Müşteki nedir: müşteki, müşteki sanık ve katılan kavramları

Müşteki nedir sorusunun kısa cevabı şudur: Müşteki, bir suç nedeniyle savcılığa veya kolluğa şikâyette bulunan kişidir; günlük dildeki karşılığı “şikâyetçi”dir. Kelime kanunda geçmez; ancak savcılık ve mahkeme kayıtları bu kelimeyi yaygın biçimde kullanır. Müşteki sanık ise aynı olayda hem şikâyetçi olan hem de hakkında dava açılan kişiyi anlatır.

Kısaca

  • Müşteki: Suçtan etkilendiği için şikâyette bulunan kişi. Ceza Muhakemesi Kanunu bu kişiyi “şikâyetçi” olarak anar.
  • Müşteki sanık: Karşılıklı kavga gibi olaylarda hem şikâyet eden hem de hakkında kamu davası açılan kişi.
  • Katılan: Kamu davasına katılma talebi kabul edilen şikâyetçi. Kararı istinafa ve temyize götürmek için kural olarak katılan sıfatı gerekir.
  • Şikâyet süresi: Şikâyete bağlı suçlarda fiili ve faili öğrenmeden itibaren 6 ay (TCK m. 73).
  • İtiraz süresi: Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresi, tebliğden itibaren iki haftadır (CMK m. 173).
Müşteki ile katılan arasındaki fark: şikâyette bulunan kişi ve kamu davasına katılma talebi kabul edilen kişi
Müşteki ile katılan arasındaki temel fark

Müşteki Nedir?

Bir suçtan zarar gördüğünü ileri sürerek Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa şikâyette bulunan kişiye müşteki denir. Sözlük anlamı “şikâyet eden, yakınan”dır. Ceza Muhakemesi Kanunu bu kişiyi “şikâyetçi” olarak adlandırır; buna karşılık iddianame, tutanak ve duruşma kayıtları müşteki kelimesini geleneksel olarak kullanmaya devam eder.

Bu sıfat, şikâyetin yapıldığı anda ortaya çıkar ve soruşturma boyunca devam eder. Kovuşturma aşamasında kişi davaya katılmayı talep eder; mahkeme talebi kabul ederse “katılan” sıfatını alır. Dolayısıyla dosya kayıtları, farklı aşamalarda aynı kişiyi farklı adlarla anar.

Müşteki kelimesi nereden gelir?

Müşteki, Arapça kökenli “şekva” (şikâyet) kelimesinden türemiştir ve “şikâyet eden” anlamına gelir. Kelime, eski kanunlarda ve yargı dilinde kökleştiği için bugün de mahkeme kayıtlarında sıkça yer alır. Buna karşılık günlük dilde aynı anlama gelen kelime “şikâyetçi”dir.

Kimler müşteki sıfatını alır?

  • Mağdur: Suçun doğrudan hedef aldığı kişi; örneğin darbedilen veya hakarete uğrayan kişi.
  • Suçtan zarar gören: Suçun doğrudan hedefi olmasa da suç nedeniyle zarar gören kişi.
  • Tüzel kişiler: Şirket, dernek veya vakıf gibi kuruluşlar, şikâyet hakkını yetkili temsilcileri aracılığıyla kullanır.
  • Çocuklar ve kısıtlılar: Şikâyet hakkını kanuni temsilcileriyle birlikte veya onlar aracılığıyla kullanırlar.

Müşteki ile Mağdur, Katılan ve Davacı Arasındaki Fark

Müşteki şikâyet eden kişiyi, mağdur suçun doğrudan hedef aldığı kişiyi, katılan ise kamu davasına katılma talebi kabul edilen kişiyi anlatır. Çoğu dosyada bu sıfatlar aynı kişide birleşir; ancak her mağdur şikâyet yoluna gitmez, her şikâyetçi de davaya katılma yolunu seçmez. Ayrıca ceza davası “davacı” kavramına yer vermez; kamu davasını savcılık açar.

KavramKimdir?Hangi aşamada?
Müşteki (şikâyetçi)Suç nedeniyle şikâyette bulunan kişiŞikâyetten itibaren
MağdurSuçun doğrudan hedef aldığı kişiSuç anından itibaren
Suçtan zarar görenSuç nedeniyle zarara uğrayan kişiSuç anından itibaren
KatılanKamu davasına katılma talebi kabul edilen kişiKovuşturma aşamasında
İhbarcıSuçtan etkilenmeden suçu yetkililere bildiren kişiBildirim anında
ŞüpheliHakkında soruşturma yürütülen kişiSoruşturma aşamasında
SanıkHakkında kamu davası açılan kişiİddianamenin kabulünden itibaren

Müşteki ile ihbarcı farkı

İhbarcı, suçtan kendisi etkilenmeden bir suçu yetkililere bildiren kişidir; örneğin sokakta gördüğü bir kavgayı polise bildiren vatandaş. Buna karşılık müşteki, suçtan etkilendiği için şikâyet eder. İhbarcı ise şikâyetçiye tanınan davaya katılma ve kanun yoluna başvurma gibi haklara sahip değildir.

