Zorunlu arabuluculuk: dava şartı halleri, başvuru süreci, ücret ve anlaşma belgesi

Zorunlu arabuluculuk, kanunun belirli uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmayı dava şartı yaptığı usuldür (6325 sayılı Kanun m. 18/A). Özellikle iş, ticari, tüketici, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları bu kapsamdadır. Ancak taraflar anlaşmak zorunda değildir; zorunlu olan, dava öncesinde arabuluculuk bürosuna başvurmaktır.

Kısaca

  • Kapsam: Başlıca işçi-işveren alacakları ve işe iade, konusu para olan ticari davalar, tüketici mahkemesindeki uyuşmazlıklar, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti, komşu hakkı ve tarımsal üretim sözleşmeleri.
  • Başvuru: Başvuran, adliyedeki arabuluculuk bürosuna gider; ardından büro, kural olarak arabulucuyu belirler.
  • Süre: Arabulucu genel kural olarak üç haftada, zorunlu hâlde en çok bir hafta uzatarak süreci bitirir; ticari uyuşmazlıkta bu süre altı artı iki haftadır.
  • Katılmama: İlk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf, davayı kazansa bile yargılama giderlerinin yarısını üstlenir (m. 18/A-11).
  • Sonuç: Arabulucu, anlaşmada anlaşma belgesi, anlaşamamada ise son tutanak hazırlar; davacı bu tutanağı dava dilekçesine ekler.
  • Güncellik: 7589 sayılı Kanun arabuluculuk hükümlerini değiştirmedi; 6325 sayılı Kanun’daki son değişikliği ise 7531 sayılı Kanun getirdi.

İçindekiler

Zorunlu Arabuluculuk Nedir?

Zorunlu arabuluculuk, kanunda sayılan uyuşmazlıklarda mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurmayı bir dava şartı hâline getiren usuldür. Bu nedenle başvuru yapılmadan açılan davayı mahkeme esasa girmeden usulden reddeder. Uygulama, aynı usulü “dava şartı arabuluculuk” olarak da adlandırır.

Her şeyden önce arabuluculuğun temel ilkesi iradiliktir: taraflar sürece başvurmakta, süreci sürdürmekte ve sonuçlandırmakta serbesttir (6325 sayılı Kanun m. 3). Ancak kanun, 18/A maddesini bu ilkeden ayrık tutar. Dolayısıyla dava şartı hâllerinde başvuru zorunludur; buna karşılık anlaşma zorunlu değildir. Taraflar anlaşamazsa arabulucu son tutanağı düzenler; böylece dava yolu açılır.

Öte yandan arabulucu hâkim değildir ve uyuşmazlık hakkında karar vermez. Bunun yerine görevi, tarafları bir araya getirmek, iletişimi kolaylaştırmak ve tarafların kendi çözümlerini bulmasına yardımcı olmaktır. Taraflar bir çözüm üretemezse arabulucu bir çözüm önerisinde bulunma imkânına sahiptir (m. 15/7); ancak öneri tarafları bağlamaz.

Zorunlu arabuluculuk ile ihtiyari arabuluculuk arasındaki fark

İhtiyari arabuluculukta taraflar, uyuşmazlık ister dava öncesinde ister dava sırasında olsun, arabulucuya kendi istekleriyle gider. Buna karşılık zorunlu arabuluculukta kanun başvuruyu dava açmanın ön şartı yapar. Ayrıntılı bir karşılaştırma için ihtiyari arabuluculuğun işleyişi ve anlaşmanın etkisi yazımızı inceleyebilirsiniz.

ÖlçütZorunlu (dava şartı) arabuluculukİhtiyari arabuluculuk
BaşvuruDava açmadan önce zorunluTarafların serbest iradesine bağlı
Başvuru yeriAdliyedeki arabuluculuk bürosuTarafların seçtiği arabulucu
Arabulucunun belirlenmesiBüro belirler; taraflar listeden anlaşırsa o arabulucu görev alırTaraflar birlikte seçer
Süre3+1 hafta; ticari uyuşmazlıkta 6+2 hafta18/A’daki gibi kanuni süre yok
Katılmamanın sonucuYarı gider ve yarı vekâlet ücreti yaptırımı (m. 18/A-11)Bu yaptırım yok
Anlaşamamada ücretİki saatlik ücreti Adalet Bakanlığı bütçesi karşılarTaraflar öder

Kanun, dava şartı arabuluculuğu adliyedeki arabuluculuk bürosuna başvuru ve büronun arabulucu görevlendirmesi üzerinden düzenler (m. 18/A-4 ve 18/A-5). Bu nedenle zorunlu kapsamdaki bir uyuşmazlıkta kanunun öngördüğü yol, yetkili büroya başvurmaktır.

Zorunlu arabuluculuk ne zaman başladı?

Zorunlu arabuluculuk zaman içinde aşamalı olarak genişledi. İlk olarak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (RG 25.10.2017) iş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğu getirdi. Ardından ticari davalarda 01.01.2019’dan itibaren TTK m. 5/A uygulanmaya başladı. Son olarak 7445 sayılı Kanun (RG 05.04.2023) kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarını 01.09.2023’ten itibaren kapsama aldı.

Dava şartı arabuluculuk halleri ve kanuni dayanakları: iş, ticari, tüketici, kira ile ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı
Dava şartı arabuluculuk halleri ve dayanakları

Zorunlu Arabuluculuk Halleri: Hangi Davalarda Dava Şartı?

Zorunlu arabuluculuk hallerini farklı kanunlar düzenler. Örneğin iş uyuşmazlıkları 7036 sayılı Kanun’da, ticari davalar TTK’da, tüketici uyuşmazlıkları 6502 sayılı Kanun’da, kira ve ortaklığın giderilmesi gibi uyuşmazlıklar ise 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesinde yer alır. Ayrıca her hâlin kendine özgü istisnaları bulunur.

UyuşmazlıkDayanakÖnemli istisna veya not
İşçi veya işveren alacağı, tazminat, işe iade7036 sayılı Kanun m. 3İş kazası ve meslek hastalığı tazminatları hariç
Konusu para olan ticari davalarTTK m. 5/AAlacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat
Tüketici uyuşmazlıklarıTKHK m. 73/AHakem heyetinin görev alanı ve diğer istisnalar hariç
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarHUAK m. 18/Bİlamsız icra yoluyla tahliye hariç
Ortaklığın giderilmesi ve paylaştırmaHUAK m. 18/BTaşınır ve taşınmazlar dahil
Kat mülkiyeti ve komşu hakkıHUAK m. 18/B634 sayılı Kanun’dan doğan uyuşmazlıklar
Tarımsal üretim sözleşmesi5488 sayılı Kanun m. 1301.09.2023’ten itibaren

İş uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ya da işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talepleri dava şartı kapsamındadır (7036 sayılı Kanun m. 3/1). Ayrıca 7445 sayılı Kanun, bu alacaklara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını da kapsama aldı. Böylece kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ya da yıllık izin ücreti gibi talepler için önce arabulucuya gitmek gerekir. Fesih sonrası doğan talep kalemlerini işten çıkarılan işçinin hakları yazımızda ayrıca ele aldık.

