Kiracı tahliye davası: tahliye sebepleri, bir aylık süreler ve zorunlu arabuluculuk

Kiracı tahliye davası, kiraya verenin konut veya çatılı işyeri kirasını kanunda sayılan sebeplerden birine dayanarak mahkeme kararıyla sona erdirmesini ve taşınmazın boşaltılmasını istediği davadır. Ancak sözleşme süresinin bitmesi tek başına tahliye sebebi değildir. Ayrıca 1 Eylül 2023’ten bu yana dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur; ilamsız icra yoluyla tahliye ise bu kuralın dışındadır.

Kısaca

  • Sebepler sınırlıdır: İhtiyaç, yeniden inşa, yeni malikin ihtiyacı, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, aynı ilçede konut, temerrüt, özen borcuna aykırılık ve on yıllık uzama süresinin dolması (TBK m. 315, 316, 347, 350-352).
  • Süreler kısadır: Dava yollarının çoğunda süre bir aydır; süreyi kaçırmak kadar erken dava açmak da davanın reddine yol açar.
  • Arabuluculuk: Dava şartıdır; ancak kiralananın ilamsız icra yoluyla tahliyesi istisnadır (6325 sayılı Kanun m. 18/B).
  • Mahkeme: Kira uyuşmazlıklarına dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesi bakar (HMK m. 4/1-a).
  • Kendiliğinden tahliye yok: Kilidi değiştirmek, elektrik veya suyu kesmek hukuka aykırıdır; tahliye ancak ilam veya tahliye emriyle olur.
Kiralananın boşaltılmasında iki yol: arabuluculuktan sonra sulh hukuk mahkemesinde dava ve arabuluculuk gerektirmeyen ilamsız icra takibi
Dava yolu ve ilamsız icra yolu

İçindekiler

Kiracı Tahliye Davası Nedir?

Kiracı tahliye davası, kiraya verenin kira sözleşmesini mahkeme kararıyla sona erdirmek ve kiracının taşınmazı boşaltmasını sağlamak için açtığı davadır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kanun, kiracıyı korumak amacıyla tahliye sebeplerini sınırlı tutar. Bu nedenle kiraya veren yalnızca kanunda yazılı bir sebebe dayanarak dava açma hakkına sahiptir.

Kiralanan üç yolla boşalır: kiracının kendi isteğiyle çıkması, sulh hukuk mahkemesinde açılan tahliye davası ya da kira borcuna veya tahliye taahhüdüne dayanan icra takibi. Bu nedenle hangi yolun uygun olduğunu dayanılan tahliye sebebi belirler.

Konut ve çatılı işyeri kirasına ilişkin hükümler, kiralananla birlikte kullanıma bırakılan eşyayı ve kamu kurumlarının kira sözleşmelerini de kapsar. Buna karşılık kanun, niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların 6 ay ve daha kısa süreli kiralanmasını bu koruyucu hükümlerin dışında tutar (TBK m. 339).

Kira süresi bitince kiracı çıkmak zorunda mı?

Hayır. Belirli süreli sözleşmede kiracı, süre bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla 1 yıl uzar. Kiraya veren ise sözleşmenin süresinin bittiğini ileri sürerek sözleşmeyi sona erdiremez (TBK m. 347/1). Dolayısıyla “kontrat bitti, ev boşaltılsın” talebi tek başına sonuç doğurmaz.

Nitekim Yargıtay da bu ilkeyi açıkça uygular. Fırın olarak işletilen bir dükkânın 1 yıl süreli kirasında ilk derece mahkemesi, kira süresinin bittiği gerekçesiyle tahliyeye karar vermişti. Yargıtay ise konut ve çatılı işyerinde süre bitiminin hem eski 6570 sayılı Kanun’a hem de TBK m. 347’ye göre tek başına tahliye sebebi olmadığını belirterek kararı bozdu. Ayrıca kiracıya 30 günlük ödeme süresi vermeyen ihtarların temerrüt ihtarı sayılmayacağını vurguladı (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/17280, K. 2013/2001, T. 07.02.2013).

Taraflar sözleşmeye yeni bir tahliye sebebi ekleme hakkına sahip mi?

Hayır. Dava yoluyla sona erdirmeye ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m. 354). Yargıtay da konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih ve tahliye sebeplerinin kanunda sınırlı olarak sayıldığını, kiracı aleyhine sözleşmeyle yeni bir sebep kararlaştırılamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6170, K. 2026/137, T. 15.01.2026).

Kiracı Tahliye Davası Sebepleri ve Süreleri

Kiracı tahliye davası sebepleri kiraya verenden veya kiracıdan kaynaklanır. İhtiyaç, yeniden inşa ve yeni malikin ihtiyacı kiraya verenin durumuna dayanır. Tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, temerrüt ve aynı ilçede konut sahibi olma ise kiracının davranışına veya durumuna bağlıdır. Ayrıca her sebebin süresi ve kiraya verenin izleyeceği yol farklıdır.

Tahliye sebebiDayanakSüreYol
Kiraya verenin veya yakınının ihtiyacıTBK m. 350/1Sürenin sonundan itibaren 1 ayDava
Yeniden inşa ve imarTBK m. 350/2Sürenin sonundan itibaren 1 ayDava
Yeni malikin ihtiyacıTBK m. 3511 ay içinde bildirim ve 6 ay sonra dava ya da süre sonundan itibaren 1 ayDava
Tahliye taahhüdüTBK m. 352/1Taahhüt tarihinden itibaren 1 ayİcra veya dava
İki haklı ihtarTBK m. 352/2Kira yılının bitiminden itibaren 1 ayDava
Kiracının veya eşinin aynı ilçede konutuTBK m. 352/3Sözleşmenin bitiminden itibaren 1 ayDava
Kira borcunda temerrütTBK m. 315En az 30 gün ödeme süresi; dava için kanuni süre yokDava veya ilamsız icra
On yıllık uzama süresinin dolmasıTBK m. 347Uzama yılı bitiminden en az 3 ay önce bildirimDava

Bu sürelerin önemli bir kısmı hak düşürücü niteliktedir. Ancak kiraya veren, en geç dava açma süresi içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirirse dava açma süresi bir kira yılı uzar (TBK m. 353). Öte yandan kanun, arabuluculukta geçen süreyi bu sürelerin hesabında dışarıda bırakır; bu konuyu aşağıda açıklıyoruz.

İhtiyaç Nedeniyle Kiracı Tahliye Davası

İhtiyaç nedeniyle kiracı tahliye davası, kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi nedeniyle kiralananı kullanma zorunluluğu doğduğunda açtığı davadır (TBK m. 350/1). Ayrıca kiraya veren bu davayı belirli bir süre içinde açmak zorundadır.

Kanun ihtiyacın konut ya da işyeri ihtiyacı olmasını yeterli sayar; ancak her durumda kiralananı kullanma zorunluluğu bulunmalıdır. Ancak kanun kişileri tek tek sayar; bu nedenle kiraya veren, kanunen bakmakla yükümlü olmadığı kardeş, yeğen veya kayınvalide gibi kişilerin ihtiyacına dayanamaz.

Kiraya veren ihtiyacı nasıl ispatlar?

Her şeyden önce ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunu kiraya veren ispatlar. Kiraya verenin hâlen kirada oturduğunu gösteren sözleşme, tayin veya yeni işyeri belgesi, evlilik, sağlık durumu ve nüfus kayıtları uygulamada sık kullanılan delillerdir. Buna karşılık yalnızca “evimde oturmak istiyorum” beyanı yeterli değildir.

Kiraya veren ihtiyaç nedeniyle kiracı tahliye davasını ne zaman açar?

Belirli süreli sözleşmede kiraya veren, davayı sözleşme süresinin sonundan başlayarak 1 ay içinde açar. Belirsiz süreli sözleşmede ise bu süre, fesih dönemi ve bildirim sürelerine göre belirlenen tarihten başlar (TBK m. 350). Bu nedenle mahkeme, süre dolduktan sonra açılan davayı süre yönünden reddeder; süre başlamadan açılan davayı ise erken açılmış sayar.

