Ödeme emrine itiraz 2026: itiraz süresi, başvuru yeri ve itirazdan sonraki süreç

Ödeme emrine itiraz, ilamsız icra takibinde borçlunun borca, borcun bir kısmına, imzaya veya icra dairesinin yetkisine karşı çıkarak takibi durdurmasını sağlayan hukuki yoldur. Genel kural, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 62’ye göre tebliğden itibaren 7 gün içinde icra dairesine başvurmaktır. Bu rehber; süre hesabını, kambiyo takibindeki farklı kuralları, gecikmiş itirazı, alacaklının yollarını ve tazminatları anlatır.

Özet

  • Süre: Genel haciz yolunda itiraz süresi 7 gündür. Süre tebliğden başlar; kanun ilk günü hesaba katmaz (İİK m. 62/1, m. 19).
  • Merci: Borçlu itirazını dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirir.
  • Kambiyo senetleri: Haciz yolunda ödeme süresi 10 gün, itiraz ve şikâyet süresi 5 gündür; borçlu icra mahkemesine başvurur (m. 168). İflas yolunda ise 5 gün içinde icra dairesine başvurmak gerekir (m. 171).
  • Etkisi: Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (m. 66). Kambiyo takibinde borca ve imzaya itiraz, satış dışındaki işlemleri kendiliğinden durdurmaz (m. 169, 170).
  • Sonrası: Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde itirazın kaldırılmasını ister ya da 1 yıl içinde itirazın iptali davası açar (m. 67, 68, 68/a).
  • Tazminat: Haksız çıkan taraf, red veya hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm olur. Alacaklı aleyhine tazminat ise kötü niyet şartına bağlıdır.

İçindekiler

Ödeme Emri Nedir, Ödeme Emrine İtiraz Ne İşe Yarar?

Ödeme emri, alacaklının ilamsız takip talebi üzerine icra dairesinin borçluya gönderdiği ve borcu belirli sürede ödemesini isteyen resmî belgedir. Borçlunun bu talebe karşı çıktığını icra dairesine bildirmesi ise ödeme emrine itirazdır. Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur ve alacaklıyı mahkemeye başvurmaya yöneltir.

İlamsız takipte alacaklı, elinde mahkeme kararı olmadan da icra dairesine başvurma hakkına sahiptir. Bu nedenle kanun, borçluya kısa bir sürede “bu borcu kabul etmiyorum” deme imkânı tanır. Borçlu itiraz ettiğinde alacaklı, alacağını icra mahkemesinde veya genel mahkemede ispat etmek zorunda kalır. Buna karşılık borçlu sessiz kalırsa takip kesinleşir ve alacaklı haciz aşamasına geçer.

Öte yandan vergi dairesinin 6183 sayılı Kanuna göre gönderdiği ödeme emri ayrı bir hukuki rejime tabidir. Bu rehber yalnızca İİK kapsamındaki ilamsız takipleri ve kambiyo senetlerine dayalı takipleri anlatır; vergi ve diğer kamu alacaklarına ilişkin ödeme emirleri kapsam dışında kalır.

Ödeme emrinde hangi ihtarlar yer alır?

İİK m. 60, ödeme emrinin içeriğini ayrıntılı biçimde sayar. Borçlu, belgeyi okurken özellikle aşağıdaki ihtarlara dikkat etmelidir. Çünkü itirazın biçimini ve süresini doğrudan bu ihtarlar belirler.

  • Borcun 7 gün içinde ödenmesi ihtarı,
  • İmza borçluya ait değilse bunun aynı sürede ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi hâlde senedin borçludan çıkmış sayılacağı,
  • Borca, borcun bir kısmına veya alacaklının takip hakkına itirazın aynı sürede bildirilmesi,
  • İmzayı inkâr eden borçlunun icra mahkemesindeki duruşmada hazır bulunması gerektiği,
  • İtiraz olmazsa 7 gün içinde mal beyanında bulunma yükümlülüğü ve hapisle tazyik ihtarı.

Ayrıca icra dairesi ödeme emrini iki nüsha olarak düzenler. Nüshalar arasında fark çıkarsa borçlunun elindeki nüsha geçerlidir (m. 60). İcra dairesi ödeme emrini takip talebinden itibaren en geç 3 gün içinde tebliğe çıkarır; birden fazla borçlu varsa her birine ayrı ayrı tebligat gönderir (m. 61).

Ödeme emri ile icra emri arasındaki fark

Borçlular iki belgeyi sıkça karıştırır, ancak belgeler farklı takip yollarına aittir. Ödeme emri, mahkeme kararı bulunmayan ilamsız takiplerde ve kambiyo senetlerine dayalı takiplerde borçluya gider. Mahkeme ilamına dayanan takipte ise icra dairesi borçluya icra emri gönderir. İlamlı takipte borçlunun başvuracağı yollar ve süreler bu yazıdaki kurallardan farklıdır. Dolayısıyla elinizdeki belgenin başlığını kontrol etmek, doğru yolu seçmenin ilk adımıdır.

Ödeme Emrine İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Ödeme emrine itiraz süresi, genel haciz yoluyla ilamsız takipte tebliğ tarihinden itibaren 7 gündür (İİK m. 62/1). Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda borçlu 5 gün içinde icra mahkemesine, iflas yolunda ise 5 gün içinde icra dairesine başvurur. Süreler kanundan doğar ve taraflar sözleşmeyle bunları değiştiremez.

Kanundaki süreleri değiştiren sözleşmeler hükümsüzdür (m. 20). Örneğin alacaklının “itiraz süreniz uzatıldı” şeklindeki bir yazısı, icra dairesi bakımından sonuç doğurmaz. Bu nedenle borçlu, görüşmeler sürse bile kanuni süreyi esas almalıdır.

Takip yoluÖdeme süresiİtiraz süresiBaşvuru yeriTakibe etkisi
Genel haciz yoluyla ilamsız takip7 gün7 gün (m. 62)İcra dairesiSüresinde itiraz takibi durdurur (m. 66).
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu10 gün5 gün (m. 168)İcra mahkemesiSatış dışındaki işlemler devam eder; mahkeme geçici durdurma kararı verme yetkisine sahiptir.
Kambiyo senetlerine özgü iflas yolu5 gün5 gün (m. 171)İcra dairesiBorçlu itiraz ve şikâyetlerini sebepleriyle birlikte bildirir.
Gecikmiş itiraz—Engelin kalktığı günden itibaren 3 gün (m. 65)İcra mahkemesiMahkeme takibin durdurulmasına karar verme yetkisine sahiptir.
Ödeme emrine itiraz süreleri: genel haciz yolunda 7 gün içinde icra dairesine, kambiyo haciz yolunda 5 gün içinde icra mahkemesine, iflas yolunda 5 gün içinde icra dairesine, gecikmiş itirazda engelin kalktığı günden itibaren 3 gün
Takip türüne göre itiraz süreleri ve başvuru yerleri

Ödeme emrine itiraz süresi 7 iş günü mü?

Hayır. Kanun 7 günü takvim günü olarak öngörür; hafta sonu ve tatiller sürenin içinde yer alır. İİK m. 19, gün olarak belirlenen sürelerde ilk günü hesaba katmaz. Son gün resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen gün biter. Süre son günün tatil saatinde sona erer.

