İş kazası tazminat davası, iş kazası geçiren işçinin veya ölen işçinin yakınlarının işverene açtığı tazminat davasıdır. Bu davada maddi ve manevi zararın giderilmesi istenir. Davaya iş mahkemesi bakar ve dava şartı arabuluculuk aranmaz (7036 sayılı Kanun m. 3/3). Yargıtay’a göre on yıllık zamanaşımı, maluliyet oranının kesinleştiği tarihte başlar. Ayrıca 31.07.2026’dan itibaren belirsiz alacak davası kaldırıldı.
Kısaca
- Dayanak: İşveren, iş sağlığı ve güvenliği için her türlü önlemi almakla yükümlüdür (TBK m. 417/2).
- Talepler: Yaralanmada TBK m. 54, ölümde TBK m. 53 kalemleri; ayrıca manevi tazminat (TBK m. 56).
- Arabuluculuk: Tazminat, tespit, itiraz ve rücu davalarında dava şartı değildir (7036 sayılı Kanun m. 3/3).
- Zamanaşımı: On yıldır (TBK m. 146); süre maluliyet oranının kesinleşmesiyle başlar.
- Sorumlular: Asıl işveren ile alt işveren, işçiye karşı müteselsilen sorumludur.
- 2026 değişikliği: HMK m. 107 kaldırıldı; yeni davalarda kısmi dava ve bir defalık artırım var (HMK m. 109/4).
İş Kazası Tazminat Davası Nedir?
İş kazası tazminat davası, iş kazası nedeniyle oluşan bedensel ve manevi zararın işverenden istendiği davadır. Ölümlü kazada davayı işçinin yakınları açar. Davanın temeli, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamasıdır. Çünkü Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) ödemeleri zararın tamamını karşılamaz.
6331 sayılı Kanun m. 4/1 uyarınca işveren, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamakla görevlidir. Türk Borçlar Kanunu da bu yükümlülüğü iş sözleşmesinin parçası sayar. Kanuna göre yükümlülüğe aykırılık nedeniyle işçi ölür veya yaralanırsa sözleşmeye aykırılık hükümleri uygulanır (TBK m. 417/3). Bu nedenle işçinin işverene açtığı dava, haksız fiile değil sözleşmeye dayanır.
İş kazasından sonra hangi davalar açılır?
Bir iş kazası çoğu zaman birbirinden bağımsız birkaç davaya yol açar. Bunları karıştırmak, yanlış mahkemeye başvurma veya süre kaçırma riskini artırır:
- Tazminat davası: İşçi veya yakınları, işverenden maddi ve manevi tazminat ister.
- Tespit davası: SGK olayı iş kazası saymazsa sigortalı bu tespiti mahkemeden ister.
- SGK rücu davası: Kurum, ödemelerini kusurlu işverenden ister (5510 sayılı Kanun m. 21).
- Ceza soruşturması: Ölüm veya yaralanma hâlinde savcılık ayrıca soruşturma yürütür.
Hangi Olaylar İş Kazası Sayılır?
İş kazası, kanunda sayılan beş durumdan birinde meydana gelen olaydır. Olay, sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getirmelidir (5510 sayılı Kanun m. 13/1). İş kazası tazminat davası açmadan önce bu tanımı kontrol etmek gerekir. Çünkü tanım hem SGK yardımlarını hem de davanın yolunu etkiler.
- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
- İşverenin yürüttüğü iş nedeniyle (bağımsız çalışanda kendi işi nedeniyle),
- Görevle işyeri dışına gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanda,
- Emziren kadın sigortalının süt izni zamanlarında,
- İşverence sağlanan taşıtla işe gidiş-geliş sırasında meydana gelen olaylar.
Servis aracı ve işe gidiş-geliş
Kanun, işe gidiş-geliş kazasını yalnızca işverenin sağladığı taşıtta iş kazası sayar (m. 13/1-e). Dolayısıyla servis aracındaki kaza bu kapsama girer. Buna karşılık kendi aracıyla veya toplu taşımayla gelen işçi bu bende dayanamaz. Olayın başka bir bende girip girmediğini ise somut olay belirler. Bu konuda içtihatta tartışma da vardır. Pek çok kaynak her gidiş-geliş kazasını iş kazası sayar; oysa kanun taşıt şartını açıkça arar.
Trafik kazası, kalp krizi ve meslek hastalığı
Bir trafik kazası da iş kazası niteliği taşır. Örneğin görevle şehir dışına giden işçinin yoldaki kazası bu kapsama girer. Yargıtay’ın incelediği ölümlü bir olayda da tünel inşaatında bir kamyon kazaya karışmıştı. Bu dosyada trafik sigortacısı da ödeme yapmıştı (10. HD, E. 2022/13644, K. 2023/13061).
Öte yandan işyerinde geçirilen kalp krizi veya beyin kanamasında durum tartışmalıdır. Cevap, olayın işle bağlantısına ve tıbbi delillere göre değişir. Bu yüzden tek bir kural vermek doğru olmaz.
İş kazası, belirli bir anda gerçekleşen olaya bağlıdır. Buna karşılık meslek hastalığı, işle bağlantılı olarak zamanla ortaya çıkar. Ancak arabuluculuk istisnası ikisini de kapsar (7036 sayılı Kanun m. 3/3).
Kazadan Sonra Bildirim ve SGK Süreci
İşveren, iş kazasını kolluğa derhal bildirir. SGK’ya ise en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirim yapar (5510 sayılı Kanun m. 13/2-a). Ardından SGK gerektiğinde denetim memurları veya iş müfettişleriyle olayı inceler. Sonra Kurum geçici iş göremezlik ödeneği öder ve şartları varsa gelir bağlar.
Kaza işverenin kontrolü dışındaki bir yerde olmuşsa süre, öğrenme tarihinde başlar (m. 13/2). Bağımsız çalışan ise kazayı kendisi bildirir (m. 13/2-b). Onun süresi, rahatsızlığın bildirime engel olmadığı günden sonraki üç iş günüdür. Ancak bu süre bir ayı geçemez. Ayrıca 6331 sayılı Kanun m. 14 de işverene kayıt tutma ve bildirim görevi yükler.
İşveren, kazazedeye gerekli sağlık hizmetini derhal sağlamakla da yükümlüdür. İhmal tedaviyi uzatır veya malullüğe yol açarsa işveren, sağlık giderlerini öder (5510 sayılı Kanun m. 76). Öte yandan kaza süresinde bildirilmezse SGK, o güne kadarki ödeneği işverenden tahsil eder (m. 21/2). Bu nedenle işçi, bildirimi e-Devlet veya SGK kayıtlarından kontrol etmelidir.
SGK iş kazası saymazsa: tespit davası
SGK olayı iş kazası saymazsa sigortalı, iş mahkemesinde tespit davası açma hakkına sahiptir. Bu dava için de arabulucuya gitmek şart değildir (7036 sayılı Kanun m. 3/3). Tespit davasını geciktirmek, tazminat davasını da geciktirir. Çünkü maluliyet oranı ve SGK geliri bu tespite bağlıdır.
Geçici iş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri
İş kazasında SGK, istirahatli sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği öder (m. 18/1-a). Ödenek, yatarak tedavide günlük kazancın yarısıdır. Ayaktan tedavide ise üçte ikisidir (m. 18/3). Bazı kaynaklar ödeneğin üçüncü günden başladığını yazar. Oysa üçüncü gün kuralı yalnızca hastalık hâlinde geçerlidir (m. 18/1-b).