Öte yandan sözleşmeye konulan ihbar şartı da süreyi etkiler. Bazı sözleşmeler, kiraya verenin süre bitiminden önce kiracıya fesih ihbarında bulunmasını öngörür. Yargıtay bu konudaki istinaf kararları arasındaki uyuşmazlığı giderirken, kiracı lehine olan bu şartın geçerli olduğunu belirtti. Buna göre kiraya veren ihbar şartına uymazsa sözleşme TBK m. 347 uyarınca 1 yıl uzar; dolayısıyla kiraya verenin TBK m. 350’deki 1 aylık sürede açtığı dava süresinde değildir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2446, K. 2025/1440, T. 10.03.2025). Daire, aynı konudaki sonraki bir başvuruda da daha önce karar verildiği gerekçesiyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmetti (E. 2025/2396, K. 2025/3576, T. 25.06.2025).

Yargıtay: arabuluculuk sırasında bir aylık süre işlemez

Kanun yararına bozmaya konu bir dosyada malik, depremden sonra memleketine dönmek istediğini ileri sürerek konut ihtiyacına dayandı. Kiraya veren arabulucuya 20.09.2023’te başvurdu, arabulucu son tutanağı 05.10.2023’te düzenledi ve kiraya veren davayı 16.10.2023’te açtı. Ancak ilk derece mahkemesi davayı 1 aylık sürenin geçtiği gerekçesiyle usulden reddetti.

Yargıtay ise arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmayacağını belirtti (6325 sayılı Kanun m. 16/2). Bu nedenle iki tarih arasında TBK m. 350’deki süre işlemez; dava süresinde açılmıştır ve mahkemenin esasa girmesi gerekir. Daire kararı kanun yararına bozdu; bu bozma kararın sonucunu değiştirmez (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2548, K. 2025/5852, T. 03.12.2025).

Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliye

Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarım, genişletme ya da değiştirme gerekiyorsa ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsızsa kiraya veren tahliye davası açma hakkına sahiptir (TBK m. 350/2). Ayrıca kiraya veren bu davayı da ihtiyaç davasındaki 1 aylık süre içinde açar.

Örneğin basit bir boya veya tesisat yenilemesi bu sebebi karşılamaz. Çünkü kanun, işlerin esaslı olmasını ve kullanımı imkânsız kılmasını şart koşar. Bu nedenle kiraya veren, ruhsat ve proje belgeleriyle işlerin kapsamını ortaya koymalıdır. Öte yandan inşa veya imardan sonra eski kiracının öncelik hakkı vardır; kiracı bu hakkını kiraya verenin yazılı bildiriminden itibaren 1 ay içinde kullanır (TBK m. 355).

Yeni Malikin Açtığı Kiracı Tahliye Davası

Kiralananı sonradan edinen yeni malik, kendisi veya kanundaki yakınları için konut ya da işyeri gereksinimi varsa iki yoldan biriyle kiracı tahliye davası açma hakkına sahiptir (TBK m. 351). Birinci yolda yeni malik edinmeden itibaren 1 ay içinde yazılı bildirim yapar, ikinci yolda ise sözleşme süresinin sonunu bekler.

  • Bildirim yolu: Yeni malik, edinme tarihinden başlayarak 1 ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirir ve sözleşmeyi edinmeden 6 ay sonra açacağı davayla sona erdirir.
  • Süre sonu yolu: Yeni malik bildirim yapmamışsa davayı sözleşme süresinin bitiminden başlayarak 1 ay içinde açar.

Birçok kaynakta geçen “6 ay içinde dava” ifadesi yanlıştır; kanun “6 ay sonra” der. Aşağıdaki kararda Yargıtay da yeni malikin davayı altı ayın sonunda hemen açmak zorunda olmadığını, sözleşme süresinin sonuna kadar dava açma hakkının devam ettiğini belirtmiştir. Dolayısıyla taşınmazın satılması tek başına kiracıyı çıkarmaz; yeni malik de kanundaki süre ve şartlara uyar.

Bir aylık bildirimin tebliğ tarihi önemlidir

Bir dosyada taşınmaz 07.06.2013’te satın alındı. Yeni malik ihtarı 05.07.2013’te çekti, ancak tebligat kiracıya 09.07.2013’te ulaştı. Ardından ilk derece mahkemesi tahliyeye karar verdi. Buna karşılık Yargıtay, bildirimin bir ay içinde kiracıya ulaşmasını zorunlu saydı; kiraya verenin bu eksikliği sonradan gideremeyeceğini ve ihtiyacın gerçek olduğunu ayrıca ispatlaması gerektiğini belirterek kararı bozdu (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/11227, K. 2016/4220, T. 30.05.2016). Bu nedenle ihtarı göndermek yetmez; tebliğin de bir ay içinde tamamlanması gerekir.

Yeniden Kiralama Yasağı ve Kiracının Tazminat Hakkı

Kiraya veren, ihtiyaç nedeniyle boşaltılan taşınmazı haklı bir sebep olmadıkça 3 yıl geçmeden eski kiracıdan başkasına kiralayamaz (TBK m. 355). Böylece kanun, ihtiyaç iddiasının samimi olmasını güvence altına alır. Kiraya veren yasağa aykırı davranırsa eski kiracı tazminat isteme hakkına sahiptir.

Kanun bu tazminat için alt sınır öngörür: kiraya veren, eski kiracıya son kira yılında ödenen 1 yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder. Aynı kural, yeniden inşa ve imar sonrasında eski kiracının öncelik hakkını ihlal eden kiraya veren için de geçerlidir.

Tahliye Taahhüdüne Dayalı Kiracı Tahliye Davası

Tahliye taahhüdü, kiracının kiralananı belli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak üstlendiği belgedir. Taahhüt geçerliyse ve kiracı o tarihte çıkmazsa kiraya veren, boşaltma tarihinden başlayarak 1 ay içinde icra takibi başlatma veya kiracı tahliye davası açma hakkına sahiptir (TBK m. 352/1).

Ayrıca taahhüdün geçerliliği için kanun üç şart arar. Birincisi taahhüt yazılı olmalıdır. İkincisi kiracı taahhüdü kiralananın tesliminden sonra vermelidir; bu nedenle kira sözleşmesiyle birlikte, teslimden önce imzalatılan taahhüt bu şartı karşılamaz. Üçüncüsü taahhütte belli bir boşaltma tarihi bulunmalıdır. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, boş bırakılan tarihlerin sonradan doldurulmasının belgeyi tek başına geçersiz kılmadığını; belgenin boş verildiğini ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kiracının ispat etmesi gerektiğini oy çokluğuyla kabul etmiştir (HGK, E. 2017/975, K. 2021/1108, T. 28.09.2021). Taahhütnamenin şartlarını, süresini ve icra yoluyla kullanımını tahliye taahhütnamesi yazımızda ayrıntılı anlattık.

Yargıtay: süresinde gönderilen ihtar dava süresini uzatır

Bir dosyada kira sözleşmesi 01.02.2016 tarihliydi; 10.02.2016 tarihli taahhütnameye göre kiracı taşınmazı 31.01.2021’de boşaltacaktı. Kiraya veren süre içinde, 01.02.2021’de tahliye ihtarı gönderdi. Kiracı ise kiraya verenin kira bedeli isteyerek sözleşmeyi uzattığını ve taahhüdün geçersiz olduğunu savundu. Yargıtay, TBK m. 352’nin doğru uygulandığını ve davalının savunmalarını kesin delille ispat edemediğini belirterek tahliye kararını onadı. Onanan gerekçelere göre dava açma süresi içinde gönderilen ihtar süreyi bir kira yılı uzatır; ayrıca boşaltmayan kiracıdan kira istemek sözleşmenin yenilendiği anlamına gelmez (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1576, K. 2024/1942, T. 12.06.2024).

Taahhüde dayalı icra takibi ve İİK m. 272

İİK m. 272, sözleşmeyle kiralanan taşınmazın süresi bittikten sonra 1 ay içinde sözleşmenin icra dairesine ibrazıyla tahliye istenmesini düzenler. Tahliye emri kiracıya 15 gün içinde tahliye ve teslimi emreder; kiracı 7 gün içinde itiraz ederse takip durur (İİK m. 274). Kiraya veren noter sözleşmesine veya kiracının ikrar ettiği sözleşmeye dayanıyorsa ve kiracı aynı kuvvette bir yenileme veya uzatma belgesi göstermiyorsa icra mahkemesi itirazı kaldırır (İİK m. 275).