Elektronik ortamda yapılan işlemlerde ise ayrı bir kural vardır. İİK m. 8/a’ya göre icra işlemleri UYAP üzerinden yürür ve elektronik ortamdaki işlemlerde süre gün sonunda biter. Bu nedenle elektronik başvuru yapan borçlu, son günün mesai saati bitse bile o gün içinde başvurusunu tamamlama imkânına sahiptir.

Tebliğ tarihini ne belirler?

İtiraz süresinin başlangıcı tebliğ tarihidir. Ancak tebliğin hangi gün gerçekleştiği, tebligatın türüne göre değişir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu bu konuda dört önemli kural içerir.

  • Elektronik tebligat: Kanun, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda gerçekleştiğini kabul eder (TK m. 7/a). Tüm özel hukuk tüzel kişileri, yani şirketler, elektronik tebligat kullanmak zorundadır.
  • Kapıya yapıştırma: Muhatap adreste bulunmaz veya tebellüğden kaçınırsa memur evrakı muhtara ya da zabıtaya bırakır ve kapıya ihbarname yapıştırır. Bu durumda kapıya yapıştırma tarihi tebliğ tarihidir (TK m. 21).
  • Usulsüz tebliğ: Muhatap usulsüz tebliğe rağmen belgeden haberdar olmuşsa tebliğ geçerlidir; ancak tebliğ tarihi olarak muhatabın beyan ettiği tarih esas alınır (TK m. 32).
  • Adres değişikliği: Adres değişikliğini bildirmeyen muhatap için eski adrese ait binanın kapısına asılma tarihi tebliğ tarihidir (TK m. 35).

Gerçek kişi borçlu elektronik tebligat adresi almamışsa ödeme emri fiziki olarak gelir. Buna karşılık şirket borçlularda 7 günlük süre, elektronik tebligatın gerçekleştiği kabul edilen günden başlar. Bu sonuç, TK m. 7/a ile İİK m. 62/1’in birlikte okunmasından doğar.

Ödeme emrine itiraz süresi nasıl hesaplanır? Örnek

Aşağıdaki iki kurgusal örnek, sürenin pratikte nasıl işlediğini gösterir. Örneklerde son günün resmî tatile denk gelmediği varsayılmıştır.

  1. Fiziki tebliğ: Borçlu ödeme emrini Salı günü elden alır. İlk günü saymayız; süre Çarşamba başlar ve bir sonraki haftanın Salı günü sona erer.
  2. Elektronik tebligat: Ödeme emri bir şirketin elektronik adresine Çarşamba günü ulaşır. Tebligat, izleyen beşinci günün, yani Pazartesi gününün sonunda gerçekleşmiş olur. İtiraz süresi bir sonraki Pazartesi biter.
  3. Son gün tatilse: Hesaplanan son gün resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen gün sona erer (m. 19).

Ödeme Emrine İtiraz Nereye ve Nasıl Yapılır?

Borçlu, genel haciz yolunda ödeme emrine itirazını takibi yürüten icra dairesine bildirir. Borçlu itirazını dilekçeyle veya sözlü beyanla bildirir; sözlü beyanı icra dairesi tutanağa geçirir. Başka bir icra dairesine yapılan itiraz da geçerlidir; o daire, masrafı alarak itirazı derhal yetkili daireye gönderir.

İİK m. 62/1, başka daireye yapılan itiraz için alınmayan masraftan memurun şahsen sorumlu olduğunu da düzenler. Böylece kanun, borçlunun başka şehirde bulunmasından doğan riski azaltır. Bununla birlikte itirazın dosyaya ulaşmasını takip etmek ve alındı belgesini saklamak borçlunun yararınadır. Ayrıca kanun, itiraz eden borçluya bunu gösteren harçsız ve pulsuz bir belge verilmesini öngörür.

Ödeme emrine itirazda dilekçe, sözlü beyan ve elektronik başvuru

Dilekçe ve sözlü beyan, kanunun açıkça saydığı iki yoldur. Sözlü itirazda borçlu icra dairesine gider ve beyanını tutanağa geçirtir. Dilekçede ise borçlu itiraz türlerini yazılı olarak ve açıkça gösterir. Dolayısıyla kanun her iki yola da aynı sonucu bağlar.

Elektronik başvuruya gelince, İİK m. 8/a icra işlemlerinin UYAP üzerinden yürüdüğünü ve güvenli elektronik imzanın elle atılan imzayla aynı ispat gücüne sahip olduğunu düzenler. Elektronik başvuruyu tercih eden borçlu, başvurunun dosyaya kaydedildiğini mutlaka kontrol etmelidir.

Ödeme emrine itiraz dilekçesinde neler yer almalı?

Kanun belirli bir dilekçe kalıbı öngörmez. Ancak bazı unsurlar eksik kalırsa itiraz sonuç doğurmaz veya borçlu sonradan hak kaybına uğrar. Bir dilekçede şu unsurların bulunması gerekir:

  • İcra dairesinin adı ve dosya numarası,
  • Borca, borcun bir kısmına veya alacaklının takip hakkına itiraz edildiğinin açık ifadesi,
  • İmza inkârı varsa bunun ayrıca ve açıkça yazılması (m. 62),
  • Kısmi itirazda itiraz edilen kısmın niteliği ve miktarı,
  • Yetki itirazı varsa yetkili icra dairesinin gösterilmesi (m. 50),
  • Yurt içinde bir tebligat adresi (m. 62/3).

Bu unsurlar arasında adres bildirimi özellikle önemlidir. Borçlu itirazla birlikte yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır. Borçlu yeni adres bildirmezse ve icra dairesi adresi tespit edemezse, takip talebindeki adrese gönderilen tebligat geçerli olur. Dolayısıyla adres bildirmeyen borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasının davetiyesini görmeden yargılamayı kaçırma riskiyle karşılaşır.

İtiraz Türleri: Borca, İmzaya, Yetkiye ve Kısmi İtiraz

Ödeme emrine itiraz dört ana biçimde ortaya çıkar: borcun tamamına itiraz, borcun bir kısmına itiraz, imzaya itiraz ve icra dairesinin yetkisine itiraz. Ancak her türün kendine özgü şekil kuralı vardır. Borçlu birden fazla itirazı aynı dilekçede ve aynı süre içinde ileri sürer.

Borca itiraz

Borca itirazda borçlu, imzayı kabul eder ama borcun doğmadığını, ödendiğini, ertelendiğini veya alacaklının takip hakkı bulunmadığını ileri sürer. Örneğin kira borcunu banka havalesiyle ödeyen kiracı, dekontu göstererek borca itiraz eder. Benzer şekilde hatalı bir hesaba gönderilen paranın iadesi için başlatılan takiplerde de borca itiraz gündeme gelir. Bu konuyu IBAN ile yanlış gönderilen paranın geri alınması rehberimizde ayrıca ele aldık.

İmzaya itiraz

İmzaya itirazda borçlu, takibe dayanak belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürer. Kanun bu itirazın ayrıca ve açıkça yapılmasını şart koşar. Aksi hâlde kanun imzayı takip bakımından kabul edilmiş sayar (m. 62). Dolayısıyla yalnız “borcum yoktur” yazan borçlu, imzayı itiraz dışında bırakmış olur.

