Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK), soruşturmanın sonunda Cumhuriyet savcısının kamu davası açmamaya karar verdiğini gösterir. Günlük dilde bu karara “takipsizlik kararı” da denir. Savcı bu kararı, yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığında veya kovuşturma olanağı olmadığında verir. Ancak suçtan zarar gören, karara karşı iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz etme hakkına sahiptir.
Kısaca
- Kim verir: Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı (CMK m. 172/1).
- Hangi hâllerde: Yeterli şüphe yoksa veya şikâyet yokluğu, zamanaşımı, ölüm gibi nedenlerle kovuşturma olanağı yoksa.
- İtiraz: Tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine (CMK m. 173). 1 Haziran 2024’ten önce verilen kararlarda süre 15 gündü.
- Sicil: Adli sicil kesinleşmiş mahkûmiyetleri kaydeder; kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ise adli sicilde yer almaz.
- Yeniden dava: Kesinleşen karardan sonra aynı fiil için dava açmak, yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı gerektirir (CMK m. 172/2).

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Nedir?
Bu karar, soruşturma evresinin sonunda Cumhuriyet savcısının şüpheli hakkında iddianame düzenlemeyeceğini, yani kamu davası açmayacağını belirtir. Kararın dayanağı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesidir. Kararla soruşturma sona erer; ancak karar bir mahkeme hükmü değildir.
Uygulamada bu karar için “KYOK” kısaltması veya “takipsizlik kararı” adı da yaygındır. Yani bu üç ifade aynı kararı anlatır. Ayrıca takipsizlik kavramını günlük dildeki sorularla ele aldığımız ayrı bir yazı hazırlıyoruz; bu yazı ise kararın türlerine, sonuçlarına ve kesinleşmesine odaklanır.
Soruşturma ile kovuşturma arasındaki fark
Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir; bu evreyi savcılık yürütür. Buna karşılık kovuşturma, iddianamenin mahkemece kabulüyle başlayan yargılama evresidir. Dolayısıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, dosyanın bu ikinci evreye geçmeden kapanması anlamına gelir.
Savcı Hangi Hallerde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Verir?
Savcı bu kararı iki temel durumda verir: toplanan delillerin suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturmaması ve kovuşturma olanağının bulunmaması. Ayrıca savcının takdir yetkisiyle verdiği karar, kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresinin sonunda verdiği karar ve uzlaşma sonrası verdiği karar da bu türler arasında yer alır.
Yeterli şüphe bulunmaması
Savcı, soruşturma sonunda topladığı deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenler (CMK m. 170/2). Buna karşılık deliller bu düzeye ulaşmıyorsa, örneğin fiilin şüpheli tarafından işlendiği gösterilemiyorsa veya fiil suç oluşturmuyorsa, kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
Kovuşturma olanağının bulunmaması
Öte yandan delil yeterli olsa bile hukuki bir engel varsa dava açılamaz. Başlıca örnekler:
- Şikâyete bağlı suçta şikâyetin hiç yapılmaması, süresinde yapılmaması veya şikâyetten vazgeçilmesi.
- Dava zamanaşımının dolması.
- Şüphelinin ölmesi.
- Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış olma gibi ceza sorumluluğunu kaldıran hâller.
- Af veya aynı fiil hakkında daha önce oluşmuş kesin hüküm.
- Önödemenin yapılması veya uzlaşma edimlerinin yerine getirilmesi.
Takdire bağlı karar (CMK m. 171/1)
Cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık veya şahsi cezasızlık sebebinin bulunduğu hâllerde savcı, kovuşturmaya yer olmadığına karar verme konusunda takdir yetkisine sahiptir. Ancak bu tür kararlara itiraz edilip edilemeyeceği, CMK m. 173/5 karşısında tartışmalıdır; somut dosyaya göre değerlendirilmelidir.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi sonunda verilen karar
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen dosyada, beş yıllık erteleme süresi içinde şüpheli kasıtlı bir suç işlemezse savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK m. 171/4). Buna karşılık şüpheli erteleme süresi içinde kasıtlı suç işlerse savcı kamu davası açar.