Ancak konut ve çatılı işyerinde süre bitimi tek başına tahliye sebebi olmadığından bu hükmün bu kiralardaki uygulama alanı dardır. Uygulamada kiraya veren, tahliye taahhüdüne dayanan takipte bu hükümlere dayanır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de taahhüde dayanan tahliye takibinde İİK m. 272’nin uygulandığını; kiracının itirazı üzerine kiraya verenin, şartları varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebileceğini ya da sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali davası açabileceğini kabul eder (E. 2024/3875, K. 2025/759, T. 11.02.2025). Kanun metnine göre ilamsız icra yoluyla tahliye zorunlu arabuluculuğun dışındadır; buna karşılık aynı taahhüde dayanarak dava yoluna giden kiraya veren önce arabulucuya başvurur.

İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye

Kiracı, aynı kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı iki haklı ihtar yapılmasına sebep olmuşsa kiraya veren tahliye davası açma hakkına sahiptir (TBK m. 352/2). Üstelik bu sebepte kiracının sonradan ödeme yapması sonucu değiştirmez. Ancak kiraya veren bu sebebe yalnızca dava açarak dayanır; icra takibi bu sebep için uygun yol değildir.

Kanun süreyi kira süresine göre ayırır. 1 yıldan kısa sözleşmelerde iki ihtar kira süresi içinde, 1 yıl ve daha uzun sözleşmelerde ise bir kira yılı içinde yapılmalıdır. Kiraya veren davayı, kira süresinin ya da ihtarlara konu kira yılının bitiminden başlayarak 1 ay içinde açar.

İki haklı ihtarın şartları

  • Aynı kira dönemi: İhtarlar aynı kira dönemine ait olmalıdır; farklı kira yıllarına ait bir takip ile bir ihtar bu sebebi oluşturmaz.
  • Haklılık: İhtar, ödeme günü gelmiş bir kira bedeline dayanmalıdır. Sözleşmede kararlaştırılan ödeme günü bu açıdan belirleyicidir.
  • Sonraki ödeme: İhtar tebliğinden sonra yapılan ödeme, ihtarı haksız hâle getirmez.
  • Uygulanmayan hâller: Süresiz sözleşmelerde ve kiranın yıllık ödendiği hâllerde iki haklı ihtar oluşmaz.
  • Ödeme emri: Kira yılı içinde tebliğ edilen icra ödeme emirleri de ihtar yerine geçer.

Yargıtay kararlarında iki haklı ihtar

Aylık 30.000 TL bedelli, 5 yıl süreli bir işyeri kirasında sözleşme, kiranın her ayın 15’inde peşin ödenmesini öngörüyordu. Ancak ilk derece mahkemesi peşin ödeme hükmü bulunmadığını kabul ederek davayı reddetti. Yargıtay ise serbest iradeyle kararlaştırılan bu hükmün tarafları bağladığını, ihtarların haklılığının bu tarihe göre değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı davacı yararına bozdu (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/7138, K. 2021/10994, T. 08.11.2021).

Başka bir dosyada kiraya veren aynı kira yılı içinde iki ödeme emri gönderdi; kiracı birindeki borcu tebliğden sonra ödedi, diğerindeki kiraların bir kısmını ise hiç ödemedi. Yargıtay, iki ödeme emrinin iki haklı ihtar oluşturduğunu, sonraki ödemenin bunu değiştirmediğini ve davanın süresinde açıldığını belirterek tahliye talebini reddeden kararı bozdu (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/5023, K. 2014/6562, T. 21.05.2014).

Buna karşılık mahkeme erken açılan davayı reddeder. Örneğin demirbaşlı bir otel kirasında ihtarlara konu bedeller, dava tarihinde henüz bitmemiş olan kira yılına aitti. Yargıtay, davanın bedelin ait olduğu kira yılının bitiminden itibaren 1 ay içinde açılması gerektiğini, kira yılı bitmeden açılan davanın süresinde olmadığını belirterek ret kararını gerekçesini değiştirerek onadı (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2951, K. 2025/3118, T. 28.05.2025).

Kirasını Ödemeyen Kiracı İçin Temerrüt ve İlamsız İcra

Kirasını ödemeyen kiracı için kiraya veren, yazılı olarak süre verip bu sürede ödeme yapılmazsa sözleşmeyi feshedeceğini bildirme hakkına sahiptir (TBK m. 315). Özellikle konut ve çatılı işyerinde bu süre en az 30 gündür. Kiraya veren bu yolda tahliye davası açar ya da ilamsız icra takibi başlatır.

Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar. Kanun bu hükmü kira bedelinin yanında yan giderler için de uygular; bu nedenle kiracının sözleşmeyle üstlendiği ve ödemediği yan giderler de temerrüt ihtarına konu olur. Kanun temerrüt davası için ayrı bir dava açma süresi öngörmez; ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre kiraya veren bu davayı makul sürede açmalıdır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6170, K. 2026/137, T. 15.01.2026).

Temerrüt ile iki haklı ihtar farklıdır

Bir dosyada kiraya veren eksik kiralar için takip yaptı ve 7 günlük ödeme süresi veren bir noter ihtarı gönderdi; dilekçede hem iki haklı ihtara hem temerrüde dayandı. Yargıtay, olguları hukuken nitelendirmenin mahkemenin görevi olduğunu, talebin temerrüt nedeniyle tahliye olduğunu ve TBK m. 315’e uygun 30 günlük süre verilmediğini belirtti. Ayrıca takip ile ihtar farklı kira dönemlerine ait olduğu için iki haklı ihtar da oluşmamıştı. Daire kararı hem alacak hem tahliye yönünden bozdu (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/14760, K. 2017/13258, T. 04.10.2017).

İlamsız icra yoluyla tahliye nasıl işler?

Kiraya veren kira alacağı için takip başlatırken ödeme emrine tahliye ihtarını da ekletme hakkına sahiptir (İİK m. 269). Kanun metni bu ihtar için hâlâ eski Borçlar Kanunu’na atıf yapar; ödeme süresinin konut ve çatılı işyerinde 30 gün olması ise TBK m. 315’ten gelir.

  • İtiraz: Kiracı ödeme emrine 7 gün içinde itiraz eder; kira sözleşmesini ve imzayı açıkça reddetmezse bunları kabul etmiş olur.
  • İtirazın kaldırılması: Kiraya veren itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde itirazın kaldırılmasını istemezse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapamaz.
  • Tahliye talebi: Kiracı itiraz etmez ve süre içinde ödemezse kiraya veren, ihtar süresinin bitiminden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden tahliye ister (İİK m. 269/a).
  • Noter sözleşmesi: Kiracı sözleşmeyi veya imzayı inkâr ederse noter sözleşmesine dayanan kiraya veren itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi ister (İİK m. 269/b).
  • Uygulama: Kiracı ödeme itirazını belgeyle ispatlar. Ayrıca icra dairesi, icra mahkemesinin tahliye kararını kesinleşmesini beklemeden uygular; ancak tefhim veya tebliğden itibaren 10 gün geçmesi gerekir (İİK m. 269/c).

Ayrıca bu yol zorunlu arabuluculuğun dışındadır. Kiracının itirazı üzerine icra mahkemesinden “itirazın kaldırılması ve tahliye” istenmesi de bu yolun parçasıdır. 6325 sayılı Kanun m. 18/B-1-a, İİK’ya göre ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümlerin tamamını istisna tutar; icra mahkemesindeki bu talep teknik anlamda bir dava da değildir. Bu nedenle icra mahkemesine başvurmadan önce arabulucuya gitmek gerekmez. Kiraya veren itiraz üzerine sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali veya tahliye davası açmayı seçerse ise önce arabulucuya başvurur.

Kiracı tahliyesinde süreler: ihtiyaç davası için 1 ay, yeni malikte 1 ay bildirim ve 6 ay sonra dava, temerrütte 30 gün, on yıl sonra 3 ay önce bildirim
Tahliye sebeplerine göre başlıca süreler

Kiracının veya Eşinin Aynı İlçede Konutu Varsa Tahliye

Kiracının veya onunla birlikte yaşayan eşinin aynı ilçe ya da belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu varsa ve kiraya veren sözleşmeyi kurarken bunu bilmiyorsa kiraya veren tahliye davası açma hakkına sahiptir (TBK m. 352/3). Kiraya veren davayı sözleşmenin bitiminden başlayarak 1 ay içinde açar.