Kazanma gücünü en az %10 yitiren sigortalı, sürekli iş göremezlik geliri alır (m. 19/1). Tam iş göremezlikte gelir, aylık kazancın %70’idir. Kısmi iş göremezlikte bu tutar, iş göremezlik derecesine göre hesaplanır. Bakıma muhtaç sigortalıda oran %100’e çıkar (m. 19/3). Ölüm hâlinde ise SGK hak sahiplerine gelir bağlar.
Maluliyet oranı ve itiraz
Sürekli iş göremezlik oranını önce SGK sağlık kurulu belirler. İtiraz hâlinde dosya üst kurullara ve Adli Tıp Kurumuna (ATK) gider. Sigortalı yeniden tedavi görürse SGK, oranı yeniden tespit eder (m. 19/2). Kararlardaki örnekler, oranın kurullar arasında ciddi biçimde değiştiğini gösterir:
- Bir dosyada oran SGK’da %47, Yüksek Sağlık Kurulunda %46,2 çıktı. Sonunda ATK 2. Üst Kurulu oranı %23,2 olarak kesinleştirdi (10. HD, E. 2023/9580, K. 2024/3586).
- Başka bir dosyada SGK %13,1 oran verdi, ATK ise %37,2 buldu. Yargıtay, hesapta ATK oranının esas alınmasını istedi (10. HD, E. 2022/2044, K. 2023/10993).
Dolayısıyla orana süresinde ve gerekçeli itiraz etmek önemlidir. Çünkü oran hem tazminatı hem de zamanaşımının başlangıcını etkiler.
İş Kazası Tazminat Davası Şartları
İş kazası tazminat davası için dört şart aranır. Olay iş kazası olmalı ve işçi bedensel veya manevi zarara uğramalıdır. Ayrıca işveren iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğüne aykırı davranmış olmalıdır. Son olarak aykırılık ile zarar arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Kusur oranı ise tazminatın miktarını belirler.
İşveren; risklerin önlenmesi, eğitim, araç-gereç ve denetim dahil her önlemi almalıdır (6331 sayılı Kanun m. 4/1). Araç-gereçleri noksansız bulundurmak da işverenin görevidir; işçiler ise önlemlere uyar (TBK m. 417/2). Ancak çalışanların yükümlülükleri, işverenin sorumluluğunu etkilemez (6331 sayılı Kanun m. 4/3). Ayrıca TBK m. 417, işverenin yükümlülüğünü iş sözleşmesine bağlar ve işçinin sigortalı gösterilmesini şart koşmaz. Bu nedenle sigortasız çalışan işçide de dava yolu açıktır; ancak çalışmanın ve kazanın ispatı ayrıca önem kazanır.
Kusur raporu ve kaçınılmazlık
Uygulamada mahkeme kusuru, iş güvenliği alanındaki bilirkişi heyetinin raporuna göre belirler. Yargıtay’a göre rapor; fenne uygun önlemleri, bunları kimin alacağını ve alınmayanları göstermelidir. Ayrıca eksik önlemin kazaya etkisini de gerekçeleriyle açıklamalıdır. Rapor, 6331 sayılı Kanun’un 5. ve 19. maddelerine göre hazırlanmalıdır (10. HD, E. 2022/12456, K. 2023/4624).
Kaçınılmazlık ise bütün önlemlere rağmen engellenemeyecek olayları ifade eder. SGK’nın rücu hakkını düzenleyen kanun bu ilkeyi açıkça anar (5510 sayılı Kanun m. 21/1). Ancak işveren bu savunmayı somut delille desteklemelidir. Örneğin vinç ayağının kopup işçinin düştüğü olayda Yargıtay, kaçınılmazlığın etkisi olmadığını kabul etti (10. HD, E. 2023/1734, K. 2024/6288).
İşçinin kendi kusuru ve üçüncü kişinin kusuru
Zarar gören, zararın doğmasına katkı yapmışsa hâkim tazminatı indirebilir (TBK m. 52). Yani işçinin kusuru tazminatı ortadan kaldırmaz; kusuru oranında azaltır. Örneğin bir yüksekten düşme olayında heyet işçinin kusurunu %20 bulmuştu. Hesap bilirkişisi bunu yanlışlıkla %10 almıştı. Bölge adliye mahkemesi hatayı düzeltti ve Yargıtay kararı onadı (10. HD, E. 2024/1437, K. 2024/13622).
Bununla birlikte işçiye kusur yüklerken somut olaya bakmak gerekir. Bir dosyada sigortalı baret, iş ayakkabısı, eldiven ve emniyet kemeri taşıyordu. Yargıtay, buna rağmen ona kusur yükleyen raporu olaya uygun bulmadı (10. HD, E. 2019/4040, K. 2020/2900). Başka bir dosyada da işçinin “emniyet kemerim takılıydı” beyanını tartışmayan raporu yetersiz saydı (10. HD, E. 2022/12456, K. 2023/4624).
Kazada üçüncü bir kişinin de kusuru bulunabilir. Bu durumda işveren, kendi kusur payından dava dışı sorumlularla birlikte işçiye karşı müteselsilen sorumludur. Aralarındaki paylaştırmayı ise ileride açılacak rücu davası çözer (10. HD, E. 2023/1734, K. 2024/6288). Ayrıca SGK, ilk peşin sermaye değerinin yarısını kusurlu üçüncü kişiye rücu eder (5510 sayılı Kanun m. 21).
İş Kazası Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?
İş kazası tazminat davası, işçiyi çalıştıran işverene karşı açılır. Ancak işçi bir alt işverenin (taşeronun) çalışanıysa asıl işveren de sorumludur. Asıl işveren ile alt işveren müteselsilen sorumlu olduğu için işçi, davayı ikisine veya yalnızca birine açma hakkına sahiptir (4857 sayılı Kanun m. 2/6; 5510 sayılı Kanun m. 12/6).
Yargıtay bu ilkeyi birçok kararında tekrarladı. Örneğin bir maden kazasında kusur asıl işverene %40, alt işverene %40 verilmişti. Dava dışı operatöre %10, işçiye ise %10 kusur düşmüştü. İşçi tazminatı iki davalıdan müteselsilen istedi. Yargıtay da kararı yalnızca harç yönünden düzelterek onadı (10. HD, E. 2024/9138, K. 2025/8363).
Başka bir dosyada bölge adliye mahkemesi önemli bir tespit yaptı. Buna göre işveren tarafı, işçinin kusuru düşüldükten sonra kalan zararın tamamından sorumludur. Kusurun işverenler arasındaki dağılımı ise yalnızca kendi aralarındaki rücu ilişkisini ilgilendirir. Yargıtay bu kararı onadı (10. HD, E. 2024/1437, K. 2024/13622).
Alt işverenlik ve anahtar teslimi iş
Asıl işverenin sorumluluğu için gerçek bir alt işverenlik ilişkisi gerekir. Yargıtay bu ilişkide üç unsur arar (10. HD, E. 2023/6334, K. 2024/9652):
- Asıl işveren, işyerinde kendisi de işçi çalıştırmalıdır.
- Alt işverenin aldığı iş, asıl işin bir bölümü veya yardımcı iş olmalıdır.
- Alınan iş, ayrı ve bağımsız bir işyeri niteliği taşımamalıdır.
Ancak sözleşmenin adı tek başına belirleyici değildir. Bir kararda sözleşme “anahtar teslim” adını taşıyordu. Yargıtay, iş sahibine olağan denetimi aşan yetkiler veriliyorsa asıl işveren ilişkisinin kabulü gerektiğini belirterek bozdu (21. HD, E. 2019/6464, K. 2020/1620). Buna karşılık başka bir kararda işin bütünü anahtar teslimi verilmişti. Yargıtay bu durumda iş sahibinin asıl işveren sayılmayacağını belirtti. Denetmen görevlendirmek veya yapı denetimini üstlenmek de sonucu değiştirmedi (10. HD, E. 2023/6334, K. 2024/9652). Dolayısıyla sonucu, iş sahibinin fiilen kullandığı yetkiler belirler.
