İhtiyari arabuluculuk, tarafların bir özel hukuk uyuşmazlığını kendi istekleriyle, tarafsız ve bağımsız bir arabulucunun yardımıyla çözmeye çalıştıkları yöntemdir (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 1-18). Arabulucu karar vermez. Taraflar anlaşırsa anlaşma belgesi düzenler; anlaşamazlarsa dava hakları aynen devam eder.
Kısaca
- Kapsam: Tarafların serbestçe tasarruf edebildiği özel hukuk uyuşmazlıkları. Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (m. 1/2).
- İlkeler: İradilik, tarafların eşitliği, arabulucunun tarafsızlığı ve gizlilik (m. 3, 4, 9).
- Başlangıç: Taraflar arabulucuyu birlikte seçer (m. 14). Teklife 30 gün içinde olumlu cevap gelmezse teklif reddedilmiş sayılır (m. 13/2).
- Süreler: Süreç boyunca zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez (m. 16/2).
- Sonuç: Anlaşma belgesi borçlar hukuku sözleşmesidir; şerh veya kanundaki imzalarla ilam niteliği kazanır. Anlaşılan hususta dava açılamaz (m. 18/5).
- Ücret: 2026 Tarifesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça taraflar eşit öder. Anlaşma hâlinde ücret en az 9.000 TL’dir.
İhtiyari Arabuluculuk Nedir?
İhtiyari arabuluculuk, kanunun dava açmadan önce zorunlu tutmadığı bir uyuşmazlıkta tarafların kendi iradeleriyle arabulucuya gitmesidir. Bu süreçte arabulucu, tarafları bir araya getirir, iletişimi kolaylaştırır ve onların kendi çözümlerini bulmalarına yardım eder. Ayrıca taraflar çözüm üretemezse arabulucu bir çözüm önerisi sunar (m. 2/b).
Kanun arabulucuyu, sistematik teknikler uygulayan, tarafsız ve bağımsız üçüncü kişi olarak tanımlar. Dolayısıyla arabulucu bir hâkim ya da hakem değildir. Bu nedenle uyuşmazlık hakkında bağlayıcı bir karar vermez. Ayrıca taraflardan birinin vekili veya danışmanı gibi de davranmaz.
İhtiyari arabuluculuk iki zamanda gündeme gelir. Birincisi, henüz dava açılmamışken tarafların arabulucuya gitmesidir. İkincisi, dava devam ederken tarafların arabuluculuğa başvurmasıdır. Kanuna göre her iki yol da açıktır (m. 13). Bunun yanında mahkeme, tarafları arabuluculuk konusunda aydınlatıp teşvik etme yetkisine sahiptir.
Arabulucu karar verir mi, çözüm önerebilir mi?
Arabulucu karar vermez ve taraflara bir çözüm dayatmaz. Kanun, arabulucunun hâkime özgü işlemleri yapamayacağını açıkça belirtir (m. 15). Ancak taraflar kendi çözümlerini üretemezse arabulucu bir çözüm önerisinde bulunur (m. 15/7). Bununla birlikte bu öneri de tarafları bağlamaz. Taraflar öneriyi kabul ederse ortak iradeleri anlaşma belgesine dönüşür.
2026 itibarıyla mevzuatın durumu
İhtiyari arabuluculuğun temel kaynağı 6325 sayılı Kanundur. Bu yazının tarihi itibarıyla Kanunda son değişikliği 7531 sayılı Kanun yaptı. Buna karşılık 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun, arabuluculuk hükümlerine dokunmadı. Ayrıca ücret yönünden 01.01.2026’da yürürlüğe giren 2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uygulanır.
İhtiyari Arabuluculuğun Temel İlkeleri
İhtiyari arabuluculuk dört temel ilkeye dayanır: iradilik, tarafların eşitliği, arabulucunun tarafsızlığı ve gizlilik. Bu ilkeler, sürecin başından sonuna kadar her aşamada geçerlidir. Bir anlaşmanın geçerliliği tartışıldığında mahkemeler de bu ilkelere uyulup uyulmadığına bakar. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu ilkeleri kararında ayrıca vurguladı.
İradilik ve tarafların eşitliği
Taraflar arabulucuya başvurmakta, süreci devam ettirmekte, sonuçlandırmakta veya süreçten vazgeçmekte serbesttir (m. 3). Diğer bir deyişle bu serbestlik, ihtiyari arabuluculuğu dava şartı arabuluculuktan ayıran temel özelliktir. Çünkü dava şartı olan hâllerde ilk başvuru kanun gereği zorunludur.
Ayrıca taraflar, hem arabulucuya başvururken hem de süreç boyunca eşit haklara sahiptir (m. 3). Buna bağlı olarak arabulucu da tarafların eşitliğini gözetmekle yükümlüdür (m. 9). Örneğin arabulucu, ayrı görüşme yaptığı tarafa tanıdığı imkânı diğer tarafa da tanır. Bunun yanında hiçbir taraf, diğerini sürece katılmaya ya da belli bir teklifi kabul etmeye zorlama hakkına sahip değildir.
Arabulucunun tarafsızlığı ve bağımsızlığı
Arabulucu, görevini özenle ve tarafsız olarak yürütür; faaliyetini de bizzat yerine getirir (m. 9/1). Ayrıca tarafsızlığından şüphe ettirecek bir durum varsa bunu taraflara açıklamak zorundadır (m. 9/2).
Kanun, tarafsızlığı güvenceye almak için başka sınırlar da koyar. Arabulucu, arabuluculuk faaliyetine konu olan uyuşmazlıkla ilgili olarak sonradan açılan davada taraflardan birinin avukatı olarak görev alamaz (m. 9/4). Bunun yanında arabulucular reklam yasağına tabidir (m. 10). Ayrıca arabulucu, aracılık veya tavsiye karşılığında ücret talep edemez (m. 7).
Gizlilik ve beyanların delil olarak kullanılamaması
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, taraflar ve sürece katılan diğer kişiler, süreçte sunulan veya elde edilen bilgi ve belgeleri gizli tutar (m. 4). Bu sayede taraflar görüşmelerde daha açık konuşur.
Gizliliğin ikinci boyutu beyan ve belge yasağıdır. Arabuluculuğa davet, tarafların görüş ve teklifleri, arabulucunun önerileri, vakıalara ilişkin kabuller ve yalnızca süreç için hazırlanan belgeler sonradan açılan hukuk davasında veya tahkimde delil olarak kullanılamaz (m. 5). Ayrıca bu konularda kimse tanıklık yapamaz. Bir taraf bu bilgileri delil olarak sunsa bile mahkeme onları hükme esas almaz. Ancak kanun emrettiğinde veya anlaşmanın icrası gerektirdiğinde bu yasak sınırlı ölçüde kalkar.
Gizlilik yükümlülüğünü ihlal etmenin cezai bir sonucu da vardır. Kanuna göre ihlal nedeniyle kişinin hukuken korunan bir menfaati zarar görürse, ihlal eden kişi altı aya kadar hapis cezasıyla karşılaşır (m. 33). Ancak bu suçun soruşturması şikâyete bağlıdır.
Tarafsızlık hakkında bilgilendirme
Arabulucu, taraflardan hiçbirinin temsilcisi değildir; her iki tarafa eşit mesafede durur ve sürecin işleyişi hakkında tarafları aynı ölçüde bilgilendirir. Ayrıca arabuluculuğun uygulanabilirliği, uyuşmazlığın türüne ve ilgili mevzuata bağlıdır. Sürece ilişkin sorular da tarafsızlık ve gizlilik ilkeleri çerçevesinde yanıt bulur.