Uzlaşma sonrası kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda taraflar uzlaşır ve şüpheli edimini yerine getirirse savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Ancak hangi suçların uzlaştırma kapsamında olduğu yakın dönemde birkaç kez değiştiği için kapsam her dosyada güncel CMK m. 253 metnine göre kontrol edilmelidir. Örneğin hakaret suçu artık uzlaştırma kapsamında değildir; ayrıntıları mesajla hakaret suçu yazımızda anlattık.
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın İçeriği ve Tebliği
Savcılık bu kararı suçtan zarar görene ve daha önce ifadesi alınan veya sorguya çekilen şüpheliye bildirir. Bunun yanında kararda itiraz hakkının, itiraz süresinin ve itiraz merciinin gösterilmesi zorunludur (CMK m. 172/1). Özellikle tebliğ tarihi, itiraz süresinin başlangıcı olduğu için önemlidir.
Kararda genellikle şu bilgiler yer alır:
- Soruşturma numarası, şüpheli ve suçtan zarar gören bilgileri.
- Suçun niteliği ve suç tarihi.
- Toplanan delillerin özeti ve savcının değerlendirmesi.
- Kararın gerekçesi.
- İtiraz hakkı, süresi ve mercii.
Ayrıca suçtan zarar görene tebliğ edilmeyen karar, o kişi bakımından itiraz süresini başlatmaz. Nitekim Yargıtay 11. Ceza Dairesi de bir sahtecilik dosyasında, kararın belgenin kullanıldığı kuruma tebliği için dosyayı yerine göndermiştir (E. 2023/6477, K. 2024/9742, T. 10.09.2024; oy çokluğu).
Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Nedir?
Savcının aynı soruşturmada daha önce karar vermiş olmasına rağmen değerlendirmediği bir şüpheli, fiil veya suç tipi için sonradan verdiği tamamlayıcı karara ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar denir. Bunun yanı sıra ek karar da asıl karar gibi tebliğe tabidir. Dolayısıyla ona karşı da aynı süre içinde itiraz yoluna başvurmak mümkündür.
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara İtiraz
Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının bulunduğu yerdeki ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki sulh ceza hâkimliğine itiraz etme hakkına sahiptir (CMK m. 173/1). Ayrıca itiraz eden, dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirecek olayları ve delilleri gösterir.

15 gün mü, iki hafta mı?
7499 sayılı Kanun, CMK m. 173/1’deki “onbeş gün” ifadesini “iki hafta” olarak değiştirmiştir; değişiklik 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girmiştir. Geçiş hükmüne göre bu tarihten önce verilen kararlarda 15 günlük süre uygulanır. Bu nedenle, internette hâlâ 15 gün yazan kaynaklar bulunduğu için kararın tarihine dikkat etmek gerekir.
Sulh ceza hâkimliğinin verebileceği kararlar
- Soruşturmanın genişletilmesi: Eksik araştırma varsa hâkim, eksikliklerin tamamlanmasını savcılıktan ister.
- Ret: Hâkim itirazı yerinde görmezse gerekçesiyle reddeder ve itiraz edeni giderlere mahkûm eder.
- Kabul: Hâkim itirazı yerinde görürse savcı iddianame düzenler (CMK m. 173/4).
Yargıtay, eksik soruşturmaya dayanan kararlarda itirazın reddedilmesini kanun yararına bozma yoluyla denetlemiştir. Örneğin Yargıtay 2. Ceza Dairesi, çalınan telefonun IMEI numarası araştırılmadan verilen karara yapılan itirazın reddini bozmuş ve soruşturmanın genişletilmesi gerektiğini belirtmiştir (E. 2018/2766, K. 2018/6733, T. 23.05.2018). Ayrıca Yargıtay 4. Ceza Dairesi de sosyal medya hesabı ve yurt dışı araştırması yapılmadan verilen bir tehdit dosyasındaki kararı aynı gerekçeyle değerlendirmiştir (E. 2018/819, K. 2018/4172, T. 01.03.2018).