İmzayı inkâr eden ve icra dairesinin yetki çevresinde bulunan borçlu, mazeret bildirmedikçe itirazın kaldırılması duruşmasında bizzat hazır bulunmalıdır (m. 68/a). Mahkeme imzanın borçluya ait olduğu sonucuna varırsa itirazı geçici olarak kaldırır. Bu durumda alacaklı, ödeme süresi geçmişse geçici haciz isteme hakkına sahiptir (m. 69).

Yetki itirazı

Para veya teminat borcu için takipte yetkiye ilişkin HMK hükümleri kıyasen uygulanır; ayrıca sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir (İİK m. 50). Yetki itirazının en önemli kuralı zamanlamasıdır. Borçlu yetki itirazını esas hakkındaki itirazla birlikte yapmak zorundadır. Ardından icra mahkemesi önce yetki itirazını inceler ve bu konuda kesin karar verir.

Kısmi itiraz ve faize itiraz

Borçlu asıl alacağı kabul edip faize, işlemiş faiz miktarına veya diğer fer’i taleplere itiraz etmek isterse kısmi itiraz yoluna başvurur. Kısmi itirazda borçlu, itiraz ettiği kısmın niteliğini ve miktarını açıkça göstermelidir. Aksi hâlde kanun bu itirazı hiç yapılmamış sayar (m. 62/4). Öte yandan takip, borçlunun kabul ettiği miktar için devam eder (m. 66).

İtiraz sebeplerini sonradan genişletmek mümkün mü?

Kural olarak mümkün değildir. Çünkü itiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez; yalnız senet metninden anlaşılan sebepler bunun dışındadır (m. 63). Bu nedenle borçlu, dilekçeyi yazarken ödeme, takas, zamanaşımı veya imza inkârı gibi tüm sebepleri baştan değerlendirmelidir.

Ödeme Emrine İtiraz Edilince Ne Olur?

Süresinde yapılan ödeme emrine itiraz, genel haciz yolundaki takibi durdurur (İİK m. 66). İcra dairesi itirazı 3 gün içinde muhtırayla alacaklıya bildirir. Bundan sonra top alacaklıdadır: alacaklı ya icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ister ya da genel mahkemede itirazın iptali davası açar.

İcra dairesi itirazı alacaklı nüshasına da kaydeder (m. 64). Ayrıca muhtıranın tebliğ masrafını alacaklının avansından karşılar. Takip durduğu için alacaklı, itirazı kaldıran bir karar almadıkça haciz gibi işlemlerle ilerleme imkânına sahip değildir. Kısmi itirazda ise takip, itiraz dışında kalan miktar için sürer.

İtirazdan sonraki süreç: ödeme emrinin tebliği, 7 gün içinde itiraz ve takibin durması, itirazın alacaklıya bildirilmesi, 6 ay içinde itirazın kaldırılması veya 1 yıl içinde itirazın iptali davası
İtirazdan sonra alacaklının yolları ve süreleri

İtiraz etmeyen borçlu için sonuçlar

Borçlu 7 gün içinde itiraz etmez veya itirazı süresinden sonra yaparsa, alacaklının talebiyle takip devam eder (m. 66). Ödeme emrindeki ihtar gereği borçlunun 7 gün içinde mal beyanında bulunması gerekir; aksi hâlde hapisle tazyik ihtarı uygulanır (m. 60). Alacaklı bundan sonra haciz aşamasına geçer.

Ancak süreyi kaçırmak her zaman kesin bir hak kaybı anlamına gelmez. Bazı kaynaklar “7 gün geçtikten sonra itiraz mümkün değildir” der; bu anlatım eksiktir. Kanun, kusursuz bir engel varsa gecikmiş itiraza, usulsüz tebliğde ise şikâyet yoluna imkân tanır. Ayrıca kesinleşmeden sonra da borçlunun belgeye dayalı bazı imkânları vardır. Bu yolları aşağıda ayrı başlıkta anlatıyoruz.

Kambiyo Senetlerinde Ödeme Emrine İtiraz

Çek, bono veya poliçeye dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda ödeme süresi 10 gün, itiraz ve şikâyet süresi 5 gündür. Bu takipte borçlu ödeme emrine itirazını icra dairesine değil, dilekçeyle icra mahkemesine sunar (İİK m. 168). İflas yolunda ise kural yeniden değişir ve başvuru icra dairesine gider.

Bu ayrım uygulamada en çok hata yapılan noktadır. Çünkü pek çok kaynak “itirazın mercii icra dairesidir” kuralını tüm takipler için genelleştirir. Oysa haciz yolundaki kambiyo takibinde icra dairesine yapılan bir başvuru, borçluyu süreyi kaçırma riskiyle karşı karşıya bırakır.

Haciz yolunda icra mahkemesine itiraz

İİK m. 168’e göre ödeme emri şu ihtarları içerir: borcun 10 gün içinde ödenmesi; senet kambiyo senedi niteliğinde değilse 5 gün içinde icra mahkemesine şikâyet; imza borçluya ait değilse 5 gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine bildirim; borçlu olmama, itfa, mehil, zamanaşımı veya yetki itirazlarının sebepleriyle birlikte 5 gün içinde icra mahkemesine bildirilmesi.

Borca itiraz, satış dışındaki icra işlemlerini durdurmaz (m. 169). Bununla birlikte icra mahkemesi tarafları en geç 30 gün içinde duruşmaya çağırır. Borçlu, borcun olmadığını, itfa veya mehil edildiğini resmî ya da imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatlarsa mahkeme itirazı kabul eder (m. 169/a). Senet tarihine göre zamanaşımı dolmuşsa ve kesilme ya da durma aynı nitelikte bir belgeyle ispatlanamazsa mahkeme yine itirazı kabul eder. Kabul kararıyla takip durur; alacaklının genel hükümlere göre dava hakkı ise saklıdır.

İcra mahkemesi, yetki itirazında taraflar gelmese de karar verir ve belgelere göre takibi geçici olarak durdurma yetkisine sahiptir. Buna karşılık itirazın reddi kararına karşı istinafa başvurmak icrayı kendiliğinden durdurmaz; durdurma için m. 33/3’teki teminat gerekir.

Kambiyo senedinde imzaya itiraz ve para cezası

Borçlu imza itirazını da dilekçeyle icra mahkemesine sunar; bu itiraz da satış dışındaki işlemleri durdurmaz (m. 170). Mahkeme itirazı ciddi bulursa duruşmadan önce evrak üzerinde takibi geçici olarak durdurur. İmza borçluya ait değilse mahkeme itirazı kabul eder ve takip durur.

Haksız imza inkârının ise ağır bir maliyeti vardır. İmza borçluya aitse ve takip durdurulmuşsa mahkeme borçluyu, yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve %10 para cezasına mahkûm eder. Tersine, mahkeme itirazı kabul eder ve alacaklının kötü niyetini veya ağır kusurunu saptarsa aynı yaptırımları alacaklıya uygular. Senedin kambiyo vasfı taşımadığına ilişkin şikâyette m. 168/3 uygulanır; mahkeme kambiyo vasfının yokluğunu süresinde yapılan şikâyet veya itiraz üzerine resen gözetir ve takibi iptal eder (m. 170/a).