Buna karşılık iş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları dava şartı arabuluculuğun dışındadır (m. 3/3). Bu davaların ayrıntısı için iş kazası tazminat davası rehberimize göz atabilirsiniz. Ayrıca kanun, gazeteci ve gemiadamını bu madde bakımından işçi sayar (m. 3/20).

Asıl işveren ve alt işveren ilişkisinde işe iade

Daha önce 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 15. fıkrası, asıl işveren-alt işveren ilişkisinde işe iade anlaşması için iki işverenin görüşmelere birlikte katılmasını ve iradelerinin uyuşmasını arıyordu. Ancak Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı 03.06.2025 tarihli, E. 2024/157, K. 2025/121 sayılı kararıyla iptal etti (RG 17.10.2025, sayı 33050). Mahkemeye göre kural, mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz biçimde sınırlıyordu.

Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk

TTK uyarınca ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları dava şartı kapsamındadır (TTK m. 5/A). Bu uyuşmazlıklarda arabulucu, görevlendirmeden itibaren altı hafta içinde süreci bitirir; zorunlu hâlde bu süreyi en çok iki hafta uzatır (TTK m. 5/A-2). Bazı kaynaklar bu süreyi 6325 sayılı Kanun’a dayandırsa da asıl dayanak TTK’dır.

Tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk

Tüketici mahkemelerinde görülecek uyuşmazlıklarda kural olarak önce arabulucuya başvurmak gerekir (TKHK m. 73/A). Ancak kanun beş istisna sayar:

  • İlk olarak tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar,
  • Hakem heyeti kararlarına karşı itirazlar,
  • Bakanlık ve tüketici örgütlerinin açtığı genel nitelikli davalar (m. 73/6),
  • Üretimin durdurulması ve malların toplatılmasına ilişkin davalar (m. 74),
  • Son olarak tüketici işlemi niteliğindeki taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar.

Hakem heyetinin parasal sınırı ise her yıl yeniden değerleme oranında artar. Bu nedenle bir uyuşmazlığın hakem heyetine mi yoksa arabuluculuğa mı gideceğini, başvuru tarihinde geçerli sınıra bakarak belirlemek gerekir. Ayrıca tüketiciye özgü iki koruyucu kural vardır: ilk toplantıya katılmama yaptırımı tüketici aleyhine uygulanmaz ve tüketicinin ödemesi gereken arabulucu ücretini Bakanlık bütçesi karşılar.

Kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı

6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi 01.09.2023’ten itibaren dört grup uyuşmazlığı kapsama alır: kiralananın İİK’ya göre ilamsız icra yoluyla tahliyesi hariç kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıklar ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıklar. Örneğin kira bedelinin tespiti, tahliye talebi veya aidat uyuşmazlığı için önce arabulucuya gitmek gerekir.

Öte yandan kanunun geçici 3. maddesi, 01.09.2023 tarihinde görülmekte olan davalara bu kuralı uygulamaz. Kira uyuşmazlıklarında başvurunun zamanlaması ayrıca önem taşır; bu konuyu aşağıda süreler bölümünde ve kiracı tahliye davası yazımızda inceledik.

Tarımsal üretim sözleşmeleri

Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığının resmî bilgilendirmesine göre, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 13. maddesi kapsamındaki tarımsal üretim sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar da 01.09.2023’ten itibaren dava şartı arabuluculuğa tabidir. Bu düzenlemeyi 7442 sayılı Kanun getirdi.

Zorunlu Arabuluculuğun Uygulanmadığı Uyuşmazlıklar

Zorunlu arabuluculuk yalnızca kanunda sayılan uyuşmazlıkları kapsar. Ayrıca bazı hâllerde kanun, kapsamdaki bir uyuşmazlığı bile dava şartından çıkarır. Örneğin tahkim sözleşmesi bulunan uyuşmazlıklar ile aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar bu usulün dışında kalır.

  • Tahkim veya özel çözüm yolu: Taraflar arasında tahkim sözleşmesi varsa ya da kanun başka bir alternatif çözüm yolunu zorunlu tutuyorsa 18/A hükmü devreye girmez (m. 18/A-18).
  • Aile içi şiddet iddiası: Ayrıca kanun, aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişli saymaz (m. 1/2).
  • Tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği konular: Genel olarak arabuluculuk yalnızca tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği özel hukuk uyuşmazlıklarında mümkündür (m. 1/2).
  • Kapsam dışı iş davaları: Özellikle iş kazası ve meslek hastalığına dayanan tazminat davaları (7036 sayılı Kanun m. 3/3).
  • Tüketici istisnaları: Hakem heyetinin görev alanı ve TKHK m. 73/A’da sayılan diğer davalar.
  • İlamsız tahliye: Kiralananın İİK’ya göre ilamsız icra yoluyla tahliyesi.

Buna karşılık aile hukuku uyuşmazlıkları, kanunda sayılan dava şartı hâlleri arasında yer almaz. Dolayısıyla boşanma davası açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu yoktur.

Zorunlu Arabuluculuk Başvurusu Nereye ve Nasıl Yapılır?

Zorunlu arabuluculuk başvurusunu, yetkili yerdeki adliyenin arabuluculuk bürosu alır; büro yoksa sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü bu görevi üstlenir. Başvuru için büroya herhangi bir ücret ödenmez. Ardından büro, listeden bir arabulucuyu görevlendirir ve arabulucu tarafları ilk toplantıya davet eder.

Zorunlu arabuluculuk başvurusunda yetkili büro

İş uyuşmazlıklarında başvuran, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki büroyu seçer; karşı taraf birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yeri yeterlidir (7036 sayılı Kanun m. 3/5). Buna karşılık diğer dava şartı hâllerinde ölçüt, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdir (m. 18/A-4). Başvuru adımlarını ise arabuluculuk başvurusu rehberimizde ayrıca anlattık.

Yanlış büroya başvuru ve yetki itirazı

Yanlış büroya başvuru hâlinde karşı taraf, yetki itirazını belgeleriyle birlikte en geç ilk toplantıda ileri sürer. Bunun üzerine arabulucu dosyayı sulh hukuk mahkemesine gönderir; mahkeme de bir hafta içinde kesin olarak karar verir (m. 18/A-8). Mahkeme itirazı kabul ederse başvuran, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurur.