Müşteki ile davacı farkı

Hukuk davalarında dava açan kişiye davacı denir. Buna karşılık ceza davalarında kamu davasını Cumhuriyet savcısı iddianameyle açar; müşteki davanın tarafı değil, davaya katılma hakkı olan kişidir. Şikâyetçi aynı olay nedeniyle hukuk mahkemesinde tazminat davası açarsa o davada davacı sıfatını alır.

Müşteki Sanık Ne Demek?

Müşteki sanık, aynı olayda hem şikâyetçi olan hem de hakkında kamu davası açılan kişidir. Bu duruma en sık karşılıklı kavga, karşılıklı hakaret veya karşılıklı yaralama olaylarında rastlanır. Böyle bir dosyada her iki taraf da birbirinden şikâyetçidir ve her biri hakkında ayrı bir suç isnadı vardır; mahkeme iki tarafı da aynı dosyada yargılama imkânına sahiptir.

Müşteki sanık sıfatı, kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez. Yani kişi kendi uğradığı fiil bakımından şikâyetçi, kendisine isnat edilen fiil bakımından sanık konumundadır. Mahkeme her iki fiili ayrı ayrı değerlendirir; bu nedenle taraflardan biri beraat ederken diğerinin mahkûm olması mümkündür.

Müşteki şüpheli ne demek?

Müşteki şüpheli, aynı durumun soruşturma aşamasındaki adıdır. Savcılık iddianame düzenleyip mahkeme bunu kabul edene kadar dosya kayıtları, karşılıklı şikâyetçi olan kişileri “müşteki şüpheli” olarak anar. Ardından iddianamenin kabulüyle kovuşturma başlar ve sıfat “müşteki sanık” olur.

Müşteki sanık ceza alır mı?

Müşteki sanık, kendisine isnat edilen suç sabit olursa ceza alma riskiyle karşı karşıyadır. Karşılıklı olaylarda mahkeme haksız tahrik, meşru savunma veya karşılıklı hakaret gibi hükümleri değerlendirir. Örneğin karşılıklı hakarette hâkim, taraflardan birinin veya ikisinin verilecek cezada üçte bire kadar indirim yapma ya da ceza vermekten vazgeçme yetkisine sahiptir (TCK m. 129/3).

Hem şikâyetçi hem şüpheli konumunda mısınız?

Karşılıklı şikâyetlerde ifadelerin tutarlılığı, delillerin sunuluş şekli ve davaya katılma talebi sonucu doğrudan etkiler. Somut durumunuzu değerlendirmek için bir avukata danışabilirsiniz.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp’tan Yazın

Şikâyet Nereye ve Nasıl Yapılır?

Şikâyetçi, Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa, yani polise ya da jandarmaya başvurur. Valilik, kaymakamlık veya mahkeme de kendisine yapılan başvuruyu ilgili başsavcılığa gönderir (CMK m. 158). Ayrıca şikâyeti yazılı dilekçeyle yapmak mümkün olduğu gibi sözlü olarak yapmak da mümkündür; sözlü şikâyet hâlinde yetkili makam beyanı tutanağa geçirir.

Müştekinin şikâyet sürecindeki adımlar: şikâyet, ifade, soruşturma kararı ve davaya katılma
Şikâyetten davaya katılmaya kadar müştekinin izlediği yol

Şikâyet dilekçesinde neler yer almalı?

  • Kimlik bilgileriniz, güncel adresiniz ve telefon numaranız.
  • Şikâyet edilen kişinin bilinen bilgileri.
  • Olayın tarihi, yeri ve nasıl gerçekleştiği.
  • Rapor, fotoğraf, mesaj, dekont gibi deliller ve tanıkların iletişim bilgileri.
  • Şüpheliden şikâyetçi olduğunuza dair açık beyan.

Dilekçede veya tutanakta bildirdiğiniz adres tebligata esas alınır. Adresiniz değişir de bunu bildirmezseniz yetkili makam yeniden adres araştırması yapmaz; üstelik eski adrese gönderilen çağrıların geçerli sayılması mümkündür (CMK m. 235). Bu nedenle adres değişikliğini dosyaya bildirmek önemlidir.

Şikâyet süresi ne kadar?

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi, fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren 6 aydır (TCK m. 73). Ancak hakaret suçunda bu süre, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yılı geçemez. Buna karşılık kasten öldürme veya nitelikli yaralama gibi şikâyete bağlı olmayan suçlarda savcılık suçu öğrendiğinde re’sen soruşturma başlatır; bu suçlarda şikâyet süresi yoktur.