Hükmün lafzı “oturmaya elverişli konut” ifadesini kullandığı için bu sebep konut kiralarına özgüdür. Kiraya veren, kiracının veya eşinin konutunu tapu kaydıyla, sözleşme sırasında bunu bilmediğini ise sözleşmenin kurulma koşullarıyla ortaya koyar. Ayrıca mahkeme konutun oturmaya elverişli olup olmadığını da inceler.

On Yıllık Uzama Süresi Sonunda Kiracı Tahliye Davası

On yıllık uzama süresi dolduktan sonra kiraya veren, izleyen her uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi sebep göstermeden sona erdirme hakkına sahiptir (TBK m. 347/1, 348). Bildirime rağmen çıkmayan kiracıya karşı kiraya veren kiracı tahliye davası açar.

Belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiraya veren, kiranın başlangıcından 10 yıl geçtikten sonra genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirir. Halk arasında “10 yıllık kiracı” veya “5 yılı dolduran kiracı” diye anılan durumlarda bu nedenle belirleyici olan, sözleşmenin belirli ya da belirsiz süreli olmasıdır. Kira bedelinin hâkim tarafından belirlenmesine ilişkin 5 yıllık kural ise tahliye sebebi değildir.

Uzama süresi ne zaman başlar?

On yıllık uzama süresi, sözleşmede kararlaştırılan belirli süre bittikten sonra başlar. Bir dosyada 3 yıl süreli sözleşmede uzama süresi, üç yıl dolduktan sonra işlemeye başlamıştı. Dolayısıyla dava tarihinde on yıl dolmadığı için Yargıtay, bu talebin bu gerekçeyle reddedilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca mahkemenin dilekçedeki temerrüt talebi hakkında hiç karar vermemesini de bozma sebebi saydı (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3792, K. 2017/9001, T. 05.06.2017).

Bildirim ve dava süresi

1998’de başlayan bir işyeri kirasında kiraya veren, 18.10.2021’de tebliğ edilen ihtarla 01.03.2022’de bitecek uzama yılının sonunda sözleşmeyi feshetti ve davayı 30.03.2022’de açtı. Sonuçta Yargıtay tahliye kararını onadı. Kararın gerekçesine göre fesih bildirimi, yapıldığı uzama yılının sonunda sonuç doğurur. Kiraya veren ise davayı, ihtarın kapsadığı dönemin bitiminden itibaren bir sonraki kira yılının sonuna kadar açma hakkına sahiptir; ancak önce dava şartı olarak arabulucuya başvurmalıdır. Ayrıca sözleşme yenilenmiş olsa da ihtarın ilk sözleşmeyi anması sonucu değiştirmez (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6170, K. 2026/137, T. 15.01.2026).

Eski tarihli sözleşmelerde geçiş kuralı

TBK 01.07.2012’de yürürlüğe girdi. 6101 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesine göre bu tarihte on yıllık uzama süresi dolmuş sözleşmelerde kural 01.07.2014’ten, on yılı dolmamış ama kalan süresi beş yıldan kısa olan sözleşmelerde ise 01.07.2017’den itibaren uygulanır. Yargıtay, 1997 başlangıçlı bir işyeri kirasında 30.09.2014’te tebliğ edilen ihtarla uzama yılı sonunda yapılan feshi geçerli saydı ve süre yönünden ret kararını bozdu (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1437, K. 2017/793, T. 06.02.2017). Nitekim Daire aynı ilkeyi 1981 başlangıçlı bir kirada da uyguladı (E. 2017/5780, K. 2017/15460, T. 08.11.2017).

Ancak konu tartışmasız değildir. Daire bir dosyada oy çokluğuyla ve gerekçe yazmadan onama kararı verdi; karşı oy yazan üye ise geçiş süresi bitmeden, yani 01.07.2014’ten önce tebliğ edilen ihtarın usulüne uygun olmadığını savundu (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/11868, K. 2021/2138, T. 02.03.2021). Bu nedenle eski sözleşmelerde ihtarın tarihini geçiş süresine göre planlamak daha güvenli bir yoldur.

Kurgusal hesaplama örneği

Kurgusal örnekte 1 yıl süreli bir konut kirası Mart 2014’te başlamıştır. Sözleşme süresi Mart 2015’te biter; on yıllık uzama süresi bu tarihten başlar ve Mart 2025’te dolar. Kiraya veren, izleyen uzama yılının sonu olan Mart 2026’dan en az 3 ay önce, yani Aralık 2025 başına kadar yazılı bildirimini kiracıya tebliğ ettirmelidir. Bildirim bu tarihten sonra tebliğ edilirse sonuç bir sonraki uzama yılına kayar. Kiracı çıkmazsa kiraya veren önce arabulucuya, ardından mahkemeye başvurur.

Özen Borcuna Aykırılık, Aidat ve Diğer Özel Durumlar

Kanunda sayılan sebepler dışında kalan durumlar, ancak bu sebeplerden birine bağlanabildiği ölçüde tahliyeye yol açar. Komşuları rahatsız eden veya kiralanana zarar veren kiracı için TBK m. 316, aidat borcu için TBK m. 315, kiracının ölümü için ise TBK m. 356 uygulanır. Aşağıda en sık sorulan durumları özetliyoruz.

  • Komşuları rahatsız eden veya eve zarar veren kiracı: Kiracı kiralananı özenle kullanmak ve komşulara saygı göstermekle yükümlüdür. Kiraya veren konut ve çatılı işyerinde en az 30 gün süreli yazılı ihtar verir. Kasten ağır zarar verilmesi, sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya çekilmezlik hâlinde ise yazılı bildirimle hemen fesih yoluna gider (TBK m. 316).
  • Aidat ödemeyen kiracı: Kiracının sözleşmeyle üstlendiği aidat, kural olarak yan gider niteliğindedir; bu nedenle TBK m. 315’teki temerrüt ihtarına konu olur. İki haklı ihtar hükmü ise kanun metninde kira bedelinden söz eder; aidatın bu kapsama girip girmediğini somut sözleşmeye göre ayrıca değerlendirmek gerekir.
  • Alt kira yasağının ihlali: Sözleşmede alt kira yasağı varsa bu yasağa aykırılık kiracının sözleşmeye aykırı davranışıdır; kiraya veren önce yazılı ihtar yolunu değerlendirir.
  • Yazılı sözleşmesi olmayan kiracı: Yazılı sözleşmenin bulunmaması kira ilişkisini ortadan kaldırmaz; Harçlar Kanunu da tahliye davasında yazılı sözleşme olsun olmasın aynı harç esasını uygular. Bu durumda kiraya veren kira ilişkisini banka dekontları ve tanık gibi delillerle ispatlar. Ancak tahliye taahhüdü ve fesih bildirimleri yine yazılı olmalıdır.
  • Kiracının ölümü: Kiracı ölürse ortakları, aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve kiracıyla birlikte oturanlar sözleşmeyi sürdürme hakkına sahiptir (TBK m. 356).

Kira Artışı, %25 Sınırı ve Kira Tespit Davası

Kira artışı ve kira tespit davası tahliye sebebi değildir; bu davalar kira bedelini belirler. Yenilenen kira dönemlerinde artış, TÜFE’nin 12 aylık ortalama değişim oranıyla sınırlıdır (TBK m. 344). Konut kiralarına uygulanan %25 sınırı ise 1.7.2024 tarihine kadar yenilenen dönemlerle sınırlı kalmış ve sona ermiştir.

Bilgi notu: Kanun koyucu %25 sınırını önce 7409 sayılı Kanun’un eklediği geçici 1. maddeyle 1.7.2023’e kadar, ardından 7456 sayılı Kanun’un eklediği geçici 2. maddeyle 2.7.2023 ile 1.7.2024 arasında yenilenen konut kira dönemlerine uyguladı. Bu sınır yalnızca konut kiralarını kapsıyordu ve bugün artık geçerli değildir. Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde ise kira bedelini hâkim belirler. Güncel artış oranını görmek için kira artış hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Kira tespit davası ile kiracı tahliye davası aynı sulh hukuk mahkemesinin görevine girer ve ikisi de kira ilişkisinden doğan uyuşmazlık olduğu için arabuluculuk şartına tabidir. Ancak iki dava farklı sonuçlara yöneliktir: biri bedeli belirler, diğeri sözleşmeyi sona erdirir.