Zorunlu arabuluculuk sürecinde arabulucuyu kim belirler?

Dava şartı arabuluculukta arabulucuyu kural olarak büro, kendi listesinden belirler. Ancak taraflar listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşırsa büro o kişiyi görevlendirir (m. 18/A-5). Bunun için başvuran, kendisine ve karşı tarafa ait iletişim bilgilerini büroya verir. Ayrıca arabulucu, taraflardan birinin avukatı olsa bile asıl tarafı da bilgilendirir (m. 18/A-7).

Başvuruda talep kalemlerini açıkça yazdırın

Özellikle başvuruda ve son tutanakta uyuşmazlık konusu bütün talepleri açıkça göstermek önemlidir. Örneğin Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, son tutanakta anlaşılamayan alacak kalemlerine hiç yer verilmediği bir dosyada, davadaki kalemlerin arabuluculuğa konu edilmediğini ve dava şartının gerçekleşmediğini kabul eden ilk derece kararını onadı (E. 2026/3687, K. 2026/2851, T. 31.03.2026). Dolayısıyla hem başvuran hem de davet edilen taraf, görüşülen her kalemin tutanağa doğru yansıdığını kontrol etmelidir.

Avukatla veya temsilci aracılığıyla katılım

Taraflar görüşmelere bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılır; ancak avukatla katılım zorunlu değildir (m. 15/6). Bununla birlikte avukat katılacaksa vekâletnamede arabuluculuğa ilişkin özel yetki bulunmalıdır. İş uyuşmazlığında ise işveren, yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanını görüşmeye gönderme hakkına sahiptir; bu çalışan da son tutanağı imzalar (7036 sayılı Kanun m. 3/18).

  1. Kapsamı belirleyin: Uyuşmazlık iş, ticari, tüketici, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti, komşu hakkı veya tarımsal üretim sözleşmesi kapsamında mı?
  2. Yetkili büroyu bulun: İşte karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer; diğer hâllerde yetkili mahkemenin bulunduğu yer.
  3. Başvuruyu yapın: Bu aşamada kimlik ve iletişim bilgileri, karşı tarafın unvanı ve adresi ile talep kalemlerini bildirin.
  4. Görevlendirmeyi bekleyin: Büro arabulucuyu belirler; ardından arabulucu tarafları ilk toplantıya davet eder.
  5. İlk toplantıya katılın: Karşı taraf, yetki itirazını en geç bu toplantıda ileri sürer.
  6. Görüşmeleri sürdürün: Arabulucu süreci 3+1 hafta, ticari uyuşmazlıkta ise 6+2 hafta içinde tamamlar.
  7. Belgeyi alın: Arabulucu, anlaşmada anlaşma belgesi, anlaşamamada ise son tutanak hazırlar.
  8. Sonraki adımı izleyin: Buna göre anlaşmada ödeme ve gerekiyorsa şerh; anlaşamamada süresinde dava.

Zorunlu Arabuluculuk Süreci Ne Kadar Sürer?

Zorunlu arabuluculuk süreci, arabulucunun görevlendirilmesinden itibaren genel kural olarak üç hafta sürer; zorunlu hâllerde arabulucu bu süreyi en çok bir hafta uzatır (m. 18/A-9; 7036 sayılı Kanun m. 3/10). Buna karşılık ticari uyuşmazlıklarda süre altı hafta, uzatma ise en çok iki haftadır.

Kanunun öngördüğü süre aslında bir üst sınırdır. Taraflar ilk toplantıda anlaşırsa ya da anlaşamayacaklarını açıkça ortaya koyarsa arabulucu süreci daha erken sona erdirir. Ayrıca kanun, görüşmelerin yapılacağı yeri de ayrıca düzenler (m. 18/A-17).

Zorunlu arabuluculukta süreler: üç artı bir hafta, ticari uyuşmazlıkta altı artı iki hafta, işe iadede bir ay ve iki hafta, son tutanak için bir haftalık kesin süre
Zorunlu arabuluculukta kanuni süreler

Zorunlu arabuluculuk sürecinde zamanaşımı işler mi?

Hayır, işlemez. Kanuna göre büroya başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez (m. 18/A-15; 7036 sayılı Kanun m. 3/17). Bununla birlikte arabuluculuk sona erdiğinde kalan süre yeniden işlemeye başlar. Örneğin kıdem, ihbar, kötüniyet ve eşit davranmama tazminatları ile yıllık izin ücretinde beş yıllık zamanaşımı uygulanır (4857 sayılı İş Kanunu ek m. 3). Ayrıca kıdem tazminatının hesabı için kıdem tazminatı rehberimize, süre hesabı için hukuki süre hesaplama aracına bakabilirsiniz.

Öte yandan ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararından sonra dava açmak için öngörülen süreler de arabuluculuk sürecinde işlemez. Başvurandan sonra karşı taraf onun aleyhine icra takibi başlatırsa başvuran, son tutanaktan itibaren iki hafta içinde menfi tespit davası açma hakkına sahiptir (m. 18/A-16).

İşe iade uyuşmazlığında özel süreler

İş Kanunu uyarınca işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurur. Anlaşma sağlanamazsa ardından son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açar; taraflar anlaşırsa aynı sürede özel hakeme gider (4857 sayılı İş Kanunu m. 20/1). Ayrıca arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilirse, kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvuru imkânı vardır. Diğer ayrıntılar için işe iade davası yazımıza bakabilirsiniz.

Kira uyuşmazlığında başvurunun zamanlaması

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında bölge adliye mahkemesi daireleri arasındaki farklı kararları giderdi. Daireye göre başvuru, dava açma hakkı doğmadan yapılmış olsa bile son tutanak dava açma süresi içinde düzenlenmişse dava şartı yerine gelmiş sayılır (E. 2026/2725, K. 2026/3805, T. 15.06.2026). Daire bu sonuca özellikle 6325 sayılı Kanun’un amacı ve usul ekonomisi ilkesiyle ulaştı.

İlk Toplantıya Katılmamanın Sonuçları

Zorunlu arabuluculukta ilk toplantıya geçerli bir mazeret göstermeden katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu olur; ayrıca mahkeme onun lehine vekâlet ücretinin yalnızca yarısına hükmeder (m. 18/A-11). Ayrıca arabulucu, katılmama durumunu son tutanakta belirtir.