İş güvenliği görevlileri ve iflas eden işveren
İş güvenliği profesyonelinin veya işyeri hekiminin ayrıca sorumluluğu, somut kusura göre değişir. İşçinin talebi ise kural olarak sözleşmenin tarafı olan işverene yönelir. Kusur raporu ise kazaya katkısı olan herkesin payını ayrı göstermelidir.
Bazen davalılardan biri yargılama sırasında iflas eder. Nitekim incelenen bir dosyada yüklenici şirket dava sürerken iflas etmişti (10. HD, E. 2023/6334, K. 2024/9652). Böyle durumlarda asıl işverenin müteselsil sorumluluğu tahsil için önem kazanır. Bu yüzden davalıları belirlerken iş ilişkisinin bütün halkalarını incelemek gerekir.

İş Kazası Tazminat Davası ile Hangi Tazminatlar İstenir?
İş kazası tazminat davası ile yaralanan işçi maddi ve manevi tazminat ister. Maddi tazminat; tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasıdır (TBK m. 54). Ölümde ise yakınlar cenaze gideri ve destekten yoksun kalma tazminatı ister (TBK m. 53). Ayrıca manevi tazminat da talep ederler (TBK m. 56).
| Durum | Tazminat ve dayanağı |
|---|---|
| Yaralanma veya sürekli iş göremezlik | Tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması (TBK m. 54) |
| Ölüm veya ölümden önce tedavi | Cenaze ve tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı ile destekten yoksun kalma (TBK m. 53) |
| Ağır bedensel zarar veya ölüm | Zarar görene ve yakınlarına manevi tazminat (TBK m. 56) |
Yaralanmada çalışma gücü kaybı kalemini maluliyet oranı, ücret, yaş ve kusur dağılımı belirler. Ayrıca tedavi, ilaç, ulaşım veya bakıcı giderlerinin faturalarını saklamak gerekir. Hâkim, tazminatın kapsamını özellikle kusurun ağırlığına göre belirler (TBK m. 51).
Destekten yoksun kalma ve manevi tazminat
Ölen işçinin desteğinden yoksun kalanlar, destekten yoksun kalma tazminatı ister (TBK m. 53). Örneğin eş, çocuklar veya bakımı üstlenilen anne ve baba bu kapsamdadır. Yargıtay’a göre SGK gelirinin mahsubu her hak sahibi için ayrı yapılmalıdır. Eş ve çocukların gelirleri toplanıp tek seferde düşülemez (10. HD, E. 2022/13644, K. 2023/13061). Bu nedenle hak sahipleri destek ilişkisini nüfus kaydı ve veraset ilamıyla belgelemelidir.
Bedensel bütünlüğü zedelenen işçi manevi tazminat ister. Ağır bedensel zarar veya ölümde yakınlar da bu hakka sahiptir (TBK m. 56). Örneğin bir işçi %24 oranında iş göremezliğe uğramıştı. Geçici iş göremezlik süresi de 9 aya kadar uzayabilecekti. Yargıtay bunu ağır bedensel zarar saydı ve anne-babanın talebinin reddini bozdu (10. HD, E. 2023/1734, K. 2024/6288).
Manevi tazminatın miktarı için kanunda bir tablo yoktur. Hâkim kusurun ağırlığını, zararın niteliğini ve olayın özelliklerini birlikte değerlendirir. Bu yüzden internetteki “ortalama tutar” bilgileri yanıltıcıdır.
İş Kazası Tazminat Davası Hesaplaması Nasıl Yapılır?
İş kazası tazminat davası hesaplamasını bilirkişi yapar; mahkeme de raporu Yargıtay ilkelerine göre denetler. Hesabın temel verileri gerçek ücret, maluliyet oranı, kusur dağılımı ve bakiye ömür tablosudur. Ardından bilirkişi, işçinin kusur payını ve SGK’nın rücuya tabi ödemelerini zarardan düşer.
Ücret ve bakiye ömür tablosu
Hesapta esas, işçinin gerçekte aldığı ücrettir. Bordro veya banka kaydı yoksa mahkeme emsal ücret araştırır. Nitekim Yargıtay’ın onadığı bir kararda bölge adliye mahkemesi bu ilkeyi uyguladı (10. HD, E. 2024/9138, K. 2025/8363).
Bakiye ömür konusunda Yargıtay, bir SGK rücu davasında 1931 tarihli Fransız PMF tablosu yerine ülkeye özgü TRH 2010 tablosunun esas alınmasını istedi (10. HD, E. 2019/4040, K. 2020/2900). İşçinin kendi davalarında da raporların TRH 2010’u kullandığı görülür (10. HD, E. 2023/9580, K. 2024/3586). Öte yandan bazı kaynaklardaki “2026 yılı PMF tablosu” ifadesi hatalıdır; çünkü PMF, 1931 tarihli bir tablodur.
SGK ödemelerinin mahsubu ve denkleştirme
Yargıtay’a göre iş kazası tazminatı, SGK’nın karşılamadığı zararı giderir. Bu nedenle mahkeme, SGK gelirinin ilk peşin sermaye değerinin (İPSD) rücuya tabi kısmını düşer (TBK m. 55). Yargıtay bu kuralı kamu düzenine ilişkin sayar ve olay tarihine bakmadan uygular (10. HD, E. 2022/13644, K. 2023/13061). Kararlardan çıkan diğer ölçütler şunlardır:
- Mahsupta İPSD esas alınır; artışlı gelirin düşülmesi hatalıdır (10. HD, E. 2022/2044, K. 2023/10993).
- Geçici iş göremezlik ödeneğinin işveren kusuruna düşen kısmı da indirilir (10. HD, E. 2024/1437, K. 2024/13622).
- Buna karşılık rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri zarardan indirilmez (TBK m. 55/1).
İşveren veya sigortacı dava öncesinde aileye ödeme yapmış olabilir. Yargıtay, bu ödemeyi faiz işletip düşmeyi yeterli bulmaz ve denkleştirme yöntemini arar (10. HD, E. 2022/13644, K. 2023/13061):
- Önce ödeme tarihindeki verilerle her hak sahibinin gerçek zararı bulunur.
- Ödeme ile zarar arasında açık oransızlık yoksa maddi tazminat talebi reddedilir.
- Açık oransızlık varsa ödeme kısmi ifa sayılır ve karşıladığı oran bulunur.
- Son olarak gerçek zarardan aynı oranda indirim yapılır.
Faiz ve kurgusal hesaplama örneği
Yargıtay’a göre iş kazası tazminatında faiz kaza tarihinden işler. Kaza tarihinden önceki bir tarihten faiz yürütmek hatalıdır (10. HD, E. 2024/957, K. 2024/2592). Ancak 31.07.2026’dan sonraki olaylarda TBK m. 55’e eklenen yeni kural geçerlidir.
Örneğin kurgusal bir fabrika işçisi, koruyucusu sökülmüş bir pres makinesinde elini yaralasın. İtiraz üzerine ATK kurulu oranı kesinleştirsin. Bilirkişi heyeti de kusuru işverene %80, işçiye %20 olarak dağıtsın. Bu durumda hesap bilirkişisi şu sırayı izler:
- Önce gerçek ücreti bordro, banka kaydı veya emsal ücretle belirler.
- Sonra kesin oranı ve TRH 2010 bakiye ömrünü kullanarak toplam zararı bulur.