Başlıca şikâyete bağlı suçlar arasında basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen kasten yaralama, hakaret, malvarlığına yönelik tehdit, basit konut dokunulmazlığının ihlali ve güveni kötüye kullanma yer alır. Darp olaylarında şikâyet ve tazminat sürelerinin birbirinden nasıl ayrıldığını darp nedeniyle tazminat davası yazımızda ayrıntılı anlattık.

Müştekinin Hakları Nelerdir?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 234. maddesi, müştekinin haklarını soruşturma ve kovuşturma aşamaları için ayrı ayrı sayar. Ayrıca ifadeyi alan makam bu hakları şikâyetçiye anlatır ve tutanağa yazar. Buna göre şikâyetçi; delil toplanmasını isteme, belge örneği alma, belirli suçlarda barodan avukat talep etme ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etme haklarına sahiptir.

Soruşturma aşamasındaki haklar

  • Delillerin toplanmasını isteme.
  • Soruşturmanın gizliliğini ve amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla savcılıktan belge örneği isteme.
  • Avukatı yoksa, kanunda sayılan suçlarda barodan avukat görevlendirilmesini isteme.
  • Avukatı aracılığıyla soruşturma belgelerini ve el konulan eşyayı, kanuni kısıtlamalar saklı kalmak üzere inceleme.
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etme.

Kovuşturma aşamasındaki haklar

  • Duruşmadan haberdar edilme.
  • Kamu davasına katılma.
  • Tutanak ve belgelerden örnek isteme.
  • Tanıkların davet edilmesini isteme.
  • Kanunda sayılan suçlarda barodan avukat isteme.
  • Katılan sıfatını almış olmak veya CMK m. 260/1’deki diğer hâllerden birine girmek kaydıyla hükümlere karşı kanun yoluna başvurma.

Hangi suçlarda barodan avukat görevlendirmesi mümkündür?

Avukatı olmayan şikâyetçi; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, ısrarlı takip, kadına karşı kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda barodan avukat görevlendirilmesini isteme hakkına sahiptir. Bu kapsamı 7406 sayılı Kanun 2022’de genişletmiştir. Ayrıca mağdur 18 yaşından küçükse veya kendini ifade edemeyecek durumdaysa ve avukatı yoksa, baro talep aranmaksızın avukat görevlendirir (CMK m. 234/2).

Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz

Savcılık yeterli şüphe bulunmadığı kanaatine varırsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Şikâyetçi bu karara, tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz etme hakkına sahiptir. 7499 sayılı Kanun, 01.06.2024’ten itibaren verilen kararlar için bu süreyi 15 günden iki haftaya çevirmiştir. Ayrıca itiraz dilekçesi, kovuşturma açılmasını gerektiren olayları ve delilleri göstermelidir (CMK m. 173).

Müşteki Davaya Nasıl Katılır?

Müşteki, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar kovuşturmanın her aşamasında şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılma hakkına sahiptir (CMK m. 237). Şikâyetçi katılma talebini dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak bildirir; ardından mahkeme savcıyı ve sanığı dinleyip talebin uygunluğuna karar verir. Mahkeme talebi kabul ederse şikâyetçi “katılan” sıfatını alır.

Katılan sıfatının en önemli sonucu, kararı kanun yoluna götürebilme hakkıdır. Nitekim katılan, savcıdan bağımsız olarak kanun yollarına başvurma hakkına sahiptir (CMK m. 242). Ayrıca katılma davayı durdurmaz; mahkeme, katılanı çağıramasa bile günü belirlenmiş duruşmayı yapar.

Müşteki için süreler: şikâyete bağlı suçlarda 6 ay şikâyet süresi ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına iki hafta itiraz süresi
Müştekinin bilmesi gereken süreler

Davaya katılmayan müştekinin temyiz hakkı var mı?

Kural olarak yoktur. Yargıtay 17. Ceza Dairesi 12.07.2017 tarihli kararında, usulüne uygun davete rağmen duruşmaya gelmeyen ve hüküm verilinceye kadar katılma talebinde bulunmayan müştekinin vekilinin temyiz isteğini reddetmiştir; Daire, kanun yolu aşamasında yeni katılma talebinde bulunulamayacağını vurgulamıştır (E. 2016/9921, K. 2017/9353).

CMK m. 260/1, kanun yolunu yalnızca katılana değil; katılma isteği hakkında karar verilmemiş veya isteği reddedilen kişilere ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlara da açar. Uygulamada bu son grup, özellikle davadan haberdar edilmeyen veya katılma hakkı hatırlatılmayan kişiler için önem taşır. Şikâyetçi davadan haberdar edilmemiş veya katılma hakkı kendisine hatırlatılmamışsa durum bu nedenle farklıdır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi 29.03.2017 tarihli kararında, katılma hakları hatırlatılmadan yargılama bitirilen mağdurların vekilinin süresinde verdiği temyiz dilekçesini katılma iradesi olarak kabul etmiş ve hükmü bozmuştur (E. 2015/25216, K. 2017/3447). Bu kararlar, kapatılan veya yeniden yapılandırılan dairelere ait olsa da katılma ile kanun yolu arasındaki ilişkiyi anlamak bakımından yol göstericidir.