İflas yolunda ödeme emrine itiraz

Kambiyo senetlerine özgü iflas yolunda ödeme süresi 5 gündür. Borçlu her türlü itiraz ve şikâyetini sebepleriyle birlikte 5 gün içinde dilekçeyle icra dairesine bildirir (m. 171). Yargıtay da iflas yolunda itiraz ve şikâyetlerin İİK m. 172 gereği icra dairesine yapılacağını vurgular. Dolayısıyla iflas yolunda mahkemeye başvuran borçlu, doğru merci kuralına takılır.

Kambiyo senedine dayalı takipte haciz yolu ile iflas yolunun karşılaştırması: ödeme süresi, itiraz süresi ve başvuru yeri
Kambiyo senetlerinde haciz yolu ve iflas yolu farkı

Ödeme emrine ilişkin bilgilendirme

Ödeme emrine karşı izlenecek yol; takibin türüne, tebliğin şekline, dayanak belgeye ve borçlunun elindeki ödeme kayıtlarına göre değişir. Sürelerin kısa olması nedeniyle tebliğ belgesinin ve takip dayanağının bir avukat tarafından incelenmesi gerekebilir.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp

Süre Kaçtıysa: Gecikmiş İtiraz ve Usulsüz Tebliğ Şikâyeti

İtiraz süresini kaçıran borçlunun iki ayrı imkânı vardır. Kusuru olmayan bir engel nedeniyle süreyi kaçıran borçlu gecikmiş itiraz yoluna başvurur (İİK m. 65). Tebligat kanuna aykırı yapılmışsa borçlu usulsüz tebliğ şikâyetiyle tebliğ tarihinin düzeltilmesini ister. Bu iki yolun şartları birbirinden farklıdır.

Gecikmiş itirazın şartları

Borçlu, kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse paraya çevirme işlemi bitinceye kadar itiraz etme hakkına sahiptir. Bunun için engelin kalktığı günden itibaren 3 gün içinde mazeretini gösteren deliller, itiraz sebepleri ve dayanaklarıyla birlikte başvurmalı ve duruşma harç ve masraflarını ödemelidir (m. 65).

Madde, takibin durdurulmasına karar verme yetkisini icra mahkemesine verir; bu nedenle borçlu icra mahkemesine başvurur. Bu süreçte mahkeme incelemeyi evrak üzerinde yürütür ve gerekirse tarafları çağırır. Sonuçta mazeret kabul edilirse takip durur. Alacaklı ise aynı oturumda itirazın kaldırılmasını sözlü olarak isteme hakkına sahiptir.

Kanun mazeretleri tek tek saymaz; belirleyici ölçüt, engelin borçlunun kusurundan kaynaklanmamasıdır. Hastalık veya yurt dışında bulunma gibi durumların bu ölçütü karşılayıp karşılamadığını mahkeme somut olaya göre değerlendirir. Daha önce haciz konulmuşsa alacaklı, kabul kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde itirazın kaldırılmasını istemez ya da itirazın iptali davası açmazsa haciz kalkar.

Usulsüz tebliğ şikâyeti

Ödeme emri kanuna aykırı biçimde tebliğ edilmişse borçlu, icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurur. Borçlu, icra dairesi işlemine karşı şikâyeti işlemi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde yapar (m. 16). TK m. 32, usulsüz tebliğden haberdar olan muhatabın beyan ettiği tarihi tebliğ tarihi olarak kabul eder. Böylece mahkeme tebliğ tarihini öğrenme tarihine düzeltir ve itiraz süresi bu tarihten işlemeye başlar.

Gecikmiş itirazda tebliğ usulüne uygundur ama borçlu bir engel nedeniyle süreyi kaçırmıştır. Usulsüz tebliğ şikâyetinde ise sorun tebliğin kendisidedir. Bu yüzden borçlu, hangi yolun kendi durumuna uyduğunu tebliğ mazbatasını inceleyerek belirlemelidir.

Kesinleşmiş takipte borçlunun imkânları

Kesinleşme, borçlunun bütün imkânlarını ortadan kaldırmaz. Takip kesinleştikten sonraki dönemde borç itfa edilmişse veya alacaklı mehil vermişse borçlu, bunu noterce onaylı ya da imzası ikrar edilmiş bir belgeyle her zaman ileri sürme hakkına sahiptir (m. 71). Zamanaşımı için ise m. 33/a kıyasen uygulanır. Bunun yanında borçlu, borçlu olmadığını menfi tespit davasıyla ileri sürme hakkını da korur (m. 72).

Ödeme Emrine İtiraz Sonrası Alacaklının Yolları

Borçlu ödeme emrine itiraz edince alacaklının önünde iki yol açılır. Belgesi güçlüyse icra mahkemesinden 6 ay içinde itirazın kaldırılmasını ister. Aksi hâlde genel mahkemede 1 yıl içinde itirazın iptali davası açar. Her iki süre de itirazın alacaklıya tebliğinden başlar ve kaçırılmasının ağır sonuçları vardır.

YolŞartSüreMahkeme
İtirazın kesin kaldırılması (m. 68)İmzası ikrar edilmiş veya noterce onaylı borç ikrarı içeren senet ya da resmî daire belgesiİtirazın tebliğinden itibaren 6 ayİcra mahkemesi
İtirazın geçici kaldırılması (m. 68/a)İmzası inkâr edilen hususi senet6 ayİcra mahkemesi
İtirazın iptali davası (m. 67)Her türlü delil; belirli alanlarda önce arabuluculukİtirazın tebliğinden itibaren 1 yılGenel mahkeme
Genel hükümlere göre alacak davasıSüreler kaçırılmışsaAlacağın tabi olduğu süreGenel mahkeme

İtirazın kaldırılması: 6 aylık süre

Takip, imzası ikrar edilmiş ya da noterce onaylanmış borç ikrarı içeren bir senede veya resmî daire ya da yetkili makam belgesine dayanıyorsa alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde itirazın kesin kaldırılmasını ister (m. 68). Borçlu itirazını haklı gösterecek bir belge sunamazsa mahkeme itirazı kaldırır. Alacaklı bu süreyi kaçırırsa aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapma imkânını kaybeder.

Geçici kaldırmada ise mahkeme imzanın borçluya ait olup olmadığını inceler (m. 68/a). İtiraz geçici olarak kaldırılırsa borçlu, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde borçtan kurtulma davası açma hakkına sahiptir. Davanın dinlenmesi için borçlu, alacağın %15’ini ilk duruşmaya kadar depo etmelidir (m. 69). İcra mahkemesi tarafları davet eder ve m. 18’e göre karar verir (m. 70).

İtirazın iptali davası: 1 yıllık süre

Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede itirazın iptalini dava eder (m. 67). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu ve hâkimin bunu resen gözettiğini belirtir. Süre, itirazın Tebligat Kanununa uygun olarak alacaklıya tebliğiyle başlar; tebliğ yoksa süre de işlemez.

