 33227). normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr
  • Anayasa Mahkemesi, E. 2025/156, K. 2026/131, T. 04.06.2026 (RG 30.09.2026, S. 33386). resmigazete.gov.tr
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/10934, K. 2026/6262, T. 09.06.2026.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/283, K. 2025/11766, T. 23.12.2025.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1461, K. 2025/8325, T. 07.10.2025.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5186, K. 2025/7559, T. 18.09.2025.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9206, K. 2025/6179, T. 19.06.2025.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9995, K. 2025/5421, T. 28.05.2025.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3168, K. 2024/10393, T. 24.12.2024.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1739, K. 2024/9474, T. 03.12.2024.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7596, K. 2024/8137, T. 01.11.2024.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5137, K. 2024/7795, T. 23.10.2024 (eski üç yıllık süre dönemine ait).
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/2-703, K. 2012/70, T. 15.02.2012 (Yargıtay 2. HD, E. 2024/9995 sayılı kararda aktarıldığı biçimiyle).

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.

Benzer Yazılar