- Ardından toplam zarardan işçinin %20’lik kusur payını indirir.
- Daha sonra İPSD’nin rücuya tabi kısmını ve ödeneğin işveren payını düşer.
- Son olarak faizi kaza tarihinden başlatır; 31.07.2026 sonrası olayda yeni kuralı uygular.
Ancak bu örnek yalnızca hesabın mantığını gösterir. Gerçek tutarı ise dosyadaki raporlar ve mahkemenin denetimi belirler.
Bilirkişi raporuna itiraz ve usuli kazanılmış hak
Yargıtay’a göre bir taraf ilk hesap raporuna itiraz etmezse karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğar. İtiraz üzerine gelen yeni rapor itiraz edenin aleyhineyse mahkeme ilk rapora göre karar verir. Islah da bu hakkı ortadan kaldıramaz (10. HD, E. 2023/9580, K. 2024/3586). Aynı ilkeyi Yargıtay, PMF 1931 tablosuyla hazırlanan bir raporda da uyguladı (10. HD, E. 2024/957, K. 2024/2592). Bu yüzden davacı ilk raporu dikkatle incelemeli ve gerekiyorsa süresinde itiraz etmelidir.
Kusur ve hesap raporunu mu değerlendiriyorsunuz?
Maluliyet oranı, kusur dağılımı ve SGK mahsubu tazminat tutarını doğrudan değiştirir. Bu nedenle raporlara süresinde ve somut gerekçeyle itiraz edebilmek için dosyanızı bir avukatla değerlendirmeniz yararlı olur.
İş Kazası Tazminat Davası ve 2026 Değişiklikleri
7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, S. 33326), iş kazası tazminat davasını iki noktada etkiler. Önce belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m. 107’yi kaldırdı. Yerine kısmi davada bir defalık artırım imkânı getirdi. Ayrıca TBK m. 55’e faiz ve mahsup kuralları ekledi.
Belirsiz alacak davası kaldırıldı: HMK m. 107 ve m. 109/4
TBMM 7589 sayılı Kanunu 16.07.2026’da kabul etti. Kanun ise 31.07.2026’da yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bazı kaynaklar 16.07.2026’yı yürürlük tarihi olarak yazar; oysa bu kabul tarihidir. 31.07.2026’dan önce açılan davalara ise eski m. 107 uygulanmaya devam eder (geçici m. 1/10).
31.07.2026’dan sonra açılan davalarda davacı, kısmi dava açma hakkına sahiptir. Yeni HMK m. 109/4’e göre talep, aynı davada bir defaya mahsus artırılabilir. Artırım, tahkikatın sonuna kadar ve iddianın genişletilmesi yasağına takılmadan yapılır. Artırılan kısımda zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilir. Dolayısıyla davacı, rapor gelmeden tam tutarı bilmese de hak kaybına uğramaz.
TBK m. 55’e eklenen faiz ve mahsup kuralları
İlk kurala göre kazancın bilindiği döneme olay tarihinden faiz işler. Kazancın bilinemediği döneme ise karar tarihinden kanuni faiz işler. İkinci kurala göre tahkikat başlayıncaya kadarki ifa amaçlı ödemeler oransal olarak mahsup edilir.
Ancak geçiş hükmüne göre bu kurallar yalnızca 31.07.2026’dan sonraki olaylara uygulanır (7589 sayılı Kanun geçici m. 1/9). Önceki olaylarda eski hüküm geçerlidir. Ayrıca yeni metin haksız fiil diliyle yazıldı. Sözleşmeye dayanan iş kazası tazminatına etkisi konusunda henüz yerleşik içtihat yoktur. Bu nedenle konu tartışmaya açıktır.
İş Kazası Tazminat Davası İçin Arabuluculuk Zorunlu mu?
Hayır. İş kazası veya meslek hastalığından doğan tazminat davalarında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. İstisna; bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını da kapsar (7036 sayılı Kanun m. 3/3). Bu nedenle işçi, arabulucuya gitmeden doğrudan iş mahkemesinde dava açma hakkına sahiptir.
7036 sayılı Kanun m. 3/1, işçilik alacakları ve işe iade davalarında arabuluculuğu dava şartı yapar. İstisna ise aynı maddenin üçüncü fıkrasındadır. Buna karşılık bazı kaynaklar istisnayı yanlışlıkla birinci fıkraya bağlar. Genel kurallar için zorunlu arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.

İşçilik alacakları ve ihtiyari arabuluculuk
Ancak istisna yalnızca iş kazası ve meslek hastalığından doğan talepleri kapsar. İşçi ayrıca ücret, kıdem veya ihbar tazminatı istiyorsa önce arabulucuya başvurmalıdır. Bu ayrımı gözden kaçırmak, o talebin usulden reddi riskini doğurur.
Arabuluculuk zorunlu olmasa da taraflar isterse 6325 sayılı Kanun kapsamında ihtiyari arabuluculuğa başvurur. Arabulucu tarafsızdır ve taraflardan birini temsil etmez. Görüşmeler gizlidir ve anlaşmaya taraflar kendi iradeleriyle karar verir. Ayrıntılar için ihtiyari arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.
İş Kazası Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?
İş kazası tazminat davasına iş mahkemesi bakar. Yetkili mahkeme ise birden fazladır (7036 sayılı Kanun m. 6). Davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Ayrıca kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (m. 6/3).
Birden çok davalı varsa davacı, bunlardan birinin yerleşim yerinde dava açma hakkına sahiptir. Böylece başka ilde kaza geçiren işçi, kendi yaşadığı yerde dava açabilir. Öte yandan iş mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi, iş mahkemesi sıfatıyla bakar (10. HD, E. 2025/9883, K. 2026/2629).
İş Kazası Tazminat Davası Zamanaşımı
İş kazası tazminat davası on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Çünkü işverenin sorumluluğu iş sözleşmesine aykırılığa dayanır. Yargıtay’a göre süre kaza tarihinden değil, zararın öğrenildiği tarihten başlar. Bu tarih de maluliyet oranının kesin olarak belirlendiği tarihtir.

Zamanaşımı ne zaman başlar?
Örneğin Yargıtay 10. Hukuk Dairesi şu olayı inceledi. İşçi 01.03.2006’da iş kazasında parmağını kaybetti. SGK olayı 04.11.2014’te iş kazası saydı. Oranı ise ilk kez 27.01.2016 tarihli Kurum Sağlık Kurulu raporu %10,3 olarak belirledi. İşçi davayı 15.04.2021’de açtı.
İlk derece mahkemesi davayı zamanaşımı nedeniyle reddetti; istinaf da reddedildi. Buna karşılık Yargıtay kararı bozdu. Daireye göre zamanaşımı, maluliyet oranının kesin belirlendiği tarihte başlar. Oran sonradan değişmese bile bu tarih esas alınır (10. HD, E. 2024/14080, K. 2025/9357, T. 02.06.2025).
Benzer şekilde onanan başka bir kararda ilk derece mahkemesi zamanaşımını ATK raporu tarihinden başlattı. Mahkemeye göre oran belirleme süreci bitmeden zarar tam öğrenilmiş sayılmaz (10. HD, E. 2025/9883, K. 2026/2629). Ancak bu tespit Yargıtay’ın değil, onanan ilk derece kararının gerekçesidir.
Haksız fiil, ceza zamanaşımı ve maluliyet artışı
İşçinin işverene açtığı dava sözleşmeye dayandığı için on yıllık süre geçerlidir. Buna karşılık üçüncü kişiye haksız fiil hükümleriyle gidilirse TBK m. 72 devreye girer. Bu maddede süre 2 yıl, her hâlde 10 yıldır. Fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suçsa o süre uygulanır (TBK m. 72/1). Uzamış ceza zamanaşımının kime karşı uygulanacağını ise somut dosya belirler.