Kira bedelinin mahkemece belirlenmesine ilişkin şartlar, süreler ve beş yıl kuralı için kira tespit davası rehberimize bakabilirsiniz.

Kiracı Tahliye Davasında Zorunlu Arabuluculuk

Kiracı tahliye davasında arabulucuya başvurmak, 1 Eylül 2023’ten itibaren dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi, kiralananın ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmasını zorunlu tutar.

Bu maddeyi 7445 sayılı Kanun ekledi. Kanunun kabul tarihi 28.3.2023, Resmî Gazete’de yayımlanma tarihi 5 Nisan 2023 (sayı 32154), ilgili hükümlerin yürürlük tarihi ise 1.9.2023’tür. Bazı kaynaklarda 28.3.2023 Resmî Gazete tarihi olarak geçer; bu tarih kabul tarihidir. Ayrıca geçici 3. maddeye göre yürürlük tarihinde ilk derece, istinaf veya Yargıtay aşamasında bulunan davalar bu şartın dışında kalır. Zorunlu arabuluculuğun genel kuralları için zorunlu arabuluculuk nedir yazımıza bakabilirsiniz.

Arabuluculuk süreci ve süreler

  • Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde süre en fazla 1 hafta uzar (m. 18/A/9).
  • Başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez (m. 18/A/15).
  • Davacı son tutanağı dilekçeye eklemezse mahkeme 1 haftalık kesin süre verir; hiç başvuru yapmadan açılan davayı ise dava şartı yokluğundan usulden reddeder (m. 18/A/2).
  • Öte yandan ilk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısını üstlenir; mahkeme lehine de vekâlet ücretinin yarısına hükmeder (m. 18/A/11).
  • Taraflar anlaşırsa anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi almak zorunludur; taşınmaza ilişkin belgelerde şerhi taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi verir (m. 18/B).

Bununla birlikte arabulucu taraflardan birinin temsilcisi değildir; tarafsız kalarak tarafların iletişimini kolaylaştırır. Başvuru yerini ve yöntemini arabuluculuk başvurusu nasıl yapılır yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Kiracı tahliye davasından önce arabuluculuk başvurusunun zamanı

İhtiyaç nedeniyle tahliyede arabulucuya dava açma süresi başlamadan gitmek, dava şartını karşılamaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemeleri arasındaki farklı kararlar üzerine yapılan bir başvuruda, daha önce verdiği bir uyuşmazlık giderme kararına atıf yaptı. Buna göre TBK m. 350’ye dayanan davalarda arabuluculuk başvurusu, tahliye davası açma hakkı doğduktan sonra, yani dava açma süresi içinde yapılmalıdır.

Aynı kararda Daire, TBK m. 351’e dayanan yeni malik davalarında İstanbul bölge adliye mahkemesi dairelerinin süreden önce başvuruya yasal engel görmediğini, ortada bir uyuşmazlık bulunmadığı için bu konuda ilke kararı vermediğini belirtti ve karar verilmesine yer olmadığına hükmetti (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3292, K. 2025/5039, T. 21.10.2025). Bu nedenle yeni malik davalarında Yargıtay’ın ilke kararı yoktur; ihtiyatlı yol, başvuruyu dava hakkı doğduktan sonra yapmaktır. Arabuluculukta geçen süre hak düşürücü süreye eklendiği için bu yol kiraya vereni hak kaybına uğratmaz.

Tahliye sürelerini doğru hesapladığınızdan emin değil misiniz?

Hangi tahliye sebebinin uygulanacağı, arabuluculuk başvurusunun zamanı ve bir aylık sürelerin hesabı, sözleşmeye ve tebliğ tarihlerine göre değişir. Belgelerinizin hukuki açıdan değerlendirilmesi için bir avukata danışabilirsiniz.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp’tan Yazın

Kiracı Tahliye Davasında Görevli Mahkeme ve Taraflar

Kiracı tahliye davasına, dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesi bakar (HMK m. 4/1-a). Üstelik bu görev, kira alacağı davaları dahil bütün kira uyuşmazlıklarını kapsar. Buna karşılık ilamsız icra yoluyla tahliye talepleri icra mahkemesinin önüne gelir. Sulh hukuk mahkemesi davayı basit yargılama usulüne göre görür (HMK m. 316/1-a).

Kiracı tahliye davasının tarafları kimlerdir?

Kanun, ihtiyaç ve diğer tahliye davalarında hak sahibi olarak kiraya vereni, edinmeden sonra ise yeni maliki gösterir. Ayrıca kiraya veren öldüğünde mirasçılar davayı açar. Paylı mülkiyette ve miras ortaklığında davayı kimlerin açacağı, kiraya veren sıfatına ve pay durumuna göre değişir; bu nedenle sözleşme ve tapu kaydı birlikte incelenmelidir.

Kiraya veren davayı kiracıya karşı açar. Ancak kiralanan aile konutuysa ve kiracı olmayan eş kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı olmuşsa, kiraya veren fesih bildirimini ve ödeme süresini kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirir (TBK m. 349). Aile konutuna ilişkin koruma hakkında aile konutu şerhi ve mahkeme süreci yazımız da bilgi verir.

Kiracı tahliye davasında yetki, harç ve süre

Yetkili mahkeme, sözleşme hükümlerine ve tarafların durumuna göre değişebileceğinden dava açmadan önce ayrıca kontrol edilmelidir. Harç konusunda Harçlar Kanunu, tahliye davalarında yazılı sözleşme olsun olmasın bir yıllık kira bedelini esas alır (492 sayılı Kanun m. 17). Harç, gider avansı ve vekâlet ücreti tutarları her yıl değiştiğinden dava tarihindeki güncel tarifeye bakılmalıdır.

Davanın süresi için resmî bir ortalama yoktur; bazı kaynaklardaki ay aralıkları dayanaksızdır. Süreyi tebligat, tanık ve keşif ihtiyacı ile kanun yolu aşamaları belirler. Tarafın kendisinin dava takip etmesi de mümkündür; ancak süreler, arabuluculuk şartı ve ispat kuralları avukatlı ya da avukatsız takipte aynı şekilde uygulanır.

Usul güvenceleri: hukuki dinlenilme hakkı

Belediyenin kiraya veren olduğu bir işyeri kirasında kiracı vekili, aynı gün başka bir duruşması olduğu için mazeret bildirdi. Mahkeme dosyanın karar aşamasında olduğunu söyleyerek mazereti reddetti ve aynı duruşmada tahliyeye karar verdi. Yargıtay, geçerli mazereti bu gerekçeyle reddetmenin hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27; Anayasa m. 36; AİHS m. 6) ihlal ettiğini, bunun tek başına bozma sebebi olduğunu belirtti. Daire istinaf kararını kaldırdı ve ilk derece kararını bozdu (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/470, K. 2023/1981, T. 21.06.2023).

Kiracı Tahliye Davası Süreci Adım Adım

Kiracı tahliye davası süreci, sözleşmenin incelenmesiyle başlar ve tahliye kararının icra dairesi aracılığıyla uygulanmasıyla biter. Aşağıdaki adımlar dava yolunu esas alır. İlamsız icra yolunda ise arabuluculuk aşaması yoktur; kiraya veren doğrudan icra dairesine başvurur.