Daha yeni bir örnekte şikâyetçi, imzası taklit edilerek düzenlendiğini ileri sürdüğü bir bonoyla aleyhine icra takibi yapıldığını bildirmiştir. Savcılık yalnızca bir Adli Tıp raporuna dayanarak karar vermiş, ilgili icra ve hukuk dosyalarını ve oradaki bilirkişi raporlarını getirtmemiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’ne göre itirazı inceleyen hâkim, yeterli delil yoksa itirazı reddeder, varsa kabul eder; eksik soruşturma varsa soruşturmanın genişletilmesine karar verir. Bu nedenle Daire, çelişen bilirkişi raporları ve ilgili dosyalar getirtilmeden verilen karara yönelik itirazın reddini hukuka aykırı bulmuştur. Ayrıca itiraz bir kez incelenip karara bağlandıktan sonra aynı karara başka bir vekilin yaptığı itiraz hakkında hâkimin “karar verilmesine yer olmadığına” hükmetmesi gerektiğini belirtmiş ve iki kararı da kanun yararına bozmuştur (E. 2025/736, K. 2025/12654, T. 06.10.2025).
İtiraz dilekçesinin hazırlanması ve sulh ceza hâkimliğindeki inceleme, ayrı bir yazının konusu olacak kadar ayrıntılıdır. Öte yandan şikâyetçinin dosyadaki konumunu müşteki nedir yazımızda anlattık.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tebliğini mi aldınız?
İtirazın iki haftalık süresi tebliğle başlar ve dilekçede hangi delillerin gösterileceği sonucu etkiler. Dosyanızı değerlendirmek için bir avukata danışabilirsiniz.
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Ne Zaman Kesinleşir?
Suçtan zarar gören iki haftalık süre içinde itiraz etmezse karar, sürenin dolmasıyla kesinleşir. İtiraz varsa karar, sulh ceza hâkimliğinin itirazı reddetmesiyle kesinleşir; bu ret kararına karşı olağan bir itiraz yolu yoktur. Ayrıca kesinleşmeyi her suçtan zarar gören bakımından tebliğe göre ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.
Özellikle tazminat istemi, hukuk davası veya işveren ve kurum talepleri gibi durumlarda kesinleşme bilgisini taşıyan karar belge işlevi görür. Bu belgeyi kararı veren savcılıktan talep edebilirsiniz.
Kesinleşen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karardan Sonra Yeniden Dava
Karar kesinleştikten sonra aynı fiil için kamu davası açılabilmesi iki şartın birlikte gerçekleşmesine bağlıdır: kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni bir delilin elde edilmesi ve bu konuda sulh ceza hâkimliğinin karar vermesi (CMK m. 172/2). Ayrıca itirazın reddinden sonra da aynı kural uygulanır (CMK m. 173/6).
Yeni delil nedir?
Yeni delil, karar verildiğinde dosyada bulunmayan ve suç şüphesini yeterli düzeye taşımaya elverişli delildir. Dosyada bulunduğu hâlde savcının değerlendirmediği bir delilin yeni delil sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır: bir görüş bunu yeni delil kabul eder, diğer görüş ise bu durumda itiraz veya kanun yararına bozma yoluna gidilmesi gerektiğini savunur.
Aynı fiilin sonradan yeniden tespit edilmesi ise yeni delil değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, köy içme suyu borusundan tarlaya su alındığı şikâyetinde verilen ve itiraz edilmeden kesinleşen karardan kısa süre sonra kolluğun aynı borudaki müdahaleyi yeniden tutanağa bağladığı bir olayı incelemiştir. Kurul’a göre kesinleşmiş karar varken yeni delil ortaya çıkmadan kamu davası açılamaz ve bu bir ceza muhakemesi şartıdır. Ayrıca “aynı fiil” tespitinde kararda ve iddianamede anlatılan olaylar bütünü esas alınır; Kurul, olayda o tarihte yürürlükte olan CMK m. 172/2 metnini uygulamış ve mahkûmiyet hükmünü bozmuştur (E. 2019/80, K. 2022/604, T. 04.10.2022).
