Mirasın reddi: üç aylık süre, sulh hukuk mahkemesinde ret beyanı ve hükmen ret

Mirasın reddi, halk arasında reddi miras olarak bilinen ve mirasçının, ölen kişiden kalan malvarlığını borçlarıyla birlikte üstlenmemek için başvurduğu hukuki yoldur. Türk Medeni Kanunu m. 605-618 bu hakkı düzenler. Bu rehber üç aylık süreyi, sulh hukuk mahkemesindeki beyanı, hükmen ret davasını, reddin sonuçlarını ve alacaklıların açtığı reddin iptali davasını anlatır.

Özet

  • Süre: Yasal mirasçı, ölümü öğrendiği tarihten başlayarak üç ay içinde mirası reddetme hakkına sahiptir (TMK m. 606).
  • Yer: Mirasçı reddi sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla bildirir; beyan kayıtsız şartsız olmalıdır (TMK m. 609).
  • Hükmen ret: Mirasbırakan ölüm tarihinde açıkça borca batıksa kanun mirası reddedilmiş kabul eder; Yargıtay bu yolu süreye bağlamaz (TMK m. 605/2).
  • Sonuç: Reddedenin payı, o kişi miras açıldığında hayatta olmayan biri gibi diğer hak sahiplerine geçer (TMK m. 611).
  • Risk: Süre içinde tereke mallarını satan, gizleyen veya kendine mal eden mirasçı reddetme hakkını kaybeder (TMK m. 610/2).

İçindekiler

Mirasın Reddi Nedir?

Mirasın reddi, yasal veya atanan mirasçının mirası kabul etmediğini sulh hukuk mahkemesine bildirmesidir. Reddeden kişi mirasçılık sıfatını kaybeder; bu nedenle mirasbırakanın borçlarından da sorumlu olmaz. Kanun bu hakkı hem yasal mirasçılara hem de vasiyetnameyle atanan mirasçılara tanır (TMK m. 605/1).

Mirasçılar mirası, mirasbırakanın ölümüyle kendiliğinden kazanır ve onun borçlarından kişisel olarak sorumlu olur (TMK m. 599). Ayrıca mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (TMK m. 641/1). Dolayısıyla borçlu ölen bir yakının mirasçısı hiçbir işlem yapmazsa, alacaklı borcun tamamını mirasçılardan birinden isteme hakkına sahip olur. Mirasın reddi, bu sorumluluktan kurtulmanın temel yoludur.

Reddi miras ile mirasın reddi aynı şey mi?

Evet. Kanunun kullandığı resmî terim “mirasın reddi”dir; “reddi miras” ise eski dilden kalan ve gündelik konuşmada hâlâ yaygın olan ifadedir. Ayrıca bazı kişiler “mirastan vazgeçme” veya “mirası kabul etmeme” der. Mahkemeler ve icra daireleri bu ifadelerin hepsini aynı işlem olarak anlar.

Gerçek Ret ile Hükmen Ret Arasındaki Fark

Gerçek ret, mirasçının üç aylık süre içinde sulh hukuk mahkemesine yaptığı ret beyanıdır. Hükmen ret ise mirasbırakanın ödemeden aczi ölüm tarihinde açıkça belliyse veya resmen tespit olunmuşsa kanunun mirası reddedilmiş kabul etmesidir. Mirasçı ilkini beyanla, ikincisini tespit davasıyla ileri sürer (TMK m. 605).

Gerçek ret ile hükmen ret karşılaştırması: gerçek ret üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine beyanla yapılır, hükmen ret borca batıklığın tespit davasıyla ileri sürülür ve süreye bağlı değildir
Gerçek ret ve hükmen ret: iki ayrı yol
ÖlçütGerçek retHükmen ret
DayanakTMK m. 605/1, 606, 609TMK m. 605/2
ŞartMirasçının kayıtsız şartsız ret beyanıÖlüm tarihinde açık veya resmî olarak belli borca batıklık
SüreÜç ay (TMK m. 606)Yargıtay’a göre süreye tabi değil
İşlemSulh hukuk mahkemesine beyan, tespit ve tescilAlacaklılara karşı tespit davası
Mahkemenin incelemesiSüre ve mirasçılık sıfatıTerekenin aktifi ve pasifi

Gerçek ret, mirasbırakanın borç durumundan bağımsızdır. Örneğin bir mirasçı, terekede borç olmasa bile kişisel nedenlerle mirası reddetme hakkına sahiptir. Buna karşılık hükmen ret yalnızca borca batık terekeler için geçerlidir ve mirasçı bu durumu mahkemede ispat eder.

Mirasın Reddi Hakkı Kimde Var, Kimde Yok?

Mirasın reddi hakkı yasal mirasçılara ve vasiyetnameyle atanan mirasçılara aittir. Ancak süre bitmeden tereke işlerine karışan, olağan yönetimin dışında işlem yapan, tereke mallarını gizleyen veya kendine mal eden mirasçı mirası reddedemez. Kanun bu davranışları, mirasın örtülü biçimde kabulü olarak değerlendirir (TMK m. 610/2).

Mirasın reddi hakkını kaybettiren davranışlar

TMK m. 610/2, olağan yönetim ve mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gereken işleri bu yasağın dışında tutar. Bu nedenle sınırı somut olay belirler. Örneğin ölenin aracını satmak, banka hesabından kendi ihtiyacı için para çekmek veya evdeki değerli eşyayı başka yere taşımak riskli davranışlardır. Öte yandan bozulacak malı korumak gibi zorunlu işler tek başına reddi engellemez.

Yargıtay da hükmen ret davasında bu konuya değindi. 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4978, K. 2025/4694, T. 05.11.2025 kararında, TMK m. 610/2’de sayılan davranışların ret hakkını ortadan kaldırdığını hatırlattı. Dolayısıyla borçlu bir mirasbırakanın mirasçısı, karar verene kadar tereke mallarına dokunmamalıdır.