  1. Sözleşmeyi inceleyin: Sözleşme belirli mi belirsiz süreli mi, başlangıç tarihi ve uzamalar nedir, ihbar şartı var mı?
  2. Sebebi seçin: İhtiyaç, yeni malik, taahhüt, iki haklı ihtar, temerrüt, özen borcu, on yıllık uzama veya aynı ilçede konut.
  3. Yazılı bildirimi yapın: Gerekli ihtarı noter aracılığıyla gönderin ve tebliğ tarihini kayıt altına alın.
  4. Yolu belirleyin: İlamsız icra mı (İİK m. 269 vd.), dava mı?
  5. Arabulucuya başvurun: Dava hakkı doğduktan sonra başvurun; son tutanağı alın.
  6. Davayı açın: Sulh hukuk mahkemesinde, son tutanağı ve delilleri ekleyerek davayı açın.
  7. Kararı uygulatın: Tahliye ilamını icra dairesi aracılığıyla uygulatın; teslimde tutanak düzenletin.
Kiracı tahliye davası adımları: sözleşmeyi inceleme, yazılı bildirim, arabuluculuk, sulh hukuk mahkemesinde dava ve icra dairesi aracılığıyla tahliye
Kiracı tahliye davası adım adım

İhtarname nasıl hazırlanır?

Konut ve çatılı işyerinde fesih bildirimi yazılı olmalıdır (TBK m. 348). Bu nedenle kiraya verenler uygulamada ispat kolaylığı için noter ihtarnamesini tercih eder. İhtarnamede tarafların ve kiralananın bilgileri, dayanılan sebep ve ilgili madde yer almalıdır. Temerrüt ihtarında en az 30 günlük ödeme süresi ve ödenmezse sözleşmenin feshedileceği, yeni malik bildiriminde edinme ve ihtiyaç, TBK m. 353 bildiriminde ise dava açılacağı açıkça yazılmalıdır.

Gerekli belgeler

  • Kira sözleşmesi; yoksa kira ilişkisini gösteren dekontlar ve tanık bilgileri.
  • Tapu kaydı ve yeni malikte edinme tarihini gösteren belge.
  • İhtarnameler ve tebliğ şerhleri.
  • Tahliye taahhütnamesinin aslı.
  • Kira ödeme dekontları ve icra takip dosyaları.
  • İhtiyacı gösteren belgeler: mevcut kira sözleşmesi, tayin veya işyeri belgesi, nüfus ve sağlık kayıtları.
  • Arabuluculuk son tutanağı.

Bir aylık sürelerin gün hesabı için hukuki süre hesaplama aracından yararlanabilirsiniz; arabuluculukta geçen süreyi ayrıca eklemeyi unutmayın.

Kiracı Tahliye Davası Sonrası: İcra, Teslim ve Tazminat

Kiracı tahliye davası sonunda verilen ilamı kiraya veren icra dairesi aracılığıyla uygular. Bu aşamada kiracı kendiliğinden çıkmazsa icra memuru tahliyeyi gerçekleştirir; kolluk ancak icra memurunun talebiyle yardım eder. Buna karşılık kiraya verenin kendi başına kiracıyı çıkarması hukuka aykırıdır ve cezai sorumluluk riski taşır.

Bu nedenle kilidi değiştirmek, elektrik veya suyu kesmek ya da kiracının eşyasını dışarı çıkarmak, haklı bir tahliye sebebi olsa bile kendiliğinden hak alma niteliği taşır. Polisi çağırmak da ilam veya tahliye emri olmadan kiracıyı çıkarmaz. Sulh hukuk mahkemesinin tahliye kararı kesinleşmeden icraya konulabilir. İstinaf ve temyiz kararın icrasını durdurmaz; kesinleşme şartı yalnızca kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar için aranır ve kira ilişkisinden doğan tahliye bu gruba girmez (HMK m. 350, 367). Kiracı icrayı ancak kararı istinaf veya temyiz edip İİK m. 36 uyarınca teminat göstererek icranın geri bırakılması kararı alırsa durdurabilir. İcra mahkemesinin tahliye kararı için ise İİK m. 269/c’deki kural geçerlidir.

Hasar ve geç tahliye tazminatı

Yeni malik, kiracının eski malike verdiği tahliye taahhüdüne dayanarak takip başlattı; kiracı itiraz etti ve mahkeme itirazın kaldırılması talebini reddetti. Malik ayrıca açtığı ihtiyaç davasını kazandı ve kiracı istinaf sürecinden sonra taşınmazı boşalttı. Malik bu kez geç tahliye ve hor kullanım nedeniyle tazminat istedi.

Yargıtay davanın reddine ilişkin kararı onadı. Buna göre kiraya veren kiralananı geri aldığında eksiklikleri TBK m. 335 uyarınca hemen yazılı olarak bildirmezse hor kullanım tazminatı isteyemez. Ayrıca kiracının yasal savunma ve yargı yollarını kullanması hukuka aykırı değildir; kiraya veren kira bedeli dışında geç tahliye tazminatı isteyemez (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6254, K. 2026/3320, T. 21.05.2026). Dolayısıyla teslim günü hasar tespit tutanağı düzenlemek ve eksiklikleri hemen yazılı bildirmek kiraya verenin yararınadır.

Kurgusal Örnek Olay: Yeni Malikin Davası

Kurgusal örnekte bir kişi, kirada bulunan bir daireyi oğlunun evlilik sonrası konut ihtiyacı için satın alıyor. Örnek, yeni malikin bildirim süresini, arabuluculuk başvurusunun zamanını ve delil düzenini birlikte gösteriyor. Örnekte gerçek bir kişi veya yer bilgisi yoktur.

  • Alıcı daireyi Şubat ayının ilk günü tapuda devralır. Edinme günü dahil bir ay içinde noter ihtarını gönderir ve tebligat kiracıya Şubat ayı içinde ulaşır.
  • Kanun davayı edinmeden 6 ay sonra açmaya izin verdiği için yeni malik Ağustos ayını bekler. Ardından arabulucuya başvurur; taraflar anlaşamaz ve arabulucu son tutanağı düzenler.
  • Yeni malik son tutanağı dilekçeye ekleyerek davayı sulh hukuk mahkemesinde açar ve oğlunun evlilik kaydı ile hâlen kirada oturduğunu gösteren sözleşmeyi delil olarak sunar.
  • Tebligat bir aylık süreden sonra ulaşsaydı bildirim yolu kapanırdı; bu durumda yeni malik sözleşme süresinin sonunu beklemek zorunda kalırdı.

Kiracı Tahliye Davasında Sık Yapılan Hatalar

Kiracı tahliye davasında hak kayıplarının çoğu esasla değil, sürelerle ve şekil şartlarıyla ilgilidir. Aşağıdaki hatalar hem kiraya veren hem kiracı açısından sonucu doğrudan etkiler. Bu nedenle ihtar göndermeden veya arabulucuya başvurmadan önce bu listeyi kontrol etmek yararlıdır.

  • Sözleşme süresinin bitmesini tek başına tahliye sebebi sanmak.
  • Bir aylık süreyi kaçırmak ya da davayı veya arabuluculuk başvurusunu erken yapmak.
  • Sözleşmedeki fesih ihbar şartını atlamak.
  • Tahliye taahhüdünü teslimden önce almak veya boşaltma tarihini belirsiz bırakmak.
  • İki haklı ihtarı farklı kira yıllarına yaymak ya da ödeme günü gelmemiş bedele dayandırmak.
  • Temerrüt ihtarında 30 günden kısa süre vermek.
  • Yeni malikin bildirimini bir ay içinde tebliğ ettirmemek.
  • Aile konutunda eşe ayrı bildirim yapmamak.
  • Arabuluculuk ilk toplantısına mazeretsiz katılmamak.
  • İhtiyaçla boşaltılan yeri 3 yıl içinde başkasına kiralamak.
  • Taşınmazı teslim aldıktan sonra hasarı hemen yazılı bildirmemek.
  • Kilidi değiştirerek veya aboneliği kestirerek kendiliğinden tahliye yoluna gitmek.

Kiracı tahliye davası açmayı veya böyle bir davaya cevap vermeyi mi düşünüyorsunuz?

Tahliye sebebinin şartları, ihtarların içeriği ve delillerin yeterliliği her dosyada farklıdır. Sözleşmeniz ve yazışmalarınızla birlikte bir avukattan hukuki görüş alabilirsiniz.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp’tan Yazın

Sıkça Sorulan Sorular

Kiracı tahliye davası: temel sorular

Kiracı tahliye davasını nasıl açarım?

Önce tahliye sebebini belirler, gerekli yazılı bildirimi yapar, ardından arabulucuya başvurursunuz; anlaşma olmazsa son tutanağı ekleyerek sulh hukuk mahkemesinde davayı açarsınız. İlamsız icra yolunda ise arabuluculuk aşaması yoktur.