Bu kuralı 7531 sayılı Kanun 14.11.2024’ten itibaren yumuşattı. Daha önceki metne göre katılmayan taraf giderlerin tamamından sorumluydu ve lehine vekâlet ücreti alamıyordu. Örneğin Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, eski metin döneminde mahkemenin bu kuralı kendiliğinden uygulaması gerektiğini belirterek kanun yararına bozma kararı verdi (E. 2022/4, K. 2022/1034, T. 25.01.2022). Bu nedenle eski kuralı anlatan kaynakları dikkatle okumak gerekir.

  • İki taraf da katılmazsa: Bu durumda her taraf kendi yaptığı yargılama giderini üstlenir.
  • Tüketici uyuşmazlığında: Kanun, katılmama yaptırımını tüketici aleyhine işletmez (TKHK m. 73/A-2).

Arabulucunun Tarafsızlığı, Eşitlik ve Gizlilik İlkeleri

Zorunlu arabuluculukta da arabulucu tarafsızdır ve taraflara eşit davranır (6325 sayılı Kanun m. 9). Aynı şekilde taraflar süreçte eşit haklara sahiptir (m. 3). Ayrıca görüşmelerdeki bilgi ve belgeler gizlidir; taraflar bunları kural olarak sonraki davada delil yapamaz (m. 4-5).

Zorunlu arabuluculuk sürecinde tarafsızlık ve eşitlik

Kanuna göre arabulucu, görevini tarafsız biçimde ve bizzat yürütür. Ayrıca arabulucu, görev aldığı uyuşmazlıkla ilgili olarak sonradan açılan davada taraflardan birinin avukatı olarak görev alamaz (m. 9/4). Bunun yanında kanun arabulucular için reklam yasağı da öngörür (m. 10). Böylece bu kurallar, arabulucunun iki tarafa eşit mesafede durmasını güvence altına alır.

Zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde gizlilik ve beyanların delil değeri

Arabulucu, taraflar ve görüşmelere katılan diğer kişiler, süreçte öğrendikleri bilgi ve belgeleri gizli tutar (m. 4). Ayrıca arabuluculuğa davet, görüş ve teklifler, öneriler, vakıa kabulleri ve yalnızca arabuluculuk için hazırlanan belgeler sonraki hukuk davasında veya tahkimde delil olarak ileri sürülemez. Üstelik kimse bu konularda tanıklık yapamaz; bu belgeler mahkemeye sunulsa bile mahkeme onları hükme esas almaz (m. 5). Kanun yalnızca kanunun emrettiği veya anlaşmanın icrası için gereken ölçüde istisna tanır.

Öte yandan gizliliği ihlal eden kişi, hukuken korunan bir menfaatin zarar görmesi şartıyla altı aya kadar hapis cezasıyla karşılaşır; soruşturma şikâyete bağlıdır (m. 33).

Bilgilendirme

Arabuluculuk sürecinin uygulanabilirliği, uyuşmazlığın türüne ve ilgili mevzuata bağlıdır. Bu nedenle sürece ilişkin sorular, tarafsızlık ve gizlilik ilkeleri gözetilerek ele alınmalıdır.

Zorunlu Arabuluculuk Ücretini Kim Öder?

Zorunlu arabuluculuk ücreti, sürecin sonucuna göre değişir. Örneğin taraflar anlaşırsa ücreti kural olarak eşit öder. Buna karşılık anlaşma sağlanamazsa iki saatlik ücreti Adalet Bakanlığı bütçesi karşılar; iki saati aşan kısmı taraflar eşit öder. Ayrıca dava şartı arabuluculukta arabulucu taraflardan masraf isteyemez (Tarife m. 2/4).

Zorunlu arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanamazsa ücret

Arabulucu taraflara ulaşamazsa, taraflar katılmazsa veya iki saatten kısa süren görüşme sonunda anlaşma olmazsa iki saatlik ücreti Bakanlık bütçesi öder. Buna karşılık görüşme iki saati aşar ve anlaşma olmazsa aşan kısmı taraflar eşit olarak karşılar. Bununla birlikte Bakanlığın ödediği tutar yargılama gideri sayılır; dolayısıyla mahkeme bu gideri davada haksız çıkan taraftan alır (m. 18/A-13).

Tüketici uyuşmazlığında ise sonuç ne olursa olsun tüketicinin ödemesi gereken ücreti, iki saatlik tutarı geçmemek üzere Bakanlık bütçesi karşılar (TKHK m. 73/A-3). Dava tüketici lehine sonuçlanırsa devlet bu ücreti davalıdan 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil eder. Ücreti karşılayamayan taraf, büronun bulunduğu yerdeki sulh hukuk hâkiminin kararıyla adli yardımdan yararlanma hakkına sahiptir (m. 13/3).

2026 tarifesine göre saatlik ücretler

2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi, 26.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de (sayı 33119) yer aldı ve 01.01.2026’da yürürlüğe girdi. Buna göre tarifenin Birinci Kısmı, anlaşamama hâlinde uygulanacak saatlik ücretleri gösterir. Ayrıca ücreti, faaliyetin sona erdiği tarihteki tarife belirler (Tarife m. 10).

Uyuşmazlık türü2 taraf (taraf başına, saatlik)3-5 taraf6-10 taraf11 ve üzeri
İşçi-işveren1.130 TL2.460 TL2.560 TL2.660 TL
Ticari1.500 TL3.200 TL3.300 TL3.400 TL
Tüketici1.000 TL2.200 TL2.300 TL2.400 TL
Kira, komşu hakkı, kat mülkiyeti1.170 TL2.540 TL2.640 TL2.740 TL
Ortaklığın giderilmesi1.170 TL2.540 TL2.640 TL2.740 TL
Aile ve diğer1.000 TL2.200 TL2.300 TL2.400 TL

Not: Tarife, 3 ve üzeri taraf sütunlarındaki tutarları taraf sayısı gözetmeksizin saatlik ücret olarak belirler.

Zorunlu arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanırsa ücret

Taraflar anlaşırsa arabulucu, ücreti tarifenin İkinci Kısmındaki oranlara göre anlaşılan miktar üzerinden hesaplar; bu ücret iki saatlik ücretten az olamaz (m. 18/A-12). Örneğin tek arabulucu için ilk 600.000 TL’ye %6, sonraki 960.000 TL’ye %5 oranı uygulanır; oran daha sonra kademeli olarak düşer. Ayrıca 2026 tarifesine göre anlaşma hâlinde ücret 9.000 TL’den az olamaz; ticari uyuşmazlıklarda ve ortaklığın giderilmesinde alt sınır 13.000 TL’dir (Tarife m. 7/6-7).