Dava ve icra takibi reddi engeller mi?

Hayır. Zamanaşımını veya hak düşümünü önlemek için dava açmak ya da icra takibi başlatmak ret hakkını ortadan kaldırmaz (TMK m. 610/3). Örneğin mirasbırakanın bir borçlusu varsa ve alacak zamanaşımına uğramak üzereyse, mirasçı takip başlatır ve yine de mirası reddetme hakkını korur.

Mirasın Reddi Süresi: Üç Ay Ne Zaman Başlar?

Mirasın reddi süresi üç aydır. Yasal mirasçı için süre, mirasbırakanın ölümünü öğrendiği tarihte başlar; mirasçı mirasçılığını daha sonra öğrendiğini ispat ederse süre o tarihten işler. Vasiyetnameyle atanan mirasçı için ise süre, tasarrufun kendisine resmen bildirildiği tarihte başlar (TMK m. 606).

Mirasın reddi süresinin başlangıcı: yasal mirasçıda ölümün öğrenilmesi, atanmış mirasçıda resmî bildirim, tereke yazımında bitişin bildirilmesi, sonraki mirasçılarda reddin öğrenilmesi
Üç aylık ret süresi hangi tarihte başlar?

Yasal mirasçıda mirasın reddi süresinin başlangıcı

Kanun ölüm tarihini değil, öğrenme tarihini esas alır. Ancak çoğu durumda yakınlar ölümü aynı gün öğrenir; bu yüzden süre fiilen ölüm tarihine yakın bir günde başlar. Buna karşılık ölümü geç öğrenen veya mirasçı olduğunu sonradan anlayan kişi, bu tarihi ispat etme yükü altındadır. Örneğin yurt dışında yaşayan ve ölümü aylar sonra öğrenen bir yeğen, öğrendiği günü gösteren yazışmaları saklamalıdır.

Tereke yazımı yapılmışsa süre

Sulh hâkimi bazen koruma önlemi olarak terekenin yazımına karar verir. Bu durumda ret süresi, yazımın sona erdiğinin sulh hâkimince mirasçılara bildirilmesiyle başlar (TMK m. 607). Dolayısıyla yazım devam ederken üç aylık süre işlemez.

Reddetmeden ölen mirasçının hakkı

Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer (TMK m. 608). Bu kişiler için süre, mirasın kendi mirasbırakanlarına geçtiğini öğrendikleri tarihte başlar. Ancak önceki mirasçıya tanınan süre dolmadıkça bu süre sona ermez. Örneğin babası, dedesinin mirasını reddetmeden ölen bir torun, dedenin mirasını reddetme hakkına sahiptir.

Ret nedeniyle mirasçı olan sonraki kişiler

Ret sonucunda miras bazen daha önce mirasçı olmayan kişilere geçer. Bu durumda yeni mirasçıların süresi, önceki mirasçıların reddettiğini öğrendikleri tarihte başlar (TMK m. 608). Örneğin bir çocuk mirası reddederse payı kendi çocuklarına geçer. Bu torunlar, babalarının reddini öğrendikleri günden başlayarak kendi üç aylık sürelerini kullanır.

Örnek senaryo

Kurgusal bir örnekle ilerleyelim. Mirasbırakan ölür ve iki çocuğu ölümü aynı gün öğrenir. Çocuklardan biri ölümden iki ay sonra mirası reddeder. Bu kişinin reşit iki çocuğu ise babalarının reddini bir hafta sonra öğrenir. Torunların üç aylık süresi bu öğrenme tarihinde başlar. Bitiş tarihini kontrol etmek için hukuki süre hesaplama aracından yararlanabilirsiniz. Ancak son günün tatile denk gelmesi gibi özel durumlarda süreyi son güne bırakmamak en güvenli yoldur.

Mirasın Reddi Süresi Uzar mı, Süre Kaçarsa Ne Olur?

Önemli sebepler varsa sulh hâkimi ret süresini uzatır veya yeni bir süre tanır (TMK m. 615). Kanun bu ek süre için bir üst sınır veya örnek saymaz. Süresi içinde reddetmeyen mirasçı ise mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur ve mirasbırakanın borçlarından sorumlu hâle gelir (TMK m. 610/1).

HMK m. 382/2-c-7, ret süresinin uzatılmasını çekişmesiz yargı işleri arasında sayar. Uzatma talebini üç aylık süre içinde yapmak güvenli yoldur. Bu nedenle uzatma isteyen mirasçının süre dolmadan başvurması en güvenli yoldur. Öte yandan süre kaçmış ve tereke açıkça borca batıksa, mirasçı hükmen ret yoluna başvurma imkânına sahiptir.

Mirasın Reddi Nasıl Yapılır?

Mirasın reddi için mirasçı, sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı bir beyanda bulunur. Beyan kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Sulh hâkimi beyanı bir tutanakla tespit eder; mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesi de süresinde yapılan reddi özel kütüğe kaydeder. Reddeden kişi isterse mahkeme ona reddi gösteren bir belge verir (TMK m. 609).

  1. Tarihi belirleyin: Ölümü öğrendiğiniz günü not edin; üç aylık süre bu tarihte başlar.
  2. Terekeye dokunmayın: Satış, harcama veya gizleme gibi işlemlerden kaçının (TMK m. 610/2).
  3. Dilekçe veya sözlü beyan: Sulh hukuk mahkemesine kayıtsız şartsız ret iradenizi bildirin.
  4. İnceleme: Mahkeme sürenin ve mirasçılık sıfatının varlığını inceler, nüfus kayıtlarını getirtir.
  5. Tespit ve tescil: Mahkeme reddi tespit eder ve özel kütüğe kaydeder.
  6. Ret belgesi: Belgeyi isteyin ve gerekirse alacaklıya veya icra dairesine sunun.