İhtiyari ve Zorunlu Arabuluculuk Arasındaki Farklar
İhtiyari arabuluculuk ile zorunlu arabuluculuk aynı kanunda düzenlenir; ancak başvuru zorunluluğu, arabulucunun seçimi, süre, ücret ve katılmamanın sonuçları bakımından ayrılır. Zorunlu arabuluculukta kanun, belirli davalar için arabulucuya başvurmayı dava şartı sayar. Buna karşılık ihtiyari arabuluculukta başvuru tamamen tarafların iradesine bağlıdır.

| Ölçüt | İhtiyari arabuluculuk | Zorunlu (dava şartı) arabuluculuk |
|---|---|---|
| Başvuru | Tarafların isteğine bağlı (m. 3) | Dava açmadan önce zorunlu (m. 18/A) |
| Nereye | Arabuluculuk bürosuna başvuru şartı yok; taraflar arabulucuyu birlikte seçer (m. 14) | Adliyedeki arabuluculuk bürosu; arabulucuyu Arabuluculuk Bürosu görevlendirir |
| Süre | Kanunda süre sınırı yok | Kural olarak 3+1 hafta; ticari uyuşmazlıkta 6+2 hafta (TTK m. 5/A-2) |
| Zamanaşımı | Süreç başladığından itibaren işlemez (m. 16/2) | Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar durur |
| Katılmamanın sonucu | Yaptırım yok | Mazeretsiz katılmayan taraf yargılama giderlerinin yarısından sorumlu (m. 18/A-11); tüketici aleyhine uygulanmaz |
| Ücret | Taraflar öder; aksi kararlaştırılmadıkça eşit (m. 7) | Anlaşmamada ilk iki saat Adalet Bakanlığı bütçesinden |
Dava şartı arabuluculuğun kapsamını, sürelerini ve ilk toplantıya katılmamanın sonuçlarını zorunlu arabuluculuk yazımızda ayrıntılı anlattık.
İhtiyari arabuluculuk, dava şartı arabuluculuğun yerine geçer mi?
Bu soruya kanun açık bir cevap vermez. 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesi, dava şartı arabuluculukta başvurunun arabuluculuk bürosuna yapılmasını düzenler. Ayrıca ihtiyari arabuluculuk son tutanağının bu şartı karşılayacağını belirten bir hüküm de yoktur. Doktrinde bu konuda farklı görüşler bulunur.
Bu nedenle dava şartı kapsamındaki bir uyuşmazlıkta (örneğin işçilik alacağında) kanunun öngördüğü yol, arabuluculuk bürosuna başvurudur. İhtiyari süreçte anlaşma olmazsa dava şartının yerine gelip gelmediği ayrıca tartışma konusu olur. Dolayısıyla taraflar, ihtiyari son tutanağa dava şartı yönünden kesin bir sonuç bağlamamalıdır.
İhtiyari Arabuluculuk Hangi Uyuşmazlıklarda Mümkündür?
İhtiyari arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında mümkündür (m. 1/2). Diğer bir deyişle bu ölçüt, tarafların konu üzerinde kendi iradeleriyle anlaşıp feragat edebilmesini arar. Buna karşılık aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.
Uygulamada ölçütü şu sorularla değerlendirmek mümkündür: Taraflar bu konuda mahkemeye gitmeden sulh olabilir mi? Hak, tarafın kendi iradesiyle vazgeçebileceği bir hak mı? Uyuşmazlık kamu düzenini doğrudan ilgilendiriyor mu? Örneğin kira alacağı, ticari bir sözleşmeden doğan bedel, tazminat talebi ve ortaklığın giderilmesi gibi mali uyuşmazlıklar genellikle bu ölçüte uyar. Ancak kira, ortaklığın giderilmesi ve ticari para alacakları gibi bazı uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuk bürosuna başvuru ayrıca dava şartıdır.
Arabuluculuğa elverişli olmayan konular
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kamu düzenine ilişkin uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olmadığını kararının gerekçesinde belirtti. Ayrıca kanun, aile içi şiddet iddiası bulunan uyuşmazlıkları açıkça kapsam dışında bırakır. Ayrıca ceza soruşturmasına konu suçlar da özel hukuk uyuşmazlığı olmadığından 6325 sayılı Kanunun alanına girmez; ceza hukukundaki uzlaştırma ayrı bir kurumdur. Benzer şekilde idari ve vergisel uyuşmazlıklar özel hukuk uyuşmazlığı niteliği taşımadığı için bu kanunun dışında kalır.
Bunun yanında idare, özel hukuk ilişkisinden doğan bir uyuşmazlıkta arabuluculuğa katılabilir. Bu durumda idareyi kanunda belirlenen komisyon temsil eder (m. 15/8).
Aile hukukunda ihtiyari arabuluculuk
Aile hukukunda arabuluculuğun sınırları, m. 1/2’deki ölçüte göre dikkatle belirlenir. Boşanma kararı, velayet ve soybağı gibi konular tarafların serbestçe tasarruf edemediği, kamu düzenine ilişkin konulardır. Bu nedenle bu konularda arabuluculuk, mahkeme kararının yerini tutmaz. Buna karşılık mal paylaşımı gibi mali sonuçlar üzerinde tarafların anlaşması mümkündür; ancak bu anlaşma da hâkimin denetiminden geçer.
Ancak kanun, aile hukukundan doğan uyuşmazlıklarda anlaşma belgesine şerh verilmesini duruşmalı incelemeye bağlar (m. 18/3). Ayrıca aile içi şiddet iddiası varsa arabuluculuk yolu kapanır. Aile hukukunda arabuluculuğun kapsamı uygulamada tartışmalı olduğundan, her uyuşmazlığı kendi özelliklerine göre değerlendirmek gerekir. Evlilik birliğindeki mal rejiminin tasfiyesini boşanmada mal paylaşımı yazımızda anlattık.
İş ilişkilerinde ihtiyari arabuluculuk
Kanuna göre işçi ile işveren arasındaki bazı uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuğa tabidir. Ancak iş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davaları dava şartı kapsamının dışında kalır (7036 sayılı Kanun m. 3/3). Bu nedenle iş kazasından doğan tazminat uyuşmazlığında taraflar, isterlerse ihtiyari arabuluculuğa başvurur. Konuyu iş kazası tazminat davası yazımızda ayrıca ele aldık.
İş ilişkilerinde ihtiyari arabuluculuğun en önemli sınırı, ortada gerçek bir uyuşmazlığın bulunmasıdır. Nitekim Yargıtay bu konuda önemli bir karar verdi; ayrıntısını bir sonraki bölümde açıklıyoruz.
Taşınmaz devri ve milletlerarası uyuşmazlıklar
Kanun, taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişli sayar (m. 17/B). Bu süreçte tapu kütüğüne üç aylık bir kısıtlama şerhi verilmesi mümkündür. Ayrıca bu tür anlaşmalarda icra edilebilirlik şerhi zorunludur ve şerhi taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi verir. Ayrıca 7531 sayılı Kanunla, şerh verilen anlaşma belgesine dayanarak resmî senet aranmadan tescil imkânı getirildi.
Taraflardan biri yurt dışındaysa milletlerarası sulh anlaşmasına ilişkin hükümler gündeme gelir (m. 17/A). Bu hükümler, Singapur Sözleşmesi olarak bilinen sözleşmeyle bağlantılıdır ve 7282 sayılı Kanunla onaylanmıştır. Bu anlaşmalarda ise şerh yetkisi asliye ticaret mahkemesine aittir.