Bazı uyuşmazlıklarda ise özel hesap vardır. Örneğin tahliye talepli uyuşmazlıkta ücret, bir yıllık kira bedelinin yarısı üzerinden; kira tespitinde ise tespit edilen farkın bir yıllık tutarı üzerinden hesaplanır (Tarife m. 7/5). İşe iadede ise kanun, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer hakların toplamını anlaşılan miktar kabul eder (7036 sayılı Kanun m. 3/13). Ayrıca tutarları kendi dosyanız için görmek isterseniz arabuluculuk ücreti hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

Hesaplama örneği

İki taraflı bir işçi-işveren uyuşmazlığında görüşme iki saatten kısa sürüp anlaşmayla sonuçlanmazsa, tarifeye göre Bakanlık bütçesinden ödenen tutar yaklaşık 1.130 TL × 2 saat × 2 taraf = 4.520 TL olur. Çünkü tarife, saatlik ücreti taraf başına belirler. Ayrıca kanun bu tutarı yargılama gideri sayar. Hesap tarifenin lafzına dayanır; ancak somut dosyada büronun uyguladığı hesap esas alınır.

Zorunlu arabuluculukta anlaşma sağlanması ve sağlanamaması hâlinde doğan sonuçların karşılaştırması
Anlaşma sağlanırsa ve sağlanamazsa

Anlaşma Sağlanırsa: Anlaşma Belgesi ve İcra Edilebilirlik

Taraflar zorunlu arabuluculukta anlaşırsa arabulucu bir anlaşma belgesi düzenler. Aslında kanunun kullandığı terim “anlaşma tutanağı” değil, anlaşma belgesidir. Ayrıca taraflar anlaştıkları konularda artık dava açamaz (m. 18/5). Belgenin ilam niteliği ise imzalara ve uyuşmazlığın türüne bağlıdır.

Anlaşma belgesi ne zaman mahkeme kararı gibi icraya konur?

Taraflar, avukatları ve arabulucu anlaşma belgesini birlikte imzalarsa belge, ayrıca şerh almaya gerek olmadan ilam niteliğinde belge sayılır (m. 18/4). Ticari uyuşmazlıklarda ise avukatların ve arabulucunun imzası yeterlidir. Ancak kanunun şerhi zorunlu tuttuğu hâllerde bu kural uygulanmaz. Buna karşılık taraflar avukatsız anlaşırsa icra edilebilirlik şerhi almak zorundadır.

Durumİlam niteliği için gerekenŞerhi veren mahkeme
Taraflar, avukatlar ve arabulucu imzalı belgeŞerh gerekmez; şerh ihtiyaridirİsteğe bağlı olarak sulh hukuk
Ticari uyuşmazlık, avukatlar ve arabulucu imzalıŞerh gerekmezİsteğe bağlı olarak sulh hukuk
Avukatsız anlaşmaİcra edilebilirlik şerhiArabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk
Kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti, komşu hakkıŞerh zorunlu (avukat imzası yetmez)Taşınmazla ilgiliyse taşınmazın bulunduğu yer, diğerlerinde arabulucunun görev yeri sulh hukuk
Dava sırasında arabuluculukİcra edilebilirlik şerhiDavanın görüldüğü mahkeme

Kanuna göre şerh incelemesi çekişmesiz yargı işidir. Mahkeme kural olarak dosya üzerinden karar verir ve yalnızca anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığını denetler (m. 18/3). Bunun yanında 18/B kapsamındaki taşınmaz belgelerinde mahkeme taşınmazla ilgili sınırlamaları da denetler. Ayrıca 7531 sayılı Kanun, şerhli belgeye dayanarak resmî senet aranmaksızın tapuda tescil imkânı getirdi.

Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, şerh talebinin çekişmesiz yargı işi olduğunu, talep edenin giderlerinin kendi üzerinde kalacağını ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğini belirtti. Daire ayrıca 18/4 kapsamındaki belgede şerhin ihtiyari olduğunu vurguladı (E. 2024/971, K. 2024/4021, T. 02.12.2024).

Zorunlu arabuluculuk sonrası anlaşılan konuda dava

Kural olarak hayır; taraflar anlaşma belgesinde anlaştıkları konularda dava açma hakkına sahip değildir (m. 18/5). Ancak dava yasağının kapsamı belgede neyin kararlaştırıldığına bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, taksitli ödeme anlaşmasında uyuşmazlığın sona ermesinin tam ödeme şartına bağlandığı bir olayda, şart gerçekleşmediği için dava yasağının uygulanmayacağına hükmetti (E. 2024/499, K. 2025/329, T. 21.05.2025). Ayrıca Kurul, anlaşma belgesini bir borçlar hukuku sözleşmesi olarak niteledi ve anlaşılan hususların açıkça yazılması gerektiğini vurguladı.

Anlaşma belgesinin iptali

Anlaşma belgesinin iptali, belirli hâllerde mümkündür. Örneğin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, imzanın sahte olması, irade fesadı veya usulsüz yürütülen görüşme hâllerinde anlaşma tutanağının iptalinin mümkün olduğunu ve iptal kesinleşince dava yasağının kalkacağını belirtti (E. 2024/971, K. 2024/4021). Bu nedenle taraflar, imzadan önce belgenin her maddesini dikkatle okumalıdır.

Anlaşma Sağlanamazsa: Son Tutanak ve Dava

Zorunlu arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa arabulucu son tutanağı düzenler ve taraflarla birlikte imzalar. Böylece son tutanak, dava şartının yerine geldiğini gösterir. Davacı, son tutanağın aslını veya arabulucunun onayladığı örneğini dava dilekçesine ekler (m. 18/A-2).

Son tutanak dilekçeye eklenmezse

Davacı son tutanağı eklemeyi unutursa mahkeme ona bir haftalık kesin süre verir ve bu süre içinde tutanağı sunmasını ister. Davacı bu kesin süreye uymazsa mahkeme dava dilekçesini karşı tarafa tebliğe çıkarmadan davayı usulden reddeder (m. 18/A-2; 7036 sayılı Kanun m. 3/2). Bu durum, arabulucuya hiç başvurulmaması hâlinden farklıdır.

Zorunlu arabuluculuk başvurusu olmadan dava açmak

Davacı arabulucuya hiç başvurmadan dava açarsa mahkeme davayı dava şartı yokluğu nedeniyle esasa girmeden usulden reddeder. Örneğin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, arabulucuya başvurulmadan açılan bir tazminat davasında ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin usulden ret kararını onadı (E. 2024/14373, K. 2026/3494, T. 01.04.2026). Daire, davanın ticari niteliğine ilişkin itiraz hakkında ayrıca gerekçe yazmadı. Üstelik ret kararına kadar geçen sürede hak düşürücü süreler dolma riski taşır; bu yüzden başvuruyu dava öncesinde yapmak gerekir.