Buna karşılık bir yıl içinde dava açılmazsa ilamsız takip düşer. Alacaklının genel hükümlere göre dava hakkı saklı kalır; ancak bu davada alınan ilamla eski takibe devam etmek mümkün olmaz. Ayrıca mahkeme icra inkâr tazminatına yalnız süresinde açılan itirazın iptali davasında hükmeder.

İtirazın iptali davasından önce arabuluculuk

Ticari davalardan konusu para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m. 5/A). Bu durumda arabulucu başvuruyu 6 hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en çok 2 hafta uzar. Dava şartı arabuluculuğun genel işleyişini zorunlu arabuluculuk rehberimizde anlattık.

Kira alacaklarında durum daha dikkatli bir değerlendirme gerektirir. 6325 sayılı Kanun m. 18/B, ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler hariç kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkları dava şartı arabuluculuk kapsamına alır. Kira alacağı takibine itirazdan sonra açılacak itirazın iptali davasının bu kapsamda kaldığı, maddenin lafzından çıkan bir yorumdur. Kira ilişkisindeki takip ve tahliye bağlantısını kiracı tahliye davası rehberimizde, kira bedelinin belirlenmesini ise kira tespit davası yazımızda ele aldık.

İcra İnkâr Tazminatı ve Kötü Niyet Tazminatı

İcra inkâr tazminatı, itirazı haksız çıkan borçlunun; kötü niyet tazminatı ise haksız ve kötü niyetli takip yapan alacaklının ödediği tazminattır. Ayrıca mahkeme, karşı tarafın talebiyle tazminata hükmeder. Kanun oranı sabit tutmaz; tazminat, red veya hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

İİK m. 67/2’ye göre borçlunun itirazı haksız bulunursa borçlu, takip haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı tazminata mahkûm olur. Tazminatın hesabında takip talebindeki veya davadaki talep esas alınır. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise mahkeme borçlu aleyhine tazminata ancak kötü niyet ispatlanırsa hükmeder. Aynı alt sınır itirazın kaldırılmasında (m. 68), borçtan kurtulma davasında (m. 69) ve kambiyo takibinde (m. 169/a, 170) de geçerlidir.

Tazminat oranı yüzde 20 mi?

Kanundaki ifade “yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere” şeklindedir. Yani yüzde yirmi bir alt sınırdır; mahkeme koşullara göre daha yüksek bir oran belirleme yetkisine sahiptir. Oranı 6352 sayılı Kanun %40’tan %20’ye indirdi. Bazı kaynaklar oranı sabit “%20” olarak verir ve inkâr tazminatıyla kötü niyet tazminatını aynı kurala bağlar; bu anlatım kanun metnine uymaz.

Alacaklı aleyhine tazminat için takibin haksız olması yetmez. Genel haciz yolunda alacaklının kötü niyetli olması (m. 67), kambiyo takibinde ise kötü niyetli veya ağır kusurlu olması gerekir (m. 169/a, 170). Kambiyo takibinde esasa ilişkin kabul hâlinde kötü niyetli veya ağır kusurlu alacaklı; takip geçici olarak durdurulmuş ve itiraz reddedilmişse borçlu tazminata mahkûm olur.

Ödeme Emrine İtiraz ile İlgili Yargıtay Kararları

Ödeme emrine itiraz sonrasındaki süreçte Yargıtay’ın üç kararı özellikle yol gösterir. Bu kararlar itirazın iptali süresinin başlangıcını, usulsüz tebliğde süre hesabını ve iflas yolundaki merciyi, alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatının şartını açıklar. Aşağıda her kararın olayını, ilkesini ve sonucunu ayrı ayrı özetliyoruz.

HGK: itirazın iptali süresi tebliğle başlar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/357, K. 2020/794, T. 20.10.2020. Bir banka, kredi alacağı için ilamsız takip başlattı ve borçlular süresinde itiraz etti. Ancak icra dairesi itiraz dilekçesini alacaklıya tebliğ etmedi. Alacağı temlik alan taraf yıllar sonra itirazın iptali davası açtı. Yerel mahkeme, alacaklının itirazı dosya işlemlerinden öğrendiğini kabul ederek davayı süreden reddetti ve bozmaya direndi.

Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oy çokluğuyla bozdu. Kurul’a göre m. 67’deki 1 yıllık süre hak düşürücüdür ve itirazın 7201 sayılı Kanuna uygun olarak alacaklıya tebliğiyle başlar. Dosyadaki işlemler de tebliğin yerine geçmez. Bununla birlikte alacaklı, tebliği beklemeden de dava açma hakkına sahiptir. Karşı oy ise sürenin öğrenmeyi gösteren mahkeme kararından itibaren başlaması gerektiğini savundu.

12. HD: usulsüz tebliğde süre ve iflas yolunda merci

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/4451, K. 2021/315, T. 14.01.2021. Bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takipte tebliğ memuru, ödeme emrini borçlunun oturduğu daireye değil aynı binadaki başka bir daireye bıraktı. Borçlu usulsüz tebliğ şikâyetiyle birlikte borca itirazını ve kambiyo şikâyetini doğrudan mahkemeye sundu.

Daire, bölge adliye mahkemesi kararını oybirliğiyle bozdu. Karara göre borçlunun oturmadığı daireye yapılan tebliğ, şeklen uygun görünse de usulsüzdür; mahkeme tebliğ tarihini TK m. 32’ye göre borçlunun öğrenme tarihine düzeltmelidir. Ayrıca iflas yolunda borçlu itiraz ve şikâyetlerini İİK m. 172 gereği 5 gün içinde icra dairesine bildirir. Bu nedenle mahkemeye yapılan başvuru süre aşımı gerekçesiyle değil, merci kuralı gereğince reddedilmelidir.

3. HD: kötü niyet tazminatının şartı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/9148, K. 2019/5965, T. 01.07.2019. Ödenmeyen kira bedelleri için başlatılan takibe kiracı, kira ilişkisini inkâr ederek itiraz etti. Mahkeme davayı kısmen kabul etti; kabul edilen kısım için alacaklı lehine icra inkâr tazminatına, reddedilen kısım için borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmetti.

Daire hükmü düzelterek onadı ve kötü niyet tazminatını hükümden çıkardı. Gerekçeye göre davanın reddedilen kısmı için borçlu lehine tazminat, takibin haksız olmasıyla değil alacaklının kötü niyetinin ispatıyla mümkündür. Alacağın bir kısmının haklı çıkmaması tek başına kötü niyet göstermez. Karar 2019 tarihlidir; ilke kanun lafzıyla örtüşmekle birlikte yerleşik içtihat olarak sunulmamalıdır.

Ödeme Emrine İtirazda Sık Yapılan Hatalar

Ödeme emrine itirazda hak kayıplarının büyük kısmı süre hesabındaki ve merci seçimindeki hatalardan doğar. Borçlular çoğunlukla ilk günü süreye katar, kambiyo takibinde icra dairesine gider veya imza inkârını açıkça yazmaz. Aşağıdaki liste en sık karşılaşılan hataları özetler.