Mahkeme neyi inceler?

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4570, K. 2025/2692, T. 20.05.2025 kararında sulh hâkiminin görevini açıkça çizdi. Olayda bir mirasçı 2010 yılında hasımsız ret talebinde bulunmuş, duruşmaya gelmediği için dosya işlemden kaldırılmış ve dava açılmamış sayılmıştı. Adalet Bakanlığı kararı kanun yararına temyiz etti.

Yargıtay, ret beyanının bozucu yenilik doğuran bir hak olduğunu ve sulh mahkemesine ulaşmakla sonuç doğurduğunu belirtti. Sulh hâkimi yalnızca beyanın süresinde olup olmadığını ve reddedenin mirasçılık sıfatını inceler; şartlar varsa tespit ve tescil kararı verir. Ayrıca dilekçe hâkime ulaştıktan sonra talep edenin duruşmaya gelme zorunluluğu yoktur. Daire bu gerekçeyle kararı, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu.

Mirasın reddi için mirasçılık belgesi şart mı?

Hayır. Aynı kararda Yargıtay, mahkemenin mirasçılık belgesi isteyebileceğini ama sunmaya zorlayamayacağını vurguladı. Mahkeme mirasçılık sıfatını resen belirler ve vukuatlı nüfus kayıtlarını kendisi getirtir. Belgenin nereden ve nasıl alındığını mirasçılık belgesi (veraset ilamı) rehberimizde ayrıca anlattık.

Mirasın reddi için hangi mahkemeye başvurmalı?

Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir; HMK m. 382/2-c-7 ret beyanının tespiti ve tescilini çekişmesiz yargı işi sayar. Yetki konusunda ise iki hüküm yan yana durur. TMK m. 609/3, tescili mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesine bırakır. Buna karşılık HMK m. 384, çekişmesiz yargıda talep edenin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesini yetkili sayar.

Uygulamada mirasçının kendi yerleşim yerinde beyanda bulunduğu ve kaydın mirasın açıldığı yere gönderildiği anlatılır. Başka şehirde oturan mirasçının, başvurudan önce ilgili adliyeden bilgi alması güvenli olur.

Ret beyanı kayıtsız ve şartsız olmalı

Kanun şarta bağlı veya kısmi bir reddi kabul etmez (TMK m. 609). Örneğin “borç çıkarsa reddediyorum” veya “yalnızca borçları reddediyorum” biçimindeki bir beyan geçerli bir ret değildir. Mirasçı ya mirasın tamamını reddeder ya da reddetmez. Borcun miktarı belirsizse, aşağıda anlatılan resmî defter yolu daha uygun bir seçenek olur.

Noterden veya e-Devlet’ten mirasın reddi mümkün mü?

Kanunda noter veya e-Devlet üzerinden ret diye ayrı bir yol yoktur. TMK m. 609, reddi sulh mahkemesine yapılan beyana bağlar ve Yargıtay da beyanın sulh mahkemesine ulaşmasını esas alır. Dolayısıyla noterde düzenlenen bir yazı, mahkemeye ulaşan ret beyanının yerini tutmaz.

Vekil aracılığıyla mirasın reddi

Mirasçı, reddi bir vekil aracılığıyla yapma hakkına sahiptir. Ancak vekâletnamede mirasın reddine ilişkin özel yetki bulunmalıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2025/4978 esas sayılı kararında, Daire vekille açılan hükmen ret davasında ret yetkisini içeren özel vekâletname aradı. Bu nedenle genel dava vekâletnamesiyle yetinmemek gerekir.

Mirasın reddi dilekçesi ve gerekli belgeler

Ret dilekçesinde mirasçının kimlik bilgileri, mirasbırakanın kimlik bilgileri ve ölüm tarihi ile kayıtsız şartsız ret iradesi yer alır. Ölümü geç öğrenen mirasçı, öğrenme tarihini gösteren belgeleri ekler. Ayrıca şu belgeleri hazır bulundurmak işinizi kolaylaştırır:

  • Kimlik belgesi,
  • Mirasbırakanın kimlik numarası veya nüfus kaydı,
  • Ölümün sonradan öğrenildiğini gösteren belge (varsa),
  • Vekille başvuruda özel yetkili vekâletname,
  • Küçük veya kısıtlı adına başvuruda velayet veya vesayet belgesi.

Mirasın reddi için harç ve masraflar

Harçlar Kanunu tarifesi, ret talebindeki harç ve gider kalemlerini her yıl günceller. Ayrıca hangi kalemlerin tahsil edildiği ve gider avansının tutarı adliyeye göre değişir. Bu nedenle güncel tutarı, başvuracağınız adliyenin ön bürosundan öğrenmenizi öneririz.

Ret Belgesi ve İcra Takibine Karşı Kullanımı

Süresinde reddeden mirasçı, isterse mahkemeden reddi gösteren bir belge alır (TMK m. 609/3). Bu belge, alacaklıya veya icra dairesine mirasçılık sıfatının kalmadığını gösterir. Özellikle ret sonrası mirasbırakanın borcu için ödeme emri gelirse, belge itirazın en önemli dayanağıdır.

Ret gerçekleşmiş olsa bile alacaklı, bunu bilmeden mirasçılara takip başlatmış olma ihtimaline sahiptir. Böyle bir durumda ödeme emrine süresinde itiraz etmek ve ret belgesini dosyaya sunmak gerekir. İtiraz süreleri ve yöntemi için ödeme emrine itiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Mirasın reddiyle ilgili sorularınız mı var?