Dava açarken dikkat edilecek güncel değişiklik

Bu noktada belirtmek gerekir ki 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, sayı 33326) arabuluculuk hükümlerinde değişiklik yapmadı. Ancak aynı Kanun, HMK’daki belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddeyi kaldırdı ve HMK m. 109/4’ü düzenledi. Bu nedenle arabuluculuk sonrasında açılacak alacak davalarında dava türünü güncel HMK hükümlerine göre belirlemek gerekir.

Zorunlu Arabuluculukta Sık Yapılan Hatalar

Zorunlu arabuluculukta en sık hatalar başvuru yapmadan dava açmak, son tutanağı dilekçeye eklememek ve talep kalemlerini tutanağa yazdırmamaktır. Ayrıca yanlış karşı tarafa başvurmak, işe iadede bir aylık süreyi kaçırmak ve ilk toplantıya mazeretsiz katılmamak da hak kaybına yol açar.

  • Başvuru yapmadan dava açmak ve hak düşürücü süreyi kaçırmak.
  • Son tutanağı dava dilekçesine eklememek.
  • Başvuruda ve son tutanakta talep kalemlerini açıkça yazdırmamak.
  • Karşı tarafın unvanını veya asıl-alt işveren ilişkisini yanlış belirlemek.
  • İşe iadede fesihten itibaren bir aylık başvuru süresini kaçırmak.
  • İlk toplantıya mazeretsiz katılmamak.
  • Vekâletnamede arabuluculuğa ilişkin özel yetki bulundurmamak.
  • Kira veya ortaklığın giderilmesi anlaşmasını şerh almadan icraya koymaya çalışmak.
  • Anlaşma belgesinde anlaşılan hususları belirsiz bırakmak.

Kurgusal Örnek: Zorunlu Arabuluculuk Süreci Adım Adım

Aşağıdaki örnek tamamen kurgusaldır ve gerçek bir kişi veya dosyaya dayanmaz. Bu örnek, iki taraflı bir iş uyuşmazlığında zorunlu arabuluculuğun başvurudan dava aşamasına kadar nasıl ilerlediğini ve ücretin nasıl karşılandığını göstermektedir.

Bir lojistik şirketinde çalışan K, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti talep etmek istiyor. Bu nedenle işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna başvuruyor ve başvuruda üç kalemi ayrı ayrı yazdırıyor. Ardından büro listeden bir arabulucu görevlendiriyor; arabulucu da iki tarafı ilk toplantıya davet ediyor.

Toplantıda şirketi, yazılı belgeyle yetki verdiği insan kaynakları çalışanı temsil ediyor. Taraflar görüşmede kıdem ve ihbar konusunda farklı hesaplar ortaya koyuyor; görüşme iki saatten kısa sürüyor ve anlaşma sağlanamıyor. Bunun üzerine arabulucu, üç talep kalemini de gösteren son tutanağı düzenliyor. İki saatlik ücreti Bakanlık bütçesi karşılıyor; tarifeye göre bu tutar yaklaşık 4.520 TL ediyor.

Ardından K, son tutanağı dava dilekçesine ekleyerek iş mahkemesinde dava açıyor. Yargılama sonunda mahkeme, haklı bulduğu taraf lehine karar verirken Bakanlığın ödediği arabuluculuk ücretini de yargılama gideri olarak hesaba katıyor. Öte yandan şirket ilk toplantıya mazeretsiz katılmamış olsaydı, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısını üstlenecekti.

Zorunlu Arabuluculuğa İlişkin Güncel Yargı Kararları

Zorunlu arabuluculuğa ilişkin yargı kararları özellikle başvurunun zamanı, son tutanağın içeriği, anlaşma belgesinin kapsamı ve şerh giderleri üzerinde yoğunlaşır. Aşağıdaki tablo, tam metni incelenen kararları ve ulaştıkları sonucu kısaca özetlemektedir.

KararKonuSonuç
Yargıtay 3. HD, E. 2026/2725, K. 2026/3805Kira, başvuru zamanıSon tutanak dava süresi içinde düzenlenmişse dava şartı karşılanır.
Yargıtay 4. HD, E. 2024/14373, K. 2026/3494Başvurusuz davaDaire, usulden ret kararını onadı.
Yargıtay 9. HD, E. 2026/3687, K. 2026/2851Son tutanaktaki kalemlerDaire, tutanakta yer almayan kalemler için dava şartı yokluğu kararını onadı.
Yargıtay HGK, E. 2024/499, K. 2025/329Şarta bağlı anlaşmaÖdeme şartı gerçekleşmediğinden Kurul dava yasağını uygulamadı.
Yargıtay 3. HD, E. 2024/971, K. 2024/4021Şerh talebiÇekişmesiz yargı; vekâlet ücreti yok, şerh 18/4’te ihtiyari.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/4, K. 2022/1034Katılmama yaptırımı (eski metin)Mahkeme kuralı kendiliğinden uygular; 7531 öncesi döneme ilişkin.
AYM, E. 2024/157, K. 2025/121Asıl-alt işverenMahkeme, 7036 sayılı Kanun m. 3/15’i iptal etti.

Bilgilendirme

Dava şartı arabuluculukta başvuru yeri, süreler ve anlaşma belgesinin icra edilebilirliği uyuşmazlığın türüne göre değişir. Bu nedenle somut bir uyuşmazlıkta hangi kuralın uygulanacağını ilgili mevzuat ve belgeler birlikte belirler; arabuluculuk sürecine ilişkin soruların tarafsızlık ve gizlilik ilkeleri gözetilerek ele alınması gerekir. Diğer yazılarımız için arabuluculuk makaleleri sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Zorunlu arabuluculuk: temel kavramlar

Zorunlu arabuluculuk nedir?

Kanunda sayılan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmayı dava şartı yapan usuldür (6325 sayılı Kanun m. 18/A). Başvuru zorunludur; buna karşılık anlaşmak zorunlu değildir.

Zorunlu arabuluculuk ile ihtiyari arabuluculuk arasındaki fark nedir?

Zorunlu arabuluculukta kanun başvuruyu dava açmanın ön şartı yapar ve süreç adliyedeki büro üzerinden yürür. İhtiyari arabuluculukta ise taraflar arabulucuya kendi istekleriyle gider ve arabulucuyu birlikte seçer.

Zorunlu arabuluculuk ne zaman başladı?

İş uyuşmazlıklarında 7036 sayılı Kanun’la (RG 25.10.2017) başladı. Ardından ticari davalarda 01.01.2019’dan, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında 01.09.2023’ten itibaren uygulanmaya başladı.

2026’da zorunlu arabuluculuk kurallarında değişiklik oldu mu?

Hayır. 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026) arabuluculuk hükümlerini değiştirmedi; 6325 sayılı Kanun’daki son değişiklik 7531 sayılı Kanun’la yapıldı. Bununla birlikte 2026 yılı için yeni ücret tarifesi yürürlüğe girdi.