Kiracı tahliye davasına hangi mahkeme bakar?

Dava değeri ne olursa olsun sulh hukuk mahkemesi bakar (HMK m. 4/1-a). Buna karşılık ilamsız icra yoluyla tahliye talepleri ise icra mahkemesine gider.

Tahliye davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Evet. 1.9.2023’ten itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m. 18/B). Kiralananın ilamsız icra yoluyla tahliyesi bu kuralın dışındadır.

Kiracı tahliye davası ne kadar sürer?

Resmî bir ortalama süre yoktur. Mahkeme davayı basit yargılama usulüne göre görür (HMK m. 316/1-a); süreyi tebligat, tanık ve keşif ihtiyacı ile istinaf ve temyiz aşamaları belirler.

Tahliye davasının harcı neye göre hesaplanır?

Harç, yazılı sözleşme olsun olmasın bir yıllık kira bedeli üzerinden hesaplanır (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 17). Tutarlar her yıl değiştiği için güncel tarifeye bakmak gerekir.

Avukatsız tahliye davası açmak mümkün mü?

Evet, taraf davayı kendisi takip etme hakkına sahiptir. Ancak bir aylık süreler, arabuluculuk şartı ve ispat kuralları avukatlı ya da avukatsız takipte aynı şekilde uygulanır.

Tahliye davasını kimler açma hakkına sahiptir?

Kural olarak kiraya veren, taşınmazı sonradan edinmişse yeni malik açar (TBK m. 350, 351). Kiraya veren ölmüşse mirasçılar davayı açar; paylı mülkiyette ise kiraya veren sıfatına ve pay durumuna birlikte bakmak gerekir.

Kiracı tahliye davasında süre ve on yıllık uzama

Kira sözleşmesi bitince ev sahibi kiracıyı çıkarma hakkına sahip mi?

Hayır. Konut ve çatılı işyerinde kiraya veren, sözleşme süresinin bittiğini ileri sürerek sözleşmeyi sona erdiremez; kiracı bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla 1 yıl uzar (TBK m. 347/1).

1 yıllık kira sözleşmesi bitince kiracı çıkmak zorunda mı?

Hayır. Çünkü kiracı süre bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme kendiliğinden 1 yıl uzar ve kiracı oturmaya devam eder.

10 yıllık kiracı nasıl çıkarılır?

On yıllık uzama süresi dolduktan sonra kiraya veren, izleyen uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi sebep göstermeden sona erdirir (TBK m. 347/1). Kiracı çıkmazsa arabuluculuktan sonra tahliye davası açar.

On yıllık süre sözleşmenin başından mı hesaplanır?

Belirli süreli sözleşmede hayır; on yıllık uzama süresi, sözleşmede kararlaştırılan süre bittikten sonra başlar. Örneğin 3 yıl süreli sözleşmede bu süre üç yıl dolduktan sonra işlemeye başlar.

5 yılı dolduran kiracıyı çıkarmak mümkün mü?

Hayır, 5 yılın dolması tek başına tahliye sebebi değildir. Aslında bu süre, kira bedelinin hâkim tarafından belirlenmesiyle ilgilidir (TBK m. 344).

Eski tarihli kira sözleşmelerinde on yıl kuralı nasıl uygulanır?

TBK’nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012’de on yılı dolmuş sözleşmelerde kural 01.07.2014’ten, kalan süresi beş yıldan kısa olanlarda 01.07.2017’den itibaren uygulanır (6101 sayılı Kanun geçici m. 2). Erken tebliğ edilen ihtar konusunda Yargıtay’da karşı oy bulunduğu için tarih planlaması önemlidir.

İhtiyaç ve yeni malik nedeniyle kiracı tahliye davası

Ev sahibi “kendim oturacağım” diyerek kiracıyı çıkarma hakkına sahip mi?

Evet, ancak yalnızca ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunu ispatlarsa ve davayı kanundaki 1 aylık süre içinde açarsa (TBK m. 350/1).

Çocuğum veya annem için ihtiyaç nedeniyle tahliye istemek mümkün mü?

Evet. Çünkü kanun eşi, altsoyu, üstsoyu ve kanunen bakmakla yükümlü olunan kişileri sayar; bu kişilerin konut veya işyeri ihtiyacı tahliye sebebidir.

İşyeri ihtiyacı kiracıyı çıkarmak için yeterli mi?

Evet. Nitekim TBK m. 350/1 konut ihtiyacının yanında işyeri ihtiyacını da tahliye sebebi sayar; işyeri kiracısı için de aynı kural geçerlidir.

İhtiyaç nedeniyle kiracı tahliye davasında süre ne kadar?

Süre, belirli süreli sözleşmede sözleşme süresinin sonundan başlayarak 1 aydır. Ancak sözleşmede kiraya veren için bir ihbar şartı varsa ve kiraya veren bu şarta uymamışsa sözleşme 1 yıl uzar.

Yeni ev sahibi kiracıyı nasıl çıkarır?

Yeni malik edinmeden itibaren 1 ay içinde kiracıya yazılı bildirim yapar ve edinmeden 6 ay sonra dava açar; bildirim yapmamışsa sözleşme süresinin bitiminden itibaren 1 ay içinde dava açar (TBK m. 351).

Yeni malik 6 ay içinde mi dava açar, 6 ay sonra mı?

Kanun “6 ay sonra” der. Ayrıca Yargıtay’a göre yeni malik davayı altı ayın sonunda hemen açmak zorunda değildir; sözleşme süresinin sonuna kadar dava açma hakkı devam eder.

Evi satın aldım, bir aylık bildirimde gönderme tarihi mi esas alınır?

Hayır, tebliğ tarihi esas alınır. Nitekim Yargıtay, bildirimin bir ay içinde kiracıya ulaşmasını zorunlu saymış ve kiraya verenin bu eksikliği sonradan gideremeyeceğini belirtmiştir.

Ev satılırsa kiracı hemen çıkmak zorunda mı?

Hayır. Çünkü satış tek başına kiracıyı çıkarmaz; yeni malik de TBK m. 351’deki süre ve ihtiyaç şartlarına uyarak dava açar.

Tahliye taahhüdüne dayalı kiracı tahliye davası

Tahliye taahhütnamesi geçerli olması için hangi şartları taşımalı?

Kiracı taahhüdü yazılı olarak, kiralananın tesliminden sonra ve belli bir boşaltma tarihi göstererek vermelidir (TBK m. 352/1).

Kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanan tahliye taahhüdü geçerli mi?

Hayır, çünkü kanun taahhüdün teslimden sonra verilmesini arar. Bu nedenle sözleşmeyle birlikte, teslimden önce imzalatılan taahhüt bu şartı karşılamaz.

Tahliye taahhütnamesi var ama kiracı çıkmıyor, ne yapmalıyım?

Boşaltma tarihinden başlayarak 1 ay içinde icra takibi başlatma veya dava açma hakkınız vardır (TBK m. 352/1). Dava yoluna giderseniz önce arabulucuya başvurmanız gerekir.

Taahhütteki tarihten sonra ihtar çekmek süreyi uzatır mı?

Evet. Dava açma süresi içinde kiracıya dava açılacağı yazılı olarak bildirilirse süre bir kira yılı uzar (TBK m. 353); Yargıtay da bu yöndeki alt derece gerekçelerini onamıştır.

Taahhüt tarihinden sonra kira almak sözleşmeyi yeniler mi?

Hayır. Yargıtay’ın onadığı gerekçeye göre taşınmazı boşaltmayan kiracıdan kira istemek hakkın kullanılmasıdır ve sözleşmenin yenilendiği anlamına gelmez.

Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibinde arabuluculuk gerekir mi?

Hayır, tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi için arabulucuya başvurmak gerekmez; ilamsız icra yoluyla tahliye zorunlu arabuluculuğun dışındadır (6325 sayılı Kanun m. 18/B-1-a). Kiracı itiraz ederse icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye istemek için de arabuluculuk aranmaz; buna karşılık sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali veya tahliye davası açılacaksa önce arabulucuya başvurulur.

Kira borcu, iki haklı ihtar ve kiracı tahliye davası

Kirasını ödemeyen kiracıyı nasıl çıkarırım?