Ret süresinin başlangıcı, tereke mallarıyla yapılan işlemler ve borcun kapsamı her dosyada farklıdır. Somut durumunuzun hukuki açıdan değerlendirilmesi için bir avukattan görüş almanız yararlı olur.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp

Mirasın Hükmen Reddi Davası

Mirasın hükmen reddi, mirasbırakanın ölüm tarihinde borca batık olduğunun mahkemece tespit edilmesidir. TMK m. 605/2’ye göre ödemeden aciz ölüm tarihinde açıkça belliyse veya resmen tespit olunmuşsa kanun mirası reddedilmiş kabul eder. Mirasçı bu durumu, alacaklılara karşı açtığı tespit davasıyla ileri sürer.

Mirasın hükmen reddinde süre var mı?

Hayır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2025/4978 esas sayılı kararında TMK m. 605/2’ye dayanan reddin süreye tabi olmadığını ve mirasçının iyi ya da kötüniyetli olmasının önem taşımadığını belirtti. Aynı Dairenin E. 2025/1479, K. 2025/5182, T. 04.12.2025 kararındaki olayda da dava, ölümden yaklaşık beş yıl sonra açıldı ve süre yönünden sorun yapılmadı.

Mirasın hükmen reddinde borca batıklığın tespiti

Borca batıklık ölüm tarihine göre belirlenir. Yargıtay’ın 2025/4978 esas sayılı kararına göre aciz vesikası varsa mahkeme batıklığı kabul eder. Aciz vesikası yoksa mahkeme bankalara, trafik tescil birimlerine, vergi dairelerine, belediyelere ve tapu müdürlüklerine yazı yazar. Ayrıca zabıta araştırması yaptırır ve terekenin aktifini ve pasifini tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirler.

2025/1479 esas sayılı kararda ise terekede yaklaşık 39 bin TL ve küçük bir döviz varlığı, buna karşılık yaklaşık 2,58 milyon TL borç tespit edildi. İlk derece mahkemesi davayı kabul etti; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Yargıtay da aciz vesikası veya iflas kararı bulunmadığı itirazını bozma sebebi saymayarak kararı oybirliğiyle onadı. Dolayısıyla pasifin açık farkla fazla olması, bu dosyada hükmen ret için yeterli görüldü.

Mirasın hükmen reddi davasında davalı kimdir?

Mirasçı hükmen ret davasını terekenin alacaklılarına karşı açar. 2025/1479 esas sayılı kararda davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu ve bir alacaklıydı; 2025/4978 esas sayılı kararda ise davalı vergi dairesiydi. Bu kararlarda davalara asliye hukuk mahkemeleri baktı.

Hükmen ret davasında masrafları kim öder?

Davayı kazanan mirasçı bile bazı dosyalarda masrafları kendisi karşılar. Yargıtay’ın 2025/4978 esas sayılı kararına göre davalı alacaklılar borca batıklığı bilmiyorsa ve bilmeleri de mümkün değilse, yargılama giderleri davacılar üzerinde bırakılır ve davacılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu ve vergi dairesi harçtan muaftır (Harçlar K. m. 13/j).

Ölenin şirket borcu için hükmen ret

2025/4978 esas sayılı kararın olayında mirasbırakan, ortağı ve müdürü olduğu limited şirketin vergi borcu nedeniyle sorumlu tutuldu ve mirasçıya ödeme emri gönderildi. Yargıtay, böyle bir borçta mirasbırakanın sermaye payı oranında sorumlu olduğunu hatırlattı. Bu nedenle şirketin değerinin ve borcun şirketten tahsil edilip edilemeyeceğinin bilirkişiyle incelenmesini istedi.

Daireye göre borcun tamamı şirketten tahsil edilebiliyorsa mirasçının dava açmakta hukuki yararı yoktur. Buna karşılık takip başlamamış olması, mirasçının borç tehdidi altında olmadığı anlamına gelmez. Yargıtay, bozma gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle ilk derece kararını bozdu.

Mirasın Reddi Sonrası Miras Kime Geçer?

Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse, onun payı miras açıldığında kendisi hayatta olmayan biri gibi hak sahiplerine geçer (TMK m. 611). Pratikte bu pay, önce reddedenin altsoyuna, altsoyu yoksa aynı zümredeki diğer mirasçılara kalır. Bütün en yakın yasal mirasçılar reddederse sulh mahkemesi mirası tasfiye eder.

Mirasın reddinden sonra payın geçişi: reddedenin payı altsoyuna geçer, altsoyun tamamı reddederse eşe geçer, en yakın mirasçıların tamamı reddederse miras iflas hükümlerine göre tasfiye edilir
Ret sonrası pay kime geçer?

Reddedenin çocuklarına miras geçer mi?

Evet, tek bir mirasçının reddinde pay kural olarak onun altsoyuna geçer. Bu nedenle borçlu bir mirasbırakanın çocuğu reddettiğinde, kendi çocukları da ayrıca reddetmezse borç riski onlara kayar. Örneğin aile borcun büyüklüğünü biliyorsa, torunların da kendi sürelerini kaçırmadan ret beyanında bulunması gerekir.

En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederse

En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse, sulh mahkemesi mirası iflas hükümlerine göre tasfiye eder. Tasfiye sonunda borçlar ödendikten sonra artan bir değer kalırsa, mahkeme bu değeri, mirasçılar reddetmemiş gibi hak sahiplerine verir (TMK m. 612). Dolayısıyla bu durumda miras kendiliğinden bir sonraki kuşağa geçmez. Bu konudaki bir Yargıtay kararını ve hatalı mirasçılık belgesinin iptalini mirasçılık belgesi yazımızda ayrıntılı anlattık.

Altsoyun tamamı reddederse eşin durumu

Altsoyun tamamı mirası reddederse, onların payları sağ kalan eşe geçer (TMK m. 613). Bu nedenle çocukları reddeden ailede eş reddetmezse, borçlu terekenin tamamı eşe kalabilir. Ayrıca eşin evlilikten doğan mal rejimi alacağı, miras payından ayrı bir haktır. Bu ayrımı boşanmada mal paylaşımı rehberimizde mal rejimi açısından anlattık.