Sigortalı yeniden tedavi görürse SGK, kazanma gücü kaybını yeniden tespit eder (5510 sayılı Kanun m. 19/2). Ancak artışın tazminat davasına etkisi, önceki davaya ve zamanaşımına göre değişir. Bu nedenle tek bir kural vermek doğru olmaz.
Ceza Davası ve SGK Rücu Davasının Etkisi
Ceza davası ile iş kazası tazminat davası birbirinden bağımsız yürür. Ancak ceza dosyası, tazminat davası için güçlü bir delil kaynağıdır. Yargıtay’a göre ceza davasında saptanan maddi olgular hukuk hâkimini bağlar. Kesinleşmiş tazminat kararı ise güçlü delildir (10. HD, E. 2019/4040, K. 2020/2900).
Örneğin kusur raporlarının çeliştiği bir dosyada Yargıtay, ceza ve rücu dosyalarındaki raporların getirtilmesini istedi. Ayrıca ceza kararının kesinleşip kesinleşmediğini ve HAGB ile bitip bitmediğini gözetmeyi şart koştu. Ardından o iş kolunu bilen farklı bir heyetten yeni rapor alınmasını istedi (10. HD, E. 2022/2044, K. 2023/10993). Bu yüzden ceza dosyasındaki rapor, ifade ve iddianameyi tazminat dosyasına getirtmek önemlidir.
İş kazası tazminat davası ile SGK rücu davası farkı
SGK rücu davası, Kurumun yaptığı ödemeleri ve İPSD’yi kusurlu işverenden istediği davadır (5510 sayılı Kanun m. 21/1). Bu davada davacı SGK’dır. Talep ise sigortalının işverenden isteyebileceği tutarla sınırlıdır. Rücu hakkı da işverenin kastına veya mevzuata aykırı davranışına bağlıdır (10. HD, E. 2022/12456, K. 2023/4624).
Yargıtay’a göre rücu alacağı, gerçek zarar tavanı ile İPSD’li gelirin karşılaştırılmasıyla bulunur (10. HD, E. 2019/4040, K. 2020/2900). Bir dosyada rücu davası için 10 yıllık süre esas alındı (5510 sayılı Kanun m. 93). Ancak bu bilgi bir bölge adliye mahkemesi gerekçesine dayanır. Aynı gerekçeye göre süre, gelirin onayı ile sarf ve tediye tarihlerinde başlar. Yargıtay bu tespiti ayrıca değerlendirmedi (10. HD, E. 2022/12456, K. 2023/4624).
Öte yandan rücu davasındaki kesin tespitler işçinin davasını da etkiler. Örneğin onanan bir dosyada oran, aynı olayın rücu davasında kesinleşmişti (10. HD, E. 2024/9138, K. 2025/8363).
İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır?
İş kazası tazminat davası için önce deliller toplanır ve maluliyet oranının kesinleşmesi beklenir. Ardından davacı, dilekçesini yetkili iş mahkemesine verir. Arabulucuya gitmek gerekmez. Yargılamada mahkeme kusur, maluliyet ve hesap raporları alır. Gerekirse keşif yapar ve sonra kararını verir.
Dava süreci adım adım
- Önce tedavi kayıtlarını ve kolluk tutanağını güvenceye alın.
- SGK bildirimini kontrol edin; kabul yoksa tespit davasını değerlendirin.
- Ardından istirahat raporlarını ve ödenek ödemelerini belgeleyin.
- Kurul kararını bekleyin; gerekirse orana süresinde itiraz edin.
- Tanıkları, kamera kayıtlarını, müfettiş raporunu ve ceza dosyasını toplayın.
- Davalıları belirleyin: işveren, varsa asıl işveren veya kusurlu üçüncü kişiler.
- Davayı açın; 31.07.2026 sonrasında kısmi dava ve HMK m. 109/4 artırımını planlayın.
- Raporları inceleyin ve süresinde itiraz edin; karardan sonra istinaf ve temyiz yolu açıktır.
İş kazası tazminat davası dilekçesi ve belgeler
- Kimlik ve çalışma: Nüfus kaydı, SGK hizmet dökümü, iş sözleşmesi, bordro veya banka ücret kaydı.
- Kaza ve sağlık: Kaza tutanağı, iş kazası bildirgesi, epikriz, istirahat raporları ve kurul kararı.
- SGK belgeleri: Gelir bağlama yazısı ve peşin sermaye değeri.
- Kusur delilleri: Müfettiş raporu, ceza dosyası, tanıklar, fotoğraf veya videolar.
- İşveren belgeleri: İSG eğitim belgeleri ve kişisel koruyucu donanım zimmet tutanakları.
- Ölüm ve giderler: Veraset ilamı, destek belgeleri ile tedavi, ulaşım veya bakıcı faturaları.
Dilekçe önce tarafları ve varsa asıl işveren ile alt işveren ilişkisini anlatır. Sonra kazanın tarihini, oluşunu ve alınmayan önlemleri açıklar. Ayrıca maluliyet oranını, SGK sürecini, tazminat kalemlerini, faiz talebini ve delilleri gösterir. 31.07.2026’dan sonra açılan davada kısmi dava ve artırım hakkı açıkça yazılmalıdır.
İş kazası tazminat davası ne kadar sürer, masrafları kim öder?
Davanın süresi için kanunda bir rakam yoktur; internetteki tahminler de kaynağa dayanmaz. Süreyi tespit davası, maluliyet itirazları, bilirkişi raporları ve kanun yolları belirler. 7589 sayılı Kanun’la eklenen kurala göre duruşmalar arası süre kural olarak üç ayı geçemez. Bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâllerde ise mahkeme gerekçe gösterir (HMK m. 147/3).
Davacı dava açarken harç ve gider avansını öder. Ardından yargılama giderlerinin kime yükleneceğini mahkeme hükümle belirler. Harç tutarları her yıl değiştiğinden güncel tutarı dava tarihinde kontrol etmek gerekir. Ayrıca Yargıtay’a göre müteselsil sorumlu davalılarda harç da müteselsilen kurulmalıdır. Her davalıyı aynı harçtan ayrı ayrı sorumlu tutmak hatalıdır (10. HD, E. 2024/9138, K. 2025/8363).
İş Kazası Tazminat Davası Yargıtay Kararları
Aşağıdaki kararlar, iş kazasından doğan tazminat ve rücu davalarına ilişkin Yargıtay kararlarıdır. Tam metinlerini inceledik ve her biri için olayı, ilkeyi ve sonucu özetledik. Bugün işçinin tazminat davalarına Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bakar. Kararlar konu sırasına göre gruplandı.
Zamanaşımı, sorumlular ve iş sahibi
- Zamanaşımı: Parmağını kaybeden işçinin davası zamanaşımı nedeniyle reddedilmişti. Yargıtay, sürenin oranın kesinleşmesiyle başladığını belirterek bozdu (10. HD, E. 2024/14080, K. 2025/9357, T. 02.06.2025).
- Kesinlik sınırı: Makineye elini kaptıran işçinin oranı %18,2 bulundu. Yargıtay maddi tazminatı onadı. Ancak her talep ayrı dava sayıldığı için manevi tazminat temyizini kesinlik sınırından reddetti (10. HD, E. 2025/9883, K. 2026/2629, T. 05.03.2026).
- Anahtar teslim sözleşme: İlk derece mahkemesi iş sahibini sorumlu tutmamıştı. Yargıtay, olağan denetimi aşan yetkiler varsa asıl işveren ilişkisinin kabulü gerektiğini belirterek bozdu (21. HD, E. 2019/6464, K. 2020/1620, T. 10.03.2020).