İhtiyari Arabuluculuğun Ön Koşulu: Gerçek Bir Uyuşmazlık
İhtiyari arabuluculuğa başvurmak için taraflar arasında somut bir hukuk uyuşmazlığı bulunmalıdır. Yargıtay, uyuşmazlık yokken düzenlenen anlaşma belgesini 6325 sayılı Kanunun 18/5 maddesindeki dava yasağı yönünden geçerli saymadı. Dolayısıyla arabuluculuk, bir ödemeyi ya da sözleşmenin sona ermesini belgelemek için kullanılacak bir araç değildir.
Somut olayda bir tır şoförü, aynı gün hem istifa dilekçesi hem de ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi imzaladı. Belgede çok sayıda alacak kalemi için net 25.000 TL ödendiği ve başka talep kalmadığı yazıyordu. Buna rağmen ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, dava yasağına dayanarak davayı reddetti.
Yargıtay ise kararı bozdu (Yargıtay 9. HD, E. 2024/10855, K. 2024/15300, T. 27.11.2024). Daireye göre arabuluculuğun ön koşulu somut bir uyuşmazlıktır. Örneğin iş sözleşmesi devam ederken kıdem tazminatı konusunda uyuşmazlık doğmaz. Ayrıca arabuluculuk, fesih ve ödeme muhasebesini belgelemenin aracı olarak kullanılamaz. Ayrıca Daire bu sonuca ulaşırken dürüstlük kuralına (TMK m. 2) ve Arabulucular Etik Kurallarına da dayandı.
Kararın önemli bir başka yönü de ibra hükümleriyle ilgilidir. Yargıtay’a göre usulüne uygun bir arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşmaya TBK m. 420’deki ibra kuralları uygulanmaz. Buna karşılık usulüne uygun bir arabuluculuk yoksa belgeyi TBK m. 420 veya ifa hükümleri çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Kıdem tazminatının doğduğu anı ve şartlarını kıdem tazminatı yazımızda anlattık.
İhtiyari Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
İhtiyari arabuluculuk süreci, bir tarafın arabuluculuk teklifiyle başlar; karşı tarafın kabulü, arabulucunun ortak seçimi, aydınlatma ve başlangıç tutanağı, görüşmeler ve son tutanakla ilerler. Sonuçta anlaşma olursa taraflar anlaşma belgesi düzenler. Ayrıca sürecin usulünü kanunun sınırları içinde taraflar belirler.

- Teklif: Bir taraf, karşı tarafa arabuluculuğu yazılı ve ispatı mümkün bir yolla önerir.
- Kabul: Karşı taraf 30 gün içinde olumlu cevap vermezse teklif reddedilmiş sayılır (m. 13/2).
- Arabulucunun seçimi: Taraflar, Adalet Bakanlığı siciline kayıtlı bir arabulucu üzerinde birlikte anlaşır (m. 14).
- Aydınlatma ve başlangıç: Arabulucu tarafları sürecin esasları ve sonuçları hakkında bilgilendirir (m. 11); devam konusundaki anlaşma tutanağa geçer (m. 16/1).
- Görüşmeler: Ortak veya ayrı oturumlar yapılır; usulü taraflar belirler (m. 15).
- Sona erme: Anlaşma belgesi veya son tutanak düzenlenir (m. 17).
- Şerh ve icra: Gerektiğinde anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alınır (m. 18).
Teklif ve 30 günlük cevap süresi
İhtiyari arabuluculuk teklifine cevap verip vermemek karşı tarafın iradesine bağlıdır. Ancak kanun, sessizliğe bir anlam yükler: Aksi kararlaştırılmadıkça teklifte bulunulan taraf 30 gün içinde olumlu cevap vermezse teklif reddedilmiş sayılır (m. 13/2). Bu nedenle teklif yapan taraf, teklifin tarihini ve karşı tarafa ulaştığını gösteren bir yöntem seçmelidir. Ayrıca bu süreyi takip etmek, dava açma veya başka bir yol izleme kararını kolaylaştırır.
Arabulucuyu kim seçer?
İhtiyari arabuluculukta arabulucuyu taraflar seçer. Nitekim kanun, taraflarca başka bir usul kararlaştırılmadıkça arabulucunun taraflarca belirleneceğini düzenler (m. 14). Taraflar birden fazla arabulucu üzerinde de anlaşabilir. Ancak arabulucunun Adalet Bakanlığı arabulucular siciline kayıtlı olması gerekir. Dava şartı arabuluculuktan farklı olarak ihtiyari arabuluculukta adliyedeki arabuluculuk bürosuna başvurma zorunluluğu yoktur. Başvuru yollarının genel çerçevesini arabuluculuk başvurusu rehberimizde bulabilirsiniz.
Aydınlatma yükümlülüğü ve sürecin başlaması
Arabulucu, sürecin başında tarafları arabuluculuğun esasları, süreci ve sonuçları hakkında aydınlatır (m. 11). Özellikle bu bilgilendirme, iradiliğin gerçek anlamda gerçekleşmesi için önemlidir. Çünkü taraf, hangi sonuçlarla karşılaşacağını bilerek sürece devam etmeye karar verir.
Ayrıca kanun, sürecin başladığı anı da açıkça belirler. Dava açılmadan önce süreç, tarafların ilk toplantıya davet edildikleri ve sürecin devamı konusunda anlaştıkları hususunun bir tutanakla belgelendirildiği tarihte başlar (m. 16/1). Dava sırasında ise süreç, tarafların davet kabulü veya mahkemeye yazılı ya da duruşmadaki beyanlarıyla başlar. Dolayısıyla kanun, ayrı bir arabuluculuk sözleşmesi imzalanmasını şart koşmaz.
Görüşmeler nasıl yapılır?
Taraflar, arabuluculuk usulünü kanunun emredici hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla serbestçe kararlaştırır (m. 15/2). Arabulucu, tarafları ortak oturumda bir araya getirir veya her biriyle ayrı görüşür.
Taraflar görüşmelere bizzat, kanuni temsilcileri aracılığıyla veya avukatlarıyla katılır (m. 15/6). Ayrıca taraflar, konunun teknik yönünü bilen bir kişiyi de görüşmelerde bulundurma hakkına sahiptir. Buna karşılık arabulucu faaliyetini şahsen yürütmekle yükümlüdür (m. 9/1). Bu yükümlülük, aşağıda değineceğimiz bir Yargıtay kararında belirleyici oldu.
Süreç nasıl sona erer?
Kanun, sürecin sona erdiği hâlleri tek tek sayar (m. 17). Örneğin taraflar anlaşırsa süreç anlaşmayla biter. Ayrıca arabulucu daha fazla çaba göstermenin gereksiz olduğunu tespit ederse süreç sona erer. Bir taraf süreçten çekildiğini bildirirse veya taraflar süreci birlikte sona erdirirse de aynı sonuç doğar. Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığı anlaşılırsa süreç yine sona erer.
Arabulucu, sona erme hâlinde bir son tutanak düzenler. Ardından arabulucu bu tutanağı beş yıl süreyle saklar. Bunun yanında son tutanağın bir örneğini bir ay içinde Genel Müdürlüğe gönderir (m. 17/4).
Dava Devam Ederken İhtiyari Arabuluculuk Mümkün mü?
Evet. Taraflar dava devam ederken de ihtiyari arabuluculuğa başvurur (m. 13). Taraflar birlikte arabuluculuğa başvurduklarını mahkemeye bildirirse mahkeme yargılamayı üç ay erteler. Ayrıca tarafların birlikte başvurusu üzerine bu süre üç aya kadar uzar (m. 15/5). Bunun yanında mahkeme de tarafları bu yol hakkında aydınlatıp teşvik edebilir.
Dava sırasında arabuluculukta anlaşma sağlanırsa şerh yetkisi davanın görüldüğü mahkemeye aittir (m. 18/2). Bu nedenle taraflar, anlaşmayı ve anlaşılan hususları mahkemeye net biçimde bildirmelidir. Bunun yanında arabuluculuk beyanının mahkemeye hiç bildirilmemesi, ertelemeden yararlanmayı engeller.