Sonra gelen mirasçılar yararına ret

Mirası reddedenler, tasfiyeden önce sonra gelen mirasçılara mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m. 614). Sonra gelen mirasçılar bir ay içinde kabul etmezse kanun onları mirası reddetmiş kabul eder. Bu durumda tasfiye sonunda artan değer önce gelen mirasçılara kalır.

Atanan mirasçının ve vasiyet alacaklısının reddi

Atanan mirasçının reddettiği pay, tasarruftan başka bir arzu anlaşılmadıkça mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır (TMK m. 611). Vasiyet alacaklısı vasiyeti reddederse de başka bir arzu anlaşılmadıkça vasiyet yükümlüsü bundan yararlanır (TMK m. 616). Örneğin kendisine bir araç bırakılan kişi vasiyeti reddederse, aracı teslim etmekle yükümlü mirasçı aracı elinde tutar.

Hesaplama örneği

Kurgusal bir örnek verelim. Eşi daha önce ölmüş bir mirasbırakan, geride üç çocuk bırakır. Her çocuğun yasal payı 1/3’tür. Çocuklardan biri mirası reddeder ve onun iki çocuğu vardır. Reddedenin 1/3 payı, kendisi hayatta olmayan biri gibi bu iki çocuğa geçer; her torun 1/6 pay alır.

Torunlar da süresi içinde reddederse ve başka altsoy yoksa, bu pay diğer iki çocuğa kalır; her biri 1/2 pay alır. Buna karşılık üç çocuk birlikte reddederse sulh mahkemesi mirası tasfiye eder. Kendi rakamlarınızla ön hesap yapmak için miras payı hesaplama aracını kullanabilirsiniz; ancak araç sonucu mahkeme kararının yerini tutmaz.

Mirası Reddeden Kişinin Kalan Sorumluluğu

Mirasın reddi, sorumluluğu her zaman tamamen ortadan kaldırmaz. Ödemeden aciz mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan aldıkları ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumludur (TMK m. 618).

Kanun olağan eğitim ve öğrenim giderlerini ve âdet üzere verilen çeyizi bu sorumluluğun dışında tutar. Ayrıca iyiniyetli mirasçı yalnızca geri verme zamanındaki zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu olur. Örneğin ölümden iki yıl önce babasından değerli bir bağış alan çocuk, mirası reddetse bile bu değer ölçüsünde alacaklılara karşı sorumlu kalır.

Alacaklıların Korunması ve Reddin İptali Davası

Malvarlığı borcuna yetmeyen bir mirasçı, kendi alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, bu alacaklılar veya iflas idaresi reddin iptali davası açma hakkına sahiptir. Kendilerine yeterli güvence verilmezse dava, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde açılmalıdır (TMK m. 617).

Mahkeme reddi iptal ederse miras resmî tasfiyeye girer. Reddeden mirasçının payından önce itiraz eden alacaklılar, sonra diğer alacaklılar alacaklarını alır. Dolayısıyla bu dava, mirasbırakanın değil, mirasçının kişisel alacaklılarını korur.

Yargıtay’a göre altı aylık süre hak düşürücüdür

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4926, K. 2026/2993, T. 04.06.2026 kararındaki olayda, mirasçının alacaklısı bir kişi dava açtı. Davacı, mirasçının 2013 yılında babasının mirasını reddettiğini ama tereke taşınmazlarını kullandığını ileri sürdü ve 2020 yılında ret hakkından mahrum olduğunun tespitini istedi.

İlk derece mahkemesi davayı reddin iptali davası olarak nitelendirdi. Ret iradesi 25.07.2013’te sulh mahkemesine ulaşmış, ret 17.09.2013’te tespit edilmiş, dava ise 27.08.2020’de açılmıştı. Mahkeme altı aylık hak düşürücü süre geçtiği için davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti ve Yargıtay kararı oybirliğiyle onadı. Bu dosyada alacaklının davayı TMK m. 610/2’ye dayandırması, süreyi aşmaya yetmedi. Altı ayın ret beyanından mı yoksa tespit kararından mı başladığı ise bu olayda sonuca etkili değildi; iki tarihe göre de süre geçmişti.

Mirasın Reddi Yerine Resmî Defter ve Resmî Tasfiye

Borcun miktarı belirsizse mirasçı, mirası reddetmek yerine resmî defter tutulmasını veya resmî tasfiyeyi isteme hakkına sahiptir. Mirasçı resmî defter talebini, ret usulüyle bir ay içinde sulh hâkimine iletir (TMK m. 619). Resmî tasfiyede ise mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz (TMK m. 632).

Resmî defter

Ret hakkı olan her mirasçı resmî defter tutulmasını ister ve bir mirasçının istemi diğerleri için de etkili olur (TMK m. 619). Defter tamamlandıktan sonra mirasçı, tanınan süre içinde mirası reddeder, resmî tasfiye ister, deftere göre kabul eder veya kayıtsız şartsız kabul eder. Bu süre içinde beyanda bulunmayan mirasçıyı ise kanun mirası deftere göre kabul etmiş kabul eder (TMK m. 627).

Deftere göre kabulde mirasçı, yalnızca deftere yazılmış borçlardan sorumlu olur (TMK m. 628). Dolayısıyla terekede hem değerli mallar hem de miktarı bilinmeyen borçlar varsa, resmî defter mirasçıya önce tabloyu görme imkânı verir.

Resmî tasfiye

Her mirasçı, ret veya deftere göre kabul yerine resmî tasfiye isteme hakkına sahiptir (TMK m. 632). Ancak mirasçılardan biri mirası kabul ederse bu istem dikkate alınmaz. Resmî tasfiyede mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz; alacaklılar alacaklarını tereke mallarından alır.