- Alt işverenlik unsurları: Şantiyede gözünü kaybeden işçinin davasında Yargıtay, unsurları saydı ve eksik araştırma nedeniyle bozdu (10. HD, E. 2023/6334, K. 2024/9652, T. 08.10.2024).
- Müteselsil sorumluluk: Maden kazasında asıl ve alt işveren birlikte sorumlu tutuldu. Yargıtay, kararı harç yönünden düzelterek onadı (10. HD, E. 2024/9138, K. 2025/8363, T. 20.05.2025).
Kusur, hesap, mahsup ve rücu
- İşçinin kusuru: Merdivenden düşen işçinin kusuru hesapta %20’ye düzeltildi. Yargıtay kararı onadı (10. HD, E. 2024/1437, K. 2024/13622, T. 24.12.2024).
- Usuli kazanılmış hak: Yüksekten düşen montaj işçisinin davasında Yargıtay, ıslahın bu hakkı kaldıramayacağını belirterek bozdu (10. HD, E. 2023/9580, K. 2024/3586, T. 02.04.2024).
- Faiz: Yük taşırken yaralanan işçinin davasında Yargıtay, usuli kazanılmış hak ve faiz başlangıcı nedeniyle bozdu (10. HD, E. 2024/957, K. 2024/2592, T. 12.03.2024).
- Artışlı gelir: Yargıtay; çelişkili raporlar, ATK oranı ve İPSD ayrımı nedeniyle bozdu (10. HD, E. 2022/2044, K. 2023/10993, T. 08.11.2023).
- Denkleştirme: Ölümlü kazada Yargıtay, ayrı mahsup ve denkleştirme yöntemi gerektiği için bozdu (10. HD, E. 2022/13644, K. 2023/13061, T. 19.12.2023).
- Yakınların hakkı: Çatıdan düşen işçinin anne-babasının manevi tazminat talebinin reddi bozuldu (10. HD, E. 2023/1734, K. 2024/6288, T. 04.06.2024).
- Rücu ve TRH 2010: Yargıtay, koruyucu donanım taşıyan sigortalıya kusur veren raporu yetersiz buldu ve TRH 2010’u esas aldı (10. HD, E. 2019/4040, K. 2020/2900, T. 08.06.2020).
- Genel ifadeli rapor: Elektrik akımına kapılan işçiyle ilgili rücu davasında rapor yetersiz sayıldı (10. HD, E. 2022/12456, K. 2023/4624, T. 27.04.2023).
İş Kazası Sonrası İşten Çıkarma ve İstifa
İş kazası tazminat davası, iş ilişkisinin devam edip etmemesinden bağımsızdır. Kazadan sonra işçi işten çıkarılabilir. Ya da önlem alınmadığı için sözleşmeyi kendisi feshetmeyi düşünebilir. Ancak bu durumların kıdem, ihbar veya işsizlik ödeneği gibi ayrı sonuçları vardır.
Bu konular için işten çıkarılan işçinin hakları, istifa eden işçinin hakları ve haklı fesih yazılarımız yol gösterir. Çıkış kodunu kontrol etmek için SGK işten çıkış kodları rehberimize bakabilirsiniz. Ayrıca bedensel zararda tazminatın ortak ilkeleri için darp nedeniyle tazminat davası yazımız fikir verir.
İş Kazası Tazminat Davası Açarken Sık Yapılan Hatalar
İş kazası tazminat davası açarken hak kaybı çoğunlukla üç nedenden doğar. Bunlar zamanaşımının yanlış hesaplanması, davalıların eksik belirlenmesi ve raporlara itiraz edilmemesidir. Aşağıdaki hataların bir kısmı, Yargıtay kararlarında bozma sebebi oldu.
- Zamanaşımını kaza tarihinden hesaplayıp bu nedenle davadan vazgeçmek.
- SGK olayı iş kazası saymadığında tespit davasını geciktirmek.
- Maluliyet oranına veya kusur raporuna süresinde itiraz etmemek.
- Yalnızca alt işvereni davalı gösterip asıl işvereni dışarıda bırakmak.
- İlk hesap raporuna itiraz etmeyip sonraki raporun daha lehe olacağına güvenmek.
- İşverenle yapılan ödeme veya ibra belgelerini hesapta dikkate almamak.
- İşçilik alacaklarını arabuluculuğa gitmeden iş kazası davasıyla birlikte istemek.
- Ceza dosyasındaki raporu veya ifadeleri hukuk davasına getirtmemek.
- 31.07.2026’dan sonra davayı “belirsiz alacak davası” olarak açmak.
İş kazası sonrası hangi yolu izleyeceğinizi mi araştırıyorsunuz?
Zamanaşımının başlangıcı, davalıların belirlenmesi ve 2026 değişiklikleri her dosyada farklı sonuç doğurur. Bu nedenle belgelerinizle birlikte bir avukattan somut olayınıza ilişkin hukuki görüş alabilirsiniz.
Büromuzun iş hukuku alanındaki çalışmalarına ilişkin bilgiye Yalova iş hukuku sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İş kazası tazminat davası: temel bilgiler
İş kazası tazminat davası nedir?
Bu dava, iş kazası geçiren işçinin veya ölüm hâlinde yakınlarının, işverenden maddi ve manevi zararlarının giderilmesini istediği davadır. Davanın dayanağı ise işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğüne aykırı davranmasıdır (TBK m. 417).
İş kazası tazminat davası açmak için şartlar nelerdir?
Olayın iş kazası niteliği taşıması, bedensel veya manevi bir zararın doğması, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğüne aykırı davranması ve bu aykırılıkla zarar arasında illiyet bağı bulunması gerekir. Ayrıca kusur oranı, tazminatın miktarını belirler.
Hangi olaylar iş kazası sayılır?
5510 sayılı Kanun m. 13/1’e göre beş durum vardır: işyerinde bulunma, işveren tarafından yürütülen iş, görevle işyeri dışına gönderilme, emziren kadın sigortalının süt izni ve işverence sağlanan taşıtla işe gidiş-geliş.
Servis aracında geçirilen kaza iş kazası mıdır?
Evet. Çünkü işverenin sağladığı taşıtla işin yapıldığı yere gidiş-geliş sırasında meydana gelen kaza iş kazasıdır (5510 sayılı Kanun m. 13/1-e).
Kendi aracımla işe giderken kaza yaptım, iş kazası sayılır mı?
Hayır, bu olay m. 13/1-e kapsamına girmez; çünkü bent, işverence sağlanan taşıtı şart koşar. Olayın başka bir bende girip girmediği ve içtihattaki tartışmalar somut olaya göre ayrıca değerlendirilir.
İşyerinde kalp krizi geçirmek iş kazası mıdır?
Bu konu tartışmalıdır ve tek bir cevabı yoktur; sonucu ise olayın işle bağlantısı ve tıbbi deliller belirler.
Trafik kazası aynı zamanda iş kazası olabilir mi?
Evet. Örneğin görevle şehir dışına giden işçinin yolda geçirdiği kaza veya servis aracındaki çarpışma, m. 13/1’deki bentlere girdiği ölçüde iş kazasıdır.
İş kazası tazminat davası öncesi: bildirim, SGK ve maluliyet
İşveren iş kazasını kaç gün içinde bildirmek zorunda?
5510 sayılı Kanun m. 13/2-a’ya göre işveren kazayı kolluğa derhal, SGK’ya ise en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirir. Ancak kaza işverenin kontrolü dışındaki bir yerde olmuşsa süre, kazanın öğrenildiği tarihten başlar.