Arabulucu karar verir mi?

Hayır. Arabulucu hâkim değildir ve uyuşmazlığı karara bağlamaz. Taraflar çözüm üretemezse arabulucu bir çözüm önerisinde bulunabilir; ancak öneri tarafları bağlamaz (m. 15/7).

Hangi davalarda zorunlu?

Hangi davalarda arabuluculuk zorunlu?

İşçi-işveren alacak ve tazminatları ile işe iade, konusu para olan ticari davalar, tüketici mahkemesindeki uyuşmazlıklar, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti, komşu hakkı ve tarımsal üretim sözleşmesi uyuşmazlıklarında zorunludur.

İşe iade davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır (4857 sayılı İş Kanunu m. 20/1).

Kira davalarında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. Kiralananın İİK’ya göre ilamsız icra yoluyla tahliyesi dışında kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar 01.09.2023’ten itibaren dava şartı kapsamındadır (6325 sayılı Kanun m. 18/B).

Ortaklığın giderilmesi davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıkları 18/B maddesi kapsamındadır.

Apartman ve aidat uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuğa tabidir (m. 18/B).

Ticari davalarda arabuluculuk zorunlu mu?

Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında zorunludur (TTK m. 5/A).

Kapsam dışı uyuşmazlıklar

İş kazası tazminat davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Hayır. İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları kapsam dışındadır (7036 sayılı Kanun m. 3/3).

İlamsız icra yoluyla tahliyede arabulucuya gitmek gerekir mi?

Hayır. Kanun, kiralananın İİK’ya göre ilamsız icra yoluyla tahliyesini açıkça kapsam dışında bırakır.

Tüketici hakem heyetine gidilecek işlerde arabuluculuk gerekir mi?

Hayır. Hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar tüketici arabuluculuğunun dışındadır (TKHK m. 73/A). Hakem heyeti sınırını başvuru tarihinde geçerli parasal sınıra göre kontrol etmek gerekir.

Boşanma davası için arabulucuya gitmek gerekir mi?

Hayır. Aile hukuku uyuşmazlıkları, kanunda sayılan dava şartı hâlleri arasında yer almaz. Ayrıca aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (m. 1/2).

Tahkim sözleşmesi varsa arabulucuya başvurmak gerekir mi?

Hayır. Taraflar arasında tahkim sözleşmesi varsa dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz (m. 18/A-18).

Başvuru ve arabulucunun belirlenmesi

Zorunlu arabuluculuk başvurusu nereye yapılır?

Başvuran, yetkili yerdeki adliyenin arabuluculuk bürosuna; büro yoksa sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gider. Öte yandan iş dışındaki hâllerde yetkili büro, uyuşmazlığın konusuna göre davaya bakmaya yetkili mahkemenin bulunduğu yerdedir (m. 18/A-4).

İş uyuşmazlığında hangi adliyeye başvurulur?

Karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki büroya başvurulur; karşı taraf birden fazlaysa birinin yerleşim yeri yeterlidir (7036 sayılı Kanun m. 3/5).

Yanlış büroya başvurursam ne olur?

Karşı taraf en geç ilk toplantıda yetki itirazında bulunma hakkına sahiptir. Sulh hukuk mahkemesi itirazı kabul ederse başvuran, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurur (m. 18/A-8).

Zorunlu arabuluculukta arabulucuyu kim seçer?

Arabulucuyu kural olarak büro listeden belirler. Ancak taraflar listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşırsa büro o kişiyi görevlendirir (m. 18/A-5).

Zorunlu arabuluculuk başvurusu ücretli mi?

Hayır. Başvuran, büroya başvuru için ücret ödemez; ayrıca dava şartı arabuluculukta arabulucu taraflardan masraf isteyemez (2026 Tarifesi m. 2/4).

Başvuruda talep kalemlerini yazmak neden önemli?

Çünkü son tutanakta yer almayan kalemler için dava şartının gerçekleşmediği sonucu doğabilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi böyle bir dosyada dava şartı yokluğu kararını onadı (E. 2026/3687, K. 2026/2851).

Arabuluculuğa avukatsız gidilebilir mi?

Evet. Taraflar görüşmelere bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılır; avukatla katılım zorunlu değildir (m. 15/6). Avukat katılacaksa vekâletnamede arabuluculuğa ilişkin özel yetki bulunmalıdır.

İşveren yerine bir çalışanı arabuluculuğa katılabilir mi?

Evet. İşveren, yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı aracılığıyla temsil edilir ve bu çalışan son tutanağı imzalar (7036 sayılı Kanun m. 3/18).

Süreler ve katılım

Zorunlu arabuluculuk ne kadar sürer?

Arabulucu süreci görevlendirmeden itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde süreyi en çok bir hafta uzatır (m. 18/A-9).

Ticari arabuluculuk kaç hafta sürer?

Altı hafta sürer; zorunlu hâlde arabulucu bu süreyi en çok iki hafta uzatır. Bu sürenin dayanağı TTK m. 5/A-2’dir.

Arabuluculuk sürecinde zamanaşımı işler mi?

Hayır. Başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez (m. 18/A-15).

Arabuluculuktan sonra işe iade davası ne zaman açılır?

İşçi, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açar (4857 sayılı İş Kanunu m. 20/1).

Arabulucuya gitmeden açtığım işe iade davası reddedilirse ne olur?

Kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurma hakkı doğar (4857 sayılı İş Kanunu m. 20/1).

Kira davasında arabulucuya ne zaman başvurmalıyım?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne göre başvuru dava açma hakkı doğmadan yapılmış olsa bile son tutanak dava açma süresi içinde düzenlenmişse dava şartı yerine gelir (E. 2026/2725, K. 2026/3805).

Arabuluculuk toplantısına gitmezsem ne olur?

Arabulucu bunu son tutanağa yazar. Mazeretsiz katılmayan taraf davayı kazansa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu olur ve mahkeme lehine vekâlet ücretinin yalnızca yarısına hükmeder (m. 18/A-11). İki taraf da katılmazsa her taraf kendi yargılama giderini üstlenir.

Tüketici ilk toplantıya katılmazsa yaptırım uygulanır mı?

Hayır. Kanun, katılmama yaptırımını tüketici aleyhine uygulamaz (TKHK m. 73/A-2).

Ücret

Zorunlu arabuluculuk ücretini kim öder?

Anlaşmada taraflar ücreti kural olarak eşit öder. Anlaşma olmazsa iki saatlik ücreti Adalet Bakanlığı bütçesi karşılar; iki saati aşan kısmı taraflar eşit öder (m. 18/A-12 ve 13). Bakanlığın ödediği tutar yargılama gideri sayılır ve davada haksız çıkan taraftan alınır.