İhtiyari Arabuluculuk Zamanaşımını Durdurur mu?
Evet. Arabuluculuk süreci boyunca zamanaşımı işlemez ve hak düşürücü süreler hesaba katılmaz (m. 16/2). Ancak ihtiyari arabuluculukta bu etki, sürecin başladığı tarihten itibaren doğar. Başlangıç tarihi ise ilk toplantıya davet ve devam konusundaki anlaşmanın tutanağa geçtiği tarihtir (m. 16/1).
Bu ayrım özellikle uygulamada önemlidir. Çünkü dava şartı arabuluculukta etki, arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinden itibaren doğar (m. 18/A-15). Buna karşılık ihtiyari arabuluculukta yalnızca karşı tarafa teklif göndermek süreci başlatmaz. Örneğin teklif gönderildikten sonra karşı taraf cevap vermezse, aradaki günler zamanaşımı hesabından düşmez. Bazı kaynaklarda ihtiyari arabuluculuğun zamanaşımını durdurmadığı yazılır; bu bilgi kanunun 16/2 maddesiyle uyumlu değildir. Süre hesabına ilişkin ön bir fikir için hukuki süre hesaplama aracını kullanabilirsiniz.
İhtiyari Arabuluculukta Temsil: Bizzat, Kanuni Temsilci veya Avukatla Katılım
İhtiyari arabuluculukta avukatla katılım zorunlu değildir. Taraflar görüşmelere bizzat, kanuni temsilcileri aracılığıyla veya avukatlarıyla katılır (m. 15/6). Ancak avukatın imzası, anlaşma belgesinin şerh almadan ilam niteliği kazanıp kazanmayacağını belirler. Bu nedenle temsil tercihi, belgenin icra gücünü de etkiler.
Avukat katılacaksa vekâletnamenin kapsamına dikkat etmek gerekir. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı, dava şartı arabuluculuğa ilişkin açıklamalarında vekâletnamede arabuluculuğa ilişkin özel yetki arandığını belirtir. Bu nedenle aynı özeni ihtiyari süreçte göstermek, temsil yetkisine ilişkin tartışmaları önler. Örneğin bir şirket, yetki belgesiyle belirlenen temsilcisi aracılığıyla katılır. İdare taraf olduğunda onu kanundaki komisyon temsil eder (m. 15/8).
Arabulucu, taraflardan birinin avukatlık görevini üstlenmez. Aynı şekilde taraflardan birinin avukatı da arabulucu sıfatıyla aynı uyuşmazlıkta görev almaz. Bu ayrım, sürecin tarafsızlığını korur ve m. 9/4’teki yasağın da temel gerekçesidir.
İhtiyari Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Bağlayıcı mı?
Evet. İhtiyari arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesi tarafları bağlar ve anlaşılan hususlar hakkında taraflar artık dava açamaz (m. 18/5). Yargıtay, anlaşma belgesini borçlar hukukuna tabi bir sözleşme olarak niteler. Bu nedenle belgenin kapsamını taraflar belirler ve geçerlilik şartları aranır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, anlaşma belgesinin üç esaslı unsurunu sayar: Anlaşmaya bir arabuluculuk faaliyeti sonucunda ulaşılmalı, taraflar gerçekten anlaşmalı ve belge kanundaki şekle uymalıdır. Ayrıca Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, anlaşma belgesinin maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığını belirtir.
Dava yasağı dar yorumlanır
Kanundaki dava yasağı, özellikle mahkemeye erişim hakkını sınırlar. Bu nedenle Yargıtay, yasağı dar yorumlar. Daireye göre anlaşılan hususlar belgede açıkça yazılmamışsa, uyuşmazlık anlaşmayla sona ermiş sayılmaz (Yargıtay 9. HD, E. 2024/10855, K. 2024/15300). Dolayısıyla taraflar, anlaşmanın hangi alacakları, hangi tutarları ve hangi ödeme takvimini kapsadığını belgeye ayrıntılı biçimde yazmalıdır.
Anlaşma şarta bağlanabilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ihtiyari arabulucu önünde yapılan ve ödemeyi taksitlere bağlayan bir anlaşmayı inceledi (Yargıtay HGK, E. 2024/499, K. 2025/329, T. 21.05.2025). Belgede, taksitler ödenmezse alacağın tamamı için indirimsiz dava açılabileceği yazıyordu. Ardından son taksit ödenmeyince alacaklı dava açtı. İlk derece mahkemesi dava yasağına dayanarak davayı reddetti ve bozmaya karşı direndi.
Hukuk Genel Kurulu ise direnme kararını bozdu. Kurula göre belgedeki uyuşmazlığın sona ermesi, tam ve eksiksiz ödeme şartına bağlıydı. Şart gerçekleşmediği için dava yasağı uygulanmadı ve alacaklının dava açma hakkı devam etti. Buna karşılık kararda azınlıkta kalan üyeler, anlaşmanın şarta bağlanamayacağını savundu. Bu nedenle taraflar, ödeme vadesini ve ödeme yapılmazsa doğacak sonucu belgede açıkça düzenlemelidir.
İcra Edilebilirlik Şerhi ve İlam Niteliği
İcra edilebilirlik şerhi, anlaşma belgesinin ilam niteliğinde belge sayılmasını sağlayan mahkeme onayıdır. Taraflar ve arabulucu ile birlikte tarafların avukatları da belgeyi imzalarsa belge, kural olarak şerhe gerek kalmadan ilam niteliği kazanır (m. 18/4). Ancak kanunun şerhi zorunlu tuttuğu hâllerde avukat imzası yetmez.
| Durum | İlam niteliği için ne gerekir? | Şerhi veren mahkeme |
|---|---|---|
| Dava açılmadan önce anlaşma | İcra edilebilirlik şerhi | Arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesi (m. 18/2) |
| Dava sırasında anlaşma | İcra edilebilirlik şerhi | Davanın görüldüğü mahkeme (m. 18/2) |
| Taraflar, avukatları ve arabulucunun imzası | Şerh gerekmez (m. 18/4) | İsteğe bağlı şerh mümkündür |
| Ticari uyuşmazlık | Avukatlar ve arabulucunun imzası yeterli (m. 18/4) | İsteğe bağlı şerh mümkündür |
| Kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti, komşu hakkı (m. 18/B) | Şerh zorunlu; avukat imzası yetmez | Sulh hukuk mahkemesi |
| Taşınmaz devri veya sınırlı ayni hak (m. 17/B) | Şerh zorunlu | Taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi |
| Milletlerarası sulh anlaşması (m. 17/A) | Şerh | Asliye ticaret mahkemesi |
Şerh incelemesi nasıl yapılır?
Şerh talebi bir çekişmesiz yargı işidir ve mahkeme kural olarak dosya üzerinden inceleme yapar (m. 18/3). Mahkeme incelemesini, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığıyla sınırlar. Ancak aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme incelemeyi duruşmalı yapar. Ayrıca şerh için maktu harç ödenir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, şerh taleplerinde yargılama giderinin talep eden tarafta kaldığını ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğini belirtti (Yargıtay 3. HD, E. 2024/971, K. 2024/4021, T. 02.12.2024). Daire ayrıca, 18/4’teki imzaları taşıyan belge yönünden şerhin ihtiyari olduğunu vurguladı. Bunun yanında 18/B kapsamındaki uyuşmazlıklarda taşınmazla ilgili belgede taşınmazın bulunduğu yer, diğerlerinde arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesi yetkilidir.