Katılma talebi hiç karara bağlanmamış şikâyetçi konusunda Yargıtay’ın daha yeni kararları da aynı yöndedir. Örneğin bir hakaret davasında şikâyetçi, davaya katılmak istediğini bildirmiş; ancak mahkeme bu talep hakkında karar vermeden sanığı beraat ettirmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, katılma talebi hakkında karar verilmemesini CMK m. 238/3’e aykırı bulmuştur. Daire, katılan sıfatını alabilecek durumdaki şikâyetçinin CMK m. 260/1 uyarınca hükmü temyiz etme hakkına sahip olduğunu belirtmiş ve CMK m. 237/2 gereği onu katılan, vekilini de katılan vekili olarak kabul etmiştir. Ardından hükmü bozmuş ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir (E. 2021/31319, K. 2024/4504, T. 04.04.2024).

Yargıtay 11. Ceza Dairesi de bir nitelikli dolandırıcılık dosyasında, katılma talebi yerel aşamalarda karara bağlanmamış suçtan zarar görenle ilgili aynı ilkeyi uygulamıştır. Daire, hükmü temyiz yetkisi bulunan şikâyetçiyi CMK m. 237/2 uyarınca katılan, vekilini de katılan vekili olarak kabul etmiştir (E. 2023/1347, K. 2023/3813, T. 10.05.2023).

Müşteki Mahkemeye Gitmezse Ne Olur?

Soruşturmada savcı, kovuşturmada mahkeme, müştekiyi çağrı kâğıdıyla çağırır ve dinler; kovuşturmada çağrı kâğıdına iddianameyi de ekler (CMK m. 233). Çağrıya uymayan şikâyetçi hakkında tanıklara ilişkin hükümler uygulanır; bu nedenle mahkeme zorla getirme kararı verme yetkisine sahiptir. Bununla birlikte şikâyetçinin duruşmaya gelmemesi, şikâyetten vazgeçtiği anlamına gelmez.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 25.04.2017 tarihli kararında, usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya gelmeyen müştekinin şikâyetini sürdürüp sürdürmediğinin ve davaya katılma isteği olup olmadığının sorulmadan hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır (E. 2016/367, K. 2017/3399).

Başka şehirdeki müşteki duruşmaya nasıl katılır?

Başka bir ilde oturan şikâyetçinin, bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla dinlenmesi mümkündür. Ayrıca mahkemelerde ses ve görüntü bilişim sistemi varsa şikâyetçi bu sistemle duruşmaya bağlanma imkânına sahiptir. Hangi yöntemin uygulanacağına mahkeme karar verir; şikâyetçi ise bunu dilekçeyle talep etme hakkına sahiptir.

Müşteki yemin eder mi?

Mağdur tanık sıfatıyla dinlendiğinde bile yemin etmez (CMK m. 236/1). Ayrıca yetkili makam, suçun etkisiyle psikolojisi bozulan çocuğu veya mağduru zorunlu hâller dışında yalnızca bir kez dinler ve dinleme sırasında yanında alanında uzman bir kişi bulundurur.

Şikâyetten Vazgeçme ve Sonuçları

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyetçi, hüküm kesinleşinceye kadar şikâyetinden vazgeçme hakkına sahiptir ve vazgeçme davanın düşmesine yol açar (TCK m. 73/4). Ancak sanık vazgeçmeyi kabul etmezse dava düşmez. Buna karşılık şikâyete bağlı olmayan suçlarda şikâyetten vazgeçme yargılamayı sona erdirmez; savcılık ve mahkeme süreci devam ettirir.

  • İştirak hâli: Suça birden fazla kişi katılmışsa, sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar (TCK m. 73/5).
  • Kesinleşmeden sonra: Hüküm kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme cezanın infazını engellemez.
  • Tazminat hakkı: Vazgeçme kural olarak tazminat hakkını kapsamaz. Ancak vazgeçerken şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi açıkça belirtirseniz ayrıca hukuk davası açamazsınız (TCK m. 73/7).

Sanığın vazgeçmeyi kabul etmesi için ayrıca açık bir beyan şart değildir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, mala zarar verme davasında mağdurun kovuşturma sırasında dilekçeyle şikâyetinden vazgeçtiği, hüküm duruşmasında hazır bulunan sanığın da bunu öğrendiği hâlde itiraz etmediği bir olayı incelemiştir. Daire’ye göre sanığın vazgeçmeye karşı çıkmaması yeterlidir; bu durumda mahkeme TCK m. 73/4 ve CMK m. 223/8 uyarınca düşme kararı vermelidir. Bu nedenle Daire mahkûmiyeti bozmuş ve davanın düşmesine karar vermiştir (E. 2023/24344, K. 2023/8547, T. 07.12.2023).