Buna karşılık önceki karar, kapsamına girmeyen farklı fiiller için dava açılmasını engellemez. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, belirli bir video kaydı nedeniyle hakkında karar verilen sanık için farklı tarihlerdeki sosyal medya paylaşımları ve başka bir etkinliğe katılımı nedeniyle açılan davada, mahkemenin önceki kararı muhakeme şartı sayarak CMK m. 223/8 uyarınca durma kararı vermesini hukuka aykırı bulmuştur. Daire’ye göre CMK m. 172/2’deki engel yalnızca aynı fiil içindir; farklı tarihlerde gerçekleşen bağımsız fiiller bakımından önceki karar kovuşturma şartı oluşturmaz. Dolayısıyla Daire, durma kararını kanun yararına bozmuştur (E. 2021/18270, K. 2022/3022, T. 17.05.2022).
Sulh ceza hâkimliği kararı olmadan açılan dava
CMK m. 172/2, sulh ceza hâkimliği kararı alınmadan aynı fiil için kamu davası açılmasına izin vermez. Bu nedenle yeni delil bulunduğunda doğrudan yeni bir şikâyet dilekçesi vermek yerine, sulh ceza hâkimliğinden karar alınmasını sağlayacak usulün izlenmesi gerekir.
Zamanaşımı sınırı
Yeni delile dayanan kamu davası için dava zamanaşımının dolmamış olması şarttır. Dolayısıyla zamanaşımı dolmuşsa yeni delil ortaya çıksa bile kovuşturma olanağı ortadan kalkar.
Olağanüstü yollar
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı: Kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiği AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilirse veya AİHM’e yapılan başvuru dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşürülürse, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi koşuluyla savcı yeniden soruşturma açar (CMK m. 172/3).
- Kanun yararına bozma: Hukuka aykırılık hâlinde Adalet Bakanlığı, kesinleşmiş karar ve itirazın reddi kararlarını Yargıtay’ın denetimine götürme yetkisine sahiptir (CMK m. 309).
- Anayasa Mahkemesi: Temel hak ihlali iddiası bulunan kişi, olağan yolları tükettikten sonra bireysel başvuru hakkına sahiptir.
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın Sonuçları
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla şüpheli sıfatı sona erer ve dosya, yeni delil yolu açık kalmak kaydıyla kapanır. Bu karar adli sicilde yer almaz; ayrıca soruşturma sırasında uygulanan koruma tedbirleri de kural olarak sona erer. Bunun yanında gözaltına alınan veya tutuklanan kişi için devletten tazminat yolu da açıktır.
Adli sicil kaydı
Adli Sicil Kanunu’nun 4. maddesine göre adli sicil, Türk mahkemelerinin verdiği kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerini içerir. Dolayısıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar bu kapsamda değildir. Buna karşılık kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ayrı bir sistemde yer alır ve bu kaydın kullanımı yalnızca kanunda sayılan amaçlarla sınırlıdır (5352 sayılı Kanun m. 6).
Adli sicil kaydı ile UYAP’taki soruşturma kaydı ve kolluk kayıtları aynı şey değildir. Ayrıca bu kayıtların karardan sonraki durumu farklı kurallara tabidir.
Koruma tedbiri nedeniyle tazminat
Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen kişinin tazminat isteme hakkı vardır (CMK m. 141/1-e). İlgili kişi bu istemi, kararın kesinleştiğinin kendisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapmalıdır (CMK m. 142/1). Ayrıca 7499 sayılı Kanun’la bu tür istemlerin Tazminat Komisyonuna yapılması öngörülmüştür.
Haksız şikâyete karşı haklar
Her şeyden önce karar, şikâyetin kötü niyetli olduğu anlamına gelmez. Ancak kendisine bilerek gerçeğe aykırı biçimde suç isnat edildiğini düşünen kişi, iftira suçundan şikâyette bulunma ve şartları varsa manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. Bununla birlikte bu iki yolun şartlarını ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın Hukuk Davasına Etkisi
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, aynı olaydan doğan tazminat davasını kendiliğinden sona erdirmez. Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesine göre hukuk hâkimi, kusurun belirlenmesinde ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle ve ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 21.03.2018 tarihli kararında, yaş küçüklüğü nedeniyle verilen bir kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ardından açılan orman yangını masraf davasını incelemiştir (E. 2016/13458, K. 2018/2790). Daire, kesin delillerle tespit edilen maddi olguların hukuk yargılamasını etkileyebileceğini belirtmiş; ancak somut olayda soruşturmanın yangının nasıl çıktığını ortaya koymadığını, bu nedenle hukuk hâkiminin delilleri bağımsız değerlendirmesi gerektiğini kabul ederek hükmü bozmuştur. Bununla birlikte karar tek bir daire kararıdır ve her dosyada aynı sonuca götürmez.