Anlaşma Belgesinin İptali ve Geçersizlik Hâlleri
Anlaşma belgesi bir sözleşme olduğu için genel geçersizlik sebepleri ona da uygulanır. Taraf; kesin hükümsüzlük, aşırı yararlanma, yanılma, aldatma, korkutma veya sahtelik iddiasını ileri sürme hakkına sahiptir. İrade fesadına dayanan iddiada süre, yanılma veya aldatmanın öğrenildiği ya da korkunun etkisinin kalktığı tarihten itibaren bir yıldır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, arabulucunun imzasını taşımayan bir anlaşmanın adi yazılı sözleşme niteliğinde kalacağını ve şerhe konu olamayacağını belirtti (E. 2024/10855, K. 2024/15300). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de imza sahteliği, irade fesadı veya usulsüz görüşme hâlinde anlaşma tutanağının iptalinin mümkün olduğunu ve iptal kesinleşince dava yasağının kalktığını kabul etti (E. 2024/971, K. 2024/4021).
Arabulucuyla görüşülmeden imzalatılan tutanak
Bir kamu iktisadi teşebbüsünde çalışan personel, işe iade konusunda ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi imzaladı. Tanık beyanlarına göre işçi arabulucuyla hiç görüşmedi. Başka bir şehirde hazırlanan tutanakları işyerinde bir müdür çağırarak imzalattı. İlk derece mahkemesi, bu sürecin usule ve kanuna aykırı yürütüldüğünü kabul ederek anlaşma belgesinin ve tutanakların iptaline karar verdi; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetti.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kararı usul ve kanuna uygun bularak onadı (Yargıtay 9. HD, E. 2025/6534, K. 2025/8136, T. 21.10.2025). Daire ayrıca bir ilke açıklamadı; ancak onama, arabulucunun faaliyeti şahsen yürütme yükümlülüğünün (m. 9/1) uygulamadaki önemini gösterir. Dolayısıyla arabulucuyla gerçek bir görüşme yapılmadan önceden hazırlanmış bir tutanağı imzalamak, belgenin iptali riskini doğurur.
İhtiyari Arabuluculukta Anlaşma Olmazsa Ne Olur?
Anlaşma olmazsa arabulucu son tutanak düzenler ve süreç sona erer. Tarafların dava açma hakkı aynen devam eder. İhtiyari arabuluculuğa katılmamanın veya anlaşmamanın kanunda bir yaptırımı yoktur; dava şartı arabuluculuktaki gider yaptırımı (m. 18/A-11) bu sürece uygulanmaz.
Ayrıca görüşmelerde yapılan teklifler ve kabuller sonraki davada delil olarak kullanılamaz (m. 5). Bu nedenle bir tarafın uzlaşmak için yaptığı indirimli teklif, mahkemede onun aleyhine bir kabul gibi değerlendirilemez. Süreç boyunca durmuş olan zamanaşımı ve hak düşürücü süreler ise sürecin sona ermesiyle yeniden işlemeye başlar. Taraflar, anlaşılamayan konuları dava yoluyla veya kanundaki diğer yollarla takip eder.
İhtiyari Arabuluculuk Ücreti 2026
İhtiyari arabuluculuk ücretini taraflar öder; aksi kararlaştırılmadıkça ücreti taraflar eşit karşılar (m. 7). Ücret, arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarihte yürürlükte olan tarifeye göre belirlenir. 2026 yılında Resmî Gazete’nin 26.12.2025 tarihli sayısında yayımlanan tarife uygulanır.

Tarifenin temel kuralları
- Taraflar tarifenin altında bir ücret kararlaştıramaz (Tarife m. 1/2). Buna karşılık daha yüksek bir ücret üzerinde anlaşmaları mümkündür.
- İhtiyari arabuluculukta arabulucu, süreç başlamadan önce teklifte bulunan taraftan ücret ve masraf isteyebilir. Süreç başlamazsa bu ücret iade edilmez (Tarife m. 2/3).
- Uyuşmazlık konusuz kalırsa veya feragat, kabul ya da sulh gerçekleşirse ücretin tamamı ödenir (Tarife m. 5/1).
- Konusu para olmayan uyuşmazlıklarda ve anlaşmama hâlinde saatlik ücret (Birinci Kısım), parasal uyuşmazlıkta anlaşma hâlinde anlaşılan miktara göre ücret (İkinci Kısım) uygulanır (Tarife m. 7).
- Anlaşma hâlinde ücret 9.000 TL’den, ticari uyuşmazlıklarda ve ortaklığın giderilmesinde ise 13.000 TL’den az olamaz (Tarife m. 7/6-7).
Saatlik ücretler (Birinci Kısım, iki taraf)
| Uyuşmazlık türü | 2026 saatlik ücret (iki tarafta, taraf başına) |
|---|---|
| Aile hukuku | 1.000 TL |
| Ticari | 1.500 TL |
| İşçi-işveren | 1.130 TL |
| Tüketici | 1.000 TL |
| Kira, komşu hakkı, kat mülkiyeti | 1.170 TL |
| Ortaklığın giderilmesi | 1.170 TL |
| Diğer | 1.000 TL |
Ayrıca taraf sayısı arttıkça tarife farklı saatlik tutarlar öngörür. Bu nedenle üç veya daha fazla tarafın katıldığı süreçlerde tarifenin ilgili sütununa bakmak gerekir.
Anlaşma hâlinde ücret nasıl hesaplanır?
Parasal bir uyuşmazlıkta taraflar anlaşırsa ücret, anlaşılan miktara dilimler hâlinde uygulanan oranlarla bulunur. Tek arabulucunun görev yaptığı süreçte ilk 600.000 TL için %6, sonraki 960.000 TL için %5, sonraki 1.560.000 TL için %4 oranı uygulanır. Birden fazla arabulucu görev yaparsa oranlar sırasıyla %9, %7,5 ve %6’dır.
Kurgusal hesaplama örneği: Ticari olmayan parasal bir uyuşmazlıkta iki taraf, tek arabulucu önünde 500.000 TL üzerinde anlaşıyor. Ücret 500.000 × %6 = 30.000 TL olur. Bu tutar 9.000 TL’lik alt sınırın üzerindedir. Bu nedenle aksi kararlaştırılmadıkça taraflar 15.000’er TL öder. Anlaşılan miktar 1.000.000 TL olsaydı hesap şöyle olurdu: 600.000 × %6 = 36.000 TL ve 400.000 × %5 = 20.000 TL; toplam 56.000 TL. Bu örnek tarifeye göre yaklaşık bir hesaptır. Kendi rakamlarınızla ön hesap için arabuluculuk ücreti hesaplama aracını kullanabilirsiniz.
Adli yardım ve arabuluculuk-tahkim
Arabuluculuk ücretini karşılama imkânı bulunmayan taraf için kanun adli yardım imkânı tanır. Bu konuda arabuluculuk bürosunun bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi karar verir ve HMK’nın adli yardım hükümleri kıyasen uygulanır (m. 13/3). Ancak bu hükmün arabuluculuk bürosu dışında yürütülen ihtiyari süreçlere nasıl uygulanacağı kanun metninden açıkça anlaşılmaz. Bunun yanında tarife, arabuluculuk-tahkim yönlendirmesinde bilgilendirme için ayrı bir ücret öngörür (Tarife m. 9).
İhtiyari Arabuluculukta Sık Yapılan Hatalar
İhtiyari arabuluculukta sorunların çoğu, sürecin amacının ve belgenin içeriğinin yanlış kurulmasından doğar. Aşağıdaki hatalar, anlaşma belgesinin geçersizliği, icra edilememesi veya dava yasağının kapsamı konusunda uzun tartışmalara yol açar. Bu nedenle her iki taraf da bu noktalara dikkat ederek süreci daha sağlıklı yürütür.