Küçük ve Kısıtlı Mirasçılar Adına Mirasın Reddi

Küçük mirasçı adına ret beyanını yasal temsilcisi, kısıtlı mirasçı adına ise vasisi yapar. Ancak yasal temsilci ile çocuğun menfaati çatışıyorsa vesayet makamı temsil kayyımı atar (TMK m. 426). Örneğin anne ile çocukların aynı mirası birlikte reddettiği hâllerde bu soru gündeme gelir.

Küçük adına retta izin veya kayyım gerekip gerekmediği somut durumun özelliklerine göre değişebilir; başvuru öncesinde ilgili sulh hukuk mahkemesinden bilgi almak yerinde olur. Vasinin atanma şartları için vasi atama süreci yazımıza bakabilirsiniz.

Hayattayken Mirası Reddetmek Mümkün mü?

Hayır, mirasın reddi ancak miras açıldıktan, yani mirasbırakan öldükten sonra mümkündür. Kanun ret süresini ölümün öğrenilmesine bağlar (TMK m. 606). Mirasbırakan hayattayken mirastan vazgeçmek isteyen kişi ise mirasbırakanla yapılan ayrı bir sözleşmeye, yani mirastan feragat sözleşmesine başvurur.

Bu iki kurum birbirinden farklıdır. Mirasın reddi, mirasçının mahkemeye yönelttiği tek taraflı bir beyandır. Buna karşılık mirastan feragat, mirasbırakan ile mirasçının sağlığında yaptığı bir anlaşmadır. Dolayısıyla ölüm öncesinde verilen “mirası istemiyorum” beyanı, kanundaki ret beyanının yerini tutmaz.

Mirasın Reddinde Sık Yapılan Hatalar

En sık hata, ölümden sonra tereke mallarını kullanmak veya satmaktır; bu davranış ret hakkını düşürme riski taşır. Diğer yaygın hatalar arasında süreyi yanlış hesaplamak, şartlı ret beyanında bulunmak ve torunların da ayrıca reddetmesi gerektiğini atlamak yer alır.

  • Ölenin aracını satmak veya banka hesabından para çekmek (TMK m. 610/2),
  • Süreyi öğrenme tarihinden değil yanlış bir tarihten hesaplamak,
  • “Borç çıkarsa reddediyorum” gibi şartlı veya kısmi ret beyanı vermek,
  • Noterde yapılan bir yazıyı ret beyanı sanmak,
  • Bir çocuğun reddinden sonra onun çocuklarının da reddetmesi gerektiğini gözden kaçırmak,
  • Hükmen ret davasında masrafların kazanılsa bile davacıda kalabileceğini hesaba katmamak,
  • Reddin, ölümden önceki beş yılda alınan bağışlar için sorumluluğu kaldırdığını sanmak (TMK m. 618),
  • Alacaklı açısından reddin iptali davasını altı ay içinde açmamak (TMK m. 617).

Ölümden sonra ilk haftalarda terekenin durumunu öğrenmeye çalışan ve mallara dokunmayan mirasçı, bu hataların çoğundan kaçınır. Ayrıca ölüm aylığı veya tazminat gibi mirastan bağımsız görünen hakların ret kararından etkilenip etkilenmediği ayrı bir inceleme gerektirir.

Mirasın reddine ilişkin değerlendirme

Gerçek ret, hükmen ret, resmî defter veya resmî tasfiye arasında seçim; terekenin borç durumuna, sürelere ve mirasçıların davranışlarına göre farklı sonuçlar doğurur. Bu nedenle somut durumun hukuki açıdan değerlendirilmesi için bir avukattan görüş almanız yararlı olur.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp

Sıkça Sorulan Sorular

Mirasın reddi: temel bilgiler

Mirasın reddi nedir?

Mirasçının mirası kabul etmediğini sulh hukuk mahkemesine bildirmesi, mirasın reddidir. Reddeden kişi mirasçılık sıfatını kaybeder ve mirasbırakanın borçlarından sorumlu olmaz (TMK m. 605).

Reddi miras ile mirasın reddi aynı şey mi?

Evet, ikisi aynı işlemdir. Kanunun kullandığı resmî terim mirasın reddidir; reddi miras ise gündelik dilde yaygın olan eski ifadedir.

Mirası reddetmezsem ölenin borçlarından sorumlu olur muyum?

Evet. Mirasçılar mirası ölümle kendiliğinden kazanır ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olur (TMK m. 599). Ayrıca mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (TMK m. 641).

Mirası reddetme hakkı kimlere aittir?

Yasal mirasçılar ve vasiyetnameyle atanan mirasçılar mirası reddetme hakkına sahiptir (TMK m. 605/1).

Mirası reddetmek için borç olması şart mı?

Hayır. Gerçek retta borç şartı aranmaz; mirasçı kişisel nedenlerle de mirası reddeder. Borca batıklık yalnızca hükmen ret için şarttır.

Mirasın reddi süresi

Reddi miras süresi kaç ay?

Mirasın reddi süresi üç aydır (TMK m. 606).

Reddi miras süresi ne zaman başlar?

Yasal mirasçı için süre, mirasbırakanın ölümünü öğrendiği tarihte başlar. Atanan mirasçı için ise süre, vasiyetnamenin kendisine resmen bildirildiği tarihte başlar (TMK m. 606).

Ölümü geç öğrendim, süre ne zaman başlar?

Süre öğrenme tarihinde başlar. Ancak mirasçılığını daha sonra öğrendiğini ispat yükü mirasçıdadır; bu nedenle öğrenme tarihini gösteren belgeleri saklamanız gerekir (TMK m. 606).

3 ay içinde reddi miras yapılmazsa ne olur?

Süresi içinde reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (TMK m. 610/1). Bu durumda mirasbırakanın borçlarından da sorumlu olur.

Reddi miras süresi uzatılabilir mi?

Evet. Önemli sebepler varsa sulh hâkimi ret süresini uzatır veya yeni bir süre tanır (TMK m. 615). Kanun bu ek süre için bir üst sınır öngörmez.