Müşteki ceza alır mı?

Şikâyetçi, yalnızca şikâyette bulunduğu için ceza almaz. Ancak gerçeğe aykırı bir şikâyetle masum bir kişiyi suçlamak iftira suçunu, işlenmemiş bir suçu gerçekleşmiş gibi bildirmek ise suç uydurma suçunu oluşturma riski taşır. Bununla birlikte müşteki sanık konumundaki kişinin, kendisine isnat edilen fiil bakımından ayrıca yargılanacağını da bilmek gerekir.

Müşteki sıfatı sicile işler mi?

Hayır. Adli sicil yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarını kaydeder; şikâyetçi veya müşteki olmak sicil kaydı oluşturmaz. Buna karşılık müşteki sanık konumundaki kişi hakkında mahkûmiyet kararı verilirse bu karar, şikâyetçi sıfatından bağımsız olarak sicile girer.

Müşteki Tazminat Alabilir mi?

Ceza mahkemesi kural olarak tazminata hükmetmez; bu nedenle şikâyetçi, suçtan doğan zararı için hukuk mahkemesinde ayrıca tazminat davası açar. Bu dava ceza davasından bağımsızdır ve ceza davasının sonucunu beklemek zorunlu değildir. Ayrıca zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık, her hâlde fiilden itibaren 10 yıllık süreler ile daha uzun ceza zamanaşımı kuralını dikkate almak gerekir.

Örneğin mesajla hakarete uğrayan kişinin hem şikâyette bulunma hem de manevi tazminat isteme hakkı vardır. Dolandırıcılık nedeniyle para kaybeden şikâyetçinin izleyeceği yolları IBAN ile gönderilen paranın geri alınması yazımızda anlattık. Kişisel verilerinizin hukuka aykırı paylaşıldığı durumlarda şikâyet süreci için KVKK suçu ve şikâyet süreci yazımıza göz atabilirsiniz.

Aile içi olaylarda müştekinin korunması

Şikâyetin konusu aile içi şiddet ise şikâyetçi, ceza soruşturmasından bağımsız olarak koruyucu tedbir de talep etme hakkına sahiptir. Uzaklaştırma kararının nasıl alınacağını eşe karşı uzaklaştırma kararı rehberimizde ele aldık.

Müştekilerin Sık Yaptığı Hatalar

Müşteki konumundaki kişilerin hak kayıpları çoğunlukla sürelerin kaçırılmasından, adres değişikliğinin bildirilmemesinden ve davaya katılma talebinin unutulmasından kaynaklanır. Bu nedenle şikâyetten kanun yoluna kadar her aşamada aşağıdaki noktalara dikkat etmek, şikâyetçi açısından dosyanın sonucunu doğrudan etkiler.

  • Şikâyet süresini olay tarihinden değil, fiili ve faili öğrenme tarihinden hesaplamamak.
  • Adres ve telefon değişikliğini dosyaya bildirmemek.
  • Kovuşturma aşamasında katılma talebinde bulunmayıp karar çıktıktan sonra temyize gitmeye çalışmak.
  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararına iki haftalık itiraz süresini kaçırmak.
  • Şikâyetten vazgeçmenin her suçta davayı bitireceğini düşünmek.
  • Vazgeçerken farkında olmadan tazminat haklarından da vazgeçmek.
  • Birden fazla failden yalnızca birinden şikâyetçi olmak; vazgeçmenin diğer faillere de etki ettiğini bilmemek.
  • Müşteki sanık olarak farklı ifadelerde birbiriyle çelişen beyanlar vermek.

Dosyanızda katılma veya itiraz süresi mi işliyor?

Katılma talebinin zamanı, itiraz dilekçesinin içeriği ve tazminat yolunun seçimi dosyaya özgü bir değerlendirme gerektirir. Belgelerinizle birlikte bir avukattan hukuki görüş alabilirsiniz.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp’tan Yazın

Sıkça Sorulan Sorular

Temel kavramlar

Müşteki ne demek?

Müşteki, bir suç nedeniyle savcılığa veya kolluğa şikâyette bulunan kişidir. Kelimenin günlük dildeki karşılığı “şikâyetçi”dir.

Müşteki kime denir?

Suçtan etkilendiği için şikâyette bulunan mağdura veya suçtan zarar gören kişiye müşteki denir.

Müşteki kelimesi kanunda geçer mi?

Geçmez. Ceza Muhakemesi Kanunu “şikâyetçi”, “mağdur”, “suçtan zarar gören” ve “katılan” terimlerini kullanır; buna karşılık yargı kayıtları geleneksel olarak müşteki kelimesini tercih eder.

Müşteki ile mağdur arasındaki fark nedir?

Mağdur suçun doğrudan hedef aldığı kişidir; müşteki ise şikâyette bulunan kişidir. Şikâyet eden mağdur aynı zamanda şikâyetçi sıfatını taşır, ancak şikâyet etmeyen mağdur bu sıfatı almaz.