- Henüz bir uyuşmazlık doğmadan, yalnızca bir ödemeyi belgelemek amacıyla arabuluculuk tutanağı düzenlemek.
- Anlaşılan hususları “tüm alacaklar” gibi genel ifadelerle yazmak; tutar, kalem ve vadeyi belirtmemek.
- Arabulucuyla görüşmeden, önceden hazırlanmış bir tutanağı imzalamak.
- Arabulucunun imzası olmadan tutanak düzenlemek.
- Kira, ortaklığın giderilmesi gibi 18/B kapsamındaki anlaşmayı şerh almadan icraya koymaya çalışmak.
- Taksitli ödeme anlaşmasında, ödeme yapılmazsa ne olacağını belgeye yazmamak.
- Aile içi şiddet iddiası bulunan bir uyuşmazlığı arabuluculuğa götürmek.
- Teklife ilişkin 30 günlük süreyi ve sürecin başlangıç tutanağını takip etmemek.
- Dava sırasında arabuluculuğa başvurulduğunu mahkemeye bildirmemek.
Kurgusal Örnek: Ticari Alacakta İhtiyari Arabuluculuk
Aşağıdaki örnek tamamen kurgusaldır ve ihtiyari arabuluculuğun işleyişini göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Örnekteki kişiler ve olaylar gerçek değildir. Amaç, teklif, başlangıç tutanağı, anlaşma belgesi ve şerh aşamalarının birbirine nasıl bağlandığını somut bir akışla göstermektir.
Bir mobilya üreticisi, bir otel işletmesine teslim ettiği ürünlerin bedelinin bir kısmını tahsil edemiyor. Buna karşılık otel işletmesi, ürünlerin bir bölümünün ayıplı olduğunu ileri sürüyor. Üretici, otel işletmesine yazılı bir ihtiyari arabuluculuk teklifi gönderiyor. Ardından otel işletmesi 30 günlük süre dolmadan teklifi kabul ediyor.
Taraflar sicile kayıtlı bir arabulucu üzerinde anlaşıyor. Arabulucu ilk toplantıda tarafları sürecin esasları, gizlilik ve sonuçlar hakkında aydınlatıyor; taraflar sürecin devamı konusundaki anlaşmalarını tutanağa geçiriyor. Böylece bu tarihten itibaren zamanaşımı işlemiyor. Görüşmelerde taraflar, ayıplı ürünlerin değiştirilmesi ve kalan bedelin üç taksitte ödenmesi üzerinde uzlaşıyor.
Anlaşma belgesine ürün listesini, tutarı, taksit tarihlerini ve ödeme yapılmazsa doğacak sonucu ayrıntılı biçimde yazıyorlar. Uyuşmazlık ticari olduğundan, tarafların avukatları ve arabulucu belgeyi imzalıyor. Böylece bu imzalarla belge şerhe gerek kalmadan ilam niteliği kazanıyor (m. 18/4). Ödeme aksarsa alacaklı belgeyi doğrudan icraya koyma imkânına sahip oluyor.
Gizlilik ve süreç hakkında bilgilendirme
Arabuluculukta paylaşılan bilgi ve belgeler, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça gizlidir ve sonraki davada delil olarak kullanılamaz. Arabuluculuğun belirli bir uyuşmazlıkta uygulanabilirliği; uyuşmazlığın türüne, tarafların iradesine ve ilgili mevzuata bağlıdır. Ayrıca arabulucu, taraflardan hiçbirinin lehine görüş bildirmez.
Arabuluculukla ilgili diğer yazılarımıza arabuluculuk makaleleri sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Temel kavramlar
İhtiyari arabuluculuk nedir?
Tarafların bir özel hukuk uyuşmazlığını kendi istekleriyle, tarafsız ve bağımsız bir arabulucunun yardımıyla çözmeye çalıştıkları yönteme ihtiyari arabuluculuk denir (6325 sayılı Kanun m. 2/b). Arabulucu karar vermez; bu nedenle çözümü taraflar kendileri bulur.
İhtiyari ve zorunlu arabuluculuk arasındaki fark nedir?
Temel fark başvuru zorunluluğundadır. Zorunlu arabuluculukta kanun, belirli davalardan önce arabulucuya başvurmayı dava şartı sayar (m. 18/A). Buna karşılık ihtiyari arabuluculukta başvuru, süreci sürdürme ve sonuçlandırma tamamen tarafların iradesine bağlıdır (m. 3).
İhtiyari arabuluculuk hangi uyuşmazlıklarda yapılır?
Tarafların serbestçe tasarruf edebildiği iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında yapılır (m. 1/2). Örneğin kira alacağı, ticari sözleşmeden doğan bedel ve tazminat talepleri bu ölçüte genellikle uyar.
Hangi konular arabuluculuğa elverişli değildir?
Kanuna göre aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (m. 1/2). Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kamu düzenine ilişkin uyuşmazlıkların da arabuluculuğa elverişli olmadığını belirtir.
Arabulucu karar verir mi?
Hayır, arabulucu hâkime özgü işlemleri yapamaz ve bağlayıcı bir karar vermez (m. 15). Bunun yerine tarafların iletişimini kolaylaştırır ve kendi çözümlerini bulmalarına yardım eder.
Arabulucu çözüm önerir mi?
Evet, taraflar kendi çözümlerini üretemezse arabulucu bir çözüm önerisi sunar (m. 15/7). Ancak bu öneri tarafları bağlamaz; dolayısıyla taraflar öneriyi kabul edip etmemekte serbesttir.
Aile hukukunda ihtiyari arabuluculuk
Boşanma davasında ihtiyari arabuluculuk mümkün mü?
Boşanma kararının kendisi arabuluculukla verilmez; çünkü bu konu kamu düzenine ilişkindir ve mahkeme kararı gerektirir. Buna karşılık mal paylaşımı gibi mali sonuçlar üzerinde tarafların anlaşması mümkündür. Ayrıca aile hukukunda şerh incelemesi duruşmalı yapılır (m. 18/3).
Velayet konusunda arabulucuya gitmek mümkün mü?
Velayet hakkında arabuluculukla bağlayıcı bir sonuç doğmaz. Çünkü velayet, tarafların serbestçe tasarruf edemediği ve kamu düzenine ilişkin bir konudur; bu nedenle velayet konusunda mahkeme karar verir.
Aile içi şiddet iddiası varsa arabuluculuk olur mu?
Hayır, kanun aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıkları açıkça arabuluculuğa elverişli saymaz (m. 1/2). Dolayısıyla böyle bir iddia ortaya çıkarsa arabuluculuk süreci sona erer.
Miras ortaklığının giderilmesi ihtiyari arabuluculukla çözülür mü?
Evet, ortaklığın giderilmesi arabuluculuğa elverişli bir uyuşmazlıktır. Ancak bu konuda dava açmadan önce arabuluculuk bürosuna başvuru ayrıca dava şartıdır; bunun yanında anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi zorunludur ve avukat imzası şerhin yerini tutmaz (m. 18/B).
Taşınmaz, iş ve kamu uyuşmazlıklarında ihtiyari arabuluculuk
Tapu devri konusunda arabuluculuk mümkün mü?
Evet, kanun taşınmaz devrine veya sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişli sayar (m. 17/B). Ancak bu anlaşmalarda şerh zorunludur ve şerhi taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi verir. Ayrıca 7531 sayılı Kanunla şerhli belgeye dayanarak resmî senet aranmadan tescil imkânı getirildi.
İş kazası tazminatında ihtiyari arabuluculuk mümkün mü?