Reddi miras süresini kaçırdım, ne yapabilirim?

Önemli bir sebep varsa sulh hâkiminden yeni süre istemek mümkündür (TMK m. 615). Ayrıca tereke ölüm tarihinde açıkça borca batıksa, süreye bağlı olmayan hükmen ret davası gündeme gelir.

Tereke yazımı yapılmışsa ret süresi nasıl işler?

Tereke yazımı varsa süre, yazımın sona erdiğinin sulh hâkimince bildirilmesiyle başlar (TMK m. 607).

Mirasın reddi başvurusu ve usul

Reddi miras nasıl gerçekleşir?

Mirasçı, sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak kayıtsız şartsız ret beyanında bulunur. Mahkeme beyanı tutanakla tespit eder ve reddi özel kütüğe kaydeder (TMK m. 609).

Reddi miras için hangi mahkemeye gidilir?

Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir (HMK m. 382). Yetki konusunda TMK m. 609/3 ile HMK m. 384 farklı yerleri işaret ettiği için başvurudan önce ilgili adliyeden bilgi almak güvenli olur.

Noterden reddi miras mümkün mü?

Hayır. Kanun reddi sulh mahkemesine yapılan beyana bağlar (TMK m. 609). Noterde düzenlenen bir yazı, mahkemeye ulaşan ret beyanının yerini tutmaz.

E-Devlet üzerinden reddi miras mümkün mü?

Kanunda e-Devlet üzerinden ret diye ayrı bir yol yoktur. Ret beyanının sulh hukuk mahkemesine ulaşması gerekir.

Reddi miras için hangi belgeler gerekir?

Kimlik belgesi ve mirasbırakanın kimlik bilgileri temel belgelerdir. Ölümü geç öğrendiyseniz bunu gösteren belgeyi, vekille başvuruyorsanız özel yetkili vekâletnameyi eklemeniz gerekir.

Reddi miras için veraset ilamı şart mı?

Hayır. Yargıtay’a göre mahkeme mirasçılık belgesi ister ama sunmaya zorlamaz; nüfus kayıtlarını kendisi getirtir (7. HD, E. 2024/4570, K. 2025/2692).

Reddi miras dilekçesinde ne yazmalı?

Dilekçede mirasçının ve mirasbırakanın kimlik bilgileri, ölüm tarihi ve mirası kayıtsız şartsız reddettiğiniz yer alır. Ölümü geç öğrendiyseniz öğrenme tarihini de belirtirsiniz.

Reddi miras için duruşmaya gitmek gerekir mi?

Hayır. Yargıtay’a göre dilekçe hâkime ulaştıktan sonra talep edenin duruşmaya gelme zorunluluğu yoktur; mahkeme gelinmese de karar verir (7. HD, E. 2024/4570, K. 2025/2692).

Mirasın reddi masrafı, vekil ve ret belgesi

Reddi miras masrafı 2026’da ne kadar?

Harç ve gider kalemleri her yıl tarifeyle güncellenir ve adliyeye göre değişir. Güncel tutarı başvuracağınız adliyenin ön bürosundan öğrenmenizi öneririz.

Reddi miras için avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır, mirasçı ret beyanını kendisi yapma hakkına sahiptir. Hükmen ret davası veya tereke işlemleri gibi durumlarda ise hukuki destek almak yararlı olur.

Vekille reddi miras mümkün mü?

Evet. Ancak vekâletnamede mirasın reddine ilişkin özel yetki bulunmalıdır; Yargıtay hükmen ret davasında özel vekâletname aradı (7. HD, E. 2025/4978, K. 2025/4694).

Reddi miras belgesi nasıl alınır?

Süresinde reddeden mirasçı, mahkemeden reddi gösteren belgeyi ister (TMK m. 609/3). Bu belgeyi alacaklıya veya icra dairesine sunarsınız.

Reddi miras beyanı geri alınır mı?

Yargıtay’a göre ret beyanı bozucu yenilik doğuran bir haktır ve sulh mahkemesine ulaşmakla sonuç doğurur. Bu nedenle beyanı vermeden önce kararınızı netleştirmeniz gerekir.

Mirasın reddi hakkını kaybettiren durumlar

Kimler reddi miras yapamaz?

Süre bitmeden tereke işlerine karışan, olağan yönetimin dışında işlem yapan, tereke mallarını gizleyen veya kendine mal eden mirasçı mirası reddedemez (TMK m. 610/2).

Ölenin arabasını satan kişi ret hakkını kaybeder mi?

Aracı satmak olağan yönetimin dışında kalıyorsa ret hakkını ortadan kaldırır (TMK m. 610/2). Bu nedenle karar verene kadar tereke mallarını satmamak gerekir.

Ölenin banka hesabından para çekmek reddi engeller mi?

Hesaptan kendi ihtiyacı için para çeken mirasçı, terekeyi kendine mal etmiş sayılma riskiyle karşılaşır (TMK m. 610/2). Sınırı somut olay belirler.

Alacak için icra takibi başlatmak reddi engeller mi?

Hayır. Zamanaşımını veya hak düşümünü önlemek için dava açmak ya da icra takibi yapmak ret hakkını kaldırmaz (TMK m. 610/3).

Sadece borçları reddetmek mümkün mü?

Hayır. Ret kayıtsız ve şartsız olmalıdır (TMK m. 609). Mirasçı mirasın tamamını reddeder; malları alıp borçları reddetmek mümkün değildir.

Şartlı reddi miras olur mu?

Hayır. “Borç çıkarsa reddediyorum” gibi şarta bağlı bir beyan geçerli bir ret değildir (TMK m. 609).

Mirasın reddi sonrası miras ve borç

Reddi miras yapınca miras kime kalır?