2026 arabuluculuk ücreti ne kadar?

2026 tarifesine göre iki taraflı işçi-işveren uyuşmazlığında taraf başına saatlik ücret 1.130 TL, ticari uyuşmazlıkta 1.500 TL, kira ve kat mülkiyetinde 1.170 TL, tüketici uyuşmazlığında 1.000 TL’dir.

Anlaşma hâlinde arabuluculuk ücreti en az ne kadar?

2026 tarifesine göre anlaşma hâlinde ücret 9.000 TL’den az olamaz; ticari uyuşmazlıklarda ve ortaklığın giderilmesinde alt sınır 13.000 TL’dir (Tarife m. 7/6-7).

Tahliye uyuşmazlığında arabuluculuk ücreti nasıl hesaplanır?

Tahliye talepli uyuşmazlıkta ücret, bir yıllık kira bedelinin yarısı üzerinden; kira tespitinde ise tespit edilen farkın bir yıllık tutarı üzerinden hesaplanır (Tarife m. 7/5).

Arabuluculuk ücretini ödeyemeyen kişi ne yapar?

Büronun bulunduğu yerdeki sulh hukuk hâkiminin kararıyla adli yardımdan yararlanma hakkına sahiptir (6325 sayılı Kanun m. 13/3).

Anlaşma ve anlaşamama

Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa ne olur?

Arabulucu anlaşma belgesini düzenler. Taraflar anlaştıkları konularda artık dava açamaz (m. 18/5).

Anlaşma belgesi mahkeme kararı yerine geçer mi?

Taraflar, avukatları ve arabulucu birlikte imzalarsa belge şerh gerekmeden ilam niteliğinde belge sayılır (m. 18/4). Ancak şerhin zorunlu olduğu hâllerde bu kural uygulanmaz.

Kira veya ortaklığın giderilmesi anlaşmasında şerh zorunlu mu?

Evet. 18/B kapsamındaki anlaşmalarda icra edilebilirlik şerhi zorunludur; avukat imzası tek başına yetmez.

İcra edilebilirlik şerhini hangi mahkeme verir?

Dava öncesinde arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesi verir. 18/B kapsamında taşınmazla ilgili belgede taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi yetkilidir.

Anlaşma belgesi iptal edilebilir mi?

Evet, sınırlı hâllerde mümkündür. Yargıtay, imza sahteliği, irade fesadı veya usulsüz görüşme hâllerinde iptalin mümkün olduğunu ve iptal kesinleşince dava yasağının kalkacağını kabul eder.

Taksitli ödeme anlaşmasında taksit ödenmezse dava açılabilir mi?

Belgenin içeriğine bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığın sona ermesinin tam ödeme şartına bağlandığı bir anlaşmada şart gerçekleşmediği için dava yasağını uygulamadı (E. 2024/499, K. 2025/329).

Son tutanağı dava dilekçesine eklemeyi unutursam ne olur?

Mahkeme bir haftalık kesin süre verir. Süre içinde tutanak sunulmazsa mahkeme dilekçeyi tebliğe çıkarmadan davayı usulden reddeder (m. 18/A-2).

Arabulucuya gitmeden dava açarsam ne olur?

Mahkeme davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddeder. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de böyle bir ret kararını onadı (E. 2024/14373, K. 2026/3494).

Tarafsızlık ve gizlilik

Arabuluculukta söylediklerim mahkemede delil olur mu?

Hayır. Görüş ve teklifler, öneriler, vakıa kabulleri ve yalnızca arabuluculuk için hazırlanan belgeler sonraki davada delil olarak ileri sürülemez; sunulsalar bile hükme esas alınmazlar (m. 5).

Arabuluculukta gizliliği ihlal etmenin cezası var mı?

Evet. Hukuken korunan bir menfaatin zarar görmesi şartıyla altı aya kadar hapis cezası öngörülür; soruşturma şikâyete bağlıdır (m. 33).

Arabulucu taraflardan birini kollayabilir mi?

Hayır. Arabulucu tarafsız davranmak ve taraflara eşit muamele etmek zorundadır (m. 9). Ayrıca aynı uyuşmazlıkta sonradan taraflardan birinin avukatı olarak görev alamaz (m. 9/4).

Asıl ve alt işveren işe iade arabuluculuğuna birlikte katılmak zorunda mı?

Hayır, bu şart artık yoktur. Anayasa Mahkemesi, iki işverenin birlikte katılımını arayan 7036 sayılı Kanun m. 3/15’i iptal etti (E. 2024/157, K. 2025/121; RG 17.10.2025).

Arabuluculuktan sonra işçi alacağı için belirsiz alacak davası açılabilir mi?

7589 sayılı Kanun, HMK’daki belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddeyi kaldırdı. Bu nedenle arabuluculuk sonrasında dava türünü güncel HMK hükümlerine (m. 109/4) göre belirlemek gerekir.

Kaynakça

Mevzuat

  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (RG 22.06.2012, sayı 28331), m. 1, 3, 4, 5, 9, 10, 13, 15, 17, 18, 18/A, 18/B, 33 ve geçici m. 3. mevzuat.gov.tr
  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (RG 25.10.2017, sayı 30221), m. 3. mevzuat.gov.tr
  • 4857 sayılı İş Kanunu, m. 20 ve ek m. 3. mevzuat.gov.tr
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 5/A.
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 68 ve 73/A.
  • 5488 sayılı Tarım Kanunu, m. 13.
  • 7445 sayılı Kanun (RG 05.04.2023, sayı 32154); 7531 sayılı Kanun (yürürlük 14.11.2024); 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, sayı 33326; arabuluculuk hükümlerinde değişiklik yapmamıştır).
  • 2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi (RG 26.12.2025, sayı 33119).
  • Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı, Dava Şartı Olarak Arabuluculukta Sıkça Sorulan Sorular. adb.adalet.gov.tr

Yargı kararları

  • Anayasa Mahkemesi, E. 2024/157, K. 2025/121, T. 03.06.2025 (RG 17.10.2025, sayı 33050).
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/499, K. 2025/329, T. 21.05.2025.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/2725, K. 2026/3805, T. 15.06.2026.
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/971, K. 2024/4021, T. 02.12.2024.
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/14373, K. 2026/3494, T. 01.04.2026.
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3687, K. 2026/2851, T. 31.03.2026.
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/4, K. 2022/1034, T. 25.01.2022.

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özellikleri, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları değerlendirmeyi değiştirebilir. Metin tek başına hukuki danışmanlık veya somut olaya özgü hukuki görüş yerine geçmez.

Benzer Yazılar