İşveren iş kazasını bildirmezse ne olur?
Bu durumda SGK, bildirim tarihine kadar ödediği geçici iş göremezlik ödeneğini işverenden tahsil eder (5510 sayılı Kanun m. 21/2). Ayrıca işçinin olayı belgelemesi ve gerekirse tespit davası açması önem kazanır.
SGK olayı iş kazası saymazsa ne yapmalıyım?
İş mahkemesinde iş kazasının tespiti davası açma hakkınız vardır. Ayrıca bu dava için arabulucuya başvurmak dava şartı değildir (7036 sayılı Kanun m. 3/3).
İş kazasında rapor parası ilk günden mi ödenir?
Evet. İş kazasında geçici iş göremezlik ödeneği her gün için ödenir (5510 sayılı Kanun m. 18/1-a); üçüncü günden başlama kuralı ise yalnızca hastalık hâli için geçerlidir. Ödenek, yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayaktan tedavide üçte ikisidir (m. 18/3).
Sürekli iş göremezlik geliri kimlere bağlanır?
5510 sayılı Kanun m. 19/1’e göre meslekte kazanma gücünü en az %10 oranında yitiren sigortalıya bağlanır. Tam iş göremezlikte gelir aylık kazancın %70’i, başkasının bakımına muhtaçlıkta %100’üdür.
Maluliyet oranına nasıl itiraz edilir?
Sigortalı, SGK sağlık kurulunun belirlediği orana itiraz eder; ardından dosya üst kurullara ve Adli Tıp Kurumuna gider. Örneğin Yargıtay bir kararında ATK’nın belirlediği oranın esas alınması gerektiğini belirtti (10. HD, E. 2022/2044, K. 2023/10993).
Maluliyet oranı yüzde 10’un altındaysa tazminat alınır mı?
Evet, işverenden tazminat istemek mümkündür; %10 eşiği SGK’nın sürekli iş göremezlik geliri için aranır. Nitekim Yargıtay’ın onadığı bir kararda %4,2 oranında iş göremezliğe uğrayan işçi lehine maddi tazminata hükmedildi (10. HD, E. 2024/1437, K. 2024/13622).
İş kazası tazminat davasında sorumluluk ve davalılar
İş kazası tazminat davası kime karşı açılır?
Davalı, işçiyi çalıştıran işverendir. Ancak işçi bir alt işverenin çalışanıysa asıl işveren de müteselsilen sorumludur; işçi davayı ikisine birlikte veya yalnızca birine açma hakkına sahiptir.
Taşeron işçisi asıl işverene dava açabilir mi?
Evet. Çünkü asıl işveren, alt işverenin işçisinin iş kazasından doğan zararından alt işverenle müteselsilen sorumludur (4857 sayılı Kanun m. 2/6; 5510 sayılı Kanun m. 12/6). Bunun için ise gerçek bir alt işverenlik ilişkisi bulunmalıdır.
Anahtar teslim iş verilen durumda iş sahibi sorumlu olur mu?
Bu durum iş sahibinin fiilen kullandığı yetkilere bağlıdır. Örneğin Yargıtay, işin bütünüyle anahtar teslimi verilmesi hâlinde iş sahibinin asıl işveren sayılmayacağını belirtti; ancak olağan denetimi aşan talimat ve kontrol yetkisi varsa asıl işveren ilişkisinin kabulü gerektiğini vurguladı.
İşçinin kendi kusuru varsa tazminat alır mı?
Evet, ancak tazminat işçinin kusuru oranında azalır (TBK m. 52). Örneğin işçinin kusuru %20 ise hesaplanan zarardan bu orana düşen kısım indirilir.
Kaçınılmazlık nedir?
Kaçınılmazlık, işverenin bütün önlemleri alması hâlinde bile engellenemeyecek olayları ifade eder. SGK’nın rücu hakkında 5510 sayılı Kanun m. 21/1 bu ilkeyi açıkça dikkate alır; ancak işverenin savunmasını somut delille desteklemesi gerekir.
Kazada üçüncü bir kişinin de kusuru varsa ne olur?
Yargıtay’a göre işveren, kendi kusur payından işçiye karşı dava dışı sorumlularla birlikte müteselsilen sorumludur. Sorumlular arasındaki paylaştırmayı ise ileride açılacak rücu davası çözer (10. HD, E. 2023/1734, K. 2024/6288).
İş kazası tazminat davasında tazminat kalemleri
İş kazasında hangi tazminatlar istenir?
TBK’ya göre yaralanmada tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması (TBK m. 54); ölümde cenaze giderleri ve destekten yoksun kalma tazminatı (TBK m. 53); ayrıca manevi tazminat (TBK m. 56) istenir.
Ölümlü iş kazasında kimler tazminat alır?
Ölen işçinin desteğinden yoksun kalan eş, çocuklar veya bakımını üstlendiği anne ve baba gibi kişiler destekten yoksun kalma tazminatı ister. Ayrıca yakınlar manevi tazminat hakkına sahiptir (TBK m. 53, 56).
Yaralanan işçinin yakınları manevi tazminat isteyebilir mi?
Evet, ağır bedensel zarar hâlinde yakınlar da manevi tazminat ister (TBK m. 56). Örneğin Yargıtay, %24 iş göremezlik ve uzun geçici iş göremezlik süresini ağır bedensel zarar saydı (10. HD, E. 2023/1734, K. 2024/6288).
Manevi tazminat ne kadar olur?
Manevi tazminat için kanunda bir tablo veya sabit tutar yoktur; bu nedenle hâkim kusurun ağırlığını, zararın niteliğini ve olayın özelliklerini birlikte değerlendirir.
İş kazası tazminat davası hesaplaması
İş kazası tazminatı nasıl hesaplanır?
Hesabı bilirkişi yapar; gerçek ücreti, maluliyet oranını, kusur dağılımını ve bakiye ömür tablosunu kullanarak zararı bulur. Ardından işçinin kusuruna düşen kısmı ve SGK’nın rücuya tabi ödemelerini düşer.
Tazminat hesabında hangi ücret esas alınır?
İşçinin gerçekte aldığı ücret esas alınır. Örneğin Yargıtay’ın onadığı bir kararda bölge adliye mahkemesi, imzalı bordro yoksa emsal ücretin araştırılacağını belirtti (10. HD, E. 2024/9138, K. 2025/8363).
Hesapta hangi yaşam tablosu kullanılır?
Yargıtay, bir SGK rücu davasında 1931 tarihli PMF tablosu yerine ülkeye özgü TRH 2010 tablosunun esas alınması gerektiğini belirtti (10. HD, E. 2019/4040, K. 2020/2900). Ayrıca işçinin tazminat davalarında da hesap raporlarının TRH 2010’u kullandığı görülür.
SGK’nın bağladığı gelir tazminattan düşülür mü?
Evet. TBK m. 55’e göre gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmı tazminattan düşülür. Yargıtay da bu kuralı kamu düzenine ilişkin saydı; ölümlü kazada mahsubun her hak sahibi için ayrı yapılmasını istedi (10. HD, E. 2022/13644, K. 2023/13061).
İşverenin kazadan sonra yaptığı ödeme tazminattan düşülür mü?
Evet, ancak yalnızca faiz işletip düşmek yeterli değildir; çünkü Yargıtay denkleştirme yöntemini arar: ödemenin, ödeme tarihindeki zararın yüzde kaçını karşıladığı bulunur ve gerçek zarardan aynı oranda indirim yapılır (10. HD, E. 2022/13644, K. 2023/13061).
İş kazası tazminatına faiz ne zamandan işler?