Örneğin darp olayında ceza dosyası kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sona erse bile mağdurun, şartları varsa tazminat davası açma hakkı vardır; bu davanın şartlarını darp nedeniyle tazminat davası yazımızda anlattık.
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK), SYOK, KDAE, Beraat ve Düşme Karşılaştırması
Birçok kişi kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı başka kararlarla, özellikle soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi, beraat ve düşme kararlarıyla karıştırır. Oysa bu kararları farklı merciler, farklı aşamalarda ve farklı sonuçlarla verir.
| Karar | Kim verir | Aşama | Temel sonuç |
|---|---|---|---|
| Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (CMK m. 172) | Cumhuriyet savcısı | Soruşturma sonu | Savcı dava açmaz; yeni delil ve sulh ceza kararıyla dava açmak mümkündür |
| Soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı (CMK m. 158/6) | Cumhuriyet savcısı | Soruşturma başlamadan | Fiil açıkça suç oluşturmuyorsa veya ihbar soyutsa savcı soruşturma başlatmaz; ihbar edilen kişi şüpheli sıfatı almaz |
| Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK m. 171/2) | Cumhuriyet savcısı | Soruşturma sonu | Yeterli şüphe vardır; savcı davayı beş yıl erteler; şüphelinin de itiraz hakkı vardır |
| Beraat | Mahkeme | Kovuşturma sonu | Yargılama sonunda verilen hükümdür |
| Düşme | Mahkeme | Kovuşturma | Zamanaşımı, şikâyetten vazgeçme gibi nedenlerle dava sona erer |
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararda Sık Yapılan Hatalar
Bu karara ilişkin hak kayıpları çoğunlukla sürenin yanlış hesaplanmasından, kararın kesin hüküm sanılmasından ve yeni delil usulünün bilinmemesinden kaynaklanır. Özellikle aşağıdaki hatalar hem şikâyetçi hem de şüpheli açısından sonucu etkileme riski taşır.
- İtiraz süresini 15 gün kabul etmek; süreyi karar tarihinden saymak.
- Kararı beraat kararıyla aynı sonuçlara sahip saymak.
- Dosyada zaten bulunan delille yeniden şikâyet dilekçesi vermek.
- Yeni delil bulunduğunda sulh ceza hâkimliği kararı alınmadan dava açılmasını beklemek.
- Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla karıştırmak.
- Koruma tedbiri tazminatındaki üç ay ve bir yıllık süreyi kaçırmak.
- Adli sicil kaydı ile diğer kayıtları birbirine karıştırmak.
Kesinleşen karar sonrası yeni delil mi buldunuz?
Bu aşamada yeni delil, sulh ceza hâkimliği kararı ve zamanaşımı şartlarını birlikte değerlendirmek gerekir. Somut durumunuz için bir avukattan hukuki görüş alabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Temel kavramlar
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ne demek?
Soruşturma sonunda Cumhuriyet savcısının şüpheli hakkında kamu davası açmamaya karar vermesidir. Dayanağı CMK m. 172’dir.
KYOK ile takipsizlik kararı aynı şey mi?
Evet. KYOK, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kısaltmasıdır; günlük dilde aynı karara takipsizlik kararı da denir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kim verir?
Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı verir. Mahkeme veya hâkim bu kararı vermez.
KYOK bir mahkeme kararı mıdır?
Hayır. Bu karar bir savcılık kararıdır; yani yargılama sonunda verilen bir hüküm değildir.
Yeterli şüphe ne demek?