  • Tebliğ gününü süreye katmak veya e-tebligattaki beşinci gün kuralını atlamak,
  • Kambiyo ödeme emrinde de 7 günlük genel sürenin geçerli olduğunu sanmak ya da icra dairesine itiraz etmek,
  • “Borcum yoktur” demekle yetinip imza inkârını ayrıca ve açıkça yazmamak,
  • Kısmi itirazda itiraz edilen miktarı göstermemek,
  • Yetki itirazını esas itirazdan sonra ileri sürmek,
  • İtirazla birlikte yurt içi adres bildirmemek,
  • Usulsüz tebliğ şikâyeti ile gecikmiş itirazı karıştırmak,
  • Gecikmiş itirazda engelin kalktığı günden başlayan 3 günü kaçırmak.

Alacaklı tarafında ise en sık hata, itirazın tebliğinden sonra işleyen 6 aylık ve 1 yıllık süreleri kaçırmaktır. Ticari alacaklarda arabulucuya başvurmadan dava açmak da davanın usulden reddine yol açar.

Ödeme emrine itiraz için kontrol listesi ve belgeler

  1. Belgeyi tanıyın: Ödeme emri mi, icra emri mi; genel haciz mi, kambiyo mu, iflas yolu mu?
  2. Tebliğ tarihini tespit edin: Tebliğ mazbatasını veya e-tebligat kaydını inceleyin.
  3. Son günü hesaplayın: İlk günü saymayın; son gün tatilse ertesi günü esas alın.
  4. İtiraz türlerini belirleyin: Borca, imzaya, yetkiye ve kısmi itirazı ayrı ayrı yazın.
  5. Doğru mercie başvurun: Genel haciz ve iflas yolunda icra dairesi, kambiyo haciz yolunda icra mahkemesi.
  6. Belgeleri saklayın: Ödeme dekontu, makbuz, ibraname ve itiraz alındı belgesi.

Kambiyo takibinde borca itirazı ispat için resmî veya imzası ikrar edilmiş belge gerekir. Gecikmiş itirazda engeli gösteren belge, usulsüz tebliğde ise adres kayıt belgesi önem taşır. Borçlu bir vekille hareket ediyorsa vekâletnameyi de dosyaya ekler.

Kurgusal örnek olay

Bir tedarikçi şirket, fatura alacağı için müşterisi olan bir limited şirkete karşı genel haciz yoluyla takip başlatır. Ödeme emri borçlu şirketin elektronik adresine ulaşır. Borçlu şirket faturanın bir kısmını ödediğini, kalanın ise teslim edilmeyen mallara ait olduğunu düşünür. Bu nedenle 7 gün içinde icra dairesine verdiği dilekçede ödenen miktarı ve dekont tarihlerini gösterir, kalan kısma da borca itiraz eder. Ayrıca yurt içi adresini bildirir.

Böylece takip itiraz edilen kısım için durur. Tedarikçi şirket elinde imzası ikrar edilmiş bir belge bulunmadığı için itirazın kaldırılmasını isteyemez. Uyuşmazlık ticari dava niteliği taşıdığından tedarikçi önce arabulucuya başvurur; anlaşma olmazsa itirazın iptali davası açar. Mahkeme, borçlunun itirazını haksız bulursa yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmeder; mahkeme tedarikçinin talebini reddeder ve borçlu tedarikçinin kötü niyetini ispatlarsa bu kez tedarikçi kötü niyet tazminatı öder.

İcra takibine ilişkin bilgilendirme

Ödeme emrine itirazın içeriği, takibin dayanağına ve borçlunun elindeki belgelere göre şekillenir. Süre, merci ve itiraz türlerinin somut dosya üzerinden hukuki açıdan değerlendirilmesi için bir avukata danışılması gerekebilir.

Telefon: 0535 668 81 22 WhatsApp

Sıkça Sorulan Sorular

Temel kavramlar ve kapsam

Ödeme emrine itiraz nedir?

Ödeme emrine itiraz, ilamsız icra takibinde borçlunun borca, borcun bir kısmına, imzaya veya yetkiye karşı çıktığını bildirmesidir. Süresinde yapılan itiraz genel haciz yolundaki takibi durdurur (İİK m. 66). Alacaklı bundan sonra alacağını icra mahkemesinde veya genel mahkemede ispat etmek zorunda kalır.

Ödeme emri neden gelir?

Ödeme emri, alacaklı icra dairesine ilamsız takip talebiyle başvurduğu için gelir. İcra dairesi takip talebinden itibaren en geç 3 gün içinde ödeme emrini tebliğe çıkarır (İİK m. 61). Üstelik alacaklının bu aşamada bir mahkeme kararına sahip olması gerekmez.

Ödeme emri ile icra emri arasındaki fark nedir?

İcra dairesi ödeme emrini ilamsız ve kambiyo takiplerinde, icra emrini ise mahkeme ilamına dayanan takiplerde gönderir. İlamlı takipte borçlunun başvuracağı yollar ve süreler, ödeme emrine itiraz kurallarından farklıdır.

İtiraz için avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır, kanun bu aşamada avukatla temsil şartı aramaz. İİK m. 62/1, itirazın borçlu tarafından dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirilmesini yeterli görür. Bununla birlikte itiraz türlerinin doğru yazılması sonraki aşamaları doğrudan etkiler.

Vergi dairesinin ödeme emrine itiraz da aynı kurallara mı tabi?

Hayır. Vergi dairesinin 6183 sayılı Kanuna göre gönderdiği ödeme emri ayrı bir hukuki rejime tabidir. Bu nedenle İcra ve İflas Kanunundaki itiraz süreleri ve merciler bu ödeme emirleri için geçerli değildir.

Mirasçıların ödeme emrine itiraz hakkı var mı?

Evet, mirasçılar da itiraz hakkına sahiptir. Ancak itiraz eden borçlu veli, vasi veya mirasçı ise mahkeme, borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına yalnız kötü niyet ispatlanırsa hükmeder (İİK m. 67).

Ödeme emrine itiraz süresi ve tebliğ

Ödeme emrine itiraz süresi kaç gündür?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz süresi tebliğden itibaren 7 gündür (İİK m. 62/1). Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda ve iflas yolunda ise itiraz süresi 5 gündür (m. 168, 171).

Ödeme emrine itiraz 7 iş günü mü, takvim günü mü?

Takvim günüdür. Hafta sonu ve tatiller sürenin içinde yer alır; kanun ilk günü ise hesaba katmaz (İİK m. 19). Son gün resmî tatile rastlarsa süre tatili izleyen gün biter.

İtiraz süresi ne zaman başlar?

Süre, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği günü izleyen gün başlar. Tebliğ gününü hesaba katmayız (İİK m. 19). Öte yandan tebliğ tarihini tebligatın türü belirler: elden tebliğde teslim günü, kapıya yapıştırmada yapıştırma günü esas alınır.

Süresinin son günü hafta sonuna denk gelirse ne olur?

Son gün resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen gün biter (İİK m. 19). Ayrıca süre son günün tatil saatinde sona erer. Elektronik ortamdaki işlemlerde ise süre gün sonunda biter (m. 8/a).

Tebliğ türüne göre ödeme emrine itiraz süresi

E-tebligatla gelen ödeme emrinde süre ne zaman başlar?