Her mağdur müşteki midir?

Hayır. Mağdur şikâyet etmezse bu sıfatı almaz. Ancak şikâyete bağlı olmayan suçlarda savcılık mağdurun şikâyeti olmadan da soruşturma yürütür.

Müşteki ile katılan arasındaki fark nedir?

Müşteki şikâyette bulunan kişidir; katılan ise kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma talebi kabul edilen şikâyetçidir. Kararı kanun yoluna götürme hakkı kural olarak katılana aittir (CMK m. 260/1).

Müşteki ile davacı aynı kişi midir?

Ceza davası, davacı kavramına yer vermez; kamu davasını savcılık açar. Ancak şikâyetçi aynı olay için hukuk mahkemesinde tazminat davası açarsa o davada davacı olur.

Müşteki ile ihbarcı arasındaki fark nedir?

İhbarcı suçtan etkilenmeden suçu yetkililere bildiren kişidir. Buna karşılık şikâyetçi, suçtan etkilendiği için şikâyet eder ve davaya katılma hakkına sahiptir.

Şikâyet edilen kişiye ne denir?

Şikâyet edilen kişiye soruşturma aşamasında şüpheli, iddianamenin kabulünden sonra sanık denir.

Kimler müşteki olabilir?

Mağdur, suçtan zarar gören gerçek kişiler ve şirket, dernek gibi tüzel kişiler şikâyet hakkına sahiptir. Çocuklar ve kısıtlılar ise bu hakkı kanuni temsilcileriyle birlikte kullanır.

Müşteki sanık ve müşteki şüpheli

Müşteki sanık ne demek?

Aynı olayda hem şikâyetçi olan hem de hakkında kamu davası açılan kişiye müşteki sanık denir. Bu duruma en sık karşılıklı kavga veya karşılıklı hakaret olaylarında rastlanır.

Müşteki şüpheli ne demek?

Müşteki şüpheli, aynı durumun soruşturma aşamasındaki adıdır. Ardından iddianamenin kabulüyle kovuşturma başlar ve sıfat müşteki sanık olur.

Müşteki sanık ceza alır mı?

Kendisine isnat edilen suç sabit olursa ceza alma ihtimali vardır. Mahkeme her iki tarafın fiilini ayrı ayrı değerlendirir; ayrıca haksız tahrik veya karşılıklı hakaret gibi hükümler cezayı etkileme ihtimali taşır.

Karşılıklı kavgada iki taraf da müşteki sanık olur mu?

İki taraf da birbirinden şikâyetçi olur ve her ikisi hakkında dava açılırsa her ikisi de müşteki sanık sıfatını alır.

Katılan sanık ne demek?

Katılan sanık, karşılıklı olaylarda hem davaya katılan sıfatını almış hem de hakkında dava açılan kişiyi anlatır.

Şikâyet ve süreler

Şikâyet nereye yapılır?

Şikâyetçi, Cumhuriyet başsavcılığına veya polis ve jandarmaya başvurur. Valilik, kaymakamlık veya mahkeme de kendisine yapılan başvuruyu ilgili başsavcılığa gönderir (CMK m. 158).

Sözlü şikâyet mümkün mü?

Evet. Şikâyeti yazılı dilekçeyle yapmak mümkün olduğu gibi sözlü olarak yapmak da mümkündür; bu durumda yetkili makam beyanı tutanağa geçirir.

Şikâyet süresi ne kadar?

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi, fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren 6 aydır (TCK m. 73).

Hakaret davasında şikâyet süresi kaç yıl?

Hakaret suçunda 6 aylık şikâyet süresi, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yılı geçemez. Bu sınır 7531 sayılı Kanun’la eklenmiştir.

Şikâyet süresi geçerse ne olur?

Şikâyete bağlı suçlarda süre geçtikten sonra soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

Hangi suçlar şikâyete bağlıdır?

Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen kasten yaralama, hakaret, malvarlığına yönelik tehdit, basit konut dokunulmazlığının ihlali ve güveni kötüye kullanma şikâyete bağlı suçlara örnektir.

Şikâyet dilekçesinde adres yazmak neden önemli?

Dilekçede bildirdiğiniz adres tebligata esas alınır. Dolayısıyla adres değişikliğini bildirmezseniz yetkili makam yeniden adres araştırması yapmaz (CMK m. 235).

Müştekinin hakları

Müştekinin hakları nelerdir?

Şikâyetçi; delil toplanmasını isteme, belge örneği alma, belirli suçlarda barodan avukat talep etme, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etme ve kamu davasına katılma haklarına sahiptir (CMK m. 234).

Şikâyetçi dosyayı inceleme hakkına sahip mi?

Şikâyetçi, avukatı aracılığıyla soruşturma belgelerini ve el konulan eşyayı, kanundaki kısıtlamalar saklı kalmak üzere inceleme hakkına sahiptir. Ayrıca belge örneği isteme hakkı da vardır.