Kiraya veren en az 30 gün süreli yazılı ihtarla ödeme ister ve ödenmezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirir (TBK m. 315). Ardından tahliye davası açar ya da ilamsız icra takibi yapar.

Kira ödenmezse kiracıya kaç gün süre vermek gerekir?

Konut ve çatılı işyerinde kiraya veren en az 30 gün süre verir; süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işler. Yargıtay, 7 günlük süre veren ihtarı yeterli saymamıştır.

İki haklı ihtar nedir?

Kiracının aynı kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı iki ihtar yapılmasına sebep olmasıdır; kiraya veren buna dayanarak tahliye davası açar (TBK m. 352/2).

İki haklı ihtardan sonra dava için süre ne kadar?

Kiraya veren davayı, ihtarlara konu kira yılının bitiminden başlayarak 1 ay içinde açar. Bu nedenle kira yılı bitmeden açtığı dava erken kalır.

Kirayı geç ödeyen kiracıyı çıkarmak mümkün mü?

Aynı kira yılında iki kez haklı ihtara sebep olmuşsa evet. Ödeme gününü belirlemede sözleşmedeki ödeme günü esas alınır; örneğin “her ayın 15’inde peşin” hükmü tarafları bağlar.

Kira borcu nedeniyle icra takibiyle tahliye nasıl olur?

Kiraya veren ödeme emrine tahliye ihtarını da ekletir (İİK m. 269). Kiracı itiraz etmez ve ödemezse, ihtar süresinin bitiminden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden tahliye ister (İİK m. 269/a).

Kiracı ödeme emrine itiraz ederse ne olur?

Bu durumda takip durur; kiraya veren itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemezse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapamaz (İİK m. 269).

Aidat ödemeyen kiracıyı tahliye ettirmek mümkün mü?

Kiracı aidatı sözleşmeyle üstlenmişse aidat yan gider niteliği taşır ve TBK m. 315’teki temerrüt ihtarına konu olur. İki haklı ihtar hükmü ise kira bedelinden söz ettiği için ayrıca değerlendirilmelidir.

Diğer tahliye sebepleri

Kiracının aynı ilçede evi varsa kiraya veren dava açma hakkına sahip mi?

Evet, kiraya veren sözleşme kurulurken bunu bilmiyorsa sözleşmenin bitiminden başlayarak 1 ay içinde dava açar (TBK m. 352/3). Hüküm kiracının birlikte yaşadığı eşinin konutunu da kapsar.

Evi tadilat yapacağım, kiracıyı çıkarmam mümkün mü?

Yalnızca yeniden inşa veya imar için esaslı onarım, genişletme ya da değiştirme gerekiyorsa ve bu sırada kullanım imkânsızsa mümkündür (TBK m. 350/2). Basit tadilat bu şartı karşılamaz.

Komşuları rahatsız eden kiracıyı tahliye ettirmek mümkün mü?

Evet. Kiraya veren en az 30 gün süreli yazılı ihtar verir; çekilmezlik veya kasten ağır zarar hâlinde yazılı bildirimle hemen fesih yoluna gider (TBK m. 316).

Sözleşmesi olmayan kiracıyı nasıl çıkarırım?

Yazılı sözleşmenin olmaması kira ilişkisini ortadan kaldırmaz; kiraya veren ilişkiyi dekont ve tanık gibi delillerle ispatlar ve kanundaki tahliye sebeplerinden birine dayanır.

Kiracı ölürse kira sözleşmesi devam eder mi?

Evet, sürdürme imkânı vardır. Özellikle kiracının ortakları, aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve birlikte oturanlar sözleşmeyi sürdürme hakkına sahiptir (TBK m. 356).

Kiracı tahliye davasında arabuluculuk

Arabuluculuk ne kadar sürer?

Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde süre en fazla 1 hafta uzar (6325 sayılı Kanun m. 18/A).

Arabuluculukta geçen süre dava süresinden düşer mi?

Hayır, bu süre bir aylık hak düşürücü sürenin hesabında dikkate alınmaz. Yargıtay, arabuluculukta geçen süre eklendiğinde süresinde açılan ihtiyaç davasının reddini kanun yararına bozmuştur.

Arabuluculuk toplantısına kiracı gelmezse ne olur?

Bu durumda kiracı, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısını üstlenir ve mahkeme onun lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmeder (6325 sayılı Kanun m. 18/A).

Arabuluculukta anlaşma olursa tahliye nasıl gerçekleşir?

Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi almak zorunludur; şerhi taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi verir (6325 sayılı Kanun m. 18/B).

Arabulucuya başvurmadan dava açarsam ne olur?

Bu durumda mahkeme davayı dava şartı yokluğundan usulden reddeder. Ancak davacı başvuru yaptığı hâlde son tutanağı eklemediyse mahkeme 1 haftalık kesin süre verir.

Kiracı tahliye davası sonrası

Ev sahibi ihtiyaç nedeniyle boşalttığı evi başkasına kiralama hakkına sahip mi?

Hayır, haklı bir sebep yoksa 3 yıl geçmeden eski kiracıdan başkasına kiralanamaz (TBK m. 355). Aykırılıkta eski kiracı, son kira yılında ödenen 1 yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ister.

Polis çağırarak kiracıyı çıkarmak mümkün mü?

Hayır. Çünkü tahliye ancak ilam veya tahliye emriyle ve icra dairesi aracılığıyla olur; kolluk yalnızca icra memurunun talebiyle yardım eder.

Elektrik veya suyu kesmek, kilidi değiştirmek suç mu?

Bu davranışlar kendiliğinden hak alma niteliğindedir ve hukuka aykırıdır; cezai sorumluluk riski taşır. Haklı bir tahliye sebebi olsa bile kiraya veren yargı yolunu kullanmalıdır.

Kiracı geç çıkarsa ev sahibi tazminat hakkına sahip mi?

Kural olarak hayır. Nitekim Yargıtay, kiracının yasal savunma ve yargı yollarını kullanmasını hukuka aykırı saymamış ve kira bedeli dışında geç tahliye tazminatı istenemeyeceğini belirtmiştir.

Kiracı eve zarar verdiyse tahliyeden sonra ne yapmalıyım?

Kiralananı geri aldığınızda eksiklikleri hemen yazılı olarak bildirmelisiniz; aksi hâlde hor kullanım tazminatı isteme hakkınızı kaybedersiniz (TBK m. 335).

Kaynakça

Mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 315, 316, 335, 339, 344, 347-356, geçici m. 1 (7409 sayılı Kanun) ve geçici m. 2 (7456 sayılı Kanun). mevzuat.gov.tr
  • 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, geçici m. 2.
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 16, 18/A, 18/B ve geçici m. 3 (7445 sayılı Kanun, RG 5 Nisan 2023, S. 32154; yürürlük 1.9.2023).
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 36, 269, 269/a, 269/b, 269/c, 272, 274 ve 275. mevzuat.gov.tr
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 4/1-a, 27, 316/1-a, 350 ve 367.
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu, m. 17. mevzuat.gov.tr

Yargı kararları

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3292, K. 2025/5039, T. 21.10.2025. karararama.yargitay.gov.tr
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2548, K. 2025/5852, T. 03.12.2025.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/975, K. 2021/1108, T. 28.09.2021.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3875, K. 2025/759, T. 11.02.2025.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2446, K. 2025/1440, T. 10.03.2025.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2396, K. 2025/3576, T. 25.06.2025.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2951, K. 2025/3118, T. 28.05.2025.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6254, K. 2026/3320, T. 21.05.2026.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6170, K. 2026/137, T. 15.01.2026.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/470, K. 2023/1981, T. 21.06.2023.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1576, K. 2024/1942, T. 12.06.2024.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/7138, K. 2021/10994, T. 08.11.2021.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/14760, K. 2017/13258, T. 04.10.2017.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/3792, K. 2017/9001, T. 05.06.2017.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/1437, K. 2017/793, T. 06.02.2017.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5780, K. 2017/15460, T. 08.11.2017.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/11868, K. 2021/2138, T. 02.03.2021.
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/17280, K. 2013/2001, T. 07.02.2013.
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/5023, K. 2014/6562, T. 21.05.2014.
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/11227, K. 2016/4220, T. 30.05.2016.

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.

Benzer Yazılar