Yargıtay, faizin kaza tarihinden işlediğini belirtti (10. HD, E. 2024/957, K. 2024/2592). Ancak 31.07.2026’dan sonra meydana gelen olaylarda TBK m. 55’e eklenen yeni kural, kazancın bilindiği ve bilinemediği dönemleri ayırır.
İş kazası tazminat davasında arabuluculuk ve mahkeme
İş kazası davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. 7036 sayılı Kanun m. 3/3’e göre iş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat, tespit, itiraz ve rücu davalarında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz.
Aynı davada kıdem tazminatı da istersem arabulucuya gitmem gerekir mi?
Evet. Çünkü ücret, kıdem ve ihbar gibi işçilik alacakları için arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 sayılı Kanun m. 3/1); istisna ise yalnızca iş kazası ve meslek hastalığından doğan talepleri kapsar.
İş kazası tazminatı için ihtiyari arabuluculuğa gidilebilir mi?
Evet. Taraflar isterse 6325 sayılı Kanun kapsamında ihtiyari arabuluculuğa başvurur. Ayrıca arabulucu tarafsızdır ve anlaşmaya varıp varmamaya taraflar kendi iradeleriyle karar verir.
İş kazası tazminat davasında görevli mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş mahkemesi kurulmayan yerlerde ise davaya asliye hukuk mahkemesi, iş mahkemesi sıfatıyla bakar.
İş kazası davası hangi şehirde açılır?
7036 sayılı Kanun m. 6’ya göre davalının yerleşim yeri, işin yapıldığı yer, kazanın veya zararın meydana geldiği yer ve zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?
Evet. 7589 sayılı Kanun HMK m. 107’yi 31.07.2026’dan itibaren kaldırdı. Ancak bu tarihten önce açılan davalara eski hüküm uygulanmaya devam eder (geçici m. 1/10).
İş kazası davası kısmi dava olarak açılır mı?
Evet. 31.07.2026’dan sonra açılan davalarda davacı, talebini aynı davada bir defaya mahsus ve tahkikatın sonuna kadar artırma hakkına sahiptir; artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4).
İş kazası tazminat davasında zamanaşımı ve ceza davası
İş kazası tazminat davasında zamanaşımı kaç yıldır?
İşçinin işverene karşı açtığı davada zamanaşımı on yıldır (TBK m. 146); çünkü işverenin sorumluluğu iş sözleşmesine aykırılığa dayanır.
Zamanaşımı kaza tarihinden mi başlar?
Hayır. Çünkü Yargıtay, sürenin maluliyet oranının kesin olarak belirlendiği tarihten başladığını, oran sonradan değişmese bile bu tarihin esas alınacağını belirtti (10. HD, E. 2024/14080, K. 2025/9357, T. 02.06.2025).
Maluliyet artarsa ne olur?
Sigortalı yeniden tedavi görürse SGK kazanma gücü kaybını yeniden tespit eder (5510 sayılı Kanun m. 19/2). Ancak bunun tazminat davasına etkisi ve ek talep imkânı, somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Ceza davası tazminat davasını etkiler mi?
Evet. Yargıtay’a göre ceza davasında saptanan maddi olgular hukuk hâkimini bağlar; kesinleşmiş tazminat kararı ise güçlü delildir (10. HD, E. 2019/4040, K. 2020/2900).
Kusur raporuna nasıl itiraz edilir?
Rapora, süresinde ve somut gerekçeyle itiraz etmek gerekir. Nitekim Yargıtay, raporun hangi önlemin kim tarafından alınması gerektiğini ve alınmamasının kazaya etkisini gerekçeleriyle göstermesini arar (10. HD, E. 2022/12456, K. 2023/4624).
İlk bilirkişi raporuna itiraz etmezsem ne olur?
Bu durumda karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğar. Yargıtay’a göre itiraz üzerine alınan yeni rapor itiraz edenin aleyhine sonuç verirse mahkeme ilk rapora göre karar verir ve ıslah bu hakkı kaldıramaz (10. HD, E. 2023/9580, K. 2024/3586).
İş kazası tazminat davası: SGK rücu, süre ve masraflar
SGK rücu davası nedir?
Bu dava, SGK’nın yaptığı ödemeleri ve bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değerini, kazada kusuru bulunan işverenden istediği davadır (5510 sayılı Kanun m. 21/1).
SGK’nın rücu davası ile işçinin tazminat davası aynı şey mi?
Hayır. Çünkü rücu davasında davacı SGK’dır ve talebi, sigortalının işverenden isteyebileceği tutarla sınırlıdır. Buna karşılık işçinin davası, SGK’nın karşılamadığı zararın giderilmesine yöneliktir.
İş kazası tazminat davası ne kadar sürer?
Kanunda belirlenmiş bir süre yoktur. Süreyi tespit davası, maluliyet itirazları, bilirkişi raporları ve istinaf-temyiz aşamaları belirler. Duruşmalar arası süre ise kural olarak üç aydan uzun olamaz (HMK m. 147/3).
Dava masraflarını kim öder?
Davacı dava açarken harç ve gider avansını öder; ardından yargılama giderlerinin kime yükleneceğini mahkeme hükümle belirler. Ayrıca müteselsil sorumlu davalılarda Yargıtay, harcın tek tutar üzerinden müteselsilen yüklenmesini arar (10. HD, E. 2024/9138, K. 2025/8363).
İşveren iflas ederse tazminatı kimden alırım?
Asıl işveren–alt işveren ilişkisi varsa asıl işveren müteselsilen sorumlu olduğu için talep ona da yönelir. Bu nedenle davalıları belirlerken iş ilişkisinin bütün halkalarını incelemek önem taşır.
İş kazası geçirdikten sonra ilk ne yapmalıyım?
Önce tedaviyi ve kayıtları güvenceye alın; ardından SGK bildirimini kontrol edin, istirahat raporlarını saklayın, tanıkları ve kayıtları not edin. Maluliyet oranı belirlendiğinde süresinde itiraz edip etmeyeceğinizi değerlendirin.
İş kazası sonrası hangi belgeleri saklamalıyım?
Hastane kayıtlarını ve istirahat raporlarını saklayın; ayrıca kaza tutanağı, SGK bildirgesi, bordrolar, banka ücret kayıtları, tanık bilgileri, fotoğraf veya videolar ile tedavi ve bakım giderlerinin faturaları da önemlidir.
Kaynakça
Mevzuat
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 12, 13, 18, 19, 21, 76, 93. mevzuat.gov.tr
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m. 4, 5, 14, 19. mevzuat.gov.tr
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 51-56, 72, 146, 417. mevzuat.gov.tr
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3, 6. mevzuat.gov.tr
- 4857 sayılı İş Kanunu, m. 2.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 107 (mülga), 109, 110, 147.
- 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG 31.07.2026, S. 33326), m. 18-21, 26, geçici m. 1.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu.
Yargı kararları
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/14080, K. 2025/9357, T. 02.06.2025. karararama.yargitay.gov.tr
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/6464, K. 2020/1620, T. 10.03.2020.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2019/4040, K. 2020/2900, T. 08.06.2020.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9883, K. 2026/2629, T. 05.03.2026.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9138, K. 2025/8363, T. 20.05.2025.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1437, K. 2024/13622, T. 24.12.2024.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9580, K. 2024/3586, T. 02.04.2024.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6334, K. 2024/9652, T. 08.10.2024.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/12456, K. 2023/4624, T. 27.04.2023.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13644, K. 2023/13061, T. 19.12.2023.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/2044, K. 2023/10993, T. 08.11.2023.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/957, K. 2024/2592, T. 12.03.2024.
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1734, K. 2024/6288, T. 04.06.2024.
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.