Evet, iş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davaları dava şartı arabuluculuğun dışındadır (7036 sayılı Kanun m. 3/3). Bu nedenle taraflar, isterlerse bu uyuşmazlıkta ihtiyari arabuluculuğa başvurur.
Ceza davalarında arabuluculuk var mı?
Hayır, 6325 sayılı Kanun yalnızca özel hukuk uyuşmazlıklarını kapsar (m. 1/2). Buna karşılık ceza soruşturmasında tarafların uzlaşması, ceza hukukundaki uzlaştırma kurumuyla ayrıca düzenlenir.
Kamu kurumu ihtiyari arabuluculuğa katılır mı?
Evet, özel hukuk ilişkisinden doğan bir uyuşmazlıkta idare de arabuluculuğa katılır. Bu durumda idareyi kanunda belirlenen komisyon temsil eder (m. 15/8). Buna karşılık idari ve vergisel uyuşmazlıklar kanunun kapsamı dışındadır.
İhtiyari arabuluculuk süreci ve başvuru
İhtiyari arabuluculuk nasıl başlar?
Bir taraf karşı tarafa arabuluculuk teklif eder; ardından teklif kabul edilirse taraflar arabulucuyu birlikte seçer. Dava öncesinde süreç, ilk toplantıya davet ve devam konusundaki anlaşmanın tutanağa geçtiği tarihte başlar (m. 16/1).
İhtiyari arabuluculuk başvurusunu nereye yapmak gerekir?
İhtiyari arabuluculukta adliyedeki arabuluculuk bürosuna başvurma zorunluluğu yoktur. Bunun yerine taraflar, Adalet Bakanlığı siciline kayıtlı bir arabulucu üzerinde birlikte anlaşır ve doğrudan bu arabulucuyla süreci başlatır (m. 14).
Arabuluculuk teklifine cevap vermezsem ne olur?
Kanuna göre aksi kararlaştırılmadıkça teklifte bulunulan taraf 30 gün içinde olumlu cevap vermezse teklif reddedilmiş sayılır (m. 13/2). Bu durumda ihtiyari süreç başlamaz.
Karşı taraf ihtiyari arabuluculuğa katılmak zorunda mı?
Hayır, iradilik ilkesi gereği taraflar arabulucuya başvurmakta ve süreci sürdürmekte serbesttir (m. 3). Ayrıca katılmamanın ihtiyari arabuluculukta kanuni bir yaptırımı yoktur.
İşveren işçiyi ihtiyari arabuluculuğa zorlayabilir mi?
Hayır, ihtiyari arabuluculuk her iki tarafın serbest iradesine dayanır. Nitekim Yargıtay, uyuşmazlık yokken veya arabulucuyla görüşülmeden imzalatılan belgelerin geçerliliğine itibar etmedi (9. HD, E. 2024/10855, K. 2024/15300; 9. HD, E. 2025/6534, K. 2025/8136).
İhtiyari arabuluculuk süresi ve zamanaşımı
İhtiyari arabuluculuk ne kadar sürer?
Kanun ihtiyari arabuluculuk için bir süre sınırı öngörmez. Bu nedenle süreyi uyuşmazlığın niteliği ve tarafların iradesi belirler. Diğer bir deyişle, dava şartı arabuluculuktaki 3+1 haftalık süre ihtiyari sürece uygulanmaz.
Dava devam ederken arabulucuya gitmek mümkün mü?
Evet, taraflar dava sırasında da ihtiyari arabuluculuğa başvurur (m. 13). Birlikte başvurduklarını bildirirlerse mahkeme yargılamayı üç ay erteler; ayrıca birlikte başvuruları üzerine bu süre üç aya kadar uzar (m. 15/5).
İhtiyari arabuluculuk zamanaşımını durdurur mu?
Evet, arabuluculuk süreci boyunca zamanaşımı işlemez ve hak düşürücü süreler hesaba katılmaz (m. 16/2). Ancak etki sürecin başladığı tarihten itibaren doğar; yalnızca teklif göndermek süreci başlatmaz.
Görüşmeler, tarafsızlık ve gizlilik
Görüşmelere kimler katılır?
Taraflar görüşmelere bizzat, kanuni temsilcileri aracılığıyla veya avukatlarıyla katılır (m. 15/6). Ayrıca konunun teknik yönünü bilen bir kişinin görüşmelerde bulunması da mümkündür.
İhtiyari arabuluculukta avukat zorunlu mu?
Hayır, avukatla katılım zorunlu değildir. Ancak avukat imzası, anlaşma belgesinin şerhsiz ilam niteliği kazanması için önem taşır (m. 18/4). Ayrıca avukat katılacaksa vekâletnamede arabuluculuğa ilişkin özel yetki bulunmasına dikkat etmek gerekir.
Arabulucu tarafsız olmazsa ne olur?
Kanuna göre arabulucu, tarafsızlığından şüphe ettirecek durumları taraflara açıklamak zorundadır (m. 9/2). Ayrıca iradilik ilkesi gereği taraflar her aşamada süreçten çekilme hakkına sahiptir. Usule aykırı yürütülen bir süreçte varılan anlaşmanın iptali de gündeme gelir.
Arabulucunun sonradan taraflardan birinin avukatı olması mümkün mü?
Hayır, arabulucu, arabuluculuk faaliyetine konu uyuşmazlıkla ilgili olarak sonradan açılan davada taraflardan birinin avukatı olarak görev alamaz (m. 9/4).
İhtiyari arabuluculuk gizli mi?
Evet, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, taraflar ve sürece katılan diğer kişiler süreçte sunulan bilgi ve belgeleri gizli tutar (m. 4).
Arabuluculukta söylenenler mahkemede delil olur mu?
Hayır, arabuluculuğa davet, teklifler, öneriler, kabuller ve yalnızca süreç için hazırlanan belgeler sonraki hukuk davasında veya tahkimde delil olarak kullanılamaz; sunulsa bile hükme esas alınmaz (m. 5). Ancak kanun emri ve anlaşmanın icrası bu kuralın istisnasıdır.
Gizliliği ihlal etmenin cezası nedir?
Kanuna göre gizlilik yükümlülüğünü ihlal eden kişi, ihlal nedeniyle hukuken korunan bir menfaat zarar görmüşse altı aya kadar hapis cezasıyla karşılaşır (m. 33). Ayrıca soruşturma şikâyete bağlıdır.
Anlaşma belgesi ve icra edilebilirlik şerhi
Anlaşma belgesi bağlayıcı mı?
Evet, anlaşma belgesi tarafları bağlar ve anlaşılan hususlar hakkında dava açılamaz (m. 18/5). Ayrıca Yargıtay belgeyi borçlar hukukuna tabi bir sözleşme olarak niteler; bu nedenle geçerlilik şartları aranır ve belge maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz (9. HD, E. 2024/10855, K. 2024/15300).
Anlaşma belgesi ilam niteliğinde mi?
Belgeye icra edilebilirlik şerhi verilirse ilam niteliğinde belge sayılır (m. 18/2). Ayrıca taraflar, avukatları ve arabulucu belgeyi birlikte imzalarsa şerhe gerek kalmaz; ticari uyuşmazlıkta ise avukatlar ve arabulucunun imzası yeterlidir (m. 18/4).
İcra edilebilirlik şerhi nereden alınır?
Dava açılmadan önce varılan anlaşmada arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesi, dava sırasında varılan anlaşmada ise davanın görüldüğü mahkeme şerh verir (m. 18/2). Buna karşılık taşınmaz devrinde taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi, milletlerarası sulh anlaşmasında asliye ticaret mahkemesi yetkilidir.
Şerh için avukat imzası yeterli mi?