Reddedenin payı, o kişi miras açıldığında hayatta olmayan biri gibi diğer hak sahiplerine geçer (TMK m. 611). Pratikte pay önce reddedenin altsoyuna, altsoyu yoksa aynı zümredeki diğer mirasçılara kalır.

Reddi miras yapınca borç kime kalır?

Borç, mirası kazanan diğer mirasçılara kalır. En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederse terekeyi sulh mahkemesi iflas hükümlerine göre tasfiye eder ve alacaklılar alacaklarını tereke mallarından alır (TMK m. 612).

Reddi miras yapanın çocuklarına miras geçer mi?

Evet, tek bir mirasçının reddinde pay kural olarak onun altsoyuna geçer (TMK m. 611). Bu nedenle torunların da kendi süreleri içinde ayrıca reddetmesi gerekir.

Bütün mirasçılar mirası reddederse ne olur?

En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederse sulh mahkemesi mirası iflas hükümlerine göre tasfiye eder. Tasfiyeden sonra artan değer, mirasçılar reddetmemiş gibi hak sahiplerine kalır (TMK m. 612).

Çocukların hepsi reddederse miras eşe mi geçer?

Evet. Altsoyun tamamı mirası reddederse payları sağ kalan eşe geçer (TMK m. 613).

Sonra gelen mirasçılar yararına ret nedir?

Reddedenler, tasfiyeden önce sonra gelen mirasçılara mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını ister. Sonrakiler bir ay içinde kabul etmezse kanun onları reddetmiş kabul eder (TMK m. 614).

Özel durumlarda mirasın reddi

Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı ne olur?

Ret hakkı, ölen mirasçının kendi mirasçılarına geçer (TMK m. 608). Süre, mirasın kendi mirasbırakanlarına geçtiğini öğrendikleri tarihte başlar.

Babam mirası reddetmeden öldü, dedemin mirasını reddetme hakkım var mı?

Evet. Babanızın ret hakkı size geçer ve süreniz bunu öğrendiğiniz tarihte başlar. Ancak babanıza tanınan süre dolmadıkça sizin süreniz de sona ermez (TMK m. 608).

Vasiyetnameyle mirasçı atananın süresi ne zaman başlar?

Atanan mirasçının süresi, vasiyetnamenin kendisine resmen bildirildiği tarihte başlar (TMK m. 606). Atanan mirasçının reddettiği pay, başka arzu anlaşılmadıkça en yakın yasal mirasçılara kalır (TMK m. 611).

Vasiyet alacaklısının vasiyeti reddetme hakkı var mı?

Evet. Vasiyet alacaklısı vasiyeti reddederse, başka bir arzu anlaşılmadıkça vasiyet yükümlüsü bundan yararlanır (TMK m. 616).

Hayattayken reddi miras mümkün mü?

Hayır, mirasın reddi ancak mirasbırakan öldükten sonra mümkündür. Sağlığında mirastan vazgeçmek isteyen kişi, mirasbırakanla mirastan feragat sözleşmesi yapar.

Mirasın hükmen reddi ve alacaklılar

Mirasın hükmen reddi nedir?

Mirasbırakanın ödemeden aczi ölüm tarihinde açıkça belliyse veya resmen tespit olunmuşsa kanun mirası reddedilmiş kabul eder (TMK m. 605/2). Mirasçı bunu alacaklılara karşı tespit davasıyla ileri sürer.

Hükmen reddin süresi var mı?

Hayır. Yargıtay’a göre TMK m. 605/2’ye dayanan ret süreye tabi değildir ve mirasçının iyi ya da kötüniyetli olması önemsizdir (7. HD, E. 2025/4978, K. 2025/4694).

Aciz vesikası olmadan hükmen ret mümkün mü?

Evet. Aciz vesikası yoksa mahkeme bankalara, tapuya, vergi dairelerine ve diğer kurumlara yazı yazarak terekenin aktifini ve pasifini belirler. Yargıtay, aciz vesikası bulunmayan bir dosyada kabul kararını onadı (7. HD, E. 2025/1479, K. 2025/5182).

Hükmen ret davasında masrafları kim öder?

Alacaklılar borca batıklığı bilmiyorsa ve bilmeleri mümkün değilse yargılama giderleri davacıda kalır ve davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmez (7. HD, E. 2025/4978, K. 2025/4694).

Reddi miras yaptıktan sonra icra takibi gelir mi?

Evet, alacaklı reddi bilmeden takip başlatma ihtimaline sahiptir. Bu durumda ödeme emrine süresinde itiraz eder ve mahkemeden aldığınız ret belgesini dosyaya sunarsınız.

Mirasçının kendi borcu için reddin iptali davası mümkün mü?

Evet. Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla reddederse alacaklıları ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptalini ister (TMK m. 617). Yargıtay bu süreyi hak düşürücü saydı (7. HD, E. 2025/4926, K. 2026/2993).

Reddi miras yapan, ölümden önce aldığı bağışlardan sorumlu olur mu?

Evet, belirli ölçüde. Ödemeden aciz mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçı, ölümden önceki beş yılda ondan aldığı ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacağı değer ölçüsünde alacaklılara karşı sorumludur (TMK m. 618).

Resmî defter ve resmî tasfiye nedir?

Resmî defter, terekenin mal ve borçlarının sulh hâkimince deftere geçirilmesidir; mirasçı bunu bir ay içinde ister (TMK m. 619). Resmî tasfiyede ise mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz (TMK m. 632).

Kaynakça

Mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 426, 599, 605-619, 627, 628, 632, 641. mevzuat.gov.tr
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 382, 384, 385. mevzuat.gov.tr
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu, m. 13/j. mevzuat.gov.tr

Yargı kararları

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4926, K. 2026/2993, T. 04.06.2026.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1479, K. 2025/5182, T. 04.12.2025.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4978, K. 2025/4694, T. 05.11.2025.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4570, K. 2025/2692, T. 20.05.2025.

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.

Benzer Yazılar