Kanun, elektronik tebligatın muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda gerçekleştiğini kabul eder (TK m. 7/a). Dolayısıyla yedi günlük itiraz süresi bu tarihten sonra işlemeye başlar.

Şirkete gelen ödeme emrinde süre nasıl hesaplanır?

Şirketler elektronik tebligat kullanmak zorunda olduğundan süre, e-tebligatın gerçekleştiği kabul edilen günden başlar. O gün, belgenin elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci gündür (TK m. 7/a); 7 günlük süre bu tarihi izleyen gün işlemeye başlar.

Kapıya yapıştırılan ödeme emrinde tebliğ tarihi nedir?

Kapıya yapıştırma tarihi tebliğ tarihidir (TK m. 21). Bu usulü memur, muhatap adreste bulunmadığında veya tebellüğden kaçındığında uygular. İtiraz süresi bu tarihi izleyen gün başlar.

Ödeme emri başka bir daireye bırakıldıysa süre ne zaman başlar?

Borçlunun oturmadığı bir daireye yapılan tebliğ usulsüzdür. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/4451, K. 2021/315 sayılı kararında böyle bir durumda tebliğ tarihinin TK m. 32’ye göre borçlunun öğrenme tarihine düzeltilmesi gerektiğini belirtti.

Ödeme emrine itiraz nereye ve nasıl yapılır?

Ödeme emrine itiraz nereye yapılır?

Genel haciz yolunda borçlu itirazını takibi yürüten icra dairesine bildirir (İİK m. 62/1). Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda ise başvuru icra mahkemesine, iflas yolunda yeniden icra dairesine gider (m. 168, 171).

Başka şehirdeki icra dairesine itiraz etmek mümkün mü?

Evet. Başka bir icra dairesine yapılan itiraz geçerlidir; o daire masrafı alarak itirazı derhal yetkili daireye gönderir (İİK m. 62/1). Üstelik alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur.

Ödeme emrine sözlü itiraz mümkün mü?

Evet. Kanun itirazın dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirilmesine imkân tanır (İİK m. 62/1). Bu durumda icra dairesi beyanı tutanağa geçirir. Kambiyo senetlerine özgü takipte ise borçlu dilekçe vermek zorundadır.

UYAP veya e-Devlet üzerinden icra takibine itiraz etmek mümkün mü?

İİK m. 8/a icra işlemlerinin UYAP üzerinden yürüdüğünü ve elektronik işlemde sürenin gün sonunda bittiğini düzenler. Elektronik başvuru yapan borçlu, itirazın dosyaya kaydedildiğini kontrol etmelidir.

İtiraz dilekçesinde neler yazmalı?

Dilekçede dosya numarası, itiraz türleri, varsa imza inkârı, kısmi itirazda itiraz edilen miktar, varsa yetki itirazı ve yurt içi adres yer almalıdır. Kanun belirli bir kalıp öngörmez; ancak bu unsurların eksikliği hak kaybına yol açar (İİK m. 50, 62, 63).

İtirazda adres bildirmek zorunlu mu?

Evet. Borçlu itirazla birlikte yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır (İİK m. 62/3). Borçlu yeni adres bildirmezse ve icra dairesi adresi tespit edemezse, takip talebindeki adrese gönderilen tebligat geçerli olur.

İtiraz için harç ödemek gerekir mi?

Kanun, itiraz eden borçluya itiraz ettiğine dair harçsız ve pulsuz bir belge verilmesini öngörür (İİK m. 62). Diğer harç ve masraf tutarları her yıl değişebildiği için güncel tarifenin kontrol edilmesi gerekir. Gecikmiş itirazda ise borçlu duruşma harç ve masraflarını ödemek zorundadır (m. 65).

İtiraz türleri: borca, imzaya ve yetkiye itiraz

Borca itiraz nedir?

Borca itiraz, borçlunun imzayı kabul edip borcun doğmadığını, ödendiğini, ertelendiğini veya alacaklının takip hakkı bulunmadığını ileri sürmesidir. Örneğin borçlu bu itirazı ödeme emrindeki 7 günlük süre içinde bildirir (İİK m. 60, 62).

İmzaya itiraz nedir?

İmzaya itiraz, borçlunun takibe dayanak belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesidir. Bu itirazı ayrıca ve açıkça yapmak gerekir; aksi hâlde kanun imzayı takip bakımından kabul edilmiş sayar (İİK m. 62).

Sadece borcum yoktur yazmak yeterli mi?

Borca itiraz bakımından bu ifade süresindeyse takibi durdurur. Ancak bu ifade imza inkârını kapsamaz; imza inkârını ayrıca ve açıkça yazmak gerekir (İİK m. 62). Ayrıca borçlu itirazın kaldırılması duruşmasında sebeplerini sonradan genişletemez (m. 63).

Yetki itirazı nedir, ne zaman ileri sürülür?

Yetki itirazı, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığının ileri sürülmesidir. Borçlu bu itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapmak zorundadır; icra mahkemesi önce yetkiye kesin karar verir (İİK m. 50).

Faize veya ferilere itiraz etmek mümkün mü?

Evet, bu durum kısmi itiraz niteliği taşır. Borçlu itiraz ettiği kısmın niteliğini ve miktarını açıkça göstermelidir; aksi hâlde kanun itirazı yapılmamış sayar (İİK m. 62/4). Buna karşılık takip, kabul edilen kısım için devam eder (m. 66).

İtiraz sebeplerini sonradan değiştirmek mümkün mü?

Kural olarak mümkün değildir. Borçlu itirazın kaldırılması duruşmasında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez; yalnız senet metninden anlaşılan sebepler bunun dışındadır (İİK m. 63).

Ödeme emrine itiraz edildikten sonra

Ödeme emrine itiraz edince icra takibi durur mu?

Evet. Genel haciz yolunda süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m. 66). Kısmi itirazda takip yalnız kabul edilen miktar için sürer. Kambiyo takibinde ise borca ve imzaya itiraz satış dışındaki işlemleri kendiliğinden durdurmaz.

İcra dairesi itirazı alacaklıya bildirir mi?

Evet. İcra dairesi itirazı alacaklının avansından karşılayarak 3 gün içinde muhtırayla alacaklıya tebliğ eder (İİK m. 62). Bu nedenle alacaklının itirazın kaldırılması ve itirazın iptali için süreleri bu tebliğden başlar.

İtirazdan sonra haciz mümkün mü?

Süresinde yapılan itiraz takibi durdurduğu için alacaklı, itirazı kaldıran bir karar almadıkça hacze geçemez. Mahkeme itirazı geçici olarak kaldırır ve ödeme süresi de geçmişse alacaklı geçici haciz isteme hakkına sahiptir (İİK m. 69).

Ödeme emrine 7 gün içinde itiraz edilmezse ne olur?

Alacaklının talebiyle takip devam eder (İİK m. 66). Borçlu 7 gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır; aksi hâlde hapisle tazyik ihtarıyla karşılaşır (m. 60). Sonra alacaklı haciz isteme imkânına sahip olur.

Süre kaçırılırsa: gecikmiş itiraz ve şikâyet

Gecikmiş itiraz nedir?

Gecikmiş itiraz, kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edemeyen borçlunun sonradan itiraz etmesidir. Ancak borçlu bu hakkı paraya çevirme işlemi bitinceye kadar kullanır (İİK m. 65).