Müşteki için barodan avukat atanır mı?

Avukatı olmayan şikâyetçi; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, ısrarlı takip, kadına karşı kasten yaralama, işkence, eziyet ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda barodan avukat isteme hakkına sahiptir.

Çocuk mağdura avukat atanır mı?

Evet. Mağdur 18 yaşından küçükse ve avukatı yoksa, baro talep aranmaksızın avukat görevlendirir (CMK m. 234/2).

Takipsizlik kararına müştekinin itiraz hakkı var mı?

Evet. Şikâyetçi, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz etme hakkına sahiptir (CMK m. 173).

KYOK kararına itiraz süresi neden iki hafta?

7499 sayılı Kanun bu süreyi 15 günden iki haftaya çevirdi; değişiklik 01.06.2024’ten itibaren verilen kararlara uygulanır.

Davaya katılma

Müşteki davaya nasıl katılır?

Müşteki, şikâyetçi olduğunu bildirerek dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak katılma talebini mahkemeye iletir. Ardından mahkeme savcıyı ve sanığı dinleyip talep hakkında karar verir.

Katılma talebinin son zamanı nedir?

Şikâyetçi, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar kovuşturmanın her aşamasında katılma talebinde bulunma hakkına sahiptir (CMK m. 237).

İstinaf veya temyiz aşamasında davaya katılma mümkün mü?

Kural olarak hayır; kanun yolu aşamasında katılma talebinde bulunulamaz. Ancak davadan haberdar edilmeyen veya katılma hakkı hatırlatılmayan şikâyetçi bakımından farklı bir değerlendirme ihtimali vardır.

Müşteki davaya katılmazsa ne olur?

Dava savcılığın iddiası üzerine devam eder. Ancak katılan sıfatı almayan şikâyetçi, kural olarak hükmü kanun yoluna götüremez.

Müşteki kararı temyiz edebilir mi?

Kural olarak katılan sıfatı gerekir. Kanun yolu ayrıca katılma isteği hakkında karar verilmemiş veya isteği reddedilen kişilere ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlara da açıktır (CMK m. 260/1). Nitekim katılan, savcıdan bağımsız olarak kanun yoluna başvurma hakkına sahiptir (CMK m. 242). Katılma talebi karara bağlanmamış şikâyetçi temyiz ederse Yargıtay onu katılan olarak kabul eder (4. CD, E. 2021/31319, K. 2024/4504).

Katılan ölürse ne olur?

Katılan ölürse katılma hükümsüz kalır; ancak mirasçılar, katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılma hakkına sahiptir (CMK m. 243).

Duruşma

Şikâyetçi duruşmaya gitmek zorunda mı?

Savcı veya mahkeme, şikâyetçiyi çağrı kâğıdıyla çağırır ve dinler. Çağrıya uymazsa tanıklara ilişkin hükümler uygulanır; bu nedenle gerekirse mahkeme zorla getirme kararı verir.

Şikâyetçi ilk duruşmaya gelmezse dava düşer mi?

Düşmez. Şikâyetçinin gelmemesi şikâyetten vazgeçtiği anlamına gelmez; mahkeme şikâyet ve katılma iradesini ayrıca araştırır.

Şikâyetçi başka şehirdeyse duruşmaya nasıl katılır?

Şikâyetçinin bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla dinlenmesi veya mahkemede imkân varsa ses ve görüntü bilişim sistemiyle duruşmaya bağlanması mümkündür.

Şikâyetçi yemin eder mi?

Hayır. Mağdur tanık sıfatıyla dinlendiğinde bile yemin etmez (CMK m. 236/1).

Şikâyetçi sanığa soru sorma hakkına sahip mi?

Müşteki veya katılan, soruları kural olarak mahkeme başkanı ya da hâkim aracılığıyla yöneltir; avukatı varsa avukatın da soru sorma hakkı vardır.

Vazgeçme ve sonuçlar

Şikâyetçi şikâyetini geri alma hakkına sahip mi?

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyetçi, hüküm kesinleşinceye kadar şikâyetten vazgeçme hakkına sahiptir ve vazgeçme davayı düşürür (TCK m. 73/4).

Sanık şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmezse ne olur?

Kanunda aksi yoksa vazgeçme, kabul etmeyen sanığı etkilemez ve dava onun bakımından devam eder (TCK m. 73/6). Bununla birlikte sanığın açık kabul beyanı aranmaz; vazgeçmeden haberdar olan sanık karşı çıkmazsa mahkeme düşme kararı verir (Yargıtay 2. CD, E. 2023/24344, K. 2023/8547).

Şikâyete bağlı olmayan suçta şikâyetten vazgeçmek davayı bitirir mi?

Bitirmez. Bu suçlarda savcılık ve mahkeme süreci re’sen devam ettirir.