Toplanan delillerin suçun işlendiği konusunda iddianame düzenlemeye yetecek düzeyde olmasıdır (CMK m. 170/2). Deliller bu düzeye ulaşmazsa savcı dava açmaz.
Kovuşturma olanağının bulunmaması ne demek?
Delil mevcut olsa bile şikâyet yokluğu, zamanaşımı, şüphelinin ölümü veya kesin hüküm gibi hukuki bir engel nedeniyle dava açılamamasıdır.
Şikâyetten vazgeçilirse savcı ne karar verir?
Şikâyete bağlı suçlarda şikâyetten vazgeçilmesi kovuşturma olanağını ortadan kaldırır; bu nedenle savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
Uzlaşma sağlanırsa savcı ne karar verir?
Uzlaşma sağlanır ve şüpheli edimini yerine getirirse savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
Zamanaşımı dolmuşsa savcı takipsizlik kararı verir mi?
Evet. Dava zamanaşımı dolmuşsa kovuşturma olanağı kalmadığı için savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
12 yaşından küçük çocuk hakkında savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir mi?
Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur; bu nedenle savcı çocuk hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
Şüpheli ölürse soruşturma nasıl sonuçlanır?
Şüphelinin ölümü kovuşturma olanağını ortadan kaldırır; bu nedenle savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
Tebliğ ve karar içeriği
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kime tebliğ edilir?
Savcılık kararı suçtan zarar görene ve daha önce ifadesi alınan veya sorguya çekilen şüpheliye bildirir (CMK m. 172/1).
İfadesi alınmayan şüpheliye bildirim yapmak zorunlu mu?
Hayır. Çünkü kanun, bildirimi önceden ifadesi alınan veya sorguya çekilen şüpheli için öngörür. Bu nedenle ifadesi hiç alınmamış şüpheliye bildirim zorunlu değildir.
Kararda neler yazılı olmalı?
Kararın gerekçesi ile itiraz hakkı, itiraz süresi ve itiraz mercii gösterilmelidir (CMK m. 172/1).
Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar nedir?
Aynı soruşturmada değerlendirilmemiş kalan bir şüpheli, fiil veya suç için sonradan verilen tamamlayıcı karardır.
Ek karara itiraz etmek mümkün mü?
Evet. Ek karar da asıl karar gibi tebliğe tabidir; suçtan zarar gören aynı süre içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz etme hakkına sahiptir.
İtiraz
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmek mümkün mü?
Evet. Suçtan zarar gören, tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz etme hakkına sahiptir (CMK m. 173/1).
İtiraz süresi kaç gün?
İki haftadır; ancak 1 Haziran 2024’ten önce verilen kararlarda 15 günlük eski süre uygulanır.
İtiraz süresi 15 gün mü, iki hafta mı?
7499 sayılı Kanun’la süre iki hafta olarak değiştirilmiştir. Yani 15 gün yazan kaynaklar eski düzenlemeye dayanır.
İtiraz süresi ne zaman başlar?
Kararın suçtan zarar görene tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar; yani karar tarihinden başlamaz.
İtirazı nereye yapmak gerekir?
İtirazın mercii, kararı veren savcının bulunduğu yerdeki ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki sulh ceza hâkimliğidir.
Şüphelinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz hakkı var mı?
CMK m. 173 itiraz hakkını suçtan zarar görene tanır. Şüpheli lehine verilen karara şüphelinin itiraz etmesine gerek yoktur; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında ise şüphelinin de itiraz hakkı vardır.
Her kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmek mümkün mü?
Savcının kamu davasını açmada takdir yetkisini kullandığı hâllerde CMK m. 173 hükmü devreye girmez (m. 173/5). Ancak hangi kararların bu kapsama girdiği tartışmalıdır.
İtiraz kabul edilirse ne olur?
Sulh ceza hâkimliği itirazı yerinde görürse savcı bunun ardından iddianame düzenleyerek dava açar (CMK m. 173/4).
İtiraz reddedilirse ne olur?
Karar kesinleşir ve sulh ceza hâkimliği itiraz edeni giderlere mahkûm eder. Bundan sonra aynı fiil için dava açılabilmesi yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararına bağlıdır.