Gecikmiş itiraz için nereye ve ne zamana kadar başvurulur?

Borçlu gecikmiş itiraz için icra mahkemesine başvurur; çünkü kanun takibin durdurulmasına karar verme yetkisini bu mahkemeye verir. Borçlu engelin kalktığı günden itibaren 3 gün içinde delilleri ve itiraz sebepleriyle birlikte başvurmalıdır (İİK m. 65).

Hangi mazeretler gecikmiş itirazı haklı kılar?

Kanun mazeretleri tek tek saymaz; belirleyici ölçüt, engelin borçlunun kusurundan kaynaklanmamasıdır (İİK m. 65). Hastalık veya yurt dışında bulunma gibi durumların bu ölçütü karşılayıp karşılamadığını mahkeme somut olaya göre değerlendirir.

Gecikmiş itiraz ile usulsüz tebligat şikâyeti arasındaki fark nedir?

Gecikmiş itirazda tebliğ usulüne uygundur ama borçlu bir engel nedeniyle süreyi kaçırmıştır (İİK m. 65). Usulsüz tebliğ şikâyetinde ise sorun tebliğin kendisindedir; mahkeme tebliğ tarihini öğrenme tarihine düzeltir (TK m. 32). Borçlu şikâyeti işlemi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde yapar (İİK m. 16).

Kesinleşmiş icra takibine itiraz etmek mümkün mü?

Olağan itiraz süresi geçtikten sonra itiraz ancak gecikmiş itiraz şartlarıyla mümkündür (İİK m. 65). Bunun dışında borçlu, kesinleşmeden sonra gerçekleşen itfa veya mehili noterce onaylı ya da imzası ikrar edilmiş belgeyle her zaman ileri sürme hakkına sahiptir (m. 71).

Kambiyo senetlerinde ödeme emrine itiraz

Çek veya senede dayalı takipte itiraz süresi kaç gündür?

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda itiraz ve şikâyet süresi 5 gün, ödeme süresi 10 gündür (İİK m. 168). İflas yolunda ise hem ödeme hem itiraz süresi 5 gündür (m. 171).

Kambiyo takibinde itirazın mercii neresidir?

Haciz yolunda borçlu itiraz ve şikâyetini dilekçeyle icra mahkemesine sunar (İİK m. 168). İflas yolunda ise itiraz ve şikâyetlerini 5 gün içinde icra dairesine bildirir (m. 171). İcra dairesine yapılan bir haciz yolu itirazı borçluyu süre kaybı riskiyle karşı karşıya bırakır.

Kambiyo takibinde itiraz takibi durdurur mu?

Kendiliğinden durdurmaz. Borca ve imzaya itiraz satış dışındaki icra işlemlerini durdurmaz (İİK m. 169, 170). İcra mahkemesi itirazı ciddi bulursa takibi geçici olarak durdurur; itirazı kabul ederse takip durur (m. 169/a).

Senetteki imza bana ait değilse ne yapmalıyım?

Haciz yolundaki kambiyo takibinde 5 gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine imza itirazında bulunmalısınız (İİK m. 168, 170). Bildirimde bulunmazsanız kanun imzayı kabul edilmiş sayar. Buna karşılık imza size ait değilse mahkeme itirazı kabul eder ve takip durur.

İmzaya itiraz haksız çıkarsa ceza var mı?

Evet. Kambiyo takibinde imza borçluya aitse ve takip durdurulmuşsa mahkeme borçluyu yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve %10 para cezasına mahkûm eder (İİK m. 170).

Kambiyo vasfına şikâyet nedir?

Kambiyo vasfına şikâyet, takibe dayanak senedin kambiyo senedi niteliği taşımadığının icra mahkemesine bildirilmesidir. Şikâyet süresi 5 gündür (İİK m. 168/3). Ayrıca mahkeme süresinde yapılan şikâyet veya itiraz üzerine kambiyo vasfının yokluğunu resen gözetir (m. 170/a).

Zamanaşımına uğramış senet için itiraz etmek mümkün mü?

Evet. Borçlu zamanaşımı itirazını 5 gün içinde icra mahkemesine bildirir (İİK m. 168). Senet tarihine göre zamanaşımı dolmuşsa ve kesilme ya da durma resmî veya imzası ikrar edilmiş belgeyle ispatlanamazsa mahkeme itirazı kabul eder (m. 169/a).

Alacaklının yolları ve tazminatlar

İtirazın kaldırılması nedir, alacaklı bunu kaç ay içinde ister?

İtirazın kaldırılması, alacaklının belgeye dayanarak icra mahkemesinden borçlunun itirazını ortadan kaldırmasını istemesidir. Alacaklı bunu itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde ister (İİK m. 68, 68/a). Ancak süreyi kaçırırsa aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapma imkânını kaybeder.

Alacaklı itirazın iptali davasını ne zamana kadar açar?

Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açar (İİK m. 67). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu sürenin hak düşürücü olduğunu ve tebliğ yoksa işlemeye başlamadığını belirtir (E. 2020/357, K. 2020/794).

Alacaklı bir yıl içinde dava açmazsa ne olur?

İlamsız takip düşer. Alacaklının genel hükümlere göre dava hakkı saklıdır; ancak bu davada alınan ilamla eski takibe devam etmek mümkün olmaz (Yargıtay HGK, E. 2020/357, K. 2020/794).

İtirazın iptali davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?

Ticari davalarda evet; konusu para olan itirazın iptali davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m. 5/A). Kira alacağına dayalı takipte 6325 sayılı Kanun m. 18/B’nin lafzı bu yönde yorumlanmaya elverişlidir.

İcra inkâr tazminatı nedir, oranı ne kadar?

İcra inkâr tazminatı, itirazı haksız bulunan borçlunun alacaklıya ödediği tazminattır. Bununla birlikte oran sabit değildir; kanun red veya hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminat öngörür (İİK m. 67/2).

Kötü niyet tazminatı için neyi ispat etmek gerekir?

Borçlu, alacaklının kötü niyetli olduğunu ispat etmelidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/9148, K. 2019/5965 sayılı kararında takibin kısmen haksız çıkmasının tek başına kötü niyet göstermediğini belirtti. Kambiyo takibinde ise kötü niyet veya ağır kusur aranır (İİK m. 169/a, 170).

Borçtan kurtulma davası nedir?

Borçtan kurtulma davası, itirazı geçici olarak kaldırılan borçlunun borçlu olmadığını ispat için açtığı davadır. Borçlu bu davayı kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde açar ve alacağın %15’ini ilk duruşmaya kadar depo etmelidir (İİK m. 69).

Kaynakça

Mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 8/a, 16, 19, 20, 50, 60–72, 168–171. mevzuat.gov.tr
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 7/a, 21, 32, 35. mevzuat.gov.tr
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 5/A. mevzuat.gov.tr
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m. 18/B. mevzuat.gov.tr

Yargı kararları

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/357, K. 2020/794, T. 20.10.2020.
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/4451, K. 2021/315, T. 14.01.2021.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/9148, K. 2019/5965, T. 01.07.2019.

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.

Benzer Yazılar