Karar kesinleştikten sonra şikâyeti geri almak mümkün mü?

Kesinleşmeden sonra yapılan vazgeçme cezanın infazını engellemez.

Şikâyetten vazgeçen kişi tazminat davası açma hakkını korur mu?

Kural olarak korur; çünkü vazgeçme tazminat hakkını kapsamaz. Ancak şahsi haklarından da açıkça vazgeçtiyse ayrıca hukuk davası açamaz (TCK m. 73/7).

Şikâyetçi olan kişi ceza alır mı?

Şikâyette bulunduğu için ceza almaz. Ancak gerçeğe aykırı şikâyetle masum birini suçlamak iftira suçunu oluşturma riski taşır.

Şikâyetçi olan kişi hapse girer mi?

Şikâyetçi sıfatı tek başına hapis sonucunu doğurmaz. Buna karşılık müşteki sanık konumundaki kişi, kendisine isnat edilen suç bakımından ayrıca yargılama sürecine tabidir.

Şikâyetçi olmak sicile işler mi?

Hayır. Adli sicil yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarını kaydeder; şikâyetçi olmak sicil kaydı oluşturmaz.

Tazminat ve avukat

Müşteki tazminat alabilir mi?

Ceza mahkemesi kural olarak tazminata hükmetmez; bu nedenle şikâyetçi, zararı için hukuk mahkemesinde ayrıca tazminat davası açar.

Müşteki avukat tutmalı mı?

Zorunlu değildir; ancak katılma talebi, delil toplatma ve kanun yolu sürelerinin takibi teknik bilgi gerektirdiğinden hukuki destek almak hak kaybı riskini azaltır.

Müşteki vekili kimdir?

Müşteki vekili, şikâyetçiyi soruşturma ve kovuşturma aşamalarında temsil eden avukattır. Delil talebi, katılma ve kanun yolu başvurularını müvekkili adına yapar.

Şikâyetçi davayı kaybederse masrafları öder mi?

Yargılama giderlerinin kime yükleneceğini mahkeme, dosyanın durumuna göre kararında belirler. Sanık beraat ederse katılanın, kanunda öngörülen hâllerde giderlerden sorumlu olması mümkündür.

Müşteki Avukat Tutmalı mı?

Müşteki için avukat tutmak zorunlu değildir; kişi şikâyeti, katılma talebini ve itiraz dilekçesini kendisi de verme hakkına sahiptir. Bununla birlikte katılma talebinin zamanında yapılması, delillerin toplatılması ve kanun yolu sürelerinin takibi teknik bilgi gerektirir. Ayrıca kanunda sayılan ağır suçlarda şikâyetçi, ücret ödemeden barodan avukat görevlendirilmesini talep etme hakkına sahiptir. Ceza yargılamasının genel işleyişi için ceza davaları sayfamıza bakabilirsiniz.

Kaynakça

Mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 158, 173, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 240, 242, 243 ve 260 (RG 17/12/2004, S. 25673). mevzuat.gov.tr
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 73 ve 129 (RG 12/10/2004, S. 25611). mevzuat.gov.tr
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 72 (RG 4/2/2011, S. 27836).
  • 7406 sayılı Kanun (RG 27/05/2022, S. 31848): CMK m. 234 ve 239’da avukat görevlendirme kapsamının genişletilmesi.
  • 7499 sayılı Kanun (RG 12/03/2024, S. 32487): CMK m. 173’teki itiraz süresinin iki hafta olarak düzenlenmesi.
  • 7531 sayılı Kanun (RG 14/11/2024, S. 32722): TCK m. 73/2’ye hakaret suçu için 2 yıllık üst sınır eklenmesi.

Yargı kararları

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/25216, K. 2017/3447, T. 29.03.2017 (katılma hakkı hatırlatılmayan mağdurun temyiz dilekçesinin katılma iradesi sayılması).
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/9921, K. 2017/9353, T. 12.07.2017 (katılma talebinde bulunmayan müştekinin temyiz yetkisinin bulunmaması).
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/367, K. 2017/3399, T. 25.04.2017 (duruşmaya gelmeyen müştekinin şikâyet ve katılma iradesinin sorulması gerektiği).
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/31319, K. 2024/4504, T. 04.04.2024 (katılma talebi karara bağlanmamış şikâyetçinin temyiz hakkı ve Yargıtay’ca katılan olarak kabulü; De Jure AI karar veritabanı).
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/1347, K. 2023/3813, T. 10.05.2023 (katılma talebi karara bağlanmamış suçtan zarar görenin CMK m. 237/2 uyarınca katılan sayılması; De Jure AI karar veritabanı).
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/24344, K. 2023/8547, T. 07.12.2023 (şikâyetten vazgeçmede sanığın karşı çıkmamasının yeterli olması; De Jure AI karar veritabanı).

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez. Yazıdaki süreler yayın tarihindeki mevzuata göredir.

Benzer Yazılar