Sulh ceza hâkimliğinin soruşturmanın genişletilmesine karar verme yetkisi var mı?
Evet. Hâkim eksik araştırma görürse eksikliklerin tamamlanmasını Cumhuriyet başsavcılığından ister.
Sulh ceza hâkimliğinin ret kararına itiraz etmek mümkün mü?
Bu karara karşı olağan bir itiraz yolu yoktur. Ancak hukuka aykırılık varsa kanun yararına bozma yolu gündeme gelebilir.
Kesinleşme
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ne zaman kesinleşir?
İki haftalık süre içinde itiraz edilmezse sürenin dolmasıyla, itiraz edilmişse itirazın reddedilmesiyle kesinleşir.
Kararın kesinleştiğini nasıl belgelerim?
Kesinleşme bilgisini taşıyan kararı, kararı veren Cumhuriyet başsavcılığından talep edebilirsiniz.
Kesinleşen karar kesin hüküm müdür?
Hayır. Mahkeme hükmü gibi kesin hüküm oluşturmaz; yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararıyla aynı fiil için dava açmak mümkündür. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu, aynı fiilin sonradan yeniden tespit edilmesini yeni delil saymamıştır (E. 2019/80, K. 2022/604).
Kararın tebliğ edilmediği suçtan zarar gören için karar kesinleşir mi?
Tebliğ yapılmadıkça o kişi bakımından itiraz süresi işlemez. Bu nedenle kesinleşmeyi her suçtan zarar gören bakımından tebliğe göre değerlendirmek gerekir.
Yeniden dava
KYOK’tan sonra aynı olaydan yeniden dava açmak mümkün mü?
Yalnızca yeterli şüphe oluşturacak yeni bir delil ortaya çıkar ve sulh ceza hâkimliği bu konuda karar verirse mümkündür (CMK m. 172/2).
Yeni delil nedir?
Karar verildiğinde dosyada bulunmayan ve suç şüphesini dava açmaya yetecek düzeye taşımaya elverişli delildir.
Dosyada olup değerlendirilmeyen delil yeni delil sayılır mı?
Tartışmalıdır. Bir görüş bunu yeni delil sayar; diğer görüş ise bu durumda itiraz veya kanun yararına bozma yoluna gidilmesi gerektiğini savunur.
Sulh ceza hâkimliği kararı olmadan dava açmak mümkün mü?
Hayır. CMK m. 172/2 yeni delil mevcut olsa bile sulh ceza hâkimliği kararı alınmadan aynı fiil için dava açılmasına izin vermez.
Yeni delille dava açmanın süresi var mı?
Dava zamanaşımı dolmadan dava açmak şarttır. Dolayısıyla zamanaşımı dolmuşsa yeni delil ortaya çıksa bile kovuşturma olanağı kalmaz.
AİHM ihlal kararı verirse savcı soruşturmayı yeniden açar mı?
Kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiği AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilirse veya AİHM’e yapılan başvuru dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyonla düşürülürse, kesinleşmeden itibaren üç ay içinde talep edilmesi şartıyla savcı yeniden soruşturma açar (CMK m. 172/3).
KYOK’a karşı kanun yararına bozma yolu var mı?
Evet. Hukuka aykırılık hâlinde Adalet Bakanlığı, kesinleşmiş karar ve itirazın reddi kararlarını Yargıtay’a götürme yetkisine sahiptir (CMK m. 309).
KYOK’a karşı Anayasa Mahkemesine başvuru mümkün mü?
Temel hak ihlali iddiası varsa, olağan yolları tükettikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmak mümkündür.
Sonuçlar
Takipsizlik kararı sicile işler mi?
Hayır. Adli sicil kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerini içerir (5352 sayılı Kanun m. 4); kovuşturmaya yer olmadığına dair karar bu kapsamda değildir.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sicile işler mi?
Hayır, adli sicilde yer almaz. Ancak bu karar ayrı bir sistemde yer alır ve kaydın kullanımı yalnızca kanunda sayılan amaçlarla sınırlıdır (5352 sayılı Kanun m. 6).