Kural olarak taraflar, avukatları ve arabulucunun imzası şerhin yerini tutar (m. 18/4). Ancak kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında (m. 18/B) ve taşınmaz devrinde (m. 17/B) şerh zorunludur; bu nedenle avukat imzası yetmez.
Şerh talebinde vekâlet ücreti ödenir mi?
Hayır, Yargıtay 3. Hukuk Dairesine göre şerh talebi çekişmesiz yargı işidir, giderler talep edende kalır ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez (E. 2024/971, K. 2024/4021).
Anlaşmaya uyulmazsa ne yapılır?
İlam niteliği kazanmış belgeyi alacaklı doğrudan icraya koyar. Buna karşılık belge bu niteliği kazanmamışsa önce şerh alması gerekir. Ayrıca şerhin zorunlu olduğu hâllerde şerh olmadan icra yoluna gitmek mümkün değildir.
Anlaşmayı bir şarta bağlamak mümkün mü?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ödemenin yapılmaması hâlinde alacağın tamamı için dava açılabileceğini öngören bir anlaşmada, şart gerçekleşmediği için dava yasağını uygulamadı (E. 2024/499, K. 2025/329). Ancak kararda azınlık görüşü anlaşmanın şarta bağlanamayacağını savundu; dolayısıyla konu tartışmasız değildir.
İhtiyari arabuluculuk tutanağının geçersizliği ve iptali
Anlaşılan konuda sonradan dava açmak mümkün mü?
Kural olarak hayır; anlaşılan hususlar hakkında dava açılamaz (m. 18/5). Ancak Yargıtay bu yasağı dar yorumlar: Anlaşılan hususlar belgede açıkça yazılmamışsa uyuşmazlık anlaşmayla sona ermiş sayılmaz.
Anlaşma belgesinin iptali mümkün mü, hangi sürede?
Evet, taraf kesin hükümsüzlük, aşırı yararlanma, yanılma, aldatma, korkutma veya sahtelik iddiasıyla belgenin geçersizliğini ileri sürer. Ayrıca irade fesadında süre, öğrenme veya korkunun etkisinin kalktığı tarihten itibaren bir yıldır (9. HD, E. 2024/10855, K. 2024/15300).
Arabulucu imzası olmayan anlaşma geçerli mi?
Yargıtay’a göre arabulucu imzası taşımayan belge adi yazılı sözleşme niteliğinde kalır ve şerhe konu olamaz (9. HD, E. 2024/10855, K. 2024/15300). Dolayısıyla belge arabuluculuk anlaşma belgesinin sonuçlarını doğurmaz.
İşten ayrılırken imzalatılan ihtiyari arabuluculuk tutanağı geçerli mi?
Uyuşmazlık doğmadan düzenlenen tutanak, dava yasağı yönünden geçerli bir anlaşma belgesi sayılmaz. Nitekim Yargıtay, aynı gün istifa dilekçesiyle birlikte imzalanan belgeye bu sonucu tanımadı ve arabuluculuğun ödeme belgesi aracı olarak kullanılamayacağını belirtti (9. HD, E. 2024/10855, K. 2024/15300).
İhtiyari arabuluculuk tutanağı ibraname yerine geçer mi?
Usulüne uygun arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşmaya TBK m. 420’deki ibra kuralları uygulanmaz. Buna karşılık usulüne uygun bir arabuluculuk yoksa belge TBK m. 420 veya ifa hükümleri çerçevesinde değerlendirilir (9. HD, E. 2024/10855, K. 2024/15300).
Arabulucuyla görüşmeden imzaladığım tutanak geçerli mi?
Bu durum belgenin iptali sonucunu doğurabilir. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, arabulucuyla hiç görüşülmeden başka şehirde hazırlanıp işyerinde imzalatılan tutanakların iptaline ilişkin kararı onadı (E. 2025/6534, K. 2025/8136).
Anlaşma sağlanamazsa
İhtiyari arabuluculukta anlaşma olmazsa ne olur?
Arabulucu son tutanak düzenler ve tarafların dava açma hakkı aynen devam eder. Ayrıca katılmamanın veya anlaşmamanın ihtiyari süreçte bir yaptırımı yoktur; durmuş olan süreler ise yeniden işlemeye başlar.
İhtiyari arabuluculuk son tutanağı dava şartını karşılar mı?
Bu konuda kanunda açık bir hüküm yoktur ve kaynaklarda farklı görüşler bulunur. Kanunun dava şartı düzenlemesi ise arabuluculuk bürosuna başvuruyu esas alır (m. 18/A). Bu nedenle ihtiyari son tutanağa dava şartı yönünden kesin bir sonuç bağlamak doğru olmaz.
İhtiyari arabuluculuk ücreti 2026
İhtiyari arabuluculuk ücretini kim öder?
Ücreti taraflar öder; aksi kararlaştırılmadıkça ücreti eşit paylaşırlar (m. 7). Ayrıca ücret, faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte olan tarifeye göre belirlenir.
İhtiyari arabuluculuk ücreti 2026’da ne kadar?
Anlaşma hâlinde ücret anlaşılan miktara göre hesaplanır: tek arabulucuda ilk 600.000 TL için %6, sonraki 960.000 TL için %5. Ancak anlaşmada ücret 9.000 TL’den, ticari uyuşmazlık ve ortaklığın giderilmesinde ise 13.000 TL’den az olamaz (2026 Tarifesi m. 7).
Anlaşma olmazsa da arabulucuya ücret ödenir mi?
Evet, anlaşmama hâlinde tarifenin saatlik ücretlerini içeren Birinci Kısmı uygulanır (Tarife m. 7/3). Örneğin 2026’da iki taraflı ticari uyuşmazlıkta saatlik ücret taraf başına 1.500 TL’dir.
Arabulucunun ön ödeme isteme hakkı var mı?
Evet, ihtiyari arabuluculukta arabulucu, süreç başlamadan önce teklifte bulunan taraftan ücret ve masraf isteme hakkına sahiptir. Ancak süreç başlamazsa bu ücret iade edilmez (Tarife m. 2/3).
Tarifenin altında ücret kararlaştırmak mümkün mü?
Hayır, taraflar tarifenin altında bir ücret kararlaştıramaz (Tarife m. 1/2). Buna karşılık tarifenin üzerinde bir ücret üzerinde anlaşmaları mümkündür.
Ücreti ödeyemeyen taraf için adli yardım var mı?
Kanun, arabuluculuk ücretini karşılayamayan taraf için adli yardım öngörür; kararı arabuluculuk bürosunun bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi verir (m. 13/3). Ancak bu hükmün arabuluculuk bürosu dışındaki ihtiyari süreçlere uygulanma biçimi kanun metninden açıkça anlaşılmaz.
Kaynakça
Mevzuat
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (RG 22.06.2012, sayı 28331), m. 1, 2, 3, 4, 5, 7, 9, 10, 11, 13, 14, 15, 16, 17, 17/A, 17/B, 18, 18/A, 18/B ve 33. mevzuat.gov.tr
- 2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi (RG 26.12.2025, sayı 33119; yürürlük 01.01.2026), m. 1, 2, 5, 7, 9, 10.
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 5/A.
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 73/A.
- 7531 sayılı Kanun (6325 sayılı Kanunda son değişiklik; m. 17/B ve 18/A-11).
- 7282 sayılı Kanun (Singapur Sözleşmesinin onaylanması; 6325 m. 17/A bağlantısı).
- 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, sayı 33326; arabuluculuk hükümlerinde değişiklik yapmamıştır).
Yargı kararları
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/499, K. 2025/329, T. 21.05.2025.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6534, K. 2025/8136, T. 21.10.2025.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/971, K. 2024/4021, T. 02.12.2024.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/10855, K. 2024/15300, T. 27.11.2024.
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.