Takipsizlik ile beraat aynı şey mi?
Hayır. Beraat, mahkemenin yargılama sonunda verdiği hükümdür; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ise savcılık dava açılmadan verir.
KYOK ile SYOK arasındaki fark nedir?
Savcı soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararını, fiil açıkça suç oluşturmuyorsa veya ihbar soyutsa soruşturma başlatmadan verir; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ise soruşturma sonunda verir.
KYOK ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi farkı nedir?
Ertelemede yeterli şüphe vardır ancak savcı davayı beş yıl süreyle erteler; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ise savcı dava açmamaya karar verir.
KYOK sonrası el konulan eşyanın iadesi mümkün mü?
Kararın ardından, soruşturma sırasında uygulanan koruma tedbirleri kural olarak sona erer. Ancak eşyanın iadesi, eşyanın niteliğine ve müsadereye tabi olup olmadığına bağlıdır.
Tazminat
Gözaltına alınmıştım, takipsizlik sonrası tazminat isteme hakkım var mı?
Evet. Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen kişinin tazminat isteme hakkı vardır (CMK m. 141/1-e).
Koruma tedbiri tazminatını ne zaman istemek gerekir?
Kişi bu tazminatı, kararın kesinleştiğinin kendisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde istemelidir (CMK m. 142/1).
Takipsizlik kararından sonra şikâyet edene iftira davası açmak mümkün mü?
Karar tek başına iftira anlamına gelmez. Ancak bilerek gerçeğe aykırı suç isnadı yapıldığını düşünüyorsanız iftira suçundan şikâyette bulunabilirsiniz.
KYOK kararı tazminat davasını bağlar mı?
Kendiliğinden bağlamaz. Çünkü hukuk hâkimi kusur değerlendirmesinde ceza hâkiminin kararıyla bağlı değildir (TBK m. 74); kesin delillerle tespit edilen maddi olgular ise davayı etkileme ihtimali taşır.
Takipsizlik kararına rağmen tazminat davası açmak mümkün mü?
Evet. Ceza dosyasının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla kapanması, aynı olaydan doğan tazminat davasını açmanıza engel değildir.
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Sonrası Avukat Desteği
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmek veya yeni delil yoluna başvurmak için avukat tutmak zorunlu değildir. Ancak iki haftalık süre kısadır ve itirazın sonucu dilekçede gösterilen delillere bağlıdır. Ceza süreçleriyle ilgili genel bilgiler ceza davaları sayfamızda yer alır; süre takibi için ise hukuki süre hesaplama aracından yararlanabilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 141, 142, 158/6, 170, 171, 172, 173, 253 ve 309 (RG 17/12/2004, S. 25673). mevzuat.gov.tr
- 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG 12/03/2024, S. 32487): CMK m. 173/1’deki sürenin iki hafta olarak değiştirilmesi.
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu, m. 4 ve 6 (RG 08/06/2005, S. 25839).
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 74 (RG 04/02/2011, S. 27836).
Yargı kararları
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/13458, K. 2018/2790, T. 21.03.2018 (kararın hukuk davasına etkisi).
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2018/2766, K. 2018/6733, T. 23.05.2018 (eksik soruşturma; kanun yararına bozma).
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2018/819, K. 2018/4172, T. 01.03.2018 (araştırma yapılmadan verilen karar; kanun yararına bozma).
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/6477, K. 2024/9742, T. 10.09.2024 (suçtan zarar gören ve tebliğ; oy çokluğu).
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/80, K. 2022/604, T. 04.10.2022 (kesinleşmiş karardan sonra aynı fiilin yeniden tespitinin yeni delil sayılmaması; De Jure AI karar veritabanı).
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/736, K. 2025/12654, T. 06.10.2025 (eksik soruşturmaya dayalı karara itirazın reddi ve ikinci itiraz; kanun yararına bozma; De Jure AI karar veritabanı).
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/18270, K. 2022/3022, T. 17.05.2022 (önceki kararın farklı fiiller için dava açılmasına engel olmaması; kanun yararına bozma; De Jure AI karar veritabanı).
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.







